Emlak danışmanları ve yatırımcılar için İngilizce

Gayrimenkul İngilizcesi: 100 Temel Terim ve Anlamları

Gayrimenkulün kendine özgü bir iş dili vardır: ilan, yer gösterme, teklif, konut kredisi, tapu ve kira sözleşmesi gibi kavramlar danışmanlar, alıcılar, satıcılar, ev sahipleri ve kiracılar arasındaki hemen her konuşmada geçer. Yabancı müşteriler, uluslararası geliştiriciler ve küresel yatırımcılarla yürütülen işlerin büyük kısmı İngilizcedir; üstelik Amerikan ve İngiliz İngilizcesi aynı aşama için çoğu zaman farklı kelimeler kullanır. Bu sözlük, mülk alım satımının, kiralamanın, finansmanın, değerlemenin ve mülk yönetiminin temel terimlerini sade bir İngilizce ve Türkçeyle açıklıyor. Emlak danışmanları ve yatırımcılar için hazırlandı.

  • 100 terim
  • 11 konu
  • 40 temel terim
  • 208 örnek cümle

Mülk Türleri ve Özellikleri

  • real estateisimgayrimenkul, emlak

    Arazi ve üzerine inşa edilen her şey; konutlar, daireler, ofisler ve dükkanlar gibi. Bu mülklerin alım, satım ve kiralanmasıyla ilgili iş kolunu da anlatır.

  • propertyisimmülk, gayrimenkul

    Özellikle birine ait olan, satılan ya da kiraya verilen bina, arsa veya ikisi birden. İngiliz İngilizcesinde gayrimenkul sektörünün genel adı olarak da kullanılır.

  • square footageisimmetrekare, kullanım alanı

    Bir mülkün taban alanının fit kare cinsinden ölçüsü; ABD'deki ve birçok İngiliz ilanındaki olağan alan ifadesidir.

  • apartmentisimdaire, apartman dairesi

    Daha büyük bir binanın içinde, genellikle tek katta yer alan ve benzer birimlerle birlikte bulunan oturma birimi.

  • detached houseisimmüstakil ev, bağımsız ev

    Komşu binalarla ortak duvarı olmayan, kendi başına duran ve genellikle kendine ait bahçesi bulunan ev.

  • residentialsıfatkonut, konut amaçlı

    İnsanların yaşadığı konutlarla ilgili ya da bunlardan oluşan; ofis, mağaza veya fabrika gibi ticari alanların karşıtı.

  • off-plansıfatprojeden, topraktan

    Bina bitmeden, hatta inşaatına başlanmadan; gerçek mülk yerine projeler, çizimler ve örnek daire üzerinden alınan ya da satılan.

Alım ve Satım

  • real estate agentisimemlak danışmanı, emlakçı

    İnsanların mülk almasına, satmasına ya da kiralamasına yardım eden profesyonel; mülkleri pazarlar, yer gösterir ve fiyat pazarlığını yürütür. Genellikle komisyon karşılığında çalışır.

  • asking priceisimistenen fiyat, ilan fiyatı

    Satıcının mülkü piyasaya çıkarırken belirlediği fiyat. Alıcılar daha düşük, talebin güçlü olduğu dönemlerde ise daha yüksek bir teklif verebilir.

  • offerisimteklif, alım teklifi

    Alıcının bir mülk için ödemeyi resmi olarak önerdiği fiyat; çoğu zaman teslim tarihi ya da olumlu bir teknik inceleme gibi koşullar içerir.

  • closingisimtapu devri, satışın tamamlanması

    Bir mülk satışının son aşaması; kalan bedel ödenir, belgeler imzalanır ve mülkiyet satıcıdan alıcıya geçer.

  • home inspectionisimteknik inceleme, bina ekspertizi

    Satın alma tamamlanmadan önce eğitimli bir uzmanın evin taşıyıcı sistemini, çatısını, tesisatını, elektriğini ve ısıtmasını inceleyerek durumunu ayrıntılı olarak kontrol etmesi.

  • negotiatefiilpazarlık etmek, müzakere etmek

    Her iki tarafın da kabul edebileceği bir anlaşmaya varmak için satışın ya da kiralamanın fiyatını ve koşullarını karşı tarafla görüşmek.

  • counterofferisimkarşı teklif

    Bir teklife yanıt olarak, genellikle farklı bir fiyat ya da koşullarla yapılan yeni öneri; karşı taraf bunu kabul edebilir, reddedebilir ya da yeniden yanıtlayabilir.

  • earnest moneyisimkaparo, kapora

    Alıcının teklifi kabul edildikten kısa süre sonra ciddiyetini göstermek için ödediği para; genellikle üçüncü bir tarafta tutulur ve devir sırasında satış bedelinden düşülür.

  • fall throughphrasal verb (öbek fiil)bozulmak, suya düşmek

    Gerçekleşmemek ya da tamamlanamamak; teklif kabul edildikten sonra satış ya da anlaşma iptal olduğunda söylenir.

  • under offerifadeopsiyonlu, teklif kabul edilmiş

    Sahibi bir teklifi kabul etmiş, ancak satışı henüz hukuken tamamlanmamış satılık mülk için kullanılır.

İlanlar ve Yer Gösterme

  • listingisimilan, portföy

    Bir emlak ofisi ya da internet sitesi aracılığıyla satışa veya kiraya çıkarılan mülk; ya da bu mülkü fotoğraflar, fiyat ve ayrıntılarla anlatan ilan.

  • viewingisimyer gösterme, evi gezme

    Mülkü satın almayı ya da kiralamayı düşünen birinin, genellikle danışman veya mülk sahibi eşliğinde, önceden ayarlanmış bir saatte mülkü gezmesi.

  • open houseisimaçık ev günü, serbest gezme günü

    Satılık bir mülkün, genellikle hafta sonu belirli saatlerde, randevu almadan isteyen herkesin gezebilmesi için açık tutulduğu zaman dilimi.

  • floor planisimkat planı, daire planı

    Bir mülkün odalarını, kapılarını, pencerelerini ve ölçülerini kuşbakışı gösteren çizim.

  • amenitiesisimsosyal olanaklar, site imkanları

    Bir mülkü ya da bölgeyi daha keyifli ve kullanışlı hale getiren ek olanaklar ve özellikler; spor salonu, havuz, otopark ya da yakındaki mağazalar gibi.

  • curb appealisimdış görünüm çekiciliği, ilk izlenim

    Bir mülkün sokaktan bakıldığında ne kadar çekici göründüğü; alıcının daha içeri girmeden edindiği ilk izlenimi belirler.

  • fixer-upperisimtadilat gerektiren ev, bakıma muhtaç ev

    Onarım ya da tadilat gerektiren, kötü durumdaki ev için kullanılan gayriresmi kelime; gereken işler nedeniyle genellikle daha düşük fiyata satılır.

  • exclusive listingisimyetkili portföy, münhasır satış yetkisi

    Bir mülkün belirli bir süre boyunca pazarlanması ve satılması hakkını tek bir danışmana ya da ofise veren anlaşma.

  • virtual tourisimsanal tur, 360 derece tur

    Video ya da 360 derece fotoğraflarla hazırlanan ve mülkü yerinde ziyaret etmeden gezmeyi sağlayan çevrim içi tur.

Konut Kredisi ve Finansman

  • mortgageisimkonut kredisi, ipotekli kredi

    Bir mülkü satın almak için kullanılan ve kredi geri ödenene kadar mülkün kendisinin teminat olarak gösterildiği uzun vadeli kredi.

  • down paymentisimpeşinat, ön ödeme

    Alıcının satın alma bedelinin başta kendi cebinden ödediği kısmı; kalan tutar genellikle konut kredisiyle karşılanır.

  • interest rateisimfaiz oranı

    Kredi verenin borç verdiği para için talep ettiği yüzde; konut kredisinin anapara dışında ne kadara mal olacağını belirler.

  • pre-approvalisimkredi ön onayı, ön onay

    Kredi verenin, alıcının gelirini, borçlarını ve kredi geçmişini inceledikten sonra belirli bir tutara kadar kredi vermeye hazır olduğunu gösteren yazılı beyanı.

  • lenderisimkredi veren kuruluş, banka

    Borç para veren banka ya da başka bir finans kuruluşu; özellikle konut alıcılarına kredi sağlayan kurum.

  • loan-to-value ratioisimkredi/değer oranı, kredilendirme oranı

    Konut kredisi tutarının mülkün değerine oranı; yüzde olarak gösterilir. 250.000 değerindeki bir ev için çekilen 200.000'lik kredi yüzde 80 oranına karşılık gelir.

  • fixed-rate mortgageisimsabit faizli konut kredisi

    Faiz oranı anlaşılan süre boyunca ya da kredinin tamamında değişmeyen, dolayısıyla aylık taksiti sabit kalan konut kredisi.

  • mortgage brokerisimkredi aracısı, kredi danışmanı

    Birçok bankanın kredilerini karşılaştıran ve alıcıların uygun konut kredisini bulup başvurmasına yardım eden aracı; bir ücret karşılığında, bankadan aldığı komisyonla ya da ikisiyle birden çalışır.

  • adjustable-rate mortgageisimdeğişken faizli konut kredisi

    Faiz oranı zaman içinde bir piyasa endeksine bağlı olarak artıp azalabilen, bu nedenle aylık taksiti değişebilen konut kredisi.

  • foreclosureisimipoteğin paraya çevrilmesi, icra yoluyla satış

    Borçlunun konut kredisi taksitlerini ödememesi üzerine kredi verenin mülkü satarak alacağını tahsil ettiği hukuki süreç.

  • equityisimözkaynak, mülkteki net pay

    Mülkün değerinin sahibine gerçekten ait olan kısmı: mülkün güncel piyasa değerinden kalan kredi borcunun düşülmesiyle bulunur.

  • refinancefiilrefinansman yapmak, krediyi yenilemek

    Mevcut konut kredisini yeni bir krediyle değiştirmek; genellikle daha düşük faiz almak, vadeyi değiştirmek ya da mülk karşılığında ek para çekmek için yapılır.

Kiralama

  • landlordisimev sahibi, kiraya veren

    Bir mülkün sahibi olup onu düzenli ödeme karşılığında başkasına kiraya veren kişi ya da şirket.

  • tenantisimkiracı

    Başkasına ait bir mülkte oturmak ya da onu kullanmak için, genellikle bir kira sözleşmesine dayanarak kira ödeyen kişi veya işletme.

  • rentisimkira, kira bedeli

    Kiracının, başkasına ait bir mülkte oturmak ya da onu kullanmak için düzenli olarak, genellikle her ay ödediği para.

  • leaseisimkira sözleşmesi, kiralama

    Mülk sahibinin, belirli bir süre boyunca kira karşılığında mülkü kiracının kullanımına bıraktığı ve iki tarafın hak ve yükümlülüklerini belirleyen hukuki sözleşme.

  • security depositisimdepozito, güvence bedeli

    Kiracının sözleşme başında ödediği, ödenmemiş kira ya da hasar için güvence olarak tutulan ve sözleşme sonunda her şey yolundaysa iade edilen para.

  • furnishedsıfateşyalı, mobilyalı

    İçinde yatak, kanepe ve masa gibi mobilyalarla, çoğu zaman da mutfak eşyalarıyla birlikte kiralanan ya da satılan.

  • evictionisimtahliye, evden çıkarma

    Kiracının mülkten çıkarılmasına yönelik hukuki süreç; örneğin kira ödenmediğinde ya da sözleşme ağır şekilde ihlal edildiğinde başlatılır.

  • utilitiesisimfaturalar, su, elektrik ve doğalgaz

    Bir eve ya da binaya sağlanan elektrik, doğalgaz, su ve çoğu zaman internet gibi temel hizmetler ve bunlar için ödenen faturalar.

  • notice periodisimihbar süresi, fesih bildirimi süresi

    Ev sahibinin ya da kiracının kira sözleşmesini sona erdirmeden önce karşı tarafa önceden haber vermesi gereken süre; örneğin bir ya da iki ay.

  • subletfiilalt kiraya vermek, kiradaki yeri başkasına kiralamak

    Kendi kiraladığınız mülkün tamamını ya da bir kısmını başka birine kiralamak; bu kişi kirayı mülk sahibine değil size öder.

  • move inphrasal verb (öbek fiil)taşınmak, yerleşmek

    Eşyalarınızı götürerek yeni bir eve yerleşmek ya da yeni bir iş yerini kullanmaya başlamak.

Sözleşmeler, Tapu ve Mülkiyet

  • deedisimtapu senedi, tapu

    Bir mülkün mülkiyetini bir kişiden diğerine devreden ya da mülkün kime ait olduğunu kanıtlayan imzalı resmi belge.

  • titleisimmülkiyet hakkı, tapu kaydı

    Bir mülke sahip olma hakkı ve bu hakkın kime ait olduğunu, mülk üzerinde başka birinin hakkı bulunup bulunmadığını gösteren kayıtlar.

  • purchase agreementisimsatış sözleşmesi, satış vaadi sözleşmesi

    Mülkiyet devrinden önce alıcı ile satıcı arasında yapılan ve satışın fiyatını, koşullarını ve tarihlerini belirleyen yazılı sözleşme.

  • contingencyisimşart maddesi, koşul

    Satış sözleşmesine eklenen ve satışın gerçekleşmesi için yerine getirilmesi gereken koşul; örneğin alıcının kredi alabilmesi ya da teknik incelemenin olumlu çıkması.

  • escrowisimemanet hesabı, escrow hesabı

    Tarafsız bir üçüncü kişinin, anlaşmanın tüm koşulları yerine gelene kadar parayı ya da belgeleri elinde tuttuğu ve sonra hak sahibine teslim ettiği düzenleme.

  • conveyancingisimmülkiyet devir işlemleri, tapu devir süreci

    Bir mülkün mülkiyetinin satıcıdan alıcıya devriyle ilgili hukuki işlerin tamamı; tapunun kontrolünden yeni malikin tescil edilmesine kadar uzanır.

  • land registryisimtapu müdürlüğü, tapu sicili

    Arazi ve binaların kime ait olduğunu, üzerlerindeki ipotek ve diğer haklarla birlikte kayıt altına alan resmi kurum ya da veri tabanı.

  • freeholdisimtam mülkiyet, süresiz mülkiyet

    Bir mülkün ve üzerinde bulunduğu arazinin süre sınırı olmadan tamamen sahiplenilmesi. Bu mülkün sahibine freeholder denir.

  • leaseholdisimsüreli mülkiyet, uzun süreli kullanım hakkı

    Genellikle bir dairenin, uzun süreli bir sözleşmeyle belirli sayıda yıl boyunca sahiplenilmesi; bina ve arazi ise başka birine aittir.

  • lienisimşerh, rehin hakkı

    Alacaklı birinin, örneğin bir bankanın, vergi dairesinin ya da müteahhidin mülk üzerindeki hukuki talebi; mülk satılmadan önce genellikle bu borcun ödenmesi gerekir.

  • certificate of occupancyisimiskan, yapı kullanma izin belgesi

    Yerel yönetimin verdiği ve binanın kurallara uygun inşa edildiğini, kullanılmaya ya da içinde yaşanmaya elverişli olduğunu onaylayan resmi belge.

  • zoningisimimar, imar durumu

    Araziyi bölgelere ayıran ve buralarda neyin inşa edilebileceğini, arazinin konut, ticaret ya da sanayi gibi hangi amaçla kullanılabileceğini belirleyen yerel kurallar.

  • power of attorneyisimvekaletname, vekalet

    Bir kişiye başka biri adına işlem yapma yetkisi veren hukuki belge; örneğin mülk sahibi hazır bulunamadığında tapu işlemlerinde imza atmak için kullanılır.

Değerleme ve Ekspertiz

  • appraisalisimekspertiz, değerleme

    Bir mülkün ne kadar ettiğine dair yetkin bir değerleme uzmanının yaptığı profesyonel tahmin; çoğu zaman banka kredi vermeden önce talep eder.

  • market valueisimpiyasa değeri, rayiç değer

    Bir mülkün, istekli ve bilgili bir alıcı ile satıcı arasında, serbest piyasada büyük olasılıkla satılacağı fiyat.

  • comparablesisimemsal, emsal mülkler

    Değerlemesi yapılan mülke büyüklük, konum ve durum bakımından benzeyen ve yakın zamanda satılmış mülkler; olası fiyatın kanıtı olarak kullanılır.

  • valuationisimdeğerleme, değer tespiti

    Bir mülkün ne kadar ettiğine dair profesyonel görüş ya da bu görüşün sonucunda ortaya çıkan rakam. Emlak danışmanları, değerleme uzmanları ve bankalar farklı amaçlarla değerleme yapar.

  • price per square meterisimmetrekare fiyatı, metrekare birim fiyatı

    Bir mülkün fiyatının alanına bölünmesiyle bulunan değer; aynı bölgedeki farklı büyüklükteki evleri karşılaştırmak için kullanılır.

Mülk Yönetimi

  • property managementisimmülk yönetimi, gayrimenkul yönetimi

    Bir mülkün sahibi adına günlük olarak işletilmesi; kiracı bulma, kira tahsili, onarımların ayarlanması ve sorunların çözülmesi gibi işleri kapsar.

  • maintenanceisimbakım, bakım onarım

    Bir binayı ve sistemlerini iyi durumda tutmak için düzenli olarak yapılan işler; sızıntıları gidermek, kombinin bakımını yaptırmak ve boya yapmak gibi.

  • vacancy rateisimboşluk oranı, boş kalma oranı

    Bir binada, portföyde ya da piyasada belirli bir anda boş olan ve kiralanmamış birimlerin yüzde olarak payı.

  • property managerisimmülk yöneticisi, site yöneticisi

    Mülk sahibinin, kiracı bulmaktan kira tahsil etmeye ve onarımları organize etmeye kadar mülkün günlük işlerini yürütmesi için ücret ödediği kişi ya da şirket.

  • homeowners associationisimsite yönetimi, kat malikleri kurulu

    Bir konut sitesini ya da apartmanı yöneten, kurallarını belirleyen ve mülk sahiplerinden düzenli aidat toplayan yapı.

  • wear and tearifadeolağan yıpranma, normal aşınma

    Bir mülkte ve içindeki eşyalarda zamanla günlük kullanım sonucu oluşan olağan hasar; aşınmış halılar ya da solmuş boya gibi.

  • inventoryisimdemirbaş listesi, teslim tutanağı

    Kiralık bir mülkteki eşyaların ve bunların durumunun, çoğu zaman fotoğraflarla desteklenen ayrıntılı listesi; kiracı taşınırken ve ayrılırken kontrol edilir.

Ticari Gayrimenkul

  • commercial real estateisimticari gayrimenkul

    Konut olarak değil, ticari faaliyet için kullanılan gayrimenkul; ofisler, mağazalar, depolar, oteller ve fabrikalar gibi.

  • net operating incomeisimnet faaliyet geliri, net işletme geliri

    Bir mülkün kira ve diğer kaynaklardan elde ettiği yıllık gelirden işletme giderlerinin düşülmesiyle bulunan tutar; kredi ödemeleri ve gelir vergisi düşülmeden önce hesaplanır.

  • cap rateisimkapitalizasyon oranı, getiri oranı

    Capitalization rate'in kısaltması: bir mülkün net faaliyet gelirinin değerine ya da fiyatına bölünmesiyle bulunan oran; gelir getiren binaların getirilerini karşılaştırmak için kullanılır.

  • office spaceisimofis alanı, büro alanı

    Büro işleri için kullanılan ya da kiralık olarak sunulan oda veya katlar; genellikle şirketlere fit kare ya da metrekare üzerinden kiralanır.

  • retail spaceisimperakende alanı, mağaza alanı

    Mal ya da hizmetlerin doğrudan tüketiciye satıldığı ticari alan; dükkanlar, showroomlar ve alışveriş merkezlerindeki birimler gibi.

  • triple net leaseisimnet kira sözleşmesi, giderleri kiracıya ait kiralama

    Kiracının kiraya ek olarak mülkün vergilerini, sigortasını ve bakım giderlerini de ödediği, böylece mülk sahibine neredeyse hiç işletme gideri bırakmayan ticari kira sözleşmesi.

  • fit-outisimiç mekan uygulaması, tefriş

    Ticari bir alanın kullanılabilir hale gelmesi için içinin hazırlanması; bölme duvar ve asma tavan yapımı, aydınlatma, kablolama ve mutfak kurulumu gibi işler.

  • anchor tenantisimlokomotif kiracı, ana kiracı

    Bir alışveriş merkezine ziyaretçi çeken ve küçük kiracıların gelmesini kolaylaştıran süpermarket ya da büyük mağaza gibi tanınmış ve büyük kiracı.

  • break clauseisimerken fesih maddesi, fesih opsiyonu

    Kira sözleşmesinde ev sahibine, kiracıya ya da her ikisine belirli bir tarihte, genellikle önceden bildirimde bulunarak sözleşmeyi erken sona erdirme hakkı tanıyan madde.

Ücretler, Masraflar ve Vergiler

  • commissionisimkomisyon, emlak komisyonu

    Bir danışmanın mülkü satması ya da kiraya vermesi karşılığında aldığı ücret; genellikle satış fiyatının ya da kiranın belirli bir yüzdesidir.

  • property taxisimemlak vergisi

    Mülk sahiplerinin, sahip oldukları arazi ve binaların değeri üzerinden her yıl, genellikle yerel yönetime ödediği vergi.

  • closing costsisimişlem masrafları, tapu ve devir masrafları

    Satış tamamlanırken fiyatın üzerine ödenen ücret ve masraflar; banka masrafları, tapu sigortası, vergiler ve hukuki giderler gibi.

  • stamp dutyisimdamga vergisi, mülk alım vergisi

    İngiltere ve Kuzey İrlanda'da belirli bir fiyatın üzerindeki konut ya da arsayı satın alanların ödediği vergi. Tam adı Stamp Duty Land Tax'tir (SDLT).

  • service chargeisimaidat, ortak gider payı

    Daire ya da ticari birim sahiplerinin veya kiracılarının; temizlik, asansör, güvenlik ve sigorta gibi ortak alan ve hizmetlerin giderleri için düzenli olarak ödediği ücret.

  • capital gains taxisimdeğer artış kazancı vergisi, sermaye kazancı vergisi

    Bir varlığın, örneğin bir mülkün, alış fiyatından daha yüksek bir fiyata satılmasıyla elde edilen kazanç üzerinden alınan vergi.

  • transfer taxisimtapu harcı, devir vergisi

    Bir mülkün mülkiyeti bir kişiden diğerine geçtiğinde alınan ve genellikle satış fiyatının yüzdesi olarak hesaplanan vergi.

  • depreciationisimamortisman, değer kaybı

    Zamanla yaşanan değer kaybı; muhasebe ve vergi alanında ise bir binanın maliyetinin faydalı ömrüne yayılarak gelirden düşülmesi.

Yatırım ve Piyasa

  • buyer's marketifadealıcı piyasası, alıcı lehine piyasa

    Satılık mülk sayısının alıcı sayısından fazla olduğu piyasa koşulları; fiyatlar düşme eğilimindedir ve alıcıların pazarlık gücü artar.

  • seller's marketifadesatıcı piyasası, satıcı lehine piyasa

    Alıcı sayısının satılık mülk sayısından fazla olduğu piyasa koşulları; fiyatlar yükselir, evler çoğu zaman hızla, bazen istenen fiyatın üzerinde satılır.

  • rental yieldisimkira getirisi, kira verimi

    Bir mülkten elde edilen yıllık kiranın, mülkün fiyatına ya da değerine yüzde olarak oranı. 200.000 değerindeki ve yılda 10.000 kira getiren bir evin brüt getirisi yüzde 5'tir.

  • return on investmentisimyatırım getirisi

    Bir yatırımdan elde edilen kazancın yatırılan paraya oranı; genellikle yüzde olarak gösterilir.

  • appreciatefiildeğer kazanmak, değerlenmek

    Bir mülkün ya da başka bir varlığın talep, konum veya yapılan iyileştirmeler sayesinde zamanla değer kazanması.

  • flipfiilal-sat yapmak, kısa vadede alıp satmak

    Bir mülkü satın alıp çoğu zaman hızla yenileyerek kısa süre içinde kazançla yeniden satmak.

  • buy-to-letisimkiraya vermek için satın alma, kira amaçlı yatırım

    Bir mülkü kiracılara kiraya vermek amacıyla satın alma ya da bu amaçla alınmış mülk.

  • REITkısaltmagayrimenkul yatırım ortaklığı, GYO

    Real estate investment trust'ın kısaltması: gelir getiren gayrimenkullere sahip olan ya da bunları finanse eden ve hisseleri genellikle borsada alınıp satılan şirket.

  • portfolioisimportföy, gayrimenkul portföyü

    Bir yatırımcının, şirketin ya da fonun sahip olduğu veya yönettiği mülklerin bütünü.

Mini test: bu terimleri biliyor musun?

Bu sözlükten 10 soru. Her terimin doğru Türkçe karşılığını seç, puanını gör.

Gayrimenkul İngilizcesi nasıl öğrenilir?

  • Bir satışı baştan sona takip edin ve kelimeleri bu sırayla öğrenin: listing, viewing, offer, counteroffer, purchase agreement, inspection, appraisal, closing. Her aşamanın kendi fiilleri vardır: list, book, make, accept, close gibi.
  • Amerikan ve İngiliz İngilizcesindeki kelimeleri çift olarak öğrenin: real estate agent ve estate agent, closing ve completion, down payment ve deposit, appraisal ve valuation, apartment ve flat. Yabancı müşteriler hangi versiyonla büyüdülerse onu kullanır.
  • Her hafta gerçek İngilizce gayrimenkul metinleri okuyun: uluslararası portallardaki ilanlar, emlak şirketlerinin piyasa raporları ve İngilizce gazetelerin emlak sayfaları gibi. Büyüklüğün, durumun ve konumun birkaç kısa kelimeyle nasıl anlatıldığına dikkat edin.
  • Yanıltıcı benzerliklere dikkat edin. Apartment binanın tamamı değil, tek bir dairedir; mortgage yalnızca ipotek değil, konut kredisinin kendisidir; portfolio ise genellikle danışmanın ilanlarını değil, yatırımcının mülklerini anlatır.
  • Müşterilerle kullandığınız kalıpları sesli çalışın: “Is the property still available?”, “Would you like to book a viewing?” ya da “The seller has accepted your offer.” gibi. Kısa ve net cümleler yabancı alıcılarla güven kurmanızı kolaylaştırır.

Sıkça sorulan sorular

Real estate agent, realtor ve estate agent arasındaki fark nedir?

Üçü de insanların mülk almasına, satmasına ya da kiralamasına yardım eden kişileri anlatır. Real estate agent genel Amerikan terimi, estate agent ise İngiliz terimidir. ABD'de Realtor, yalnızca Ulusal Emlakçılar Birliği'ne (National Association of Realtors) üye olanların kullanabildiği tescilli bir unvandır; yine de pek çok kişi bu kelimeyi gevşek bir şekilde her emlak danışmanı için kullanır.

Mortgage, Türkçedeki ipotekle aynı şey mi?

Tam olarak değil. Günlük İngilizcede mortgage, konut kredisinin kendisidir: mortgage çekilir (take out a mortgage) ve her ay taksit ödenir (mortgage payments). Türkçedeki ipotek ise kredinin teminatı olarak tapuya işlenen hakkı anlatır. Yani konut kredisinin İngilizcesi doğrudan mortgage'dır; ipotek bu düzenlemenin yalnızca bir parçasıdır.

Rent ile lease arasındaki fark nedir?

Rent, kiracının genellikle her ay ödediği paradır. Lease ise kira bedelini, kiralama süresini ve iki tarafın kurallarını belirleyen sözleşmedir. İki kelime fiil olarak da kullanılabilir: rent a flat (daire kiralamak), lease an office (ofis kiralamak). İngiliz İngilizcesinde konut kiralama sözleşmesine çoğu zaman tenancy agreement denir.

Amerikan ve İngiliz İngilizcesindeki emlak terimleri neden bu kadar farklı?

İki piyasa farklı yasalar ve farklı satın alma süreçleriyle gelişti; bu yüzden birçok terim de farklıdır: closing ve completion, down payment ve deposit, appraisal ve valuation, apartment ve flat, real estate ve property gibi. Uluslararası raporlar çoğu zaman ikisini karıştırır. Terimleri çift olarak öğrenin ve metnin ya da müşterinin hangi ülkeden geldiğine bakın.

Türkiye'deki gayrimenkul profesyonelleri İngilizce terimleri kullanıyor mu?

Kısmen. Ticari gayrimenkul ve yatırım ekipleri fit-out, cap rate, NOI ve yield gibi İngilizce kelimeleri çoğu zaman olduğu gibi kullanır. Günlük konut işlerinde ise tapu, iskan, kapora ve aidat gibi Türkçe kelimeler standarttır. Yabancı alıcılarla çalışan danışmanların iki grubu da bilmesi ve apartman ile apartment gibi yanıltıcı benzerliklere dikkat etmesi gerekir.

Seviyene uygun okumayla pekiştir

Yeni kelimelerin kalıcı olmasının en hızlı yolu seviyene uygun metin okumaktır. Seviyene göre ücretsiz İngilizce kitaplar: