Sinema İngilizcesi: 100 Temel Terim ve Anlamları
Uluslararası ortak yapımların, film festivallerinin, dijital platformların ve film yapımında kullanılan yazılımların çoğunun dili İngilizce; bu yüzden İstanbul'daki bir set ekibi bile take, call sheet ve color grading gibi kelimelerle konuşuyor. Bu sözlük set ekibi ve görevler, senaryo ve ön yapım, plan türleri ve kamera hareketleri, ışık ve ses, kurgu ve post prodüksiyon, film türleri, dağıtım ve festivaller ile televizyon formatlarının temel terimlerini doğal Türkçe karşılıkları ve gerçek setlerden, kurgu odalarından alınmış örneklerle açıklar. Sinema ve televizyon hakkında İngilizce okumak, konuşmak ve çalışmak isteyen film yapımcıları, sinema öğrencileri ve sinemaseverler için hazırlandı.
- 100 terim
- 10 konu
- 65 temel terim
- 200 örnek cümle
Film Ekibi ve Görevler
Bir filmin ya da dizi bölümünün yaratıcı tarafını yöneten, oyunculara ve ekibe yol gösteren, her sahnenin nasıl görüneceğine ve hissettireceğine karar veren kişi.
Bir film ya da televizyon projesini hayata geçiren kişi: finansmanı bulur, kilit isimleri işe alır, bütçeyi ve takvimi yönetir ve projeyi vizyona kadar götürür.
Bir filmde, dizide ya da oyunda karakterleri canlandıran oyuncuların tümü. Fiil olarak cast someone, birini bir rol için seçmek anlamına gelir.
Bir film ya da televizyon yapımında kameranın arkasında çalışan kişiler; kamera, ışık, ses, sanat, kostüm ve yapım ekipleri gibi.
Kamera ve ışık departmanlarının başı olan, filmin nasıl görüneceğine yönetmenle birlikte karar veren kişi: kadraj, objektif, kamera hareketi ve ışık.
Filmler için senaryo ya da diziler için metin yazan kişi; özgün hikayeler yazabilir ya da kitap ve başka eserlerden uyarlama yapabilir.
Bir film ya da dizideki en önemli rol; hikayenin ağırlıklı olarak takip ettiği karakteri canlandıran oyuncunun rolü.
Başrol olmayan ama önemli olan rol; çoğu zaman ana karaktere yardım eden, ona meydan okuyan ya da onu yansıtan bir karakter.
Çekim takvimini düzenleyen ve seti günlük olarak yöneten, böylece yönetmenin yaratıcı işe odaklanmasını sağlayan ekip üyesi.
Sanat departmanının başı olan ve filmin genel görsel dünyasını tasarlayan kişi: dekorlar, mekanlar, aksesuarlar, renkler ve dönem görünümü.
Bir filmin planlarını seçip birleştirerek bitmiş bir hikayeye dönüştüren, yönetmenle birlikte filmin ritmini ve yapısını biçimlendiren kişi.
Ön Yapım ve Senaryo
Bir filmin, televizyon programının ya da oyunun diyalogları, olayları ve sahne tasvirlerini içeren, oyuncuların ve ekibin takip ettiği yazılı metni.
Bir filmin ya da dizi bölümünün tek bir mekanda ve tek bir zaman diliminde geçen, genellikle birkaç plandan oluşan bölümü.
Çekimler başlamadan önceki planlama aşaması; bu dönemde senaryo tamamlanır, oyuncular seçilir, mekanlar bulunur, bütçe ve çekim takvimi hazırlanır.
Bir filmin sahne başlıkları, olay tasvirleri, karakter adları ve diyaloglarla standart bir formatta yazılmış metni.
Bir filmdeki, dizideki, oyundaki ya da reklamdaki roller için oyuncuların seçilmesi süreci.
Bir oyuncunun, seçme ekibinin kendisini rol için seçip seçmeyeceğine karar verebilmesi için rolün bir bölümünü okuduğu ya da oynadığı kısa performans.
Bir sahnede planlanan her çekimi, çekimden önce sırasıyla gösteren çizgi roman benzeri basit çizimler dizisi.
Bir filmde, dizide ya da oyunda karakterlerin birbirine söylediği sözler.
Plan Türleri ve Kamera Hareketleri
Kameranın çalışmaya başladığı andan durduğu ana kadar kesintisiz kaydedilen görüntü ya da filmde iki kesme arasında görünen bu görüntü parçası.
Konuya çok yakından çekilen, genellikle bir kişinin yüzünü ya da küçük bir nesneyi göstererek seyircinin duyguyu veya ayrıntıyı görmesini sağlayan plan.
Geniş bir alanı gösteren, insanların çevreleri içinde küçük ya da boydan göründüğü ve seyircinin nerede olduklarını anladığı plan.
Bir kişiyi yaklaşık belden yukarısı görünecek şekilde gösteren; yüz ifadelerini görecek kadar yakın, jestleri ve arka planı gösterecek kadar geniş plan.
Kameranın kaydettiği görüntünün sınırları ve bu sınırların içindeki her şey. Aynı zamanda filmin tek bir durağan karesi anlamına gelir.
Kameranın konuya baktığı konum ve yön; yukarıdan, aşağıdan ya da göz hizasından bakmak gibi.
Kamera aynı yerde dururken onu soldan sağa ya da sağdan sola yatay olarak döndürmek. Hareketin kendisine de pan denir.
Kamerayı sabit bir nokta üzerinde, başını sallar gibi yukarı ya da aşağı doğru hareket ettirmek. Hareketin kendisine de tilt denir.
Kamerayı hareket ettirmeden, objektifin odak uzaklığını değiştirerek konunun daha yakın ya da daha uzak görünmesini sağlamak.
Kameranın kendisinin mekan içinde hareket ettiği, örneğin ray, dolly, araç ya da sabitleyici üzerinde ilerleyerek genellikle bir karakteri takip ettiği plan.
Bir sahnenin başında yer alan ve olayın nerede, bazen de ne zaman geçtiğini gösteren, genellikle geniş açılı plan.
Bir karakterin gördüğünü tam olarak gösteren, kamera sanki karakterin gözleriymiş gibi çekilen plan.
Sette Çekim Süreci
Bir planı çekmek için yapılan tek bir deneme. Bir şey ters gider ya da yönetmen farklı bir versiyon isterse ekip bir tekrar daha alır.
Bir filmi, sahneyi ya da planı kamerayla kaydetmek. İsim olarak shoot, çekimlerin yapıldığı dönem ya da gün demektir.
Çekimin yapıldığı yer; ya stüdyoda gerçek bir mekana benzeyecek şekilde kurulmuş alan ya da bir dış mekanda çekim için kullanılan bölüm.
Bir filmin ya da dizinin çekildiği, stüdyo dışındaki gerçek yer; sokak, ev ya da orman gibi.
Oyuncuların ve ekibin bir sahneyi çekmeden önce baştan sona geçtiği, oyunculuğu, hareketleri ve kamera konumlarını netleştirdiği çalışma.
Ertesi çekim gününde çekilecek sahneleri, mekanı, sete geliş saatlerini ve önemli iletişim bilgilerini içeren, oyunculara ve ekibe her gün gönderilen belge.
Kostüm, aksesuar, saç, konum ve hareketler gibi ayrıntıların plandan plana tutarlı kalmasını sağlamak; böylece kurgulanmış sahne tek ve kesintisiz bir an gibi görünür.
Bir tekrarın başında kameranın önünde tutulan, sahne ve tekrar numarasını gösteren ve ses ile görüntüyü eşlemek için çarpılan, menteşeli çubuğu olan küçük tahta.
Çekimi o gün için ya da bütün yapım için bitirmek. İsim olarak wrap, çekimlerin sona ermesi demektir.
Bir filmde düşme, dövüş, yangın sahnesi ya da araba kazası gibi, eğitimli profesyonellerin gerçekleştirdiği tehlikeli veya zor hareket.
Önünde oyuncuların çekildiği, sonradan yeşil rengin silinip yerine başka bir görüntü konabilmesi için kullanılan düz, parlak yeşil fon.
Işık ve Aydınlatma
Setteki ışık kaynaklarının, olayı net göstermek ve bir sahnenin atmosferini ve görünüşünü yaratmak için kullanılması ve yerleştirilmesi.
Bir konu üzerindeki ana ve en güçlü ışık; plandaki genel parlaklığı ve ışığın yönünü belirler.
Üç ışık kullanan temel aydınlatma yöntemi: ana ışık için key light, gölgeleri yumuşatmak için fill light ve konuyu arka plandan ayırmak için backlight.
Film setinde elektrik ve ışık ekibinin başı olan, görüntü yönetmeninin ışık planını uygulayan kişi.
Güçlü kontrast, derin gölgeler ve geniş karanlık alanlar içeren, gizem, gerilim ya da korku duygusu yaratmak için kullanılan aydınlatma üslubu.
Ses ve Müzik
Bir filmde ya da dizide kullanılan müzik; çoğu zaman albüm olarak da yayımlanır. Teknik anlamda filmin diyalog, efekt ve müzikten oluşan kaydedilmiş sesinin tamamı demektir.
Bir film ya da dizi için özel olarak bestelenen, eserin duygularını, ritmini ve hikayesini destekleyen özgün müzik.
Hareketleri ve mekanları gerçekçi hissettirmek için filme eklenen, diyalog ve müzik dışındaki kaydedilmiş ya da üretilmiş sesler; kapı, araba, yağmur ya da patlama sesleri gibi.
Ekranda konuşan birinden gelmeyen, görüntülerin üzerine duyulan ses; bir anlatıcı ya da karakterin iç sesi gibi.
Bir filmin ya da dizinin orijinal diyaloglarının, seslendirme sanatçıları tarafından başka bir dilde kaydedilmiş çevirisiyle değiştirilmesi.
Uzun bir sırığın ucuna takılan ve diyaloğu kaydetmek için oyuncuların üstünde ya da altında, kadrajın hemen dışında tutulan yönlü mikrofon.
Automated dialogue replacement: çekimden sonra oyuncunun sahneyi izleyerek repliklerini stüdyoda yeniden kaydetmesi; bozuk ya da değişen diyalogların yerine kullanılır.
Ayak sesi, kıyafet hışırtısı ya da masaya konan bir fincan gibi gündelik ses efektlerinin görüntüyle eş zamanlı olarak stüdyoda canlandırılıp kaydedilmesi.
Bir filmdeki tüm seslerin hikayeyi ve atmosferi destekleyecek şekilde üretilmesi, seçilmesi ve biçimlendirilmesi işi.
Kurgu ve Post Prodüksiyon
Planları seçme, sıraya koyma ve birleştirme işi; böylece hikaye doğru ritim, duygu ve anlamla anlatılır.
Çekimler bittikten sonra film üzerinde yapılan tüm işler; kurgu, görsel efektler, renk düzenleme, ses tasarımı, müzik ve son miksaj gibi.
Kaydedilmiş film ya da video malzemesi; özellikle henüz kurgulanmamış ham görüntüler.
Kurguda bir plandan diğerine anında geçiş. Aynı zamanda filmin kurgulanmış bir versiyonunu da anlatır; director's cut (yönetmen kurgusu) gibi.
Çekimden sonra dijital olarak üretilen ya da değiştirilen görüntüler; kalabalık eklemek, nesne silmek, şehirler kurmak ya da yaratıklar oluşturmak gibi.
Görüntülerin renklerini, kontrastını ve parlaklığını ayarlayarak filme tutarlı ve anlatımı güçlü bir görünüm kazandıran post prodüksiyon süreci.
Sahnelerin sıraya konduğu ancak zamanlamanın, efektlerin, müziğin ve ses çalışmasının henüz tamamlanmadığı erken kurgu versiyonu.
Bir filmin bitmiş ve onaylanmış kurgu versiyonu. Final cut aynı zamanda bu versiyonun ne olacağına karar verme hakkıdır.
Kurguda bir plandan ya da sahneden diğerine geçme biçimi; doğrudan kesme, kararma ya da zincirleme gibi.
Bir karakterin antrenman yapması ya da bir çiftin birbirine aşık olması gibi uzun bir süreyi veya pek çok olayı hızlıca göstermek için, çoğu zaman müzik eşliğinde art arda kurgulanmış kısa planlar dizisi.
Aynı konunun neredeyse aynı konumdan çekilmiş iki planı arasında yapılan ve görüntünün zamanda ileri sıçramış gibi göründüğü kesme.
Bir çekim gününde çekilen, kurgulanmamış ham görüntüler; yönetmen, yapımcılar ve kurgucu kontrol edebilsin diye hızlıca hazırlanır.
Bir filmi ya da programı yapan kişilerin ve şirketlerin adlarının başta ya da sonda gösterilen listesi.
Türler ve Anlatım
Ortak bir üslubu, konuyu ya da kalıplar bütününü paylaşan film veya dizi kategorisi; komedi, korku, western ya da bilimkurgu gibi.
Sinema ya da dijital platform gösterimi için yapılmış, genellikle 80 dakika ile üç saat arasında süren uzun film.
Gerçek kişileri, olayları ya da yerleri anlatan; çoğu zaman bilgi vermek, bir konuyu araştırmak ya da gerçek bir hikaye anlatmak amacı taşıyan kurmaca dışı film veya program.
Uzun metrajlı filmden çok daha kısa, genellikle birkaç dakikadan yarım saate kadar süren film.
Bir filmin ya da dizinin hikayesini oluşturan birbirine bağlı olaylar dizisi ve bu olayların gösterilme sırası.
Bir karakterin hikaye boyunca yaşadığı içsel değişim; başlangıçtaki halinden sonunda dönüştüğü hale kadar geçen süreç.
Hikayenin şimdiki zamanını keserek daha önce yaşanmış olayları gösteren sahne.
Seyircinin olup biteni anlama biçimini değiştiren ani ve beklenmedik hikaye gelişmesi.
Gerilim ve heyecan üzerine kurulu, karakterlerin tehlikeyle karşılaştığı ve seyircinin sırada ne olacağını merak ettiği film ya da dizi türü.
Birbirinden biraz farklı resimleri art arda göstererek çizimleri, modelleri ya da bilgisayar görüntülerini hareket ediyormuş gibi gösterme tekniği ve bu yolla yapılan filmler.
Dağıtım, Festivaller ve Ödüller
Bir filmden ya da diziden seçilmiş anlardan oluşan, seyirci çekmek için gösterimden önce yayımlanan kısa tanıtım videosu.
Bir filmin sinema bilet satışlarından elde ettiği gelir ya da bu şekilde ölçülen ticari başarısı. Aslen tiyatroda biletlerin satıldığı yerdir.
Ekranın alt kısmında yer alan, diyalogları çeviren ya da yazıya döken ve izleyicinin söyleneni okumasını sağlayan metin.
Çok popüler olan ve büyük gelir elde eden film ya da bu başarıyı yakalamak amacıyla büyük bütçeyle çekilip pazarlanan film.
Bir filmin, oyunun ya da dizinin halka ilk kez gösterilmesi; çoğu zaman oyuncuların ve ekibin katıldığı özel bir etkinliktir.
Yeni filmlerin seyircilere, eleştirmenlere ve sektör profesyonellerine gösterildiği, çoğu zaman yarışmaların, ödüllerin ve film pazarlarının da yer aldığı etkinlik.
Bir filmin bir ülkede ya da bölgede gösterim haklarını satın alan ve filmin vizyonunu, tanıtımını, sinemalara veya platformlara ulaştırılmasını üstlenen şirket.
Bir filmi ya da diziyi sinemalarda, televizyonda veya dijital platformlarda seyircinin erişimine sunmak. İsim olarak release, gösterime giren film ya da gösterime girme işidir.
Abonelerinin film ve dizileri istedikleri zaman internet üzerinden izlemesini sağlayan, çoğu zaman kendi özgün yapımlarını da sunan çevrimiçi hizmet.
Bir filme ya da programa şiddet, dil ve cinsellik gibi içeriklere göre verilen ve hangi yaş gruplarına uygun olduğunu gösteren resmi kategori.
Oscar, BAFTA ya da Emmy gibi bir ödülün adaylarından biri olarak resmi biçimde seçilmek.
Televizyon Formatları ve Diziler
Bir dizinin, podcast'in ya da internet dizisinin ayrı bir program olarak yayımlanan tek bölümü.
Aynı karakterleri, konuyu ya da hikayeyi paylaşan çok sayıda bölümden oluşan televizyon veya dijital platform programı.
Bir dizinin fikrini bir kanala ya da platforma göstermek ve tüm diziyi sipariş etmeye ikna etmek için çekilen ilk bölüm.
Bir dizinin tek bir set olarak üretilip yayınlanan, genellikle yılda bir kez gelen bölümler grubu.
Aynı karakterlerin, genellikle ev ya da işyeri gibi birkaç tanıdık mekanda komik durumlarla karşılaştığı komedi dizisi; situation comedy'nin kısaltmasıdır.
Bir dizinin genel yaratıcı ve günlük yönetiminden sorumlu kişi; genellikle hem baş yazar hem de yönetici yapımcıdır.
Televizyonun en çok izlendiği akşam saatleri; kanallar bu saatlerde en önemli programlarını yayınlar ve reklamlar için en yüksek ücreti alır.
Oyuncuları değil gerçek insanları; yarışma, flört ya da gündelik yaşam gibi gerçek veya özel olarak kurgulanmış durumlarda çeken televizyon programı.
Bir bölümün, sezonun ya da filmin önemli bir soruyu yanıtsız bırakan ve seyircide sonrasını görme isteği uyandıran heyecanlı sonu.
Bir televizyon programını kaç kişinin izlediğini gösteren ve kanallarla reklamverenlerin programın başarısını değerlendirmek için kullandığı ölçümler.
Mini test: bu terimleri biliyor musun?
Bu sözlükten 10 soru. Her terimin doğru Türkçe karşılığını seç, puanını gör.
Sinema İngilizcesi nasıl öğrenilir?
- Gerçek İngilizce senaryolar okuyun. Pek çoğu kitap olarak basılıyor ya da ödül sezonunda yapım şirketleri tarafından paylaşılıyor; sahne başlıklarını, aksiyon satırlarını ve sinema yazısının kısa, görsel üslubunu bu metinlerden öğrenirsiniz.
- Kamera arkası videolarını ve yönetmen yorumlu versiyonları İngilizce altyazıyla izleyin. Set ekipleri setin gerçek dilini kullanır: rolling, speed, mark it, check the gate, moving on.
- Plan adlarını tek tek değil, bir bütün olarak öğrenin: wide shot, medium shot, close-up, extreme close-up, over-the-shoulder, point-of-view. Ardından her birini zaten bildiğiniz genel plan, bel plan, yakın plan gibi Türkçe adlarla eşleştirin.
- Tek tek kelimeler yerine set ve post prodüksiyon kalıplarını toplayın: call the shot (planı söylemek), do another take (bir tekrar daha almak), wrap for the day (günü bitirmek), lock the picture (kurguyu kilitlemek), deliver the final mix (son miksajı teslim etmek).
- Sinema sektörü yayınlarını ve festival kataloglarını İngilizce takip edin. Gişe rakamları, vizyon tarihleri, festival seçkileri ve dizilerin yeni sezon haberleri her hafta aynı kısa ve tekrar eden kelimelerle yazılır.
Sıkça sorulan sorular
Film, movie ve cinema arasındaki fark nedir?
Film ve movie ikisi de sinema filmi demektir. Movie, gündelik Amerikan İngilizcesinde daha yaygındır; film ise İngiliz İngilizcesinde ve film school (sinema okulu), film festival gibi profesyonel ya da sanatsal bağlamlarda daha çok kullanılır. Cinema hem sanat dalı anlamına gelir (Turkish cinema, Türk sineması) hem de İngiliz İngilizcesinde film izlenen salonu anlatır; Amerikalılar salona genellikle movie theater der.
Türkçedeki plan adlarının İngilizce karşılıkları nelerdir?
Genellikle şu eşleşmeler kullanılır: genel plan için wide shot ya da long shot, boy plan için full shot, bel plan için medium shot, göğüs plan için medium close-up, yakın plan için close-up, detay plan için extreme close-up. Türkçede plan dediğimiz şeye İngilizcede shot denir; İngilizcedeki plan kelimesi ise kamera çerçevesi değil, tasarı ya da niyet anlamına gelir.
Shot, scene ve sequence arasındaki fark nedir?
Shot (plan), kamera çalışmaya başladığı andan durana ya da kurgucunun kestiği yere kadar kesintisiz süren görüntüdür. Scene (sahne), tek bir yerde ve zamanda geçen olay birimidir ve genellikle birkaç plandan oluşur. Sequence (sekans) ise bir araba kovalamacası ya da düğün gibi hikayenin bir bölümünü birlikte anlatan sahneler grubudur.
Bir dizinin bölüm grubu için season mı denir, series mi?
Amerikan İngilizcesinde dizinin kendisine series, her yılki bölüm grubuna season denir: season two (ikinci sezon). İngiliz İngilizcesinde ise yıllık bölüm grubuna da çoğu zaman series denir: series two. İkisi de doğrudur; yalnızca aynı metinde tek bir kullanımı koruyun. Series kelimesinin tekili ve çoğulu aynıdır: one series, three series.
İngilizcede montage kurgu anlamına mı gelir?
Genellikle hayır. Bir filmi bir araya getirme işinin genel adı editing, bunu yapan kişinin adı editor'dır. İngilizcede montage çoğunlukla zamanı sıkıştıran, hızlı planlardan oluşan kısa bir dizi (örneğin antrenman montajı) ya da Sovyet montaj kuramı anlamında kullanılır. Türkçedeki montaj kelimesi editing'e daha yakın olduğu için, filmin kurgusunu kastederken the montage of the film demek İngilizcede yanlış duyulur.
İlgili alanlar
Seviyene uygun okumayla pekiştir
Yeni kelimelerin kalıcı olmasının en hızlı yolu seviyene uygun metin okumaktır. Seviyene göre ücretsiz İngilizce kitaplar:
