Yatırımcılar ve borsacılar için İngilizce

Borsa ve Yatırım İngilizcesi: 100 Temel Terim ve Anlamları

Küresel piyasaların ortak dili İngilizcedir: şirket açıklamaları, analist raporları, fon belgeleri, işlem platformları ve finans haberleri aynı temel kelimeleri kullanır. Bu sözlük, hisse senetlerinden tahvillere ve borsa yatırım fonlarına, emir türlerinden değerleme çarpanlarına, riskten piyasa haberlerine kadar yatırımcıların ve borsacıların her gün karşılaştığı terimleri doğal Türkçe karşılıkları ve gerçekçi örneklerle açıklar. Yalnızca terimleri anlatır; hiçbir yatırım için tavsiye vermez.

  • 100 terim
  • 11 konu
  • 48 temel terim
  • 200 örnek cümle

Hisse Senetleri

  • stockisimhisse senedi, hisse

    Sahibine bir şirketin küçük bir bölümünün ortaklığını veren yatırım aracı. Kelime, belirli bir şirketin hisselerini anlatmak için de kullanılır.

  • shareisimpay, hisse

    Bir şirketin ortaklığının bölündüğü eşit birimlerden her biri. Pay sahibi olan kişi, şirketin bir bölümüne ortak olmuş olur.

  • share priceisimhisse fiyatı, pay fiyatı

    Bir şirketin tek bir payının belirli bir anda piyasada ne kadara alınıp satıldığını gösteren, alıcı ve satıcıların emirleriyle oluşan tutar.

  • IPOkısaltmahalka arz, ilk halka arz

    Initial public offering (ilk halka arz) kısaltması: özel bir şirketin paylarını ilk kez kamuya satması ve borsada işlem görmeye başlaması.

  • shareholderisimpay sahibi, hissedar

    Bir şirketin bir ya da daha fazla payına sahip olan ve böylece şirkete ortak olan kişi veya kurum; oy kullanma ve temettü alma gibi haklara sahiptir.

  • equityisimhisse senedi, özkaynak

    Bir şirketteki pay biçimindeki ortaklık. Muhasebede ise varlıklardan tüm borçlar düşüldükten sonra ortaklara kalan değer anlamına gelir.

  • ticker symbolisimhisse kodu, işlem kodu

    Bir şirketin borsadaki paylarını tanımlayan, işlem ekranlarında ve fiyat listelerinde kullanılan kısa harf kodu.

  • blue-chip stockisimbirinci sınıf hisse, büyük ve köklü şirket hissesi

    Uzun süredir istikrarlı kar elde eden, genellikle düzenli temettü dağıtan büyük, tanınmış ve finansal açıdan güçlü bir şirketin hissesi.

  • listed companyisimborsada işlem gören şirket, halka açık şirket

    Payları bir borsada resmen işlem görmeye kabul edilmiş şirket; herkes bu payları alıp satabilir ve şirket düzenli olarak bilgi açıklamak zorundadır.

  • free floatisimhalka açıklık oranı, fiili dolaşımdaki pay oranı

    Bir şirketin paylarının, hakim ortakların, devletin ya da uzun vadeli diğer sahiplerin elindekiler hariç, piyasada fiilen alınıp satılabilen bölümü.

  • growth stockisimbüyüme hissesi, büyüme odaklı hisse

    Satışlarının ve karlarının ortalamadan çok daha hızlı büyümesi beklenen, kazancını yeniden yatırıma yönlendirdiği için genellikle az temettü dağıtan ya da hiç dağıtmayan bir şirketin hissesi.

  • small-capsıfatküçük ölçekli, düşük piyasa değerli

    Piyasa değeri görece küçük olan bir şirketi ya da onun hisselerini tanımlar. Kesin sınır piyasaya ve endeks sağlayıcıya göre değişir.

Tahviller ve Sabit Getirili Ürünler

  • bondisimtahvil, borçlanma aracı

    Yatırımcının bir devlete ya da şirkete verdiği borç. İhraççı genellikle düzenli faiz öder ve anaparayı belirli bir tarihte geri verir.

  • yieldisimgetiri, verim

    Bir yatırımın sağladığı gelirin, fiyatına oranla yıllık yüzde olarak ifadesi. Tahvillerde, bugünkü fiyattan alındığında yatırımcının elde edeceği getiriyi anlatır.

  • couponisimkupon, kupon faizi

    Bir tahvilin düzenli faiz ödemesi ya da tahvilin nominal değeri üzerinden her yıl ödediği, ihraç sırasında belirlenen faiz oranı.

  • maturityisimvade, vade sonu

    Bir tahvilin ya da başka bir borcun tamamen geri ödenmesi gereken tarih veya o tarihe kadar kalan süre.

  • government bondisimdevlet tahvili, hazine tahvili

    Bir ülke hükümetinin borçlanmak için ihraç ettiği, faiz ödeyen ve vade sonunda anaparayı geri veren tahvil. Kendi para biriminde genellikle en güvenli yatırımlardan biri olarak görülür.

  • corporate bondisimşirket tahvili, özel sektör tahvili

    Bir şirketin kaynak toplamak için ihraç ettiği tahvil. Şirketin ödeme yapamama riski daha yüksek olduğu için genellikle devlet tahvilinden daha yüksek getiri sağlar.

  • credit ratingisimkredi notu, kredi derecelendirme notu

    S&P, Moody's ya da Fitch gibi bir kuruluşun, bir devletin ya da şirketin borçlarını zamanında ödeme olasılığını gösteren notu.

  • fixed incomeisimsabit getirili menkul kıymetler, sabit getirili ürünler

    Tahvil ve bono gibi, belirli bir takvime göre düzenli ve önceden belirlenmiş faiz ödeyen ve vade sonunda anaparayı geri veren yatırımlar.

  • defaultisimtemerrüt, borcunu ödeyememe

    Şirket ya da devlet gibi bir borçlunun, borcunun faizini veya anaparasını zamanında ödeyememesi ya da borç sözleşmesinin diğer şartlarını yerine getirememesi.

Yatırım Fonları ve Borsa Yatırım Fonları

  • ETFkısaltmaborsa yatırım fonu, BYF

    Exchange-traded fund (borsa yatırım fonu) kısaltması: çoğunlukla bir endeksi izleyen, bir varlık sepetine yatırım yapan ve payları borsada tıpkı hisse senedi gibi alınıp satılan fon.

  • mutual fundisimyatırım fonu, fon

    Birçok yatırımcıdan topladığı parayı hisse senedi, tahvil ve diğer varlıklardan oluşan bir karışıma yatıran, profesyonellerce yönetilen ve günde bir kez fiyatlanan fon.

  • index fundisimendeks fonu

    Bir piyasa endeksini geçmeye çalışmak yerine aynı menkul kıymetleri aynı oranlarda tutarak endeksin performansını yakalamayı amaçlayan fon.

  • expense ratioisimtoplam gider oranı, fon gider oranı

    Bir fonun yıllık işletme maliyetinin, fona yatırılan paraya oranla yüzde olarak ifadesi. Fon varlıklarından düşüldüğü için yatırımcının getirisini azaltır.

  • net asset valueisimnet varlık değeri, birim pay değeri

    Bir fonun varlıklarından yükümlülüklerinin çıkarılmasıyla bulunan değer; genellikle pay sayısına bölünerek fonun bir payının fiyatı elde edilir.

  • hedge fundisimserbest fon, hedge fon

    Varlıklı ya da profesyonel yatırımcılara yönelik, açığa satış, kaldıraç ve türev ürünler gibi esnek stratejiler kullanabilen, özel olarak yönetilen yatırım fonu.

  • passive investingisimpasif yatırım, endeks bazlı yatırım

    Tek tek hisse seçmek ya da piyasa zamanlaması yapmak yerine bir piyasa endeksini izleyen fonları alıp uzun süre elde tutma stratejisi.

Emirler ve Alım Satım

  • brokerisimaracı kurum, yatırım kuruluşu

    Müşterileri adına hisse senedi ve diğer menkul kıymetleri alıp satan ve bunun karşılığında genellikle komisyon alan kişi ya da kurum.

  • market orderisimpiyasa emri, piyasa fiyatından emir

    Bir menkul kıymeti fiyat sınırı koymadan, o anda piyasada bulunan en iyi fiyattan hemen almak ya da satmak için verilen talimat.

  • limit orderisimlimit emir, limitli emir

    Belirlenen fiyattan ya da daha düşüğünden almak veya belirlenen fiyattan ya da daha yükseğinden satmak için verilen talimat. Emir yalnızca piyasa o fiyata ulaşırsa gerçekleşir.

  • stop-loss orderisimzarar durdur emri, stop-loss emri

    Bir menkul kıymetin fiyatı belirlenen seviyeye düştüğünde otomatik olarak satış yapan ve yatırımcının bir pozisyonda uğrayabileceği zararı sınırlamak için kullanılan emir.

  • bid-ask spreadisimalış-satış farkı, makas

    Belirli bir anda bir menkul kıymet için alıcının verdiği en yüksek fiyat (alış/bid) ile satıcının kabul ettiği en düşük fiyat (satış/ask) arasındaki fark.

  • trading volumeisimişlem hacmi, hacim

    Belirli bir dönemde, örneğin bir günde, el değiştiren hisse ya da sözleşme sayısı veya bunların toplam değeri.

  • brokerage accountisimyatırım hesabı, aracı kurum hesabı

    Aracı kurumda açılan, nakdinizi ve yatırımlarınızı tutan ve hisse senedi, tahvil, fon ve diğer menkul kıymetleri alıp satmanızı sağlayan hesap.

  • long positionisimuzun pozisyon, alış pozisyonu

    Fiyatının yükseleceği beklentisiyle bir menkul kıymete sahip olma durumu. Fiyat yükselirse kazanılır, düşerse kaybedilir.

  • short sellingisimaçığa satış, short işlem

    Ödünç alınan payları, daha sonra daha düşük fiyattan geri alıp iade etmek umuduyla satmak; böylece satıcı fiyat düşüşünden kazanç sağlar.

  • margin tradingisimkredili işlem, kredili alım

    Menkul kıymetleri kısmen aracı kurumdan borç alınan parayla satın almak; hesaptaki yatırımlar bu borcun teminatı olarak kullanılır.

  • leverageisimkaldıraç, borçla finansman

    Kendi paranızın izin verdiğinden daha büyük bir yatırımı kontrol etmek için borç para ya da finansal ürünler kullanmak; bu, olası kazancı da zararı da büyütür.

  • day tradingisimgün içi işlem, günlük al-sat

    Menkul kıymetleri aynı işlem günü içinde alıp satarak küçük fiyat hareketlerinden kazanç sağlamaya çalışmak ve tüm pozisyonları piyasa kapanmadan kapatmak.

  • commissionisimkomisyon, aracılık komisyonu

    Aracı kurumun bir alım ya da satım emrini gerçekleştirmesi karşılığında aldığı, işlem başına sabit tutar ya da işlem değerinin yüzdesi şeklinde olabilen ücret.

  • settlementisimtakas, takas ve mutabakat

    Bir işlemin son aşaması; alıcı parayı öder, satıcı menkul kıymetleri teslim eder ve mülkiyet devri tamamlanır.

Piyasalar ve Endeksler

  • stock marketisimborsa, hisse senedi piyasası

    Şirket hisselerinin alınıp satıldığı sistemin bütünü; borsaları, yatırımcıları ve bunların oluşturduğu fiyatları kapsar.

  • stock exchangeisimborsa, menkul kıymetler borsası

    Hisse senetleri ve diğer menkul kıymetlerin kote edildiği ve işlem gördüğü düzenlenmiş piyasayı işleten kurum; Borsa İstanbul ya da New York Borsası gibi.

  • investorisimyatırımcı

    Zaman içinde kar ya da gelir elde etmek umuduyla parasını hisse senedi, tahvil, fon veya başka varlıklara yatıran kişi ya da kurum.

  • indexisimendeks, borsa endeksi

    Seçilmiş bir grup hisse senedinin ya da tahvilin fiyatlarının zaman içindeki değişimini gösteren ve tüm piyasayı veya bir sektörü ölçmek için kullanılan sayı.

  • liquidityisimlikidite, nakde çevrilebilirlik

    Bir varlığın fiyatında büyük bir değişiklik olmadan ne kadar kolay ve hızlı alınıp satılabildiği. Likit bir piyasada çok sayıda alıcı ve satıcı bulunur.

  • sectorisimsektör, endüstri grubu

    Bankacılık, enerji ya da teknoloji gibi benzer işlerde faaliyet gösteren şirketler grubu; şirketleri karşılaştırmak ve piyasanın belirli bölümlerini izlemek için kullanılır.

  • benchmarkisimkarşılaştırma ölçütü, eşik değer

    Bir fonun, portföyün ya da yatırım yöneticisinin performansının karşılaştırıldığı ölçüt; genellikle bir piyasa endeksidir.

  • emerging marketsisimgelişmekte olan piyasalar, yükselen piyasalar

    Ekonomileri büyüyen ve gelişen, ancak hala gelişmiş piyasalara göre daha riskli görülen ülkelerin finansal piyasaları.

  • insider tradingisimiçeriden bilgi ticareti, bilgi suistimali

    Henüz kamuya açıklanmamış önemli bir bilgiyi kullanarak bir şirketin paylarını alıp satmak; çoğu ülkede suçtur.

Değerleme ve Çarpanlar

  • market capitalizationisimpiyasa değeri, piyasa kapitalizasyonu

    Bir şirketin tüm paylarının piyasadaki toplam değeri; hisse fiyatının toplam pay sayısıyla çarpılmasıyla bulunur.

  • P/E ratioisimfiyat/kazanç oranı, F/K oranı

    Price-to-earnings ratio (fiyat/kazanç oranı) kısaltması: hisse fiyatının hisse başına kara bölünmesiyle bulunur. Yatırımcıların yıllık karın her bir birimi için ne kadar ödediğini gösterir.

  • earnings per shareisimhisse başına kar, pay başına kar

    Bir şirketin belirli bir dönemdeki net karının pay sayısına bölünmesiyle bulunan değer. Her bir paya ne kadar kar düştüğünü gösterir.

  • book valueisimdefter değeri, özkaynak değeri

    Bir şirketin bilançosuna göre değeri: toplam varlıklardan toplam yükümlülüklerin çıkarılmasıyla bulunur. Kayıtlarda görünen özkaynak tutarıdır.

  • price-to-book ratioisimpiyasa değeri/defter değeri oranı, PD/DD oranı

    Hisse fiyatının hisse başına defter değerine ya da piyasa değerinin defter değerine bölünmesiyle bulunan oran. Piyasa değerini muhasebe değeriyle karşılaştırır.

  • overvaluedsıfataşırı değerlenmiş, pahalı

    Kar, büyüme ya da varlıklar gibi ölçütlere göre tahmin edilen gerçek değerinin üzerinde fiyatlanan. Kanıtlanmış bir gerçeği değil, bir görüşü anlatır.

  • undervaluedsıfatdeğerinin altında, ucuz

    Kar, varlıklar, nakit akışı ya da büyüme beklentisi gibi ölçütlere göre tahmin edilen gerçek değerinin altında fiyatlanan. 'Overvalued' gibi bu da bir yargıdır.

  • return on equityisimözkaynak karlılığı, özsermaye karlılığı

    Bir şirketin net karının özkaynaklarına bölünmesiyle bulunan ve yüzde olarak ifade edilen oran. Şirketin ortakların koyduğu sermaye ile ne kadar kar ürettiğini ölçer.

Temettü ve Sermaye İşlemleri

  • dividendisimtemettü, kar payı

    Bir şirketin karının, genellikle nakit olarak ve her pay için belirli bir tutar şeklinde ortaklarına dağıtılan bölümü.

  • dividend yieldisimtemettü verimi, kar payı verimi

    Bir şirketin pay başına yıllık temettüsünün güncel hisse fiyatına bölünmesiyle bulunan ve yüzde olarak gösterilen oran. Hissenin fiyatına göre ne kadar gelir sağladığını gösterir.

  • stock splitisimhisse bölünmesi, pay bölünmesi

    Bir şirketin mevcut her payı birden fazla yeni paya bölme kararı. Hisse fiyatı aynı oranda düştüğü için toplam değer değişmez.

  • share buybackisimpay geri alımı, hisse geri alımı

    Bir şirketin kendi paylarını piyasadan geri satın alması; bu, dolaşımdaki pay sayısını azaltır ve ortaklara temettüden farklı bir yolla nakit döndürür.

  • rights issueisimbedelli sermaye artırımı, bedelli

    Borsada işlem gören bir şirketin, mevcut ortaklarına ellerindeki pay oranında ve genellikle iskontolu fiyattan yeni pay alma hakkı tanıyarak yeni kaynak toplama yöntemi.

  • bonus issueisimbedelsiz sermaye artırımı, bedelsiz pay dağıtımı

    Genellikle yedeklerin ya da dağıtılmamış karların sermayeye eklenmesiyle, mevcut ortaklara payları oranında ücretsiz verilen yeni paylar.

  • ex-dividend dateisimtemettü hak kesim tarihi, hak kullanım tarihi

    Bir payın bir sonraki temettü hakkı olmadan işlem gördüğü ilk gün. Bu tarihte ya da sonrasında alan yatırımcılar söz konusu temettüyü almaz.

Portföy ve Risk

  • portfolioisimportföy, yatırım sepeti

    Bir kişinin ya da kurumun sahip olduğu hisse senedi, tahvil, fon ve nakit gibi tüm yatırımların bir bütün olarak ele alınması.

  • returnisimgetiri, kazanç

    Bir yatırımın belirli bir dönemdeki kazancı ya da kaybı; fiyat değişimini ve temettü ya da faiz gibi gelirleri kapsar, genellikle yüzde olarak gösterilir.

  • diversificationisimçeşitlendirme, riski dağıtma

    Paranın farklı yatırımlara, sektörlere, ülkelere ya da varlık sınıflarına dağıtılması; böylece birindeki kaybın portföyün tamamına etkisi azalır.

  • volatilityisimoynaklık, volatilite

    Bir yatırımın ya da piyasanın fiyatının ne kadar ve ne hızla inip çıktığı. Yüksek oynaklık, büyük ve sık fiyat dalgalanmaları demektir.

  • capital gainisimsermaye kazancı, alım satım kazancı

    Bir yatırımı aldığınız fiyattan daha yükseğe sattığınızda elde ettiğiniz kar. Daha düşüğe satarsanız sonuç sermaye kaybıdır (capital loss).

  • asset allocationisimvarlık dağılımı, varlık tahsisi

    Yatırımcının hedeflerine, yatırım süresine ve riske bakışına göre parasını hisse senedi, tahvil, altın ve nakit gibi farklı varlık türleri arasında paylaştırma biçimi.

  • risk toleranceisimrisk toleransı, risk taşıma kapasitesi

    Bir yatırımcının daha yüksek getiri şansı karşılığında ne kadar kayba ya da değer dalgalanmasına katlanmaya istekli ve muktedir olduğu.

  • rebalancefiilyeniden dengelemek, portföyü dengelemek

    Bir portföydeki varlıkları alıp satarak planlanan dağılıma geri döndürmek; örneğin hisseler yükselip portföyde fazla yer kaplamaya başladığında.

  • dollar-cost averagingisimdüzenli yatırım, maliyet ortalaması

    Fiyat ne olursa olsun düzenli aralıklarla aynı tutarı yatırmak; böylece fiyatlar düşükken daha çok, yüksekken daha az pay alınır.

  • asset classisimvarlık sınıfı, yatırım aracı türü

    Benzer özelliklere sahip ve benzer biçimde davranma eğiliminde olan yatırımlar grubu; hisse senetleri, tahviller, nakit, gayrimenkul ya da emtia gibi.

Teknik ve Temel Analiz

  • fundamental analysisisimtemel analiz

    Bir yatırımı şirketin faaliyetlerini, finansal tablolarını, yönetimini, sektörünü ve genel ekonomiyi inceleyerek gerçek değerini tahmin etmeye dayanan değerlendirme yöntemi.

  • technical analysisisimteknik analiz

    Geçmiş fiyatları ve işlem hacmini grafikler üzerinde inceleyerek borsacıların alım satım zamanlamasında kullandığı eğilimleri ve formasyonları belirlemeye dayanan yöntem.

  • earnings reportisimfinansal sonuçlar, bilanço

    Bir şirketin bir çeyrek ya da yıla ait gelirini, karını ve diğer finansal sonuçlarını, çoğu zaman gelecek beklentilerine dair yorumlarla birlikte duyurduğu resmi açıklama.

  • moving averageisimhareketli ortalama

    Bir menkul kıymetin son belirli sayıdaki günde oluşan ortalama fiyatı; her gün yeniden hesaplanır ve kısa vadeli dalgalanmaları yumuşatarak eğilimi gösterir.

  • support levelisimdestek seviyesi, destek

    Düşen bir hissenin geçmişte sıklıkla durup yeniden yükseldiği fiyat seviyesi; bu fiyatta alıcıların devreye girme eğilimi vardır.

  • resistance levelisimdirenç seviyesi, direnç

    Yükselen bir hissenin geçmişte sıklıkla durup yeniden düştüğü fiyat seviyesi; bu fiyatta satıcıların ortaya çıkma eğilimi vardır.

  • candlestick chartisimmum grafik, mum çubuğu grafiği

    Her dönemin bir 'mum' ile gösterildiği fiyat grafiği: mumun gövdesi açılış ve kapanış fiyatlarını, ince çizgiler ise en yüksek ve en düşük fiyatları gösterir.

Türev Ürünler

  • derivativeisimtürev ürün, türev araç

    Değeri bir hisse senedi, endeks, döviz, faiz oranı ya da emtia gibi başka bir varlığın fiyatına bağlı olan finansal sözleşme.

  • optionisimopsiyon, opsiyon sözleşmesi

    Alıcısına, prim adı verilen bir ödeme karşılığında, bir varlığı belirli bir tarihte ya da o tarihe kadar sabit bir fiyattan alma veya satma hakkı veren, ancak yükümlülük getirmeyen sözleşme.

  • futures contractisimvadeli işlem sözleşmesi, futures sözleşmesi

    Borsada işlem gören ve alıcıyla satıcıyı bir varlığı ileri bir tarihte sabit bir fiyattan alıp satmakla yükümlü kılan standart sözleşme. Her iki tarafın da teminat yatırması gerekir.

  • call optionisimalım opsiyonu, call opsiyonu

    Alıcısına bir varlığı belirli bir tarihe kadar ya da o tarihte, kullanım fiyatı denen sabit bir fiyattan satın alma hakkı veren opsiyon. Değeri genellikle varlığın fiyatı yükseldikçe artar.

  • put optionisimsatım opsiyonu, put opsiyonu

    Alıcısına bir varlığı belirli bir tarihe kadar ya da o tarihte, kullanım fiyatı denen sabit bir fiyattan satma hakkı veren opsiyon. Değeri genellikle varlığın fiyatı düştükçe artar.

  • hedgefiilriskten korunmak, hedge etmek

    Genellikle vadeli işlem sözleşmesi ya da opsiyon gibi türevlerle ters yönlü bir pozisyon alarak bir yatırımda veya ticari riskte para kaybetme olasılığını azaltmak.

Piyasa Haberleri ve Yatırımcı Algısı

  • bull marketisimboğa piyasası, yükseliş piyasası

    Bir piyasada fiyatların uzun süre yükseldiği ve yatırımcıların genel olarak güvenli olduğu dönem. Yaygın bir ölçüt, son dipten yüzde 20 yükseliştir.

  • bear marketisimayı piyasası, düşüş piyasası

    Bir piyasada fiyatların uzun süre düştüğü ve yatırımcıların genel olarak karamsar olduğu dönem. Çoğu zaman son zirveden yüzde 20 ya da daha fazla düşüş olarak tanımlanır.

  • bullishsıfatyükseliş beklentili, iyimser

    Fiyatların yükseleceğini bekleyen ya da yükselişe işaret eden. Bir yatırımcıyı, görüşü, grafiği ya da genel havayı tanımlayabilir.

  • bearishsıfatdüşüş beklentili, kötümser

    Fiyatların düşeceğini bekleyen ya da düşüşe işaret eden. Bir yatırımcıyı, tahmini, grafik formasyonunu ya da piyasanın havasını tanımlayabilir.

  • rallyisimyükseliş, ralli

    Tek bir hissede ya da tüm piyasada, çoğu zaman bir düşüş ya da durgun dönemin ardından görülen güçlü ve oldukça hızlı fiyat yükselişi dönemi.

  • correctionisimdüzeltme, geri çekilme

    Fiyatların son zirveden genellikle en az yüzde 10 düşmesi; uzun bir düşüşün başlangıcından çok, güçlü bir yükselişin ardından gelen mola ya da dengelenme olarak görülür.

  • sell-offisimsatış dalgası, sert satış

    Birçok yatırımcının aynı anda satış yaptığı ve bir hissenin, sektörün ya da tüm piyasanın fiyatlarının hızla düştüğü ani dönem.

  • all-time highisimtüm zamanların en yükseği, rekor seviye

    Bir hissenin, endeksin ya da başka bir varlığın işlem görmeye başladığından bu yana ulaştığı en yüksek fiyat veya seviye.

  • market sentimentisimpiyasa algısı, piyasa duyarlılığı

    Yatırımcıların bir piyasaya ya da varlığa karşı genel ruh hali veya tutumu; iyimserlik ya da korku gibi duygular fiyatları belirli bir yöne itebilir.

  • price targetisimhedef fiyat

    Bir analistin şirket değerlemesine dayanarak bir hissenin belirli bir süre içinde, genellikle 12 ayda, ulaşabileceğini tahmin ettiği fiyat.

  • profit-takingisimkar realizasyonu, kar satışı

    Fiyatı yükselmiş yatırımları kağıt üzerindeki kazancı gerçek nakde dönüştürmek için satmak; bu durum fiyatlarda kısa süreli bir düşüşe yol açabilir.

Mini test: bu terimleri biliyor musun?

Bu sözlükten 10 soru. Her terimin doğru Türkçe karşılığını seç, puanını gör.

Borsa ve Yatırım İngilizcesi nasıl öğrenilir?

  • Alandan gerçek metinler okuyun: Kamuyu Aydınlatma Platformu'nda (KAP) yayımlanan şirket açıklamalarının İngilizcelerini, borsada işlem gören şirketlerin faaliyet raporlarını, fon bültenlerini ve günlük piyasa raporlarını inceleyin. Türkçeleriyle karşılaştırarak her terimin nasıl çevrildiğini görün.
  • Terimleri zıt çiftler halinde öğrenin: bull ve bear, bid ve ask, long ve short, support ve resistance, overvalued ve undervalued. Piyasa haberleri bunları sürekli yan yana kullanır.
  • Piyasa haberlerindeki fiillere dikkat edin: hisseler rise, climb, gain, surge ve rally ile yükselir; fall, slip, drop, tumble ve plunge ile düşer. Her fiil hareketin ne kadar sert olduğunu gösterir.
  • Kısaltmaların nasıl okunduğunu öğrenin: ETF, IPO, EPS ve NAV harf harf söylenir; P/E ratio 'P-E ratio', ROE ise 'R-O-E' diye okunur.
  • Amerikan ve İngiliz kullanımı arasındaki farkı fark edin: Amerikalılar genellikle stocks ve stockholders derken İngiliz metinleri shares ve shareholders kelimelerini tercih eder; İngiltere'deki rights issue ABD'de çoğu zaman rights offering diye geçer.

Sıkça sorulan sorular

Stock ile share arasındaki fark nedir?

Günlük kullanımda neredeyse aynı şeyi anlatırlar: bir şirketteki ortaklık payı. 'Share' sayılabilen birimdir ('I bought 200 shares'); 'stock' ise çoğu zaman genel olarak ortaklığı ya da bir şirketin hisselerini yatırım aracı olarak ifade eder ('tech stocks'). Amerikalılar 'stock' kelimesini, İngilizler 'shares' kelimesini daha çok kullanır. Türkçede ikisi de genellikle 'hisse' ya da 'pay' diye çevrilir.

Borsada 'bull' ve 'bear' ne anlama gelir?

Bull market, fiyatların uzun süre yükseldiği dönemi; bear market ise uzun süre düştüğü dönemi anlatır. Yaygın bir ölçüt, son dipten yüzde 20 yükseliş ya da son zirveden yüzde 20 düşüştür. 'Bullish' fiyatların yükseleceğini, 'bearish' ise düşeceğini bekleyen kişiyi ya da görüşü tanımlar. Türkçede de aynı şekilde 'boğa piyasası' ve 'ayı piyasası' denir.

Faizler yükselince tahvil fiyatları neden düşer?

Piyasada işlem gören bir tahvil sabit bir kupon öder. Yeni çıkan tahviller daha yüksek faiz vermeye başlayınca eski tahvil daha az cazip hale gelir ve fiyatı, getirisi piyasa faizine eşitlenene kadar düşer. Haberlerde tahvil fiyatlarıyla getirilerin ters yönde hareket ettiğinin söylenmesi bu yüzdendir.

ETF ile yatırım fonu aynı şey mi?

İkisi de birçok yatırımcının parasını bir varlık sepetinde toplar; ancak ETF gün boyunca borsada tıpkı bir hisse gibi alınıp satılırken klasik yatırım fonu günde bir kez, net varlık değeri üzerinden işlem görür. Türkiye'de ETF'lere 'borsa yatırım fonu' (BYF) denir; yatırım fonları ise çoğunlukla TEFAS platformu üzerinden alınıp satılır.

Türk yatırımcılar İngilizce terimleri mi kullanır, Türkçelerini mi?

İkisini de. Borsacılar ve analistler günlük konuşmada stop-loss, hedge, short, ralli, spread ve hedef gibi İngilizce kelimeleri sık kullanır. Resmi belgelerde, KAP açıklamalarında ve mevzuat metinlerinde ise 'zarar durdur emri', 'açığa satış', 'halka arz' ve 'bedelsiz sermaye artırımı' gibi Türkçe terimler tercih edilir. İkisini de bilmek, Türkçe ve uluslararası kaynakları aynı anda takip etmenizi kolaylaştırır.

Seviyene uygun okumayla pekiştir

Yeni kelimelerin kalıcı olmasının en hızlı yolu seviyene uygun metin okumaktır. Seviyene göre ücretsiz İngilizce kitaplar:

Bu sayfa İngilizce öğrenenler için kelime açıklaması içerir; yatırım veya finans tavsiyesi değildir.