Vizeye başvuranlar ve yurt dışına taşınanlar için İngilizce

Vize ve Göç İngilizcesi: 100 Temel Terim ve Anlamları

Vizeye başvurmak ya da yurt dışına taşınmak; İngilizce formları, belge listelerini ve resmi yazıları okumak, randevularda ve sınırda sorulan sorulara İngilizce cevap vermek demektir. Bu sözlük, ilk başvurunuzdan yeni bir ülkede ev kiralamaya kadar karşınıza çıkacak kelimeleri gerçek durumlardan alınmış örneklerle açıklıyor. Burada yalnızca kelimeler açıklanır; herhangi bir ülkenin kuralları için her zaman o ülkenin resmi kaynaklarına bakın.

  • 100 terim
  • 12 konu
  • 64 temel terim
  • 201 örnek cümle

Göçle İlgili Temel Kavramlar

  • immigrationisimgöç, göçmenlik

    Başka bir ülkeye yerleşmek için gelme eylemi; aynı zamanda ülkeye kimin girip kalabileceğini düzenleyen yasalar, kurumlar ve kontroller bütünü.

  • immigrantisimgöçmen

    Doğduğu ülke dışında bir ülkeye kalıcı olarak ya da uzun süre yaşamak için gelmiş kişi.

  • emigratefiilyurt dışına göç etmek, başka bir ülkeye yerleşmek

    Kalıcı olarak başka bir ülkede yaşamak için kendi ülkesinden ayrılmak.

  • migrantisimgöçmen, göç eden kişi

    Genellikle iş ya da daha iyi yaşam koşulları bulmak için bir ülke içinde veya ülkeler arasında yer değiştiren kişi.

  • host countryisimev sahibi ülke, kabul eden ülke

    Bir göçmenin, mültecinin, öğrencinin ya da yabancı çalışanın yaşadığı ülke; kendi ülkesinin ya da geldiği ülkenin karşıtı olarak kullanılır.

  • expatisimyurt dışında yaşayan kişi, yabancı uyruklu çalışan

    Expatriate kelimesinin kısaltması; çoğu zaman iş nedeniyle ve genellikle belirli bir süre için kendi ülkesi dışında yaşayan kişi.

Vize Türleri

  • visaisimvize

    Bir ülkenin, yabancı bir vatandaşın belirli bir amaçla ve belirli bir süre için o ülkeye girmesine, orada kalmasına ya da oradan transit geçmesine verdiği resmi izin.

  • tourist visaisimturist vizesi, turistik vize

    Tatil, gezi ya da arkadaş ve akraba ziyareti için verilen, ülkede çalışma hakkı tanımayan kısa süreli vize.

  • visa-freesıfatvizesiz, vize muafiyetli

    Bir ülkeye önceden vize almadan, genellikle turizm ya da iş görüşmesi gibi kısa bir kalış için seyahat etmeye imkan veren.

  • Schengen visaisimSchengen vizesi

    Ortak sınırlarında düzenli pasaport kontrolünü kaldırmış Avrupa ülkelerinden oluşan Schengen Bölgesi için verilen kısa süreli vize.

  • multiple-entry visaisimçok girişli vize

    Geçerli olduğu süre boyunca, kalış süresi sınırlarına uymak şartıyla bir ülkeye istediğiniz kadar girip çıkmanızı sağlayan vize.

  • transit visaisimtransit vize, transit vizesi

    Bazı yolcuların, örneğin uçak değiştirirken, başka bir ülkeye giderken yalnızca bir ülkeden geçmek için ihtiyaç duyduğu vize.

  • business visaisimticari vize, iş seyahati vizesi

    Toplantı, konferans, görüşme ya da eğitim gibi ticari faaliyetler için verilen, normalde o ülkede istihdam edilmeye izin vermeyen kısa süreli vize.

  • e-visaisimelektronik vize, e-vize

    Büyükelçiliğe gitmeden çevrim içi başvurulan, ücreti internetten ödenen ve elektronik olarak pasaportunuza bağlanan vize.

  • visa waiverisimvize muafiyeti, vize muafiyet programı

    Belirli ülkelerin vatandaşlarının vize almadan, çoğu zaman bunun yerine çevrim içi bir seyahat izni alarak ziyarette bulunmasını sağlayan düzenleme.

Başvuru ve Randevu

  • apply forphrasal verb (öbek fiil)başvurmak, başvuruda bulunmak

    Vize, izin ya da pasaport gibi bir şeyi resmi olarak talep etmek; genellikle form doldurup belge göndererek yapılır.

  • visa applicationisimvize başvurusu

    Doldurulmuş form, istenen belgeler, ücret ve çoğu zaman parmak izi vermek için alınan bir randevudan oluşan resmi vize talebi.

  • application formisimbaşvuru formu

    Vize, izin ya da vatandaşlık talep ederken kişisel bilgilerinizi, seyahat planınızı ve geçmişinizi yazdığınız resmi form.

  • appointmentisimrandevu

    Belge teslim etmek, biyometrik veri vermek ya da mülakata girmek için büyükelçilik, konsolosluk veya vize merkezinde belirlenen gün ve saat.

  • embassyisimbüyükelçilik, elçilik

    Bir ülke hükümetinin başka bir ülkenin başkentindeki ana temsilciliği; başında büyükelçi bulunur.

  • consulateisimkonsolosluk, başkonsolosluk

    Yabancı bir hükümetin başkent dışındaki bir şehirde bulunan; kendi vatandaşlarına yardım eden, vize ve belge işlemlerini yürüten temsilciliği.

  • biometricsisimbiyometrik veriler, parmak izi ve fotoğraf

    Kimliğinizi tanımlamak için kullanılan fiziksel veriler; vize ya da izin başvurusunun parçası olarak alınan parmak izi ve dijital fotoğraf bunların başında gelir.

  • visa application centreisimvize başvuru merkezi, vize merkezi

    Genellikle bir hükümet adına özel bir şirketin işlettiği; başvuru sahiplerinin belge teslim ettiği, biyometrik veri verdiği ve daha sonra pasaportunu teslim aldığı ofis.

  • application feeisimbaşvuru ücreti, vize ücreti

    Başvurunuzun işleme alınması için ödemeniz gereken, genellikle peşin alınan ve başvuru reddedilse de iade edilmeyen para.

  • processing timeisimişlem süresi, değerlendirme süresi

    Yetkililerin bir başvuru hakkında karar vermek için ihtiyaç duyduğu süre; başvurunun sunulduğu ya da biyometrik verilerin alındığı günden itibaren hesaplanır.

  • submitfiilsunmak, teslim etmek

    Bir başvuruyu, formu ya da belgeyi değerlendirilmesi için resmi olarak bir makama vermek veya göndermek.

  • reference numberisimbaşvuru numarası, referans numarası

    Başvurunuza verilen ve başvuruyu takip etmek ya da yetkililerle her iletişimde belirtmek için kullandığınız özel numara veya kod.

  • visa interviewisimvize mülakatı, vize görüşmesi

    Büyükelçilik ya da konsoloslukta, bir memurun vizeniz hakkında karar vermeden önce planlarınızı, geçmişinizi ve belgelerinizi sorduğu kısa görüşme.

  • pendingsıfatbeklemede, sonuçlanmamış

    Henüz karara bağlanmamış ya da tamamlanmamış; sunulmuş ama hakkında henüz karar verilmemiş başvurular için kullanılır.

Belgeler ve Kanıtlar

  • passportisimpasaport

    Kendi ülkenizin verdiği, kimliğinizi ve vatandaşlığınızı kanıtlayan ve uluslararası sınırları geçmenizi sağlayan resmi seyahat belgesi.

  • supporting documentsisimdestekleyici belgeler, ek belgeler

    Formda yazdıklarınızı kanıtlamak için başvuruya eklediğiniz banka hesap dökümü, işveren yazısı ya da otel rezervasyonu gibi belgeler.

  • validsıfatgeçerli, süresi dolmamış

    Resmi olarak kabul edilen, süresi dolmamış ya da iptal edilmemiş; pasaport, vize, izin ve biletler için kullanılır.

  • expiry dateisimson geçerlilik tarihi, geçerlilik bitiş tarihi

    Pasaport, vize ya da izin gibi bir belgenin kullanılabileceği son gün; bu tarihten sonra belge geçerliliğini yitirir.

  • proof of fundsisimmaddi yeterlilik kanıtı, mali durum belgesi

    Seyahatinizi, eğitiminizi ya da kalışınızı karşılayacak kadar paranız olduğunu gösteren banka hesap dökümü, maaş bordrosu ya da sponsor yazısı gibi belgeler.

  • bank statementisimbanka hesap dökümü, hesap özeti

    Bankanızın, belirli bir dönemde hesabınıza giren ve çıkan paraları ve bakiyeyi gösteren belgesi.

  • passport photoisimvesikalık fotoğraf, biyometrik fotoğraf

    Pasaport ve başvurularda kullanılan; boyut, arka plan, ışık ve yüz ifadesi bakımından katı resmi kurallara uyan, yakın zamanda çekilmiş küçük yüz fotoğrafı.

  • invitation letterisimdavet mektubu, davetiye

    Gidilecek ülkedeki bir kişi, şirket ya da kurumun sizi davet ettiğini ve ziyaretin nedenini açıklayan, bazen masrafları karşılayacağını da belirten mektup.

  • travel insuranceisimseyahat sigortası, seyahat sağlık sigortası

    Yurt dışında seyahat ederken tıbbi tedavi ile iptal edilen yolculuk ya da kaybolan bagaj gibi diğer sorunların masraflarını karşılayan sigorta.

  • birth certificateisimdoğum belgesi, doğum kayıt örneği

    Bir kişinin doğumunu; doğum tarihini, doğum yerini ve anne babasının adlarını içerecek şekilde kayıt altına alan resmi belge.

  • certified translationisimonaylı tercüme, yeminli tercüme

    Eksiksiz ve doğru olduğunu teyit eden imzalı bir beyan ya da kaşeyle birlikte verilen, resmi bir belgenin tercümesi.

  • apostilleisimapostil, apostil şerhi

    Lahey Apostil Sözleşmesi'ne taraf olan diğer ülkelerde gerçek kabul edilmesi için resmi bir belgeye eklenen özel onay şerhi.

  • police certificateisimadli sicil kaydı, sabıka kaydı belgesi

    Bir kişinin sabıka kaydı olup olmadığını gösteren ve birçok ülkenin uzun süreli vize, çalışma ve vatandaşlık başvurularında istediği resmi belge.

  • cover letterisimniyet mektubu, ön yazı

    Başvuruyla birlikte gönderilen; kim olduğunuzu, neden seyahat ettiğinizi ve hangi belgeleri eklediğinizi açıklayan kısa mektup.

  • travel itineraryisimseyahat planı, seyahat programı

    Seyahatinizin tarihlerini, gideceğiniz yerleri, uçuşlarınızı ve nerede kalacağınızı gösteren plan; kısa süreli vize başvurularına sık sık eklenir.

Sınır Kontrolü ve Ülkeye Giriş

  • border controlisimsınır kontrolü, sınır denetimi

    Bir ülkenin sınırlarında, ülkeye giren ya da çıkan kişiler, belgeler ve eşyalar üzerinde yetkililerin yaptığı kontroller; aynı zamanda bu kontrollerin yapıldığı alan.

  • immigration officerisimgöç memuru, pasaport polisi

    Sınırda yolcuların belgelerini kontrol eden ve ülkeye girip kalabileceklerine karar veren ya da bu karara katkıda bulunan kamu görevlisi.

  • passport controlisimpasaport kontrolü

    Havalimanı, liman ya da kara sınır kapısında, ülkeye girmeden veya ülkeden çıkmadan önce pasaportunuzun ve vizenizin kontrol edildiği yer.

  • customsisimgümrük

    Sınırda, ülkeye getirdiğiniz eşyaları kontrol eden ve bunlar için gereken vergileri tahsil eden devlet birimi ve bu kontrolün yapıldığı alan.

  • port of entryisimgiriş noktası, sınır kapısı

    Yolcuların ve eşyaların bir ülkeye yasal olarak girebildiği ve kontrol edildiği havalimanı, liman ya da kara sınır kapısı gibi resmi nokta.

  • purpose of visitifadeziyaret amacı, seyahat amacı

    Turizm, iş, eğitim ya da aile ziyareti gibi seyahatinizin asıl nedeni; formlarda sorulur ve sınır memurları sık sık kontrol eder.

  • entry stampisimgiriş damgası, giriş mührü

    Sınır memurunun pasaportunuza bastığı, ülkeye giriş tarihinizi ve yerini gösteren damga.

  • deny entryifadeülkeye girişi reddetmek, girişe izin vermemek

    Vizesi olsa ya da vizesiz gidilebilen bir ülkeden gelse bile bir kişinin sınırda ülkeye girmesine izin vermemek.

Oturma İzni ve Yasal Statü

  • residence permitisimoturma izni, ikamet izni

    Yabancı bir vatandaşın bir ülkede, genellikle turist ziyaretinden daha uzun ve belirli bir süre yaşamasına izin veren resmi belge.

  • permanent residenceisimkalıcı oturum, süresiz oturma izni

    Vatandaş olmadan bir ülkede süre sınırı olmaksızın yaşama ve genellikle çalışma hakkı.

  • overstayfiilizin süresini aşmak, vize süresini aşmak

    Bir ülkede vizenizin ya da izninizin tanıdığı süreden daha uzun kalmak.

  • renewfiilyenilemek, uzatmak

    Pasaport, vize ya da izin gibi bir belgenin geçerliliğini, genellikle süresi dolmadan yeniden başvurarak bir dönem daha uzatmak.

  • immigration statusisimgöçmenlik statüsü, yasal statü

    Vatandaş olmayan bir kişinin bir ülkedeki hukuki durumu; ne kadar kalabileceğini, çalışıp okuyamayacağını ve kamu hizmetlerinden yararlanıp yararlanamayacağını belirler.

  • undocumentedsıfatbelgesiz, kayıt dışı

    Bir ülkede, örneğin vizesinin süresi dolduktan sonra, geçerli bir yasal izni olmadan yaşayan kişiyi niteleyen.

  • visa extensionisimvize uzatma, vize süresinin uzatılması

    Ülkede bulunduğunuz sırada başvurulan ve mevcut vizenizin izin verdiğinden daha uzun kalmanızı sağlayan izin.

  • green cardisimyeşil kart, ABD kalıcı oturum kartı

    Bir kişinin Amerika Birleşik Devletleri'nde yasal kalıcı oturum sahibi olduğunu gösteren kartın yaygın adı.

Çalışma ve Öğrenim İzinleri

  • student visaisimöğrenci vizesi

    Bir ülkedeki okul, kolej ya da üniversitede bir programa devam ettiğiniz süre boyunca o ülkede yaşamanızı sağlayan vize.

  • work permitisimçalışma izni

    Bir hükümetin, yabancı bir vatandaşın o ülkede, çoğu zaman belirli bir işverenin yanında çalışmasına verdiği resmi izin.

  • job offerisimiş teklifi

    Bir şirketin resmi istihdam teklifi; pek çok çalışma vizesinde başvurudan önce bu teklifin alınmış olması gerekir.

  • work visaisimçalışma vizesi

    Yabancı bir vatandaşın bir ülkeye orada çalışmak amacıyla girmesine izin veren vize.

  • skilled workerisimnitelikli çalışan, kalifiye işçi

    Belirli bir işte niteliği, eğitimi ya da deneyimi olan çalışan; çoğu zaman doldurulması zor işler için oluşturulan özel vize türlerinin hedef kitlesidir.

  • acceptance letterisimkabul mektubu, kabul belgesi

    Bir okul, kolej ya da üniversitenin bir programa kabul edildiğinizi doğrulayan resmi yazısı; öğrenci vizelerinin çoğu için gereklidir.

  • labour market testisimişgücü piyasası testi, yerli işgücü önceliği kontrolü

    Bazı sistemlerde işverenin yurt dışından birini işe almadan önce uygun bir yerli çalışan bulunamadığını göstermek için yapması gereken kontrol.

Aile ve Sponsorluk

  • sponsorisimsponsor, masrafları karşılayan kişi

    Başvurunuzu destekleyen kişi ya da kurum; örneğin masraflarınızı karşılayan, size iş veren ya da yanına gideceğiniz aile üyesi.

  • dependantisimbağımlı aile üyesi, refakatçi aile bireyi

    Ana başvuru sahibinin yanına giden ya da onunla birlikte kalan ve geçimi ona bağlı olan aile üyesi; genellikle eş, partner ya da çocuktur.

  • spouse visaisimeş vizesi, aile birleşimi vizesi

    Bir ülkenin vatandaşının ya da orada oturum sahibi kişinin eşinin veya partnerinin yanına gidip onunla birlikte yaşamasını sağlayan vize.

  • family reunificationisimaile birleşimi, aile birleşmesi

    Bir ülkede yaşayan oturum sahibinin, vatandaşın ya da mültecinin yakın aile üyelerinin onun yanına gelmesine imkan tanıyan hak veya süreç.

Vatandaşlık

  • citizenshipisimvatandaşlık

    Bir ülkenin tam üyesi olmanın hukuki statüsü; oy kullanma ve o ülkenin pasaportunu taşıma gibi haklar ile yasalara uyma gibi yükümlülükler içerir.

  • naturalisationisimvatandaşlığa alınma, sonradan vatandaşlık kazanma

    Bir yabancının, genellikle birkaç yıllık ikametten sonra, yaşadığı ülkenin vatandaşı olduğu hukuki süreç.

  • dual citizenshipisimçifte vatandaşlık, çok vatandaşlık

    Aynı anda iki ülkenin vatandaşı olmak ve her ikisinin hak ve yükümlülüklerine sahip olmak.

  • citizenship testisimvatandaşlık sınavı, vatandaşlık testi

    Pek çok ülkenin vatandaşlık ya da kalıcı oturum vermeden önce şart koştuğu; o ülkenin tarihi, yasaları, yönetimi ve yaşam tarzı hakkındaki sınav.

  • citizenship ceremonyisimvatandaşlık töreni

    Yeni vatandaşların bağlılık yemini ettiği ya da taahhütte bulunduğu ve vatandaşlıklarını resmen aldığı tören.

  • language requirementisimdil şartı, dil yeterliliği şartı

    Başvuru sahiplerinin, genellikle onaylı bir sınav ya da diplomayla, o ülkenin dilini belirli bir düzeyde bildiklerini kanıtlaması kuralı.

  • statelesssıfatvatansız

    Hiçbir ülke tarafından vatandaş olarak tanınmayan; bu yüzden belge almakta, seyahat etmekte, çalışmakta ve kamu hizmetlerinden yararlanmakta zorlanabilen.

İltica ve Mülteciler

  • asylumisimiltica, sığınma

    Bir ülkenin, ciddi zarar ya da zulüm görme korkusuyla kendi ülkesini terk etmiş bir kişiye sağladığı koruma.

  • refugeeisimmülteci

    Zulüm göreceğine dair haklı bir korku nedeniyle ülkesini terk etmiş ve uluslararası korumaya ihtiyaç duyan kişi.

  • asylum seekerisimsığınmacı, iltica başvurusu sahibi

    Başka bir ülkeden koruma talep etmiş ve yetkililerin başvurusu hakkında karar vermesini bekleyen kişi.

  • claim asylumifadeiltica talep etmek, sığınma başvurusu yapmak

    Kendi ülkenize dönerseniz ciddi zarar göreceğinizden korktuğunuz için bir ülkenin yetkililerinden resmi olarak koruma istemek.

  • refugee statusisimmülteci statüsü

    Bir ülkenin ya da BM Mülteciler Yüksek Komiserliği'nin, bir kişinin mülteci olduğunu ve buna bağlı haklara sahip olduğunu hukuken tanıması.

  • persecutionisimzulüm, zulme uğrama

    Bir kişinin kimliği ya da inançları nedeniyle maruz kaldığı veya maruz kalmaktan korktuğu ciddi zarar, zalimce ve haksız muamele.

  • humanitarian protectionisiminsani koruma, ikincil koruma

    Mülteci sayılmayan ancak geri gönderilirse işkence gibi ciddi bir zarar görme riski taşıyan kişiye verilen kalma izni.

Karar, Ret ve İtiraz

  • refusalisimret, vize reddi

    Bir başvuruya verilen olumsuz karar; talep ettiğiniz vize, izin ya da statünün verilmediği anlamına gelir.

  • approvalisimonay, olumlu karar

    Bir başvuruya verilen olumlu karar; talep ettiğiniz vize, izin ya da statünün verildiği anlamına gelir.

  • appealisimitiraz, itiraz başvurusu

    Vize reddi ya da sınır dışı kararı gibi bir kararın değiştirilmesi için üst bir makama veya mahkemeye yapılan resmi başvuru.

  • deportationisimsınır dışı etme, sınır dışı edilme

    Yabancı bir vatandaşın, genellikle ülkede kalma hakkı olmadığı ya da ağır bir suç işlediği için resmi olarak ülkeyi terk etmeye zorlanması.

  • reapplyfiilyeniden başvurmak, tekrar başvurmak

    Önceki bir başvuru reddedildikten ya da geri çekildikten sonra veya bir iznin süresi dolduktan sonra yeni bir başvuru yapmak.

  • immigration lawyerisimgöç avukatı, yabancılar hukuku avukatı

    Vize, oturum, vatandaşlık, iltica ve itiraz konularında uzmanlaşmış; müvekkillerine danışmanlık veren ve onları idare ya da mahkeme önünde temsil eden avukat.

Ev Kiralama ve Yerleşme

  • relocatefiiltaşınmak, yer değiştirmek

    Çoğu zaman bir iş nedeniyle ve genellikle işverenin desteğiyle, yaşamak ya da çalışmak için yeni bir yere taşınmak.

  • landlordisimev sahibi, mülk sahibi

    Bir evin ya da dairenin sahibi olan ve onu düzenli ödeme karşılığında başkasına kiralayan kişi veya şirket.

  • tenancy agreementisimkira sözleşmesi, kira kontratı

    Ev sahibi ile kiracı arasında kira bedelini, kira süresini ve iki tarafın hak ve yükümlülüklerini belirleyen yazılı sözleşme.

  • depositisimdepozito, kira güvencesi

    Kiracının kiralamanın başında ödediği, ev sahibinin güvence olarak tuttuğu ve hasar ya da ödenmemiş kira yoksa sonunda iade ettiği para.

  • proof of addressisimadres kanıtı, ikametgah belgesi

    Adınızı ve ev adresinizi gösteren, fatura, banka yazısı ya da kira sözleşmesi gibi yakın tarihli resmi belge.

  • address registrationisimadres kaydı, ikamet kaydı

    Taşındıktan kısa süre sonra pek çok ülkenin zorunlu tuttuğu, nerede yaşadığınızın yerel makamlara resmi olarak kaydettirilmesi.

  • open a bank accountifadebanka hesabı açmak, hesap açtırmak

    Bir bankada hesap başlatarak müşteri olmak; genellikle kimlik, adres kanıtı ve bazen göçmenlik statüsünü gösteren belge sunulduktan sonra yapılır.

  • health insuranceisimsağlık sigortası

    Katkı paylarıyla finanse edilen bir kamu sistemi ya da özel bir poliçe aracılığıyla tıbbi bakım masraflarını karşılayan sigorta.

  • utility billisimfatura, elektrik, su ve doğalgaz faturası

    Elektrik, doğalgaz, su ya da internet gibi temel bir ev hizmeti için düzenli olarak gelen fatura.

Mini test: bu terimleri biliyor musun?

Bu sözlükten 10 soru. Her terimin doğru Türkçe karşılığını seç, puanını gör.

Vize ve Göç İngilizcesi nasıl öğrenilir?

  • Sürecin sırasına göre çalışın: vize türünü seçmek, belgeleri toplamak, randevu almak, biyometrik veri vermek, karar beklemek, sınırdan geçmek ve yeni ülkeye yerleşmek. Her adımın kendine ait küçük bir kelime grubu vardır.
  • Resmi vize sayfaları, belge kontrol listeleri, başvuru formları, karar yazıları ve kira sözleşmeleri gibi gerçek İngilizce metinleri okuyun; hangi kelime ve kalıpların sürekli karşınıza çıktığına dikkat edin.
  • Resmi yazışmalarda sürekli geçtikleri için resmi fiilleri ve edilgen hallerini öğrenin: submit (sunmak), issue (düzenlemek), grant (vermek), refuse (reddetmek), extend (uzatmak), renew (yenilemek), revoke (iptal etmek). "Your visa has been granted" (Vizeniz verildi) ve "Your application has been refused" (Başvurunuz reddedildi) tipik cümlelerdir.
  • Mülakatta ve sınırda duyacağınız sorulara kısa ve net İngilizce cevaplar vermeyi çalışın: ziyaretinizin amacı, ne kadar ve nerede kalacağınız, masrafları kimin karşıladığı.
  • İngiliz ve Amerikan İngilizcesi arasındaki farklara dikkat edin: dependant ve dependent, naturalisation ve naturalization, tenancy agreement ve lease, centre ve center, refused ve denied.

Sıkça sorulan sorular

Vize ile oturma izni arasındaki fark nedir?

Vize genellikle bir ülkeye belirli bir amaçla, çoğu zaman kısa süreliğine girme iznidir ve normalde yola çıkmadan önce verilir. Oturma izni ise o ülkede daha uzun süre yaşamanızı sağlar ve çoğu zaman ülkenin içinde verilir ya da yenilenir. Pek çok kişi önce uzun süreli bir vizeyle ülkeye girer, oturma iznini ise vardıktan sonra alır.

Büyükelçilik ile konsolosluk arasındaki fark nedir?

Büyükelçilik, bir ülkenin başka bir ülkenin başkentindeki ana temsilciliğidir ve başında büyükelçi bulunur. Konsolosluk ise başka bir şehirde bulunan, vatandaşlara yardım eden ve vize ile belge işlerini yürüten daha küçük bir ofistir. Uygulamada vize işlemlerine nerede olursa olsun konsolosluk şubesi (consular section) bakar; artık pek çok ülke başvuruları yalnızca vize başvuru merkezleri aracılığıyla kabul ediyor.

Vize için "refused" mı, "rejected" mı, "denied" mı denir?

Üçü de kullanılır. İngiltere ve AB belgelerinde standart kelime refused'dır: "Your application has been refused." (Başvurunuz reddedildi.) ABD'de denied yaygındır. İngiltere'nin resmi dilinde rejected çoğu zaman özel bir anlam taşır: başvuru, örneğin ücret ödenmediği için geçersiz sayılmış ve hiç incelenmemiştir. Gündelik konuşmada ise üçü de birbirinin yerine kullanılır.

Immigrant, migrant, expat ve refugee: hangisini kullanmalıyım?

Immigrant, bir ülkeye orada yaşamak için gelmiş kişidir. Migrant ise geçici ve mevsimlik işçiler de dahil, yer değiştiren herkes için kullanılan daha geniş bir kelimedir. Expat resmi olmayan bir kelimedir ve çoğunlukla bir süreliğine yurt dışında yaşayan profesyoneller için kullanılır. Refugee (mülteci) uluslararası korumaya ihtiyacı olan kişilere tanınan hukuki bir statüdür; asylum seeker (sığınmacı) ise başvurusu hakkında henüz karar verilmemiş kişidir. Resmi yazılarda kişinin gerçek durumuna uyan kelimeyi seçin.

"Residence" mı denir, "residency" mi?

İkisi de doğrudur. Resmi adlarda residence daha yaygındır: residence permit (oturma izni), permanent residence (kalıcı oturum), country of residence (ikamet edilen ülke). Residency ise özellikle Kuzey Amerika'da gündelik konuşmada sık geçer ("She got her permanent residency", yani kalıcı oturumunu aldı) ve doktorların hastanede geçirdiği uzmanlık eğitimi yıllarını da anlatabilir. Resmi yazıda residence daha güvenli bir tercihtir.

Seviyene uygun okumayla pekiştir

Yeni kelimelerin kalıcı olmasının en hızlı yolu seviyene uygun metin okumaktır. Seviyene göre ücretsiz İngilizce kitaplar:

Bu sayfa İngilizce öğrenenler için kelime açıklaması içerir; hukuki tavsiye değildir.