Kimya mühendisleri için İngilizce

Kimya Mühendisliği İngilizcesi: 100 Temel Terim ve Anlamları

Kimya mühendisleri her gün İngilizceyle çalışır: proses akım şemaları, P&ID'ler, ekipman föyleri, simülasyon raporları, güvenlik çalışmaları ve lisans sahibi firmaların kılavuzları neredeyse her zaman bu dilde yazılır. Temel işlemler, reaktörler, ısı ve kütle transferi, proses kontrolü ve proses güvenliği terimlerini bilmek; tasarım toplantılarını takip etmenizi, tedarikçiler ve yabancı ekiplerle rahatça konuşmanızı ve sahada neler olduğunu net biçimde anlatmanızı sağlar.

  • 100 terim
  • 11 konu
  • 51 temel terim
  • 200 örnek cümle

Proses Temelleri ve Denklikler

  • unit operationisimtemel işlem, birim işlem

    Damıtma, filtrasyon, kurutma ya da ısı değişimi gibi pek çok farklı proseste karşımıza çıkan temel fiziksel adım. Her tesis bu adımların art arda dizilmesiyle tarif edilebilir.

  • mass balanceisimkütle denkliği, madde denkliği

    Kütlenin yoktan var olmadığı ve yok olmadığı ilkesine dayanan hesap: bir sisteme giren her şey ya çıkar, ya tepkimeye girer ya da sistemin içinde birikir.

  • energy balanceisimenerji denkliği, enerji dengesi

    Bir sisteme ısı, iş ve akımların entalpisi olarak giren ve çıkan tüm enerjiyi izleyen hesap. Isıtma ve soğutma ihtiyacını bulmak için yapılır.

  • process flow diagramisimproses akım şeması, proses akış diyagramı

    Bir tesisin ana ekipmanlarını, bunları birbirine bağlayan akımları ve debi, sıcaklık, basınç gibi temel işletme verilerini gösteren çizim.

  • batch processisimkesikli proses, kesikli işlem

    Ayrı partiler halinde üretim yöntemi: malzemeler bir kaba yüklenir, belirli bir süre işlenir ve bir sonraki parti başlamadan önce kap boşaltılır.

  • continuous processisimsürekli proses, sürekli işlem

    Beslemenin girdiği ve ürünün çıktığı, durmadan işleyen üretim yöntemi. Genellikle aylarca neredeyse sabit koşullarda çalışır.

  • steady stateisimkararlı hal, yatışkın hal

    Bir prosesin her noktasındaki sıcaklık, basınç, debi ve bileşimin zamanla değişmeden sabit kaldığı durum.

  • feedisimbesleme, besleme akımı

    İşlenmek üzere bir üniteye ya da tesise giren malzeme; örneğin rafineriye giren ham petrol veya bir kolona giren sıvı akımı.

  • recycle streamisimgeri döngü akımı, geri çevrim akımı

    Tepkimeye girmemiş malzemeyi ya da bir proses akışkanını prosesin ileri bir noktasından alıp önceki bir noktaya geri gönderen ve böylece boşa gitmesini önleyen akım.

Reaksiyonlar ve Reaktörler

  • reactorisimreaktör, tepkime kabı

    Bir kimyasal tepkimenin kontrollü sıcaklık, basınç ve karıştırma koşullarında gerçekleştirildiği kap ya da ekipman.

  • catalystisimkatalizör

    Kendisi tükenmeden bir tepkimeyi hızlandıran ya da daha seçici hale getiren madde. Sanayide çoğunlukla reaktör yatağına doldurulan tanecik veya pelet halinde bir katıdır.

  • yieldisimverim, ürün verimi

    Elde edilen istenen ürün miktarı. Genellikle beslenen hammaddeden teorik olarak elde edilebilecek miktarın yüzdesi olarak verilir.

  • conversionisimdönüşüm, dönüşüm oranı

    Bir reaktifin tepkimeye giren kısmı. Genellikle reaktöre beslenen miktarın yüzdesi olarak verilir.

  • reaction rateisimreaksiyon hızı, tepkime hızı

    Reaktiflerin ne kadar hızlı tükendiğini ya da ürünlerin ne kadar hızlı oluştuğunu gösteren büyüklük. Genellikle birim hacim ve birim zaman başına mol olarak verilir; sıcaklığa, derişime ve katalizöre bağlıdır.

  • residence timeisimkalma süresi, alıkonma süresi

    Malzemenin bir kap ya da reaktör içinde geçirdiği ortalama süre. Basit durumlarda hacmin hacimsel debiye bölünmesiyle bulunur.

  • selectivityisimseçicilik

    Tepkimeye giren beslemenin ne kadarının istenmeyen yan ürünler yerine istenen ürüne dönüştüğünü gösteren oran; genellikle yüzde olarak verilir.

  • CSTRkısaltmasürekli karıştırmalı tank reaktör, CSTR

    Sürekli karıştırmalı tank reaktörün kısaltması: beslemenin sürekli girdiği, ürünün sürekli çıktığı ve içeriğin tamamen karışmış kabul edildiği karıştırıcılı tank.

  • plug flow reactorisimpiston akışlı reaktör, tıkaç akışlı reaktör

    Akışkanın boy boyunca karışmadan, ince dilimler halinde ilerlediği ve bu nedenle bileşimin girişten çıkışa doğru değiştiği ideal boru reaktör.

  • exothermicsıfatekzotermik, ısı veren

    Çevresine ısı veren tepkime ya da süreçleri niteler; örneğin yanma, nötralleşme veya polimerleşmelerin çoğu.

  • endothermicsıfatendotermik, ısı alan

    Çevresinden ısı alan ve devam edebilmesi için dışarıdan ısı verilmesi gereken tepkime ya da süreçleri niteler; örneğin buhar reformlama veya kraking.

  • activation energyisimaktivasyon enerjisi, etkinleşme enerjisi

    Bir tepkimenin gerçekleşmesi için tepkimeye giren moleküllerin sahip olması gereken en düşük enerji. Yüksek olması, hızın sıcaklığa çok duyarlı olduğu anlamına gelir; katalizör bu enerjiyi düşürür.

  • rate-limiting stepisimhız belirleyen basamak, hız sınırlayıcı adım

    Tepkime, difüzyon ya da ısı uzaklaştırma gibi art arda gelen adımlar arasında en yavaş olan ve tüm sürecin ne kadar hızlı ilerleyebileceğini belirleyen adım.

  • by-productisimyan ürün

    Bir proseste ana ürünle birlikte oluşan madde. Satılabilir, tesisin başka bir yerinde kullanılabilir ya da atık olarak işlem görebilir.

Isı Transferi

  • heat exchangerisimısı değiştirici, ısı değiştiricisi

    Isıyı bir akışkandan diğerine, ikisini birbirine karıştırmadan aktaran ekipman. Örneğin sıcak yağdan soğuk suya boru veya plaka cidarları üzerinden ısı geçirir.

  • heat transfer coefficientisimısı transfer katsayısı, ısı aktarım katsayısı

    Isının bir akışkandan duvar üzerinden diğer akışkana ne kadar kolay geçtiğini gösteren sayı; W/(m²·K) ile ölçülür. Değer ne kadar yüksekse ısı değiştirici o kadar küçük olabilir.

  • condenserisimkondenser, yoğuşturucu

    Bir buharı sıvıya dönüşene kadar soğutan ısı değiştirici; örneğin bir damıtma kolonunun tepesinde ya da bir buhar türbininin çıkışında bulunur.

  • reboilerisimreboiler, kolon dibi kaynatıcısı

    Damıtma kolonunun dibinde bulunan ve dip sıvısının bir kısmını kaynatarak kolonda yukarı çıkan buharı üreten ısı değiştirici.

  • foulingisimkirlenme, birikinti oluşumu

    Ekipman yüzeylerinde kireç, kok, polimer ya da biyolojik oluşum gibi istenmeyen birikintilerin toplanması. Isı transferini azaltır ve basınç düşüşünü artırır.

  • heat dutyisimısı yükü, termal yük

    Bir ısı değiştiricinin, reboiler'ın, kondenserin ya da fırının birim zamanda aktarması gereken ısı miktarı; genellikle kW veya MW olarak verilir.

  • jacketisimceket, gömlek

    Bir reaktörün ya da kabın dışını saran ve içindeki malzemeyi ısıtmak veya soğutmak için içinden buhar, sıcak yağ ya da soğutma suyu geçen dış gövde.

Kütle Transferi ve Ayırma İşlemleri

  • distillationisimdamıtma, distilasyon

    Bileşenlerin farklı sıcaklıklarda kaynaması ilkesinden yararlanarak bir sıvı karışımı kaynatıp oluşan buharı yoğuşturarak ayırma yöntemi.

  • absorptionisimabsorpsiyon, soğurma

    Bir gazdaki bir veya birkaç bileşenin bir sıvı içinde çözünerek ayrıldığı yöntem; örneğin gazdaki CO2'nin amin çözeltisiyle tutulması.

  • extractionisimekstraksiyon, özütleme

    Bir bileşenin çözücüde daha iyi çözünmesinden yararlanarak onu sıvı ya da katı bir karışımdan bir çözücü yardımıyla çekip alan ayırma yöntemi.

  • filtrationisimfiltrasyon, süzme

    Bir sıvı ya da gazdaki katı tanecikleri, karışımı katıları tutan gözenekli bir ortamdan (bez, elek veya kartuş gibi) geçirerek ayırma işlemi.

  • crystallizationisimkristalizasyon, kristallendirme

    Bir çözeltiden, genellikle soğutarak ya da çözücüyü buharlaştırarak katı kristaller oluşturma ve böylece saf bir katı ürün elde etme işlemi.

  • dryingisimkurutma

    Bir katıdaki suyu ya da başka bir sıvıyı, genellikle sıcak gazla veya vakum altında ısıtarak, istenen nem içeriğine ulaşana kadar uzaklaştırma işlemi.

  • reflux ratioisimgeri akış oranı, reflü oranı

    Damıtmada kolonun tepesine geri gönderilen yoğuşmuş sıvı miktarının ürün olarak alınan miktara oranı (L/D).

  • trayisimtepsi, raf

    Damıtma ya da absorpsiyon kolonunun içindeki yatay plaka. Yükselen buhar, üzerinden akan sıvının içinden kabarcıklar halinde geçer ve iki faz arasında bileşen alışverişi olur.

  • mass transferisimkütle transferi, kütle aktarımı

    Bir bileşenin derişim farkı nedeniyle bir yerden ya da fazdan diğerine geçmesi; örneğin gazdan sıvıya veya sıvıdan katıya geçiş.

  • diffusionisimdifüzyon, yayınım

    Moleküllerin herhangi bir toplu akış olmadan, rastgele hareketleri sonucunda yüksek derişimli bölgeden düşük derişimli bölgeye geçmesi.

Termodinamik ve Fiziksel Özellikler

  • vapor pressureisimbuhar basıncı

    Belirli bir sıcaklıkta bir sıvının üzerindeki buharın, sıvıyla denge halindeyken oluşturduğu basınç. Sıcaklıkla artar; ortam basıncına eşit olduğunda sıvı kaynar.

  • boiling pointisimkaynama noktası

    Bir sıvının buhar basıncının ortam basıncına eşitlendiği ve sıvının kaynamaya başladığı sıcaklık. Vakumda düşer, yüksek basınçta yükselir.

  • enthalpyisimentalpi, ısı içeriği

    Bir maddenin ısı içeriğinin ölçüsü. Sabit basınçta onu ısıtmak, soğutmak, buharlaştırmak ya da tepkimeye sokmak için gereken enerjiyi hesaplamada kullanılır; genellikle kJ/kg veya kJ/mol ile verilir.

  • vapor-liquid equilibriumisimbuhar-sıvı dengesi

    Bir sıvının ve buharının, her biri belirli bir bileşimde, net bir değişim olmadan bir arada bulunduğu durum. Damıtma ve flaş ayırma tasarımının temelidir.

  • ideal gas lawisimideal gaz yasası, ideal gaz denklemi

    Bir gazın basıncını, hacmini, sıcaklığını ve miktarını birbirine bağlayan PV = nRT denklemi. Düşük basınç ve yüksek sıcaklıkta iyi sonuç verir.

  • heat capacityisimısı kapasitesi, öz ısı

    Bir malzemenin sıcaklığını bir derece artırmak için gereken ısı miktarı. Kilogram başına verildiğinde özgül ısı kapasitesi (öz ısı) denir; suyunki yaklaşık 4,18 kJ/(kg·K)'dir.

  • latent heatisimgizli ısı, buharlaşma ısısı

    Bir maddenin hal değiştirirken, örneğin sıvıdan buhara geçerken, sıcaklığı değişmeden aldığı ya da verdiği ısı.

  • dew pointisimçiğ noktası, yoğuşma noktası

    Bir gaz ya da buhar karışımının sabit basınçta soğutulduğunda ilk sıvı damlalarını oluşturmaya başladığı sıcaklık.

Akışkanlar, Pompalar ve Borulama

  • flow rateisimdebi, akış hızı

    Belirli bir noktadan birim zamanda geçen akışkan miktarı. Kütle (kg/saat) ya da hacim (m³/saat) cinsinden verilir.

  • pumpisimpompa

    Bir sıvıya basınç kazandırarak onu borular içinde ileten makine. Tesislerdeki pompaların çoğu santrifüjdür; diğerleri dişli veya diyaframlı pompa gibi pozitif deplasmanlı tiplerdir.

  • valveisimvana, valf

    Bir boru hattında akışkanın akışını başlatan, durduran ya da ayarlayan, elle veya otomatik olarak çalışan düzenek.

  • pressure dropisimbasınç düşüşü, basınç kaybı

    Bir akışkan boru, vana, filtre, yatak ya da ekipman içinden geçerken başta sürtünme olmak üzere çeşitli nedenlerle kaybettiği basınç.

  • viscosityisimviskozite, akmazlık

    Bir akışkanın akmaya karşı gösterdiği direnç: balın viskozitesi yüksek, suyunki düşüktür. Paskal-saniye ya da uygulamada daha sık santipuaz (cP) ile ölçülür.

  • Reynolds numberisimReynolds sayısı

    Atalet kuvvetlerini viskoz kuvvetlerle karşılaştıran ve akışın laminer mi türbülanslı mı olduğunu gösteren boyutsuz sayı (Re = ρvD/μ).

  • compressorisimkompresör

    Bir gazın hacmini küçülterek basıncını artıran makine. Başlıca türleri santrifüj, pistonlu ve vidalı kompresörlerdir.

  • cavitationisimkavitasyon

    Yerel basınç sıvının buhar basıncının altına düştüğünde, genellikle pompa girişinde ya da bir vana üzerinde, sıvıda buhar kabarcıklarının oluşması ve şiddetle çökmesi.

  • NPSHkısaltmanet pozitif emme yüksekliği, NPSH

    Net pozitif emme yüksekliğinin kısaltması: pompa girişindeki basınç ile sıvının buhar basıncı arasındaki farkın sıvı sütunu metresi cinsinden ifadesi.

  • laminar flowisimlaminer akış, katmanlı akış

    Akışkanın birbiriyle pek karışmayan paralel katmanlar halinde hareket ettiği düzgün akış. Borularda düşük Reynolds sayılarında, genellikle yaklaşık 2.100'ün altında görülür.

Proses Kontrolü ve Enstrümantasyon

  • P&IDkısaltmaborulama ve enstrümantasyon diyagramı, P&ID

    Borulama ve enstrümantasyon diyagramının kısaltması. Bir ünitedeki tüm boruları, vanaları, enstrümanları, kontrol döngülerini ve emniyet ekipmanlarını ayrıntılı olarak gösteren çizimdir.

  • setpointisimayar noktası, set değeri

    Bir kontrolörün korumaya çalıştığı hedef değer; örneğin 85 °C sıcaklık ya da yüzde 60 tank seviyesi.

  • control valveisimkontrol vanası, kontrol valfi

    Bir kontrolörden gelen sinyalle küçük adımlarla açılıp kapanan ve debi, basınç, seviye ya da sıcaklığın ayar noktasında kalmasını sağlayan otomatik vana.

  • feedback controlisimgeri beslemeli kontrol, kapalı çevrim kontrol

    Proses değişkenini ölçen, ayar noktasıyla karşılaştıran ve aradaki farkı düzeltmek için çıkışı (genellikle bir vanayı) ayarlayan kontrol yöntemi.

  • PID controllerisimPID kontrolör, oransal-integral-türev denetleyici

    En yaygın proses kontrolör tipi. Çıkışını üç terimle belirler: oransal (şu anki hata), integral (geçmişte biriken hata) ve türev (hatanın değişim hızı).

  • transmitterisimtransmitter, verici

    Basınç, sıcaklık, seviye ya da debi gibi bir değeri ölçen ve genellikle 4–20 mA'lik bir elektrik sinyali olarak kontrol sistemine gönderen saha enstrümanı.

  • flowmeterisimdebimetre, akış ölçer

    Bir borudaki sıvının ya da gazın debisini ölçen enstrüman. Yaygın türleri orifis plakası, manyetik, Coriolis, vorteks ve ultrasonik debimetrelerdir.

  • control loopisimkontrol döngüsü, kontrol çevrimi

    Bir proses değişkenini ayar noktasında tutmak için birlikte çalışan elemanlar bütünü: bir sensör ve transmitter, bir kontrolör ve kontrol vanası gibi bir son kontrol elemanı.

  • DCSkısaltmadağıtık kontrol sistemi, DCS

    Dağıtık kontrol sisteminin kısaltması. Bir tesisin kontrol döngülerini yöneten ve kontrol odasındaki operatörlere ekranları, alarmları ve trend grafiklerini sağlayan bilgisayar tabanlı sistem.

Tesis Ekipmanları ve İşletme

  • throughputisimişleme kapasitesi, üretim hızı

    Bir ünitenin ya da tesisin belirli bir sürede işlediği malzeme miktarı; örneğin günde işlenen ton cinsinden besleme.

  • pressure vesselisimbasınçlı kap

    Gazları ya da sıvıları atmosfer basıncının oldukça üzerinde veya altında tutmak için tasarlanmış kapalı kap; örneğin reaktör, ayırıcı, tambur ya da kolon.

  • storage tankisimdepolama tankı, stok tankı

    Hammaddelerin, ara ürünlerin ya da ürünlerin kullanılmadan veya sevk edilmeden önce tutulduğu, genellikle atmosfer basıncında ya da buna yakın çalışan büyük kap.

  • agitatorisimkarıştırıcı, mikser

    Bir tank ya da reaktörün içeriğini karıştırmak, katıları askıda tutmak, ısıyı dağıtmak ve reaksiyonlara yardımcı olmak için kullanılan, bir veya daha fazla çark taşıyan motorlu mil.

  • commissioningisimdevreye alma, işletmeye alma öncesi testler

    İnşaatın ardından, gerçek devreye almadan önce ekipman ve sistemlerin kontrol edildiği, yıkandığı, test edildiği ve çalıştıklarını kanıtlamak için su ya da inert maddelerle çalıştırıldığı aşama.

  • start-upisimdevreye alma, işletmeye alma

    Bir ünitenin ya da tesisin, yazılı bir prosedürü adım adım izleyerek duruş halinden normal işletme koşullarına getirilmesi.

  • shutdownisimduruş, kapatma

    Bir ünitenin ya da tesisin, planlı ve kontrollü biçimde veya bir arıza ya da emniyet sistemi müdahalesi nedeniyle aniden durdurulması.

  • turnaroundisimplanlı bakım duruşu, revizyon

    Bir tesisin genellikle birkaç yılda bir yapılan büyük ve planlı duruşu. Muayene, bakım, katalizör değişimi, temizlik ve yeni ekipman montajı için yapılır.

  • gasketisimconta, flanş contası

    İki flanş ya da yüzey arasına yerleştirilen ve cıvatalarla sıkıştırılarak sızıntıyı önleyen yumuşak veya yarı sert malzemeden düz halka.

  • off-specsıfatşartname dışı, spesifikasyon dışı

    İstenen şartnameyi karşılamayan ürün ya da akımı niteler; örneğin fazla su içeren, rengi yanlış olan veya saflığı düşük kalan ürün.

  • utilitiesisimyardımcı işletmeler, yardımcı tesisler

    Bir proses tesisinin çalışabilmesi için gereken destek hizmetleri; örneğin buhar, soğutma suyu, elektrik, enstrüman havası, azot, yakıt gazı ve demineralize su.

Proses Güvenliği ve Tehlikeler

  • hazardisimtehlike, tehlike kaynağı

    İnsanlara, tesise ya da çevreye zarar verebilecek her şey; örneğin yanıcı bir gaz, zehirli bir sıvı, yüksek basınç ya da sıcak bir yüzey.

  • interlockisimemniyet kilitlemesi, interlock

    Tehlikeli bir durum algılandığında bir işlemi otomatik olarak durduran ya da engelleyen koruma fonksiyonu; örneğin reaktör basıncı yükseldiğinde besleme vanasının kapatılması.

  • relief valveisimemniyet ventili, basınç emniyet valfi

    Bir kaptaki ya da borudaki basınç belirlenen sınırı aştığında kendiliğinden açılan ve akışkanı dışarı bırakarak ekipmanın patlamasını önleyen yaylı vana.

  • HAZOPkısaltmatehlike ve işletilebilirlik çalışması, HAZOP

    Tehlike ve işletilebilirlik çalışmasının kısaltması. Bir ekibin P&ID'yi bölüm bölüm, kılavuz kelimeler kullanarak sistematik biçimde incelediği ve zarara ya da işletme sorunlarına yol açabilecek sapmaları aradığı çalışmadır.

  • safety data sheetisimgüvenlik bilgi formu, GBF

    Tedarikçinin hazırladığı, bir kimyasalın tehlikelerini, güvenli kullanımını, depolanmasını, ilk yardım, yangınla mücadele ve bertaraf bilgilerini 16 numaralı bölümde anlatan standart belge.

  • flash pointisimparlama noktası

    Bir sıvının, yakınına alev ya da kıvılcım getirildiğinde kısa süreliğine tutuşacak kadar buhar çıkardığı en düşük sıcaklık.

  • runaway reactionisimkontrolden çıkan reaksiyon, kaçak reaksiyon

    Kontrolden çıkan ekzotermik reaksiyon: ısı, uzaklaştırılabileceğinden daha hızlı üretilir; bu nedenle sıcaklık, reaksiyon hızı ve basınç giderek hızlanarak yükselir.

  • lockout/tagoutisimkilitleme/etiketleme, LOTO

    Bir ekipmanı tüm enerji kaynaklarından ayıran ve ayırma noktalarını kilitleyip etiketleyerek, üzerinde çalışılırken kimsenin onu çalıştıramamasını sağlayan güvenlik prosedürü.

  • tripisimtrip, otomatik duruş

    Basınç yükselmesi, seviye düşmesi ya da yüksek titreşim gibi bir değer güvenli sınırı aştığında koruma sisteminin bir makineyi veya üniteyi otomatik olarak durdurması.

  • lower explosive limitisimalt patlama sınırı, alt patlama limiti

    Yanıcı bir gaz ya da buharın havada, tutuşturulduğunda yanabileceği veya patlayabileceği en düşük derişimi. Bu değerin altında karışım yanmak için fazla fakirdir.

  • purgefiilsüpürmek, inert gazla temizlemek

    Bir kabı ya da boruyu, açmadan veya devreye almadan önce azot gibi inert bir gaz ya da buharla süpürerek havadan, yanıcı gazdan veya zehirli maddeden arındırmak.

Ölçek Büyütme ve Proses Geliştirme

  • scale upphrasal verb (öbek fiil)ölçek büyütmek, büyük ölçeğe taşımak

    Laboratuvarda ya da pilot tesiste çalışan bir prosesi çok daha büyük, ticari boyutta çalışacak şekilde tasarlamak.

  • pilot plantisimpilot tesis

    Laboratuvar ile tam ölçek arasında yer alan, planlanan üretim tesisinin küçük bir modeli. Prosesi denemek, tasarım verisi toplamak ve numune ürün üretmek için kullanılır.

  • debottleneckingisimdarboğaz giderme, kapasite artırma

    Tamamen yeni bir ünite kurmak yerine, tesisin daha fazla üretmesini engelleyen ekipman sınırlarını bulup ortadan kaldırarak kapasitesini artırma.

  • design basisisimtasarım esasları, tasarım temeli

    Bir tesis tasarımının dayandığı, üzerinde anlaşmaya varılmış veri ve varsayımlar bütünü; örneğin kapasite, besleme ve ürün şartnameleri, saha koşulları ve tasarım payları.

  • process simulationisimproses simülasyonu, proses benzetimi

    Bir prosesin ekipmanlarını, akımlarını ve termodinamiğini içeren bilgisayar modelini yazılımla kurarak denklikleri hesaplama, ekipman boyutlandırma ve değişiklikleri deneme çalışması.

  • bench scaleisimlaboratuvar ölçeği, tezgah üstü ölçek

    Proses geliştirmenin en küçük aşaması. Kimyayı denemek ve ilk verileri toplamak için birkaç mililitreden birkaç litreye kadar laboratuvar ekipmanı kullanılır.

Malzeme ve Korozyon

  • corrosionisimkorozyon, paslanma

    Bir metalin çevresiyle kimyasal ya da elektrokimyasal tepkimeye girerek yavaş yavaş zarar görmesi; örneğin karbon çelikteki pas ya da asit ve klorürlerin etkisi.

  • stainless steelisimpaslanmaz çelik

    En az yaklaşık yüzde 10,5 krom içeren ve yüzeyde ince, koruyucu bir oksit tabakası oluşturduğu için karbon çeliğine göre çok daha iyi korozyon direnci gösteren çelik ailesi.

  • material of constructionisimimalat malzemesi, ekipman malzemesi

    Bir ekipmanın, borunun ya da parçanın yapıldığı malzeme. Dayanım, sıcaklık, korozyon direnci ve maliyet dikkate alınarak seçilir.

  • pittingisimçukurcuk korozyonu, oyuklanma

    Metal yüzeyinde küçük ama derin delikler açan, çevresindeki alan ise neredeyse hasarsız görünen yerel korozyon türü.

  • corrosion allowanceisimkorozyon payı

    Bir kap ya da borunun et kalınlığına, dayanım hesaplarının gerektirdiğinin üzerine eklenen fazladan kalınlık. Ekipmanın ömrü boyunca korozyonla metal kaybetse de güvenli kalmasını sağlar.

Mini test: bu terimleri biliyor musun?

Bu sözlükten 10 soru. Her terimin doğru Türkçe karşılığını seç, puanını gör.

Kimya Mühendisliği İngilizcesi nasıl öğrenilir?

  • Alandan gerçek metinler okuyun: ekipman föyleri, işletme kılavuzları, HAZOP çalışma tabloları, simülasyon raporları ve P&ID'lerin üzerindeki notlar bu terimleri doğal bağlamında gösterir.
  • Her terimi birlikte kullanıldığı kelimelerle öğrenin: yalnızca 'reactor' değil, 'charge the reactor', 'reactor temperature' ve 'jacketed reactor'.
  • Birimleri ve sayıları mühendislerin söylediği gibi sesli okuma alıştırması yapın: 'twelve cubic meters per hour', 'three point five bar gauge', 'two hundred kilowatts of heat duty'. İngilizcede ondalık ayırıcı virgül değil noktadır.
  • Türkçe konuşanların sık karıştırdığı kelime çiftlerini bir listede toplayın; örneğin absorption ve adsorption, yield ve conversion ya da hazard ve risk.
  • Basit bir prosesi beslemeden ürüne kadar birkaç İngilizce cümleyle anlatın; tıpkı bir vardiya devrinde ya da kısa bir teknik e-postada yapacağınız gibi.

Sıkça sorulan sorular

Kimya mühendisliği İngilizcesini nasıl öğrenebilirim?

Alandan gerçek metinler okuyun ve kelimelerin nasıl kullanıldığına dikkat edin: temel işlemler ders kitapları, ekipman föyleri, işletme prosedürleri, HAZOP raporları ve simülasyon çıktıları. Terimleri sık birlikte kullanıldığı kelimelerle öğrenin (open a valve, raise the setpoint, high pressure drop) ve hemen kendi raporlarınızda, e-postalarınızda ve toplantılarınızda kullanın.

Önce hangi kimya mühendisliği terimlerini öğrenmeliyim?

Her toplantıda duyduğunuz ve her çizimde gördüğünüz kelimelerle başlayın: mass balance, flow rate, reactor, catalyst, heat exchanger, distillation, pump, valve, pressure drop, setpoint, yield ve conversion. Ardından ayırma işlemleri, proses kontrolü, tesis işletmesi ve proses güvenliği terimlerine geçin. Bu sözlük de aynı sırayı izler: en temel terimlerden daha uzmanlık gerektirenlere doğru.

İngilizce konuşurken 'proses' mi demeliyim, 'process' mi?

İngilizcede her zaman 'process' denir; Amerikan İngilizcesinde /ˈprɑːsɛs/, İngiliz İngilizcesinde /ˈprəʊsɛs/ diye okunur. Türk mühendisler Türkçede 'proses' dediği için bu yazımı ve vurguyu İngilizce e-postalara ve sunumlara taşımamaya dikkat edin.

Kimya tesislerinde bar mı psi mı, santigrat mı Fahrenheit mı kullanılır?

Dünyanın büyük bölümünde tesislerde SI tabanlı birimler kullanılır: basınç için bar veya kPa, sıcaklık için santigrat derece, debi için metreküp/saat ve kilogram/saat. ABD'den gelen belgelerde ve birçok lisans sahibi firmanın dokümanlarında ise hala psi, Fahrenheit, galon/dakika ve pound/saat görürsünüz. Birimi ve basıncın gösterge (barg, psig) mi yoksa mutlak (bara, psia) mı olduğunu her zaman kontrol edin.

Seviyene uygun okumayla pekiştir

Yeni kelimelerin kalıcı olmasının en hızlı yolu seviyene uygun metin okumaktır. Seviyene göre ücretsiz İngilizce kitaplar: