Denizcilik İngilizcesi: 100 Temel Terim ve Anlamları
Uluslararası denizciliğin çalışma dili İngilizcedir: köprüüstü ekibi kılavuz kaptanlarla, liman otoriteleriyle ve diğer gemilerle İngilizce konuşur; haritalar, jurnaller, emniyet el kitapları ve yük belgeleri de İngilizce hazırlanır. Bu terimler güverte ve makine zabitlerinin, tayfaların, stajyerlerin, acentelerin ve çarter çalışanlarının köprüüstünden makine dairesine, rıhtımdan şirket ofisine kadar her gün kullandığı kelimelerdir.
- 100 terim
- 10 konu
- 51 temel terim
- 200 örnek cümle
Gemi Tipleri ve Gemi Yapısı
Gemi ya da büyük tekne. Resmi belgelerde, sözleşmelerde ve telsiz konuşmalarında suda seyreden her türlü aracı ifade eden standart kelimedir.
Geminin ön ucu. Gemideki konumlar ve yönler çoğu zaman buna göre tarif edilir; örneğin bir cismin 'iskele baştan' göründüğü söylenir.
Geminin arka ucu; dümen ve pervane genellikle bu kısımdadır. Pek çok ticaret gemisinde yaşam mahalli ve köprüüstü de kıça yakındır.
Baş tarafa bakıldığında geminin sol tarafı. Gece seyrinde bu taraf kırmızı borda feneriyle gösterilir.
Baş tarafa bakıldığında geminin sağ tarafı. Gece seyrinde bu taraf yeşil borda feneriyle gösterilir.
Geminin su geçirmez ana gövdesi; dibini ve bordalarını kapsar, direkler, üst yapı ve güverte donanımı buna dahil değildir.
Su hattı ile geminin omurgasının en alt noktası arasındaki dikey mesafe. Geminin suya ne kadar battığını gösterir ve yüke ve balasta göre değişir.
Geminin kıçında, su altında bulunan ve geminin yönünü değiştirmek için döndürülen yassı, hareketli pala.
Standart çelik konteynerleri taşımak için tasarlanmış, konteynerlerin ambarlarda hücre kılavuzlarına ve güvertede sıralar halinde istiflendiği yük gemisi. Kapasitesi TEU ile ölçülür.
Tahıl, kömür, demir cevheri ya da gübre gibi ambalajsız kuru yükleri ambarlarında dökme olarak taşımak için inşa edilen gemi.
Ham petrol, petrol ürünleri ya da kimyasallar gibi sıvıları tanklarında dökme olarak taşımak için tasarlanmış gemi.
Su hattından bordadaki ana güverteye kadar olan dikey mesafe. Geminin emniyeti için yükleme sınırı (load line) kurallarıyla asgari bir fribord belirlenir.
Güverte İşleri ve Gemicilik
Gemideki katlardan her biri, özellikle açık ana güverte. Kelime ayrıca seyirden, yükten ve gemi yapısının bakımından sorumlu bölümü de ifade eder.
Geminin yerinde kalmasını sağlamak için zincire bağlı olarak deniz dibine bırakılan ağır metal donanım. Fiil olarak, gemiyi bu şekilde durdurmak anlamına gelir.
Gemiyi rıhtıma, şamandıraya ya da başka bir gemiye bağlamak için kullanılan sağlam halat veya tel. Halatlar konumlarına göre baş halatı, kıç halatı, brest ve spring gibi adlar alır.
Gemiyi rıhtıma bağlayan ve insanların gemiye inip binmesini sağlayan taşınabilir köprü ya da merdiven. Borda boyunca indirilen merdivene 'accommodation ladder' (borda iskelesi) denir.
Baş kasara güvertesinde bulunan, demir zincirini indirip kaldıran ve çoğunlukla palamar tamburları da olan güçlü makine.
Gemi ile rıhtım ya da iki gemi arasına konarak çarpmanın etkisini emen ve hasarı önleyen kauçuk, köpük ya da halattan yapılmış yastık.
Rıhtımda ya da gemi güvertesinde bulunan, palamarların volta edildiği kısa ve kalın çelik veya döküm direk.
Bir halatı, bir palamarı ya da bir römorkörü tutacak şekilde sıkıca bağlamak; örneğin bir babaya, bir koçboynuzuna ya da gemi bordasına.
Makine Dairesi
Ana makinenin, jeneratörlerin, pompaların ve diğer makinelerin bulunduğu, geminin alt kısmındaki mahal. Makine zabitleri ve makine tayfaları burada çalışır ve vardiya tutar.
Kıçta bir şafta bağlı olan, suyun içinde dönerek gemiyi ileri ya da geri iten kavisli kanatlar.
Geminin pervanesini döndüren büyük makine. Büyük ticaret gemilerinin çoğunda pervane şaftına doğrudan bağlı, düşük devirli iki zamanlı bir dizel motordur.
Gemiye genellikle borda yanına gelen bir mavnadan ya da bir terminalden yakıt verilmesi işlemi. Yakıtın kendisine 'bunker' denir.
Geminin elektriğini üretmek için bir jeneratörü çalıştıran daha küçük dizel motor. Çoğu gemide iki ila dört adet bulunur; böylece biri bakım için durdurulabilir.
Köprüüstünden gelen komutlara göre dümen palasını döndüren, genellikle hidrolik çalışan makine sistemi. Kıçtaki dümen makinesi dairesinde bulunur.
Gemi teknesinin içindeki en alçak bölüm; su, yağ ve diğer sıvılar burada birikir. Burada biriken karışıma sintine suyu denir.
Lubricating oil ifadesinin kısaltması: makinelerin, dişli kutularının ve diğer donanımın hareketli parçalarında sürtünmeyi ve aşınmayı azaltan ve onları soğutan yağ.
Yük Elleçleme
Geminin teknesi içinde yük taşınan büyük bölme. Ambarlar baştan başlanarak numaralandırılır ve her birinin üstü bir ambar kapağıyla kapatılır.
Gemi yüksüz ya da az yüklüyken dengede, dik ve emniyetli bir su çekiminde kalması için özel tanklarda taşınan deniz suyu ya da bazen başka bir ağır malzeme.
Bir geminin emniyetle taşıyabileceği toplam ağırlık; yük, yakıt, tatlı su, kumanya ve mürettebat dahildir ve ton cinsinden ölçülür. Genellikle DWT diye yazılır.
Twenty-foot Equivalent Unit (yirmi fitlik konteyner eşdeğeri): konteynerleri saymak ve konteyner gemilerinin ve terminallerin kapasitesini ölçmek için kullanılan standart birim. 40 fitlik bir konteyner iki TEU sayılır.
Ağırlık, stabilite, tahliye limanları ve tehlikeli yükler dikkate alınarak her bir yük partisinin gemide nereye konacağını gösteren plan.
Yükün denizde hareket etmemesi için onu sabitlemeye yarayan çubuklar, zincirler, teller ya da kayışlar ve bunların takılması işi.
Limanda gemiden yük boşaltmak. İsim olarak tahliye işleminin kendisini ifade eder.
Yük ambarının üstündeki ağzı kapatan sağlam ve su geçirmez çelik kapak. Yükleme ve tahliye için açılır, seyirde kapalı tutulur.
Limanda gemilerin yüklenip boşaltılmasını yapan işçi ya da şirket. Vinçleri kullanır, yükü elleçler ve bağlama işlerini yapar.
Limanlar ve Liman Operasyonları
Limanda bir geminin yükleme ya da tahliye için bağlandığı yer. Fiil olarak geminin bu yere yanaştırılması anlamına gelir. Gemideki yatak (ranza) için de kullanılır.
Bir limana, kanala ya da dar suyoluna girişte veya çıkışta geminin emniyetle seyretmesi için gemiye çıkıp kaptana danışmanlık yapan, bölgeyi iyi tanıyan deneyimli denizci.
Gemilerin yük yükleyip tahliye ettiği, yolcu aldığı ve yakıt, su, onarım gibi hizmetler aldığı kıyıdaki şehir ya da tesis.
Büyük gemileri özellikle yanaşma, ayrılma ve dar sularda manevra sırasında iten ya da çeken küçük ama çok güçlü tekne.
Limanın kıyısı boyunca uzanan ve gemilerin yükleme ve tahliye için bağlandığı uzun taş ya da beton yapı.
Gemilerin rıhtım, kılavuz kaptan, talimat ya da daha iyi hava beklerken demirlemesine izin verilen, genellikle haritada gösterilen deniz alanı.
Bir ülkenin limanlarına gelen yabancı bayraklı gemilerin emniyet, kirliliğin önlenmesi, gemi adamı belgeleri ve çalışma koşullarıyla ilgili uluslararası kurallara uyup uymadığının denetlenmesi.
Bir limanda armatör ya da kiracı adına geminin işlerini yürüten; rıhtım, kılavuzluk, gümrük, personel değişimi ve ikmal gibi işleri ayarlayan kişi ya da şirket.
Bir limanın emniyetinden, düzeninden ve trafiğinden sorumlu yetkili; yanaşma kuralları, demir yerleri ve gemilerin limana giriş-çıkış izni bu kapsamdadır.
Estimated Time of Arrival (tahmini varış zamanı): bir geminin bir limana, kılavuz kaptan noktasına ya da başka bir noktaya varmasının beklendiği zaman. ETD tahmini kalkış zamanıdır.
Emniyet ve Acil Durumlar
Acil bir durumda insanların gemiyi terk edebilmesi için suya indirilen, gemide taşınan, genellikle tamamen kapalı tipte sert gövdeli bot.
Alarm çaldığında mürettebatın ve yolcuların toplandığı, herkesin sayılıp talimat aldığı gemideki belirli yer.
Gemide kalmak, can kurtarma araçlarına geçmekten daha tehlikeli hale geldiğinde gemiyi acil durumda terk etmek. Gemiyi terk emrini yalnızca kaptan verir.
Gemiden denize düşen kişi ve bunu izleyen alarm ile acil durum prosedürü. MOB diye kısaltılır.
İçindeki yüzdürücü malzeme ya da şişirilen gaz sayesinde kişiyi suda yüzü yukarı bakacak şekilde yüzdüren yelek.
Denizde Can Emniyeti Uluslararası Sözleşmesi: ticaret gemilerinin inşası, donanımı ve işletilmesi için asgari emniyet standartlarını belirleyen temel IMO sözleşmesi.
Emergency Position-Indicating Radio Beacon: gemi tehlikeye düştüğünde geminin kimliğini ve mevkiini uydu üzerinden tehlike sinyali olarak gönderen, suda yüzebilen küçük verici.
Güvertede sert bir kap içinde paketlenmiş halde duran; denize atıldığında ya da batan gemiden kendiliğinden yüzeye çıktığında gazla şişip açılan sal.
Mürettebatın, gerçek bir acil durumda yapacağı gibi alarmı, yangın ekiplerini, hortumları ve solunum cihazlarını kullanarak senaryo üzerindeki bir yangına müdahale ettiği uygulamalı çalışma.
Tank, ambar ya da boş mahal gibi açıklıkları sınırlı ve doğal havalandırması zayıf olan; havasında oksijen eksik ya da zehirli gaz bulunabilen gemi mahali.
International Safety Management Code (Uluslararası Emniyetli Yönetim Kodu): denizcilik şirketlerinin, gemilerin emniyetli işletilmesi ve çevrenin korunması için belgelenmiş bir emniyet yönetim sistemi uygulamasını zorunlu kılan IMO kuralları.
Gemilerden Kaynaklanan Kirliliğin Önlenmesi Uluslararası Sözleşmesi: gemilerin petrol, kimyasallar, pis su, çöp ve hava emisyonlarıyla yol açtığı kirliliği sınırlayan temel IMO sözleşmesi.
Telsiz Haberleşmesi ve SMCP
Bir gemi, uçak ya da kişi ciddi ve yakın bir tehlike içinde olduğunda ve acil yardıma ihtiyaç duyduğunda kullanılan, üç kez söylenen uluslararası telsiz tehlike işareti.
Very High Frequency (çok yüksek frekans): gemilerin birbiriyle, kılavuz kaptanlarla, limanlarla ve VTS ile konuşmak ve tehlike, ivedilik ve emniyet çağrıları göndermek için kullandığı kısa menzilli deniz telsizi bandı.
IMO Standard Marine Communication Phrases: gemiden gemiye, gemiden kıyıya ve gemi içi haberleşmede yanlış anlamaları önlemek için hazırlanmış standart İngilizce ifadeler ve kurallar dizisi.
Bir geminin ya da bir kişinin emniyetiyle ilgili acil bir sorun bulunduğu, ancak ciddi ve yakın bir tehlikenin olmadığı durumlarda kullanılan ve üç kez söylenen telsiz ivedilik işareti.
Tehlike, ivedilik ve emniyet çağrıları ile istasyonlar arasındaki ilk temas için ayrılmış uluslararası VHF frekansı (156,8 MHz). Denizdeki gemiler bu kanalı sürekli dinler.
Duyulmayan ya da anlaşılmayan bir mesajın tamamının veya bir bölümünün tekrarlanmasını istemek için kullanılan standart telsiz ifadesi.
Global Maritime Distress and Safety System: gemilerin denizin her yerinden tehlike uyarısı göndermesini ve emniyet bilgisi almasını sağlayan, telsiz ve uydu cihazlarından ve usullerden oluşan uluslararası sistem.
Yerinden kaymış bir şamandıra ya da fırtına uyarısı gibi seyir veya hava emniyetiyle ilgili bir mesajdan önce kullanılan ve üç kez söylenen telsiz emniyet işareti.
Gemi Adamları ve Rütbeler
Ticaret gemisinin genel komutasını elinde tutan ve geminin, mürettebatın, yolcuların ve yükün emniyetinden hukuken sorumlu olan zabit. Günlük konuşmada 'captain' diye anılır.
Kaptandan sonra gelen, güverte bölümünün en kıdemli zabiti. Genellikle yük operasyonlarından, stabiliteden, güverte bakımından ve güverte personelinden sorumludur.
Gemideki en kıdemli makine zabiti; ana makineden, tüm makine ve tesisattan, yakıttan ve makine personelinden sorumludur. Doğrudan kaptana bağlıdır.
Köprüüstünde ya da makine dairesinde, geleneksel olarak dört saat süren ve kişinin seyir emniyetinden ya da makinelerden sorumlu olduğu görev süresi.
Kaptandan tayfalara kadar gemide çalışan kişilerin tamamı. Bazen zabitlerden ayrı olarak yalnızca tayfaları ifade eder.
Bir vardiyadan sorumlu güverte ya da makine zabiti. Köprüüstünde vardiya zabiti kaptanı temsil eder ve o vardiya boyunca seyir emniyetinden sorumludur.
Dümen tutmaya, gözcülük yapmaya, palamar işlerine ve güverte bakım çalışmalarına yetkin, deneyimli güverte tayfası.
Güverte tayfalarının en kıdemlisi; bakım, palamar ve yük işlerinde güverte ekibine önderlik eder ve günlük talimatlarını birinci zabitten alır.
Gemi Adamlarının Eğitim, Belgelendirme ve Vardiya Tutma Standartları Hakkında Uluslararası Sözleşme; gemi adamlarının eğitimi, belgeleri ve vardiya tutması için asgari uluslararası standartları belirler.
İlk zabitlik belgesi için gereken deniz hizmetini ve eğitimi tamamlamak üzere gemide çalışan öğrenci ya da stajyer zabit. Güverte stajyeri ya da makine stajyeri olabilir.
Kiralama ve Denizcilik Belgeleri
Mal yüklendiğinde taşıyan tarafından düzenlenen belge. Yükün teslim alındığını gösteren makbuz, taşıma sözleşmesinin kanıtı ve devredilebilen bir mülkiyet belgesi işlevi görür.
Bir geminin bir sefer ya da belirli bir süre için kiralanmasına ilişkin armatör ile kiracı arasındaki sözleşme. Navlunu veya kira bedelini, yükü, limanları ve starya süresini belirler.
Bir ya da daha fazla gemiye sahip olan ve bunları kendisi işleten ya da kiracılara kiralayan kişi veya şirket.
Bir gemiyi çarter parti ile armatörden kiralayan ve kendi yükünü taşımak ya da gemiyi ticari olarak çalıştırmak için kullanan kişi veya şirket.
Malların deniz yoluyla taşınması karşılığında taşıyana ödenen ücret. Genel İngilizcede taşınan malların kendisi anlamına da gelebilir.
Yükleme ya da tahliye çarter partide kararlaştırılan starya süresini aştığında kiracının armatöre ödediği para. Genellikle günlük sabit bir oran olarak belirlenir.
Çarter partide kararlaştırılan ve armatöre ek ödeme yapılmadan yükün yüklenmesi ya da tahliye edilmesi için tanınan süre.
Kaptanın kiracıya ya da alıcıya, geminin vardığını ve her bakımdan yüklemeye veya tahliyeye hazır olduğunu bildiren resmi yazı. NOR diye kısaltılır.
Bir geminin kayıtlı olduğu ve bayrağını taşıdığı ülke. Gemide bu ülkenin kanunları uygulanır; geminin zorunlu sertifikalarını bu ülke düzenler ya da başkalarını düzenlemekle yetkilendirir.
Mini test: bu terimleri biliyor musun?
Bu sözlükten 10 soru. Her terimin doğru Türkçe karşılığını seç, puanını gör.
Denizcilik İngilizcesi nasıl öğrenilir?
- İşe geminin bölümleri ve gemideki yönlerle başlayın: bow (baş), stern (kıç), port (iskele), starboard (sancak), ahead (ileri) ve astern (geri). Güvertede, köprüüstünde ve telsizde verilen komutlarda bunlar sürekli kullanılır.
- IMO Standart Denizcilik Haberleşme İfadelerini (SMCP) INSTRUCTION, ADVICE ve WARNING gibi mesaj işaretleriyle birlikte yazıldığı gibi öğrenin. VHF'te sabit kalıplar gündelik İngilizceden daha güvenlidir.
- Alandan gerçek metinler okuyun: jurnal kayıtları, seyir planları, emniyet yönetim el kitapları, liman bilgi rehberleri, çarter partiler ve yayımlanmış deniz kazası inceleme raporları. Terimlerin bağlam içinde nasıl kullanıldığını en iyi bunlar gösterir.
- Kısaltmaları açılımlarıyla birlikte öğrenin: ETA, NOR, B/L, OOW, DWT ve TEU; gemi, acente ve kiracılar arasındaki neredeyse her e-postada geçer.
- Telaffuz tuzağı olan kelimeleri sesli söyleyin: bow 'now' ile kafiyelidir, quay 'key' gibi okunur, bosun boatswain kelimesinin söyleniş biçimidir, starboard ise 'bird' sesiyle biter.
Sıkça sorulan sorular
SMCP nedir, gemi adamlarının buna gerçekten ihtiyacı var mı?
SMCP, IMO'nun 2001'de kabul ettiği Standart Denizcilik Haberleşme İfadeleri (Standard Marine Communication Phrases) anlamına gelir. Ana dilleri farklı olan ekipler arasında yanlış anlamaları önlemek için hazırlanmış, telsiz ve gemi içi haberleşmede kullanılan sadeleştirilmiş İngilizce ifadelerdir. STCW'ye göre seyir vardiyasından sorumlu zabitlerin SMCP'yi anlayıp kullanabilmesi gerekir; bu yüzden denizcilik eğitiminin ve zabitlik sınavlarının bir parçasıdır.
Gemi adamları neden left ve right yerine port ve starboard der?
Left ve right kişinin hangi yöne baktığına göre değişir; port ve starboard ise gemiye göre sabittir: baş tarafa bakıldığında iskele (port) her zaman solda, sancak (starboard) her zaman sağdadır. Starboard, eski gemilerde sağ tarafta bulunan dümen küreğinden gelir. Sol tarafa eskiden larboard denirdi; ancak starboard ile fazla benzer duyulduğu için yerini port aldı.
İngilizcede gemi için 'she' mi denir, 'it' mi?
İkisi de doğrudur. Gemi adamları geleneksel olarak gemiler için 'she' der; bunu gemide, telsizde ve pek çok çarter partide duyarsınız. Lloyd's List gibi bazı yayınlar 2002'den beri 'it' kullanır; günümüz raporlarında ve e-postalarında da 'it' yaygındır.
Bir knot ne kadar hızdır?
Bir knot saatte bir deniz miline, yani saatte 1,852 kilometreye eşittir. Bu durumda 15 knotla seyreden bir gemi bir saatte yaklaşık 28 kilometre yol alır. Birim zaten 'saatte' anlamını içerdiği için 'fifteen knots per hour' değil, 'fifteen knots' denir.
Pilotlardaki ICAO Seviye 4 gibi, gemi adamları için resmi bir İngilizce sınavı var mı?
Gemi adamları için tek bir uluslararası İngilizce sınavı yoktur. STCW, zabitlerin haritaları ve yayınları kullanabilecek, emniyet mesajlarını anlayabilecek ve SMCP dahil olmak üzere diğer gemiler, kıyı istasyonları ve çok dilli ekiplerle iletişim kurabilecek düzeyde İngilizce bilmesini şart koşar. Denizcilik okulları bunu kendi sınavlarında ölçer; pek çok gemi adamı istihdam şirketi de işe almadan önce adayların denizcilik İngilizcesini test eder.
İlgili alanlar
Seviyene uygun okumayla pekiştir
Yeni kelimelerin kalıcı olmasının en hızlı yolu seviyene uygun metin okumaktır. Seviyene göre ücretsiz İngilizce kitaplar:
