Petrol, doğalgaz ve maden sektörü çalışanları için İngilizce

Petrol ve Madencilik İngilizcesi: 100 Temel Terim ve Anlamları

Petrol, doğal gaz ve madencilik sektörlerinin çalışma dili İngilizcedir: uluslararası operatörler, sondaj yüklenicileri, ekipman tedarikçileri, finans kuruluşları ve denetim otoriteleri günlük raporlarda, güvenlik prosedürlerinde, sözleşmelerde ve teknik el kitaplarında İngilizce kullanır. Bu terimler jeologların, sondajcıların, mühendislerin, maden amirlerinin, metalurjistlerin ve İSG çalışanlarının aramadan sondaja, rafinajdan boru hatlarına, cevher hazırlamadan saha kapatmaya kadar her gün kullandığı kelimelerdir.

  • 100 terim
  • 11 konu
  • 47 temel terim
  • 200 örnek cümle

Arama ve Jeoloji

  • hydrocarbonisimhidrokarbon

    Yalnızca hidrojen ve karbondan oluşan kimyasal bileşik. Ham petrol ve doğal gaz hidrokarbon karışımları olduğundan kelime genel olarak petrol ve gaz anlamında da kullanılır.

  • explorationisimarama, arama çalışmaları

    Jeolojik haritalama, jeofizik etütler, örnekleme ve deneme sondajlarıyla yeni petrol, gaz ya da maden yataklarını arama çalışması.

  • oreisimcevher, maden cevheri

    Kârlı bir şekilde çıkarılıp işlenebilecek kadar değerli metal veya mineral içeren kaya; örneğin demir cevheri veya bakır cevheri.

  • seismic surveyisimsismik etüt, sismik araştırma

    Yere ses dalgaları gönderilip farklı katmanlardan geri yansıyan yankıların kaydedilmesiyle yer altındaki kaya katmanlarının haritalanması yöntemi.

  • depositisimyatak, maden yatağı

    Yer kabuğunda bir mineralin, metalin, kömürün, petrolün ya da gazın doğal olarak birikmiş hali; işletmeye değecek kadar büyük ve zengin olabilir.

  • gradeisimtenör, cevher tenörü

    Bir kayadaki değerli metal veya mineral miktarı; genellikle yüzde (bakır için) ya da ton başına gram (altın ve gümüş için) olarak ifade edilir.

  • core sampleisimkarot, karot numunesi

    İçi boş bir matkapla kesilip yüzeye çıkarılan, jeologların kayayı yer altındaki haliyle incelemesini ve test etmesini sağlayan uzun silindir biçimli kaya parçası.

  • porosityisimgözeneklilik, porozite

    Bir kayanın hacminde petrol, gaz veya su barındırabilen boşlukların (gözeneklerin) oranı; genellikle yüzde olarak verilir.

  • permeabilityisimgeçirgenlik, permeabilite

    Akışkanların bir kayanın içinden ne kadar kolay akabildiği; gözeneklerin birbirine ne kadar iyi bağlı olduğuna bağlıdır. Darsi veya milidarsi (mD) cinsinden ölçülür.

  • dry holeisimkuru kuyu, boş kuyu

    Üretmeye değecek miktarda petrol veya gaz bulamayan kuyu. Genellikle tıkanıp terk edilir.

  • strike oildeyimpetrol bulmak, petrole rastlamak

    Sondajla petrol bulmak. Gündelik İngilizcede ani ve büyük başarı ya da çok para getiren bir şey bulmak anlamında da kullanılır.

  • ore bodyisimcevher kütlesi, cevherleşme

    Yer altında şekli, boyutu ve tenörü bilinen ve bir bütün olarak işletilebilecek sürekli cevher kütlesi.

  • assayisimanaliz, kimyasal analiz

    Bir kaya, toprak veya konsantre numunesinin ne kadar altın, bakır ya da başka bir metal içerdiğini ölçen laboratuvar testi.

Sondaj ve Kuyular

  • wellisimkuyu, sondaj kuyusu

    Petrol, gaz veya su bulmak ya da üretmek, ya da rezervuara akışkan basmak için yere açılan derin ve dar delik.

  • drilling rigisimsondaj kulesi, sondaj makinesi

    Bir kuyuyu açmak için kullanılan makinelerin tamamı; kule, motorlar, pompalar, kaldırma sistemi ve sondaj borusunu döndüren donanım bu sete dahildir.

  • drill bitisimmatkap, sondaj matkabı

    Sondaj dizisinin en altında bulunan, dönerken kayayı kırıp ufalayarak deliği derinleştiren kesici alet.

  • drilling mudisimsondaj çamuru, sondaj sıvısı

    Matkabı soğutmak, kaya kırıntılarını yüzeye taşımak ve kuyu basıncını kontrol altında tutmak için sondaj borusundan aşağı basılıp kuyudan geri dönen, özel olarak hazırlanmış sıvı.

  • casingisimmuhafaza borusu, kasing

    Kuyunun yeni açılan bölümüne indirilip çimentolanan, deliğin çökmesini önleyen ve kaya katmanlarıyla akışkanları birbirinden ayıran büyük çaplı çelik boru.

  • blowoutisimkuyu patlaması, kontrolsüz akış

    Basınç kontrol sistemleri devre dışı kaldıktan sonra kuyudan petrol, gaz veya suyun kontrolsüz şekilde çıkması. Yangına, can kayıplarına ve ciddi kirliliğe yol açabilir.

  • blowout preventer (BOP)isimpatlama önleyici (BOP), kuyu patlama önleyici

    Sondaj sırasında kuyuyu hızla kapatıp petrol veya gazın kontrolsüz çıkışını durdurmak için kuyunun üstüne monte edilen, ağır vanalardan oluşan büyük ünite.

  • well completionisimkuyu tamamlama, tamamlama

    Sondajdan sonra kuyunun güvenli şekilde üretime hazır hale getirilmesi için yapılan işler; üretim borusunun indirilmesi, muhafaza borusunun perfore edilmesi ve vanaların takılması gibi.

  • spudfiilsondaja başlamak, kuyuya başlamak

    Yeni bir kuyunun sondajına, matkabın toprağa veya deniz tabanına ilk girdiği andan itibaren başlamak.

  • tripfiilmanevra yapmak, diziyi kuyudan çekmek veya indirmek

    Örneğin aşınan matkabı veya bir aleti değiştirmek için sondaj dizisini kuyudan çekmek ya da yeniden indirmek. Bu işlemin tamamına trip denir.

  • kickisimakışkan girişi, kuyu gelmesi

    Formasyon basıncı çamur sütununun basıncından yüksek olduğunda kayadan kuyuya istenmeyen gaz, petrol veya su girişi.

  • drill stringisimsondaj dizisi, tij dizisi

    Kuleden matkaba kadar uzanan, birbirine bağlı sondaj boruları, ağırlık boruları ve aletlerden oluşan uzun dizi; matkabı döndürür ve sondaj çamurunu kuyunun dibine taşır.

Üretim ve Açık Deniz

  • crude oilisimham petrol, petrol

    Yer altından çıktığı haliyle, henüz benzin, motorin ve jet yakıtı gibi ürünlere dönüştürülmemiş, rafine edilmemiş petrol.

  • natural gasisimdoğal gaz

    Yer altında, çoğu zaman petrolle birlikte bulunan ve büyük ölçüde metandan oluşan gaz yakıt. Isınmada, ocaklarda, elektrik santrallerinde ve sanayide hammadde olarak kullanılır.

  • reservoirisimrezervuar, rezervuar kaya

    Tane aralarındaki küçük boşluklarda petrol veya gaz barındıran ve üstündeki geçirimsiz kaya sayesinde akışkanların kaçamadığı, derindeki gözenekli kaya tabakası.

  • offshoresıfataçık deniz, denizde

    Kıyıdan uzakta, denizde bulunan ya da gerçekleşen; örneğin denizdeki bir petrol sahası, platform veya sondaj kulesi. Karşıtı onshore'dur (karada).

  • wellheadisimkuyu başı, kuyu başı ekipmanı

    Kuyunun en üstünde, yüzeyde veya deniz tabanında bulunan; muhafaza ve üretim borularını taşıyan ve kuyuyu vanalara ve akış hatlarına bağlayan çelik ekipman.

  • hydraulic fracturingisimhidrolik çatlatma, frak

    Şeyl gibi geçirgenliği düşük formasyonlardan petrol veya gazın daha kolay akabilmesi için suyun, kumun ve kimyasalların kuyuya çok yüksek basınçla basılarak kayanın çatlatılması.

  • enhanced oil recovery (EOR)isimgeliştirilmiş petrol kurtarımı, ileri petrol üretim yöntemleri

    Olgun bir sahadan doğal basınç ve su basmayla elde edilebilecek olandan daha fazla petrol almak için kullanılan yöntemler; örneğin rezervuara CO2, buhar veya kimyasal basmak.

  • separatorisimseparatör, ayırıcı

    Üretim tesisinde kuyulardan gelen karışık akışı petrol, gaz ve suya ayıran, böylece her birinin ayrı ayrı işlenip sevk edilmesini sağlayan basınçlı kap.

  • flow rateisimdebi, akış hızı

    Bir kuyudan veya borudan belirli bir sürede akan petrol, gaz ya da su miktarı; örneğin günlük varil veya saatlik metreküp.

  • shut inphrasal verb (öbek fiil)kuyuyu kapatmak, üretimi durdurmak

    Bir kuyunun vanalarını kapatarak akışını durdurmak; güvenlik, onarım veya test amacıyla ya da üretime ihtiyaç olmadığı için yapılır.

  • FPSOkısaltmayüzer üretim, depolama ve boşaltma ünitesi, FPSO

    Floating production, storage and offloading unit ifadesinin kısaltması: açık deniz sahasının üzerine demirlenen, deniz altı kuyularından gelen petrolü işleyen, depolayan ve tankerlere aktaran gemi biçimli yüzer ünite.

  • platformisimplatform, açık deniz platformu

    Açık denizde kuyu açmak veya petrol ve gaz üretmek için gereken donanımı ve yaşam mahallerini taşıyan, deniz tabanına oturan ya da yüzen büyük yapı.

Rafinaj ve Petrokimya

  • refineryisimrafineri

    Ham petrolün ısıtılıp ayrıştırıldığı ve kimyasal olarak dönüştürüldüğü; benzin, motorin, jet yakıtı, LPG ve asfalt gibi ürünlerin üretildiği sanayi tesisi.

  • distillationisimdamıtma, distilasyon

    Rafinajın ilk temel adımı: ham petrol ısıtılır, buharları uzun bir kolonda yükselir ve farklı yüksekliklerde yoğunlaşarak benzin, gazyağı ve motorin gibi fraksiyonlara ayrılır.

  • crackingisimkraking, parçalama

    Büyük ve ağır hidrokarbon moleküllerini daha küçük ve hafif moleküllere ayırarak düşük değerli ağır petrolü daha fazla benzin, motorin ve diğer ürünlere dönüştüren rafinaj işlemi.

  • feedstockisimhammadde, besleme

    Bir rafineri ünitesine veya kimya tesisine işlenmek üzere verilen hammadde; örneğin rafineri için ham petrol, petrokimya tesisi için nafta.

  • petrochemicalisimpetrokimyasal ürün, petrokimya

    Etilen, propilen veya benzen gibi petrolden ya da doğal gazdan elde edilen ve plastik, elyaf, gübre ve pek çok başka ürünün yapımında kullanılan kimyasal madde.

  • API gravityisimAPI gravitesi, API derecesi

    Amerikan Petrol Enstitüsü'nün oluşturduğu ve bir ham petrolün suya göre ne kadar hafif veya ağır olduğunu gösteren ölçek. Sayı ne kadar yüksekse petrol o kadar hafiftir; suyun değeri 10 derecedir.

  • sour crudeisimekşi ham petrol, yüksek kükürtlü ham petrol

    Kükürt içeriği yüksek, genellikle yüzde 0,5'in üzerinde olan ham petrol. Kükürt içeriği düşük ham petrole sweet crude (tatlı ham petrol) denir.

Boru Hatları, Depolama ve LNG

  • pipelineisimboru hattı

    Petrol, gaz, su veya bulamacı uzun mesafelere taşımak için kullanılan, çoğu zaman toprağa gömülü ya da deniz tabanına döşenmiş, birbirine bağlı borulardan oluşan uzun hat.

  • LNGkısaltmasıvılaştırılmış doğal gaz (LNG), LNG

    Liquefied natural gas ifadesinin kısaltması: yaklaşık eksi 162°C'ye kadar soğutularak sıvı hale getirilen, hacmi yaklaşık 600 kat küçülen ve tanker gemileriyle taşınabilen doğal gaz.

  • storage tankisimdepolama tankı, tank

    Terminalde, rafineride veya üretim sahasında ham petrol, yakıt, su ya da kimyasal madde depolamak için kullanılan, genellikle silindir biçimli büyük çelik hazne.

  • compressor stationisimkompresör istasyonu

    Gaz boru hattı boyunca kurulan ve gazın uzun mesafelerde akmaya devam etmesi için kompresörlerle basıncını yükselten tesis.

  • pigisimpig, boru içi temizleme ve muayene aracı

    Akışın itmesiyle boru hattının içinden geçirilen ve hattı temizleyen, ürünleri birbirinden ayıran ya da boru cidarını içeriden muayene eden araç. Akıllı pig'ler korozyonu ve çatlakları tespit eden sensörler taşır.

  • throughputisimişlenen miktar, iletilen miktar

    Belirli bir sürede bir boru hattından, tesisten veya terminalden geçen malzeme miktarı; örneğin günlük varil veya saatlik ton.

Maden Türleri ve Madencilik Faaliyetleri

  • mineisimmaden, maden ocağı

    Kömür, metal cevherleri veya diğer minerallerin büyük bir yüzey çukurundan ya da yeraltı tünellerinden kazılarak çıkarıldığı yer.

  • open-pit mineisimaçık ocak, açık işletme

    Cevherin yeraltı tünelleri yerine yüzeyden, zamanla genişleyip derinleşen basamaklı büyük bir çukurdan kazılarak çıkarıldığı maden.

  • underground mineisimyeraltı madeni, yeraltı ocağı

    Cevhere veya kömüre kuyular, rampalar ya da tüneller aracılığıyla ulaşılıp yüzeyin altından üretim yapılan maden; yatak açık ocak için fazla derinde olduğunda tercih edilir.

  • blastingisimpatlatma, atım

    Delinmiş deliklere yerleştirilen patlayıcılarla kayanın parçalanıp yüklenebilir ve taşınabilir hale getirilmesi. Açık ocaklarda, yeraltı madenlerinde ve taş ocaklarında günlük bir iştir.

  • shaftisimkuyu, maden kuyusu

    Yüzeyden yeraltı madenine inen dikey ya da çok eğimli tünel; işçilerin, cevherin, malzemenin ve havanın taşınması için kullanılır.

  • overburdenisimörtü tabakası, dekapaj malzemesi

    Bir cevher kütlesinin veya kömür damarının üzerinde bulunan ve değerli malzemeye ulaşmak için kaldırılması gereken toprak ve atık kaya.

  • ventilationisimhavalandırma, maden havalandırması

    Oksijen sağlamak, tozu, ısıyı ve tehlikeli gazları uzaklaştırmak ve havayı solunabilir tutmak için yeraltı madeninde temiz havayı dolaştıran sistem.

  • roof boltisimtavan bulonu, kaya bulonu

    Yeraltı tünelinin tavanında veya yan duvarlarında açılan deliğe yerleştirilen ve gevşek kaya katmanlarını birbirine bağlayarak düşmelerini önleyen uzun çelik çubuk.

  • longwall miningisimuzunayak madenciliği, uzunayak yöntemi

    Uzun bir üretim aynası boyunca kesici-yükleyicinin (shearer) kömürü ilerleyen hidrolik tahkimatın altında kestiği, tahkimatın arkasında ise tavanın kontrollü olarak göçmesine izin verilen yeraltı kömür madenciliği yöntemi.

  • seamisimdamar, kömür damarı

    Diğer kaya katmanları arasında uzanan kömür veya başka bir mineral tabakası. Kalınlığı birkaç santimetreden birkaç metreye kadar çıkabilir.

  • stripping ratioisimdekapaj oranı, örtü kazı oranı

    Açık ocakta çıkarılan her birim cevher için kaldırılması gereken atık kaya miktarı; 4:1 oranı, her ton cevher için dört ton atık demektir.

  • benchisimbasamak, şev basamağı

    Açık ocağın veya taş ocağının duvarlarına kazılmış ve delme, patlatma ve yüklemenin yapıldığı düz, basamak biçimli seviyelerden her biri.

Cevher Hazırlama ve Zenginleştirme

  • crusherisimkırıcı, konkasör

    Büyük kayaları daha küçük parçalara ayıran makine. Kırma, cevher hazırlamada öğütmeden önceki ilk adımdır.

  • concentrateisimkonsantre, zenginleştirilmiş cevher

    Cevher hazırlama tesisinin ana ürünü; değerli mineralin ilk cevhere göre çok daha yoğun olduğu, satışa veya izabe tesisine gönderilmeye hazır toz.

  • flotationisimflotasyon, köpük flotasyonu

    Değerli mineralleri atıktan ayıran işlem: kimyasallar mineral tanelerinin hava kabarcıklarına tutunmasını sağlar, kabarcıklar yükselip köpük oluşturur ve bu köpük sıyrılarak alınır.

  • grindingisimöğütme

    Kırmadan sonraki aşama; değerli mineral tanelerinin atık kayadan serbest kalması için cevherin dönen değirmenlerde ince toz haline getirilmesi.

  • leachingisimliç, liç işlemi

    Bir metalin cevherden kimyasal bir çözeltiyle, örneğin altın için siyanür veya bakır için sülfürik asitle çözündürülmesi ve ardından metalin çözeltiden geri kazanılması.

  • smeltingisimizabe, ergitme

    Metali diğer elementlerden ayırmak için cevheri veya konsantreyi bir fırında çok yüksek sıcaklığa ısıtma işlemi; geriye cüruf adı verilen atık kalır.

  • recoveryisimverim, kazanım

    Cevherdeki değerli metalin, tesis tarafından fiilen nihai ürüne kazandırılabilen yüzdesi.

Ağır Ekipman ve Makineler

  • excavatorisimekskavatör, kazıcı

    Dönebilen kabin üzerinde bom, kol ve kovası bulunan; madenlerde kaya kazıp kamyonlara yüklemek için kullanılan büyük kazı makinesi.

  • haul truckisimkaya kamyonu, maden kamyonu

    Açık ocaklarda cevheri ve atık kayayı yükleme noktasından kırıcıya, stok sahasına veya pasa döküm alanına taşıyan çok büyük damperli kamyon.

  • conveyorisimkonveyör, bant konveyör

    Makaralar üzerinde hareket eden kauçuk bant sayesinde cevheri, kömürü veya kayayı bir yerden başka bir yere, örneğin kırıcıdan stok sahasına, kesintisiz taşıyan makine.

  • derrickisimkule, sondaj kulesi

    Sondaj dizisini ve muhafaza borularını kaldırıp indiren kaldırma donanımını taşıyan, sondaj teçhizatındaki yüksek çelik kule.

İş Sağlığı ve Güvenliği

  • PPEkısaltmakişisel koruyucu donanım (KKD), KKD

    Personal protective equipment ifadesinin kısaltması: çalışanların sahada kendilerini korumak için kullandığı baret, koruyucu gözlük, eldiven, iş ayakkabısı, yüksek görünürlüklü kıyafet ve diğer donanımlar.

  • permit to workisimçalışma izni, iş izni

    Sıcak çalışma, yüksekte çalışma veya enerjili ekipman üzerinde çalışma gibi yüksek riskli işlerden önce düzenlenmesi zorunlu olan, tehlikeleri ve alınacak önlemleri sıralayan yazılı onay.

  • H2Skısaltmahidrojen sülfür (H2S), kükürtlü hidrojen

    Hidrojen sülfürün kimyasal formülü; bazı kuyularda ve madenlerde bulunan renksiz ve son derece zehirli gaz. Düşük derişimde çürük yumurta gibi kokar, ancak koku alma duyusunu çabucak köreltebilir.

  • lockout/tagoutisimkilitleme/etiketleme, LOTO

    Bakım sırasında kimsenin çalıştıramaması için ekipmanın kapatıldığı, enerji kaynaklarından ayrıldığı ve üzerine kişisel kilitler ile uyarı etiketleri takıldığı güvenlik prosedürü.

  • methaneisimmetan, grizu

    Doğal gazın ana bileşeni olan renksiz ve kokusuz gaz (CH4). Kömür madenlerinde kömürden açığa çıkar ve havayla karıştığında patlayabilir.

  • gas detectorisimgaz dedektörü, gaz ölçüm cihazı

    H2S, metan veya karbon monoksit gibi tehlikeli gazları ya da oksijen eksikliğini ölçen ve seviyeler güvensiz hale gelince alarm veren elektronik cihaz.

  • confined spaceisimkapalı alan, kapalı ortam

    Tank, basınçlı kap, çukur veya silo gibi giriş-çıkışı kısıtlı olan ve zehirli gazlar ya da oksijen yetersizliği nedeniyle girilmesi tehlikeli olabilen kapalı alan.

  • muster pointisimtoplanma noktası, toplanma alanı

    Alarm veya acil durum anında herkesin toplanması gereken, amirlerin kişi sayımı yapıp eksik olan olup olmadığını görebildiği işaretli güvenli yer.

  • near missisimramak kala, ramak kala olay

    Yaralanmaya veya hasara yol açabilecekken yol açmayan planlanmamış olay; örneğin bir çalışanın hemen yanına düşen bir alet.

  • HSEkısaltmasağlık, emniyet ve çevre, İSG ve çevre

    Health, safety and environment ifadesinin kısaltması: bir şirketin çalışanları, halkı ve doğayı zarardan korumak için kullandığı kurallar, kişiler ve sistemler.

Çevresel Etki ve Saha Kapatma

  • tailingsisimmaden atığı, cevher hazırlama atığı

    Cevher hazırlama tesisinde değerli mineraller ayrıldıktan sonra geriye kalan, ince öğütülmüş kaya ve su karışımı.

  • oil spillisimpetrol sızıntısı, petrol döküntüsü

    Ham petrolün veya petrol ürünlerinin bir tanker, boru hattı ya da kuyudan kazara denize, nehirlere veya toprağa yayılması.

  • flaringisimgaz yakma, fakelde yakma

    İstenmeyen doğal gazın kuyu sahasında, platformda veya tesiste flare (fakel) adı verilen yüksek bir bacada yakılması; güvenlik amacıyla ya da gaz kullanılamadığı veya satılamadığı için yapılır.

  • environmental impact assessment (EIA)isimçevresel etki değerlendirmesi (ÇED), ÇED raporu

    Maden, boru hattı veya rafineri gibi planlanan bir projenin hava, su, toprak, yaban hayatı ve yerel halk üzerindeki etkilerini ve bu etkilerin nasıl azaltılacağını inceleyen resmi çalışma.

  • tailings damisimatık barajı, maden atık barajı

    Maden atıklarını ve suyu bir depolama alanında tutmak için inşa edilen set. Yıkılırsa oluşan çamur seli aşağıdaki köyleri ve nehirleri yok edebilir.

  • reclamationisimrehabilitasyon, arazinin doğaya yeniden kazandırılması

    Madencilik veya sondajla bozulan arazinin güvenli, kararlı ve kullanılabilir hale getirilmesi; örneğin pasa döküm alanlarının yeniden şekillendirilmesi, bitkisel toprak serilmesi ve bitkilendirme yapılması.

  • acid mine drainage (AMD)isimasit maden drenajı, asidik maden suyu

    Maden atıklarında veya işletmelerde bulunan pirit gibi sülfürlü minerallerin hava ve suyla temas etmesiyle oluşan, metal yüklü asidik su. Nehirleri onlarca yıl kirletebilir.

  • decommissioningisimdevreden çıkarma, söküm

    Ömrünü tamamlamış bir petrol ve gaz tesisinin, platformun, boru hattının veya fabrikanın güvenli şekilde kapatılıp sökülmesi; kuyuların tıkanmasını ve sahanın temizlenmesini de kapsar.

Sektör, Rezervler ve Sözleşmeler

  • upstreamsıfatarama-üretim, upstream

    Petrol ve gaz sektörünün ilk aşamasını anlatır: hidrokarbon aramak, kuyu açmak ve petrolle gazı yeryüzüne çıkarmak.

  • downstreamsıfatrafinaj ve pazarlama, downstream

    Petrol ve gaz sektörünün son aşamasını anlatır: ham petrolün rafine edilmesi, ardından yakıtların ve diğer ürünlerin dağıtılıp müşterilere satılması.

  • barrelisimvaril

    Ham petrol için kullanılan standart hacim birimi; 42 ABD galonuna, yani yaklaşık 159 litreye eşittir. Petrol fiyatları ve üretim miktarları varil üzerinden verilir.

  • reservesisimrezervler, rezerv

    Varlığı bilinen ve mevcut teknoloji ile fiyatlarla kârlı biçimde üretilebilecek, belirli kurallara göre hesaplanmış petrol, gaz veya cevher miktarı.

  • royaltyisimdevlet hakkı, devlet hissesi

    Üretim yapan şirketin kaynağın sahibine, genellikle devlete, üretilen petrol, gaz veya madenin değeri ya da miktarı üzerinden ödediği pay.

  • production sharing agreement (PSA)isimüretim paylaşım anlaşması, üretim paylaşım sözleşmesi

    Petrol veya gazın mülkiyetinin devlette kaldığı, arama ve geliştirme masraflarını şirketin üstlendiği ve şirketin masrafları karşılandıktan sonra üretimin taraflar arasında paylaşıldığı sözleşme.

  • Brent crudeisimBrent petrolü, Brent ham petrolü

    Fiyatı, dünya genelinde petrolün fiyatlandırılmasında başlıca uluslararası referans olarak kullanılan Kuzey Denizi kaynaklı ham petrol karışımı.

  • midstreamsıfattaşıma ve depolama, midstream

    Petrol ve gaz sektörünün, petrolü ve gazı saha ile rafineri veya pazar arasında boru hatları, tankerler, terminaller ve tanklar aracılığıyla taşıyıp depolayan orta kısmını anlatır.

  • feasibility studyisimfizibilite çalışması, yapılabilirlik etüdü

    Bir maden veya petrol ve gaz projesinin inşa edilip kârlı şekilde işletilip işletilemeyeceğini gösteren ve yatırım kararında kullanılan ayrıntılı teknik ve mali çalışma.

Mini test: bu terimleri biliyor musun?

Bu sözlükten 10 soru. Her terimin doğru Türkçe karşılığını seç, puanını gör.

Petrol ve Madencilik İngilizcesi nasıl öğrenilir?

  • İşe büyük resimle başlayın: petrol ve gazda upstream (arama-üretim), midstream (taşıma ve depolama) ve downstream (rafinaj ve pazarlama); madencilikte ise aramadan üretime, cevher hazırlamaya ve saha kapatmaya uzanan zincir. Bir kelimenin zincirin neresinde durduğunu bilmek onu akılda tutmayı kolaylaştırır.
  • Alandan gerçek metinler okuyun: günlük sondaj raporları, üretim raporları, maden güvenlik prosedürleri, şirket faaliyet raporları, ÇED raporları ve yayımlanmış kaza inceleme raporları. Terimlerin bağlam içinde nasıl kullanıldığını en iyi bunlar gösterir.
  • Kısaltmaları açılımlarıyla birlikte öğrenin: BOP, H2S, PPE, LNG, HSE, EIA, FPSO ve bbl neredeyse her raporda, e-postada ve toplantıda karşınıza çıkar.
  • Sayıları ve birimleri sesli okuyarak çalışın: günlük varil, fit küp gaz, ton, ton başına gram, ppm ve psi. Bir raporda yanlış birim kullanmak pahalıya mal olabilir.
  • Güvenlik ifadelerini sahada kullanıldıkları gibi öğrenin: 'stop the job' (işi durdur), 'isolate the equipment' (ekipmanı izole et), 'go to your muster point' (toplanma noktanıza gidin). Acil durumda kısa ve standart İngilizce en güvenli olanıdır.

Sıkça sorulan sorular

İngilizcedeki 'petrol' kelimesi Türkçedeki 'petrol' ile aynı anlama mı geliyor?

Hayır. İngiliz İngilizcesinde 'petrol' arabaya konan benzin demektir; Amerikan İngilizcesinde buna 'gasoline' veya 'gas' denir. Türkçedeki sektörel anlamıyla 'petrol' için 'oil' ya da 'crude oil' kullanın: 'petrol şirketi' İngilizcede 'oil company', 'petrol kuyusu' ise 'oil well' olur.

Upstream, midstream ve downstream arasındaki fark nedir?

Bunlar petrol ve gaz değer zincirinin üç parçasıdır. Upstream arama ve üretimdir: petrolü ve gazı bulup yeryüzüne çıkarmak. Midstream, bunların boru hatları, tankerler, terminaller ve depolarla taşınması ve depolanmasıdır. Downstream ise rafine edilip yakıtların ve petrokimyasal ürünlerin müşterilere satılmasıdır. Üç alanda da faaliyet gösteren şirketlere entegre şirket denir.

Kaynak (resources) ile rezerv (reserves) arasındaki fark nedir?

Kaynaklar (resources), varlığı düşünülen petrol, gaz veya madenin toplam miktarıdır ve hiçbir zaman ekonomik olarak üretilemeyecek kısmı da içerebilir. Rezervler (reserves) ise mevcut koşullarda kârlı biçimde üretilebilen ve raporlama kurallarına göre değerlendirilmiş kısımdır; petrol ve gazda SPE-PRMS, madencilikte JORC Kodu, NI 43-101 ve Türkiye'de UMREK Kodu bu kurallara örnektir. Bir raporda bu iki kelimeyi eş anlamlı kullanmak ciddi bir hatadır.

Petrol, gaz ve madencilik İngilizcesi için hangi birimleri bilmeliyim?

Petrol varil (1 varil = 42 ABD galonu, yaklaşık 159 litre), üretim ise günlük varil cinsinden ölçülür. Gaz metreküp veya fit küp ile ölçülür; çoğu zaman bin (Mcf), milyon (MMcf) fit küp veya milyar metreküp (bcm) olarak ifade edilir. Madencilikte metrik ton, yüzde veya ton başına gram (g/t) cinsinden tenör ve altın için troy ons kullanılır. Basınç genellikle psi veya bar cinsinden verilir.

Bu sektördeki Türk çalışanlar işte İngilizce terim kullanıyor mu?

Evet, çok sık. Sondaj kulelerinde, platformlarda ve uluslararası maden projelerinde BOP, casing, kick, pig, flare, LOTO ve HSE gibi kelimeler Türkçe konuşurken bile genellikle İngilizce bırakılır; yabancı ortaklara, finans kuruluşlarına ve yüklenicilere sunulan raporlar da İngilizce yazılır. Hem İngilizce terimi hem de Türkçe karşılığını bilmek, yerel ekiplerle ve uluslararası ortaklarla çalışmayı kolaylaştırır.

Seviyene uygun okumayla pekiştir

Yeni kelimelerin kalıcı olmasının en hızlı yolu seviyene uygun metin okumaktır. Seviyene göre ücretsiz İngilizce kitaplar: