Tüm alanlarda aramak için en az 2 karakter yazın.
Seyahat İngilizcesi: 215 Temel Terim ve Anlamları
Yurt dışına çıkmak, yolculuğun her aşamasında İngilizce kullanmak demektir: uçak bileti almak, check-in yapmak, güvenlik ve pasaport kontrolünden geçmek, bagajınızı bulmak, otele yerleşmek ve yeni bir şehirde yolunuzu bulmak. Bu sözlük tabelalarda, ekranlarda ve biletlerde göreceğiniz, anonslarda ve bankolarda duyacağınız kelimeleri gerçek bir yolculuktan alınmış örneklerle açıklıyor.
- 215 terim
- 11 konu
- 50 temel terim
- 435 örnek cümle
Ulaşım ve Yol Tarifi
Feribotta araçların taşındığı güverte veya kapalı bölüm.
Kabinde ayrılmış yatma yeri olmadan gemide seyahat eden yolcu.
Deniz yolculuğunda teknenin hareketinden kaynaklanan bulantı ve benzeri rahatsızlık.
Dalgaların teknede belirgin harekete yol açtığı deniz yolculuğu.
Yurt Dışında Acil Durumlar
Acil bir durumda polis, ambulans ya da itfaiye çağırmak için aranan kısa telefon numarası; Avrupa'daki 112 gibi.
Bir ülke hükümetinin başka bir ülkenin başkentindeki, başında büyükelçinin bulunduğu resmi temsilciliği.
Bir ülke hükümetinin yabancı bir şehirdeki, oradaki kendi vatandaşlarına yardım eden ve çoğu zaman vize işlemlerini de yürüten, büyükelçilikten daha küçük temsilciliği.
Poliçeye bağlı olarak yurt dışında tedavi, iptal edilen seyahat ya da kaybolan ve çalınan eşyalar gibi yolculuk sırasında yaşanan sorunların masraflarını karşılayan sigorta.
Hırsızlık gibi bir suçu ya da bir kazayı bildirdiğinizde polisin düzenlediği resmi yazılı kayıt.
Genellikle kalabalık yerlerde, insanların fark etmesine fırsat vermeden ceplerinden ya da çantalarından para, telefon veya cüzdan çalan hırsız.
Eczacıların reçeteli ve reçetesiz ilaç sattığı ve temel sağlık bilgisi verdiği dükkan.
Yurt dışında hastalık veya yaralanma sonrasında tıbbi ihtiyaçlar nedeniyle kişinin ülkesine düzenlenen dönüş.
Kişinin hava yolculuğuna uygunluğuna ilişkin tıbbi değerlendirmeyi belirten belge.
Bir varış yerine seyahati etkileyebilecek riskler veya koşullar hakkında resmi bilgi.
İnsanları, çoğunlukla büyük bir aksama veya kriz sırasında, ülkelerine geri getirmek için düzenlenen uçuş.
Mini test: bu terimleri biliyor musun?
Bu sözlükten 10 soru. Her terimin doğru Türkçe karşılığını seç, puanını gör.
Seyahat İngilizcesi nasıl öğrenilir?
- Yolculuğun sırasına göre çalışın: rezervasyon, check-in, güvenlik, biniş, uçuş, pasaport kontrolü, bagaj alımı, otel ve şehir içi ulaşım. Her aşamanın kendine ait küçük bir kelime grubu vardır.
- Rezervasyon onayları, biniş kartları, hava yolu şirketlerinin bagaj kuralları, havalimanı tabelaları ve otel e-postaları gibi gerçek İngilizce seyahat metinlerini okuyun; hangi kelimelerin sürekli karşınıza çıktığına dikkat edin.
- Tek tek kelimelerle yetinmeyin, duyacağınız soruları öğrenin: "Window or aisle?" (Cam kenarı mı, koridor mu?), "Did you pack this bag yourself?" (Bu çantayı kendiniz mi hazırladınız?), "What is the purpose of your visit?" (Ziyaretinizin amacı nedir?) ve "Anything to declare?" (Beyan edeceğiniz bir şey var mı?)
- Saatleri, kapı ve uçuş numaralarını sesli okumayı, adınızı ve rezervasyon kodunuzu harf harf söylemeyi çalışın.
- İngiliz ve Amerikan İngilizcesi arasındaki farklara dikkat edin: hand luggage ve carry-on, return ve round trip, queue ve line, timetable ve schedule.
Sıkça sorulan sorular
Luggage mı, baggage mı? "Luggages" diyebilir miyim?
İkisi de yolculukta yanınıza aldığınız çantalar demektir. Luggage gündelik konuşmada, özellikle İngiltere'de daha yaygındır; hava yolu şirketleri ve havalimanı tabelaları ise baggage'ı tercih eder (baggage claim, baggage allowance). İkisi de sayılamaz, bu yüzden luggages ya da baggages denmez; two pieces of luggage, two bags ya da two suitcases denir.
Connecting flight, layover ve stopover arasındaki fark nedir?
Connecting flight, uçak değiştirdikten sonra bindiğiniz bir sonraki uçuştur. Layover iki uçuş arasındaki bekleme süresidir ve genellikle birkaç saat sürer. Stopover ise daha uzun ve planlı bir moladır; uluslararası yolculuklarda çoğunlukla 24 saati aşar ve yolculuğa devam etmeden önce o şehirde kalırsınız.
"Get on the plane" mı denir, "get in the plane" mı?
Get on the plane denir. İngilizcede uçak, tren, otobüs, tramvay, gemi ve bisiklet için get on (binmek) ve get off (inmek), otomobil ve taksi için ise get in ve get out of kullanılır. Anonslarda daha resmi olan board (binmek) ve disembark (inmek) fiillerini de duyarsınız.
Pasaport kontrolünde görevliler İngilizce genellikle neler sorar?
Tipik sorular şunlardır: "What is the purpose of your visit?" (Ziyaretinizin amacı nedir?), "How long are you staying?" (Ne kadar kalacaksınız?), "Where are you staying?" (Nerede kalacaksınız?), "Is this your first visit?" (İlk gelişiniz mi?) ve "Do you have a return ticket?" (Dönüş biletiniz var mı?). Kısa ve net cevaplar verilir: "Tourism" (Turistik), "Ten days" (On gün), "At a hotel in the city centre" (Şehir merkezinde bir otelde).
"Direct flight" her zaman uçağın hiç durmadığı anlamına mı gelir?
Her zaman değil. Teknik olarak direct flight aynı uçuş numarasıyla devam eden ve uçak değiştirmediğiniz uçuştur, ancak yolda ara iniş yapabilir. Non-stop flight ise doğrudan varış noktasına gider. Yine de gündelik konuşmada ve birçok rezervasyon sitesinde direct, non-stop anlamında kullanılır.
İlgili alanlar
Seviyene uygun okumayla pekiştir
Yeni kelimelerin kalıcı olmasının en hızlı yolu seviyene uygun metin okumaktır. Seviyene göre ücretsiz İngilizce kitaplar:
