Kimya Mühendisliği İngilizcesi: 100 Temel Terim ve Anlamları
Kimya mühendisleri her gün İngilizceyle çalışır: proses akım şemaları, P&ID'ler, ekipman föyleri, simülasyon raporları, güvenlik çalışmaları ve lisans sahibi firmaların kılavuzları neredeyse her zaman bu dilde yazılır. Temel işlemler, reaktörler, ısı ve kütle transferi, proses kontrolü ve proses güvenliği terimlerini bilmek; tasarım toplantılarını takip etmenizi, tedarikçiler ve yabancı ekiplerle rahatça konuşmanızı ve sahada neler olduğunu net biçimde anlatmanızı sağlar.
- 100 terim
- 11 konu
- 51 temel terim
- 200 örnek cümle
Proses Temelleri ve Denklikler
Damıtma, filtrasyon, kurutma ya da ısı değişimi gibi pek çok farklı proseste karşımıza çıkan temel fiziksel adım. Her tesis bu adımların art arda dizilmesiyle tarif edilebilir.
Kütlenin yoktan var olmadığı ve yok olmadığı ilkesine dayanan hesap: bir sisteme giren her şey ya çıkar, ya tepkimeye girer ya da sistemin içinde birikir.
Bir sisteme ısı, iş ve akımların entalpisi olarak giren ve çıkan tüm enerjiyi izleyen hesap. Isıtma ve soğutma ihtiyacını bulmak için yapılır.
Bir tesisin ana ekipmanlarını, bunları birbirine bağlayan akımları ve debi, sıcaklık, basınç gibi temel işletme verilerini gösteren çizim.
Ayrı partiler halinde üretim yöntemi: malzemeler bir kaba yüklenir, belirli bir süre işlenir ve bir sonraki parti başlamadan önce kap boşaltılır.
Beslemenin girdiği ve ürünün çıktığı, durmadan işleyen üretim yöntemi. Genellikle aylarca neredeyse sabit koşullarda çalışır.
Bir prosesin her noktasındaki sıcaklık, basınç, debi ve bileşimin zamanla değişmeden sabit kaldığı durum.
İşlenmek üzere bir üniteye ya da tesise giren malzeme; örneğin rafineriye giren ham petrol veya bir kolona giren sıvı akımı.
Tepkimeye girmemiş malzemeyi ya da bir proses akışkanını prosesin ileri bir noktasından alıp önceki bir noktaya geri gönderen ve böylece boşa gitmesini önleyen akım.
Reaksiyonlar ve Reaktörler
Bir kimyasal tepkimenin kontrollü sıcaklık, basınç ve karıştırma koşullarında gerçekleştirildiği kap ya da ekipman.
Kendisi tükenmeden bir tepkimeyi hızlandıran ya da daha seçici hale getiren madde. Sanayide çoğunlukla reaktör yatağına doldurulan tanecik veya pelet halinde bir katıdır.
Elde edilen istenen ürün miktarı. Genellikle beslenen hammaddeden teorik olarak elde edilebilecek miktarın yüzdesi olarak verilir.
Bir reaktifin tepkimeye giren kısmı. Genellikle reaktöre beslenen miktarın yüzdesi olarak verilir.
Reaktiflerin ne kadar hızlı tükendiğini ya da ürünlerin ne kadar hızlı oluştuğunu gösteren büyüklük. Genellikle birim hacim ve birim zaman başına mol olarak verilir; sıcaklığa, derişime ve katalizöre bağlıdır.
Malzemenin bir kap ya da reaktör içinde geçirdiği ortalama süre. Basit durumlarda hacmin hacimsel debiye bölünmesiyle bulunur.
Tepkimeye giren beslemenin ne kadarının istenmeyen yan ürünler yerine istenen ürüne dönüştüğünü gösteren oran; genellikle yüzde olarak verilir.
Sürekli karıştırmalı tank reaktörün kısaltması: beslemenin sürekli girdiği, ürünün sürekli çıktığı ve içeriğin tamamen karışmış kabul edildiği karıştırıcılı tank.
Akışkanın boy boyunca karışmadan, ince dilimler halinde ilerlediği ve bu nedenle bileşimin girişten çıkışa doğru değiştiği ideal boru reaktör.
Çevresine ısı veren tepkime ya da süreçleri niteler; örneğin yanma, nötralleşme veya polimerleşmelerin çoğu.
Çevresinden ısı alan ve devam edebilmesi için dışarıdan ısı verilmesi gereken tepkime ya da süreçleri niteler; örneğin buhar reformlama veya kraking.
Bir tepkimenin gerçekleşmesi için tepkimeye giren moleküllerin sahip olması gereken en düşük enerji. Yüksek olması, hızın sıcaklığa çok duyarlı olduğu anlamına gelir; katalizör bu enerjiyi düşürür.
Tepkime, difüzyon ya da ısı uzaklaştırma gibi art arda gelen adımlar arasında en yavaş olan ve tüm sürecin ne kadar hızlı ilerleyebileceğini belirleyen adım.
Bir proseste ana ürünle birlikte oluşan madde. Satılabilir, tesisin başka bir yerinde kullanılabilir ya da atık olarak işlem görebilir.
Isı Transferi
Isıyı bir akışkandan diğerine, ikisini birbirine karıştırmadan aktaran ekipman. Örneğin sıcak yağdan soğuk suya boru veya plaka cidarları üzerinden ısı geçirir.
Isının bir akışkandan duvar üzerinden diğer akışkana ne kadar kolay geçtiğini gösteren sayı; W/(m²·K) ile ölçülür. Değer ne kadar yüksekse ısı değiştirici o kadar küçük olabilir.
Bir buharı sıvıya dönüşene kadar soğutan ısı değiştirici; örneğin bir damıtma kolonunun tepesinde ya da bir buhar türbininin çıkışında bulunur.
Damıtma kolonunun dibinde bulunan ve dip sıvısının bir kısmını kaynatarak kolonda yukarı çıkan buharı üreten ısı değiştirici.
Ekipman yüzeylerinde kireç, kok, polimer ya da biyolojik oluşum gibi istenmeyen birikintilerin toplanması. Isı transferini azaltır ve basınç düşüşünü artırır.
Bir ısı değiştiricinin, reboiler'ın, kondenserin ya da fırının birim zamanda aktarması gereken ısı miktarı; genellikle kW veya MW olarak verilir.
Bir reaktörün ya da kabın dışını saran ve içindeki malzemeyi ısıtmak veya soğutmak için içinden buhar, sıcak yağ ya da soğutma suyu geçen dış gövde.
Kütle Transferi ve Ayırma İşlemleri
Bileşenlerin farklı sıcaklıklarda kaynaması ilkesinden yararlanarak bir sıvı karışımı kaynatıp oluşan buharı yoğuşturarak ayırma yöntemi.
Bir gazdaki bir veya birkaç bileşenin bir sıvı içinde çözünerek ayrıldığı yöntem; örneğin gazdaki CO2'nin amin çözeltisiyle tutulması.
Bir bileşenin çözücüde daha iyi çözünmesinden yararlanarak onu sıvı ya da katı bir karışımdan bir çözücü yardımıyla çekip alan ayırma yöntemi.
Bir sıvı ya da gazdaki katı tanecikleri, karışımı katıları tutan gözenekli bir ortamdan (bez, elek veya kartuş gibi) geçirerek ayırma işlemi.
Bir çözeltiden, genellikle soğutarak ya da çözücüyü buharlaştırarak katı kristaller oluşturma ve böylece saf bir katı ürün elde etme işlemi.
Bir katıdaki suyu ya da başka bir sıvıyı, genellikle sıcak gazla veya vakum altında ısıtarak, istenen nem içeriğine ulaşana kadar uzaklaştırma işlemi.
Damıtmada kolonun tepesine geri gönderilen yoğuşmuş sıvı miktarının ürün olarak alınan miktara oranı (L/D).
Damıtma ya da absorpsiyon kolonunun içindeki yatay plaka. Yükselen buhar, üzerinden akan sıvının içinden kabarcıklar halinde geçer ve iki faz arasında bileşen alışverişi olur.
Bir bileşenin derişim farkı nedeniyle bir yerden ya da fazdan diğerine geçmesi; örneğin gazdan sıvıya veya sıvıdan katıya geçiş.
Moleküllerin herhangi bir toplu akış olmadan, rastgele hareketleri sonucunda yüksek derişimli bölgeden düşük derişimli bölgeye geçmesi.
Termodinamik ve Fiziksel Özellikler
Belirli bir sıcaklıkta bir sıvının üzerindeki buharın, sıvıyla denge halindeyken oluşturduğu basınç. Sıcaklıkla artar; ortam basıncına eşit olduğunda sıvı kaynar.
Bir sıvının buhar basıncının ortam basıncına eşitlendiği ve sıvının kaynamaya başladığı sıcaklık. Vakumda düşer, yüksek basınçta yükselir.
Bir maddenin ısı içeriğinin ölçüsü. Sabit basınçta onu ısıtmak, soğutmak, buharlaştırmak ya da tepkimeye sokmak için gereken enerjiyi hesaplamada kullanılır; genellikle kJ/kg veya kJ/mol ile verilir.
Bir sıvının ve buharının, her biri belirli bir bileşimde, net bir değişim olmadan bir arada bulunduğu durum. Damıtma ve flaş ayırma tasarımının temelidir.
Bir gazın basıncını, hacmini, sıcaklığını ve miktarını birbirine bağlayan PV = nRT denklemi. Düşük basınç ve yüksek sıcaklıkta iyi sonuç verir.
Bir malzemenin sıcaklığını bir derece artırmak için gereken ısı miktarı. Kilogram başına verildiğinde özgül ısı kapasitesi (öz ısı) denir; suyunki yaklaşık 4,18 kJ/(kg·K)'dir.
Bir maddenin hal değiştirirken, örneğin sıvıdan buhara geçerken, sıcaklığı değişmeden aldığı ya da verdiği ısı.
Bir gaz ya da buhar karışımının sabit basınçta soğutulduğunda ilk sıvı damlalarını oluşturmaya başladığı sıcaklık.
Akışkanlar, Pompalar ve Borulama
Belirli bir noktadan birim zamanda geçen akışkan miktarı. Kütle (kg/saat) ya da hacim (m³/saat) cinsinden verilir.
Bir sıvıya basınç kazandırarak onu borular içinde ileten makine. Tesislerdeki pompaların çoğu santrifüjdür; diğerleri dişli veya diyaframlı pompa gibi pozitif deplasmanlı tiplerdir.
Bir boru hattında akışkanın akışını başlatan, durduran ya da ayarlayan, elle veya otomatik olarak çalışan düzenek.
Bir akışkan boru, vana, filtre, yatak ya da ekipman içinden geçerken başta sürtünme olmak üzere çeşitli nedenlerle kaybettiği basınç.
Bir akışkanın akmaya karşı gösterdiği direnç: balın viskozitesi yüksek, suyunki düşüktür. Paskal-saniye ya da uygulamada daha sık santipuaz (cP) ile ölçülür.
Atalet kuvvetlerini viskoz kuvvetlerle karşılaştıran ve akışın laminer mi türbülanslı mı olduğunu gösteren boyutsuz sayı (Re = ρvD/μ).
Bir gazın hacmini küçülterek basıncını artıran makine. Başlıca türleri santrifüj, pistonlu ve vidalı kompresörlerdir.
Yerel basınç sıvının buhar basıncının altına düştüğünde, genellikle pompa girişinde ya da bir vana üzerinde, sıvıda buhar kabarcıklarının oluşması ve şiddetle çökmesi.
Net pozitif emme yüksekliğinin kısaltması: pompa girişindeki basınç ile sıvının buhar basıncı arasındaki farkın sıvı sütunu metresi cinsinden ifadesi.
Akışkanın birbiriyle pek karışmayan paralel katmanlar halinde hareket ettiği düzgün akış. Borularda düşük Reynolds sayılarında, genellikle yaklaşık 2.100'ün altında görülür.
Proses Kontrolü ve Enstrümantasyon
Borulama ve enstrümantasyon diyagramının kısaltması. Bir ünitedeki tüm boruları, vanaları, enstrümanları, kontrol döngülerini ve emniyet ekipmanlarını ayrıntılı olarak gösteren çizimdir.
Bir kontrolörün korumaya çalıştığı hedef değer; örneğin 85 °C sıcaklık ya da yüzde 60 tank seviyesi.
Bir kontrolörden gelen sinyalle küçük adımlarla açılıp kapanan ve debi, basınç, seviye ya da sıcaklığın ayar noktasında kalmasını sağlayan otomatik vana.
Proses değişkenini ölçen, ayar noktasıyla karşılaştıran ve aradaki farkı düzeltmek için çıkışı (genellikle bir vanayı) ayarlayan kontrol yöntemi.
En yaygın proses kontrolör tipi. Çıkışını üç terimle belirler: oransal (şu anki hata), integral (geçmişte biriken hata) ve türev (hatanın değişim hızı).
Basınç, sıcaklık, seviye ya da debi gibi bir değeri ölçen ve genellikle 4–20 mA'lik bir elektrik sinyali olarak kontrol sistemine gönderen saha enstrümanı.
Bir borudaki sıvının ya da gazın debisini ölçen enstrüman. Yaygın türleri orifis plakası, manyetik, Coriolis, vorteks ve ultrasonik debimetrelerdir.
Bir proses değişkenini ayar noktasında tutmak için birlikte çalışan elemanlar bütünü: bir sensör ve transmitter, bir kontrolör ve kontrol vanası gibi bir son kontrol elemanı.
Dağıtık kontrol sisteminin kısaltması. Bir tesisin kontrol döngülerini yöneten ve kontrol odasındaki operatörlere ekranları, alarmları ve trend grafiklerini sağlayan bilgisayar tabanlı sistem.
Tesis Ekipmanları ve İşletme
Bir ünitenin ya da tesisin belirli bir sürede işlediği malzeme miktarı; örneğin günde işlenen ton cinsinden besleme.
Gazları ya da sıvıları atmosfer basıncının oldukça üzerinde veya altında tutmak için tasarlanmış kapalı kap; örneğin reaktör, ayırıcı, tambur ya da kolon.
Hammaddelerin, ara ürünlerin ya da ürünlerin kullanılmadan veya sevk edilmeden önce tutulduğu, genellikle atmosfer basıncında ya da buna yakın çalışan büyük kap.
Bir tank ya da reaktörün içeriğini karıştırmak, katıları askıda tutmak, ısıyı dağıtmak ve reaksiyonlara yardımcı olmak için kullanılan, bir veya daha fazla çark taşıyan motorlu mil.
İnşaatın ardından, gerçek devreye almadan önce ekipman ve sistemlerin kontrol edildiği, yıkandığı, test edildiği ve çalıştıklarını kanıtlamak için su ya da inert maddelerle çalıştırıldığı aşama.
Bir ünitenin ya da tesisin, yazılı bir prosedürü adım adım izleyerek duruş halinden normal işletme koşullarına getirilmesi.
Bir ünitenin ya da tesisin, planlı ve kontrollü biçimde veya bir arıza ya da emniyet sistemi müdahalesi nedeniyle aniden durdurulması.
Bir tesisin genellikle birkaç yılda bir yapılan büyük ve planlı duruşu. Muayene, bakım, katalizör değişimi, temizlik ve yeni ekipman montajı için yapılır.
İki flanş ya da yüzey arasına yerleştirilen ve cıvatalarla sıkıştırılarak sızıntıyı önleyen yumuşak veya yarı sert malzemeden düz halka.
İstenen şartnameyi karşılamayan ürün ya da akımı niteler; örneğin fazla su içeren, rengi yanlış olan veya saflığı düşük kalan ürün.
Bir proses tesisinin çalışabilmesi için gereken destek hizmetleri; örneğin buhar, soğutma suyu, elektrik, enstrüman havası, azot, yakıt gazı ve demineralize su.
Proses Güvenliği ve Tehlikeler
İnsanlara, tesise ya da çevreye zarar verebilecek her şey; örneğin yanıcı bir gaz, zehirli bir sıvı, yüksek basınç ya da sıcak bir yüzey.
Tehlikeli bir durum algılandığında bir işlemi otomatik olarak durduran ya da engelleyen koruma fonksiyonu; örneğin reaktör basıncı yükseldiğinde besleme vanasının kapatılması.
Bir kaptaki ya da borudaki basınç belirlenen sınırı aştığında kendiliğinden açılan ve akışkanı dışarı bırakarak ekipmanın patlamasını önleyen yaylı vana.
Tehlike ve işletilebilirlik çalışmasının kısaltması. Bir ekibin P&ID'yi bölüm bölüm, kılavuz kelimeler kullanarak sistematik biçimde incelediği ve zarara ya da işletme sorunlarına yol açabilecek sapmaları aradığı çalışmadır.
Tedarikçinin hazırladığı, bir kimyasalın tehlikelerini, güvenli kullanımını, depolanmasını, ilk yardım, yangınla mücadele ve bertaraf bilgilerini 16 numaralı bölümde anlatan standart belge.
Bir sıvının, yakınına alev ya da kıvılcım getirildiğinde kısa süreliğine tutuşacak kadar buhar çıkardığı en düşük sıcaklık.
Kontrolden çıkan ekzotermik reaksiyon: ısı, uzaklaştırılabileceğinden daha hızlı üretilir; bu nedenle sıcaklık, reaksiyon hızı ve basınç giderek hızlanarak yükselir.
Bir ekipmanı tüm enerji kaynaklarından ayıran ve ayırma noktalarını kilitleyip etiketleyerek, üzerinde çalışılırken kimsenin onu çalıştıramamasını sağlayan güvenlik prosedürü.
Basınç yükselmesi, seviye düşmesi ya da yüksek titreşim gibi bir değer güvenli sınırı aştığında koruma sisteminin bir makineyi veya üniteyi otomatik olarak durdurması.
Yanıcı bir gaz ya da buharın havada, tutuşturulduğunda yanabileceği veya patlayabileceği en düşük derişimi. Bu değerin altında karışım yanmak için fazla fakirdir.
Bir kabı ya da boruyu, açmadan veya devreye almadan önce azot gibi inert bir gaz ya da buharla süpürerek havadan, yanıcı gazdan veya zehirli maddeden arındırmak.
Ölçek Büyütme ve Proses Geliştirme
Laboratuvarda ya da pilot tesiste çalışan bir prosesi çok daha büyük, ticari boyutta çalışacak şekilde tasarlamak.
Laboratuvar ile tam ölçek arasında yer alan, planlanan üretim tesisinin küçük bir modeli. Prosesi denemek, tasarım verisi toplamak ve numune ürün üretmek için kullanılır.
Tamamen yeni bir ünite kurmak yerine, tesisin daha fazla üretmesini engelleyen ekipman sınırlarını bulup ortadan kaldırarak kapasitesini artırma.
Bir tesis tasarımının dayandığı, üzerinde anlaşmaya varılmış veri ve varsayımlar bütünü; örneğin kapasite, besleme ve ürün şartnameleri, saha koşulları ve tasarım payları.
Bir prosesin ekipmanlarını, akımlarını ve termodinamiğini içeren bilgisayar modelini yazılımla kurarak denklikleri hesaplama, ekipman boyutlandırma ve değişiklikleri deneme çalışması.
Proses geliştirmenin en küçük aşaması. Kimyayı denemek ve ilk verileri toplamak için birkaç mililitreden birkaç litreye kadar laboratuvar ekipmanı kullanılır.
Malzeme ve Korozyon
Bir metalin çevresiyle kimyasal ya da elektrokimyasal tepkimeye girerek yavaş yavaş zarar görmesi; örneğin karbon çelikteki pas ya da asit ve klorürlerin etkisi.
En az yaklaşık yüzde 10,5 krom içeren ve yüzeyde ince, koruyucu bir oksit tabakası oluşturduğu için karbon çeliğine göre çok daha iyi korozyon direnci gösteren çelik ailesi.
Bir ekipmanın, borunun ya da parçanın yapıldığı malzeme. Dayanım, sıcaklık, korozyon direnci ve maliyet dikkate alınarak seçilir.
Metal yüzeyinde küçük ama derin delikler açan, çevresindeki alan ise neredeyse hasarsız görünen yerel korozyon türü.
Bir kap ya da borunun et kalınlığına, dayanım hesaplarının gerektirdiğinin üzerine eklenen fazladan kalınlık. Ekipmanın ömrü boyunca korozyonla metal kaybetse de güvenli kalmasını sağlar.
Mini test: bu terimleri biliyor musun?
Bu sözlükten 10 soru. Her terimin doğru Türkçe karşılığını seç, puanını gör.
Kimya Mühendisliği İngilizcesi nasıl öğrenilir?
- Alandan gerçek metinler okuyun: ekipman föyleri, işletme kılavuzları, HAZOP çalışma tabloları, simülasyon raporları ve P&ID'lerin üzerindeki notlar bu terimleri doğal bağlamında gösterir.
- Her terimi birlikte kullanıldığı kelimelerle öğrenin: yalnızca 'reactor' değil, 'charge the reactor', 'reactor temperature' ve 'jacketed reactor'.
- Birimleri ve sayıları mühendislerin söylediği gibi sesli okuma alıştırması yapın: 'twelve cubic meters per hour', 'three point five bar gauge', 'two hundred kilowatts of heat duty'. İngilizcede ondalık ayırıcı virgül değil noktadır.
- Türkçe konuşanların sık karıştırdığı kelime çiftlerini bir listede toplayın; örneğin absorption ve adsorption, yield ve conversion ya da hazard ve risk.
- Basit bir prosesi beslemeden ürüne kadar birkaç İngilizce cümleyle anlatın; tıpkı bir vardiya devrinde ya da kısa bir teknik e-postada yapacağınız gibi.
Sıkça sorulan sorular
Kimya mühendisliği İngilizcesini nasıl öğrenebilirim?
Alandan gerçek metinler okuyun ve kelimelerin nasıl kullanıldığına dikkat edin: temel işlemler ders kitapları, ekipman föyleri, işletme prosedürleri, HAZOP raporları ve simülasyon çıktıları. Terimleri sık birlikte kullanıldığı kelimelerle öğrenin (open a valve, raise the setpoint, high pressure drop) ve hemen kendi raporlarınızda, e-postalarınızda ve toplantılarınızda kullanın.
Önce hangi kimya mühendisliği terimlerini öğrenmeliyim?
Her toplantıda duyduğunuz ve her çizimde gördüğünüz kelimelerle başlayın: mass balance, flow rate, reactor, catalyst, heat exchanger, distillation, pump, valve, pressure drop, setpoint, yield ve conversion. Ardından ayırma işlemleri, proses kontrolü, tesis işletmesi ve proses güvenliği terimlerine geçin. Bu sözlük de aynı sırayı izler: en temel terimlerden daha uzmanlık gerektirenlere doğru.
İngilizce konuşurken 'proses' mi demeliyim, 'process' mi?
İngilizcede her zaman 'process' denir; Amerikan İngilizcesinde /ˈprɑːsɛs/, İngiliz İngilizcesinde /ˈprəʊsɛs/ diye okunur. Türk mühendisler Türkçede 'proses' dediği için bu yazımı ve vurguyu İngilizce e-postalara ve sunumlara taşımamaya dikkat edin.
Kimya tesislerinde bar mı psi mı, santigrat mı Fahrenheit mı kullanılır?
Dünyanın büyük bölümünde tesislerde SI tabanlı birimler kullanılır: basınç için bar veya kPa, sıcaklık için santigrat derece, debi için metreküp/saat ve kilogram/saat. ABD'den gelen belgelerde ve birçok lisans sahibi firmanın dokümanlarında ise hala psi, Fahrenheit, galon/dakika ve pound/saat görürsünüz. Birimi ve basıncın gösterge (barg, psig) mi yoksa mutlak (bara, psia) mı olduğunu her zaman kontrol edin.
İlgili alanlar
Seviyene uygun okumayla pekiştir
Yeni kelimelerin kalıcı olmasının en hızlı yolu seviyene uygun metin okumaktır. Seviyene göre ücretsiz İngilizce kitaplar:
