Lojistik ve tedarik zinciri çalışanları için İngilizce

Lojistik İngilizcesi: 100 Temel Terim ve Anlamları

İngilizce, uluslararası lojistiğin çalışma dilidir: Rezervasyonlar, konşimentolar, Incoterms kuralları, gümrük kodları ve forwarder, taşıyıcı ve tedarikçiler arasındaki durum e-postaları her gün bu dilde yazılır; kısaltmaların çoğu Türk ofislerinde de çevrilmeden kullanılır. Bu sözlük, satın alma siparişinden palete, demurajdan ETA'ya kadar tedarik zinciri ekiplerinin gerçekten kullandığı kelimeleri Türkçe karşılıkları ve günlük işten örneklerle bir araya getirir. Konşimento, irsaliye, GTİP ve parsiyel gibi Türkçe terimlerin İngilizcede nasıl ifade edildiğini de gösterir.

  • 100 terim
  • 12 konu
  • 45 temel terim
  • 200 örnek cümle

Tedarik Zinciri Yönetimi

  • supply chainisimtedarik zinciri

    Hammaddenin bitmiş ürüne dönüşüp son müşteriye ulaşmasına kadar işin içinde yer alan şirketlerin, kişilerin ve faaliyetlerin bütünü.

  • logisticsisimlojistik

    Malların doğru yere, doğru zamanda ve doğru maliyetle ulaşması için taşınmasının, depolanmasının ve teslim edilmesinin planlanıp yönetilmesi.

  • lead timeisimtedarik süresi, termin süresi

    Bir sipariş verildiği ya da süreç başlatıldığı andan sonucun teslim alındığı ana kadar geçen süre; örneğin satın alma siparişinin gönderilmesinden malın depoya ulaşmasına kadar.

  • 3PLkısaltmaüçüncü taraf lojistik, lojistik hizmet sağlayıcısı

    Third-party logistics ifadesinin kısaltması; bir işletmenin depolama, taşıma ya da sipariş karşılama gibi lojistik faaliyetlerinin bir kısmını yürütmesi için tuttuğu dış firma.

  • bottleneckisimdarboğaz

    Bir süreçteki ya da ağdaki en yavaş nokta; şişenin dar boğazı gibi tüm sistemin ne kadar iş görebileceğini sınırlar.

  • cold chainisimsoğuk zincir

    Gıda, aşı ve ilaç gibi sıcaklığa duyarlı ürünleri üretimden son kullanıcıya kadar belirli bir sıcaklık aralığında tutan tedarik zinciri.

  • disruptionisimaksama, kesinti

    Doğal afet, grev, liman kapanması, siber saldırı ya da tedarikçi iflası gibi malların normal akışını kesintiye uğratan beklenmedik olay.

  • inboundsıfatgelen, giriş yönlü

    Bir şirkete ya da tesise gelen; özellikle tedarikçilerden gelen malzeme ve mallar için kullanılır. Karşıtı, müşterilere giden malları anlatan 'outbound'dur.

Satın Alma ve Tedarik

  • supplierisimtedarikçi, satıcı firma

    Bir işletmeye genellikle üzerinde anlaşılmış fiyat ve teslim koşullarıyla mal, malzeme ya da hizmet sağlayan firma veya kişi.

  • purchase orderisimsatın alma siparişi, sipariş formu

    Alıcının bir mal veya hizmeti sipariş etmek için tedarikçiye gönderdiği; kalemleri, miktarları, fiyatları ve teslim koşullarını içeren resmi belge.

  • procurementisimsatın alma, tedarik

    Bir şirketin ihtiyaç duyduğu mal ve hizmetlerin bulunması, seçilmesi ve satın alınması süreci; tedarikçilerle pazarlığı ve sözleşme yönetimini de kapsar.

  • quotationisimfiyat teklifi, teklif

    Bir tedarikçinin ya da taşıyıcının belirli mal veya hizmetler için isteyeceği fiyatı bildiren, genellikle sınırlı bir süre geçerli olan yazılı teklif.

  • buyerisimsatın alma uzmanı, satın almacı

    Bir şirket adına mal ya da hizmet satın almakla görevli kişi; daha genel anlamda bir satışta malı satın alan taraf.

  • RFQkısaltmateklif talebi, fiyat teklifi talebi

    Request for quotation ifadesinin kısaltması; alıcının açıkça tanımlanmış mal veya hizmetler için fiyat ve koşul vermeleri amacıyla birkaç tedarikçiye gönderdiği talep belgesi.

  • MOQkısaltmaminimum sipariş miktarı, asgari sipariş miktarı

    Minimum order quantity ifadesinin kısaltması; bir tedarikçinin tek siparişte satmayı ya da üretmeyi kabul ettiği en küçük miktar.

  • expeditefiilhızlandırmak, öne çekmek

    Bir siparişin ya da sevkiyatın planlanandan daha hızlı gerçekleşmesini sağlamak; örneğin tedarikçiyi sıkıştırarak ya da daha hızlı bir taşıma türüne geçerek.

  • sourcingisimtedarikçi bulma, kaynak bulma

    Bir şirketin ihtiyaç duyduğu mal ve hizmetler için tedarikçileri bulma, değerlendirme ve seçme işi; dünyanın neresinden alım yapılacağına karar vermeyi de kapsar.

  • tenderisimihale

    Alıcının bir sözleşme için tedarikçileri ya da taşıyıcıları teklif vermeye davet ettiği ve fiyat ile diğer kriterlere göre aralarından seçim yaptığı resmi süreç.

Depolama ve Depo Operasyonları

  • warehouseisimdepo, ambar

    Malların, malzemelerin ve ürünlerin teslim alındığı, saklandığı ve sevkiyata hazırlandığı büyük bina.

  • palletisimpalet

    Malların üzerine istiflendiği, forkliftle kaldırılıp tek bir birim halinde taşınmasını, depolanmasını ve sevk edilmesini sağlayan ahşap ya da plastik altlık.

  • pickingisimtoplama, sipariş toplama

    Müşteri siparişlerini hazırlamak için doğru ürünleri doğru miktarlarda depo adreslerinden alma işi.

  • forkliftisimforklift, çatal kaldırıcı

    Ön tarafındaki iki metal çatalı paletlerin altına sokarak ağır yükleri kaldıran, taşıyan ve istifleyen küçük motorlu araç.

  • put-awayisimyerleştirme, rafa yerleştirme

    Mal kabulden sonraki adım; malların rampadan depo adreslerine taşınması ve sisteme kaydedilmesi.

  • loading dockisimyükleme rampası, rampa

    Deponun, araçların yüklenmek ya da boşaltılmak için yanaştığı, kapıları kamyon kasası yüksekliğinde olan bölümü.

  • goods receiptisimmal kabul, mal girişi

    Teslim edilen malların depoya kabul edilmesi, siparişle karşılaştırılarak kontrol edilmesi ve stok sistemine kaydedilmesi süreci.

  • WMSkısaltmadepo yönetim sistemi, WMS

    Warehouse management system ifadesinin kısaltması; mal kabul, yerleştirme, stok adresleri, toplama ve sevkiyat gibi depo operasyonlarını yöneten yazılım.

  • cross-dockingisimçapraz sevkiyat, cross-docking

    Gelen malların boşaltılıp arada depolanmadan ya da çok kısa süre bekletilerek doğrudan giden araçlara aktarıldığı, genellikle bir gün içinde tamamlanan yöntem.

Stok Yönetimi

  • inventoryisimstok, envanter

    Bir şirketin belirli bir anda elinde bulundurduğu tüm mallar ve malzemeler; hammaddeleri, yarı mamulleri ve bitmiş ürünleri kapsar.

  • SKUkısaltmastok kodu, stok birimi

    Stock keeping unit (stok tutma birimi) ifadesinin kısaltması; bir ürünün her bedeni, rengi ya da ambalaj türü ayrı sayılıp izlenebilsin diye o versiyona verilen benzersiz kod.

  • stockoutisimstoksuz kalma, stok tükenmesi

    Bir ürünün stokta hiç kalmaması; yeni mal gelene kadar siparişlerin karşılanamadığı ya da üretimin durduğu durum.

  • safety stockisimemniyet stoğu, güvenlik stoğu

    Beklenmedik talep artışlarına ya da tedarikçilerin gecikmelerine karşı korunmak için beklenen talebin üzerinde tutulan ek stok.

  • reorder pointisimyeniden sipariş noktası, sipariş verme noktası

    Yeni siparişin verilmesi gereken stok seviyesi; mevcut stok bitmeden yeni malın gelmesini sağlayacak şekilde hesaplanır.

  • replenishfiilstok yenilemek, ikmal etmek

    Kullanılan ya da satılan stoğu, tedarikçiden sipariş vererek veya başka bir noktadan mal aktararak yeniden doldurmak.

  • backorderisimbekleyen sipariş, karşılanamayan sipariş

    Ürün stokta olmadığı için şu anda karşılanamayan ve yeni stok gelince gönderilecek müşteri siparişi ya da siparişin bir kısmı.

  • cycle countisimdöngüsel sayım, periyodik stok sayımı

    Deponun küçük bir bölümünün düzenli bir takvimle sayıldığı ve depo kapatılmadan tüm ürünlerin zamanla sayılmasını sağlayan stok kontrolü.

  • FIFOkısaltmailk giren ilk çıkar, FIFO

    First in, first out ifadesinin kısaltması; en eski stoğun ilk kullanıldığı, toplandığı ya da satıldığı kural. Ürünlerin eskime ya da son kullanma tarihini geçirme riskini azaltır.

  • inventory turnoverisimstok devir hızı, stok devir oranı

    Bir şirketin belirli bir dönemde stoğunu kaç kez satıp yenilediğini gösteren ölçü; genellikle satılan malın maliyetinin ortalama stoğa bölünmesiyle hesaplanır.

Taşıma Türleri

  • containerisimkonteyner

    Mallar bir araçtan diğerine geçerken boşaltılmadan gemi, tren ve tırla taşınabilmesini sağlayan standart ölçülü büyük çelik kutu.

  • road freightisimkarayolu taşımacılığı, karayolu yük taşımacılığı

    Malların tır ve kamyonlarla karayolu üzerinden taşınması; yurt içi dağıtımda ve kara bağlantısı olan uluslararası hatlarda kullanılır.

  • air freightisimhavayolu kargo, hava kargo

    Malların yolcu uçaklarının kargo bölümünde ya da kargo uçaklarıyla taşınması; hızlıdır ama pahalıdır.

  • ocean freightisimdeniz yolu taşımacılığı, deniz navlunu

    Malların gemiyle, çoğunlukla konteyner içinde taşınması; büyük hacimleri uzun uluslararası mesafelerde taşımanın en ucuz yoludur.

  • FCLkısaltmakomple konteyner, FCL

    Full container load ifadesinin kısaltması; tek bir göndericinin mallarının bir konteyneri tek başına doldurduğu ya da kullandığı deniz yolu sevkiyatı.

  • LCLkısaltmaparsiyel konteyner, LCL

    Less than container load ifadesinin kısaltması; konteyneri başka göndericilerin mallarıyla paylaşan ve yalnızca kullandığı alan için ücret ödeyen küçük deniz yolu sevkiyatı.

  • TEUkısaltmaTEU, yirmi fitlik konteyner eşdeğeri

    Twenty-foot equivalent unit ifadesinin kısaltması; konteyner kapasitesini ölçmek için kullanılan standart birimdir. 20 fitlik bir konteyner 1 TEU, 40 fitlik bir konteyner 2 TEU'dur.

  • FTLkısaltmakomple tır, komple yük

    Full truckload ifadesinin kısaltması; bir tır ya da dorsenin tamamının tek bir müşterinin malları için kullanıldığı ve yükleme noktasından teslim noktasına doğrudan giden karayolu sevkiyatı.

  • LTLkısaltmaparsiyel yük, parsiyel taşıma

    Less than truckload ifadesinin kısaltması; bir tırı dolduramayacak kadar küçük olduğu için başka müşterilerin mallarıyla birlikte taşınan ve kapladığı alan ya da ağırlığa göre fiyatlandırılan karayolu sevkiyatı.

  • vesselisimgemi

    Gemi, özellikle yük taşıyan büyük gemi; taşıma belgelerinde ve navlun yazışmalarında gemiler için kullanılan standart kelime.

  • intermodal transportisimintermodal taşımacılık, kombine taşımacılık

    Malların aynı konteyner ya da dorse içinde, taşıma türü değişirken malın kendisine dokunulmadan, örneğin demiryolu ve karayolu gibi iki veya daha fazla taşıma türüyle taşınması.

Navlun ve Sevkiyat

  • freightisimnavlun, yük

    Tır, gemi, tren veya uçakla toplu halde taşınan mallar; aynı zamanda bu taşıma için ödenen ücret.

  • shipmentisimsevkiyat, gönderi

    Bir yerden başka bir yere birlikte gönderilen mal partisi ya da bu malların gönderilmesi işi; taşıma kara, deniz, hava veya demiryoluyla olabilir.

  • carrierisimtaşıyıcı, taşıyıcı firma

    Malları fiilen taşıyan şirket; örneğin bir kamyon nakliye firması, bir deniz yolu hattı, bir havayolu ya da bir demiryolu işletmesi.

  • freight forwarderisimforwarder, taşıma işleri organizatörü

    Müşterileri adına sevkiyatları organize eden firma; taşıyıcılardan yer ayırtır, belgeleri hazırlar, gümrük, sigorta ve teslimat işlerini düzenler.

  • shipperisimgönderici, yükleten

    Malları gönderen ve taşıyıcıya teslim eden kişi ya da şirket; çoğunlukla taşıma belgesinde adı geçen satıcı veya ihracatçı.

  • freight rateisimnavlun fiyatı, navlun ücreti

    Bir taşıyıcının ya da forwarder'ın malları taşımak için istediği ücret; genellikle konteyner, palet, kilogram veya sevkiyat başına verilir.

  • bookingisimrezervasyon, yer ayırma

    Bir sevkiyat için belirli bir gemide, uçakta ya da tırda doğrudan taşıyıcıdan veya forwarder aracılığıyla yapılan yer ayırma.

  • transit timeisimtransit süresi, taşıma süresi

    Malların çıkış noktasından varış noktasına kadar yolda geçirdiği süre; üretim, yükleme ve gümrük için harcanan zamanı kapsamaz.

  • demurrageisimdemuraj, konteyner gecikme bedeli

    Bir konteynerin limanda ya da terminalde taşıyıcının tanıdığı ücretsiz süreden (free time) uzun kalması ya da kiralanmış bir geminin anlaşılan yükleme süresini aşması durumunda ödenen ücret.

  • chargeable weightisimücrete esas ağırlık, faturalandırılan ağırlık

    Navlun ücretinin hesaplanmasında esas alınan ağırlık; gerçek brüt ağırlık ile gönderinin ölçülerinden hesaplanan hacimsel ağırlıktan hangisi büyükse odur.

  • consolidationisimkonsolidasyon, grupaj

    Çoğunlukla farklı göndericilere ait birkaç küçük sevkiyatın tam bir konteyner ya da tır gibi daha büyük tek bir yükte birleştirilerek birim maliyetin düşürülmesi.

Sevkiyat Belgeleri

  • consigneeisimalıcı, gönderilen

    Malların gönderildiği ve varış yerinde teslim almaya hakkı olan, taşıma belgesinde adı yazan kişi ya da şirket.

  • bill of ladingisimkonşimento, deniz konşimentosu

    Deniz yolu taşıyıcısının düzenlediği; malların taşınmak üzere teslim alındığını teyit eden, taşıma koşullarını belirten ve ciro edilebilir türünde yükü teslim alma hakkı veren belge.

  • commercial invoiceisimticari fatura, ihracat faturası

    Uluslararası satılan mallar için satıcının alıcıya düzenlediği; malları, miktarları, fiyatları, para birimini ve satış koşullarını gösteren ve gümrüğün vergileri hesaplarken esas aldığı fatura.

  • packing listisimçeki listesi, paket listesi

    Bir sevkiyattaki her koli ya da paketin içeriğini miktarları, ağırlıkları, ölçüleri ve paket numaralarıyla, genellikle fiyat vermeden gösteren belge.

  • delivery noteisimsevk irsaliyesi, irsaliye

    Mallarla birlikte giden ve teslim edilen kalemleri gösteren belge; alıcı malları bu belgeyle karşılaştırır ve teslim aldığını teyit etmek için bir nüshasını imzalar.

  • air waybillisimhava konşimentosu, AWB

    Havayolu kargo için havayolu şirketi ya da acentesi tarafından düzenlenen; malların teslim alındığını ve taşıma sözleşmesini belgeleyen taşıma belgesi.

  • CMRkısaltmaCMR belgesi, karayolu taşıma senedi

    Uluslararası karayolu taşımacılığında kullanılan standart taşıma senedi; adını kuralları ve taşıyıcının sorumluluğunu belirleyen 1956 tarihli Cenevre sözleşmesinden (CMR) alır.

  • certificate of originisimmenşe şahadetnamesi, menşe belgesi

    Malların hangi ülkede üretildiğini gösteren ve gümrüğün hangi vergi oranının ve ticaret kurallarının uygulanacağına karar verirken kullandığı resmi belge.

Gümrük

  • customs clearanceisimgümrükleme, gümrük işlemleri

    Malların bir ülkeye girişi veya çıkışı için gümrükten resmi onay alınması süreci; beyanda bulunmayı, vergileri ödemeyi ve varsa muayeneden geçmeyi kapsar.

  • customs dutyisimgümrük vergisi

    Devletin ithal edilen, bazı durumlarda da ihraç edilen mallardan aldığı vergi; genellikle malın gümrük kıymetinin belirli bir yüzdesi olarak hesaplanır.

  • customs declarationisimgümrük beyannamesi, beyanname

    İthalatçının ya da ihracatçının malın ne olduğunu gümrüğe bildirdiği ve kıymetini, menşeini ve GTİP'ini beyan ettiği, bugün çoğunlukla elektronik olan resmi form.

  • customs brokerisimgümrük müşaviri, gümrük komisyoncusu

    İthalatçılar ve ihracatçılar adına gümrük beyannamelerini hazırlayan, veren ve gümrükleme işlemlerini yürüten lisanslı kişi ya da şirket.

  • HS codeisimGTİP, gümrük tarife kodu

    Dünya Gümrük Örgütü'nün yönettiği uluslararası eşya sınıflandırması olan Armonize Sistem'den alınan ve ürünleri vergiler ile dış ticaret istatistikleri için tanımlayan numara.

  • bonded warehouseisimantrepo, gümrüklü antrepo

    İthal edilen malların ülkeye girişi yapılana ya da yeniden ihraç edilene kadar gümrük vergisi ve diğer vergiler ödenmeden depolanabildiği, gümrük denetimi altındaki depo.

Incoterms Teslim Şekilleri

  • IncotermsisimIncoterms, uluslararası teslim şekilleri

    Milletlerarası Ticaret Odası'nın (ICC) yayımladığı; alıcı ile satıcı arasında taşımayı kimin ayarlayıp ödeyeceğini ve riskin nerede el değiştireceğini belirleyen standart ticari terimler.

  • FOBkısaltmagemide teslim, FOB teslim

    Free On Board ifadesinin kısaltması; deniz taşımacılığına özgü bu Incoterms kuralında satıcı malları alıcının belirlediği gemiye yükleyerek teslim eder ve risk o anda alıcıya geçer.

  • EXWkısaltmaiş yerinde teslim, fabrika teslim

    Ex Works ifadesinin kısaltması; satıcının malları yalnızca kendi tesisinde alıcının kullanımına hazır ettiği, yüklemeyi, ihracat gümrüklemesini ve tüm taşımayı alıcının üstlendiği Incoterms kuralı.

  • CIFkısaltmamasraflar, sigorta ve navlun, CIF teslim

    Cost, Insurance and Freight ifadesinin kısaltması; yalnızca deniz yolunda kullanılan bu Incoterms kuralında satıcı varış limanına kadar navlunu ve asgari sigortayı öder, ancak risk mallar gemiye yüklendiğinde alıcıya geçer.

  • DAPkısaltmabelirlenen yerde teslim, varış yerinde teslim

    Delivered at Place ifadesinin kısaltması; satıcının malları ve riski boşaltmaya hazır şekilde belirlenen varış yerine kadar taşıdığı, ithalat gümrüklemesini ve vergileri ise alıcının üstlendiği Incoterms kuralı.

  • DDPkısaltmagümrük vergileri ödenmiş olarak teslim, DDP teslim

    Delivered Duty Paid ifadesinin kısaltması; satıcıya en fazla yükümlülük getiren Incoterms kuralıdır. Satıcı malları ithalat gümrüklemesi yapılmış olarak belirlenen yere teslim eder ve tüm vergileri öder.

Dağıtım ve Teslimat

  • dispatchfiilsevk etmek, göndermek

    Sipariş toplanıp paketlendikten ve kontrol edildikten sonra malları ya da bir aracı varış noktasına göndermek.

  • distribution centerisimdağıtım merkezi, aktarma merkezi

    Malları uzun süre saklamaktan çok mağazalara, müşterilere ya da başka noktalara hızla ulaştırmak için tasarlanmış depo.

  • last mileisimson kilometre teslimat, son mil teslimat

    Teslimatın yerel bir depodan ya da aktarma merkezinden müşterinin kapısına kadar olan son aşaması; çoğu zaman yolculuğun en pahalı ve en karmaşık kısmıdır.

  • pick upphrasal verb (öbek fiil)teslim almak, yükü almak

    Malları fabrika, depo ya da liman gibi bir yerden bir sonraki noktaya taşınmak üzere almak.

  • proof of deliveryisimteslim belgesi, teslimat kanıtı

    Malların teslim edildiğini, ne zaman ve kim tarafından teslim alındığını gösteren imzalı belge ya da elektronik kayıt; faturanın ödenmesi için çoğu zaman gereklidir.

  • fulfillmentisimsipariş karşılama, e-ticaret operasyonu

    Bir siparişi müşteriye ulaştırmak için gereken tüm adımlar; siparişin alınmasından toplanmasına, paketlenmesine, gönderilmesine ve iadelerin yönetilmesine kadar.

  • reverse logisticsisimtersine lojistik, iade lojistiği

    Malların iade, onarım, yeniden kullanım, geri dönüşüm ya da imha için müşteriden satıcıya veya üreticiye geri akışı.

Takip ve Performans

  • tracking numberisimtakip numarası, gönderi takip numarası

    Gönderen, alıcı ve taşıyıcının gönderinin nerede olduğunu internetten izleyebilmesi için bir koliye ya da sevkiyata verilen benzersiz numara.

  • ETAkısaltmatahmini varış zamanı, tahmini varış tarihi

    Estimated time of arrival ifadesinin kısaltması; bir geminin, uçağın, tırın ya da sevkiyatın varmasının beklendiği tarih ve saat.

  • in transitifadeyolda, transit halinde

    Çıkış noktası ile varış noktası arasında yolda olma hali; 'in transit' durumundaki mallar göndericiden çıkmış ama henüz teslim edilmemiştir.

  • barcodeisimbarkod

    Bir ürünü, koliyi ya da paleti elle veri girmeden hızla tanımlamak için okuyucunun okuduğu basılı çizgi veya kare deseni.

  • OTIFkısaltmazamanında ve eksiksiz teslimat, OTIF oranı

    On time in full ifadesinin kısaltması; anlaşılan tarihte ve sipariş edilen miktarın tamamıyla teslim edilen siparişlerin yüzdesini gösteren temel performans göstergesi.

  • visibilityisimgörünürlük, izlenebilirlik

    Tedarik zinciri boyunca malların, siparişlerin ve stokların her an nerede olduğunu, genellikle paylaşılan anlık veriler aracılığıyla görebilme yeteneği.

  • RFIDkısaltmaRFID, radyo frekanslı tanımlama

    Radio-frequency identification ifadesinin kısaltması; küçük etiketler ve radyo dalgaları kullanarak ürünleri doğrudan görüş hattı gerekmeden tanımlayan ve izleyen teknoloji.

  • TMSkısaltmataşıma yönetim sistemi, nakliye yönetim sistemi

    Transportation management system ifadesinin kısaltması; sevkiyatları planlamak, rezervasyonunu yapmak, yürütmek ve takip etmek, ayrıca taşıyıcıları ve navlun maliyetlerini yönetmek için kullanılan yazılım.

Talep Planlaması

  • demand forecastingisimtalep tahmini, talep tahminleme

    Satış geçmişini, pazar bilgisini ve planlanan kampanyaları kullanarak müşterilerin gelecekteki bir dönemde bir üründen ne kadar alacağını tahmin etme süreci.

  • demand planningisimtalep planlaması

    Gelecekteki talebin tahmin edilmesi ve şirketin satın alma, üretim ve stok planlamasında kullanacağı ortak bir talep planı üzerinde uzlaşılması süreci.

  • S&OPkısaltmasatış ve operasyon planlaması, S&OP

    Sales and operations planning ifadesinin kısaltması; satış, operasyon, tedarik zinciri ve finans ekiplerinin talep ile arzı dengeleyen tek bir plan üzerinde uzlaştığı, genellikle aylık yapılan düzenli süreç.

  • bullwhip effectisimkamçı etkisi, kırbaç etkisi

    Tüketici talebindeki küçük değişikliklerin, tedarik zincirinde toptancılara, üreticilere ve tedarikçilere doğru yukarı çıktıkça siparişlerde ve stoklarda giderek büyüyen dalgalanmalara dönüşmesi.

  • MRPkısaltmamalzeme ihtiyaç planlaması, MRP

    Material requirements planning ifadesinin kısaltması; üretim planını, ürün ağaçlarını ve stok seviyelerini kullanarak hangi malzemelerin ne zaman sipariş edileceğini ya da üretileceğini hesaplayan sistem.

  • just-in-timeifadetam zamanında, tam zamanında üretim

    Malzemelerin üretim ya da satış için tam ihtiyaç duyulduğu anda geldiği ve bu sayede çok az stok tutulan yaklaşım.

Mini test: bu terimleri biliyor musun?

Bu sözlükten 10 soru. Her terimin doğru Türkçe karşılığını seç, puanını gör.

Lojistik İngilizcesi nasıl öğrenilir?

  • Her kısaltmayı açık hali ve uygulamadaki anlamıyla birlikte öğrenin (ETA, B/L, AWB, FCL, LCL, POD); iki anlamı olanları işaretleyin: POD hem proof of delivery hem port of discharge olabilir.
  • Kendi işinizden gerçek İngilizce belgeler okuyun; konşimento, ticari fatura, CMR ya da bir forwarder teklifi gibi. Her kutunun ve alanın nasıl adlandırıldığına dikkat edin.
  • Fiilleri ve isimleri ikili kalıplar halinde öğrenin: place an order, book a shipment, issue a bill of lading, clear customs, post a goods receipt.
  • Incoterms kurallarını, kimin neyi ödediğini ve riskin nerede geçtiğini gösteren bir tabloya dökün; bunları her zaman belirlenen yer ve sürümle birlikte yazın: 'FOB Mersin, Incoterms 2020'.
  • Kısa durum bilgilendirmelerini sesli ve yazılı olarak çalışın: 'The shipment left on Monday', 'The ETA has moved to Friday', 'The container is held at customs'.

Sıkça sorulan sorular

İlk önce hangi lojistik terimlerini öğrenmeliyim?

Her siparişte ve her sevkiyatta karşınıza çıkan kelimelerle başlayın: supplier, purchase order, lead time, warehouse, inventory, pallet, shipment, carrier, freight forwarder, bill of lading, commercial invoice, packing list, customs clearance, Incoterms ve ETA. Bu listenin ilk seviyesi tam olarak bunları kapsar; ardından depo, planlama ya da gümrük gibi kendi görevinizin terimlerine geçin.

Lojistik ile tedarik zinciri yönetimi arasındaki fark nedir?

Lojistik, malların taşınması ve depolanmasıyla, yani taşıma, depolama ve teslimatla ilgilidir. Tedarik zinciri yönetimi daha geniştir; sürece dahil olan tüm şirketler boyunca satın almayı, tedarikçi ilişkilerini, üretim planlamasını ve talep planlamasını da kapsar. Uygulamada iki kelime çoğu zaman birbirinin yerine kullanılır ve pek çok unvanda ikisi bir arada geçer.

Incoterms ile ödeme şekilleri aynı şey mi?

Hayır. EXW, FOB ya da DAP gibi Incoterms kuralları taşımayı kimin ayarlayacağını, hangi masrafları kimin ödeyeceğini ve riskin satıcıdan alıcıya nerede geçeceğini belirler. Alıcının nasıl ya da ne zaman ödeme yapacağı (örneğin akreditifle ya da havaleyle) hakkında bir şey söylemez ve malların mülkiyetinin ne zaman el değiştireceğini de belirlemez. Bu konular satış sözleşmesinde düzenlenir.

Konşimento, irsaliye ve GTİP İngilizcede nasıl söylenir?

Konşimento, deniz yolunda bill of lading (B/L) olarak geçer; havayolunda taşıma belgesinin adı air waybill (AWB), uluslararası karayolu taşımacılığında ise CMR'dir. İrsaliye genellikle delivery note ya da dispatch note diye çevrilir. GTİP, HS code'un Türkiye'deki karşılığıdır; tariff code ya da commodity code da denir.

İngilizce net bir sevkiyat bilgilendirme e-postası nasıl yazılır?

Önce referansı yazın (sipariş, booking, B/L ya da konteyner numarası), ardından durumu, tarihi ve bir sonraki adımı belirtin: 'Booking 4521: the container was loaded on 3 May. ETA Rotterdam 28 May. We will send the B/L draft tomorrow.' Kısa cümleler, standart kısaltmalar ve kesin tarihler kullanın; bir gecikme varsa bunu ve nedenini açıkça belirtin.

Seviyene uygun okumayla pekiştir

Yeni kelimelerin kalıcı olmasının en hızlı yolu seviyene uygun metin okumaktır. Seviyene göre ücretsiz İngilizce kitaplar: