Seyahat edenler için İngilizce

Seyahat İngilizcesi: 100 Temel Terim ve Anlamları

Yurt dışına çıkmak, yolculuğun her aşamasında İngilizce kullanmak demektir: uçak bileti almak, check-in yapmak, güvenlik ve pasaport kontrolünden geçmek, bagajınızı bulmak, otele yerleşmek ve yeni bir şehirde yolunuzu bulmak. Bu sözlük tabelalarda, ekranlarda ve biletlerde göreceğiniz, anonslarda ve bankolarda duyacağınız kelimeleri gerçek bir yolculuktan alınmış örneklerle açıklıyor.

  • 100 terim
  • 11 konu
  • 50 temel terim
  • 205 örnek cümle

Rezervasyon ve Biletler

  • flightisimuçuş, sefer

    Uçakla yapılan yolculuk; ayrıca belirli bir saatte kalkan ve kendine ait bir uçuş numarası olan sefer.

  • airlineisimhava yolu şirketi, hava yolu

    Belirli hatlarda düzenli yolcu ve kargo uçuşları yapan ve bu uçuşların biletlerini satan şirket.

  • bookfiilrezervasyon yapmak, yer ayırtmak

    Bir bileti, koltuğu, odayı ya da hizmeti önceden ayarlayıp genellikle ödemesini yaparak kendine ayırtmak.

  • ticketisimbilet

    Uçak, tren, otobüs ya da gemiyle yolculuk etmek veya bir yere girmek için ücret ödediğinizi gösteren kağıt ya da elektronik belge.

  • round-trip ticketisimgidiş-dönüş bilet

    Bir yere gidiş ve oradan dönüş yolculuğunu birlikte kapsayan, tek seferde alınan ve bazen iki tek yön biletten daha ucuz olan bilet.

  • one-way ticketisimtek yön bilet, tek gidiş bileti

    Bir yere gidişi kapsayan ama dönüşü kapsamayan, dönüş için ayrıca bilet almayı gerektiren bilet.

  • direct flightisimdirekt uçuş, aktarmasız uçuş

    Uçak değiştirmeden sizi varış noktanıza götüren uçuş; teknik olarak yolda ara iniş yapabilir, bu yönüyle non-stop uçuştan ayrılır.

  • e-ticketisimelektronik bilet, e-bilet

    Kağıt yerine hava yolu ya da ulaşım şirketinin bilgisayar sisteminde kayıtlı tutulan bilet; onay ve bilet numarası e-postayla gelir.

  • booking referenceisimrezervasyon kodu, PNR kodu

    Hava yolu şirketi, seyahat acentesi ya da oteldeki rezervasyonunuzu tanımlayan, genellikle altı karakterli harf ve rakamlardan oluşan kısa kod.

  • fareisimbilet ücreti, ücret

    Uçak, tren, otobüs, taksi ya da tekneyle yolculuk etmek için ödediğiniz para.

  • itineraryisimseyahat planı, güzergah

    Bir yolculuğun uçuşlarını, tarihlerini, saatlerini ve gidilecek yerleri sırasıyla, çoğu zaman otel ve etkinlikleriyle birlikte gösteren ayrıntılı plan.

  • economy classisimekonomi sınıfı, ekonomi kabin

    Uçak ya da trende business veya birinci sınıfa göre daha az yer ve hizmet sunan, en ucuz ve en yaygın koltuk sınıfı.

  • upgradeisimsınıf yükseltme, upgrade

    Rezerve ettiğinizden daha iyi bir sınıfa, koltuğa, odaya ya da araca geçiş; bazen ücretsiz, bazen ek ödemeyle yapılır.

Havalimanında

  • terminalisimterminal, yolcu terminali

    Havalimanında ya da otobüs, tren veya feribot istasyonunda yolcuların check-in yaptığı, beklediği, yola çıktığı ve vardığı büyük bina.

  • departuresisimgiden yolcu, gidiş

    Havalimanı ya da istasyonda yola çıkan yolculara ayrılmış bölüm; ayrıca kalkacak uçuşları listeleyen tabela ve ekranlar.

  • arrivalsisimgelen yolcu, varış

    Havalimanı ya da istasyonda yolculuk sonrası yolcuların çıktığı ve karşılayanların beklediği bölüm.

  • departure loungeisimgiden yolcu salonu, bekleme salonu

    Güvenlik kontrolünden sonra yolcuların kapılarına gitmeden önce beklediği, alışveriş yaptığı ve yemek yediği geniş alan.

  • duty-freesıfatgümrüksüz, vergisiz

    Uluslararası yolculara bazı vergiler alınmadan, genellikle pasaport kontrolünden sonraki havalimanı mağazalarında satılan; mağazaların kendisi için de kullanılır.

  • departures boardisimuçuş bilgi ekranı, kalkış tablosu

    Havalimanında ya da istasyonda bir sonraki seferleri saatleri, varış noktaları, kapı ya da peron numaraları ve durumlarıyla gösteren büyük ekran.

  • information deskisimdanışma, danışma bankosu

    Havalimanı, istasyon ya da büyük binalarda görevlilerin soruları yanıtladığı ve ziyaretçilere yol gösterdiği banko.

  • currency exchangeisimdöviz bürosu, döviz bozdurma

    Bir para birimini başka bir para birimine çevirme işlemi ya da bu işlemin yapıldığı büro veya gişe.

  • lost and foundisimkayıp eşya bürosu, kayıp eşya

    İnsanların unuttuğu eşyaların sahipleri gelip alana kadar saklandığı yer, büro ya da hizmet.

Check-in İşlemleri

  • check inphrasal verb (öbek fiil)check-in yapmak, giriş işlemi yapmak

    Uçuştan önce havalimanında bilet ve pasaportunuzu gösterip bagajınızı teslim etmek ya da bir otele vardığınızda giriş kaydınızı yaptırmak.

  • boarding passisimbiniş kartı

    Check-in'den sonra verilen; adınızı, uçuşunuzu, kapı ve koltuk numaranızı, biniş saatinizi gösteren ve uçağa binmenizi sağlayan kart ya da mobil belge.

  • check-in deskisimcheck-in bankosu, check-in kontuarı

    Havalimanında hava yolu personelinin belgelerinizi kontrol ettiği, bagajınızı aldığı ve biniş kartınızı verdiği banko.

  • online check-inisimonline check-in, internetten check-in

    Havalimanına gitmeden önce hava yolu şirketinin web sitesi ya da uygulaması üzerinden yapılan check-in; genellikle kalkıştan bir iki gün önce açılır.

  • bag dropisimbagaj teslim noktası, bagaj bırakma bankosu

    Havalimanında online check-in yapmış yolcuların kayıtlı bagajlarını teslim ettiği banko ya da makine.

Güvenlik Kontrolü

  • security checkisimgüvenlik kontrolü, x-ray kontrolü

    Havalimanında yolcuların ve kabin bagajlarının kapılara ulaşmadan önce tehlikeli ya da yasaklı eşyalar için tarandığı yer ve işlem.

  • liquidsisimsıvılar, sıvı maddeler

    İçecekler, kremler, jeller, spreyler ve macunlar; birçok havalimanı bunların kabin bagajında yalnızca küçük kaplarda ve şeffaf bir poşet içinde taşınmasına izin verir.

  • metal detectorisimmetal dedektörü, x-ray kapısı

    Güvenlik kontrolünde içinden geçtiğiniz kapı şeklindeki ya da elde tutulan cihaz; üzerinizde anahtar, bozuk para veya kemer gibi metal eşyalar varsa öter.

  • trayisimtepsi, plastik kasa

    Havalimanı güvenlik kontrolünde çantanızı, montunuzu, kemerinizi ve diğer eşyalarınızı x-ray cihazından geçirmek için koyduğunuz plastik kap.

  • body scannerisimtüm vücut tarayıcı, vücut tarayıcı

    Havalimanı güvenlik kontrolünde kollarınız havada içinde durduğunuz ve kıyafetlerinizin altında gizli eşya olup olmadığını kontrol eden cihaz.

  • prohibited itemsisimyasaklı eşyalar, taşınması yasak maddeler

    Silah, kesici aletler, fazla miktarda sıvı ya da tehlikeli maddeler gibi uçağa ya da uçak kabinine alınmasına izin verilmeyen eşyalar.

  • pat-downisimüst araması, elle arama

    Bir güvenlik görevlisinin gizli eşya olup olmadığını anlamak için ellerini kıyafetlerinizin üzerinde gezdirerek yaptığı arama.

Biniş ve Uçakta

  • gateisimkapı, biniş kapısı

    Havalimanı terminalinde yolcuların bekleyip ardından yürüyerek ya da otobüsle uçağa bindiği numaralı bölüm.

  • boardfiilbinmek, uçağa binmek

    Yolculuğun başında uçağa, gemiye, trene ya da otobüse binmek; havalimanlarında yolcuların uçağa alınmaya başlandığı süreci de anlatır.

  • aisle seatisimkoridor koltuğu, koridor tarafı

    Uçak, tren ya da otobüste sıraların arasındaki geçiş yolunun hemen yanındaki, başkalarını rahatsız etmeden kalkabileceğiniz koltuk.

  • take offphrasal verb (öbek fiil)kalkmak, havalanmak

    Uçak için: uçuşun başında yerden kesilip havalanmak.

  • landfiilinmek, iniş yapmak

    Uçak ya da yolcuları için: uçuşun sonunda yere inmek.

  • seat beltisimemniyet kemeri

    Uçak, otomobil ya da otobüste güvenliğiniz için vücudunuzun üzerinden bağladığınız, koltuğa sabitlenmiş kayış.

  • flight attendantisimkabin memuru, host

    Uçakta yolcuların güvenliğinden ve rahatından sorumlu olan, yiyecek-içecek servisi yapan ve acil durumlarda yardım eden kabin ekibi üyesi.

  • overhead binisimüst dolap, bagaj dolabı

    Uçakta koltukların üstünde bulunan ve yolcuların kabin bagajlarını ve montlarını koyduğu kapaklı dolap.

  • boarding timeisimbiniş saati

    Yolcuların uçağa binmeye başladığı saat; çoğunlukla kalkıştan 30-45 dakika önceye denk gelir ve biniş kartında yazar.

  • final callisimson çağrı, son anons

    Biniş bitmek üzere olduğu için bir uçuşun yolcularını hemen kapıya çağıran son anons.

  • priority boardingisimöncelikli biniş

    Business class yolcuları, sık uçan yolcular ya da ek ücret ödeyenler gibi bazı yolcuların uçağa diğerlerinden önce binmesini sağlayan hizmet.

  • turbulenceisimtürbülans

    Uçuş sırasında uçağın sarsılmasına ya da hoplamasına yol açan ani ve düzensiz hava hareketleri.

  • jet lagisimjet lag, saat farkı yorgunluğu

    Birkaç saat dilimini geçen uzun bir uçuştan sonra vücudun biyolojik saati hala evdeki saate göre işlediği için yaşanan yorgunluk ve uyku sorunları.

Rötar, İptal ve Aktarmalar

  • delayisimrötar, gecikme

    Bir uçuşun, trenin ya da başka bir seferin planlanandan geç kalkması veya varması; fiil olarak bir şeyi geciktirmek anlamına gelir.

  • cancelfiiliptal etmek

    Planlanmış bir uçuşun, rezervasyonun ya da etkinliğin gerçekleşmeyeceğine karar vermek veya bunu duyurmak; yolcular da kendi rezervasyonlarını iptal edebilir.

  • connecting flightisimaktarmalı uçuş, bağlantı uçuşu

    Direkt uçuş olmadığında başka bir havalimanında uçak değiştirdikten sonra varış noktanıza ulaşmak için bindiğiniz ikinci ya da sonraki uçuş.

  • layoverisimaktarma beklemesi, aktarma süresi

    Varış noktanıza giderken uçak değiştirdiğinizde iki uçuş arasında havalimanında geçirdiğiniz süre.

  • gate changeisimkapı değişikliği

    Bir uçuşun biniş kartında ya da ekranlarda ilk gösterilen kapıdan farklı bir kapıya alınması.

  • missed connectionisimkaçırılan aktarma, aktarmayı kaçırma

    Genellikle yolculuğun ilk bölümündeki gecikme yüzünden aktarmalı uçuşa ya da trene yetişememe durumu.

  • rebookfiilyeniden rezervasyon yapmak, başka uçuşa aktarmak

    Özellikle iptal, rötar ya da kaçırılan aktarma sonrasında yolcuyu başka bir uçuşa, trene ya da tarihe almak için yeniden rezervasyon yapmak.

  • compensationisimtazminat, telafi

    Uzun rötar, iptal, uçağa alınmama ya da bagaj hasarı gibi bir sorun nedeniyle yolcuya ödenen para ya da verilen başka bir karşılık.

  • overbookedsıfatkapasitesinden fazla satılmış, overbook olmuş

    Bazı müşterilerin gelmeyeceği varsayılarak gerçekte olandan fazla koltuk ya da oda satılmış uçuş veya otel için kullanılır.

  • transitisimtransit, aktarma

    Başka bir yere giderken bir havalimanından ya da ülkeden, orada kalmadan veya ülkeye resmi olarak giriş yapmadan geçmek.

  • ETAkısaltmatahmini varış saati

    Estimated time of arrival ifadesinin kısaltması; bir uçağın, trenin, taksinin ya da kişinin varmasının beklendiği saat.

  • stopoverisimkonaklamalı aktarma, ara mola

    Uzun bir yolculukta son varış noktasına devam etmeden önce bir şehirde, genellikle bir gün ya da daha uzun süre kalınan planlı mola.

Pasaport Kontrolü ve Gümrük

  • passportisimpasaport

    Kimliğinizi ve vatandaşlığınızı kanıtlayan, ülkeniz tarafından verilen ve yurt dışına çıkmanızı sağlayan resmi belge.

  • passport controlisimpasaport kontrolü, pasaport kontrol noktası

    Sınırda, havalimanında ya da limanda görevlilerin bir ülkeye giren veya çıkan yolcuların pasaport ve vizelerini kontrol ettiği nokta.

  • customsisimgümrük

    Bir ülkeye getirilen eşyaları denetleyen ve bunlar üzerinden vergi alan devlet birimi; ayrıca havalimanında bu kontrolün yapıldığı alan.

  • visaisimvize

    Bir ülkeye belirli bir amaç ve süreyle girmenize, orada kalmanıza ya da transit geçmenize izin veren, genellikle pasaporta yapıştırılan etiket ya da elektronik kayıt şeklindeki resmi izin.

  • immigrationisimpasaport kontrolü, göç idaresi

    Havalimanında ya da sınırda ziyaretçilerin ülkeye girip giremeyeceğine karar verilen kontrol noktası; genel anlamıyla başka bir ülkeye yerleşmek üzere göç etmek.

  • declarefiilbeyan etmek, bildirmek

    Gümrük görevlilerine bir ülkeye vergiye ya da denetime tabi olabilecek eşya, nakit para veya gıda getirdiğinizi resmi olarak bildirmek.

  • arrival cardisimgiriş kartı, varış formu

    Bazı ülkelerin gelen ziyaretçilerden doldurmasını istediği; pasaport bilgilerini, uçuşu, adresi ve ziyaretin amacını içeren kısa form.

  • nothing to declareifadebeyan edilecek eşya yok, yeşil hat

    Vergisiz sınırları aşan ya da kısıtlı eşya getirmeyen yolcular için gümrük çıkışındaki, genellikle yeşil renkli tabela.

  • Schengen visaisimSchengen vizesi

    Aralarında düzenli sınır kontrolü olmayan Avrupa ülkelerinden oluşan Schengen Bölgesi için verilen ve herhangi bir 180 günlük dönemde en fazla 90 gün kalmaya izin veren kısa süreli vize.

  • expiry dateisimson geçerlilik tarihi, bitiş tarihi

    Bir pasaportun, vizenin, biletin ya da kartın geçerliliğini yitirdiği tarih.

Bagaj ve Bagaj Sorunları

  • luggageisimbagaj, valiz

    Seyahate çıkarken yanınıza aldığınız valizler ve çantalar ile içlerindeki eşyalar.

  • carry-onisimkabin bagajı, el bagajı

    Hava yolu şirketinin belirlediği boyut ve ağırlık sınırları içinde yanınızda uçak kabinine alabildiğiniz küçük çanta ya da valiz.

  • checked baggageisimkayıtlı bagaj, teslim edilen bagaj

    Check-in'de ya da bagaj teslim noktasında teslim ettiğiniz, uçağın alt bölümünde taşınan ve inişten sonra bagaj alım alanından geri aldığınız bagaj.

  • baggage claimisimbagaj alım alanı, bagaj bandı

    Havalimanında, pasaport kontrolünden sonra kayıtlı bagajların yürüyen bantlarla geldiği ve yolcuların bagajlarını aldığı alan.

  • baggage allowanceisimbagaj hakkı, ücretsiz bagaj hakkı

    Biletinizin ek ücret ödemeden uçuşa götürmenize izin verdiği bagaj miktarı; parça sayısı ve ağırlık olarak belirtilir.

  • excess baggageisimfazla bagaj, bagaj aşımı

    Biletinizin izin verdiğinden daha ağır, daha büyük ya da daha fazla olan bagaj; ayrıca bunun için alınan ek ücret.

  • lost luggageisimkayıp bagaj

    Uçuş sonunda sizinle birlikte gelmeyen ya da hava yolu şirketinin bulamadığı bagaj; birçoğu sonradan bulunup size teslim edilir.

  • damaged baggageisimhasarlı bagaj

    Uçuştan sonra teslim aldığınızda kırılmış, yırtılmış ya da ezilmiş olan valiz veya çanta; örneğin tekerleği ya da sapı kopmuş olabilir.

  • luggage tagisimbagaj etiketi, isim etiketi

    Bir çantaya takılan etiket: ya hava yolu şirketinin barkodlu ve varış kodlu basılı etiketi ya da adınızın ve iletişim bilgilerinizin yazdığı kendi etiketiniz.

Otel ve Konaklama

  • reservationisimrezervasyon, yer ayırtma

    Bir otel odasının, masanın, koltuğun ya da aracın belirli bir tarih için size ayrılması; ayrıca bu ayırtmanın kaydı.

  • check outphrasal verb (öbek fiil)çıkış yapmak, check-out yapmak

    Konaklamanın sonunda anahtarı teslim edip varsa ek harcamaları ödeyerek otelden ayrılmak.

  • booking confirmationisimrezervasyon onayı, onay e-postası

    Rezervasyonunuzun yapıldığını kanıtlayan, ayrıntılarını ve referans numarasını gösteren mesaj ya da belge; genellikle e-postayla gelir.

  • front deskisimresepsiyon

    Otel girişinin yakınında misafirlerin giriş-çıkış yaptığı, ödeme yaptığı, anahtar aldığı ve yardım istediği banko; ayrıca burada çalışan personel.

  • key cardisimoda kartı, kartlı anahtar

    Otel odasının kapısını açmak için metal anahtar yerine kullanılan plastik kart; birçok odada elektriği açmaya da yarar.

  • late check-outisimgeç çıkış, geç check-out

    Otel odasından normal çıkış saatinden daha geç ayrılma izni; bazen ücretsiz, bazen ücretlidir.

Ulaşım ve Yol Tarifi

  • directionsisimyol tarifi, tarif

    Bir yere nasıl gidileceğini, hangi yöne gidileceğini, nerede dönüleceğini ve ne kadar uzak olduğunu anlatan bilgiler.

  • public transportisimtoplu taşıma, toplu ulaşım

    Belirli güzergah ve saatlerde çalışan ve ücret ödeyen herkesin kullanabildiği otobüs, tren, tramvay, metro ve vapurlar.

  • taxi rankisimtaksi durağı

    Taksilerin sıraya girip yolcu beklediği, çoğunlukla istasyon ya da havalimanı önündeki yer.

  • shuttle busisimservis otobüsü, ring servisi

    Havalimanı terminalleri, otoparklar, oteller ve şehir arasında olduğu gibi kısa ve sabit bir güzergahta gidip gelen otobüs.

  • car rentalisimaraç kiralama, oto kiralama

    Havalimanında ya da şehirde bir şirketten genellikle günlük olarak kısa süreliğine araç kiralamanızı sağlayan hizmet.

  • platformisimperon

    Tren ya da metro istasyonunda yolcuların trenleri beklediği, trene bindiği ve indiği, rayın yanındaki yükseltilmiş alan.

  • timetableisimsefer saatleri, tarife

    Otobüs, tren, feribot ya da uçakların kalkış ve varış saatlerini gösteren liste veya çizelge.

  • get offphrasal verb (öbek fiil)inmek

    Bir otobüsten, trenden, uçaktan, tramvaydan, bisikletten ya da tekneden yolculuğun sonunda veya bir durakta inmek.

  • within walking distanceifadeyürüme mesafesinde, yürüyerek gidilebilecek uzaklıkta

    Yürüyerek rahatça ulaşılabilecek kadar yakın; genellikle birkaç dakikadan yarım saate kadar süren bir mesafe.

Yurt Dışında Acil Durumlar

  • emergency numberisimacil durum numarası, acil çağrı numarası

    Acil bir durumda polis, ambulans ya da itfaiye çağırmak için aranan kısa telefon numarası; Avrupa'daki 112 gibi.

  • embassyisimbüyükelçilik, elçilik

    Bir ülke hükümetinin başka bir ülkenin başkentindeki, başında büyükelçinin bulunduğu resmi temsilciliği.

  • consulateisimkonsolosluk, başkonsolosluk

    Bir ülke hükümetinin yabancı bir şehirdeki, oradaki kendi vatandaşlarına yardım eden ve çoğu zaman vize işlemlerini de yürüten, büyükelçilikten daha küçük temsilciliği.

  • travel insuranceisimseyahat sigortası, seyahat sağlık sigortası

    Poliçeye bağlı olarak yurt dışında tedavi, iptal edilen seyahat ya da kaybolan ve çalınan eşyalar gibi yolculuk sırasında yaşanan sorunların masraflarını karşılayan sigorta.

  • police reportisimpolis tutanağı, karakol tutanağı

    Hırsızlık gibi bir suçu ya da bir kazayı bildirdiğinizde polisin düzenlediği resmi yazılı kayıt.

  • pickpocketisimyankesici

    Genellikle kalabalık yerlerde, insanların fark etmesine fırsat vermeden ceplerinden ya da çantalarından para, telefon veya cüzdan çalan hırsız.

  • pharmacyisimeczane

    Eczacıların reçeteli ve reçetesiz ilaç sattığı ve temel sağlık bilgisi verdiği dükkan.

Mini test: bu terimleri biliyor musun?

Bu sözlükten 10 soru. Her terimin doğru Türkçe karşılığını seç, puanını gör.

Seyahat İngilizcesi nasıl öğrenilir?

  • Yolculuğun sırasına göre çalışın: rezervasyon, check-in, güvenlik, biniş, uçuş, pasaport kontrolü, bagaj alımı, otel ve şehir içi ulaşım. Her aşamanın kendine ait küçük bir kelime grubu vardır.
  • Rezervasyon onayları, biniş kartları, hava yolu şirketlerinin bagaj kuralları, havalimanı tabelaları ve otel e-postaları gibi gerçek İngilizce seyahat metinlerini okuyun; hangi kelimelerin sürekli karşınıza çıktığına dikkat edin.
  • Tek tek kelimelerle yetinmeyin, duyacağınız soruları öğrenin: "Window or aisle?" (Cam kenarı mı, koridor mu?), "Did you pack this bag yourself?" (Bu çantayı kendiniz mi hazırladınız?), "What is the purpose of your visit?" (Ziyaretinizin amacı nedir?) ve "Anything to declare?" (Beyan edeceğiniz bir şey var mı?)
  • Saatleri, kapı ve uçuş numaralarını sesli okumayı, adınızı ve rezervasyon kodunuzu harf harf söylemeyi çalışın.
  • İngiliz ve Amerikan İngilizcesi arasındaki farklara dikkat edin: hand luggage ve carry-on, return ve round trip, queue ve line, timetable ve schedule.

Sıkça sorulan sorular

Luggage mı, baggage mı? "Luggages" diyebilir miyim?

İkisi de yolculukta yanınıza aldığınız çantalar demektir. Luggage gündelik konuşmada, özellikle İngiltere'de daha yaygındır; hava yolu şirketleri ve havalimanı tabelaları ise baggage'ı tercih eder (baggage claim, baggage allowance). İkisi de sayılamaz, bu yüzden luggages ya da baggages denmez; two pieces of luggage, two bags ya da two suitcases denir.

Connecting flight, layover ve stopover arasındaki fark nedir?

Connecting flight, uçak değiştirdikten sonra bindiğiniz bir sonraki uçuştur. Layover iki uçuş arasındaki bekleme süresidir ve genellikle birkaç saat sürer. Stopover ise daha uzun ve planlı bir moladır; uluslararası yolculuklarda çoğunlukla 24 saati aşar ve yolculuğa devam etmeden önce o şehirde kalırsınız.

"Get on the plane" mı denir, "get in the plane" mı?

Get on the plane denir. İngilizcede uçak, tren, otobüs, tramvay, gemi ve bisiklet için get on (binmek) ve get off (inmek), otomobil ve taksi için ise get in ve get out of kullanılır. Anonslarda daha resmi olan board (binmek) ve disembark (inmek) fiillerini de duyarsınız.

Pasaport kontrolünde görevliler İngilizce genellikle neler sorar?

Tipik sorular şunlardır: "What is the purpose of your visit?" (Ziyaretinizin amacı nedir?), "How long are you staying?" (Ne kadar kalacaksınız?), "Where are you staying?" (Nerede kalacaksınız?), "Is this your first visit?" (İlk gelişiniz mi?) ve "Do you have a return ticket?" (Dönüş biletiniz var mı?). Kısa ve net cevaplar verilir: "Tourism" (Turistik), "Ten days" (On gün), "At a hotel in the city centre" (Şehir merkezinde bir otelde).

"Direct flight" her zaman uçağın hiç durmadığı anlamına mı gelir?

Her zaman değil. Teknik olarak direct flight aynı uçuş numarasıyla devam eden ve uçak değiştirmediğiniz uçuştur, ancak yolda ara iniş yapabilir. Non-stop flight ise doğrudan varış noktasına gider. Yine de gündelik konuşmada ve birçok rezervasyon sitesinde direct, non-stop anlamında kullanılır.

Seviyene uygun okumayla pekiştir

Yeni kelimelerin kalıcı olmasının en hızlı yolu seviyene uygun metin okumaktır. Seviyene göre ücretsiz İngilizce kitaplar: