Seyahat İngilizcesi: 100 Temel Terim ve Anlamları
Yurt dışına çıkmak, yolculuğun her aşamasında İngilizce kullanmak demektir: uçak bileti almak, check-in yapmak, güvenlik ve pasaport kontrolünden geçmek, bagajınızı bulmak, otele yerleşmek ve yeni bir şehirde yolunuzu bulmak. Bu sözlük tabelalarda, ekranlarda ve biletlerde göreceğiniz, anonslarda ve bankolarda duyacağınız kelimeleri gerçek bir yolculuktan alınmış örneklerle açıklıyor.
- 100 terim
- 11 konu
- 50 temel terim
- 205 örnek cümle
Rezervasyon ve Biletler
Uçakla yapılan yolculuk; ayrıca belirli bir saatte kalkan ve kendine ait bir uçuş numarası olan sefer.
Belirli hatlarda düzenli yolcu ve kargo uçuşları yapan ve bu uçuşların biletlerini satan şirket.
Bir bileti, koltuğu, odayı ya da hizmeti önceden ayarlayıp genellikle ödemesini yaparak kendine ayırtmak.
Uçak, tren, otobüs ya da gemiyle yolculuk etmek veya bir yere girmek için ücret ödediğinizi gösteren kağıt ya da elektronik belge.
Bir yere gidiş ve oradan dönüş yolculuğunu birlikte kapsayan, tek seferde alınan ve bazen iki tek yön biletten daha ucuz olan bilet.
Bir yere gidişi kapsayan ama dönüşü kapsamayan, dönüş için ayrıca bilet almayı gerektiren bilet.
Uçak değiştirmeden sizi varış noktanıza götüren uçuş; teknik olarak yolda ara iniş yapabilir, bu yönüyle non-stop uçuştan ayrılır.
Kağıt yerine hava yolu ya da ulaşım şirketinin bilgisayar sisteminde kayıtlı tutulan bilet; onay ve bilet numarası e-postayla gelir.
Hava yolu şirketi, seyahat acentesi ya da oteldeki rezervasyonunuzu tanımlayan, genellikle altı karakterli harf ve rakamlardan oluşan kısa kod.
Uçak, tren, otobüs, taksi ya da tekneyle yolculuk etmek için ödediğiniz para.
Bir yolculuğun uçuşlarını, tarihlerini, saatlerini ve gidilecek yerleri sırasıyla, çoğu zaman otel ve etkinlikleriyle birlikte gösteren ayrıntılı plan.
Uçak ya da trende business veya birinci sınıfa göre daha az yer ve hizmet sunan, en ucuz ve en yaygın koltuk sınıfı.
Rezerve ettiğinizden daha iyi bir sınıfa, koltuğa, odaya ya da araca geçiş; bazen ücretsiz, bazen ek ödemeyle yapılır.
Havalimanında
Havalimanında ya da otobüs, tren veya feribot istasyonunda yolcuların check-in yaptığı, beklediği, yola çıktığı ve vardığı büyük bina.
Havalimanı ya da istasyonda yola çıkan yolculara ayrılmış bölüm; ayrıca kalkacak uçuşları listeleyen tabela ve ekranlar.
Havalimanı ya da istasyonda yolculuk sonrası yolcuların çıktığı ve karşılayanların beklediği bölüm.
Güvenlik kontrolünden sonra yolcuların kapılarına gitmeden önce beklediği, alışveriş yaptığı ve yemek yediği geniş alan.
Uluslararası yolculara bazı vergiler alınmadan, genellikle pasaport kontrolünden sonraki havalimanı mağazalarında satılan; mağazaların kendisi için de kullanılır.
Havalimanında ya da istasyonda bir sonraki seferleri saatleri, varış noktaları, kapı ya da peron numaraları ve durumlarıyla gösteren büyük ekran.
Havalimanı, istasyon ya da büyük binalarda görevlilerin soruları yanıtladığı ve ziyaretçilere yol gösterdiği banko.
Bir para birimini başka bir para birimine çevirme işlemi ya da bu işlemin yapıldığı büro veya gişe.
İnsanların unuttuğu eşyaların sahipleri gelip alana kadar saklandığı yer, büro ya da hizmet.
Check-in İşlemleri
Uçuştan önce havalimanında bilet ve pasaportunuzu gösterip bagajınızı teslim etmek ya da bir otele vardığınızda giriş kaydınızı yaptırmak.
Check-in'den sonra verilen; adınızı, uçuşunuzu, kapı ve koltuk numaranızı, biniş saatinizi gösteren ve uçağa binmenizi sağlayan kart ya da mobil belge.
Havalimanında hava yolu personelinin belgelerinizi kontrol ettiği, bagajınızı aldığı ve biniş kartınızı verdiği banko.
Havalimanına gitmeden önce hava yolu şirketinin web sitesi ya da uygulaması üzerinden yapılan check-in; genellikle kalkıştan bir iki gün önce açılır.
Havalimanında online check-in yapmış yolcuların kayıtlı bagajlarını teslim ettiği banko ya da makine.
Güvenlik Kontrolü
Havalimanında yolcuların ve kabin bagajlarının kapılara ulaşmadan önce tehlikeli ya da yasaklı eşyalar için tarandığı yer ve işlem.
İçecekler, kremler, jeller, spreyler ve macunlar; birçok havalimanı bunların kabin bagajında yalnızca küçük kaplarda ve şeffaf bir poşet içinde taşınmasına izin verir.
Güvenlik kontrolünde içinden geçtiğiniz kapı şeklindeki ya da elde tutulan cihaz; üzerinizde anahtar, bozuk para veya kemer gibi metal eşyalar varsa öter.
Havalimanı güvenlik kontrolünde çantanızı, montunuzu, kemerinizi ve diğer eşyalarınızı x-ray cihazından geçirmek için koyduğunuz plastik kap.
Havalimanı güvenlik kontrolünde kollarınız havada içinde durduğunuz ve kıyafetlerinizin altında gizli eşya olup olmadığını kontrol eden cihaz.
Silah, kesici aletler, fazla miktarda sıvı ya da tehlikeli maddeler gibi uçağa ya da uçak kabinine alınmasına izin verilmeyen eşyalar.
Bir güvenlik görevlisinin gizli eşya olup olmadığını anlamak için ellerini kıyafetlerinizin üzerinde gezdirerek yaptığı arama.
Biniş ve Uçakta
Havalimanı terminalinde yolcuların bekleyip ardından yürüyerek ya da otobüsle uçağa bindiği numaralı bölüm.
Yolculuğun başında uçağa, gemiye, trene ya da otobüse binmek; havalimanlarında yolcuların uçağa alınmaya başlandığı süreci de anlatır.
Uçak, tren ya da otobüste sıraların arasındaki geçiş yolunun hemen yanındaki, başkalarını rahatsız etmeden kalkabileceğiniz koltuk.
Uçak için: uçuşun başında yerden kesilip havalanmak.
Uçak ya da yolcuları için: uçuşun sonunda yere inmek.
Uçak, otomobil ya da otobüste güvenliğiniz için vücudunuzun üzerinden bağladığınız, koltuğa sabitlenmiş kayış.
Uçakta yolcuların güvenliğinden ve rahatından sorumlu olan, yiyecek-içecek servisi yapan ve acil durumlarda yardım eden kabin ekibi üyesi.
Uçakta koltukların üstünde bulunan ve yolcuların kabin bagajlarını ve montlarını koyduğu kapaklı dolap.
Yolcuların uçağa binmeye başladığı saat; çoğunlukla kalkıştan 30-45 dakika önceye denk gelir ve biniş kartında yazar.
Biniş bitmek üzere olduğu için bir uçuşun yolcularını hemen kapıya çağıran son anons.
Business class yolcuları, sık uçan yolcular ya da ek ücret ödeyenler gibi bazı yolcuların uçağa diğerlerinden önce binmesini sağlayan hizmet.
Uçuş sırasında uçağın sarsılmasına ya da hoplamasına yol açan ani ve düzensiz hava hareketleri.
Birkaç saat dilimini geçen uzun bir uçuştan sonra vücudun biyolojik saati hala evdeki saate göre işlediği için yaşanan yorgunluk ve uyku sorunları.
Rötar, İptal ve Aktarmalar
Bir uçuşun, trenin ya da başka bir seferin planlanandan geç kalkması veya varması; fiil olarak bir şeyi geciktirmek anlamına gelir.
Planlanmış bir uçuşun, rezervasyonun ya da etkinliğin gerçekleşmeyeceğine karar vermek veya bunu duyurmak; yolcular da kendi rezervasyonlarını iptal edebilir.
Direkt uçuş olmadığında başka bir havalimanında uçak değiştirdikten sonra varış noktanıza ulaşmak için bindiğiniz ikinci ya da sonraki uçuş.
Varış noktanıza giderken uçak değiştirdiğinizde iki uçuş arasında havalimanında geçirdiğiniz süre.
Bir uçuşun biniş kartında ya da ekranlarda ilk gösterilen kapıdan farklı bir kapıya alınması.
Genellikle yolculuğun ilk bölümündeki gecikme yüzünden aktarmalı uçuşa ya da trene yetişememe durumu.
Özellikle iptal, rötar ya da kaçırılan aktarma sonrasında yolcuyu başka bir uçuşa, trene ya da tarihe almak için yeniden rezervasyon yapmak.
Uzun rötar, iptal, uçağa alınmama ya da bagaj hasarı gibi bir sorun nedeniyle yolcuya ödenen para ya da verilen başka bir karşılık.
Bazı müşterilerin gelmeyeceği varsayılarak gerçekte olandan fazla koltuk ya da oda satılmış uçuş veya otel için kullanılır.
Başka bir yere giderken bir havalimanından ya da ülkeden, orada kalmadan veya ülkeye resmi olarak giriş yapmadan geçmek.
Estimated time of arrival ifadesinin kısaltması; bir uçağın, trenin, taksinin ya da kişinin varmasının beklendiği saat.
Uzun bir yolculukta son varış noktasına devam etmeden önce bir şehirde, genellikle bir gün ya da daha uzun süre kalınan planlı mola.
Pasaport Kontrolü ve Gümrük
Kimliğinizi ve vatandaşlığınızı kanıtlayan, ülkeniz tarafından verilen ve yurt dışına çıkmanızı sağlayan resmi belge.
Sınırda, havalimanında ya da limanda görevlilerin bir ülkeye giren veya çıkan yolcuların pasaport ve vizelerini kontrol ettiği nokta.
Bir ülkeye getirilen eşyaları denetleyen ve bunlar üzerinden vergi alan devlet birimi; ayrıca havalimanında bu kontrolün yapıldığı alan.
Bir ülkeye belirli bir amaç ve süreyle girmenize, orada kalmanıza ya da transit geçmenize izin veren, genellikle pasaporta yapıştırılan etiket ya da elektronik kayıt şeklindeki resmi izin.
Havalimanında ya da sınırda ziyaretçilerin ülkeye girip giremeyeceğine karar verilen kontrol noktası; genel anlamıyla başka bir ülkeye yerleşmek üzere göç etmek.
Gümrük görevlilerine bir ülkeye vergiye ya da denetime tabi olabilecek eşya, nakit para veya gıda getirdiğinizi resmi olarak bildirmek.
Bazı ülkelerin gelen ziyaretçilerden doldurmasını istediği; pasaport bilgilerini, uçuşu, adresi ve ziyaretin amacını içeren kısa form.
Vergisiz sınırları aşan ya da kısıtlı eşya getirmeyen yolcular için gümrük çıkışındaki, genellikle yeşil renkli tabela.
Aralarında düzenli sınır kontrolü olmayan Avrupa ülkelerinden oluşan Schengen Bölgesi için verilen ve herhangi bir 180 günlük dönemde en fazla 90 gün kalmaya izin veren kısa süreli vize.
Bir pasaportun, vizenin, biletin ya da kartın geçerliliğini yitirdiği tarih.
Bagaj ve Bagaj Sorunları
Seyahate çıkarken yanınıza aldığınız valizler ve çantalar ile içlerindeki eşyalar.
Hava yolu şirketinin belirlediği boyut ve ağırlık sınırları içinde yanınızda uçak kabinine alabildiğiniz küçük çanta ya da valiz.
Check-in'de ya da bagaj teslim noktasında teslim ettiğiniz, uçağın alt bölümünde taşınan ve inişten sonra bagaj alım alanından geri aldığınız bagaj.
Havalimanında, pasaport kontrolünden sonra kayıtlı bagajların yürüyen bantlarla geldiği ve yolcuların bagajlarını aldığı alan.
Biletinizin ek ücret ödemeden uçuşa götürmenize izin verdiği bagaj miktarı; parça sayısı ve ağırlık olarak belirtilir.
Biletinizin izin verdiğinden daha ağır, daha büyük ya da daha fazla olan bagaj; ayrıca bunun için alınan ek ücret.
Uçuş sonunda sizinle birlikte gelmeyen ya da hava yolu şirketinin bulamadığı bagaj; birçoğu sonradan bulunup size teslim edilir.
Uçuştan sonra teslim aldığınızda kırılmış, yırtılmış ya da ezilmiş olan valiz veya çanta; örneğin tekerleği ya da sapı kopmuş olabilir.
Bir çantaya takılan etiket: ya hava yolu şirketinin barkodlu ve varış kodlu basılı etiketi ya da adınızın ve iletişim bilgilerinizin yazdığı kendi etiketiniz.
Otel ve Konaklama
Bir otel odasının, masanın, koltuğun ya da aracın belirli bir tarih için size ayrılması; ayrıca bu ayırtmanın kaydı.
Konaklamanın sonunda anahtarı teslim edip varsa ek harcamaları ödeyerek otelden ayrılmak.
Rezervasyonunuzun yapıldığını kanıtlayan, ayrıntılarını ve referans numarasını gösteren mesaj ya da belge; genellikle e-postayla gelir.
Otel girişinin yakınında misafirlerin giriş-çıkış yaptığı, ödeme yaptığı, anahtar aldığı ve yardım istediği banko; ayrıca burada çalışan personel.
Otel odasının kapısını açmak için metal anahtar yerine kullanılan plastik kart; birçok odada elektriği açmaya da yarar.
Otel odasından normal çıkış saatinden daha geç ayrılma izni; bazen ücretsiz, bazen ücretlidir.
Ulaşım ve Yol Tarifi
Bir yere nasıl gidileceğini, hangi yöne gidileceğini, nerede dönüleceğini ve ne kadar uzak olduğunu anlatan bilgiler.
Belirli güzergah ve saatlerde çalışan ve ücret ödeyen herkesin kullanabildiği otobüs, tren, tramvay, metro ve vapurlar.
Taksilerin sıraya girip yolcu beklediği, çoğunlukla istasyon ya da havalimanı önündeki yer.
Havalimanı terminalleri, otoparklar, oteller ve şehir arasında olduğu gibi kısa ve sabit bir güzergahta gidip gelen otobüs.
Havalimanında ya da şehirde bir şirketten genellikle günlük olarak kısa süreliğine araç kiralamanızı sağlayan hizmet.
Tren ya da metro istasyonunda yolcuların trenleri beklediği, trene bindiği ve indiği, rayın yanındaki yükseltilmiş alan.
Otobüs, tren, feribot ya da uçakların kalkış ve varış saatlerini gösteren liste veya çizelge.
Bir otobüsten, trenden, uçaktan, tramvaydan, bisikletten ya da tekneden yolculuğun sonunda veya bir durakta inmek.
Yürüyerek rahatça ulaşılabilecek kadar yakın; genellikle birkaç dakikadan yarım saate kadar süren bir mesafe.
Yurt Dışında Acil Durumlar
Acil bir durumda polis, ambulans ya da itfaiye çağırmak için aranan kısa telefon numarası; Avrupa'daki 112 gibi.
Bir ülke hükümetinin başka bir ülkenin başkentindeki, başında büyükelçinin bulunduğu resmi temsilciliği.
Bir ülke hükümetinin yabancı bir şehirdeki, oradaki kendi vatandaşlarına yardım eden ve çoğu zaman vize işlemlerini de yürüten, büyükelçilikten daha küçük temsilciliği.
Poliçeye bağlı olarak yurt dışında tedavi, iptal edilen seyahat ya da kaybolan ve çalınan eşyalar gibi yolculuk sırasında yaşanan sorunların masraflarını karşılayan sigorta.
Hırsızlık gibi bir suçu ya da bir kazayı bildirdiğinizde polisin düzenlediği resmi yazılı kayıt.
Genellikle kalabalık yerlerde, insanların fark etmesine fırsat vermeden ceplerinden ya da çantalarından para, telefon veya cüzdan çalan hırsız.
Eczacıların reçeteli ve reçetesiz ilaç sattığı ve temel sağlık bilgisi verdiği dükkan.
Mini test: bu terimleri biliyor musun?
Bu sözlükten 10 soru. Her terimin doğru Türkçe karşılığını seç, puanını gör.
Seyahat İngilizcesi nasıl öğrenilir?
- Yolculuğun sırasına göre çalışın: rezervasyon, check-in, güvenlik, biniş, uçuş, pasaport kontrolü, bagaj alımı, otel ve şehir içi ulaşım. Her aşamanın kendine ait küçük bir kelime grubu vardır.
- Rezervasyon onayları, biniş kartları, hava yolu şirketlerinin bagaj kuralları, havalimanı tabelaları ve otel e-postaları gibi gerçek İngilizce seyahat metinlerini okuyun; hangi kelimelerin sürekli karşınıza çıktığına dikkat edin.
- Tek tek kelimelerle yetinmeyin, duyacağınız soruları öğrenin: "Window or aisle?" (Cam kenarı mı, koridor mu?), "Did you pack this bag yourself?" (Bu çantayı kendiniz mi hazırladınız?), "What is the purpose of your visit?" (Ziyaretinizin amacı nedir?) ve "Anything to declare?" (Beyan edeceğiniz bir şey var mı?)
- Saatleri, kapı ve uçuş numaralarını sesli okumayı, adınızı ve rezervasyon kodunuzu harf harf söylemeyi çalışın.
- İngiliz ve Amerikan İngilizcesi arasındaki farklara dikkat edin: hand luggage ve carry-on, return ve round trip, queue ve line, timetable ve schedule.
Sıkça sorulan sorular
Luggage mı, baggage mı? "Luggages" diyebilir miyim?
İkisi de yolculukta yanınıza aldığınız çantalar demektir. Luggage gündelik konuşmada, özellikle İngiltere'de daha yaygındır; hava yolu şirketleri ve havalimanı tabelaları ise baggage'ı tercih eder (baggage claim, baggage allowance). İkisi de sayılamaz, bu yüzden luggages ya da baggages denmez; two pieces of luggage, two bags ya da two suitcases denir.
Connecting flight, layover ve stopover arasındaki fark nedir?
Connecting flight, uçak değiştirdikten sonra bindiğiniz bir sonraki uçuştur. Layover iki uçuş arasındaki bekleme süresidir ve genellikle birkaç saat sürer. Stopover ise daha uzun ve planlı bir moladır; uluslararası yolculuklarda çoğunlukla 24 saati aşar ve yolculuğa devam etmeden önce o şehirde kalırsınız.
"Get on the plane" mı denir, "get in the plane" mı?
Get on the plane denir. İngilizcede uçak, tren, otobüs, tramvay, gemi ve bisiklet için get on (binmek) ve get off (inmek), otomobil ve taksi için ise get in ve get out of kullanılır. Anonslarda daha resmi olan board (binmek) ve disembark (inmek) fiillerini de duyarsınız.
Pasaport kontrolünde görevliler İngilizce genellikle neler sorar?
Tipik sorular şunlardır: "What is the purpose of your visit?" (Ziyaretinizin amacı nedir?), "How long are you staying?" (Ne kadar kalacaksınız?), "Where are you staying?" (Nerede kalacaksınız?), "Is this your first visit?" (İlk gelişiniz mi?) ve "Do you have a return ticket?" (Dönüş biletiniz var mı?). Kısa ve net cevaplar verilir: "Tourism" (Turistik), "Ten days" (On gün), "At a hotel in the city centre" (Şehir merkezinde bir otelde).
"Direct flight" her zaman uçağın hiç durmadığı anlamına mı gelir?
Her zaman değil. Teknik olarak direct flight aynı uçuş numarasıyla devam eden ve uçak değiştirmediğiniz uçuştur, ancak yolda ara iniş yapabilir. Non-stop flight ise doğrudan varış noktasına gider. Yine de gündelik konuşmada ve birçok rezervasyon sitesinde direct, non-stop anlamında kullanılır.
İlgili alanlar
Seviyene uygun okumayla pekiştir
Yeni kelimelerin kalıcı olmasının en hızlı yolu seviyene uygun metin okumaktır. Seviyene göre ücretsiz İngilizce kitaplar:
