Kamu Yönetimi İngilizcesi: 100 Temel Terim ve Anlamları
Kamu yönetiminin kendine özgü bir çalışma dili vardır: bakanlıklar ve kurumlar, bütçeler ve ödenekler, ihaleler, mevzuat, izinler, denetim ve hesap verebilirlik. Bu sözlük devlet teşkilatı, yerel yönetimler, kamu personeli, kamu maliyesi, kamu hizmetleri, düzenleme, bürokratik işlemler ve denetim alanlarındaki temel İngilizce terimleri doğal Türkçe karşılıkları ve gerçekçi örneklerle açıklar. Uluslararası kurumlarla çalışan kamu görevlileri ve İngilizce kaynak okuyan kamu yönetimi öğrencileri için hazırlandı.
- 100 terim
- 10 konu
- 53 temel terim
- 200 örnek cümle
Devlet Teşkilatı
Hükümet politikalarının uygulamaya konması ve kamu kurumlarının yürütülmesi işi; aynı zamanda devletin nasıl örgütlendiğini ve yönetildiğini inceleyen akademik disiplin.
Devletin sahibi olduğu, finanse ettiği ya da yönettiği ekonomik alan; bakanlıklar, kamu kurumları, yerel yönetimler, devlet okulları ve hastaneleri ile kamu şirketleri bu alana girer.
Bölgesel ve yerel yönetimlerin karşıtı olarak, başkentteki bakanlıklar ve kurumlar dahil devletin ulusal düzeydeki yönetimi.
Yetki, sorumluluk ve kaynakların merkezi yönetimden bölgesel ya da yerel birimlere aktarılması; böylece kararların etkilenen insanlara daha yakın bir düzeyde alınması.
Bireylerin ya da grupların özel çıkarlarının karşıtı olarak toplumun bütününün genel iyiliği; kamu kurumlarından kamu yararına hareket etmeleri beklenir.
Kararların alındığı ve yetkinin kullanıldığı kurallar, kurumlar ve ilişkiler sisteminin bütünü; devletin vatandaşlar, iş dünyası ve sivil toplumla nasıl birlikte çalıştığı da buna dahildir.
Kanunları uygulayan ve devleti günlük olarak yöneten devlet organı; başında cumhurbaşkanı ya da başbakan bulunur, bakanlar ve onlara bağlı idare de bu organın parçasıdır.
Devlet gücünün yasama, yürütme ve yargı olarak ayrı organlara bölünmesi ve böylece hiçbir organın tüm yetkiyi tek başına elinde tutmaması ilkesi.
Kamu kurumlarının nasıl örgütlendiğini, nasıl karar aldığını ve vatandaşların bu kararlara yargı yoluyla nasıl itiraz edebileceğini düzenleyen hukuk dalı.
Belirli bir alanda, konuda ya da bölgede karar verme veya kuralları uygulama yönündeki resmi yetki; aynı zamanda bu yetkinin geçerli olduğu alan.
1980'lerden itibaren yaygınlaşan ve performans hedefleri, rekabet, hizmet alımı ve vatandaşı müşteri olarak görme gibi özel sektör fikirlerini kamu yönetimine taşıyan reform yaklaşımı.
Bakanlıklar ve Kamu Kurumları
Başında bir bakanın bulunduğu ve sağlık, eğitim, maliye ya da ulaştırma gibi belirli bir politika alanından sorumlu merkezi yönetim birimi.
Bir bakanlığın başında bulunan ve bakanlığın politikalarından ve kararlarından sorumlu olan hükümet üyesi; bakanlar genellikle kabinede yer alır.
Vergi toplamak, lisans vermek ya da yolları yönetmek gibi belirli bir görevi yerine getirmek için kurulan ve çoğu zaman bağlı olduğu bakanlıktan bir ölçüde bağımsız çalışan kamu kuruluşu.
Bir kurumun insan kaynakları ya da hukuk işleri gibi belirli bir iş alanından sorumlu birimi; İngiltere ve ABD'de ayrıca bir bakanlığın tamamı için kullanılan ad.
Başında bir müdürün bulunduğu ve genellikle bir bakanlığa ya da kuruma bağlı olan idari birim; ulusal düzeyde genel müdürlük, il düzeyinde il müdürlüğü buna örnektir.
Bir kuruma ya da kişiye genellikle kanunla verilen ve neleri yapabileceğini ve yapmak zorunda olduğunu belirleyen resmi yetki ve görevler bütünü.
Devletin sahibi olduğu ya da kontrol ettiği ve demiryolu, liman, maden ya da enerji şebekesi işletmek gibi ticari faaliyetler yürüten şirket.
Yerel Yönetimler
Bir şehir, kasaba ya da bölge için çöp toplama, yerel yollar ve parklar gibi hizmetleri yürüten seçilmiş meclisler ile bunlara bağlı idarelerin oluşturduğu sistem.
Kendi yerel yönetimi olan şehir ya da kasaba veya bu yerel yönetim kurumunun kendisi; su, atık, yerel yollar ve yapı ruhsatı gibi konulardan sorumludur.
Bir şehrin ya da kasabanın yerel yönetiminin başındaki kişi; ülkeye göre doğrudan halk tarafından seçilebilir, meclis tarafından belirlenebilir ya da büyük ölçüde törensel bir rolü olabilir.
Bir bölge ya da kurum adına karar veren seçilmiş veya atanmış kişilerden oluşan kurul; özellikle bir şehri, kasabayı ya da ilçeyi yöneten seçilmiş meclis.
Bazı ülkelerin bölündüğü ve her birinin kendi idari yapısı bulunan temel yönetim birimlerinden biri; örneğin Türkiye 81 ile ayrılmıştır.
Bir ilin, eyaletin ya da bölgenin başındaki yetkili; Türkiye gibi bazı ülkelerde merkezi yönetim tarafından atanır, ABD gibi ülkelerde ise seçimle göreve gelir.
Bir ülkenin, bölgenin ya da şehrin kendi idaresi bulunan veya resmi amaçlarla belirlenmiş alanı; Türkiye'de ilin altındaki idari birim.
Bütün bir kentsel alanı kapsayan ve sınırları içindeki ilçe belediyeleri arasında koordinasyonu sağlayan büyük şehir yönetimi; özellikle Türk yerel yönetim sisteminde kullanılan bir terimdir.
Bir yerel yönetimin ya da başka bir kuruluşun kanunla verilen yetkiye dayanarak çıkardığı ve yalnızca kendi bölgesinde ya da üyeleri için geçerli olan kural.
Bir şehirdeki arazinin yalnızca konut, sanayi ya da yeşil alan gibi belirli kullanımlara izin verilen bölgelere ayrılması ve bina yüksekliği ile yoğunluğa ilişkin kurallar sistemi.
Vatandaşların ve toplumsal grupların kamusal kararlara toplantılar, anketler, kamuya açık oturumlar ya da danışma organları gibi yollarla dahil olması.
Kamu Personeli ve Memurluk
Bir bakanlıkta ya da kamu kurumunda kadrolu olarak çalışan, resmi işleri yürüten ve seçimle ya da siyasi atamayla göreve gelmeyen kişi.
Bakanlıklarda ve kamu kurumlarında çalışan, siyasi olmayan kadrolu personelin bütünü; aynı zamanda bu personelin işe alınmasını ve yönetilmesini düzenleyen kurallar sistemi.
Bir kamu kurumunda görev yapan ve o kurumun yetkisini kullanan herkes; memurlar, atanmış kurum yöneticileri ve seçilmiş görevliler bu kapsama girer.
Birinin bir göreve ya da kadroya resmi olarak getirilmesi, özellikle kamuda yapılan atama; aynı zamanda bu yolla elde edilen görev.
Bir kadronun ilan edilmesinden iş teklifinin yapılmasına kadar yeni personeli bulma, seçme ve işe alma süreci.
Bir kurum içinde genellikle daha fazla sorumluluk ve daha yüksek maaş getiren daha üst bir göreve, dereceye ya da rütbeye geçiş.
Bir yöneticinin, çalışanın işini önceden belirlenmiş hedeflere göre değerlendirdiği ve eğitim ihtiyaçları ile gelecek hedefleri konuştuğu düzenli ve resmi değerlendirme.
Bir kurumda çalışanların örneğin hediye kabulü, tarafsızlık ve bilgi kullanımı gibi konularda nasıl davranmaları gerektiğini anlatan yazılı kurallar ve ilkeler bütünü.
Kamu personelinin siyasi bağlantılar ya da kişisel kayırma yerine yetenek, nitelik ve performansa göre, çoğu zaman sınavlarla ölçülerek işe alınıp terfi ettirildiği sistem.
Kamu Bütçesi ve Maliyesi
Bir hükümetin ya da kamu kurumunun belirli bir dönemde, genellikle bir yılda, ne kadar gelir elde etmeyi beklediğini ve bu parayı nasıl harcayacağını gösteren plan.
Vergi ödeyen kişi ya da şirket; kamusal tartışmalarda ise vergileriyle kamu hizmetlerini finanse eden vatandaşlar.
Hükümetin ve diğer kamu kurumlarının hizmetlere, maaşlara, yatırımlara ve sosyal yardımlara yaptığı harcamalar; resmi metinlerde çoğu zaman public expenditure olarak geçer.
Bir hükümetin ya da kamu kurumunun elde ettiği para; başta vergiler olmak üzere harçlar, ücretler, para cezaları ve varlık satışlarından oluşur.
Bir hükümetin ya da kurumun bütçe ve hesapları için esas aldığı on iki aylık dönem; takvim yılıyla örtüşebilir de örtüşmeyebilir de.
Belirli bir miktar paranın, personelin, zamanın ya da başka kaynakların belirli bir amaç için kullanılmasına veya belirli bir gruba verilmesine resmi olarak karar vermek.
Meclisin resmi olarak belirli bir amaç için onayladığı ve bir kamu kurumuna bu parayı harcama yetkisi veren kamu kaynağı.
Bir hükümetin belirli bir yıldaki harcamalarının gelirlerini aştığı miktar; tersi bütçe fazlasıdır (budget surplus).
Bir hükümetin ya da kurumun bir proje, araştırma veya yerel hizmetler gibi belirli bir amaç için verdiği ve normalde geri ödenmesi gerekmeyen para.
Bir ürünün ya da hizmetin fiyatını düşük tutmak veya tarım, enerji ya da toplu taşıma gibi bir sektörü desteklemek için devletin sağladığı para ya da diğer destekler.
Kamu Alımları ve İhaleler
Hükümetlerin ve kamu kurumlarının mal, hizmet ve yapım işlerini özel şirketlerden, genellikle açık rekabet yoluyla satın alma süreci.
Şirketleri belirli bir fiyat üzerinden mal, hizmet ya da yapım işi sunmaya davet eden resmi çağrı veya bir şirketin bu çağrıya yanıt olarak sunduğu yazılı teklif.
Bir şirketin kamu ihalesine yanıt olarak belirli bir fiyat üzerinden mal, hizmet ya da yapım işi sağlamak için verdiği teklif; fiil olarak da kullanılır.
Özellikle bir kamu kurumuna mal, hizmet ya da yapım işi sağlamak için sözleşme imzalamış şirket ya da kişi.
Özel bir şirketin yol, hastane ya da su arıtma tesisi gibi kamu altyapısını veya hizmetlerini finanse ettiği, inşa ettiği ya da işlettiği ve riskleri devletle paylaştığı uzun vadeli sözleşme modeli.
Bir kamu kurumunun daha önce kendisinin yaptığı temizlik, bilgi işlem desteği ya da yemek hizmeti gibi işleri ücret karşılığında özel bir şirkete veya başka bir kuruluşa yaptırması.
Yalnızca fiyatı değil kaliteyi, verimliliği ve harcamanın amacına ne kadar ulaştığını da dikkate alarak kamu parasından mümkün olan en iyi sonucu elde etmek.
Kamu Hizmetleri
Devlet tarafından ya da devlet adına toplumun tamamına sunulan sağlık, eğitim, ulaşım ya da çöp toplama gibi hizmet; aynı zamanda devlet için çalışan kişilerin yaptığı iş.
Kamu hizmetlerinin ve bilgilerin internet ve dijital teknolojiler aracılığıyla sunulması; böylece vatandaşların ve işletmelerin devletle ilgili işlerini çevrim içi yapabilmesi.
Kamu hizmetlerinin onlardan yararlanan insanlara fiilen nasıl ulaştığı; erişim, hız, kalite ve hizmetin sunulduğu kanallar bu kavramın içindedir.
Risk altındaki çocuklar, yaşlılar, engelliler ve düşük gelirli aileler gibi ihtiyaç sahibi kişileri destekleyen kamu hizmetleri ve bu hizmetleri sunan birim.
Bir yardımdan, hizmetten, hibeden ya da işten yararlanmak için gereken yaş, gelir, ikamet ya da nitelik gibi resmi koşulları karşılama durumu.
Vatandaşların birbiriyle bağlantılı birçok kamu hizmetini ya da başvurusunu farklı kurumlara gitmek zorunda kalmadan tamamlayabildiği tek ofis veya web sitesi.
Su, elektrik, doğalgaz ya da kanalizasyon gibi bir şebeke aracılığıyla sunulan temel hizmet veya bu hizmeti sağlayan kamu ya da özel kuruluş.
Yeni bir hizmeti, sistemi ya da politikayı çoğu zaman adım adım uygulamaya koyarak bütün bir kurumda, bölgede veya ülkede kullanılabilir hale getirmek.
Politika ve Düzenleme
Bir hükümetin işsizlik, hava kirliliği ya da konut gibi kamusal bir sorunu çözmek için benimsediği karar, plan ve eylemlerin bütünü; aynı zamanda bunları inceleyen akademik alan.
Bir kamu kurumunun genellikle bir kanuna dayanarak çıkardığı resmi kural; aynı zamanda bir sektörü ya da faaliyeti bu tür kurallarla düzenleme ve denetleme faaliyeti.
Meclis ya da başka bir yasama organı tarafından çıkarılan kanunların bütünü veya belirli bir kanun ya da kanunlar dizisi.
Bir kararı, planı, kanunu ya da politikayı fiilen hayata geçirmek ve uygulamaya koymak.
Bir politikadan, projeden ya da karardan etkilenen veya bunlarla ilgili çıkarı olan kişi, grup ya da kurum; vatandaşlar, işletmeler, sendikalar ya da diğer kurumlar bunlara örnektir.
Bir kurum ya da faaliyet için geçerli kurallara, kanunlara, standartlara veya koşullara uyma durumu ve bunlara uyulup uyulmadığını kontrol etme işi.
Enerji, bankacılık ya da telekomünikasyon gibi belirli bir sektör için kurallar koyan ve şirketlerin bu kurallara uyup uymadığını denetleyen kamu kurumu.
Bir kamu kurumunun kanun taslağı ya da plan gibi bir öneriyi yayımladığı ve nihai karar verilmeden önce vatandaşları, işletmeleri ve kuruluşları görüş bildirmeye davet ettiği resmi süreç.
Önerilen bir kanunun, politikanın ya da projenin ekonomi, toplum veya çevre üzerindeki olası etkilerini karar verilmeden önce sistematik biçimde inceleyen çalışma.
Bir kurumun misyonunu, uzun vadeli amaçlarını, önceliklerini ve birkaç yıllık hedeflerini ortaya koyan ve ilerlemenin nasıl ölçüleceğini açıklayan resmi belge.
Yeni kanunların, yönetmeliklerin, kararnamelerin ve bazı resmi ilanlar ile atamaların resmen yayımlandığı ve çoğu zaman bu yayımla hukuken geçerlilik kazandığı devlet yayını.
Teftiş, uyarı, para cezası, talimat ya da yasal işlem yoluyla kanunlara ve kurallara uyulmasını sağlama işi.
Non-governmental organization (hükümet dışı kuruluş): devletten bağımsız olarak sosyal, çevresel ya da insani konularda çalışan, hayır kurumu, vakıf veya dernek gibi kar amacı gütmeyen kuruluş.
Bürokrasi ve İdari İşlemler
Belirli kurallara, yazılı kayıtlara ve açık bir memurlar hiyerarşisine dayanan yönetim sistemi; gündelik dilde ise yavaş ve karmaşık resmi işlemler.
Bir izne başvurmak, bir şikayeti ele almak ya da bir ödemeyi onaylamak gibi işlerin nasıl yapılacağını belirleyen resmi ve sabit adımlar dizisi.
Normalde kısıtlı olan bir şeyi, örneğin ev inşa etmeyi, işyeri açmayı ya da bir ülkede çalışmayı mümkün kılan resmi belge.
Özellikle kamu kurumlarıyla iş yaparken gereksiz görünen ve işleri yavaşlatan resmi kurallar, formlar ve işlemler.
Bir formu ya da belgeyi boş alanlara istenen bilgileri yazarak tamamlamak.
Kişilerin ya da birimlerin yetki düzeylerine göre sıralandığı ve her düzeyin bir üstüne bağlı olarak çalıştığı sistem.
Belirli kararları alma yetkisinin üst düzey bir görevliden daha alt kademedeki bir görevliye ya da başka bir birime, genellikle yazılı olarak ve belirli sınırlar içinde resmen devredilmesi.
Bir bakanlığın ya da üst makamın ilgili tüm birimlere gönderdiği ve bir kuralın nasıl uygulanacağını açıklayan ya da talimat veren resmi yazı.
Resmi bir süreç için gereken belge ve formları hazırlama, doldurma ve dosyalama şeklindeki rutin iş ya da bu belgelerin kendisi.
Bir belgeye, plana, ödemeye ya da işe genellikle imza atarak nihai resmi onayı vermek.
Reddedilen bir izin, kesilen bir ceza ya da bir sınav sonucu gibi resmi bir kararın gözden geçirilip değiştirilmesi için üst makama veya mahkemeye yapılan resmi başvuru.
Gereksiz adımları, formları ya da onay aşamalarını kaldırarak bir süreci veya kurumu daha basit ve verimli hale getirmek.
Şeffaflık, Denetim ve Etik
Kamu kurumlarının açık biçimde çalışması, böylece vatandaşların kararların nasıl alındığını, paranın nasıl harcandığını ve kimin sorumlu olduğunu görebilmesi ilkesi.
Kamu kurumlarının ve görevlilerin kararlarını ve kaynak kullanımlarını açıklama ve gerekçelendirme, işler ters gittiğinde de yaptırımlar dahil sorumluluğu üstlenme yükümlülüğü.
Bir kurumun hesaplarının, sistemlerinin ya da performansının, paranın doğru kullanılıp kullanılmadığını ve kurallara uyulup uyulmadığını görmek için yapılan resmi ve bağımsız inceleme.
Bir yerin, kurumun, ürünün ya da faaliyetin gerekli kural ve standartları karşılayıp karşılamadığını görmek için yapılan resmi ziyaret ya da inceleme.
Kamu yetkisinin ya da görevinin kişisel çıkar için dürüst olmayan şekilde kullanılması; rüşvet almak, yakınlarını kayırmak ya da kamu parasını zimmete geçirmek gibi.
Bir görevlinin aile, iş ya da mali bağlantılar gibi kişisel çıkarlarının kamu görevini yerine getirme biçimini etkileyebileceği ya da etkiliyor gibi görünebileceği durum.
Bir kurum içindeki dolandırıcılık, yolsuzluk ya da kamu için tehlike oluşturan durumlar gibi usulsüzlükleri yöneticilere, yetkili makamlara ya da medyaya bildiren çalışan veya kurum içinden kişi.
Vatandaşların kamu kurumlarından gördükleri haksız muamele ya da kötü hizmetle ilgili şikayetlerini inceleyen ve durumun düzeltilmesi için önerilerde bulunan bağımsız görevli.
Kamuoyunun kamu kurumlarının elinde bulunan bilgileri talep etme ve alma hakkı; ulusal güvenlik ya da kişisel veriler gibi sınırlı istisnalar dışında geçerlidir.
Bir kurumun kaynaklarını korumak, hata ve usulsüzlükleri önlemek, hedeflerine ulaşmak ve kurallara uymak için oluşturduğu politika, usul ve kontrollerin bütünü.
Bir kurumun, programın ya da hizmetin hedeflerine ne ölçüde ulaştığını gösteren ölçülebilir değer; bekleme süreleri, dosya başına maliyet ya da memnuniyet oranları gibi.
Hükümetin kamu kaynaklarını nasıl harcadığını denetleyen ve bulgularını meclise raporlayan bağımsız ulusal kurum; sayıştay ya da ulusal denetim ofisi gibi.
Mini test: bu terimleri biliyor musun?
Bu sözlükten 10 soru. Her terimin doğru Türkçe karşılığını seç, puanını gör.
Kamu Yönetimi İngilizcesi nasıl öğrenilir?
- Kamu kurumlarının İngilizce belgelerini okuyun: faaliyet raporları, denetim raporları, bütçe özetleri ve ihale ilanları. Pek çok uluslararası kuruluş ve ulusal kurum bu belgeleri ücretsiz yayımlar ve bu sözlükteki kelime dağarcığını birebir kullanır.
- Her isimle birlikte kullanılan fiilleri öğrenin: bir bütçe drafted, approved ve executed olur (hazırlanır, onaylanır, uygulanır); bir ihale launched, won ve awarded olur (ilana çıkılır, kazanılır, sonuçlandırılıp verilir); bir düzenleme drafted, published ve enforced olur; bir denetim carried out edilir ve bulguları raporlanır.
- Türk kurumlarını İngilizce adlarıyla dikkatle eşleştirin. Bakanlık ministry, genel müdürlük directorate-general, daire başkanlığı department, vali governor, belediye meclisi municipal council, Sayıştay ise Court of Accounts olarak geçer. Bir kurumun kendisi için kullandığı resmi İngilizce adı mutlaka kontrol edin.
- İngiliz ve Amerikan İngilizcesi arasındaki farklara dikkat edin: local authority ve local government, tender ve bid, fill in ve fill out, minister ve secretary, department ve ministry. Uluslararası belgelerde her iki kullanım da karşınıza çıkar; ikisini de tanımayı öğrenin.
- Resmi yazılarda ve raporlarda karşılaştığınız kalıpları iki sütunlu bir listede toplayın: in accordance with (… uyarınca), with reference to (… ilgi tutularak), for your information (bilgilerinize), pending approval (onay beklenmekte). Resmi İngilizce kalıp ağırlıklı ve tekrarlı olduğu için az sayıda ifade size çok iş görür.
Sıkça sorulan sorular
Civil servant, public servant ve public official arasındaki fark nedir?
Civil servant, bir bakanlıkta ya da kamu kurumunda kadrolu olarak çalışan ve siyasi olmayan görevlidir; Türkçedeki devlet memuruna yakındır. Public servant daha geniş ve biraz daha resmi bir ifadedir; kamuya hizmet eden herkesi, bazen öğretmenleri, polisleri ve devlet hastanelerindeki doktorları da kapsar. Public official en geniş terimdir: belediye başkanı gibi seçilmiş kişiler dahil kamusal bir görevi olan herkesi kapsar ve Türkçede kamu görevlisi denen kavramın karşılığı olarak hukuk ve etik metinlerinde sık geçer.
Genel müdürlük, daire başkanlığı ve il müdürlüğü gibi kurum adlarını İngilizceye nasıl çeviririm?
Genel müdürlük için genellikle directorate-general (ya da general directorate), daire başkanlığı için department, il müdürlüğü için ise provincial directorate kullanılır; örneğin İl Milli Eğitim Müdürlüğü, Provincial Directorate of National Education olur. Unvanlar da aynı mantığı izler: genel müdür director-general, daire başkanı head of department, il müdürü provincial director. Çeviriye başlamadan önce kurumun web sitesinde ya da raporlarında kullandığı resmi bir İngilizce ad olup olmadığına bakın ve o adı kullanın.
Regulation, Türkçedeki yönetmelik ile aynı şey mi?
Çoğu zaman evet, ama her zaman değil. Regulation, bir bakanlığın ya da kurumun bir kanuna dayanarak çıkardığı belirli bir kural anlamına gelebilir; bu durumda yönetmeliğe karşılık gelir. Ancak banking regulation örneğinde olduğu gibi bir sektörü düzenleme ve denetleme faaliyetini de anlatabilir; Türkçede buna düzenleme ya da denetim denir. Çoğul kullanımda the regulations çoğu zaman sadece kurallar demektir. Bağlama bakın ve meclisin kabul ettiği kanuna genellikle regulation değil act ya da law dendiğini unutmayın.
İngilizce kamu yönetimi metinlerini okumak için önce hangi terimleri öğrenmeliyim?
Neredeyse her sayfada geçen kelimelerle başlayın: public administration, civil servant, ministry, agency, local government, municipality, budget, public service, regulation, procedure, transparency, accountability ve audit. Ardından bunlarla birlikte kullanılan fiilleri ekleyin: implement (uygulamak), allocate (tahsis etmek), approve (onaylamak), comply with (uymak) ve report (raporlamak). Bu kelimelerle raporların, iş tanımlarının ve ders okumalarının çoğunu takip edebilirsiniz.
İlgili alanlar
Seviyene uygun okumayla pekiştir
Yeni kelimelerin kalıcı olmasının en hızlı yolu seviyene uygun metin okumaktır. Seviyene göre ücretsiz İngilizce kitaplar:
