Gayrimenkul İngilizcesi: 100 Temel Terim ve Anlamları
Gayrimenkulün kendine özgü bir iş dili vardır: ilan, yer gösterme, teklif, konut kredisi, tapu ve kira sözleşmesi gibi kavramlar danışmanlar, alıcılar, satıcılar, ev sahipleri ve kiracılar arasındaki hemen her konuşmada geçer. Yabancı müşteriler, uluslararası geliştiriciler ve küresel yatırımcılarla yürütülen işlerin büyük kısmı İngilizcedir; üstelik Amerikan ve İngiliz İngilizcesi aynı aşama için çoğu zaman farklı kelimeler kullanır. Bu sözlük, mülk alım satımının, kiralamanın, finansmanın, değerlemenin ve mülk yönetiminin temel terimlerini sade bir İngilizce ve Türkçeyle açıklıyor. Emlak danışmanları ve yatırımcılar için hazırlandı.
- 100 terim
- 11 konu
- 40 temel terim
- 208 örnek cümle
Mülk Türleri ve Özellikleri
Arazi ve üzerine inşa edilen her şey; konutlar, daireler, ofisler ve dükkanlar gibi. Bu mülklerin alım, satım ve kiralanmasıyla ilgili iş kolunu da anlatır.
Özellikle birine ait olan, satılan ya da kiraya verilen bina, arsa veya ikisi birden. İngiliz İngilizcesinde gayrimenkul sektörünün genel adı olarak da kullanılır.
Bir mülkün taban alanının fit kare cinsinden ölçüsü; ABD'deki ve birçok İngiliz ilanındaki olağan alan ifadesidir.
Daha büyük bir binanın içinde, genellikle tek katta yer alan ve benzer birimlerle birlikte bulunan oturma birimi.
Komşu binalarla ortak duvarı olmayan, kendi başına duran ve genellikle kendine ait bahçesi bulunan ev.
İnsanların yaşadığı konutlarla ilgili ya da bunlardan oluşan; ofis, mağaza veya fabrika gibi ticari alanların karşıtı.
Bina bitmeden, hatta inşaatına başlanmadan; gerçek mülk yerine projeler, çizimler ve örnek daire üzerinden alınan ya da satılan.
Alım ve Satım
İnsanların mülk almasına, satmasına ya da kiralamasına yardım eden profesyonel; mülkleri pazarlar, yer gösterir ve fiyat pazarlığını yürütür. Genellikle komisyon karşılığında çalışır.
Satıcının mülkü piyasaya çıkarırken belirlediği fiyat. Alıcılar daha düşük, talebin güçlü olduğu dönemlerde ise daha yüksek bir teklif verebilir.
Alıcının bir mülk için ödemeyi resmi olarak önerdiği fiyat; çoğu zaman teslim tarihi ya da olumlu bir teknik inceleme gibi koşullar içerir.
Bir mülk satışının son aşaması; kalan bedel ödenir, belgeler imzalanır ve mülkiyet satıcıdan alıcıya geçer.
Satın alma tamamlanmadan önce eğitimli bir uzmanın evin taşıyıcı sistemini, çatısını, tesisatını, elektriğini ve ısıtmasını inceleyerek durumunu ayrıntılı olarak kontrol etmesi.
Her iki tarafın da kabul edebileceği bir anlaşmaya varmak için satışın ya da kiralamanın fiyatını ve koşullarını karşı tarafla görüşmek.
Bir teklife yanıt olarak, genellikle farklı bir fiyat ya da koşullarla yapılan yeni öneri; karşı taraf bunu kabul edebilir, reddedebilir ya da yeniden yanıtlayabilir.
Alıcının teklifi kabul edildikten kısa süre sonra ciddiyetini göstermek için ödediği para; genellikle üçüncü bir tarafta tutulur ve devir sırasında satış bedelinden düşülür.
Gerçekleşmemek ya da tamamlanamamak; teklif kabul edildikten sonra satış ya da anlaşma iptal olduğunda söylenir.
Sahibi bir teklifi kabul etmiş, ancak satışı henüz hukuken tamamlanmamış satılık mülk için kullanılır.
İlanlar ve Yer Gösterme
Bir emlak ofisi ya da internet sitesi aracılığıyla satışa veya kiraya çıkarılan mülk; ya da bu mülkü fotoğraflar, fiyat ve ayrıntılarla anlatan ilan.
Mülkü satın almayı ya da kiralamayı düşünen birinin, genellikle danışman veya mülk sahibi eşliğinde, önceden ayarlanmış bir saatte mülkü gezmesi.
Satılık bir mülkün, genellikle hafta sonu belirli saatlerde, randevu almadan isteyen herkesin gezebilmesi için açık tutulduğu zaman dilimi.
Bir mülkün odalarını, kapılarını, pencerelerini ve ölçülerini kuşbakışı gösteren çizim.
Bir mülkü ya da bölgeyi daha keyifli ve kullanışlı hale getiren ek olanaklar ve özellikler; spor salonu, havuz, otopark ya da yakındaki mağazalar gibi.
Bir mülkün sokaktan bakıldığında ne kadar çekici göründüğü; alıcının daha içeri girmeden edindiği ilk izlenimi belirler.
Onarım ya da tadilat gerektiren, kötü durumdaki ev için kullanılan gayriresmi kelime; gereken işler nedeniyle genellikle daha düşük fiyata satılır.
Bir mülkün belirli bir süre boyunca pazarlanması ve satılması hakkını tek bir danışmana ya da ofise veren anlaşma.
Video ya da 360 derece fotoğraflarla hazırlanan ve mülkü yerinde ziyaret etmeden gezmeyi sağlayan çevrim içi tur.
Konut Kredisi ve Finansman
Bir mülkü satın almak için kullanılan ve kredi geri ödenene kadar mülkün kendisinin teminat olarak gösterildiği uzun vadeli kredi.
Alıcının satın alma bedelinin başta kendi cebinden ödediği kısmı; kalan tutar genellikle konut kredisiyle karşılanır.
Kredi verenin borç verdiği para için talep ettiği yüzde; konut kredisinin anapara dışında ne kadara mal olacağını belirler.
Kredi verenin, alıcının gelirini, borçlarını ve kredi geçmişini inceledikten sonra belirli bir tutara kadar kredi vermeye hazır olduğunu gösteren yazılı beyanı.
Borç para veren banka ya da başka bir finans kuruluşu; özellikle konut alıcılarına kredi sağlayan kurum.
Konut kredisi tutarının mülkün değerine oranı; yüzde olarak gösterilir. 250.000 değerindeki bir ev için çekilen 200.000'lik kredi yüzde 80 oranına karşılık gelir.
Faiz oranı anlaşılan süre boyunca ya da kredinin tamamında değişmeyen, dolayısıyla aylık taksiti sabit kalan konut kredisi.
Birçok bankanın kredilerini karşılaştıran ve alıcıların uygun konut kredisini bulup başvurmasına yardım eden aracı; bir ücret karşılığında, bankadan aldığı komisyonla ya da ikisiyle birden çalışır.
Faiz oranı zaman içinde bir piyasa endeksine bağlı olarak artıp azalabilen, bu nedenle aylık taksiti değişebilen konut kredisi.
Borçlunun konut kredisi taksitlerini ödememesi üzerine kredi verenin mülkü satarak alacağını tahsil ettiği hukuki süreç.
Mülkün değerinin sahibine gerçekten ait olan kısmı: mülkün güncel piyasa değerinden kalan kredi borcunun düşülmesiyle bulunur.
Mevcut konut kredisini yeni bir krediyle değiştirmek; genellikle daha düşük faiz almak, vadeyi değiştirmek ya da mülk karşılığında ek para çekmek için yapılır.
Kiralama
Bir mülkün sahibi olup onu düzenli ödeme karşılığında başkasına kiraya veren kişi ya da şirket.
Başkasına ait bir mülkte oturmak ya da onu kullanmak için, genellikle bir kira sözleşmesine dayanarak kira ödeyen kişi veya işletme.
Kiracının, başkasına ait bir mülkte oturmak ya da onu kullanmak için düzenli olarak, genellikle her ay ödediği para.
Mülk sahibinin, belirli bir süre boyunca kira karşılığında mülkü kiracının kullanımına bıraktığı ve iki tarafın hak ve yükümlülüklerini belirleyen hukuki sözleşme.
Kiracının sözleşme başında ödediği, ödenmemiş kira ya da hasar için güvence olarak tutulan ve sözleşme sonunda her şey yolundaysa iade edilen para.
İçinde yatak, kanepe ve masa gibi mobilyalarla, çoğu zaman da mutfak eşyalarıyla birlikte kiralanan ya da satılan.
Kiracının mülkten çıkarılmasına yönelik hukuki süreç; örneğin kira ödenmediğinde ya da sözleşme ağır şekilde ihlal edildiğinde başlatılır.
Bir eve ya da binaya sağlanan elektrik, doğalgaz, su ve çoğu zaman internet gibi temel hizmetler ve bunlar için ödenen faturalar.
Ev sahibinin ya da kiracının kira sözleşmesini sona erdirmeden önce karşı tarafa önceden haber vermesi gereken süre; örneğin bir ya da iki ay.
Kendi kiraladığınız mülkün tamamını ya da bir kısmını başka birine kiralamak; bu kişi kirayı mülk sahibine değil size öder.
Eşyalarınızı götürerek yeni bir eve yerleşmek ya da yeni bir iş yerini kullanmaya başlamak.
Sözleşmeler, Tapu ve Mülkiyet
Bir mülkün mülkiyetini bir kişiden diğerine devreden ya da mülkün kime ait olduğunu kanıtlayan imzalı resmi belge.
Bir mülke sahip olma hakkı ve bu hakkın kime ait olduğunu, mülk üzerinde başka birinin hakkı bulunup bulunmadığını gösteren kayıtlar.
Mülkiyet devrinden önce alıcı ile satıcı arasında yapılan ve satışın fiyatını, koşullarını ve tarihlerini belirleyen yazılı sözleşme.
Satış sözleşmesine eklenen ve satışın gerçekleşmesi için yerine getirilmesi gereken koşul; örneğin alıcının kredi alabilmesi ya da teknik incelemenin olumlu çıkması.
Tarafsız bir üçüncü kişinin, anlaşmanın tüm koşulları yerine gelene kadar parayı ya da belgeleri elinde tuttuğu ve sonra hak sahibine teslim ettiği düzenleme.
Bir mülkün mülkiyetinin satıcıdan alıcıya devriyle ilgili hukuki işlerin tamamı; tapunun kontrolünden yeni malikin tescil edilmesine kadar uzanır.
Arazi ve binaların kime ait olduğunu, üzerlerindeki ipotek ve diğer haklarla birlikte kayıt altına alan resmi kurum ya da veri tabanı.
Bir mülkün ve üzerinde bulunduğu arazinin süre sınırı olmadan tamamen sahiplenilmesi. Bu mülkün sahibine freeholder denir.
Genellikle bir dairenin, uzun süreli bir sözleşmeyle belirli sayıda yıl boyunca sahiplenilmesi; bina ve arazi ise başka birine aittir.
Alacaklı birinin, örneğin bir bankanın, vergi dairesinin ya da müteahhidin mülk üzerindeki hukuki talebi; mülk satılmadan önce genellikle bu borcun ödenmesi gerekir.
Yerel yönetimin verdiği ve binanın kurallara uygun inşa edildiğini, kullanılmaya ya da içinde yaşanmaya elverişli olduğunu onaylayan resmi belge.
Araziyi bölgelere ayıran ve buralarda neyin inşa edilebileceğini, arazinin konut, ticaret ya da sanayi gibi hangi amaçla kullanılabileceğini belirleyen yerel kurallar.
Bir kişiye başka biri adına işlem yapma yetkisi veren hukuki belge; örneğin mülk sahibi hazır bulunamadığında tapu işlemlerinde imza atmak için kullanılır.
Değerleme ve Ekspertiz
Bir mülkün ne kadar ettiğine dair yetkin bir değerleme uzmanının yaptığı profesyonel tahmin; çoğu zaman banka kredi vermeden önce talep eder.
Bir mülkün, istekli ve bilgili bir alıcı ile satıcı arasında, serbest piyasada büyük olasılıkla satılacağı fiyat.
Değerlemesi yapılan mülke büyüklük, konum ve durum bakımından benzeyen ve yakın zamanda satılmış mülkler; olası fiyatın kanıtı olarak kullanılır.
Bir mülkün ne kadar ettiğine dair profesyonel görüş ya da bu görüşün sonucunda ortaya çıkan rakam. Emlak danışmanları, değerleme uzmanları ve bankalar farklı amaçlarla değerleme yapar.
Bir mülkün fiyatının alanına bölünmesiyle bulunan değer; aynı bölgedeki farklı büyüklükteki evleri karşılaştırmak için kullanılır.
Mülk Yönetimi
Bir mülkün sahibi adına günlük olarak işletilmesi; kiracı bulma, kira tahsili, onarımların ayarlanması ve sorunların çözülmesi gibi işleri kapsar.
Bir binayı ve sistemlerini iyi durumda tutmak için düzenli olarak yapılan işler; sızıntıları gidermek, kombinin bakımını yaptırmak ve boya yapmak gibi.
Bir binada, portföyde ya da piyasada belirli bir anda boş olan ve kiralanmamış birimlerin yüzde olarak payı.
Mülk sahibinin, kiracı bulmaktan kira tahsil etmeye ve onarımları organize etmeye kadar mülkün günlük işlerini yürütmesi için ücret ödediği kişi ya da şirket.
Bir konut sitesini ya da apartmanı yöneten, kurallarını belirleyen ve mülk sahiplerinden düzenli aidat toplayan yapı.
Bir mülkte ve içindeki eşyalarda zamanla günlük kullanım sonucu oluşan olağan hasar; aşınmış halılar ya da solmuş boya gibi.
Kiralık bir mülkteki eşyaların ve bunların durumunun, çoğu zaman fotoğraflarla desteklenen ayrıntılı listesi; kiracı taşınırken ve ayrılırken kontrol edilir.
Ticari Gayrimenkul
Konut olarak değil, ticari faaliyet için kullanılan gayrimenkul; ofisler, mağazalar, depolar, oteller ve fabrikalar gibi.
Bir mülkün kira ve diğer kaynaklardan elde ettiği yıllık gelirden işletme giderlerinin düşülmesiyle bulunan tutar; kredi ödemeleri ve gelir vergisi düşülmeden önce hesaplanır.
Capitalization rate'in kısaltması: bir mülkün net faaliyet gelirinin değerine ya da fiyatına bölünmesiyle bulunan oran; gelir getiren binaların getirilerini karşılaştırmak için kullanılır.
Büro işleri için kullanılan ya da kiralık olarak sunulan oda veya katlar; genellikle şirketlere fit kare ya da metrekare üzerinden kiralanır.
Mal ya da hizmetlerin doğrudan tüketiciye satıldığı ticari alan; dükkanlar, showroomlar ve alışveriş merkezlerindeki birimler gibi.
Kiracının kiraya ek olarak mülkün vergilerini, sigortasını ve bakım giderlerini de ödediği, böylece mülk sahibine neredeyse hiç işletme gideri bırakmayan ticari kira sözleşmesi.
Ticari bir alanın kullanılabilir hale gelmesi için içinin hazırlanması; bölme duvar ve asma tavan yapımı, aydınlatma, kablolama ve mutfak kurulumu gibi işler.
Bir alışveriş merkezine ziyaretçi çeken ve küçük kiracıların gelmesini kolaylaştıran süpermarket ya da büyük mağaza gibi tanınmış ve büyük kiracı.
Kira sözleşmesinde ev sahibine, kiracıya ya da her ikisine belirli bir tarihte, genellikle önceden bildirimde bulunarak sözleşmeyi erken sona erdirme hakkı tanıyan madde.
Ücretler, Masraflar ve Vergiler
Bir danışmanın mülkü satması ya da kiraya vermesi karşılığında aldığı ücret; genellikle satış fiyatının ya da kiranın belirli bir yüzdesidir.
Mülk sahiplerinin, sahip oldukları arazi ve binaların değeri üzerinden her yıl, genellikle yerel yönetime ödediği vergi.
Satış tamamlanırken fiyatın üzerine ödenen ücret ve masraflar; banka masrafları, tapu sigortası, vergiler ve hukuki giderler gibi.
İngiltere ve Kuzey İrlanda'da belirli bir fiyatın üzerindeki konut ya da arsayı satın alanların ödediği vergi. Tam adı Stamp Duty Land Tax'tir (SDLT).
Daire ya da ticari birim sahiplerinin veya kiracılarının; temizlik, asansör, güvenlik ve sigorta gibi ortak alan ve hizmetlerin giderleri için düzenli olarak ödediği ücret.
Bir varlığın, örneğin bir mülkün, alış fiyatından daha yüksek bir fiyata satılmasıyla elde edilen kazanç üzerinden alınan vergi.
Bir mülkün mülkiyeti bir kişiden diğerine geçtiğinde alınan ve genellikle satış fiyatının yüzdesi olarak hesaplanan vergi.
Zamanla yaşanan değer kaybı; muhasebe ve vergi alanında ise bir binanın maliyetinin faydalı ömrüne yayılarak gelirden düşülmesi.
Yatırım ve Piyasa
Satılık mülk sayısının alıcı sayısından fazla olduğu piyasa koşulları; fiyatlar düşme eğilimindedir ve alıcıların pazarlık gücü artar.
Alıcı sayısının satılık mülk sayısından fazla olduğu piyasa koşulları; fiyatlar yükselir, evler çoğu zaman hızla, bazen istenen fiyatın üzerinde satılır.
Bir mülkten elde edilen yıllık kiranın, mülkün fiyatına ya da değerine yüzde olarak oranı. 200.000 değerindeki ve yılda 10.000 kira getiren bir evin brüt getirisi yüzde 5'tir.
Bir yatırımdan elde edilen kazancın yatırılan paraya oranı; genellikle yüzde olarak gösterilir.
Bir mülkün ya da başka bir varlığın talep, konum veya yapılan iyileştirmeler sayesinde zamanla değer kazanması.
Bir mülkü satın alıp çoğu zaman hızla yenileyerek kısa süre içinde kazançla yeniden satmak.
Bir mülkü kiracılara kiraya vermek amacıyla satın alma ya da bu amaçla alınmış mülk.
Real estate investment trust'ın kısaltması: gelir getiren gayrimenkullere sahip olan ya da bunları finanse eden ve hisseleri genellikle borsada alınıp satılan şirket.
Bir yatırımcının, şirketin ya da fonun sahip olduğu veya yönettiği mülklerin bütünü.
Mini test: bu terimleri biliyor musun?
Bu sözlükten 10 soru. Her terimin doğru Türkçe karşılığını seç, puanını gör.
Gayrimenkul İngilizcesi nasıl öğrenilir?
- Bir satışı baştan sona takip edin ve kelimeleri bu sırayla öğrenin: listing, viewing, offer, counteroffer, purchase agreement, inspection, appraisal, closing. Her aşamanın kendi fiilleri vardır: list, book, make, accept, close gibi.
- Amerikan ve İngiliz İngilizcesindeki kelimeleri çift olarak öğrenin: real estate agent ve estate agent, closing ve completion, down payment ve deposit, appraisal ve valuation, apartment ve flat. Yabancı müşteriler hangi versiyonla büyüdülerse onu kullanır.
- Her hafta gerçek İngilizce gayrimenkul metinleri okuyun: uluslararası portallardaki ilanlar, emlak şirketlerinin piyasa raporları ve İngilizce gazetelerin emlak sayfaları gibi. Büyüklüğün, durumun ve konumun birkaç kısa kelimeyle nasıl anlatıldığına dikkat edin.
- Yanıltıcı benzerliklere dikkat edin. Apartment binanın tamamı değil, tek bir dairedir; mortgage yalnızca ipotek değil, konut kredisinin kendisidir; portfolio ise genellikle danışmanın ilanlarını değil, yatırımcının mülklerini anlatır.
- Müşterilerle kullandığınız kalıpları sesli çalışın: “Is the property still available?”, “Would you like to book a viewing?” ya da “The seller has accepted your offer.” gibi. Kısa ve net cümleler yabancı alıcılarla güven kurmanızı kolaylaştırır.
Sıkça sorulan sorular
Real estate agent, realtor ve estate agent arasındaki fark nedir?
Üçü de insanların mülk almasına, satmasına ya da kiralamasına yardım eden kişileri anlatır. Real estate agent genel Amerikan terimi, estate agent ise İngiliz terimidir. ABD'de Realtor, yalnızca Ulusal Emlakçılar Birliği'ne (National Association of Realtors) üye olanların kullanabildiği tescilli bir unvandır; yine de pek çok kişi bu kelimeyi gevşek bir şekilde her emlak danışmanı için kullanır.
Mortgage, Türkçedeki ipotekle aynı şey mi?
Tam olarak değil. Günlük İngilizcede mortgage, konut kredisinin kendisidir: mortgage çekilir (take out a mortgage) ve her ay taksit ödenir (mortgage payments). Türkçedeki ipotek ise kredinin teminatı olarak tapuya işlenen hakkı anlatır. Yani konut kredisinin İngilizcesi doğrudan mortgage'dır; ipotek bu düzenlemenin yalnızca bir parçasıdır.
Rent ile lease arasındaki fark nedir?
Rent, kiracının genellikle her ay ödediği paradır. Lease ise kira bedelini, kiralama süresini ve iki tarafın kurallarını belirleyen sözleşmedir. İki kelime fiil olarak da kullanılabilir: rent a flat (daire kiralamak), lease an office (ofis kiralamak). İngiliz İngilizcesinde konut kiralama sözleşmesine çoğu zaman tenancy agreement denir.
Amerikan ve İngiliz İngilizcesindeki emlak terimleri neden bu kadar farklı?
İki piyasa farklı yasalar ve farklı satın alma süreçleriyle gelişti; bu yüzden birçok terim de farklıdır: closing ve completion, down payment ve deposit, appraisal ve valuation, apartment ve flat, real estate ve property gibi. Uluslararası raporlar çoğu zaman ikisini karıştırır. Terimleri çift olarak öğrenin ve metnin ya da müşterinin hangi ülkeden geldiğine bakın.
Türkiye'deki gayrimenkul profesyonelleri İngilizce terimleri kullanıyor mu?
Kısmen. Ticari gayrimenkul ve yatırım ekipleri fit-out, cap rate, NOI ve yield gibi İngilizce kelimeleri çoğu zaman olduğu gibi kullanır. Günlük konut işlerinde ise tapu, iskan, kapora ve aidat gibi Türkçe kelimeler standarttır. Yabancı alıcılarla çalışan danışmanların iki grubu da bilmesi ve apartman ile apartment gibi yanıltıcı benzerliklere dikkat etmesi gerekir.
İlgili alanlar
Seviyene uygun okumayla pekiştir
Yeni kelimelerin kalıcı olmasının en hızlı yolu seviyene uygun metin okumaktır. Seviyene göre ücretsiz İngilizce kitaplar:
