Müşteri hizmetleri ve destek çalışanları için İngilizce

Müşteri Hizmetleri İngilizcesi: 100 Temel Terim ve Anlamları

Müşteri hizmetleri ve destek çalışanları, çoğu zaman sırada bekleyen müşteriler varken, gün boyu telefonda, canlı destekte ve e-postada İngilizce iletişim kurar. Bu sözlük talep ve şikayetleri karşılamak, çağrıları bekletip aktarmak, kayıt açıp eskale etmek, iade ve değişim işlemlerini yürütmek ve hizmet metrikleri hakkında konuşmak için gereken kelime ve kalıpları bir araya getiriyor; her birini gerçek destek işinden örneklerle açıklıyor.

  • 100 terim
  • 10 konu
  • 60 temel terim
  • 201 örnek cümle

Müşteri Hizmetlerinin Temelleri

  • customer serviceisimmüşteri hizmetleri, müşteri hizmeti

    Bir şirketin, insanlara bir ürün ya da hizmet satın almadan önce, satın alırken ve sonrasında verdiği yardım ve destek; aynı zamanda bu desteği veren birim.

  • customerisimmüşteri

    Bir şirketten mal ya da hizmet satın alan veya şirketin sunduğu hizmetleri kullanan kişi ya da kuruluş.

  • technical supportisimteknik destek

    Bir ürünü, özellikle cihazları, yazılımları ya da internet hizmetlerini kullanırken sorun yaşayan müşterilere verilen yardım.

  • customer retentionisimmüşteriyi elde tutma, müşteri tutundurma

    Mevcut müşterilerin bir rakibe geçmek yerine aynı şirketten alışveriş yapmaya ya da onun hizmetlerini kullanmaya devam etmesini sağlamak.

  • customer loyaltyisimmüşteri sadakati, müşteri bağlılığı

    Müşterinin, rakip seçenekler varken bile aynı şirketten alışveriş yapmaya devam etme isteği.

  • customer journeyisimmüşteri yolculuğu, müşteri deneyim süreci

    Müşterinin bir şirketle ilk tanışmasından satın almaya, ürünü kullanmaya ve yardım istemeye kadar geçtiği tüm aşamalar.

  • touchpointisimtemas noktası, etkileşim noktası

    Müşterinin bir şirketle etkileşime girdiği her an ya da yer; örneğin web sitesi, uygulama, telefon görüşmesi, e-posta veya mağaza ziyareti.

  • go the extra miledeyimfazlasını yapmak, beklenenden fazlasını yapmak

    Birine yardım etmek ya da bir işi iyi yapmak için beklenenden daha fazla çaba göstermek.

Talepler ve Şikayetler

  • complaintisimşikayet, yakınma

    Bir kişinin bir üründen, hizmetten ya da kendisine davranılış biçiminden memnun olmadığını dile getirmesi.

  • inquiryisimsoru, bilgi talebi

    Müşterinin örneğin bir ürün, fiyat ya da siparişin durumu hakkında sorduğu soru veya ilettiği bilgi talebi.

  • requestisimtalep, istek

    Müşterinin şirketten resmi olarak yapmasını istediği şey; örneğin adres değişikliği, bir belgenin gönderilmesi ya da bir hizmetin iptali.

  • issueisimsorun, problem

    Müşterinin bir ürün, hizmet ya da hesapla ilgili yaşadığı sorun veya zorluk.

  • resolvefiilçözmek, çözüme kavuşturmak

    Bir sorun, şikayet ya da anlaşmazlık için çözüm bulup onu ortadan kaldırmak.

  • look intophrasal verb (öbek fiil)incelemek, araştırmak

    Gerçekleri ve olası bir çözümü bulmak için bir sorunu ya da soruyu incelemek, araştırmak.

  • iratesıfatçok öfkeli, sinirli

    Genellikle haksız ya da kötü yönetilmiş görünen bir durum yüzünden çok öfkeli.

  • de-escalatefiilgerilimi düşürmek, sakinleştirmek

    Gergin ya da öfkeli bir durumu, örneğin zor bir görüşme sırasında, daha sakin ve daha az ciddi hale getirmek.

Telefon ve Canlı Destek İfadeleri

  • put on holdifadehatta bekletmek, beklemeye almak

    Bir şeyi kontrol ederken ya da başka biriyle konuşurken arayan kişiyi, genellikle müzik çalarken, hatta bekletmek.

  • call backphrasal verb (öbek fiil)geri aramak, tekrar aramak

    Birini yeniden aramak ya da daha önce sizi aramış birine dönüş yapmak.

  • transferfiilaktarmak, bağlamak

    Arayan kişiyi başka bir kişiye ya da birime bağlayarak görüşmenin onunla devam etmesini sağlamak.

  • live chatisimcanlı destek, canlı sohbet

    Müşterilerin genellikle web sitesi ya da uygulamadaki bir pencereden mesaj yazıp temsilciden anında yanıt aldığı destek kanalı.

  • get back tophrasal verb (öbek fiil)geri dönmek, dönüş yapmak

    Daha önce veremediğiniz bir cevap ya da bilgiyle biriyle daha sonra yeniden iletişime geçmek.

  • hang upphrasal verb (öbek fiil)telefonu kapatmak, hattı kapatmak

    Bir tuşa basarak ya da ahizeyi yerine koyarak telefon görüşmesini sonlandırmak.

Nazik ve Empatik Dil

  • apologizefiilözür dilemek, kusura bakmamasını rica etmek

    Ters giden ya da birine sorun yaratan bir şey için üzgün olduğunuzu söylemek.

  • inconvenienceisimrahatsızlık, aksaklık

    Bir durumun birine yol açtığı sıkıntı, fazladan uğraş ya da küçük sorun.

  • empathyisimempati, anlayış

    Başka birinin duygularını anlayıp paylaşabilme ve onu anladığınızı ona gösterebilme becerisi.

  • thank you for your patienceifadesabrınız için teşekkür ederiz, anlayışınız için teşekkürler

    Müşteriye beklediği için teşekkür etmekte kullanılan kibar ifade; örneğin hatta bekletmenin, bir gecikmenin ardından ya da uzun süren bir inceleme sırasında.

  • bear with meifadebir saniye lütfen, biraz sabredin lütfen

    Bir işi yaparken karşınızdakinden kısa bir süre beklemesini ya da sabırlı olmasını kibarca rica etmek için kullanılan ifade.

  • acknowledgefiilkabul etmek, dikkate aldığını belirtmek

    Müşterinin duyguları, bir sorun ya da bir mesaj gibi bir şeyi fark ettiğinizi veya kabul ettiğinizi göstermek ya da söylemek.

  • active listeningisimaktif dinleme, etkin dinleme

    Tüm dikkatinizi vererek dinlemek, doğru anladığınızı kontrol etmek ve konuşan kişiye onu takip ettiğinizi göstermek.

  • toneisimton, ses tonu

    Bir şeyin söylenme ya da yazılma biçiminden anlaşılan duygu ve tavır; samimi, resmi, sabırsız ya da kaba gibi.

Kayıtlar ve Eskalasyon

  • ticketisimkayıt, talep kaydı

    Destek sisteminde tek bir müşteri talebi ya da sorunu için açılan ve ilk temastan çözüme kadar takip edilmesini sağlayan kayıt.

  • escalatefiileskale etmek, üst birime aktarmak

    İlk muhatap çözemediği için bir sorunu ya da şikayeti daha yetkili bir kişiye veya daha uzman bir ekibe aktarmak.

  • follow upphrasal verb (öbek fiil)takip etmek, takibini yapmak

    İlk görüşmeden sonra gelişmeyi kontrol etmek ya da bir işi tamamlamak için biriyle yeniden iletişime geçmek veya ek adım atmak.

  • reference numberisimreferans numarası, kayıt numarası

    Bir kayda, vakaya ya da işleme verilen ve şirketteki herkesin onu sonradan hızla bulmasını sağlayan numara.

  • priorityisimöncelik, öncelik seviyesi

    Bir kayda verilen önem ya da aciliyet derecesi; kaydın ne kadar hızlı ele alınacağını belirler.

  • troubleshootfiilsorun gidermek, arıza tespiti yapmak

    Teknik bir sorunun nedenini adım adım bulup gidermeye çalışmak.

  • workaroundisimgeçici çözüm, alternatif yol

    Asıl arıza henüz giderilmemişken sorunu aşmanın ya da işi halletmenin geçici yolu.

  • first-line supportisimbirinci seviye destek, ön hat desteği

    Gelen tüm talepleri karşılayan, basit sorunları çözen ve geri kalanları üst seviyeye aktaran ilk destek kademesi.

  • backlogisimbekleyen işler, birikmiş kayıtlar

    Birikmiş ve ele alınmayı bekleyen kayıtlar, e-postalar ya da işler.

  • resolutionisimçözüm, çözüme kavuşturma

    Bir sorunun ya da şikayetin çözümü veya tamamen çözüldüğü an.

  • status updateisimdurum güncellemesi, son durum bilgisi

    Bir müşteriye ya da iş arkadaşına bir vakanın, siparişin veya sorunun ne aşamada olduğunu bildiren kısa mesaj.

Sipariş, Hesap ve Faturalandırma

  • order numberisimsipariş numarası

    Bir mağazanın her satın alma işlemine verdiği ve siparişin sonradan bulunmasını, takip edilmesini ve konuşulmasını sağlayan benzersiz kod.

  • accountisimhesap, müşteri hesabı

    Müşterinin bir şirket nezdindeki kayıtlı hesabı; kişisel bilgilerini, siparişlerini, ödemelerini ve ayarlarını içerir.

  • billingisimfaturalandırma, fatura işlemleri

    Müşterilere fatura hazırlayıp gönderme ve ödemelerini tahsil etme süreci; aynı zamanda bu işi yapan birim.

  • invoiceisimfatura

    Satıcının düzenlediği, verilen mal ya da hizmetleri, fiyatlarını ve alıcının ödemesi gereken tutarı gösteren belge.

  • verifyfiildoğrulamak, teyit etmek

    Bir şeyin doğru ya da gerçek olduğunu kontrol etmek; özellikle arayan kişinin gerçekten hesap sahibi olduğunu teyit etmek.

  • cancelfiiliptal etmek, sonlandırmak

    Bir siparişi, rezervasyonu, aboneliği ya da hizmeti gerçekleşmeyecek veya devam etmeyecek şekilde durdurmak.

  • deliveryisimteslimat, gönderi

    Malların müşterinin adresine getirilmesi; aynı zamanda getirilen gönderinin kendisi.

  • tracking numberisimkargo takip numarası, takip numarası

    Kargo firmasının bir koliye verdiği ve müşteriyle satıcının paketin nerede olduğunu online takip etmesini sağlayan kod.

  • chargebackisimters ibraz, harcama itirazı

    Müşterinin bir işleme bankası ya da kart sağlayıcısı aracılığıyla itiraz etmesi sonucunda kartla yapılan ödemenin geri alınması.

  • subscriptionisimabonelik, üyelik

    Müşterinin bir ürünü almak ya da bir hizmeti kullanmak için örneğin aylık veya yıllık olarak düzenli ödeme yaptığı düzenleme.

  • overchargefiilfazla ücret almak, fazladan tahsilat yapmak

    Müşteriden, çoğu zaman yanlışlıkla, olması gerekenden daha fazla ücret almak.

  • out of stockifadestokta yok, tükendi

    Mağazada ya da depoda kalmadığı için şu anda satın alınamayan.

  • personal dataisimkişisel veri, kişisel bilgiler

    Ad, adres, telefon numarası, e-posta adresi ya da kart bilgileri gibi yaşayan bir kişiyi tanımlayabilen her türlü bilgi.

İade, Değişim ve Telafi

  • refundisimpara iadesi, geri ödeme

    Müşteriye geri ödenen para; örneğin bir ürünü iade ettiğinde, bir hizmeti iptal ettiğinde ya da kendisinden yanlışlıkla ücret alındığında.

  • returnfiiliade etmek, geri göndermek

    Bir ürünü genellikle arızalı, yanlış ya da artık istenmediği için satıcıya geri göndermek veya götürmek.

  • exchangeisimdeğişim, ürün değişimi

    Bir ürünü geri verip yerine başka bir ürün almak; örneğin farklı beden, farklı renk ya da sorunsuz çalışan bir ürün.

  • warrantyisimgaranti, garanti belgesi

    Üreticinin ya da satıcının, ürün belirli bir süre içinde arızalanırsa onu onaracağına veya değiştireceğine dair yazılı taahhüdü.

  • replacementisimyenisiyle değişim, değişim ürünü

    Arızalı, hasarlı, kaybolmuş ya da yanlış gönderilmiş bir ürünün yerine müşteriye gönderilen yeni ürün.

  • faultysıfatarızalı, kusurlu

    Bir kusuru olduğu için, çoğu zaman üretildiği ya da teslim edildiği andan itibaren düzgün çalışmayan.

  • receiptisimfiş, makbuz

    Bir şeyin parasını ödediğinizi gösteren, tarihi, ürünleri ve fiyatı içeren basılı ya da elektronik belge.

  • compensationisimtelafi, tazmin

    Bir sorunu, kaybı ya da kötü hizmeti telafi etmek için müşteriye verilen para, indirim veya başka bir fayda.

  • store creditisimmağaza kredisi, alışveriş bakiyesi

    Mağazanın, parayı müşterinin kartına iade etmek yerine aynı mağazada sonraki alışverişlerde kullanılmak üzere verdiği tutar.

  • voucherisimhediye çeki, indirim kuponu

    Para yerine ya da bir ürün veya hizmette indirim almak için kullanılabilen basılı veya dijital kod.

  • goodwill gestureisimiyi niyet jesti, jest

    Şirketin, buna mecbur olmasa da müşteriyi önemsediğini göstermek için verdiği indirim ya da küçük bir para iadesi gibi jest.

  • return policyisimiade politikası, iade koşulları

    Müşterilerin ürünleri iade edip edemeyeceğine, ne zaman ve nasıl iade edebileceğine ve karşılığında ne alacağına dair şirket kuralları.

  • proof of purchaseisimsatın alma belgesi, fiş veya fatura

    Bir ürünün ne zaman ve nereden satın alındığını gösteren fiş, fatura ya da sipariş onayı gibi belge.

Hizmet Metrikleri ve Kalite

  • customer satisfactionisimmüşteri memnuniyeti

    Müşterilerin bir şirketin ürünlerinden, hizmetinden ya da tek bir görüşmeden ne kadar memnun olduğu; aynı zamanda bu memnuniyetin ölçüsü.

  • feedbackisimgeri bildirim, görüş

    Müşterilerin bir ürün ya da hizmet hakkındaki görüşleri, yorumları ve bilgileri; neyin iyi gittiğini ve neyin değişmesi gerektiğini anlamak için kullanılır.

  • response timeisimyanıt süresi, cevap süresi

    Müşterinin şirketle iletişime geçmesiyle yanıt alması arasında geçen süre; canlı destekte genellikle dakikayla, e-postada saatle ölçülür.

  • SLAkısaltmahizmet seviyesi sözleşmesi, hizmet düzeyi taahhüdü

    Hizmet seviyesi sözleşmesi: Hizmet sağlayıcının uyması gereken hizmet standartlarını, örneğin yanıt ve çözüm sürelerini belirleyen yazılı anlaşma.

  • first contact resolutionisimilk temasta çözüm, ilk temasta çözüm oranı

    Müşterinin sorununu ilk aramada, ilk sohbette ya da ilk e-postada tamamen çözerek şirketle yeniden iletişime geçmesine gerek bırakmamak; aynı zamanda bu şekilde çözülen vakaların yüzdesi.

  • CSATkısaltmamüşteri memnuniyeti puanı, CSAT

    Müşteri memnuniyeti puanı: Müşterilere bir üründen ya da tek bir görüşmeden ne kadar memnun kaldıklarını soran kısa anketlere dayanan ölçüm.

  • Net Promoter ScoreisimNet Tavsiye Skoru, NPS

    Tek bir soruya dayanan müşteri sadakati ölçüsü: Müşterinin şirketi bir arkadaşına tavsiye etme olasılığı 0-10 arasında kaç puandır?

  • surveyisimanket, müşteri anketi

    Müşterilerin görüşlerini toplamak için, örneğin bir görüşmenin ya da satın almanın hemen ardından gönderilen sorular dizisi.

  • wait timeisimbekleme süresi, tahmini bekleme süresi

    Müşterinin, çağrısı ya da sohbeti bir temsilci tarafından yanıtlanana kadar beklemesi gereken süre.

  • churnisimmüşteri kaybı, abone kaybı

    Belirli bir dönemde bir şirketin hizmetini kullanmayı bırakan ya da aboneliğini iptal eden müşterilerin kaybı.

  • quality assuranceisimkalite güvencesi, kalite kontrol

    Hizmetin doğru, tutarlı ve kibar olduğundan emin olmak için çağrıların, sohbetlerin ve e-postaların belirlenmiş standartlara göre denetlenmesi.

Çağrı Merkezi Operasyonları

  • agentisimmüşteri temsilcisi, temsilci

    Bir şirket adına müşterilerin telefonlarını, canlı destek mesajlarını ya da e-postalarını yanıtlayıp onlara yardımcı olan kişi.

  • call centreisimçağrı merkezi, iletişim merkezi

    Bir ya da birden fazla şirket adına çok sayıda temsilcinin müşteri çağrılarını karşıladığı veya müşterileri aradığı ofis.

  • supervisorisimsüpervizör, yönetici

    Bir grup temsilciyi yöneten, işlerini denetleyen ve kendisine aktarılan zor görüşmeleri üstlenen kişi.

  • queueisimkuyruk, çağrı kuyruğu

    Yanıtlanmayı bekleyen ve genellikle geliş sırasına göre ele alınan çağrı, sohbet ya da kayıtlardan oluşan sıra.

  • average handle timeisimortalama görüşme süresi, ortalama işlem süresi

    Konuşma süresi, bekletme süresi ve çağrı sonrasında yapılan işlemler dahil, bir müşteri temasının ortalama süresi.

  • scriptisimkonuşma metni, çağrı senaryosu

    Temsilcilere görüşme sırasında ne söyleyeceklerini anlatan, karşılama, temel sorular ve kapanış bölümlerini içeren yazılı metin ya da rehber.

  • inbound callisimgelen çağrı, inbound çağrı

    Müşterinin şirkete, örneğin bir soru sormak, bir sorunu bildirmek ya da sipariş vermek için yaptığı arama.

  • outbound callisimgiden çağrı, dış arama

    Temsilcinin müşteriyi, örneğin bir konuyu takip etmek, randevuyu teyit etmek, ödeme tahsil etmek ya da ürün satmak için araması.

  • IVRkısaltmasesli yanıt sistemi, IVR

    Etkileşimli sesli yanıt: Arayanları karşılayan ve tuşlama ya da konuşma yoluyla seçim yapmalarını sağlayan otomatik telefon menüsü.

  • shiftisimvardiya, mesai

    Özellikle uzun saatler boyunca çalışan iş yerlerinde sabah, akşam ya da gece gibi belirlenmiş çalışma dönemi.

  • after-call workisimçağrı sonrası işlem, çağrı sonrası çalışma

    Temsilcinin görüşmeyi bitirdikten sonra yaptığı not yazma, CRM'i güncelleme ve takip e-postası gönderme gibi işler.

  • abandoned callisimkaçan çağrı, terk edilen çağrı

    Müşterinin, genellikle bekleme çok uzun sürdüğü için bir temsilciye bağlanmadan telefonu kapattığı çağrı.

  • team leaderisimtakım lideri, ekip lideri

    Küçük bir temsilci grubunu yöneten, vardiyalar boyunca onlara destek olan, performanslarını izleyen ve onlara koçluk yapan kişi.

Destek Araçları ve Self Servis

  • FAQkısaltmaSıkça Sorulan Sorular, SSS

    Sıkça sorulan sorular: Müşterilerin sık sorduğu soruların kısa cevaplarıyla birlikte, genellikle bir web sitesinde ya da uygulamada yayımlanan listesi.

  • help deskisimyardım masası, destek masası

    Çoğunlukla bir şirketin içinde ya da yazılım ürünleri için çalışan, kullanıcıların sorularını yanıtlayıp teknik sorunlarını çözen ekip veya hizmet.

  • CRMkısaltmamüşteri ilişkileri yönetimi, CRM sistemi

    Müşteri ilişkileri yönetimi: Müşterilere ve onların şirketle olan tüm temaslarına dair bilgileri tek bir yerde toplayan yazılım ve uygulamalar.

  • knowledge baseisimbilgi bankası, bilgi tabanı

    Temsilcilerin ya da müşterilerin sık karşılaşılan sorunlara çözüm bulmak için arama yapabildiği makale, kılavuz ve cevaplardan oluşan arşiv.

  • chatbotisimsohbet botu, chatbot

    Müşteri mesajlarını çoğunlukla bir web sitesinde ya da mesajlaşma uygulamasında, bir temsilciden önce veya onun yerine otomatik olarak yanıtlayan bilgisayar programı.

  • ticketing systemisimtalep yönetim sistemi, ticket sistemi

    Her müşteri talebini bir kayıt olarak tutan ve ekibin bu kayıtları atamasına, takip etmesine, önceliklendirmesine ve kapatmasına yardımcı olan yazılım.

  • canned responseisimhazır yanıt, şablon yanıt

    Temsilcilerin sık sorulan sorulara hızla cevap verebilmesi için destek aracına kaydedilmiş hazır yanıt.

  • self-serviceisimself servis, kendi kendine hizmet

    Müşterilerin bir temsilciyle iletişime geçmeden cevap bulmasını ve işlemlerini kendi başına yapmasını sağlayan yollar; örneğin SSS, yardım merkezi ve online formlar.

  • omnichannelsıfatçok kanallı, entegre kanallı

    Telefon, canlı destek, e-posta ve sosyal medya gibi tüm kanalları birbirine bağlayan ve müşterinin bilgilerini tekrar etmeden kanallar arasında geçebilmesini sağlayan hizmet anlayışını niteler.

Mini test: bu terimleri biliyor musun?

Bu sözlükten 10 soru. Her terimin doğru Türkçe karşılığını seç, puanını gör.

Müşteri Hizmetleri İngilizcesi nasıl öğrenilir?

  • Tek tek kelime değil, kalıp öğrenin: "Let me look into that for you" (Hemen sizin için kontrol ediyorum), "Could you bear with me for a moment?" (Bir saniye bekler misiniz?) ve "I'll get back to you by the end of the day" (Gün sonuna kadar size dönüş yapacağım) her vardiyada kullanılır.
  • Yardım merkezi makaleleri, SSS sayfaları, sipariş ve iade e-postaları, iade politikaları ve canlı destek yazışmaları gibi gerçek İngilizce destek metinlerini okuyun; her terimin nasıl kullanıldığına dikkat edin.
  • Çalışırken bir görüşmenin akışını takip edin: karşılama, müşteriyi doğrulama, sorunu anlama, çözüm sunma ve kapanış. Yeni kalıpları hangi aşamada kullanacağınıza göre gruplayın.
  • İsimleri ve e-posta adreslerini fonetik alfabeyle (A for Alpha, B for Bravo) kodlamayı, sipariş numaralarını da küçük gruplar halinde sesli okumayı çalışın; neredeyse her görüşmede buna ihtiyaç duyarsınız.
  • "I'm afraid", "unfortunately" ve "would you mind" gibi yumuşatıcı ifadelere dikkat edin. Türkçeden birebir çeviri, özellikle yazışmalarda İngilizcede fazla sert duyulabilir.

Sıkça sorulan sorular

Refund, return ve exchange arasındaki fark nedir?

Return, ürünün satıcıya geri gönderilmesidir. İadeden sonra müşteri genellikle ya refund alır (parasını geri alır) ya da exchange yapılır (eski ürünün yerine farklı beden, renk ya da çalışan bir ürün verilir). Türkçede üçüne de çoğu zaman "iade" dendiği için müşterinin tam olarak ne istediğini açıkça söylemek işinizi kolaylaştırır.

Müşteri hizmetlerinde "escalate" ne demek?

Bir kaydı ya da şikayeti escalate etmek, ilk temsilci çözemediği için onu süpervizör, ikinci seviye ekip ya da yönetici gibi daha yetkili veya daha uzman birine aktarmak demektir. Türk ekipler de çoğunlukla aynı kelimeyi kullanır: "eskale etmek". Gergin bir konuşmayı yatıştırmak anlamına gelen de-escalate ile karıştırmayın.

CSAT, NPS, FCR ve AHT neyin kısaltmasıdır?

CSAT, müşteri memnuniyeti puanıdır (customer satisfaction score) ve genellikle görüşme ya da sohbet sonrasında kısa bir anketle ölçülür. NPS, müşterilerin şirketi tavsiye etme olasılığına dayanan Net Promoter Score'dur. FCR, sorunların ilk temasta çözülme oranını gösteren first contact resolution'dır. AHT ise çağrı sonrası işlemler dahil bir görüşmenin ortalama süresini ifade eden average handle time'dır.

"Size dönüş yapacağız" İngilizcede nasıl söylenir?

Doğal karşılığı "We'll get back to you" ifadesidir; mümkünse bir süre ekleyin: "We'll get back to you within 24 hours." (24 saat içinde size dönüş yapacağız.) "We'll return to you" kulağa doğal gelmez. Telefonda "We'll call you back." (Sizi geri arayacağız.) da diyebilirsiniz.

Türkiye'deki çağrı merkezlerinde neden ticket, SLA ve churn gibi İngilizce kelimeler kullanılıyor?

Destek yazılımları, yabancı müşteriler ve eğitim materyalleri büyük ölçüde İngilizce olduğundan pek çok terim olduğu gibi kullanılır: ticket, SLA, CSAT, churn, inbound, outbound, script. Bu kelimelerin İngilizcedeki tam anlamını bilmek, onları hem müşterilerle hem de iş arkadaşlarınızla doğru kullanmanızı sağlar.

Seviyene uygun okumayla pekiştir

Yeni kelimelerin kalıcı olmasının en hızlı yolu seviyene uygun metin okumaktır. Seviyene göre ücretsiz İngilizce kitaplar: