Tüm alanlarda aramak için en az 2 karakter yazın.
Sinema İngilizcesi: 281 Temel Terim ve Anlamları
Uluslararası ortak yapımların, film festivallerinin, dijital platformların ve film yapımında kullanılan yazılımların çoğunun dili İngilizce; bu yüzden İstanbul'daki bir set ekibi bile take, call sheet ve color grading gibi kelimelerle konuşuyor. Bu sözlük set ekibi ve görevler, senaryo ve ön yapım, plan türleri ve kamera hareketleri, ışık ve ses, kurgu ve post prodüksiyon, film türleri, dağıtım ve festivaller ile televizyon formatlarının temel terimlerini doğal Türkçe karşılıkları ve gerçek setlerden, kurgu odalarından alınmış örneklerle açıklar. Sinema ve televizyon hakkında İngilizce okumak, konuşmak ve çalışmak isteyen film yapımcıları, sinema öğrencileri ve sinemaseverler için hazırlandı.
- 281 terim
- 10 konu
- 68 temel terim
- 562 örnek cümle
Sette Çekim Süreci
Oyuncuların, ekibin ve ekipmanın bir çekim mekanından diğerine topluca taşınması.
Yönetmen ve izinli kişilerin kamera görüntülerini monitörlerden izlediği set alanı.
Çekim mekanının yakınında yapım araçlarının ve destek birimlerinin toplandığı alan.
Tuvaletler içeren, bazen küçük soyunma odaları da bulunan yapım karavanı.
Aynı düzenle çekime devam edileceği için hiçbir şeyin yerinden oynatılmaması gereken set.
Bir tekrarın eşzamanlı yapım sesi kaydedilmeden çekildiğini belirten çekim işareti.
İlk vuruş kullanılamadığında aynı tekrar içinde yeniden klaket vurulacağını bildiren çağrı.
Kaydı bozabilecek kir veya kıl olup olmadığını görmek için film kamerasının kapısını inceleme komutu.
Belirli hassasiyet ve görüntü özellikleriyle çekim için seçilen, henüz pozlanmamış fotoğrafik film malzemesi.
Kamera makaralarını veya medyayı, tekrarları ve teknik ayrıntıları yapım ve post prodüksiyon için kaydeden belge.
Her oyuncunun çalıştığı, seyahat ettiği, bekletildiği veya gerekmediği günleri gösteren yapım çizelgesi.
Yemek molası geciktiğinde ekip sözleşmesine göre doğabilecek ek ödeme.
Işık ve Aydınlatma
Setteki ışık kaynaklarının, olayı net göstermek ve bir sahnenin atmosferini ve görünüşünü yaratmak için kullanılması ve yerleştirilmesi.
Bir konu üzerindeki ana ve en güçlü ışık; plandaki genel parlaklığı ve ışığın yönünü belirler.
Üç ışık kullanan temel aydınlatma yöntemi: ana ışık için key light, gölgeleri yumuşatmak için fill light ve konuyu arka plandan ayırmak için backlight.
Film setinde elektrik ve ışık ekibinin başı olan, görüntü yönetmeninin ışık planını uygulayan kişi.
Güçlü kontrast, derin gölgeler ve geniş karanlık alanlar içeren, gizem, gerilim ya da korku duygusu yaratmak için kullanılan aydınlatma üslubu.
Işık ya da grip bölümünde çalışan; ekibi, ekipmanı, çalışma düzenini ve günlük pratik işleri yönetmeye yardımcı olan kıdemli yardımcıdır.
Yapımda ışık ekipmanını kuran, elektrik beslemesini sağlayan ve ilgili güç dağıtımını yöneten ekip üyesidir.
Film setinde kamera ve ışık için kullanılan taşıyıcı, sabitleyici ve kurulum ekipmanını kuran ve taşıyan teknik ekip üyesidir.
Kadrajda görünen ve sahnedeki ışığı gerekçelendiren ya da gerçekten katkı sağlayan lamba veya görünür ışık kaynağıdır.
Işığın önüne yerleştirilen, rengini, şiddetini ya da niteliğini değiştiren ince renkli veya şeffaf filtredir.
Yansıyan ışığı emmek ve gölgeleri koyulaştırmak için koyu renk malzeme kullanılması.
Işığın önce bir yüzeyden yansıyıp sonra difüzyondan geçerek konuya ulaştığı düzen.
Sahnedeki inandırıcı bir kaynaktan geliyormuş gibi tasarlanan aydınlatma.
Gündüz çekilen görüntüyü pozlama, ışık ve görüntü ayarlarıyla gece gibi gösterme yöntemi.
Işık demetinin tamamını veya bir bölümünü zayıflatmak için önüne konan örgü malzeme.
Bir ışık armatürünün çevresindeki, demetin nereye düştüğünü sınırlayan ayarlanabilir kanatlar.
Yumuşak ışığın niteliğini korurken yayılmasını sınırlayan, ışığın önüne yerleştirilmiş ızgara.
Sete yumuşak ışık yayan kaynak veya ışık başlığı olarak kullanılan kağıt fener.
Hedeflenen alanın dışına düşerek görüntünün başka bölümlerini etkileyebilen ışık.
Ses ve Müzik
Bir filmde ya da dizide kullanılan müzik; çoğu zaman albüm olarak da yayımlanır. Teknik anlamda filmin diyalog, efekt ve müzikten oluşan kaydedilmiş sesinin tamamı demektir.
Bir film ya da dizi için özel olarak bestelenen, eserin duygularını, ritmini ve hikayesini destekleyen özgün müzik.
Hareketleri ve mekanları gerçekçi hissettirmek için filme eklenen, diyalog ve müzik dışındaki kaydedilmiş ya da üretilmiş sesler; kapı, araba, yağmur ya da patlama sesleri gibi.
Ekranda konuşan birinden gelmeyen, görüntülerin üzerine duyulan ses; bir anlatıcı ya da karakterin iç sesi gibi.
Bir filmin ya da dizinin orijinal diyaloglarının, seslendirme sanatçıları tarafından başka bir dilde kaydedilmiş çevirisiyle değiştirilmesi.
Uzun bir sırığın ucuna takılan ve diyaloğu kaydetmek için oyuncuların üstünde ya da altında, kadrajın hemen dışında tutulan yönlü mikrofon.
Automated dialogue replacement: çekimden sonra oyuncunun sahneyi izleyerek repliklerini stüdyoda yeniden kaydetmesi; bozuk ya da değişen diyalogların yerine kullanılır.
Ayak sesi, kıyafet hışırtısı ya da masaya konan bir fincan gibi gündelik ses efektlerinin görüntüyle eş zamanlı olarak stüdyoda canlandırılıp kaydedilmesi.
Bir filmdeki tüm seslerin hikayeyi ve atmosferi destekleyecek şekilde üretilmesi, seçilmesi ve biçimlendirilmesi işi.
Kamera kadrajına girmeden net diyalog kaydetmek için boom mikrofonunu doğru yerde tutan ve hareket ettiren ses ekibi üyesidir.
Sette ya da çekim mekânında diyalog ve diğer canlı sesleri kaydedip dengeleyen ses ekibi sorumlusudur.
Bir mekânın diyalogsuz olarak kaydedilen doğal arka plan sesidir; ses kurgusunda geçişlerin pürüzsüz ve tutarlı olmasını sağlar.
Hikâyenin dünyasından gelen ve karakterlerin de duyabildiği konuşma, trafik ya da radyo gibi seslerdir.
Hikâye dünyasındaki karakterlerin duymadığı, seyirci için eklenen müzik ya da anlatıcı sesi gibi sesleri anlatır.
Ekibin kurguyu izleyip nerelerde müzik veya ses çalışması gerektiğine karar verdiği toplantı.
Yapımda kullanılan müziklerin adlarını, yazarlarını, sürelerini ve ilgili bilgilerini listeleyen belge.
Tek tek sözcükleri genellikle seçilmeyen, kaydedilmiş veya canlandırılmış arka plan kalabalık konuşması.
Sahneye ve dinleyiş bakış açısına göre şekillendirilen, sesin uzaklık ve konum izlenimi.
Görüntünün ve yapım sesinin ayrı cihazlarda kaydedilip sonradan eşlendiği yöntem.
Sonradan kurguda kullanılmak üzere, eşzamanlı görüntü tekrarından ayrı kaydedilen mekan sesi.
Kurgu ve Post Prodüksiyon
Planları seçme, sıraya koyma ve birleştirme işi; böylece hikaye doğru ritim, duygu ve anlamla anlatılır.
Çekimler bittikten sonra film üzerinde yapılan tüm işler; kurgu, görsel efektler, renk düzenleme, ses tasarımı, müzik ve son miksaj gibi.
Kaydedilmiş film ya da video malzemesi; özellikle henüz kurgulanmamış ham görüntüler.
Kurguda bir plandan diğerine anında geçiş. Aynı zamanda filmin kurgulanmış bir versiyonunu da anlatır; director's cut (yönetmen kurgusu) gibi.
Çekimden sonra dijital olarak üretilen ya da değiştirilen görüntüler; kalabalık eklemek, nesne silmek, şehirler kurmak ya da yaratıklar oluşturmak gibi.
Görüntülerin renklerini, kontrastını ve parlaklığını ayarlayarak filme tutarlı ve anlatımı güçlü bir görünüm kazandıran post prodüksiyon süreci.
Sahnelerin sıraya konduğu ancak zamanlamanın, efektlerin, müziğin ve ses çalışmasının henüz tamamlanmadığı erken kurgu versiyonu.
Bir filmin bitmiş ve onaylanmış kurgu versiyonu. Final cut aynı zamanda bu versiyonun ne olacağına karar verme hakkıdır.
Kurguda bir plandan ya da sahneden diğerine geçme biçimi; doğrudan kesme, kararma ya da zincirleme gibi.
Bir karakterin antrenman yapması ya da bir çiftin birbirine aşık olması gibi uzun bir süreyi veya pek çok olayı hızlıca göstermek için, çoğu zaman müzik eşliğinde art arda kurgulanmış kısa planlar dizisi.
Aynı konunun neredeyse aynı konumdan çekilmiş iki planı arasında yapılan ve görüntünün zamanda ileri sıçramış gibi göründüğü kesme.
Bir çekim gününde çekilen, kurgulanmamış ham görüntüler; yönetmen, yapımcılar ve kurgucu kontrol edebilsin diye hızlıca hazırlanır.
Bir filmi ya da programı yapan kişilerin ve şirketlerin adlarının başta ya da sonda gösterilen listesi.
Ana çekimden sonra, belirli bir anı, ayrıntıyı ya da geçişi düzeltmek, netleştirmek veya güçlendirmek için alınan kısa ek çekimdir.
Daha önce çekilmiş görüntülerin; sorun gidermek, sahneyi iyileştirmek ya da eksik hikâye bilgisini eklemek için yeniden çekilmesidir.
Nihai bitirme işlemlerinden önce yapının kurulduğu, daha düşük çözünürlüklü ya da vekil dosyalarla yapılan ilk kurgu aşamasıdır.
Yüksek kaliteli görüntülerin eşleştirildiği, kontrol edildiği ve son çıktı ile teslim için hazırlandığı bitirme kurgusu aşamasıdır.
Sahnelerin senaryo sırasına göre yerleştirildiği ve kullanılabilir malzemenin büyük bölümünü içeren, sonraki sıkılaştırmadan önceki erken kurgu sürümüdür.
Aynı hareketin iki görüntüsünü uygun noktada birleştirerek hareketi kesintisiz gösteren kurgu.
Farklı yerlerdeki olaylar arasında geçiş yaparak onları bağlayan, çoğunlukla eşzamanlılık düşündüren kurgu.
Hareket, karanlık veya başka görsel araçlarla gizlenerek tek kesintisiz plan izlenimi verebilen kesme.
İzleyiciyi şaşırtmak için belirgin biçimde zıt görüntü veya sesler arasında yapılan ani kesme.
Animasyon veya görsel efekt için hareketli görüntüdeki bir nesneyi kare kare izleme ya da ayırma işlemi.
Dijital öğeleri doğru yerleştirmek için çekilmiş kameranın hareketini yeniden oluşturma işlemi.
Efekt çalışmaları için ana konular veya istenmeyen nesneler olmadan kaydedilen arka plan görüntüsü.
Kurulması veya çekilmesi zor ya da pahalı bir mekanı oluşturmak veya genişletmek için kullanılan resim.
Kurguyu aktarmak veya yeniden kurmak için kaynak klipleri ve kesme noktalarını belirten metin tabanlı liste.
Taranmış film veya dijital görüntülerin renk düzenlemesiyle son ana kopyaya hazırlandığı dijital bitirme süreci.
Kopya, geçiş veya görsel efekt üretmek için yansıtılan filmi yeni filme kaydeden cihaz.
Filmin özgün negatifini onaylanmış kurguya uydurmak için fiziksel olarak kesip birleştirme işlemi.
Dönüşümlü satır alanlarıyla kaydedilmiş geçmeli taramalı videoyu, her karesinde tam görüntü bulunan ilerlemeli taramalı videoya dönüştürme işlemi.
Özellikle televizyon için farklı oynatma hızına uymak amacıyla kare veya alanları tekrarlama yöntemi.
Kurgu veya efektin ayarlanabilmesi için kullanılan plan bölümünün önünde ve arkasında bırakılan ek kareler.
Geniş görüntüyü tam koruyarak daha dar oranlı ekranda üst ve alt bantlarla gösterme biçimi.
Dar oranlı görüntüyü kesmeden, daha geniş ekranda yan bantlarla gösterme biçimi.
Sinema kadrajında kesilecek üst ve alt bölgeleri de gösteren film versiyonu.
Türler ve Anlatım
Ortak bir üslubu, konuyu ya da kalıplar bütününü paylaşan film veya dizi kategorisi; komedi, korku, western ya da bilimkurgu gibi.
Sinema ya da dijital platform gösterimi için yapılmış, genellikle 80 dakika ile üç saat arasında süren uzun film.
Gerçek kişileri, olayları ya da yerleri anlatan; çoğu zaman bilgi vermek, bir konuyu araştırmak ya da gerçek bir hikaye anlatmak amacı taşıyan kurmaca dışı film veya program.
Uzun metrajlı filmden çok daha kısa, genellikle birkaç dakikadan yarım saate kadar süren film.
Bir filmin ya da dizinin hikayesini oluşturan birbirine bağlı olaylar dizisi ve bu olayların gösterilme sırası.
Bir karakterin hikaye boyunca yaşadığı içsel değişim; başlangıçtaki halinden sonunda dönüştüğü hale kadar geçen süreç.
Hikayenin şimdiki zamanını keserek daha önce yaşanmış olayları gösteren sahne.
Seyircinin olup biteni anlama biçimini değiştiren ani ve beklenmedik hikaye gelişmesi.
Gerilim ve heyecan üzerine kurulu, karakterlerin tehlikeyle karşılaştığı ve seyircinin sırada ne olacağını merak ettiği film ya da dizi türü.
Birbirinden biraz farklı resimleri art arda göstererek çizimleri, modelleri ya da bilgisayar görüntülerini hareket ediyormuş gibi gösterme tekniği ve bu yolla yapılan filmler.
Korku ya da western gibi tanınmış bir kategori içinde üretilen; bilinen kuralları, temaları ve anlatı kalıplarını kullanan filmdir.
Aşk hikâyesini mizahla birleştiren; genelde engelleri, çekimi, yanlış anlamaları ve duygusal olarak tatmin edici bir sonu işleyen türdür.
Hayal edilen bilim, teknoloji, uzay ya da gelecek toplumları konu alan; bunların insanları nasıl etkilediğini işleyen türdür.
Mini test: bu terimleri biliyor musun?
Bu sözlükten 10 soru. Her terimin doğru Türkçe karşılığını seç, puanını gör.
Sinema İngilizcesi nasıl öğrenilir?
- Gerçek İngilizce senaryolar okuyun. Pek çoğu kitap olarak basılıyor ya da ödül sezonunda yapım şirketleri tarafından paylaşılıyor; sahne başlıklarını, aksiyon satırlarını ve sinema yazısının kısa, görsel üslubunu bu metinlerden öğrenirsiniz.
- Kamera arkası videolarını ve yönetmen yorumlu versiyonları İngilizce altyazıyla izleyin. Set ekipleri setin gerçek dilini kullanır: rolling, speed, mark it, check the gate, moving on.
- Plan adlarını tek tek değil, bir bütün olarak öğrenin: wide shot, medium shot, close-up, extreme close-up, over-the-shoulder, point-of-view. Ardından her birini zaten bildiğiniz genel plan, bel plan, yakın plan gibi Türkçe adlarla eşleştirin.
- Tek tek kelimeler yerine set ve post prodüksiyon kalıplarını toplayın: call the shot (planı söylemek), do another take (bir tekrar daha almak), wrap for the day (günü bitirmek), lock the picture (kurguyu kilitlemek), deliver the final mix (son miksajı teslim etmek).
- Sinema sektörü yayınlarını ve festival kataloglarını İngilizce takip edin. Gişe rakamları, vizyon tarihleri, festival seçkileri ve dizilerin yeni sezon haberleri her hafta aynı kısa ve tekrar eden kelimelerle yazılır.
Sıkça sorulan sorular
Film, movie ve cinema arasındaki fark nedir?
Film ve movie ikisi de sinema filmi demektir. Movie, gündelik Amerikan İngilizcesinde daha yaygındır; film ise İngiliz İngilizcesinde ve film school (sinema okulu), film festival gibi profesyonel ya da sanatsal bağlamlarda daha çok kullanılır. Cinema hem sanat dalı anlamına gelir (Turkish cinema, Türk sineması) hem de İngiliz İngilizcesinde film izlenen salonu anlatır; Amerikalılar salona genellikle movie theater der.
Türkçedeki plan adlarının İngilizce karşılıkları nelerdir?
Genellikle şu eşleşmeler kullanılır: genel plan için wide shot ya da long shot, boy plan için full shot, bel plan için medium shot, göğüs plan için medium close-up, yakın plan için close-up, detay plan için extreme close-up. Türkçede plan dediğimiz şeye İngilizcede shot denir; İngilizcedeki plan kelimesi ise kamera çerçevesi değil, tasarı ya da niyet anlamına gelir.
Shot, scene ve sequence arasındaki fark nedir?
Shot (plan), kamera çalışmaya başladığı andan durana ya da kurgucunun kestiği yere kadar kesintisiz süren görüntüdür. Scene (sahne), tek bir yerde ve zamanda geçen olay birimidir ve genellikle birkaç plandan oluşur. Sequence (sekans) ise bir araba kovalamacası ya da düğün gibi hikayenin bir bölümünü birlikte anlatan sahneler grubudur.
Bir dizinin bölüm grubu için season mı denir, series mi?
Amerikan İngilizcesinde dizinin kendisine series, her yılki bölüm grubuna season denir: season two (ikinci sezon). İngiliz İngilizcesinde ise yıllık bölüm grubuna da çoğu zaman series denir: series two. İkisi de doğrudur; yalnızca aynı metinde tek bir kullanımı koruyun. Series kelimesinin tekili ve çoğulu aynıdır: one series, three series.
İngilizcede montage kurgu anlamına mı gelir?
Genellikle hayır. Bir filmi bir araya getirme işinin genel adı editing, bunu yapan kişinin adı editor'dır. İngilizcede montage çoğunlukla zamanı sıkıştıran, hızlı planlardan oluşan kısa bir dizi (örneğin antrenman montajı) ya da Sovyet montaj kuramı anlamında kullanılır. Türkçedeki montaj kelimesi editing'e daha yakın olduğu için, filmin kurgusunu kastederken the montage of the film demek İngilizcede yanlış duyulur.
İlgili alanlar
Seviyene uygun okumayla pekiştir
Yeni kelimelerin kalıcı olmasının en hızlı yolu seviyene uygun metin okumaktır. Seviyene göre ücretsiz İngilizce kitaplar:
