Dış Ticaret İngilizcesi: 100 Temel Terim ve Anlamları
Dış ticaretin dili İngilizcedir: Fiyat teklifleri, sözleşmeler, akreditifler, konşimentolar ve gümrük evrakı çoğunlukla İngilizce hazırlanır; FOB, L/C, B/L ve HS code gibi kısaltmalar Mersin'den Rotterdam'a kadar aynı şekilde kullanılır. Bu sözlük; ithalatçıların, ihracatçıların, forwarder'ların ve dış ticaret finansmanında çalışanların her gün kullandığı kelimeleri Türkçe karşılıkları, gerçekçi örnekleri ve Türkçe konuşanların sık karıştırdığı terimlere dair notlarla bir araya getirir.
- 100 terim
- 9 konu
- 46 temel terim
- 201 örnek cümle
İthalat ve İhracat
Mal veya hizmetlerin başka bir ülkedeki alıcılara satılması; bu şekilde yurt dışına satılan ürün için de kullanılır.
Mal veya hizmetlerin başka bir ülkedeki satıcılardan satın alınıp ülkeye getirilmesi; yurt dışından alınan ürün için de kullanılır.
Başka ülkelerdeki alıcılara mal satan ve genellikle sevkiyatın ihracat tarafındaki işlemleri yürüten kişi veya şirket.
Başka bir ülkeden mal satın alıp ülkeye getiren ve genellikle ithalat vergilerini ödeyen kişi veya şirket.
Çift kullanımlı ürünler, askeri malzemeler veya bazı kimyasallar gibi denetime tabi malları ihraç edebilmek için bir firmanın devletten alması gereken resmi izin.
Malları veya hammaddeleri, çoğu zaman birkaç seçeneği karşılaştırdıktan sonra, belirli bir tedarikçiden ya da ülkeden bulup satın almak.
Bir üreticiden veya ihracatçıdan ürün satın alıp belirli bir pazarda ya da bölgede yeniden satan ve genellikle kendi stokunu tutan şirket.
Teklif ve Sipariş
Satıcının, alıcının ilgilendiği mallar için fiyatı, miktarı, teslim ve ödeme koşullarını belirttiği yazılı teklif.
Sevkiyattan önce gönderilen ve kesin faturada yer alacak bilgileri gösteren ön fatura; alıcı bununla ödemeyi, ithalat iznini veya akreditifi ayarlar.
Alıcının malları resmi olarak sipariş etmek için tedarikçiye gönderdiği; ürünleri, miktarları, fiyatları ve teslim koşullarını içeren belge.
Sipariş verilmesiyle malların teslim alınması ya da sevke hazır hale gelmesi arasında geçen süre.
Alıcının, belirli mallar, miktarlar ve teslim koşulları için tedarikçilerden fiyat ve şartlarını bildirmelerini istediği belge veya mesaj.
Satıcının alıcının siparişini kabul ettiğini bildiren ve kararlaştırılan ürünleri, fiyatları, teslim tarihini ve şartları tekrar eden belge veya mesaj.
Tedarikçinin tek bir siparişte satmayı kabul ettiği en düşük miktar; çoğu zaman üretim veya ambalaj kısıtlarından kaynaklanır.
Bir ürünün ya da adet, kilo, metre, koli gibi bir ölçü biriminin, miktarla çarpılmadan önceki fiyatı.
Bir tedarikçiden, genellikle satın alma siparişi göndererek veya teklifi kabul ederek, resmi olarak mal talep etmek.
Alıcının sipariş vermeden önce kalitesini, tasarımını veya teknik özelliklerini kontrol edebilmesi için gönderilen az miktarda ürün ya da tek parça.
Ödeme Şekilleri ve Akreditif
Satıcının, akreditifte belirtilen şartlara birebir uyan belgeleri süresi içinde sunması koşuluyla, bankanın satıcıya belirli bir tutarı ödeyeceğine dair yazılı taahhüdü.
Malların bedelinin ne kadarının, ne zaman, hangi yöntemle ve hangi banka veya belge aracılığıyla ödeneceğine dair kararlaştırılan koşullar.
Alıcının, mallar üretilmeden veya sevk edilmeden önce ödediği para; tutarın tamamı ya da kapora olarak bir kısmı olabilir.
İhracatçının bankasının sevk belgelerini alıcının bankasına gönderdiği, alıcının bankasının da belgeleri ancak alıcı ödeme yaptığında veya poliçeyi kabul ettiğinde teslim ettiği ödeme yöntemi.
Alıcının önce bankaya ödeme yaptığı ve ancak bundan sonra malları teslim almak için gereken asıl belgeleri alabildiği ödeme şekli.
Satıcının malları sevk edip belgeleri doğrudan alıcıya gönderdiği, alıcının ise ödemeyi daha sonra kararlaştırılan tarihte yaptığı ödeme yöntemi.
Paranın bir bankadan diğerine, genellikle SWIFT ağı üzerinden, elektronik olarak aktarılması; dış ticarette peşin veya vadeli ödemeler normalde bu yolla gönderilir.
Akreditifi açan ve satıcının şartlara uygun belgeleri sunması halinde kendi adına ödeme taahhüdünde bulunan alıcının bankası.
Satıcının ülkesinde, akreditifin gerçek olduğunu kontrol edip satıcıya ileten, ancak ödeme taahhüdünde bulunmayan banka.
Genellikle satıcının ülkesinde bulunan ve akreditife kendi ödeme taahhüdünü ekleyen banka; böylece satıcı yalnızca amir bankaya bağlı kalmaz.
Akreditif, teminat mektubu veya banka havalesi kapsamında parayı alacak kişi veya şirket; dış ticarette genellikle ihracatçıdır.
Akreditifte, bankasından satıcı lehine akreditif açmasını isteyen ve sonunda bankaya ödemeyi yapacak olan alıcı.
Sunulan belgeler ile akreditif şartları arasındaki ya da belgelerin kendi aralarındaki, bankaya ödemeyi reddetme gerekçesi veren uyumsuzluk.
Akreditif gibi, ilgili tüm tarafların onayı olmadan değiştirilemeyen veya iptal edilemeyen taahhütleri niteler.
Uniform Customs and Practice for Documentary Credits (Akreditiflere İlişkin Tek Tip Kurallar ve Uygulamalar): Bankaların çoğunun akreditif açarken ve işlerken uyguladığı, 2007'den beri yürürlükte olan ICC kuralları.
Gümrük ve Tarifeler
Ülkeye giren ve ülkeden çıkan malları denetleyen, vergi ve harçları tahsil eden ve kurallara uyulup uyulmadığını kontrol eden kamu idaresi; bu işlemlerin yapıldığı yer için de kullanılır.
Hükümetin ithal mallardan aldığı, genellikle malın değerinin yüzdesi olarak hesaplanan vergi; bu oranları gösteren resmi liste için de kullanılır.
Malların ülkeden çıkabilmesi veya ülkeye girebilmesi için tüm gümrük formalitelerinin tamamlanması ve varsa vergilerin ödenmesi süreci.
İthalatçı ve ihracatçılar adına gümrük beyannamelerini hazırlayan ve gümrükleme işlemlerini yürüten, lisanslı uzman veya şirket.
Bir ürünü, dünya genelinde gümrüklerin kullandığı Armonize Sistem'e göre sınıflandıran numara; ilk altı hanesi her ülkede aynıdır.
İthal edilen mallar için gümrüğe ödenen vergi; malın gümrük kıymetine, GTİP'ine ve bazen menşeine göre hesaplanır.
Bir firmanın ithal veya ihraç ettiği malları, kıymetleri, menşeleri ve sınıflandırmalarıyla birlikte gümrüğe bildirdiği, genellikle elektronik ortamda verilen resmi form.
Normal değerinin altında bir fiyatla ihraç edilen ve ithalatçı ülkedeki üreticilere zarar veren mallara uygulanan ek ithalat vergisi.
Belirli bir dönemde ithal veya ihraç edilebilecek ürünün miktarına ya da değerine konan sınır.
İthal edilen malların, satış için serbest dolaşıma girene veya yeniden yurt dışına gönderilene kadar vergi ödenmeden depolanabildiği, gümrük denetimi altındaki depo.
Bir firmanın ithal ettiği hammaddeleri işleyip nihai ürünü ihraç etmesi şartıyla bu girdileri gümrük vergisi ödemeden ithal edebildiği gümrük rejimi.
İthal edilen mallar veya girdiler için ödenen gümrük vergilerinin, bunlar daha sonra aynen ya da bir ürünün parçası olarak ihraç edildiğinde geri ödenmesi.
Fuar malzemeleri, ticari numuneler ve mesleki ekipman gibi malların bir ülkeye vergi ödenmeden geçici olarak girmesini sağlayan uluslararası gümrük belgesi.
Authorised Economic Operator (Yetkilendirilmiş Yükümlü): Güvenilir ve güvenlik standartlarını karşılayan firmalara gümrük idaresinin verdiği, daha basit işlemler ve daha az kontrol imkanı sağlayan statü.
Gümrüğün vergileri hesaplarken esas aldığı ithal mal değeri; normalde ödenen fiyata belirli masrafların eklenmesi veya düşülmesiyle bulunur.
Dış Ticaret Belgeleri
Satıcının sevk edilen mallar için alıcıya kestiği kesin fatura; malın tanımını, miktarını, fiyatını ve satış şartlarını gösterir. Gümrük, vergileri hesaplarken bu faturayı esas alır.
Denizyolu taşıyıcısının düzenlediği; malların teslim alındığını veya gemiye yüklendiğini teyit eden, taşıma şartlarını gösteren ve hamiline yükü teslim alma hakkı veren belge.
Bir sevkiyattaki her kapta ne olduğunu; miktarları, koli numaralarını, ölçüleri, net ve brüt ağırlıkları gösteren belge.
Malların hangi ülkede üretildiğini gösteren resmi belge; gümrük, doğru vergi oranını ve ticaret kurallarını uygulamak için bu belgeye bakar.
Taşıma belgesinde, malları varış yerinde teslim alacak kişi veya şirket olarak gösterilen taraf.
Havayoluyla gönderilen mallar için havayolu şirketi veya acentesinin düzenlediği; yükün teslim alındığını ve taşıma sözleşmesini gösteren taşıma belgesi.
Malların tercihli menşeini kanıtlayan ve böylece bir ticaret anlaşması kapsamında ortak ülkeye indirimli veya sıfır vergiyle girmesini sağlayan dolaşım belgesi.
Türkiye ile AB arasındaki ticarette sanayi ürünlerinin gümrük birliği içinde serbest dolaşımda olduğunu gösteren ve böylece gümrük vergisi alınmamasını sağlayan dolaşım belgesi.
Bitkilerin veya bitkisel ürünlerin ithalatçı ülkenin istediği şekilde incelendiğini, zararlı ve hastalıklardan ari olduğunu belirten resmi sertifika.
Konşimentoda adı yazılan ve mallar vardığında taşıyıcının haber vereceği kişi veya şirket; çoğunlukla alıcı veya alıcının gümrük müşaviridir.
Asıl konşimentolar yükleme limanında teslim edildiği için taşıyıcı firmanın varış yerindeki ofisine, yükü asıl konşimento olmadan teslim etmesi yönünde verdiği talimat.
CMR Sözleşmesi'ne dayanan ve taşıyıcının sorumluluk kurallarını da belirleyen, karayoluyla taşınan mallar için kullanılan uluslararası taşıma senedi.
Incoterms Teslim Şekilleri
Uluslararası Ticaret Odası'nın (ICC) yayımladığı, masrafların, risklerin ve görevlerin satıcı ile alıcı arasında nasıl paylaşıldığını gösteren üç harfli standart ticari terimler.
Free On Board (Gemide Teslim): Satıcının ihracat gümrüklemesini yapıp malları belirtilen yükleme limanında gemiye yüklediği ve riskin bu noktada alıcıya geçtiği Incoterms kuralı.
Cost, Insurance and Freight (Masraflar, Sigorta ve Navlun Ödenmiş): Satıcının varış limanına kadar deniz navlununu ve asgari sigortayı ödediği, ancak riskin mallar yükleme limanında gemiye yüklendiği anda alıcıya geçtiği Incoterms kuralı.
Ex Works (İşyerinde Teslim): Satıcının malları yalnızca kendi tesisinde alıcının kullanımına hazır hale getirdiği; yüklemeyi, taşımayı, ihracat ve ithalat işlemlerini alıcının üstlendiği Incoterms kuralı.
Delivered at Place (Belirlenen Yerde Teslim): Satıcının malları belirtilen varış yerine boşaltmaya hazır halde getirdiği ve o ana kadar riski taşıdığı, ithalat gümrüklemesini ve vergileri ise alıcının üstlendiği Incoterms kuralı.
Delivered Duty Paid (Gümrük Vergileri Ödenmiş Olarak Teslim): Satıcının malları alıcının ülkesinde belirtilen yere, ithalat gümrüklemesi yapılmış ve tüm vergileri ödenmiş halde teslim ettiği Incoterms kuralı.
Free Carrier (Taşıyıcıya Teslim): Satıcının ihracat gümrüklemesini yapıp malları belirtilen yerde alıcının taşıyıcısına teslim ettiği ve riskin bu noktada alıcıya geçtiği Incoterms kuralı.
Cost and Freight (Masraflar ve Navlun Ödenmiş): Satıcının varış limanına kadar deniz navlununu ödediği, ancak riskin mallar yükleme limanında gemiye yüklendiği anda alıcıya geçtiği Incoterms kuralı.
Carriage Paid To (Taşıma Ücreti Ödenmiş Olarak Teslim): Satıcının belirtilen varış yerine kadar taşıma ücretini ödediği, ancak riskin mallar ilk taşıyıcıya teslim edildiğinde alıcıya geçtiği Incoterms kuralı.
Carriage and Insurance Paid To (Taşıma Ücreti ve Sigorta Ödenmiş Olarak Teslim): CPT'ye benzeyen, ancak satıcının varış yerine kadar alıcı adına nakliyat sigortası da yaptırdığı Incoterms kuralı.
Delivered at Place Unloaded (Boşaltılmış Olarak Yerinde Teslim): Satıcının malları belirtilen varış yerine getirip orada boşalttığı ve boşaltma tamamlanana kadar riski taşıdığı Incoterms kuralı.
Sevkiyat ve Taşıma
İhracatçılar ve ithalatçılar adına malların taşınmasını organize eden; taşıyıcılardan yer ayırtan ve çoğu zaman belge, sigorta ve gümrük işlerini de yürüten şirket.
Bir yerden başka bir yere birlikte gönderilen mal partisi ya da bu malların gönderilmesi işi.
Malları gönderen ve taşıyıcıya teslim eden taraf; konşimentoda genellikle ihracatçı veya satıcıdır.
Malların gemi, tren ve kamyonla, taşıma türü değiştiğinde yük boşaltılmadan taşınmasını sağlayan standart ölçülerde büyük metal kutu.
Gemi, uçak, kamyon veya trenle taşınan yük; bu yükün taşınması için ödenen ücret.
Malların deniz yolculuğunun başında gemiye yüklendiği liman; kısaca POL.
Malların deniz yolculuğunun sonunda gemiden boşaltıldığı liman; kısaca POD.
Full Container Load (Komple Konteyner Yükü): Tek bir göndericinin bir konteynerin tamamını kullandığı ve konteynerin başka yüklerle paylaşılmadığı sevkiyat.
Less than Container Load (Parsiyel Yük): Başka göndericilerin yükleriyle aynı konteyneri paylaşan, genellikle hacim veya ağırlığa göre ücretlendirilen küçük sevkiyat.
Bir konteynerin veya geminin limanda izin verilen ücretsiz süreden daha uzun kalması durumunda taşıyıcının talep ettiği ücret.
Malları deniz, hava, kara veya demiryoluyla taşınırken kaybolma ya da hasar görme risklerine karşı koruyan sigorta.
Mallar nihai varış yerine giderken bir gemiden veya araçtan indirilip başka birine yüklenmesi.
Bir siparişin tek seferde değil, farklı tarihlerde veya farklı araçlarla iki ya da daha fazla parti halinde gönderilmesi.
Estimated Time of Arrival (Tahmini Varış Zamanı): Bir geminin, uçağın, tırın veya sevkiyatın varmasının beklendiği tarih ve saat.
Ticaret Anlaşmaları ve Politikası
İki veya daha fazla ülke arasında, aralarında ticareti yapılan malların çoğunda gümrük vergilerini ve diğer engelleri kaldırmak ya da azaltmak için yapılan anlaşma.
Üye ülkelerin kendi aralarındaki gümrük vergilerini kaldırdığı ve dışarıdan yapılan ithalata ortak bir gümrük tarifesi uyguladığı anlaşma.
Bir ürünün, özellikle birden fazla ülkeden gelen malzeme veya işçilik içerdiğinde, hangi ülke menşeli sayılacağını belirleyen kriterler.
Bir ticaret anlaşması veya kalkınma programı kapsamında belirli ülkelerden gelen mallara uygulanan, bazen sıfıra inen, daha düşük gümrük vergisi oranı.
Belirli bir ülkeyle ya da belirli mallarda ticareti durduran veya kısıtlayan resmi karar.
World Trade Organization (Dünya Ticaret Örgütü): Üye ülkeler arasındaki ticaretin kurallarını belirleyen ve ticari anlaşmazlıkların çözümüne yardımcı olan, Cenevre merkezli uluslararası kuruluş.
Bir ülkenin, en çok kayırdığı ticaret ortağına tanıdığı tarife ve ticari muameleyi diğer tüm DTÖ üyelerine de tanıması gerektiğini öngören ilke.
Gümrük vergileri dışındaki her türlü ithalat engeli; örneğin kotalar, lisans kuralları, teknik standartlar veya karmaşık belge işlemleri.
Belirli bir dönemde bir ülkenin ithalatının değerinin ihracatının değerini aştığı miktar.
Döviz ve Kur
Bir para biriminin başka bir para birimi cinsinden fiyatı; örneğin bir euro almak için kaç Türk lirası gerektiği.
Başka bir ülkenin para birimindeki para; örneğin Türkiye'deki bir şirket için ABD doları veya euro.
Gelecekteki fiyat veya kur değişimlerinden zarar etme riskini azaltmak; örneğin ileride gelecek bir ödemenin kurunu bugünden sabitlemek.
Belirli bir tutarda dövizi, gelecekteki bir tarihte, bugünden sabitlenen bir kurla almak veya satmak için bankayla yapılan sözleşme.
Döviz kurlarındaki bir değişimin, başka bir para biriminde alınacak paranın değerini düşürmesi veya ödenecek paranın maliyetini artırması riski.
Bir dövizin hemen teslim için alınıp satıldığı kur; çoğu para biriminde bu, iki iş günü içinde takas anlamına gelir.
Bir para biriminin diğer para birimleri karşısında değer kaybetmesi; aynı miktarda döviz almak için daha fazla yerli para gerekmesi.
Mini test: bu terimleri biliyor musun?
Bu sözlükten 10 soru. Her terimin doğru Türkçe karşılığını seç, puanını gör.
Dış Ticaret İngilizcesi nasıl öğrenilir?
- Kısaltmaları açılımlarıyla birlikte öğrenin: L/C (letter of credit), B/L (bill of lading), AWB (air waybill), PO (purchase order), POL ve POD (port of loading ve port of discharge). E-postalarda ve belgelerde neredeyse her zaman kısaltmalar kullanılır.
- Her hafta proforma fatura, konşimento, akreditif metni ve gümrük beyannamesi gibi gerçek dış ticaret belgeleri okuyun; hangi kelimenin hangi alanda geçtiğine dikkat edin.
- Incoterms kurallarını bir bütün olarak çalışın: Her biri için ana navlunu kimin ödediğini, sigortayı kimin yaptırdığını ve riskin alıcıya nerede geçtiğini sorun.
- Fiilleri birlikte kullanıldıkları kelimelerle öğrenin: place an order, open a letter of credit, clear customs, issue a bill of lading, hedge currency risk. Bu hazır kalıplar e-postalarınızın doğal görünmesini sağlar.
- Türkçede farklı işleyen kelimelerin bir listesini tutun; örneğin tariff ve 'tarife', customs ve custom, consignment ve 'konsinye', discrepancy ve 'rezerv'. Yabancı bir muhataba yazmadan önce bu listeye göz atın.
Sıkça sorulan sorular
Dış ticarette ilk önce hangi İngilizce terimleri öğrenmeliyim?
Tek bir sevkiyatın adımları ve belgeleriyle başlayın: quotation, proforma invoice, purchase order, commercial invoice, packing list, bill of lading, certificate of origin ve customs clearance. Ardından en çok kullanılan Incoterms kurallarını (EXW, FCA, FOB, CIF, DAP, DDP) ve temel ödeme şekillerini (peşin ödeme, akreditif, vesaik mukabili, mal mukabili) öğrenin. Bu listenin ilk seviyesi tam olarak bunları kapsar.
Proforma fatura ile ticari fatura arasındaki fark nedir?
Proforma fatura sevkiyattan önce düzenlenir. Kesin faturanın nasıl olacağını gösterir; alıcı bununla peşin ödeme yapar, ithalat izni için başvurur veya akreditif açar. Ticari fatura ise mallar sevk edildiğinde düzenlenir; asıl fatura budur ve gümrük, malın kıymetini ve vergileri hesaplarken bu faturayı esas alır.
Incoterms basitçe nedir?
Incoterms, Uluslararası Ticaret Odası'nın (ICC) yayımladığı on bir adet üç harfli kuraldır. Her kural; satıcının malı nerede teslim ettiğini, riskin alıcıya nerede geçtiğini, hangi taşıma masraflarını kimin ödediğini ve ihracat ile ithalat gümrüklemesini kimin yaptığını belirtir. Fiyatı, ödeme şeklini veya mülkiyetin ne zaman geçtiğini belirlemez. Kural, yer ve yayın yılıyla birlikte yazılır; örneğin 'FCA Gebze Incoterms 2020'.
Türkiye'de dış ticaret çalışanları İngilizce terimleri mi yoksa Türkçelerini mi kullanır?
İkisini de. Forwarder, notify, telex release, FCL ve ETA gibi pek çok İngilizce kelime olduğu gibi kullanılır; bankacılıkta ve gümrükte ise yerleşik Türkçe terimler vardır: akreditif (letter of credit), konşimento (bill of lading), vesaik mukabili (cash against documents), mal mukabili (open account), gümrük müşaviri (customs broker), GTİP (HS code) ve rezerv (discrepancy). İki tarafı da bilmek hem Türkiye'deki toplantıları takip etmenizi hem de yabancı muhataplara doğru yazmanızı kolaylaştırır.
İlgili alanlar
Seviyene uygun okumayla pekiştir
Yeni kelimelerin kalıcı olmasının en hızlı yolu seviyene uygun metin okumaktır. Seviyene göre ücretsiz İngilizce kitaplar:
