Gıda mühendisleri ve gıda sektörü çalışanları için İngilizce

Gıda Mühendisliği İngilizcesi: 100 Temel Terim ve Anlamları

Gıda mühendisleri, kalite çalışanları ve üretim ekipleri İngilizceyi her gün kullanır: spesifikasyonlarda, HACCP planlarında, denetim raporlarında, tedarikçi belgelerinde, ihracat etiketlerinde ve bilimsel makalelerde. Bu sözlük; gıda işleme ve muhafazadan mikrobiyolojiye, gıda güvenliğinden kalite kontrole, katkı maddelerinden ambalajlamaya, raf ömrüne ve mevzuata kadar sektöre yeni başlayan birinin ilk ihtiyaç duyacağı kelimeleri bir araya getirir. Her terimde anlamını, gıda sektöründe gerçekte nasıl kullanıldığını ve Türkçe karşılığını bulacaksınız.

  • 100 terim
  • 10 konu
  • 65 temel terim
  • 200 örnek cümle

Gıda İşleme

  • raw materialisimhammadde

    Bir fabrikanın teslim alıp işleyerek ürünlerini yaptığı süt, un, meyve veya et gibi temel madde.

  • batchisimparti, şarj

    Aynı anda, aynı koşullarda ve aynı malzemelerden üretilen; tek bir birim olarak tanımlanıp izlenebilen ürün miktarı.

  • food processingisimgıda işleme

    Tarımsal hammaddeleri daha güvenli, daha dayanıklı, kullanımı daha kolay ya da daha cazip gıdalara dönüştüren; yıkama ve doğramadan pişirme ve paketlemeye kadar uzanan yöntemlerin bütünü.

  • fermentationisimfermantasyon, mayalanma

    Bakteri, maya ya da küf gibi mikroorganizmaların gıdadaki şekerleri ve diğer bileşenleri dönüştürerek asit, alkol veya gaz ile yeni lezzetler oluşturduğu süreç.

  • homogenizationisimhomojenizasyon

    Süt gibi bir sıvının yüksek basınç altında dar bir aralıktan geçirilerek yağ globüllerinin çok küçük parçalara ayrıldığı ve böylece kaymağın ayrışmadığı işlem.

  • extrusionisimekstrüzyon

    Bir gıda karışımının, çoğu zaman ısı ve basınçla pişirilerek kalıp (die) adı verilen şekilli bir açıklıktan zorla geçirildiği ve makarna, çerez ve kahvaltılık gevrek gibi ürünlerin yapıldığı işlem.

  • blanchingisimhaşlama, blanşlama

    Sebzelere ve bazı meyvelere, başta dondurma, konserveleme veya kurutma öncesinde enzimleri etkisiz hale getirmek için uygulanan, sıcak su ya da buharla yapılan ve ardından hızlı soğutmanın geldiği kısa ısıl işlem.

  • evaporationisimevaporasyon, buharlaştırma

    Sıvı bir gıdadaki suyun bir kısmının, genellikle vakum altında daha düşük sıcaklıkta kaynatılarak uzaklaştırılması ve salça ya da meyve suyu konsantresi gibi konsantre bir ürün elde edilmesi.

  • spray dryingisimpüskürtmeli kurutma, sprey kurutma

    Bir sıvının çok ince damlacıklar halinde sıcak havaya püskürtüldüğü, suyun saniyeler içinde buharlaştığı ve ince bir tozun toplandığı kurutma yöntemi.

  • heat exchangerisimısı değiştirici, ısı eşanjörü

    İki akışkanı birbirine karıştırmadan aralarında ısı aktaran ekipman; örneğin sütü sıcak suyla ısıtmak ya da buzlu suyla soğutmak için kullanılır.

  • clean-in-placeisimyerinde temizlik, CIP

    Su ve temizlik kimyasallarını dolaştırarak boruların, tankların, ısı değiştiricilerin ve dolum makinelerinin içini, ekipmanı sökmeden temizleyen otomatik sistem.

  • yieldisimverim, randıman

    Belirli miktardaki hammaddeden elde edilen bitmiş ürün miktarı; genellikle yüzde olarak gösterilir.

  • production lineisimüretim hattı, hat

    Ürünün hammaddeden paketlenmiş bitmiş ürüne kadar adım adım ilerlediği, birbirine bağlı makineler ve iş istasyonları dizisi.

Muhafaza ve Isıl İşlem

  • pasteurizationisimpastörizasyon

    Gıdanın tadını ve besin değerini olabildiğince korurken hastalık yapan mikroorganizmaların çoğunu ve bozulmaya yol açanların önemli bir kısmını öldüren ılımlı ısıl işlem.

  • sterilizationisimsterilizasyon

    Gıdanın oda sıcaklığında bozulmadan ve sağlığa zararlı hale gelmeden saklanabilmesi için mikroorganizmaları ve sporlarını yok eden, genellikle yüksek sıcaklıkla yapılan işlem.

  • heat treatmentisimısıl işlem

    Gıdayı güvenli hale getirmek, raf ömrünü uzatmak ya da özelliklerini değiştirmek için ısı kullanılan her türlü işlem; pastörizasyon, sterilizasyon, haşlama veya pişirme gibi.

  • refrigerationisimsoğutma, soğukta muhafaza

    Mikroorganizma gelişimini ve kimyasal değişimleri yavaşlatmak için gıdayı donma noktasının üzerinde, genellikle 0–5 °C arasında saklama.

  • freezingisimdondurma

    Gıdanın sıcaklığını suyunun büyük kısmı buza dönüşene kadar düşürme; bu işlem mikroorganizma gelişimini durdurur ve kimyasal değişimleri aylarca yavaşlatır.

  • dryingisimkurutma

    Gıdadaki suyun, genellikle ısı ve hava akımıyla uzaklaştırılması; böylece su aktivitesi mikroorganizmaların üreyemeyeceği düzeye iner ve ürün uzun süre dayanır.

  • canningisimkonserveleme, konservecilik

    Gıdanın teneke kutu ya da kavanoz gibi hava geçirmez kaplara kapatılıp depolama sırasında üreyebilecek mikroorganizmaları yok edecek kadar ısıtılmasıyla yapılan muhafaza yöntemi.

  • UHTkısaltmaUHT, ultra yüksek sıcaklık işlemi

    Ultra yüksek sıcaklık: sıvı bir gıdanın birkaç saniye boyunca yaklaşık 135–150 °C'ye ısıtılıp ardından aseptik olarak ambalajlandığı ve böylece soğutma gerekmeden aylarca dayandığı ısıl işlem.

  • D-valueisimD değeri, desimal redüksiyon süresi

    Belirli bir sıcaklıkta, belirli bir mikroorganizma popülasyonunun yüzde 90'ını öldürmek, yani sayısını bir logaritmik birim azaltmak için gereken süre.

Gıda Mikrobiyolojisi

  • pathogenisimpatojen, hastalık etkeni

    Bulaşmış bir ürünü yiyen ya da içen kişilerde hastalığa yol açabilen bakteri, virüs veya parazit gibi mikroorganizma.

  • spoilageisimbozulma

    Gıdayı tüketilemez hale getiren her türlü değişiklik; kötü tat ve koku, sümüksü yapı, gaz oluşumu ya da küflenme gibi. Çoğunlukla mikroorganizmalar, enzimler veya oksidasyon neden olur.

  • microorganismisimmikroorganizma, mikrop

    Mikroskop olmadan görülemeyecek kadar küçük canlı; bakteri, maya ya da küf gibi. Bazıları gıdayı bozar, bazıları hastalığa yol açar, bazıları ise faydalıdır.

  • bacteriaisimbakteri

    Uygun koşullarda hızla çoğalan tek hücreli mikroorganizmalar; bazıları gıda zehirlenmesine ya da bozulmaya yol açarken bazıları yoğurt ve peynir gibi gıdaların yapımında kullanılır.

  • moldisimküf

    Gıda yüzeylerinde tüylü iplikler halinde gelişen bir mantar türü; gözle görülür bozulmaya yol açar ve bazı türleri mikotoksin adı verilen zararlı toksinler üretir.

  • yeastisimmaya

    Şekerleri alkol ve karbondioksite fermente eden tek hücreli mantar; ekmek, bira ve şarap yapımında kullanılır ama meyve sularını ve tatlı gıdaları da bozabilir.

  • foodborne illnessisimgıda kaynaklı hastalık, gıda zehirlenmesi

    Zararlı mikroorganizmalar, bunların toksinleri, kimyasallar ya da parazitlerle kontamine olmuş yiyecek veya içeceklerin tüketilmesinden kaynaklanan her türlü hastalık.

  • SalmonellaisimSalmonella, salmonella

    Sık görülen gıda kaynaklı bir hastalık olan salmonellozun etkeni bakteri grubu; çoğunlukla çiğ ya da az pişmiş tavuk, yumurta ve et ile bazı taze ürünlerle ilişkilidir.

  • ListeriaisimListeria, Listeria monocytogenes

    Bir bakteri cinsi; bu cinsin Listeria monocytogenes türü, hamile kadınlar, yenidoğanlar, yaşlılar ve bağışıklığı zayıf kişiler için özellikle tehlikeli olan, nadir ama ciddi bir gıda kaynaklı hastalık olan listeriozise yol açar.

  • Clostridium botulinumisimClostridium botulinum, botulizm etkeni

    Oksijensiz ortamda üreyen, spor oluşturan ve bilinen en güçlü zehirlerden biri olan botulinum toksinini üreterek nadir ama ölümcül olabilen botulizm hastalığına yol açan bakteri.

  • total plate countisimtoplam canlı sayısı, toplam mezofilik aerobik bakteri sayısı

    Bir numunede agar plakada koloni oluşturacak şekilde gelişen tüm aerobik bakterilerin laboratuvarda sayılması; genel hijyen ve bozulma göstergesi olarak kullanılır.

Gıda Güvenliği ve HACCP

  • food safetyisimgıda güvenliği, gıda güvenilirliği

    Gıdanın amacına uygun şekilde hazırlanıp tüketildiğinde insanları hasta etmemesi için onu tehlikelerden uzak tutan uygulamaların ve koşulların bütünü.

  • HACCPkısaltmaHACCP, Tehlike Analizi ve Kritik Kontrol Noktaları

    Tehlike Analizi ve Kritik Kontrol Noktaları: üretimdeki gıda güvenliği tehlikelerini belirleyen ve bunları belirli adımlarda kontrol altına alan, yedi ilkeye dayanan önleyici sistem.

  • contaminationisimkontaminasyon, bulaşma

    Gıdada mikroorganizma, kimyasal madde, alerjen ya da cam, metal veya plastik parçası gibi zararlı veya istenmeyen bir şeyin bulunması ya da gıdaya karışması.

  • allergenisimalerjen

    Hassas kişilerde, çok küçük miktarlarda bile bazen ağır seyreden alerjik reaksiyona yol açabilen, genellikle protein yapısındaki madde.

  • critical control pointisimkritik kontrol noktası, KKN

    Bir gıda güvenliği tehlikesini önlemek, ortadan kaldırmak ya da kabul edilebilir düzeye indirmek için kontrolün uygulanabildiği ve bu kontrolün mutlaka gerekli olduğu proses adımı.

  • hygieneisimhijyen

    Gıdanın insanlar, ekipman ya da çevre yoluyla kontamine olmasını önleyen temizlik, el yıkama ve koruyucu kıyafet gibi koşullar ve uygulamalar.

  • cross-contaminationisimçapraz bulaşma, çapraz kontaminasyon

    Zararlı mikroorganizmaların, alerjenlerin ya da diğer kirleticilerin bir gıdadan, yüzeyden, aletten veya kişiden başka bir gıdaya geçmesi.

  • sanitationisimsanitasyon, temizlik ve dezenfeksiyon

    Kir, gıda artıkları ve mikroorganizmaların uzaklaştırılması ya da güvenli düzeylere indirilmesi için ekipmanın, yüzeylerin ve tüm tesisin temizlenmesi ve sanitize edilmesi.

  • hazard analysisisimtehlike analizi

    HACCP'nin ilk adımı; ekibin her proses adımındaki biyolojik, kimyasal, fiziksel ve alerjen tehlikeleri listelediği ve her birinin ne kadar olası ve ne kadar ciddi olduğunu değerlendirdiği çalışma.

  • critical limitisimkritik limit, kritik sınır

    Bir tehlikeyi kontrol altında tutmak için kritik kontrol noktasında sağlanması gereken sıcaklık, süre ya da pH gibi en yüksek veya en düşük değer.

  • corrective actionisimdüzeltici faaliyet

    Bir kritik limitin sağlanamaması ya da bir denetim bulgusu gibi bir şey ters gittiğinde, etkilenen ürünü ele almak ve sorunun tekrarlanmasını önlemek için atılan adımlar.

  • monitorfiilizlemek, takip etmek

    Sorunların fark edilip hızla müdahale edilebilmesi için bir CCP'deki sıcaklık gibi bir şeyi düzenli olarak kontrol etmek veya ölçmek ve sonuçları kaydetmek.

  • foreign bodyisimyabancı madde, yabancı cisim

    Gıdada bulunmaması gereken cam, metal, sert plastik, tahta, taş, böcek ya da kıl gibi her türlü fiziksel cisim.

  • pest controlisimhaşere kontrolü, zararlı kontrolü

    Kemirgenleri, böcekleri ve kuşları gıda işletmelerinden uzak tutan, içeri girenleri tespit edip bertaraf eden planlı önlemler.

  • prerequisite programisimön gereksinim programı, ÖGP

    HACCP sisteminin işleyebilmesi için önceden kurulmuş olması gereken temizlik, haşere kontrolü, personel hijyeni ya da bakım gibi temel hijyen veya işletme koşulu.

Kalite Kontrol ve Analiz

  • quality controlisimkalite kontrol

    Hammaddelerin, üretimdeki ara ürünlerin ve bitmiş ürünlerin belirlenen spesifikasyonlara uygun olduğundan emin olmak için yapılan kontroller, ölçümler ve testler.

  • sensory evaluationisimduyusal değerlendirme, duyusal analiz

    Gıdanın eğitimli paneller ya da tüketiciler tarafından insan duyularıyla (görme, koku, tat, dokunma ve işitme) bilimsel olarak test edilmesi.

  • samplingisimnumune alma, örnekleme

    Sonucu tüm miktar hakkında karar vermek için kullanılabilsin diye bir partiden ya da lottan test için küçük ve temsili bir bölüm alınması.

  • specificationisimspesifikasyon, şartname

    Bir hammadde, ambalaj ya da ürün için bileşim, kimyasal ve mikrobiyolojik limitler, görünüş ve paketleme gibi üzerinde anlaşılmış gereklilikleri ortaya koyan belge.

  • textureisimtekstür, doku

    Bir gıdanın elde ve ağızda hissettirdiği özellikler; sert, yumuşak, gevrek, çiğnenebilir, pürüzsüz ya da kremsi gibi. Gıdanın fiziksel yapısından kaynaklanır.

  • viscosityisimviskozite, akışkanlık direnci

    Bir sıvının ne kadar koyu olduğunu ve akmaya ne kadar direnç gösterdiğini belirten ölçü; balın viskozitesi yüksek, suyunki düşüktür.

  • certificate of analysisisimanaliz sertifikası, analiz belgesi

    Tedarikçinin ya da laboratuvarın belirli bir parti için analiz sonuçlarını gösterdiği ve partinin üzerinde anlaşılan spesifikasyona uygun olduğunu teyit ettiği belge.

  • nonconformityisimuygunsuzluk

    Bir üründe, proseste ya da denetim sırasında tespit edilen; spesifikasyon, prosedür, standart veya mevzuat gibi bir gerekliliğin karşılanmaması durumu.

Gıda Kimyası ve Bileşimi

  • water activityisimsu aktivitesi

    Bir gıdadaki suyun ne kadarının mikroorganizmalar ve kimyasal reaksiyonlar için serbest olduğunu gösteren, 0 ile 1 arasında değişen ve aw ile gösterilen ölçü; saf suyun değeri 1,0'dır.

  • moisture contentisimnem içeriği, nem miktarı

    Bir gıdadaki su miktarı; genellikle ağırlığın yüzdesi olarak verilir ve numunenin kurutulup kaybettiği ağırlığın tartılmasıyla ölçülür.

  • pHisimpH, pH değeri

    Bir gıdanın ya da çözeltinin ne kadar asidik veya bazik olduğunu gösteren 0–14 arası ölçek; 7 nötrdür, daha düşük değerler asidik, daha yüksek değerler baziktir.

  • acidityisimasitlik

    Bir gıdadaki asit miktarı; genellikle titrasyonla ölçülür ve laktik, sitrik ya da asetik asit gibi baskın asidin yüzdesi olarak ifade edilir.

  • proteinisimprotein

    Amino asitlerden oluşan, önemli bir besin öğesi olan ve et, peynir, ekmek hamuru ve yumurta akı gibi birçok gıdaya yapısını da veren büyük molekül.

  • carbohydrateisimkarbonhidrat

    Şekerleri, nişastayı ve lifi kapsayan, karbon, hidrojen ve oksijenden oluşan temel besin öğesi gruplarından biri; çoğu beslenme düzeninde ana enerji kaynağıdır.

  • lipid oxidationisimlipit oksidasyonu, yağ oksidasyonu

    Yağların oksijenle tepkimeye girerek parçalanması ve bayat, acı tat ile kokuların oluşmasına yol açan kimyasal reaksiyon.

  • Maillard reactionisimMaillard reaksiyonu, enzimatik olmayan esmerleşme

    Isıtma sırasında amino asitler ile indirgen şekerler arasında gerçekleşen ve ekmek kabuğunun, kavrulmuş kahvenin ve ızgara etin kahverengi rengini ve tipik lezzetlerini oluşturan kimyasal reaksiyon.

  • enzymatic browningisimenzimatik esmerleşme, enzimatik kararma

    Kesilen ya da ezilen meyve ve sebzelerde, başta polifenol oksidaz olmak üzere enzimlerin doğal fenolik bileşikler ve havadaki oksijenle tepkimeye girmesiyle oluşan kararma.

Bileşenler ve Katkı Maddeleri

  • food additiveisimgıda katkı maddesi, katkı maddesi

    Tek başına normalde gıda olarak tüketilmeyen ama koruma, renklendirme, kıvam verme ya da tatlandırma gibi teknolojik bir amaçla az miktarda eklenen madde.

  • preservativeisimkoruyucu, koruyucu madde

    Bakteri, maya ve küflerin gelişimini yavaşlatarak ürünün daha uzun süre güvenli ve tüketilebilir kalmasına yardımcı olan gıda katkı maddesi.

  • ingredientisimbileşen, içerik maddesi

    Bir gıdanın üretiminde kullanılan ve değişmiş halde de olsa son üründe bulunmaya devam eden, katkı maddeleri dahil her türlü madde.

  • emulsifierisimemülgatör, emülsiyon yapıcı

    Mayonez, margarin, dondurma veya çikolatada olduğu gibi yağ ile suyun karışmasına ve karışık kalmasına yardımcı olan madde.

  • stabilizerisimstabilizör, stabilizatör

    Gıdanın fiziksel yapısını kararlı tutan, örneğin bileşenlerin depolama sırasında ayrışmasını, çökmesini ya da kristal oluşturmasını önleyen madde.

  • E numberisimE kodu, E numarası

    E harfi ve bir sayıdan oluşan, AB'de kullanımı onaylanmış bir gıda katkı maddesini tanımlayan kod; örneğin sitrik asit için E330.

  • sweetenerisimtatlandırıcı

    Gıdaya tatlı tat vermek için kullanılan madde; çoğunlukla sükraloz veya stevya gibi şekerden çok daha tatlı olan ve çok az ya da hiç kalori eklemeyen yoğun tatlandırıcıları anlatır.

  • thickenerisimkıvam arttırıcı, koyulaştırıcı

    Sıvı bir gıdanın viskozitesini artırarak sosları, çorbaları, tatlıları ve içecekleri, diğer özelliklerini pek değiştirmeden daha koyu kıvamlı hale getiren madde.

  • antioxidantisimantioksidan

    Gıdadaki oksidasyonu yavaşlatan ve yağlarda acılaşmayı, meyve, sebze ve ette renk değişimlerini önlemeye yardımcı olan madde.

  • flavoringisimaroma verici, aroma

    Gıdaya koku ve tat vermek ya da bunları değiştirmek için eklenen ürün; vanilya ekstraktı, duman aroması ya da çilek aroma preparatı gibi.

Ambalajlama ve Etiketleme

  • packagingisimambalaj, ambalajlama

    Gıda ürününü içine alan ve koruyan malzemeler ile kaplar; aynı zamanda ürünün bunların içine konması işlemi.

  • labelisimetiket

    Gıda ambalajının üzerindeki basılı bilgiler; ürün adı, içindekiler, alerjenler, net miktar, tarih işareti, saklama koşulları ve üretici bilgileri gibi.

  • use-by dateisimson tüketim tarihi, STT

    Çabuk bozulabilen bir gıdada, görünüşü ve kokusu normal olsa bile artık güvenli olmayabileceği için sonrasında tüketilmemesi gereken tarih.

  • best before dateisimtavsiye edilen tüketim tarihi, TETT

    Doğru saklandığında gıdanın tadı, dokusu ve rengi gibi beklenen kalitesini tam olarak koruduğu son tarih; bu tarihten sonra gıda hala güvenle tüketilebilir olabilir.

  • nutrition labelisimbesin değeri etiketi, beslenme beyanı

    Gıda ambalajı üzerinde, ürünün belirli bir miktarındaki enerji ile yağ, karbonhidrat, şekerler, protein ve tuz gibi besin öğelerini gösteren tablo.

  • ingredient listisimiçindekiler listesi, bileşen listesi

    Gıda etiketinde, katkı maddeleri dahil tüm bileşenlerin kullanıldıkları andaki ağırlıklarına göre çoktan aza doğru sıralandığı bölüm.

  • aseptic packagingisimaseptik ambalajlama, aseptik dolum

    Ticari olarak steril bir ürünün, steril bir ortamda sterilize edilmiş ambalajlara doldurulup kapatılması; böylece gıda oda sıcaklığında güvenli kalır.

  • modified atmosphere packagingisimmodifiye atmosferde ambalajlama, MAP

    Ambalajın içindeki havanın, bozulmayı yavaşlatmak için genellikle azot, karbondioksit ve bazen oksijenden oluşan bir gaz karışımıyla değiştirildiği ambalajlama yöntemi.

  • vacuum packagingisimvakum ambalajlama, vakumlu ambalaj

    Ambalaj kapatılmadan önce içindeki havanın alındığı; böylece filmin ürünü sıkıca sardığı ve oksijenden uzak tuttuğu ambalajlama yöntemi.

  • food contact materialisimgıdayla temas eden madde ve malzemeler, gıda temas malzemesi

    Gıdaya üretim, depolama, ambalajlama ya da servis sırasında temas eden her türlü malzeme; ambalajlar, konveyör bantları, eldivenler, tanklar ve mutfak aletleri gibi.

  • migrationisimmigrasyon, geçiş

    Plastikleştiriciler, monomerler ya da baskı mürekkebi bileşenleri gibi maddelerin ambalajdan veya gıdayla temas eden diğer malzemelerden gıdaya geçmesi.

Raf Ömrü ve Depolama

  • shelf lifeisimraf ömrü

    Bir gıdanın belirtilen koşullarda saklandığında güvenli kalmaya ve beklenen kalitesini korumaya devam ettiği süre.

  • cold chainisimsoğuk zincir

    Soğutulmuş ya da dondurulmuş gıdayı üretimden tüketiciye kadar doğru sıcaklıkta tutan, kesintisiz soğuk depolama ve taşıma aşamalarının bütünü.

  • rancidityisimacılaşma, ransidite

    Yağların oksidasyonla ya da enzim ve suyun etkisiyle parçalanması sonucu ortaya çıkan, keskin, sabunumsu veya bayat, hoş olmayan tat ve koku.

  • accelerated shelf-life testingisimhızlandırılmış raf ömrü testi

    Ürünü genellikle daha yüksek sıcaklık ya da nem gibi daha zorlayıcı koşullarda saklayıp modeller yardımıyla normal koşullarda ne kadar dayanacağını tahmin eden, raf ömrünü daha hızlı belirleme yöntemi.

  • storage conditionsisimsaklama koşulları, depolama koşulları

    Bir gıdanın güvenli kalması ve belirtilen raf ömrüne ulaşması için saklanması gereken sıcaklık, nem, ışık ve diğer koşullar.

  • FIFOkısaltmailk giren ilk çıkar, FIFO

    İlk giren ilk çıkar: depoya ilk giren stokun ilk kullanılması ya da ilk sevk edilmesi gerektiğini söyleyen stok döndürme kuralı.

  • temperature abuseisimuygunsuz sıcaklığa maruz kalma, sıcaklık ihlali

    Bir gıdanın güvenli sıcaklık aralığının dışında kalması; örneğin soğuk saklanması gereken ürünün uzun süre ılık ortamda bırakılması. Bu durum mikroorganizmaların üremesine olanak tanır.

Mevzuat ve Standartlar

  • traceabilityisimizlenebilirlik

    Bir gıdayı ve bileşenlerini üretimin, işlemenin ve dağıtımın her aşamasında takip edebilme; bir adım geriye, tedarikçiye ve bir adım ileriye, müşteriye kadar.

  • good manufacturing practiceisimiyi üretim uygulamaları, İÜU

    Gıdanın tutarlı ve güvenli şekilde üretilmesini sağlayan; bina, ekipman, personel, hijyen ve dokümantasyonla ilgili temel kurallar ve prosedürler bütünü.

  • recallisimgeri çağırma, ürün geri çağırma

    Güvenli olmayan ya da mevzuata aykırı bir ürünün satıldıktan veya dağıtıldıktan sonra tüketiciler dahil piyasadan toplatılması.

  • auditisimdenetim, tetkik

    Bir fabrikanın, belgelerinin ve uygulamalarının bir standarda, müşteri şartlarına ya da mevzuata uygun olup olmadığını görmek için denetçi tarafından yapılan planlı ve sistemli kontrol.

  • Codex AlimentariusisimCodex Alimentarius, Uluslararası Gıda Kodeksi

    FAO ve Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından tüketici sağlığını korumak ve adil gıda ticaretini desteklemek amacıyla oluşturulan uluslararası gıda standartları, kılavuzları ve uygulama kuralları bütünü.

  • maximum residue limitisimmaksimum kalıntı limiti, MKL

    Bir pestisit ya da veteriner ilacı doğru kullanıldığında, bir gıdada veya gıdanın üzerinde yasal olarak izin verilen en yüksek kalıntı düzeyi.

  • food fraudisimgıda sahteciliği, taklit ve tağşiş

    Ekonomik kazanç amacıyla gıdanın ya da bileşenlerin bilerek değiştirilmesi, yanlış etiketlenmesi veya daha ucuz olanla ikame edilmesi; zeytinyağına ucuz yağ karıştırmak, bala şeker şurubu katmak ya da ucuz balığı başka adla satmak gibi.

Mini test: bu terimleri biliyor musun?

Bu sözlükten 10 soru. Her terimin doğru Türkçe karşılığını seç, puanını gör.

Gıda Mühendisliği İngilizcesi nasıl öğrenilir?

  • Her kelimeyi gıda profesyonellerinin onunla birlikte kullandığı fiillerle öğrenin: pasteurize milk (sütü pastörize etmek), carry out a hazard analysis (tehlike analizi yapmak), take a sample (numune almak), extend shelf life (raf ömrünü uzatmak), issue a recall (geri çağırma başlatmak), raise a nonconformity (uygunsuzluk yazmak). Bu kalıplar, tek tek kelimelerden çok daha hızlı profesyonel konuşmanızı sağlar.
  • Ürün spesifikasyonları, analiz sertifikaları, HACCP planları, denetim raporları, Codex standartları ve gıda bilimi dergilerindeki makaleler gibi sektöre ait gerçek İngilizce metinler okuyun; sıcaklıkların, sürelerin, limitlerin ve analiz sonuçlarının nasıl yazıldığına dikkat edin.
  • Sayıları ve birimleri sesli söylemeyi çalışın: '72 degrees Celsius for 15 seconds' (15 saniye boyunca 72 santigrat derece), 'a water activity of zero point eight five' (0,85 su aktivitesi), 'less than ten colony-forming units per gram' (gramda ondan az koloni oluşturan birim), 'a five-log reduction' (5 log azalma). İngilizcede ondalık ayırıcının virgül değil nokta olduğunu unutmayın.
  • Yaygın kısaltmaları ve nasıl okunduklarını öğrenin: HACCP ('hes-ap'), CCP, GMP, PRP, CIP, UHT, MAP, CoA, MRL ve FIFO. Denetimlerde, e-postalarda ve toplantılarda bu kısaltmalar açık hallerinden çok daha sık kullanılır.
  • Bir yazım sistemi seçin ve aynı belge içinde ona bağlı kalın: Amerikan İngilizcesinde pasteurization, mold, color ve flavor; İngiliz İngilizcesinde ise pasteurisation, mould, colour ve flavour yazılır.

Sıkça sorulan sorular

Food science, food technology ve food engineering arasındaki fark nedir?

Food science (gıda bilimi), gıdanın neyden oluştuğunu ve nasıl değiştiğini, yani kimyasını, mikrobiyolojisini ve fiziksel özelliklerini inceler. Food technology (gıda teknolojisi), bu bilgiyi ürünlerin üretimine, muhafazasına ve ambalajlanmasına uygular. Food engineering (gıda mühendisliği) ise ısı transferi, akışkanlar, kurutma ve tesis tasarımı gibi proses ve ekipman konularına odaklanır. Uygulamada üç alan iç içedir; Türkiye'de bu alanlardan mezun olanlar genellikle 'gıda mühendisi' unvanıyla çalışır.

'Food safety' ile 'food security' aynı şey mi?

Hayır. Food safety, gıdanın patojenler, kimyasallar, alerjenler ve yabancı maddeler gibi tehlikeler kontrol altına alındığı için onu tüketen kişilere zarar vermemesi demektir; Türkçede 'gıda güvenliği' ya da mevzuattaki adıyla 'gıda güvenilirliği' olarak karşılanır. Food security ise insanların yeterli, ulaşılabilir ve besleyici gıdaya düzenli olarak erişebilmesidir; Türkçede 'gıda güvencesi' denir. Gıda mühendisleri çoğunlukla gıda güvenliği üzerinde çalışır; gıda güvencesi ise tarım, ekonomi ve kamu politikalarının konusudur.

HACCP nasıl okunur?

Sektörde çoğu kişi tek kelime gibi 'hes-ap' diye okur; bazıları da harf harf söyler. İkisi de toplantılarda ve denetimlerde anlaşılır. Açılımı Hazard Analysis and Critical Control Points'tir (Tehlike Analizi ve Kritik Kontrol Noktaları); yedi ilkeye dayanan ve Codex Alimentarius'ta tanımlanan önleyici bir gıda güvenliği sistemidir.

Use-by date ile best before date arasındaki fark nedir?

Use-by date güvenlikle ilgilidir. Taze et ya da soğutulmuş hazır yemek gibi çabuk bozulan gıdalarda kullanılır ve bu tarihten sonra ürün tüketilmemelidir. Best before date ise kaliteyle ilgilidir. Bu tarihten sonra makarna ya da bisküvi gibi bir gıda tadından veya dokusundan bir miktar kaybedebilir, ancak doğru saklandıysa hala güvenli olabilir. Türkçede bunlar 'son tüketim tarihi' (STT) ve 'tavsiye edilen tüketim tarihi' (TETT) olarak geçer.

Gıda sektöründe çalışmak için İngilizcemi nasıl geliştirebilirim?

Her hafta sektöre ait gerçek İngilizce metinler okuyun: spesifikasyonlar, analiz sertifikaları, denetim standartları, Codex Alimentarius'un HACCP kılavuzları ve gıda bilimi dergilerindeki kısa makaleler. Kendi üretim hattınızı süreleri, sıcaklıkları ve kontrolleriyle birlikte adım adım sesli olarak anlatmayı çalışın. Bir denetimden ya da müşteri ziyaretinden önce HACCP planınız, alerjenler, izlenebilirlik ve düzeltici faaliyetlerle ilgili tipik sorulara kısa cevaplar hazırlayın.

Seviyene uygun okumayla pekiştir

Yeni kelimelerin kalıcı olmasının en hızlı yolu seviyene uygun metin okumaktır. Seviyene göre ücretsiz İngilizce kitaplar: