Seyahat edenler için İngilizce

Seyahat İngilizcesi: 215 Temel Terim ve Anlamları

Yurt dışına çıkmak, yolculuğun her aşamasında İngilizce kullanmak demektir: uçak bileti almak, check-in yapmak, güvenlik ve pasaport kontrolünden geçmek, bagajınızı bulmak, otele yerleşmek ve yeni bir şehirde yolunuzu bulmak. Bu sözlük tabelalarda, ekranlarda ve biletlerde göreceğiniz, anonslarda ve bankolarda duyacağınız kelimeleri gerçek bir yolculuktan alınmış örneklerle açıklıyor.

  • 215 terim
  • 11 konu
  • 50 temel terim
  • 435 örnek cümle

Rötar, İptal ve Aktarmalar

  • rolling delayisimsürekli ileri atılan rötar

    Tahmini kalkış saatinin tekrar tekrar daha ileriye alındığı gecikme.

  • recovery flightisimaksayan yolculuğu tamamlayan ek uçuş

    Bir aksama nedeniyle yolculuğu kesilen yolcuları taşımak için düzenlenen ek veya yedek uçuş.

  • crew out of hoursifadeekibin görev süresinin dolması

    Ekibin görev süresi sınırına ulaştığı ve planlandığı şekilde çalışmayı sürdüremediği durum.

  • airport curfewisimhavalimanı uçuş kısıtlama saatleri

    Bir havalimanında belirli uçak hareketlerinin, çoğunlukla gece saatlerinde, kısıtlandığı dönem.

  • standby listisimboş koltuk bekleme listesi

    Bir uçuşta henüz onaylanmamış bir koltuğu bekleyen yolcuların listesi.

  • tarmac delayisimuçakta yerde bekleme

    Yolcuların uçaktan ayrılamadığı, uçak yerdeyken yaşanan bekleme.

Pasaport Kontrolü ve Gümrük

  • passportisimpasaport

    Kimliğinizi ve vatandaşlığınızı kanıtlayan, ülkeniz tarafından verilen ve yurt dışına çıkmanızı sağlayan resmi belge.

  • passport controlisimpasaport kontrolü, pasaport kontrol noktası

    Sınırda, havalimanında ya da limanda görevlilerin bir ülkeye giren veya çıkan yolcuların pasaport ve vizelerini kontrol ettiği nokta.

  • customsisimgümrük

    Bir ülkeye getirilen eşyaları denetleyen ve bunlar üzerinden vergi alan devlet birimi; ayrıca havalimanında bu kontrolün yapıldığı alan.

  • visaisimvize

    Bir ülkeye belirli bir amaç ve süreyle girmenize, orada kalmanıza ya da transit geçmenize izin veren, genellikle pasaporta yapıştırılan etiket ya da elektronik kayıt şeklindeki resmi izin.

  • immigrationisimpasaport kontrolü, göç idaresi

    Havalimanında ya da sınırda ziyaretçilerin ülkeye girip giremeyeceğine karar verilen kontrol noktası; genel anlamıyla başka bir ülkeye yerleşmek üzere göç etmek.

  • declarefiilbeyan etmek, bildirmek

    Gümrük görevlilerine bir ülkeye vergiye ya da denetime tabi olabilecek eşya, nakit para veya gıda getirdiğinizi resmi olarak bildirmek.

  • arrival cardisimgiriş kartı, varış formu

    Bazı ülkelerin gelen ziyaretçilerden doldurmasını istediği; pasaport bilgilerini, uçuşu, adresi ve ziyaretin amacını içeren kısa form.

  • nothing to declareifadebeyan edilecek eşya yok, yeşil hat

    Vergisiz sınırları aşan ya da kısıtlı eşya getirmeyen yolcular için gümrük çıkışındaki, genellikle yeşil renkli tabela.

  • Schengen visaisimSchengen vizesi

    Aralarında düzenli sınır kontrolü olmayan Avrupa ülkelerinden oluşan Schengen Bölgesi için verilen ve herhangi bir 180 günlük dönemde en fazla 90 gün kalmaya izin veren kısa süreli vize.

  • expiry dateisimson geçerlilik tarihi, bitiş tarihi

    Bir pasaportun, vizenin, biletin ya da kartın geçerliliğini yitirdiği tarih.

  • preclearanceisimvarış ülkesi kontrolünü kalkıştan önce tamamlama

    Varış ülkesinin sınır kontrollerinin kalkıştan önce bir havalimanında tamamlandığı sistem.

  • biosecurity inspectionisimsınırda biyogüvenlik incelemesi

    Sınırdan zararlı canlı veya hastalık taşıyabilecek maddeler için eşyaların incelenmesi.

  • passenger manifestisimyolcu listesi

    Belirli bir uçuşta veya başka bir ulaşım seferinde taşınan yolcuları listeleyen kayıt.

  • visa on arrivalisimvarışta alınan vize

    Varış ülkesine ulaşıldıktan sonra yetkili giriş noktasında alınan vize.

Bagaj ve Bagaj Sorunları

  • luggageisimbagaj, valiz

    Seyahate çıkarken yanınıza aldığınız valizler ve çantalar ile içlerindeki eşyalar.

  • carry-onisimkabin bagajı, el bagajı

    Hava yolu şirketinin belirlediği boyut ve ağırlık sınırları içinde yanınızda uçak kabinine alabildiğiniz küçük çanta ya da valiz.

  • checked baggageisimkayıtlı bagaj, teslim edilen bagaj

    Check-in'de ya da bagaj teslim noktasında teslim ettiğiniz, uçağın alt bölümünde taşınan ve inişten sonra bagaj alım alanından geri aldığınız bagaj.

  • baggage claimisimbagaj alım alanı, bagaj bandı

    Havalimanında, pasaport kontrolünden sonra kayıtlı bagajların yürüyen bantlarla geldiği ve yolcuların bagajlarını aldığı alan.

  • baggage allowanceisimbagaj hakkı, ücretsiz bagaj hakkı

    Biletinizin ek ücret ödemeden uçuşa götürmenize izin verdiği bagaj miktarı; parça sayısı ve ağırlık olarak belirtilir.

  • excess baggageisimfazla bagaj, bagaj aşımı

    Biletinizin izin verdiğinden daha ağır, daha büyük ya da daha fazla olan bagaj; ayrıca bunun için alınan ek ücret.

  • lost luggageisimkayıp bagaj

    Uçuş sonunda sizinle birlikte gelmeyen ya da hava yolu şirketinin bulamadığı bagaj; birçoğu sonradan bulunup size teslim edilir.

  • damaged baggageisimhasarlı bagaj

    Uçuştan sonra teslim aldığınızda kırılmış, yırtılmış ya da ezilmiş olan valiz veya çanta; örneğin tekerleği ya da sapı kopmuş olabilir.

  • luggage tagisimbagaj etiketi, isim etiketi

    Bir çantaya takılan etiket: ya hava yolu şirketinin barkodlu ve varış kodlu basılı etiketi ya da adınızın ve iletişim bilgilerinizin yazdığı kendi etiketiniz.

  • short-checkfiilbagajı ara noktaya kadar kaydetmek

    Bagajı son varış yerine değil, yalnızca yolculuktaki bir ara noktaya kadar kaydetmek.

  • limited release tagisimkoşullu kabul bagaj etiketi

    Mevcut hasar veya yetersiz ambalaj gibi bagajın kabulünü etkileyen bir durumu kaydeden etiket.

  • baggage reconciliationisimbagaj eşleştirmesi

    Elleçleme öncesinde veya sırasında bagaj kayıtlarının yolcu ve uçuşlarla eşleştirilmesi işlemi.

  • rush bagisimsonradan acilen gönderilen bagaj

    Yolcusundan ayrı kalan ve kendisine ulaştırılmak üzere sonradan gönderilen aksaklığa uğramış bagaj.

  • unaccompanied baggageisimrefakatsiz bagaj

    Ayrı bir gönderim düzenlemesiyle ya da yolcuyla farklı uçuşlarda seyahat ettiği için sahibinden ayrı taşınan bagaj.

  • linear dimensionsisimbagajın toplam üç boyutu

    Bagaj kurallarında çantanın uzunluk, genişlik ve yüksekliğinin toplanmasıyla bulunan değer.

  • pet in cabinisimkabinde taşınan evcil hayvan

    Hava yolunun evcil hayvan düzenlemeleri kapsamında yolcusuyla birlikte kabinde taşınan hayvan.

  • odd-size baggageisimstandart bantta taşınamayan bagaj

    Boyutu veya biçimi normal bagaj sistemine uymadığı için ayrı işlenen bagaj.

  • valet baggageisimuçak kapısında teslim alınıp verilen bagaj

    Belirli hava yolu hizmeti kapsamında uçak yakınında alınan ve uçuştan sonra kapı yakınında geri verilen bagaj.

  • baggage poolingisimbagaj haklarını birleştirme

    Hava yolunun izin verdiği durumlarda birlikte seyahat eden yolcuların bagaj haklarını birleştirme.

Otel ve Konaklama

  • reservationisimrezervasyon, yer ayırtma

    Bir otel odasının, masanın, koltuğun ya da aracın belirli bir tarih için size ayrılması; ayrıca bu ayırtmanın kaydı.

  • check outphrasal verb (öbek fiil)çıkış yapmak, check-out yapmak

    Konaklamanın sonunda anahtarı teslim edip varsa ek harcamaları ödeyerek otelden ayrılmak.

  • booking confirmationisimrezervasyon onayı, onay e-postası

    Rezervasyonunuzun yapıldığını kanıtlayan, ayrıntılarını ve referans numarasını gösteren mesaj ya da belge; genellikle e-postayla gelir.

  • front deskisimresepsiyon

    Otel girişinin yakınında misafirlerin giriş-çıkış yaptığı, ödeme yaptığı, anahtar aldığı ve yardım istediği banko; ayrıca burada çalışan personel.

  • key cardisimoda kartı, kartlı anahtar

    Otel odasının kapısını açmak için metal anahtar yerine kullanılan plastik kart; birçok odada elektriği açmaya da yarar.

  • late check-outisimgeç çıkış, geç check-out

    Otel odasından normal çıkış saatinden daha geç ayrılma izni; bazen ücretsiz, bazen ücretlidir.

  • transit hotelisimtransit alan oteli

    Uçuşlar arasında bekleyen yolculara hizmet veren, havalimanının kontrollü transit alanındaki otel.

  • quiet hoursisimsessizlik saatleri

    Konaklama yerinde misafirlerin başkalarını rahatsız eden gürültüden kaçınmasının beklendiği belirli zaman aralığı.

Ulaşım ve Yol Tarifi

  • directionsisimyol tarifi, tarif

    Bir yere nasıl gidileceğini, hangi yöne gidileceğini, nerede dönüleceğini ve ne kadar uzak olduğunu anlatan bilgiler.

  • public transportisimtoplu taşıma, toplu ulaşım

    Belirli güzergah ve saatlerde çalışan ve ücret ödeyen herkesin kullanabildiği otobüs, tren, tramvay, metro ve vapurlar.

  • taxi rankisimtaksi durağı

    Taksilerin sıraya girip yolcu beklediği, çoğunlukla istasyon ya da havalimanı önündeki yer.

  • shuttle busisimservis otobüsü, ring servisi

    Havalimanı terminalleri, otoparklar, oteller ve şehir arasında olduğu gibi kısa ve sabit bir güzergahta gidip gelen otobüs.

  • car rentalisimaraç kiralama, oto kiralama

    Havalimanında ya da şehirde bir şirketten genellikle günlük olarak kısa süreliğine araç kiralamanızı sağlayan hizmet.

  • platformisimperon

    Tren ya da metro istasyonunda yolcuların trenleri beklediği, trene bindiği ve indiği, rayın yanındaki yükseltilmiş alan.

  • timetableisimsefer saatleri, tarife

    Otobüs, tren, feribot ya da uçakların kalkış ve varış saatlerini gösteren liste veya çizelge.

  • get offphrasal verb (öbek fiil)inmek

    Bir otobüsten, trenden, uçaktan, tramvaydan, bisikletten ya da tekneden yolculuğun sonunda veya bir durakta inmek.

  • within walking distanceifadeyürüme mesafesinde, yürüyerek gidilebilecek uzaklıkta

    Yürüyerek rahatça ulaşılabilecek kadar yakın; genellikle birkaç dakikadan yarım saate kadar süren bir mesafe.

  • couchetteisimkuşet

    Gece treninde paylaşılan kompartımanda bulunan basit yatak.

  • request stopisimisteğe bağlı durak

    Yolcu binmek veya inmek istediğini bildirdiğinde uğranılan durak.

  • rail replacement busisimtren yerine çalışan otobüs

    Güzergahının bir kısmında veya tamamında çalışamayan trenin yerine sunulan otobüs seferi.

  • through ticketisimbağlantılı yolculuk bileti

    Birden fazla yolcu seferini veya yolculuk kesimini kapsayan tek bilet.

  • split ticketingisimyolculuğu ayrı biletlerle bölerek satın alma

    Bir tren yolculuğunun ardışık bölümleri için, bazen tren değiştirmeden, ayrı biletler kullanma.

  • penalty fareisimcezalı yolculuk ücreti

    Uygun ve geçerli bilet olmadan seyahat nedeniyle ulaşım sisteminin kurallarına göre alınan ek ücret.

  • tap inphrasal verb (öbek fiil)yolculuk başlangıcında kart okutmak

    Kart veya cihazı okuyucuya tutarak toplu taşıma yolculuğunun başlangıcını kaydetmek.

  • fare cappingisimulaşım ücretine üst sınır uygulanması

    Belirli bir süredeki uygun yolculuklar için alınan toplam ücreti sınırlayan sistem.

  • park and rideisimpark et devam et sistemi

    İnsanların dış kesimdeki bir alana park edip toplu taşımayla devam ettiği ulaşım düzeni.

  • flag downphrasal verb (öbek fiil)işaret ederek durdurmak

    Sürücüsünün sizin için durması amacıyla geçen araca işaret etmek.

  • railcardisimtren indirim kartı

    Uygun sahibine belirli koşullarla indirimli tren ücreti sağlayan kart veya dijital hak.

  • level boardingisimaynı seviyeden biniş

    Peron ile araç giriş zemininin yaklaşık aynı yükseklikte olduğu biniş düzeni.

  • bridge plateisimperon geçiş plakası

    Peron ile araç kapısı arasındaki boşluğa yerleştirilen veya uzatılan geçiş plakası.

  • wheelchair spaceisimtekerlekli sandalye alanı

    Yolcu aracında tekerlekli sandalyesinde seyahat eden kişi için ayrılmış alan.

  • priority seatisimöncelikli koltuk

    Hareket güçlüğü olan yolcular gibi oturmaya özellikle ihtiyaç duyan kişilere ayrılmış koltuk.

  • companion fareisimrefakatçi ücreti

    Uygun koşullardaki bir yolcuyla seyahat eden kişiye sunulan özel ücret.

  • assistance dogisimyardımcı köpek

    Engelli bir kişiye yardımcı olacak görevleri yerine getirmek üzere eğitilmiş köpek.

  • help pointisimyolcu yardım iletişim noktası

    Yolcuların yardım almak için ulaşım personeliyle iletişim kurabildiği sabit cihaz.

  • platform gapisimperon ile tren arasındaki boşluk

    Biniş kapısında demir yolu peronunun kenarı ile tren arasında kalan boşluk.

  • rail passisimtren seyahat pasosu

    Belirli coğrafi sınırlar ve süreler içinde tren yolculuğuna imkan veren bilet ürünü.

  • advance ticketisimönceden alınan belirli sefere bağlı tren bileti

    Seyahatten önce, belirli seferler için ön satış koşullarıyla alınan tren bileti kategorisi.

  • off-peak ticketisimyoğun saatler dışında geçerli bilet

    Belirlenen yoğun seyahat dönemleri dışındaki saat veya seferlerde geçerli bilet.

  • anytime ticketisimsaat kısıtlaması olmayan tren bileti

    Diğer koşulları saklı kalmak üzere, gün içi saat kısıtlaması olmadan seyahat sağlayan tren ücreti kategorisi.

  • break of journeyisimyolculuğa ara verme

    Yolcunun ara istasyondan çıkıp daha sonra devam ettiği, biletli yolculuk içindeki mola.

  • permitted routeisimbiletin geçerli olduğu güzergah

    Belirli bir seyahat biletinin kullanılmasının geçerli olduğu güzergah.

  • excess fareisimbilet geçerliliği değişikliği için fark ücreti

    Mevcut tren biletinin geçerliliğini değiştirmek veya genişletmek için ödenen ek ücret.

  • reservation supplementisimrezervasyon ek ücreti

    Asıl bilet veya seyahat pasosuna ek olarak yer ayırma için alınan ücret.

  • compulsory reservationisimzorunlu yer rezervasyonu

    Bir yolcu seferini kullanmadan önce koltuk veya başka bir yer ayırma zorunluluğu.

  • rail-and-sailisimtren ve feribotla birleşik seyahat

    Tren yolculuğunu feribot geçişiyle birleştiren seyahat ürünü.

  • through coachisimaktarmasız devam eden vagon

    Yolcuları vagon değiştirmeden devam edebilsin diye trenler arasında aktarılan vagon.

  • portion workingisimbirleşip ayrılan tren işletmesi

    Farklı bölümlerin farklı güzergahlara gitmesi için birleşen veya ayrılan yolcu trenlerini işletme.

  • set down onlyifadeyalnızca yolcu indirmek için

    Bir seferde yolcuların inebildiği ancak binemediği durağı belirten ifade.

  • hail and rideisimişaretle binme ve istenen yerde inme hizmeti

    Sabit durak olmayan bir kesimde uygun yerlerde binmeye veya inmeye izin veren otobüs düzeni.

  • demand-responsive transportisimtalebe göre düzenlenen ulaşım

    Güzergahı veya zamanı kullanıcıların rezervasyon ve taleplerine göre düzenlenen yolcu hizmeti.

  • limited-stop serviceisimbelirli duraklarda duran sefer

    Güzergah üzerindeki her durak yerine seçilmiş duraklara uğrayan yolcu seferi.

  • fare zoneisimücret bölgesi

    Bir ulaşım sisteminin bilet fiyatlarını hesaplamak için kullandığı coğrafi bölge.

  • fare evasionisimulaşım ücretini ödemeden seyahat

    Bir yolcu yolculuğunda gereken ücreti ödemekten bilerek kaçınma.

  • additional driverisimek sürücü

    Ana kiracıya ek olarak kiralık aracı kullanmaya yetkili kişi.

  • collision damage waiverisimkiralık araç hasar sorumluluğunun sınırlandırılması

    Kiralık araçtaki belirli hasarlar için kiracının mali sorumluluğunu sınırlayan kiralama hükmü.

  • prepaid fuelisimönceden ödenen kiralık araç yakıtı

    Müşterinin araçla verilen yakıt için önceden ödeme yaptığı kiralama seçeneği.

  • congestion chargeisimyoğun bölgeye araçla giriş ücreti

    Trafik yoğunluğunu yönetmek için belirlenmiş şehir alanında araç kullanmaktan alınan ücret.

  • low-emission zoneisimdüşük emisyon bölgesi

    Araç erişiminin emisyon ölçütlerine göre sınırlandığı veya ücretlendirildiği alan.

  • toll roadisimücretli yol

    Sürücülerin kullanmak için ücret ödediği yol.

  • foot passengerisimaraçsız feribot yolcusu

    Feribota araç götürmeden seyahat eden yolcu.

Mini test: bu terimleri biliyor musun?

Bu sözlükten 10 soru. Her terimin doğru Türkçe karşılığını seç, puanını gör.

Seyahat İngilizcesi nasıl öğrenilir?

  • Yolculuğun sırasına göre çalışın: rezervasyon, check-in, güvenlik, biniş, uçuş, pasaport kontrolü, bagaj alımı, otel ve şehir içi ulaşım. Her aşamanın kendine ait küçük bir kelime grubu vardır.
  • Rezervasyon onayları, biniş kartları, hava yolu şirketlerinin bagaj kuralları, havalimanı tabelaları ve otel e-postaları gibi gerçek İngilizce seyahat metinlerini okuyun; hangi kelimelerin sürekli karşınıza çıktığına dikkat edin.
  • Tek tek kelimelerle yetinmeyin, duyacağınız soruları öğrenin: "Window or aisle?" (Cam kenarı mı, koridor mu?), "Did you pack this bag yourself?" (Bu çantayı kendiniz mi hazırladınız?), "What is the purpose of your visit?" (Ziyaretinizin amacı nedir?) ve "Anything to declare?" (Beyan edeceğiniz bir şey var mı?)
  • Saatleri, kapı ve uçuş numaralarını sesli okumayı, adınızı ve rezervasyon kodunuzu harf harf söylemeyi çalışın.
  • İngiliz ve Amerikan İngilizcesi arasındaki farklara dikkat edin: hand luggage ve carry-on, return ve round trip, queue ve line, timetable ve schedule.

Sıkça sorulan sorular

Luggage mı, baggage mı? "Luggages" diyebilir miyim?

İkisi de yolculukta yanınıza aldığınız çantalar demektir. Luggage gündelik konuşmada, özellikle İngiltere'de daha yaygındır; hava yolu şirketleri ve havalimanı tabelaları ise baggage'ı tercih eder (baggage claim, baggage allowance). İkisi de sayılamaz, bu yüzden luggages ya da baggages denmez; two pieces of luggage, two bags ya da two suitcases denir.

Connecting flight, layover ve stopover arasındaki fark nedir?

Connecting flight, uçak değiştirdikten sonra bindiğiniz bir sonraki uçuştur. Layover iki uçuş arasındaki bekleme süresidir ve genellikle birkaç saat sürer. Stopover ise daha uzun ve planlı bir moladır; uluslararası yolculuklarda çoğunlukla 24 saati aşar ve yolculuğa devam etmeden önce o şehirde kalırsınız.

"Get on the plane" mı denir, "get in the plane" mı?

Get on the plane denir. İngilizcede uçak, tren, otobüs, tramvay, gemi ve bisiklet için get on (binmek) ve get off (inmek), otomobil ve taksi için ise get in ve get out of kullanılır. Anonslarda daha resmi olan board (binmek) ve disembark (inmek) fiillerini de duyarsınız.

Pasaport kontrolünde görevliler İngilizce genellikle neler sorar?

Tipik sorular şunlardır: "What is the purpose of your visit?" (Ziyaretinizin amacı nedir?), "How long are you staying?" (Ne kadar kalacaksınız?), "Where are you staying?" (Nerede kalacaksınız?), "Is this your first visit?" (İlk gelişiniz mi?) ve "Do you have a return ticket?" (Dönüş biletiniz var mı?). Kısa ve net cevaplar verilir: "Tourism" (Turistik), "Ten days" (On gün), "At a hotel in the city centre" (Şehir merkezinde bir otelde).

"Direct flight" her zaman uçağın hiç durmadığı anlamına mı gelir?

Her zaman değil. Teknik olarak direct flight aynı uçuş numarasıyla devam eden ve uçak değiştirmediğiniz uçuştur, ancak yolda ara iniş yapabilir. Non-stop flight ise doğrudan varış noktasına gider. Yine de gündelik konuşmada ve birçok rezervasyon sitesinde direct, non-stop anlamında kullanılır.

Seviyene uygun okumayla pekiştir

Yeni kelimelerin kalıcı olmasının en hızlı yolu seviyene uygun metin okumaktır. Seviyene göre ücretsiz İngilizce kitaplar: