Pilotlar, kabin ekibi ve havacılık çalışanları için İngilizce

Havacılık İngilizcesi: 100 Temel Terim ve Anlamları

Havacılığın ortak dili İngilizcedir: pilotlar ve hava trafik kontrolörleri birbirleriyle standart telsiz kalıplarıyla konuşur; el kitapları, kontrol listeleri ve hava raporları da İngilizce yazılır. Bu terimler pilotların, kabin ekibinin, uçuş harekat ve bakım personelinin kokpitten kabine, aprondan hangara kadar her gün kullandığı kelimelerdir.

  • 100 terim
  • 10 konu
  • 64 temel terim
  • 200 örnek cümle

Uçak ve Sistemleri

  • aircraftisimuçak, hava aracı

    Havanın taşıma kuvvetiyle uçan her türlü araç; yolcu uçağı, helikopter ve planör bunlara örnektir. Havayolu işinde genellikle uçağın kendisini ifade eder.

  • cockpitisimkokpit, pilot kabini

    Uçağın ön kısmında pilotların oturduğu ve kumandaları, göstergeleri ve telsizleri kullandığı bölüm.

  • wingisimkanat

    Uçağın iki yanında yer alan ve taşıma kuvveti üreten uzun yüzeylerden her biri. Yolcu uçaklarında motorlar çoğunlukla kanatlara bağlıdır ve yakıtın büyük kısmı kanatlarda taşınır.

  • engineisimmotor

    Uçağı hareket ettiren gücü ya da itkiyi üreten makine. Yolcu uçaklarının çoğu, kanatların altına veya kuyruğa yerleştirilen turbofan tipi jet motorları kullanır.

  • fuselageisimgövde, uçak gövdesi

    Uçağın ana gövdesi; kokpit, yolcu kabini ve kargo bölmeleri buradadır. Kanatlar ve kuyruk bu gövdeye bağlanır.

  • landing gearisiminiş takımı

    Uçağı yerde taşıyan tekerlekler, dikmeler ve frenler. Çoğu uçakta iniş takımları kalkıştan sonra gövdenin ya da kanatların içine katlanır.

  • flapsisimflaplar, flap

    Kanatların firar kenarında bulunan ve düşük süratte daha fazla taşıma kuvveti sağlamak için açılan hareketli paneller. Özellikle kalkış ve inişte kullanılır.

  • thrustisimitki, itme kuvveti

    Uçağın motorlarının ürettiği ve uçağı hava içinde ileri iten kuvvet. Pilotlar bunu gaz kollarıyla (thrust levers) kontrol eder.

  • elevatorisimirtifa dümeni, yükseliş dümeni

    Kuyruğun yatay bölümündeki, uçağın burnunu yukarı ya da aşağı hareket ettiren hareketli yüzey. Pilot bunu lövyeyi ya da yan kumanda kolunu (sidestick) çekip iterek kontrol eder.

  • APUkısaltmayardımcı güç ünitesi, APU

    Yardımcı güç ünitesi; genellikle kuyrukta bulunan ve ana motorlar çalışmazken elektrik gücü ile klima ve motor çalıştırma için hava sağlayan küçük motor.

Uçuş Safhaları

  • takeoffisimkalkış

    Uçağın pist boyunca hızlanarak yerden kesildiği ve uçuşa başladığı an ya da safha.

  • landingisiminiş, piste iniş

    Uçuşun son safhası; uçak piste alçalır, yere temas eder ve taksi süratine kadar yavaşlar.

  • taxifiiltaksi yapmak

    Uçağı kendi motor gücüyle yerde yavaşça hareket ettirmek; örneğin park yerinden piste ya da pistten park yerine gitmek.

  • approachisimyaklaşma, yaklaşma safhası

    Alçalmadan sonra uçağın, genellikle yayımlanmış bir usulü izleyerek iniş yapacağı piste yönlendirildiği uçuş safhası.

  • cruiseisimseyir, seyir safhası

    Tırmanış ile alçalma arasında, sabit irtifa ve süratle uçulan, genellikle uçuşun en uzun ve düz bölümü.

  • go-aroundisimpas geçme

    Pilotların yaklaşmayı yarıda kesip güç vererek inmek yerine tırmanışa geçtiği manevra; genellikle yeniden denemek ya da başka bir meydana gitmek için yapılır.

  • climbfiiltırmanmak, irtifa almak

    İrtifa kazanmak. Havacılıkta kelime, kalkış ile seyir arasında uçağın seyir seviyesine yükseldiği uçuş safhasının da adıdır.

  • descentisimalçalma, alçalış

    Uçağın seyir seviyesinden ayrılıp yaklaşma başlamadan önce varış noktasına doğru alçaldığı uçuş safhası.

  • holding patternisimbekleme paterni, bekleme usulü

    Bir uçağın trafik ya da hava durumu gibi nedenlerle devam etme müsaadesini beklerken sabit bir nokta üzerinde uçtuğu, yarış pisti şeklindeki rota.

Hava Trafik Kontrolü ve Telsiz Haberleşmesi

  • air traffic controlisimhava trafik kontrolü, hava trafik kontrol birimi

    Uçakları yerde ve havada birbirinden güvenli mesafede tutmak ve trafiğin düzenli akmasını sağlamak için yönlendiren hizmet. Kontrolörler talimat ve müsaadeleri telsizle verir.

  • clearanceisimmüsaade, izin

    Hava trafik kontrolün bir uçağa belirli bir şeyi yapması için verdiği izin; bir rotayı izlemek, kalkmak, bir hava sahasına girmek, tırmanmak ya da inmek gibi.

  • rogerifadeanlaşıldı, mesaj alındı

    'Son mesajınızın tamamını aldım' anlamına gelen telsiz kelimesi. Bir şeyi duyduğunuzu teyit eder; 'evet' ya da 'yapacağım' anlamı taşımaz.

  • readbackisimgeri okuma, tekrar okuma

    Hava trafik müsaadesini ya da talimatını kontrolöre tekrar etmek; böylece kontrolör mesajın doğru duyulup anlaşıldığını teyit edebilir.

  • call signisimçağrı işareti, çağrı adı

    Bir uçağı telsizde tanımlayan ad ve numara; örneğin havayolunun telsiz adı ile uçuş numarası. Her telsiz yayınında kullanılır.

  • frequencyisimfrekans

    Pilotların belirli bir hava trafik birimiyle konuşmak için kullandığı, megahertz cinsinden bir sayıyla belirtilen telsiz kanalı.

  • phonetic alphabetisimfonetik alfabe, kodlama alfabesi

    Telsizde alfabedeki harfleri karşılamak için kullanılan standart kod kelimeler; A için Alfa, B için Bravo, C için Charlie gibi.

  • cleared for takeoffifadekalkışa müsaade edildi, kalkış için izin verildi

    Bir uçağa belirli bir pistte kalkış koşusuna başlama izni veren hava trafik ifadesi. Normalde kule kontrolörü tarafından verilir.

  • say againifadetekrarlayın, tekrar edin

    Karşı taraftan son mesajının tamamını ya da bir kısmını tekrarlamasını istemek için kullanılan standart telsiz ifadesi.

  • wilcoifadeanlaşıldı, uygulanacak, yerine getirilecek

    'Will comply' ifadesinin kısaltması olan telsiz kelimesi; 'mesajınızı anladım ve isteğinizi yerine getireceğim' anlamına gelir.

  • hold shortifadeönünde bekle, pist girişinden önce bekle

    Bir pistten ya da başka bir noktadan önce durmayı ve müsaade gelene kadar o noktayı geçmemeyi bildiren hava trafik talimatı.

  • line upphrasal verb (öbek fiil)piste girip hizalanmak, pozisyon almak

    Piste taksi yapıp kalkış pozisyonunda merkez hattı üzerinde durmak; kalkışa hazır olmak ama henüz kalkış müsaadesi almamış olmak.

  • squawkfiiltransponder kodu girmek, squawk etmek

    Kontrolörlerin uçağı radarda tanıyabilmesi için transpondere dört haneli bir kod girmek. İsim olarak bu kodun kendisini ifade eder.

  • affirmifadeevet, olumlu

    ICAO telsiz kalıplarında 'evet' anlamına gelen ve bir soruyu cevaplamak ya da bir bilgiyi teyit etmek için kullanılan standart kelime. Karşıtı 'negative'dir.

Havalimanı ve Yer Hizmetleri

  • runwayisimpist

    Havalimanında uçakların kalkış ve iniş için kullandığı uzun, özel olarak hazırlanmış şerit. Her pist, manyetik yönüne göre verilen bir numarayla anılır.

  • gateisimkapı, biniş kapısı

    Havalimanı terminalinde yolcuların beklediği ve ardından körük ya da otobüsle uçağa bindiği numaralı bölüm.

  • taxiwayisimtaksi yolu

    Havalimanında pistleri apron, park yerleri ve hangarlara bağlayan kaplamalı yol. Uçaklar yerdeki hareketlerini taksi yolları üzerinden yapar.

  • apronisimapron, uçak park sahası

    Havalimanında uçakların park edildiği, yüklendiği, yakıt ikmali yapıldığı ve yolcu bindirildiği alan. Pistlerden ve taksi yollarından ayrıdır.

  • standisimpark yeri, uçak park pozisyonu

    Apronda uçağın biniş, yükleme, yakıt ikmali ve diğer yer hizmetleri için park edildiği işaretli park yeri.

  • jet bridgeisimkörük, yolcu köprüsü

    Terminal binasını uçak kapısına bağlayan ve yolcuların dışarı çıkmadan uçağa binmesini sağlayan hareketli, kapalı geçit.

  • pushbackisimgeri itme, pushback

    Bir çekici aracın uçağı park yerinden geriye doğru ittiği usul; yolcu uçakları normalde kendi gücüyle geri gitmez.

  • ground handlingisimyer hizmetleri, yer işletmesi hizmetleri

    Bir uçağın ve yolcularının havalimanında iniş ile kalkış arasında ihtiyaç duyduğu hizmetlerin tamamı; yolcu kaydı, bagaj yükleme, temizlik ve pushback gibi.

  • turnaroundisimturnaround, yer süresi

    Bir uçağın vardıktan sonra bir sonraki uçuşa hazırlanma süreci ve bunun için gereken süre: boşaltma, temizlik, ikram yükleme, yakıt ikmali ve biniş.

  • de-icingisimbuz giderme, de-icing

    Kalkıştan önce yerdeki uçağın üzerindeki buzun, karın ya da kırağının, genellikle ısıtılmış bir sıvı püskürtülerek temizlenmesi.

Kabin Hizmeti ve Emniyeti

  • cabin crewisimkabin ekibi, kabin memurları

    Uçuş boyunca kabinde yolcuların emniyeti ve konforuyla ilgilenen, eğitimli personelden oluşan ekip.

  • boardingisimbiniş, yolcu binişi

    Kapıdaki ilk çağrıdan uçak kapılarının kapanmasına kadar yolcuların uçağa binme süreci.

  • seat belt signisimemniyet kemeri işareti, kemer ışığı

    Yolcu koltuklarının üzerinde, yolculara emniyet kemerlerini bağlamalarını ve yerlerinde kalmalarını bildiren ışıklı işaret. Pilotlar tarafından açılıp kapatılır.

  • emergency exitisimacil çıkış, acil çıkış kapısı

    Acil bir durumda yolcuların ve ekibin uçağı hızla terk etmek için kullandığı kapı ya da pencere çıkışı. Bazıları normal kapılardır, bazıları ise kanat üstündeki daha küçük çıkışlardır.

  • safety demonstrationisimemniyet gösterimi, emniyet demosu

    Kalkıştan önce kabin ekibinin ya da bir videonun yolculara emniyet kemerlerinin, çıkışların, oksijen maskelerinin ve can yeleklerinin nasıl kullanılacağını gösterdiği kısa sunum.

  • galleyisimgalley, uçak mutfağı

    Kabin ekibinin yiyecek ve içecekleri sakladığı, ısıttığı ve hazırladığı uçak mutfağı. Büyük uçaklarda birden fazla galley bulunur.

  • overhead binisimüst bagaj dolabı, bagaj dolabı

    Yolcu koltuklarının üzerinde, el bagajları ve montlar için bulunan dolap. Kalkış ve inişten önce kapatılıp kilitlenmesi gerekir.

  • oxygen maskisimoksijen maskesi

    Yüksek irtifada kabin basıncı kaybolduğunda burun ve ağza oksijen veren maske. Yolcu maskeleri koltukların üzerinden otomatik olarak düşer.

  • life vestisimcan yeleği

    Her koltuğun altında ya da yakınında bulunan ve uçak suya inmek zorunda kalırsa kişinin batmadan yüzmesini sağlayan şişirilebilir yelek.

  • purserisimkabin amiri, purser

    Uçuşta kabin ekibini yöneten ve kabin ile kokpit arasındaki ana bağlantıyı sağlayan kıdemli kabin ekibi üyesi.

  • cross-checkfiilçapraz kontrol yapmak, karşılıklı kontrol etmek

    Hataları yakalamak için bir şeyi, genellikle başka bir kişi aracılığıyla, ikinci kez kontrol etmek. Kapılarda her kabin ekibi üyesi, kapılar kurulduktan sonra karşısındaki kapıyı kontrol eder.

Havacılık Meteorolojisi

  • turbulenceisimtürbülans

    Uçağı sarsan, sallayan ya da aniden düşüren düzensiz ve çoğu zaman ani hava hareketi. Genellikle hafif, orta veya şiddetli olarak rapor edilir.

  • visibilityisimgörüş, görüş mesafesi

    Nesnelerin net olarak görülüp tanınabildiği en uzak mesafe; çoğu ülkede metre veya kilometre, ABD'de ise kara mili cinsinden rapor edilir.

  • crosswindisimyan rüzgar

    Pist boyunca değil, yandan pistin üzerine doğru esen rüzgar; kalkış ve inişi zorlaştırır.

  • headwindisimkarşı rüzgar, baş rüzgarı

    Uçağın hareket yönüne karşıdan esen rüzgar. Yer süratini düşürür ama kalkış ve inişin daha kısa mesafede yapılmasına yardım eder.

  • wind shearisimrüzgar kırılması, rüzgar kesmesi

    Rüzgarın sürat ya da yönünün kısa bir mesafede aniden değişmesi; yere yakın yüksekliklerde uçağın hızla sürat ve irtifa kaybetmesine yol açabilir.

  • METARkısaltmaMETAR, meydan hava raporu

    Bir havalimanı için 30 ya da 60 dakikada bir yayımlanan, kısa kodlu rutin hava raporu: rüzgar, görüş, hadise, bulut, sıcaklık ve basınç.

  • icingisimbuzlanma

    Uçuş sırasında uçağın kanatlarında, motorlarında ya da sensörlerinde buz birikmesi. Bulut veya yağmur gibi görünür nem içinde, donma noktası civarındaki ya da altındaki sıcaklıklarda oluşur.

  • ceilingisimbulut tavanı, tavan

    Gökyüzünün yarısından fazlasını kaplayan en alçak bulut tabakasının yerden yüksekliği. Alçak bulut tavanı yaklaşmayı imkansız hale getirebilir.

  • cumulonimbusisimkümülonimbüs, oraj bulutu

    Şimşek, dolu, kuvvetli yağış, şiddetli türbülans, buzlanma ve rüzgar kırılması getirebilen çok yüksek ve yoğun oraj bulutu. Pilotlar bu bulutun içine girmekten kaçınır.

Seyrüsefer ve Göstergeler

  • altitudeisimirtifa, yükseklik

    Bir uçağın ortalama deniz seviyesinden dikey uzaklığı; genellikle feet cinsinden verilir. Yükseklik (height) ise yerden ya da meydandan ölçülür.

  • headingisimbaş, istikamet

    Uçağın burnunun yöneldiği istikamet; 001 ile 360 arasında derece olarak verilir ve genellikle manyetik kuzeye göre ölçülür.

  • flight levelisimuçuş seviyesi

    Geçiş irtifasının üzerinde kullanılan, 1013 hPa standart basınç ayarına göre ölçülen ve yüzlerce feet cinsinden ifade edilen seviye; FL350 yaklaşık 35.000 feet demektir.

  • airspeedisimhava sürati, hava hızı

    Uçağın etrafındaki havaya göre sürati; uçağı havada tutan da bu sürattir. Rüzgar olduğunda yer süratinden farklıdır.

  • knotisimknot, deniz mili/saat

    Havacılıkta ve denizcilikte kullanılan sürat birimi: saatte bir deniz mili, yani saatte yaklaşık 1,85 kilometre.

  • autopilotisimotopilot, otomatik pilot

    Pilotlar izlerken uçağı otomatik olarak uçuran ve seçilen başı, irtifayı, sürati ya da rotayı koruyan sistem.

  • waypointisimyol noktası, seyrüsefer noktası

    Koordinatlarla tanımlanmış ve uçakların rota oluşturmak ve izlemek için kullandığı havadaki sabit nokta. Çoğunun telaffuz edilebilen beş harfli bir adı vardır.

  • ILSkısaltmaaletli iniş sistemi, ILS

    Aletli iniş sistemi; yerden gönderilen radyo sinyalleriyle uçağı piste yatay ve dikey olarak yönlendiren ve alçak bulutta ve kötü görüşte iniş yapılmasını sağlayan sistem.

  • transponderisimtransponder, cevaplayıcı

    Hava trafik radarından gelen sinyallere bir kodla ve genellikle uçağın irtifası ve kimliğiyle cevap veren uçaktaki radyo cihazı.

  • QNHkısaltmaQNH, altimetre ayarı

    Altimetrenin ortalama deniz seviyesine göre irtifayı göstermesini sağlayan basınç ayarı. QNH ayarlıyken yerdeki altimetre meydanın rakımını gösterir.

Bakım

  • walkaroundisimdış kontrol, uçuş öncesi dış kontrol

    Uçuştan önce bir pilotun ya da teknisyenin uçağın etrafında dolaşarak hasar, sızıntı ya da olağan dışı bir durum olup olmadığını gözle kontrol etmesi.

  • defectisimarıza, kusur

    Uçağın bir parçasında ya da sisteminde ortaya çıkan, kaydedilmesi ve bir sonraki uçuştan önce ya giderilmesi ya da usulüne uygun şekilde ertelenmesi gereken arıza.

  • technical logisimteknik kayıt defteri, teknik log

    Uçakta tutulan resmi kayıt; ekipler arızaları, teknisyenler de yaptıkları bakım işlerini buraya yazar, böylece uçağın durumu her zaman belgelenmiş olur.

  • line maintenanceisimhat bakımı

    Uçuşlar arasında havalimanında yapılan rutin kontroller ve küçük onarımlar; günlük kontroller, tekerlek değişimi ve küçük arızaların giderilmesi gibi. Amaç uçağın uçmaya devam edebilmesidir.

  • MELkısaltmaminimum teçhizat listesi, MEL

    Minimum teçhizat listesi; bir uçuşun hangi teçhizat çalışmazken, hangi koşullarda ve ne kadar süreyle kalkış yapabileceğini gösteren onaylı belge.

  • airworthysıfatuçuşa elverişli

    Uçmak için güvenli durumda olan ve tipine ait bütün teknik ve yasal gereklilikleri karşılayan. İlgili isim 'airworthiness' (uçuşa elverişlilik) kelimesidir.

  • troubleshootfiilarıza tespiti yapmak, arızayı gidermek

    Teknik bir sorunun nedenini adım adım aramak ve ardından gidermek; genellikle üreticinin usullerine uyularak yapılır.

  • hydraulicsisimhidrolik sistem, hidrolik

    Uçuş kumandaları, iniş takımları, flaplar ve frenler gibi ağır parçaları hareket ettirmek için yüksek basınçlı sıvı kullanan sistemler.

  • AOGkısaltmaAOG, yerde kalan uçak

    Aircraft on ground (yerde kalan uçak); bir uçağın teknik bir sorun nedeniyle uçamadığı ve parça ile teknisyene acilen ihtiyaç duyulduğu durum.

Acil ve Anormal Durumlar

  • Maydayifadetehlike çağrısı, Mayday çağrısı

    Bir uçak ya da gemi ciddi ve yakın bir tehlikedeyken ve hemen yardıma ihtiyaç duyduğunda kullanılan uluslararası telsiz tehlike çağrısı. Üç kez tekrarlanır.

  • evacuatefiiltahliye etmek, boşaltmak

    Kalmak tehlikeli olduğu için, örneğin yangın ya da duman nedeniyle, herkesi uçaktan veya binadan hızla çıkarmak.

  • divertfiildivert etmek, yedek meydana yönelmek

    Kötü hava, tıbbi acil durum ya da teknik bir sorun gibi nedenlerle planlanan varış yeri yerine başka bir havalimanına uçmak.

  • pan-panifadeaciliyet çağrısı, pan-pan çağrısı

    Emniyeti etkileyen ama hemen yardım gerektirmeyen bir sorun olduğunda kullanılan uluslararası telsiz aciliyet çağrısı. Üç kez tekrarlanır.

  • brace positionisimbrace pozisyonu, darbe pozisyonu

    Beklenen bir çarpma ya da zorunlu iniş darbesinden hemen önce yolcuların ve ekibin yaralanmayı azaltmak için aldığı koruyucu vücut pozisyonu.

  • decompressionisimdekompresyon, kabin basıncı kaybı

    Yüksek irtifada kabin basıncının yavaş ya da çok hızlı şekilde kaybolması. Ek oksijen olmadan insanlar kısa sürede net düşünme yeteneğini kaybeder.

  • evacuation slideisimtahliye kaydırağı, kaydırak

    Uçak kapısına bağlı, tahliye sırasında insanların hızla yere kaymasını sağlayan şişme kaydırak. Kurulu (armed) bir kapı açıldığında otomatik olarak şişer.

  • fire extinguisherisimyangın söndürücü, yangın söndürme tüpü

    Ekibin uçakta küçük yangınları söndürmek için kullandığı, halon veya su gibi bir madde içeren taşınabilir tüp.

  • medical emergencyisimtıbbi acil durum

    Uçakta ortaya çıkan ve acil müdahale gerektiren ani ve ciddi sağlık sorunu; kalp sorunu, nefes darlığı ya da bilinç kaybı gibi.

  • stallisimstall, perdövites

    Kanadın havayla çok dik bir açıyla karşılaşması sonucu hava akışının kanadın üst yüzeyini izleyememesi ve taşıma kuvvetinin aniden kaybolması.

Ekip ve Uçuş Planlama

  • captainisimkaptan pilot, kaptan

    Uçuşun sorumlu pilotu; uçak, ekip ve yolcular üzerindeki son karar ve sorumluluk ona aittir. Kaptanlar genellikle sol koltukta oturur.

  • first officerisimikinci pilot, yardımcı pilot

    Havayolu ekibindeki ikinci pilot; uçuşu ve görevleri kaptanla paylaşır ve genellikle sağ koltukta oturur.

  • checklistisimkontrol listesi

    Pilotların ya da diğer ekip üyelerinin, her uçuş safhasında önemli hiçbir şeyin unutulmaması için belirli bir sırayla kontrol ettiği yazılı liste.

  • briefingisimbrifing, bilgilendirme

    Bir görevden önce yapılan kısa toplantı ya da açıklama; ekip uçuş, rota, hava durumu, görev dağılımı ve olası riskler hakkında bilgi paylaşır.

  • flight planisimuçuş planı

    Kalkıştan önce hava trafik hizmetlerine gönderilen, planlanan uçuşa ait resmi bilgiler: rota, seviyeler, sürat, uçak tipi, yakıt dayanımı ve yedek meydanlar.

  • ETAkısaltmatahmini varış zamanı, tahmini varış saati

    Tahmini varış zamanı; bir uçağın varış noktasına ya da rotası üzerindeki bir noktaya ulaşmasının beklendiği saat.

  • NOTAMkısaltmaNOTAM, havacılara duyuru

    Pilotlar ve uçuş planlamacıları için kapalı pist, arızalı seyrüsefer cihazı ya da kısıtlanmış hava sahası gibi geçici değişiklik veya tehlikeler hakkında yayımlanan resmi duyuru.

  • CRMkısaltmaekip kaynak yönetimi, CRM

    Ekip kaynak yönetimi; ekiplerin iletişim kurmasına, görev paylaşmasına, birlikte karar almasına ve birbirinin hatalarını yakalamasına yardımcı olan eğitim ve uygulamalar.

Mini test: bu terimleri biliyor musun?

Bu sözlükten 10 soru. Her terimin doğru Türkçe karşılığını seç, puanını gör.

Havacılık İngilizcesi nasıl öğrenilir?

  • İşe fonetik alfabeyle ve sayıların ICAO'ya göre okunuşuyla başlayın. Bunları neredeyse her telsiz konuşmasında, brifingde ve operasyonla yaptığınız telefon görüşmelerinde kullanacaksınız.
  • Standart kalıpları yazıldığı gibi öğrenin. Telsizde affirm, say again ve wilco gibi kelimeler sabittir; bunların yerine günlük eş anlamlılarını kullanmayın.
  • Alandan gerçek metinler okuyun: METAR ve TAF raporları, NOTAM'lar, emniyet kartları, kontrol listeleri ve yayımlanmış kaza inceleme raporları. Terimlerin bağlam içinde nasıl kullanıldığını en iyi bunlar gösterir.
  • Kelimeleri çiftler ve sıralar halinde öğrenin: climb ve descent, headwind ve tailwind, taxi, line up ve takeoff gibi. Uçuş safhaları bu kelimeleri akılda tutmak için doğal bir sıra sunar.
  • Kelimeleri sesli söyleyin. Bazı terimlerde telaffuz tuzakları vardır: climb kelimesinde okunmayan b, knot kelimesinde okunmayan k ve fuselage kelimesinin sonu gibi.

Sıkça sorulan sorular

ICAO İngilizce Seviye 4 nedir?

ICAO'nun uluslararası uçuşlarda İngilizce kullanan pilotlar ve hava trafik kontrolörleri için şart koştuğu asgari İngilizce seviyesidir ve 'Operational' (operasyonel) olarak adlandırılır. Adaylar altı alanda değerlendirilir: telaffuz, dil yapısı, kelime bilgisi, akıcılık, anlama ve etkileşim. Seviye 4 normalde üç yılda bir, Seviye 5 altı yılda bir yeniden sınanır; Seviye 6 (Expert) ise genellikle süresizdir.

Pilotlar neden 'nine' ve 'three' yerine 'niner' ve 'tree' der?

ICAO, sayıların parazitli bir telsizde ve farklı dilleri konuşan kişiler tarafından doğru anlaşılması için sabit bir okunuş belirlemiştir: 3 için 'tree', 4 için 'fower', 5 için 'fife', 9 için 'niner'. Rakamlar genellikle tek tek okunur; bu yüzden baş 270 'two seven zero', uçuş seviyesi 350 ise 'three five zero' olur.

Standart frazeoloji ile sade İngilizce arasındaki fark nedir?

Standart frazeoloji, müsaadeler ve geri okumalar gibi rutin telsiz konuşmalarında kullanılan sabit kelime ve cümle kalıplarıdır. Sade İngilizce (plain English) ise tıbbi bir acil durum ya da olağan dışı bir teknik sorun gibi standart bir kalıbın bulunmadığı hallerde kullanılan gündelik dildir. Profesyonellerin ikisine de ihtiyacı vardır ve ICAO yeterlilik sınavları ağırlıklı olarak sade İngilizceyi ölçer.

Kabin ekibinin de havacılık İngilizcesi bilmesi gerekir mi?

Evet, ancak bu dilin farklı bir bölümünü kullanırlar. Kabin ekibi hava trafik kontrolle nadiren konuşur; ama emniyet usulleri, kapı ve tahliye komutları, anonslar ve galley kelimeleriyle İngilizce çalışır, her gün uluslararası meslektaşları ve yolcularla iletişim kurar.

Sürat ve irtifa neden knot ve feet ile verilir?

Knot ve deniz mili denizcilikten gelir: bir deniz mili, enlemin bir dakikasına dayanır ve bu da haritalarda mesafe ölçmeyi kolaylaştırır. İrtifa için dünyanın büyük bölümünde feet standart hale gelmiştir; yine de birkaç ülke hava sahasının bazı kısımlarında metre kullanır. Pist uzunlukları ve görüş ise ABD dışında genellikle metre cinsinden verilir.

Seviyene uygun okumayla pekiştir

Yeni kelimelerin kalıcı olmasının en hızlı yolu seviyene uygun metin okumaktır. Seviyene göre ücretsiz İngilizce kitaplar: