Vize ve Göç İngilizcesi: 100 Temel Terim ve Anlamları
Vizeye başvurmak ya da yurt dışına taşınmak; İngilizce formları, belge listelerini ve resmi yazıları okumak, randevularda ve sınırda sorulan sorulara İngilizce cevap vermek demektir. Bu sözlük, ilk başvurunuzdan yeni bir ülkede ev kiralamaya kadar karşınıza çıkacak kelimeleri gerçek durumlardan alınmış örneklerle açıklıyor. Burada yalnızca kelimeler açıklanır; herhangi bir ülkenin kuralları için her zaman o ülkenin resmi kaynaklarına bakın.
- 100 terim
- 12 konu
- 64 temel terim
- 201 örnek cümle
Göçle İlgili Temel Kavramlar
Başka bir ülkeye yerleşmek için gelme eylemi; aynı zamanda ülkeye kimin girip kalabileceğini düzenleyen yasalar, kurumlar ve kontroller bütünü.
Doğduğu ülke dışında bir ülkeye kalıcı olarak ya da uzun süre yaşamak için gelmiş kişi.
Kalıcı olarak başka bir ülkede yaşamak için kendi ülkesinden ayrılmak.
Genellikle iş ya da daha iyi yaşam koşulları bulmak için bir ülke içinde veya ülkeler arasında yer değiştiren kişi.
Bir göçmenin, mültecinin, öğrencinin ya da yabancı çalışanın yaşadığı ülke; kendi ülkesinin ya da geldiği ülkenin karşıtı olarak kullanılır.
Expatriate kelimesinin kısaltması; çoğu zaman iş nedeniyle ve genellikle belirli bir süre için kendi ülkesi dışında yaşayan kişi.
Vize Türleri
Bir ülkenin, yabancı bir vatandaşın belirli bir amaçla ve belirli bir süre için o ülkeye girmesine, orada kalmasına ya da oradan transit geçmesine verdiği resmi izin.
Tatil, gezi ya da arkadaş ve akraba ziyareti için verilen, ülkede çalışma hakkı tanımayan kısa süreli vize.
Bir ülkeye önceden vize almadan, genellikle turizm ya da iş görüşmesi gibi kısa bir kalış için seyahat etmeye imkan veren.
Ortak sınırlarında düzenli pasaport kontrolünü kaldırmış Avrupa ülkelerinden oluşan Schengen Bölgesi için verilen kısa süreli vize.
Geçerli olduğu süre boyunca, kalış süresi sınırlarına uymak şartıyla bir ülkeye istediğiniz kadar girip çıkmanızı sağlayan vize.
Bazı yolcuların, örneğin uçak değiştirirken, başka bir ülkeye giderken yalnızca bir ülkeden geçmek için ihtiyaç duyduğu vize.
Toplantı, konferans, görüşme ya da eğitim gibi ticari faaliyetler için verilen, normalde o ülkede istihdam edilmeye izin vermeyen kısa süreli vize.
Büyükelçiliğe gitmeden çevrim içi başvurulan, ücreti internetten ödenen ve elektronik olarak pasaportunuza bağlanan vize.
Belirli ülkelerin vatandaşlarının vize almadan, çoğu zaman bunun yerine çevrim içi bir seyahat izni alarak ziyarette bulunmasını sağlayan düzenleme.
Başvuru ve Randevu
Vize, izin ya da pasaport gibi bir şeyi resmi olarak talep etmek; genellikle form doldurup belge göndererek yapılır.
Doldurulmuş form, istenen belgeler, ücret ve çoğu zaman parmak izi vermek için alınan bir randevudan oluşan resmi vize talebi.
Vize, izin ya da vatandaşlık talep ederken kişisel bilgilerinizi, seyahat planınızı ve geçmişinizi yazdığınız resmi form.
Belge teslim etmek, biyometrik veri vermek ya da mülakata girmek için büyükelçilik, konsolosluk veya vize merkezinde belirlenen gün ve saat.
Bir ülke hükümetinin başka bir ülkenin başkentindeki ana temsilciliği; başında büyükelçi bulunur.
Yabancı bir hükümetin başkent dışındaki bir şehirde bulunan; kendi vatandaşlarına yardım eden, vize ve belge işlemlerini yürüten temsilciliği.
Kimliğinizi tanımlamak için kullanılan fiziksel veriler; vize ya da izin başvurusunun parçası olarak alınan parmak izi ve dijital fotoğraf bunların başında gelir.
Genellikle bir hükümet adına özel bir şirketin işlettiği; başvuru sahiplerinin belge teslim ettiği, biyometrik veri verdiği ve daha sonra pasaportunu teslim aldığı ofis.
Başvurunuzun işleme alınması için ödemeniz gereken, genellikle peşin alınan ve başvuru reddedilse de iade edilmeyen para.
Yetkililerin bir başvuru hakkında karar vermek için ihtiyaç duyduğu süre; başvurunun sunulduğu ya da biyometrik verilerin alındığı günden itibaren hesaplanır.
Bir başvuruyu, formu ya da belgeyi değerlendirilmesi için resmi olarak bir makama vermek veya göndermek.
Başvurunuza verilen ve başvuruyu takip etmek ya da yetkililerle her iletişimde belirtmek için kullandığınız özel numara veya kod.
Büyükelçilik ya da konsoloslukta, bir memurun vizeniz hakkında karar vermeden önce planlarınızı, geçmişinizi ve belgelerinizi sorduğu kısa görüşme.
Henüz karara bağlanmamış ya da tamamlanmamış; sunulmuş ama hakkında henüz karar verilmemiş başvurular için kullanılır.
Belgeler ve Kanıtlar
Kendi ülkenizin verdiği, kimliğinizi ve vatandaşlığınızı kanıtlayan ve uluslararası sınırları geçmenizi sağlayan resmi seyahat belgesi.
Formda yazdıklarınızı kanıtlamak için başvuruya eklediğiniz banka hesap dökümü, işveren yazısı ya da otel rezervasyonu gibi belgeler.
Resmi olarak kabul edilen, süresi dolmamış ya da iptal edilmemiş; pasaport, vize, izin ve biletler için kullanılır.
Pasaport, vize ya da izin gibi bir belgenin kullanılabileceği son gün; bu tarihten sonra belge geçerliliğini yitirir.
Seyahatinizi, eğitiminizi ya da kalışınızı karşılayacak kadar paranız olduğunu gösteren banka hesap dökümü, maaş bordrosu ya da sponsor yazısı gibi belgeler.
Bankanızın, belirli bir dönemde hesabınıza giren ve çıkan paraları ve bakiyeyi gösteren belgesi.
Pasaport ve başvurularda kullanılan; boyut, arka plan, ışık ve yüz ifadesi bakımından katı resmi kurallara uyan, yakın zamanda çekilmiş küçük yüz fotoğrafı.
Gidilecek ülkedeki bir kişi, şirket ya da kurumun sizi davet ettiğini ve ziyaretin nedenini açıklayan, bazen masrafları karşılayacağını da belirten mektup.
Yurt dışında seyahat ederken tıbbi tedavi ile iptal edilen yolculuk ya da kaybolan bagaj gibi diğer sorunların masraflarını karşılayan sigorta.
Bir kişinin doğumunu; doğum tarihini, doğum yerini ve anne babasının adlarını içerecek şekilde kayıt altına alan resmi belge.
Eksiksiz ve doğru olduğunu teyit eden imzalı bir beyan ya da kaşeyle birlikte verilen, resmi bir belgenin tercümesi.
Lahey Apostil Sözleşmesi'ne taraf olan diğer ülkelerde gerçek kabul edilmesi için resmi bir belgeye eklenen özel onay şerhi.
Bir kişinin sabıka kaydı olup olmadığını gösteren ve birçok ülkenin uzun süreli vize, çalışma ve vatandaşlık başvurularında istediği resmi belge.
Başvuruyla birlikte gönderilen; kim olduğunuzu, neden seyahat ettiğinizi ve hangi belgeleri eklediğinizi açıklayan kısa mektup.
Seyahatinizin tarihlerini, gideceğiniz yerleri, uçuşlarınızı ve nerede kalacağınızı gösteren plan; kısa süreli vize başvurularına sık sık eklenir.
Sınır Kontrolü ve Ülkeye Giriş
Bir ülkenin sınırlarında, ülkeye giren ya da çıkan kişiler, belgeler ve eşyalar üzerinde yetkililerin yaptığı kontroller; aynı zamanda bu kontrollerin yapıldığı alan.
Sınırda yolcuların belgelerini kontrol eden ve ülkeye girip kalabileceklerine karar veren ya da bu karara katkıda bulunan kamu görevlisi.
Havalimanı, liman ya da kara sınır kapısında, ülkeye girmeden veya ülkeden çıkmadan önce pasaportunuzun ve vizenizin kontrol edildiği yer.
Sınırda, ülkeye getirdiğiniz eşyaları kontrol eden ve bunlar için gereken vergileri tahsil eden devlet birimi ve bu kontrolün yapıldığı alan.
Yolcuların ve eşyaların bir ülkeye yasal olarak girebildiği ve kontrol edildiği havalimanı, liman ya da kara sınır kapısı gibi resmi nokta.
Turizm, iş, eğitim ya da aile ziyareti gibi seyahatinizin asıl nedeni; formlarda sorulur ve sınır memurları sık sık kontrol eder.
Sınır memurunun pasaportunuza bastığı, ülkeye giriş tarihinizi ve yerini gösteren damga.
Vizesi olsa ya da vizesiz gidilebilen bir ülkeden gelse bile bir kişinin sınırda ülkeye girmesine izin vermemek.
Oturma İzni ve Yasal Statü
Yabancı bir vatandaşın bir ülkede, genellikle turist ziyaretinden daha uzun ve belirli bir süre yaşamasına izin veren resmi belge.
Vatandaş olmadan bir ülkede süre sınırı olmaksızın yaşama ve genellikle çalışma hakkı.
Bir ülkede vizenizin ya da izninizin tanıdığı süreden daha uzun kalmak.
Pasaport, vize ya da izin gibi bir belgenin geçerliliğini, genellikle süresi dolmadan yeniden başvurarak bir dönem daha uzatmak.
Vatandaş olmayan bir kişinin bir ülkedeki hukuki durumu; ne kadar kalabileceğini, çalışıp okuyamayacağını ve kamu hizmetlerinden yararlanıp yararlanamayacağını belirler.
Bir ülkede, örneğin vizesinin süresi dolduktan sonra, geçerli bir yasal izni olmadan yaşayan kişiyi niteleyen.
Ülkede bulunduğunuz sırada başvurulan ve mevcut vizenizin izin verdiğinden daha uzun kalmanızı sağlayan izin.
Bir kişinin Amerika Birleşik Devletleri'nde yasal kalıcı oturum sahibi olduğunu gösteren kartın yaygın adı.
Çalışma ve Öğrenim İzinleri
Bir ülkedeki okul, kolej ya da üniversitede bir programa devam ettiğiniz süre boyunca o ülkede yaşamanızı sağlayan vize.
Bir hükümetin, yabancı bir vatandaşın o ülkede, çoğu zaman belirli bir işverenin yanında çalışmasına verdiği resmi izin.
Bir şirketin resmi istihdam teklifi; pek çok çalışma vizesinde başvurudan önce bu teklifin alınmış olması gerekir.
Yabancı bir vatandaşın bir ülkeye orada çalışmak amacıyla girmesine izin veren vize.
Belirli bir işte niteliği, eğitimi ya da deneyimi olan çalışan; çoğu zaman doldurulması zor işler için oluşturulan özel vize türlerinin hedef kitlesidir.
Bir okul, kolej ya da üniversitenin bir programa kabul edildiğinizi doğrulayan resmi yazısı; öğrenci vizelerinin çoğu için gereklidir.
Bazı sistemlerde işverenin yurt dışından birini işe almadan önce uygun bir yerli çalışan bulunamadığını göstermek için yapması gereken kontrol.
Aile ve Sponsorluk
Başvurunuzu destekleyen kişi ya da kurum; örneğin masraflarınızı karşılayan, size iş veren ya da yanına gideceğiniz aile üyesi.
Ana başvuru sahibinin yanına giden ya da onunla birlikte kalan ve geçimi ona bağlı olan aile üyesi; genellikle eş, partner ya da çocuktur.
Bir ülkenin vatandaşının ya da orada oturum sahibi kişinin eşinin veya partnerinin yanına gidip onunla birlikte yaşamasını sağlayan vize.
Bir ülkede yaşayan oturum sahibinin, vatandaşın ya da mültecinin yakın aile üyelerinin onun yanına gelmesine imkan tanıyan hak veya süreç.
Vatandaşlık
Bir ülkenin tam üyesi olmanın hukuki statüsü; oy kullanma ve o ülkenin pasaportunu taşıma gibi haklar ile yasalara uyma gibi yükümlülükler içerir.
Bir yabancının, genellikle birkaç yıllık ikametten sonra, yaşadığı ülkenin vatandaşı olduğu hukuki süreç.
Aynı anda iki ülkenin vatandaşı olmak ve her ikisinin hak ve yükümlülüklerine sahip olmak.
Pek çok ülkenin vatandaşlık ya da kalıcı oturum vermeden önce şart koştuğu; o ülkenin tarihi, yasaları, yönetimi ve yaşam tarzı hakkındaki sınav.
Yeni vatandaşların bağlılık yemini ettiği ya da taahhütte bulunduğu ve vatandaşlıklarını resmen aldığı tören.
Başvuru sahiplerinin, genellikle onaylı bir sınav ya da diplomayla, o ülkenin dilini belirli bir düzeyde bildiklerini kanıtlaması kuralı.
Hiçbir ülke tarafından vatandaş olarak tanınmayan; bu yüzden belge almakta, seyahat etmekte, çalışmakta ve kamu hizmetlerinden yararlanmakta zorlanabilen.
İltica ve Mülteciler
Bir ülkenin, ciddi zarar ya da zulüm görme korkusuyla kendi ülkesini terk etmiş bir kişiye sağladığı koruma.
Zulüm göreceğine dair haklı bir korku nedeniyle ülkesini terk etmiş ve uluslararası korumaya ihtiyaç duyan kişi.
Başka bir ülkeden koruma talep etmiş ve yetkililerin başvurusu hakkında karar vermesini bekleyen kişi.
Kendi ülkenize dönerseniz ciddi zarar göreceğinizden korktuğunuz için bir ülkenin yetkililerinden resmi olarak koruma istemek.
Bir ülkenin ya da BM Mülteciler Yüksek Komiserliği'nin, bir kişinin mülteci olduğunu ve buna bağlı haklara sahip olduğunu hukuken tanıması.
Bir kişinin kimliği ya da inançları nedeniyle maruz kaldığı veya maruz kalmaktan korktuğu ciddi zarar, zalimce ve haksız muamele.
Mülteci sayılmayan ancak geri gönderilirse işkence gibi ciddi bir zarar görme riski taşıyan kişiye verilen kalma izni.
Karar, Ret ve İtiraz
Bir başvuruya verilen olumsuz karar; talep ettiğiniz vize, izin ya da statünün verilmediği anlamına gelir.
Bir başvuruya verilen olumlu karar; talep ettiğiniz vize, izin ya da statünün verildiği anlamına gelir.
Vize reddi ya da sınır dışı kararı gibi bir kararın değiştirilmesi için üst bir makama veya mahkemeye yapılan resmi başvuru.
Yabancı bir vatandaşın, genellikle ülkede kalma hakkı olmadığı ya da ağır bir suç işlediği için resmi olarak ülkeyi terk etmeye zorlanması.
Önceki bir başvuru reddedildikten ya da geri çekildikten sonra veya bir iznin süresi dolduktan sonra yeni bir başvuru yapmak.
Vize, oturum, vatandaşlık, iltica ve itiraz konularında uzmanlaşmış; müvekkillerine danışmanlık veren ve onları idare ya da mahkeme önünde temsil eden avukat.
Ev Kiralama ve Yerleşme
Çoğu zaman bir iş nedeniyle ve genellikle işverenin desteğiyle, yaşamak ya da çalışmak için yeni bir yere taşınmak.
Bir evin ya da dairenin sahibi olan ve onu düzenli ödeme karşılığında başkasına kiralayan kişi veya şirket.
Ev sahibi ile kiracı arasında kira bedelini, kira süresini ve iki tarafın hak ve yükümlülüklerini belirleyen yazılı sözleşme.
Kiracının kiralamanın başında ödediği, ev sahibinin güvence olarak tuttuğu ve hasar ya da ödenmemiş kira yoksa sonunda iade ettiği para.
Adınızı ve ev adresinizi gösteren, fatura, banka yazısı ya da kira sözleşmesi gibi yakın tarihli resmi belge.
Taşındıktan kısa süre sonra pek çok ülkenin zorunlu tuttuğu, nerede yaşadığınızın yerel makamlara resmi olarak kaydettirilmesi.
Bir bankada hesap başlatarak müşteri olmak; genellikle kimlik, adres kanıtı ve bazen göçmenlik statüsünü gösteren belge sunulduktan sonra yapılır.
Katkı paylarıyla finanse edilen bir kamu sistemi ya da özel bir poliçe aracılığıyla tıbbi bakım masraflarını karşılayan sigorta.
Elektrik, doğalgaz, su ya da internet gibi temel bir ev hizmeti için düzenli olarak gelen fatura.
Mini test: bu terimleri biliyor musun?
Bu sözlükten 10 soru. Her terimin doğru Türkçe karşılığını seç, puanını gör.
Vize ve Göç İngilizcesi nasıl öğrenilir?
- Sürecin sırasına göre çalışın: vize türünü seçmek, belgeleri toplamak, randevu almak, biyometrik veri vermek, karar beklemek, sınırdan geçmek ve yeni ülkeye yerleşmek. Her adımın kendine ait küçük bir kelime grubu vardır.
- Resmi vize sayfaları, belge kontrol listeleri, başvuru formları, karar yazıları ve kira sözleşmeleri gibi gerçek İngilizce metinleri okuyun; hangi kelime ve kalıpların sürekli karşınıza çıktığına dikkat edin.
- Resmi yazışmalarda sürekli geçtikleri için resmi fiilleri ve edilgen hallerini öğrenin: submit (sunmak), issue (düzenlemek), grant (vermek), refuse (reddetmek), extend (uzatmak), renew (yenilemek), revoke (iptal etmek). "Your visa has been granted" (Vizeniz verildi) ve "Your application has been refused" (Başvurunuz reddedildi) tipik cümlelerdir.
- Mülakatta ve sınırda duyacağınız sorulara kısa ve net İngilizce cevaplar vermeyi çalışın: ziyaretinizin amacı, ne kadar ve nerede kalacağınız, masrafları kimin karşıladığı.
- İngiliz ve Amerikan İngilizcesi arasındaki farklara dikkat edin: dependant ve dependent, naturalisation ve naturalization, tenancy agreement ve lease, centre ve center, refused ve denied.
Sıkça sorulan sorular
Vize ile oturma izni arasındaki fark nedir?
Vize genellikle bir ülkeye belirli bir amaçla, çoğu zaman kısa süreliğine girme iznidir ve normalde yola çıkmadan önce verilir. Oturma izni ise o ülkede daha uzun süre yaşamanızı sağlar ve çoğu zaman ülkenin içinde verilir ya da yenilenir. Pek çok kişi önce uzun süreli bir vizeyle ülkeye girer, oturma iznini ise vardıktan sonra alır.
Büyükelçilik ile konsolosluk arasındaki fark nedir?
Büyükelçilik, bir ülkenin başka bir ülkenin başkentindeki ana temsilciliğidir ve başında büyükelçi bulunur. Konsolosluk ise başka bir şehirde bulunan, vatandaşlara yardım eden ve vize ile belge işlerini yürüten daha küçük bir ofistir. Uygulamada vize işlemlerine nerede olursa olsun konsolosluk şubesi (consular section) bakar; artık pek çok ülke başvuruları yalnızca vize başvuru merkezleri aracılığıyla kabul ediyor.
Vize için "refused" mı, "rejected" mı, "denied" mı denir?
Üçü de kullanılır. İngiltere ve AB belgelerinde standart kelime refused'dır: "Your application has been refused." (Başvurunuz reddedildi.) ABD'de denied yaygındır. İngiltere'nin resmi dilinde rejected çoğu zaman özel bir anlam taşır: başvuru, örneğin ücret ödenmediği için geçersiz sayılmış ve hiç incelenmemiştir. Gündelik konuşmada ise üçü de birbirinin yerine kullanılır.
Immigrant, migrant, expat ve refugee: hangisini kullanmalıyım?
Immigrant, bir ülkeye orada yaşamak için gelmiş kişidir. Migrant ise geçici ve mevsimlik işçiler de dahil, yer değiştiren herkes için kullanılan daha geniş bir kelimedir. Expat resmi olmayan bir kelimedir ve çoğunlukla bir süreliğine yurt dışında yaşayan profesyoneller için kullanılır. Refugee (mülteci) uluslararası korumaya ihtiyacı olan kişilere tanınan hukuki bir statüdür; asylum seeker (sığınmacı) ise başvurusu hakkında henüz karar verilmemiş kişidir. Resmi yazılarda kişinin gerçek durumuna uyan kelimeyi seçin.
"Residence" mı denir, "residency" mi?
İkisi de doğrudur. Resmi adlarda residence daha yaygındır: residence permit (oturma izni), permanent residence (kalıcı oturum), country of residence (ikamet edilen ülke). Residency ise özellikle Kuzey Amerika'da gündelik konuşmada sık geçer ("She got her permanent residency", yani kalıcı oturumunu aldı) ve doktorların hastanede geçirdiği uzmanlık eğitimi yıllarını da anlatabilir. Resmi yazıda residence daha güvenli bir tercihtir.
İlgili alanlar
Seviyene uygun okumayla pekiştir
Yeni kelimelerin kalıcı olmasının en hızlı yolu seviyene uygun metin okumaktır. Seviyene göre ücretsiz İngilizce kitaplar:
Bu sayfa İngilizce öğrenenler için kelime açıklaması içerir; hukuki tavsiye değildir.
