Çiftçiler ve ziraat mühendisleri için İngilizce

Tarım İngilizcesi: 100 Temel Terim ve Anlamları

Çiftçiler, ziraat mühendisleri, tarım danışmanları ve ihracatçılar İngilizceyle tohum kataloglarında, ilaç etiketlerinde, makine kullanım kılavuzlarında, bilimsel makalelerde, FAO raporlarında ve yabancı alıcılarla yapılan görüşmelerde karşılaşır. Bu sözlük; bitkisel üretim, toprak ve sulamadan gübrelere, bitki korumadan tarım makinelerine, hayvancılıktan seracılığa, hasat ve depolamadan tarım ticareti ve desteklerine kadar sektöre yeni başlayan birinin ilk ihtiyaç duyacağı kelimeleri bir araya getirir. Her terimde anlamını, tarımda gerçekte nasıl kullanıldığını ve Türkçe karşılığını bulacaksınız.

  • 100 terim
  • 10 konu
  • 45 temel terim
  • 201 örnek cümle

Bitkisel Üretim

  • cropisimürün, ekin

    Buğday, pamuk ya da domates gibi gıda, yem, lif veya gelir elde etmek için geniş ölçekte yetiştirilen bitki; bir sezonda bu bitkiden alınan ürün miktarı için de kullanılır.

  • yieldisimverim, dekara verim

    Belirli bir alandan ya da hayvandan elde edilen ürün, süt veya başka bir çıktının miktarı; genellikle ton/hektar ya da kilogram/dekar olarak ifade edilir.

  • seedisimtohum, tohumluk

    Bitkinin, yeni bir bitkinin gelişebildiği küçük kısmı; tarımda ekim için saklanan ya da satın alınan tane veya materyal için de kullanılır.

  • sowfiilekmek, ekim yapmak

    Tohumları bitkiye dönüşmeleri için elle ya da makineyle toprağın içine veya üzerine bırakmak.

  • crop rotationisimekim nöbeti, münavebe

    Toprağı sağlıklı tutmak, zararlıları, hastalıkları ve yabancı otları azaltmak için aynı tarlada farklı ürünleri birkaç sezon boyunca planlı bir sırayla yetiştirme uygulaması.

  • organic farmingisimorganik tarım, ekolojik tarım

    Sentetik pestisit ve mineral gübre kullanmayan; ekim nöbeti, kompost, hayvan gübresi ve doğal zararlı mücadelesine dayanan, sertifikalı tarım yöntemi.

  • agronomistisimziraat mühendisi, agronomist

    Bitkisel üretim ve toprak yönetimi konusunda uzmanlaşmış, çiftçilere çeşit seçimi, gübreleme, sulama ve bitki koruma konularında danışmanlık yapan kişi.

  • hectareisimhektar

    10.000 metrekareye, yani on dekara eşit metrik alan birimi; uluslararası tarımda arazi ve verim için kullanılan standart birim.

  • varietyisimçeşit, kültür çeşidi

    Islahçılar tarafından geliştirilen ve tohum ya da fide olarak satılan, verim, kalite, erkencilik veya hastalığa dayanıklılık gibi belirli özellikleri olan, adı konmuş bitki tipi.

  • cerealisimtahıl, hububat

    Buğday, arpa, mısır, çeltik, yulaf ya da çavdar gibi yenebilir tanesi için yetiştirilen buğdaygil bitkisi; bu bitkilerin tanesi için de kullanılır.

  • germinationisimçimlenme

    Tohumun yeterli su, sıcaklık ve oksijen bulduğunda büyümeye başlayıp kök ve sürgün çıkarması süreci.

  • seeding rateisimekim normu, tohum miktarı

    Birim alana ekilen tohum miktarı; hektar başına kilogram ya da metrekare veya hektar başına tohum sayısı olarak verilir.

  • pollinationisimtozlaşma, tozlanma

    Çiçek tozunun çiçeğin erkek organından dişi organına taşınması; birçok üründe meyve ve tohum bağlamak için gereklidir.

Toprak ve Arazi Yönetimi

  • soilisimtoprak

    Minerallerden, organik maddeden, sudan ve havadan oluşan, bitkilerin içinde büyüdüğü ve su ile besin aldığı yer kabuğunun gevşek üst katmanı.

  • arable landisimekilebilir arazi, işlenebilir tarım arazisi

    Sürülen ya da işlenen ve tahıl, sebze veya yem bitkileri gibi tek yıllık ürünlerin yetiştirildiği arazi.

  • soil fertilityisimtoprak verimliliği, toprak bereketi

    Toprağın, bitkilerin iyi gelişmesi ve yüksek verim vermesi için gereken besin elementlerini, suyu ve koşulları sağlayabilme yeteneği.

  • organic matterisimorganik madde

    Toprağın, ayrışan bitki ve hayvan kalıntılarından oluşan kısmı; suyu ve besin elementlerini tutar, toprak yapısını iyileştirir.

  • soil erosionisimtoprak erozyonu, toprak aşınması

    Toprağın üst katmanının su ya da rüzgarla taşınarak kaybolması; çıplak arazi, eğim ve yoğun toprak işleme bu durumu genellikle ağırlaştırır.

  • topsoilisimüst toprak, toprağın üst katmanı

    Genellikle birkaç on santimetre derinliğinde olan, alttaki katmanlardan daha koyu renkli ve organik madde, kök ve toprak canlıları bakımından daha zengin olan üst toprak katmanı.

  • soil pHisimtoprak pH'sı, toprak reaksiyonu

    Toprağın ne kadar asidik ya da alkali olduğunu 0-14 arası bir ölçekte gösteren değer; bitkilerin hangi besin elementlerini alabileceğini etkiler.

  • tillageisimtoprak işleme

    Pulluk, diskaro ya da kültivatör kullanmak gibi mekanik işlemlerle toprağın bitki yetiştirmeye hazırlanması.

  • fallowsıfatnadas, nadasa bırakılmış

    Nem biriktirmesi, verimliliğini toplaması ya da yabancı otlardan arındırılması için bir sezon veya daha uzun süre ekilmeden bırakılan tarım arazisi için kullanılır.

  • cover cropisimörtü bitkisi, yeşil gübre bitkisi

    Hasat edilmekten çok, ana ürünler arasındaki dönemde toprağı korumak ve iyileştirmek için yetiştirilen fiğ, üçgül, çavdar ya da hardal gibi bitki.

  • no-till farmingisimdoğrudan ekim, toprak işlemesiz tarım

    Ürünlerin pulluk ya da başka bir toprak işleme yapılmadan, bir önceki ürünün artıkları arasına doğrudan ekildiği sistem.

  • salinityisimtuzluluk, tuzlanma

    Toprakta ya da suda çözünmüş tuz miktarı; yüksek tuzluluk bitkilerin su almasını zorlaştırır ve verimi düşürür.

Sulama ve Su Yönetimi

  • irrigationisimsulama

    Yağışın tek başına yetmediği durumlarda araziye ya da bitkilere kanal, boru, yağmurlama başlığı veya damlatıcılarla yapay olarak su verilmesi.

  • droughtisimkuraklık

    Normalden çok daha az yağış alınan, toprağın kurumasına, su sıkıntısına ve ürün kayıplarına yol açan uzun dönem.

  • drip irrigationisimdamla sulama, damlama sulama

    Suyu borular ve küçük damlatıcılar aracılığıyla her bitkinin kök bölgesine yavaşça ve doğrudan veren, çok az su kaybına yol açan sulama yöntemi.

  • sprinkler irrigationisimyağmurlama sulama, yağmurlama

    Suyu borular ve dönen başlıklar aracılığıyla havaya püskürterek bitkilerin üzerine yağmur gibi düşmesini sağlayan sulama yöntemi.

  • groundwaterisimyeraltı suyu

    Toprak ve kaya katmanlarında, yani akiferlerde depolanan ve çiftçilerin sulama ve hayvan içme suyu için kuyularla çıkardığı yer altındaki su.

  • furrow irrigationisimkarık sulama, karıkla sulama

    Suyun, bitki sıraları arasında açılan küçük kanallarda cazibeyle aktığı yüzey sulama yöntemi.

  • irrigation schedulingisimsulama programlaması, sulama zamanlaması

    Bitkinin ihtiyacına, hava verilerine ve toprak nemine göre ne zaman sulama yapılacağına ve ne kadar su verileceğine karar verme.

  • fertigationisimfertigasyon, sulama suyuyla gübreleme

    Suda çözünmüş gübrelerin bir sulama sistemiyle, genellikle damla sulamayla verilmesi; böylece besin elementleri suyla birlikte köklere ulaşır.

  • evapotranspirationisimevapotranspirasyon, bitki su tüketimi

    Bir tarladan toprak yüzeyindeki buharlaşma ile bitki yapraklarından terleme yoluyla kaybolan toplam su; bitkinin ne kadar su kullandığını gösterir.

Bitki Besleme ve Gübreler

  • fertilizerisimgübre, kimyevi gübre

    Azot, fosfor ve potasyum gibi besin elementlerini sağlamak ve bitki gelişimini artırmak için toprağa ya da bitkiye verilen doğal veya sanayide üretilmiş madde.

  • NPKkısaltmaNPK, azot-fosfor-potasyum

    Bitkilerin üç temel besin elementi olan azot (N), fosfor (P) ve potasyum (K); gübre torbasında her birinden ne kadar bulunduğunu gösteren üç sayı için de kullanılır.

  • manureisimhayvan gübresi, ahır gübresi

    Toprağa besin elementi ve organik madde kazandırmak için organik gübre olarak serilen, çoğunlukla saman ya da altlıkla karışmış hayvan dışkısı.

  • soil analysisisimtoprak analizi, toprak tahlili

    Toprak örneklerinde besin elementlerini, pH'yı, organik maddeyi, kireci, tuzluluğu ve bünyeyi ölçen ve gübre önerilerine temel oluşturan laboratuvar testi.

  • compostisimkompost, kompost gübre

    Bitkisel atıkların, hayvan gübresinin ve diğer organik maddelerin kontrollü koşullarda ayrışmasıyla elde edilen, toprağı iyileştirmek için kullanılan koyu renkli, ufalanabilir materyal.

  • micronutrientisimmikro besin elementi, iz element

    Bitkilerin çok az miktarda ihtiyaç duyduğu ama olmadan normal gelişemediği demir, çinko, mangan, bakır, bor ve molibden gibi besin elementi.

  • nutrient deficiencyisimbesin elementi noksanlığı, besin eksikliği

    Bitkinin belirli bir besin elementini yeterince alamaması; yaprak sararması, zayıf gelişme ya da düşük verim gibi belirtilerle kendini gösterir.

  • top-dressfiilüst gübreleme yapmak, üst gübre vermek

    Ürünün zaten yetişmekte olduğu bir tarlanın yüzeyine gübre serpmek; tahıllarda genellikle ilkbaharda verilen azotlu gübre için kullanılır.

Bitki Koruma

  • pestisimzararlı, bitki zararlısı

    Bitkilere, depolanmış ürünlere ya da çiftlik hayvanlarına zarar veren böcek, akar, kemirgen veya başka bir hayvan; geniş anlamda ürüne zarar veren her türlü canlı.

  • pesticideisimpestisit, tarım ilacı

    Zararlıları, yabancı otları ya da bitki hastalıklarını öldürmek veya kontrol altında tutmak için kullanılan kimyasal ya da biyolojik ürün; insektisit, herbisit, fungisit ve benzeri ürünlerin genel adı.

  • weedisimyabancı ot, ot

    İstenmeyen bir yerde, özellikle kültür bitkilerinin arasında kendiliğinden büyüyen ve onlarla su, ışık ve besin için rekabet eden bitki.

  • herbicideisimherbisit, yabancı ot ilacı

    Yabancı otları öldürmek ya da büyümelerini engellemek için, otlar topraktan çıkmadan önce veya çıktıktan sonra kullanılan kimyasal ürün.

  • fungicideisimfungisit, mantar ilacı

    Külleme, pas ve yanıklık gibi mantarların neden olduğu hastalıkları önlemek ya da kontrol altına almak için kullanılan ürün.

  • insecticideisiminsektisit, böcek ilacı

    Ürünlere, depodaki tahıla ya da hayvanlara zarar veren böcekleri öldürmek veya kontrol altında tutmak için kullanılan ürün.

  • pathogenisimpatojen, hastalık etmeni

    Bitkilerde ya da hayvanlarda hastalığa neden olan mantar, bakteri veya virüs gibi mikroorganizma.

  • integrated pest managementisimentegre zararlı yönetimi, entegre mücadele

    İzleme, önleme, biyolojik ve kültürel yöntemleri bir araya getiren ve pestisitleri yalnızca zararlı düzeyi gerektirdiğinde kullanan bitki koruma yaklaşımı.

  • sprayfiililaçlamak, püskürtmek

    Pestisit ya da yaprak gübresi gibi bir sıvıyı pülverizatör kullanarak küçük damlacıklar halinde bitkilere uygulamak.

  • infestationisimbulaşıklık, istila

    Bir tarlada, depoda ya da hayvanda zarara yol açabilecek düzeyde çok sayıda zararlı veya yabancı ot bulunması.

  • biological controlisimbiyolojik mücadele, biyolojik kontrol

    Zararlıların, yabancı otların ya da hastalıkların avcı böcekler, parazitoit arılar veya yararlı mikroorganizmalar gibi doğal düşmanları kullanılarak kontrol altına alınması.

  • pre-harvest intervalisimhasat öncesi bekleme süresi, son ilaçlama ile hasat arası süre

    Son pestisit uygulaması ile hasat arasında geçmesi gereken, ürün etiketinde belirtilen en az gün sayısı.

Tarım Makineleri

  • tractorisimtraktör

    Pulluk, mibzer, pülverizatör ve römork gibi makineleri çekmek ya da çalıştırmak için kullanılan, büyük arka tekerlekli güçlü tarım aracı.

  • combine harvesterisimbiçerdöver

    Tahıl ürününü biçen, taneyi saptan ve samandan ayıran ve temiz taneyi deposunda toplayan büyük, kendi yürür makine.

  • plowisimpulluk, saban

    Traktörle çekilen, bitki artıklarını ve yabancı otları gömmek ve araziyi ekime hazırlamak için toprağın üst katmanını kesip deviren tarım aleti.

  • sprayerisimpülverizatör, ilaçlama makinesi

    Pestisit ya da yaprak gübresi gibi sıvıları ince damlacıklar halinde bitkilere uygulayan, depo, pompa ve memelerden oluşan makine.

  • seed drillisimmibzer, ekim makinesi

    Tohumları belirli bir derinlik ve normda sıralar halinde toprağa bırakıp üzerini kapatan, çoğu zaman aynı anda gübre de veren makine.

  • implementisimtarım aleti, ekipman

    Traktöre bağlanan ve traktörle çekilen ya da traktörden güç alan pulluk, tırmık, mibzer veya çayır biçme makinesi gibi tarım ekipmanı.

  • power take-offisimkuyruk mili, PTO

    Genellikle traktörün arkasında bulunan ve motor gücünü balya makinesi, çayır biçme makinesi ve pülverizatör gibi ekipmanlara aktaran dönen mil.

  • balerisimbalya makinesi, balyalama makinesi

    Biçilmiş kuru otu, samanı ya da yem bitkisini tarladan toplayıp balya adı verilen sıkıştırılmış ve bağlanmış paketler haline getiren makine.

  • precision agricultureisimhassas tarım, akıllı tarım

    Tarlanın her bölümünü kendi ihtiyacına göre yönetmek ve girdileri yalnızca gereken yere uygulamak için GPS, sensörler, uydu görüntüleri ve veriler kullanan tarım yaklaşımı.

Hayvancılık

  • livestockisimçiftlik hayvanları, hayvancılık

    Et, süt, yumurta, yapağı ya da iş gücü için çiftlikte bakılan sığır, koyun, keçi, domuz ve kanatlı gibi hayvanlar.

  • cattleisimsığır, büyükbaş hayvan

    Süt, et ya da iş gücü için yetiştirilen inek, boğa, tosun ve buzağıların topluca adı.

  • feedisimyem, hayvan yemi

    Çiftlik hayvanlarına beslenme ihtiyaçlarını karşılamak için verilen kuru ot, silaj, tane yem ya da fabrikada hazırlanmış karışım gibi besinler.

  • dairy farmisimsüt sığırcılığı işletmesi, süt çiftliği

    Ağırlıklı olarak satış için süt üretmek amacıyla inek, bazen de keçi, koyun ya da manda yetiştiren işletme.

  • poultryisimkanatlı hayvanlar, kümes hayvanları

    Et ya da yumurta için yetiştirilen tavuk, hindi, ördek ve kaz gibi kuşlar; bu hayvanların eti için de kullanılır.

  • pastureisimmera, otlak

    Çiftlik hayvanlarının otladığı, çim ve başka bitkilerle kaplı arazi; bu arazide yetişen bitkiler için de kullanılır.

  • herdisimsürü

    Birlikte yaşayan, beslenen ve yönetilen aynı türden hayvan grubu; özellikle sığır, keçi ya da manda için kullanılır.

  • breedisimırk, cins

    İnsanlar tarafından geliştirilip yetiştirilen, benzer görünüm ve özelliklere sahip aynı türden hayvan grubu; Holstein sığırı ya da Merinos koyunu gibi.

  • silageisimsilaj

    Mısır ya da çayır otu gibi yeşil yemin doğranıp sıkıştırılarak havasız ortamda saklanması sonucu fermente olan ve aylarca yem olarak kullanılabilen ürün.

  • forageisimkaba yem, yem bitkisi

    Çayır otu, kuru ot, yonca ya da silaj gibi otçul hayvanların tarlada otlayarak veya biçilip depolandıktan sonra yediği bitkisel materyal.

  • milk yieldisimsüt verimi

    Bir hayvanın ya da sürünün ürettiği süt miktarı; genellikle günlük veya laktasyon başına litre ya da kilogram olarak ölçülür.

  • calvingisimbuzağılama, doğum

    Bir ineğin buzağı doğurması; sürüdeki ineklerin doğum yaptığı yıl içindeki dönem için de kullanılır.

  • feedlotisimbesi yeri, besi işletmesi

    Besi sığırlarının ya da kuzuların kesimden önce hızla kilo almaları için bölmelerde tutulup zengin rasyonlarla beslendiği işletme veya alan.

  • animal welfareisimhayvan refahı, hayvan esenliği

    Hayvanların iyi beslenme, su, barınak ve sağlık bakımının yanı sıra doğal davranışlarını sergileme özgürlüğünü de kapsayan fiziksel ve zihinsel iyilik hali.

Seracılık

  • greenhouseisimsera

    Bitkilerin kontrollü sıcaklık, nem ve ışık koşullarında, çoğu zaman mevsimi dışında yetiştirildiği cam ya da plastik örtülü yapı.

  • seedlingisimfide, fidan

    Tohumdan yetiştirilen genç bitki; özellikle tarlaya ya da seraya dikilmeden önce viyolde veya fidelikte büyütülen bitki.

  • transplantfiilşaşırtmak, fide dikmek

    Genç bir bitkiyi yetiştirildiği viyolden ya da fidelikten alıp olgunlaşıncaya kadar büyüyeceği tarlaya veya seraya dikmek.

  • hydroponicsisimtopraksız tarım, hidroponik

    Bitkilerin topraksız yetiştirildiği, köklerin besin çözeltisinde ya da kaya yünü, perlit veya hindistan cevizi lifi gibi etkisiz bir ortamda bulunduğu yöntem.

  • polytunnelisimplastik tünel, yüksek tünel

    Kavisli metal yaylar üzerine polietilen örtü gerilerek yapılan, ürünleri korumak ve yetiştirme sezonunu uzatmak için kullanılan düşük maliyetli yapı.

  • growing mediumisimyetiştirme ortamı, substrat

    Saksılarda, viyollerde ve sera yataklarında toprağın yerine ya da ona ek olarak kullanılan torf, perlit, kokopit veya kaya yünü gibi bitki yetiştirme materyali.

Hasat ve Depolama

  • harvestisimhasat, hasat dönemi

    Olgunlaşan ürünü tarladan toplama işi, bu işin yapıldığı dönem ya da toplanan ürünün toplam miktarı.

  • ripesıfatolgun, olmuş

    Doğru renk, şeker içeriği, sertlik ve lezzete ulaşarak hasada ya da tüketime hazır hale gelmiş.

  • siloisimsilo

    Taneli ürünleri dökme halde depolamak ya da doğranmış yeşil bitkileri silaj olarak saklamak için kullanılan yüksek kule, depo veya çukur.

  • moisture contentisimnem içeriği, nem oranı

    Tane, kuru ot, toprak ya da başka bir materyalin içerdiği su miktarı; genellikle ağırlığının yüzdesi olarak verilir.

  • cold storageisimsoğuk hava deposu, soğuk depolama

    Olgunlaşmayı ve bozulmayı yavaşlatmak için taze ürünlerin düşük ve kontrollü sıcaklık ve nemde saklanması; bu iş için kullanılan bina ya da oda için de kullanılır.

  • post-harvest lossisimhasat sonrası kayıp, hasat sonrası kayıplar

    Hasat ile satış ya da tüketim arasında zedelenme, çürüme, zararlılar, kötü taşıma veya uygunsuz depolama nedeniyle kaybedilen ürün miktarı ya da değeri.

  • gradingisimsınıflandırma, boylama

    Hasat edilen ürünün iriliğine, ağırlığına, rengine, şekline ve kusurlarına göre her biri bir pazar standardını karşılayan sınıflara ayrılması.

  • packhouseisimpaketleme tesisi, pakethane

    Taze meyve ve sebzelerin üreticilerden teslim alındığı, ardından yıkanıp ayıklandığı, sınıflandırıldığı, paketlendiği ve pazara ya da ihracata gitmeden önce soğutulduğu tesis.

Ticaret, Piyasa ve Destekler

  • subsidyisimsübvansiyon, tarımsal destek

    Üretimi karlı tutmak, maliyetleri düşürmek ya da belirli uygulamaları teşvik etmek için devletin çiftçilere yaptığı parasal veya başka türden destek.

  • commodityisimemtia, tarımsal emtia

    Buğday, mısır, soya, şeker ya da pamuk gibi büyük miktarlarda alınıp satılan ve bir üreticinin malının diğerininkine çok benzediği temel ürün.

  • cooperativeisimkooperatif, tarımsal kooperatif

    Girdi satın almak, ürün işlemek veya satmak ya da ekipman ve hizmetleri paylaşmak için bir araya gelen çiftçi ortakları tarafından sahiplenilen ve yönetilen kuruluş.

  • food securityisimgıda güvencesi, gıda arz güvenliği

    Herkesin her zaman aktif ve sağlıklı bir yaşam için yeterli, güvenli, besleyici ve satın alınabilir gıdaya ulaşabildiği durum.

  • crop insuranceisimtarım sigortası, ürün sigortası

    Ürünleri dolu, don, kuraklık, sel ya da kapsama alınan diğer riskler nedeniyle zarar gördüğünde veya verimleri düştüğünde çiftçilere tazminat ödeyen sigorta.

  • smallholderisimküçük ölçekli çiftçi, küçük üretici

    Genellikle birkaç hektar ya da daha küçük bir araziyi, ağırlıklı olarak aile iş gücü ve sınırlı sermayeyle işleten çiftçi.

  • direct paymentisimdoğrudan ödeme, doğrudan destek

    Bir ürünün fiyatını değil çiftçinin gelirini desteklemek amacıyla devletin, çoğunlukla arazi hektarı başına doğrudan çiftçilere yaptığı ödeme.

  • farm-gate priceisimüretici fiyatı, çiftçi eline geçen fiyat

    Bir ürünün çiftlikten çıktığı anda, nakliye, işleme, toptan ve perakende maliyetleri eklenmeden önce çiftçinin eline geçen fiyat.

  • Common Agricultural PolicyisimOrtak Tarım Politikası, OTP

    1962'de başlatılan ve üye ülkelerde çiftçi gelirlerini, kırsal kalkınmayı ve çevre hedeflerini destekleyen Avrupa Birliği ortak tarım politikası.

Mini test: bu terimleri biliyor musun?

Bu sözlükten 10 soru. Her terimin doğru Türkçe karşılığını seç, puanını gör.

Tarım İngilizcesi nasıl öğrenilir?

  • Her ismi, çiftçilerin onunla birlikte kullandığı fiillerle öğrenin: sow seeds (tohum ekmek), apply fertilizer (gübre vermek), spray a field (tarlayı ilaçlamak), irrigate an orchard (bahçeyi sulamak), harvest a crop (ürünü hasat etmek), graze cattle (sığırları otlatmak), leave land fallow (araziyi nadasa bırakmak). Bu kalıplar, tek tek kelimelerden çok daha hızlı doğal konuşmanızı sağlar.
  • Alana ait gerçek İngilizce metinler okuyun: tohum katalogları, ilaç ve gübre etiketleri, traktör kılavuzları, üniversitelerin yayım (extension) broşürleri, FAO ve USDA ürün raporları ve agronomi dergilerindeki makaleler. Uygulama dozlarının, normların ve verimlerin nasıl yazıldığına dikkat edin.
  • Birimleri sesli söylemeyi ve birbirine çevirmeyi çalışın: 'six tonnes per hectare' (hektara 6 ton), '200 kilograms of seed per hectare' (hektara 200 kg tohum), '35 millimeters of rain' (35 mm yağış), Amerikan metinlerinde 'bushels per acre' (akre başına bushel). Bir hektar on dekardır (dönüm); yani 600 kg/da, 6 t/ha demektir.
  • Ürün adlarını İngilizcenin iki türünde de öğrenin ve metnin hangisini kullandığına bakın: maize (İngiliz) ve corn (Amerikan) aynı bitkidir, yani mısırdır. İngiliz metinleri fertiliser, plough ve tonne; Amerikan metinleri fertilizer, plow ve ton yazar.
  • Türkçe konuşanları şaşırtan dilbilgisi noktalarına dikkat edin: cattle, livestock ve poultry kelimelerinin tekil hali yoktur ('200 cattles' değil, '200 head of cattle' denir); wheat, barley ve feed ise sayılamayan isimlerdir.

Sıkça sorulan sorular

Dönüm ve dekarı hektar ve akreye nasıl çeviririm?

Standart dönüm, dekarla aynıdır: 1.000 metrekare. On dekar bir hektar (10.000 metrekare) eder; bir hektar yaklaşık 2,47 akredir, yani bir akre kabaca dört dönümdür. Verimlerde kilogram/dekar değerini 100'e bölerek ton/hektar değerini bulursunuz: 450 kg/da, 4,5 t/ha demektir. Uluslararası raporlarda neredeyse her zaman hektar ve ton/hektar kullanılır.

'Ziraat mühendisi' İngilizcede nasıl söylenir?

Kelimesi kelimesine karşılığı 'agricultural engineer'dır ve özgeçmişte kullanmak doğrudur. Ancak İngilizce konuşulan ülkelerde agricultural engineer genellikle tarım makineleri, sulama sistemleri ve tarımsal yapılar üzerinde çalışan kişidir. Bitki ve toprak konusunda uzmanlaşmış birine daha çok agronomist denir; uzmanlar plant protection specialist (bitki koruma uzmanı), soil scientist (toprak bilimci), horticulturist (bahçe bitkileri uzmanı) ya da animal scientist (zootekni uzmanı) gibi unvanlar kullanır. Bölümünüzü de eklemeniz işe yarar, örneğin 'agricultural engineer (field crops)'.

Crop, harvest ve yield arasındaki fark nedir?

Crop, yetiştirdiğiniz bitki ya da ondan elde ettiğiniz üründür: 'Wheat is our main crop.' (Ana ürünümüz buğday.) Harvest, ürünü toplama işi ya da dönemidir; toplanan toplam miktar için de kullanılır: 'The harvest starts in June.' (Hasat haziranda başlar.) Yield ise birim alandan alınan ürün miktarıdır ve genellikle ton/hektar olarak verilir: 'Our yield was 5 tonnes per hectare.' (Verimimiz hektara 5 tondu.) Türkçede kabaca ürün, hasat ve verim kelimelerine karşılık gelir.

Fertilizer mı yazmalıyım fertiliser mı, plow mu plough mu?

İkisi de doğrudur. Amerikan İngilizcesinde fertilizer, plow, ton ve liter; İngiliz İngilizcesinde fertiliser, plough, tonne ve litre yazılır. Bir sistem seçin ve bütün belge boyunca ona bağlı kalın. Metrik ton (1.000 kg), Amerikan kısa tonundan (yaklaşık 907 kg) biraz büyüktür; bu yüzden bir raporda hangi birimin kastedildiğini kontrol edin.

Tarım sektöründe çalışmak için İngilizcemi nasıl geliştirebilirim?

İşte zaten kullandığınız metinlerle başlayın: tohum, gübre ve bitki koruma ürünlerinin İngilizce etiketlerini ve makinelerinizin kullanım kılavuzlarını okuyun. Ardından FAO ya da USDA ürün raporlarını ve üniversitelerin açık, pratik bir İngilizceyle yazılmış yayım broşürlerini takip edin. Başlıca ürünlerin ve zararlıların İngilizce adlarını öğrenin; bir tarla ziyaretini sesli anlatmayı çalışın: ne gördünüz, sorun ne ve ne öneriyorsunuz.

Seviyene uygun okumayla pekiştir

Yeni kelimelerin kalıcı olmasının en hızlı yolu seviyene uygun metin okumaktır. Seviyene göre ücretsiz İngilizce kitaplar: