Cross-contamination ne demek?
Gıda sektöründe anlamı, Türkçe karşılığı ve örnek cümleler
Cross-contamination, gıda sektöründe çapraz bulaşma, çapraz kontaminasyon anlamına gelir.
Zararlı mikroorganizmaların, alerjenlerin ya da diğer kirleticilerin bir gıdadan, yüzeyden, aletten veya kişiden başka bir gıdaya geçmesi.
English: The transfer of harmful microorganisms, allergens or other contaminants from one food, surface, tool or person to another food.
Nerede ve nasıl kullanılır?
Hijyen eğitimlerinin ve fabrika tasarımının temel kelimelerindendir. Çiğ et suyunun hazır gıdaya damlaması ya da ikisi için aynı bıçağın kullanılması klasik örneklerdir. Fabrikalar bunu yüksek riskli ve düşük riskli alanları ayırarak, renk kodlu aletlerle, personel ve malzemenin tek yönlü akışıyla ve temizlikle önler.
Örnek cümleler
Use the red boards for raw meat only to avoid cross-contamination.
Çapraz bulaşmayı önlemek için kırmızı kesme tahtalarını yalnızca çiğ et için kullan.
The new wall between the raw and cooked areas reduced the risk of cross-contamination.
Çiğ ve pişmiş ürün alanları arasındaki yeni duvar, çapraz bulaşma riskini azalttı.
Sık kullanılan kalıplar
- prevent cross-contamination
- risk of cross-contamination
- allergen cross-contact
- color-coded equipment
- high-risk area
İlgili terimler
Bu kelime başka alanlarda
Aynı İngilizce kelime başka bir alanda farklı bir anlama gelebilir:
Aynı konudan: Gıda Güvenliği ve HACCP
- food safety · gıda güvenliği
- HACCP · HACCP
- critical control point · kritik kontrol noktası
- hazard analysis · tehlike analizi
- critical limit · kritik limit
- corrective action · düzeltici faaliyet
- monitor · izlemek
- foreign body · yabancı madde
- pest control · haşere kontrolü
- prerequisite program · ön gereksinim programı
Seviyene uygun okumayla pekiştir
Yeni kelimelerin kalıcı olmasının en hızlı yolu seviyene uygun metin okumaktır. Seviyene göre ücretsiz İngilizce kitaplar:
