Blokzincir ve Kripto İngilizcesi: 100 Temel Terim ve Anlamları
Blokzincir ve kripto dünyası İngilizceyle büyüdü: teknik belgeler, geliştirici dokümanları, borsa arayüzleri, denetim raporları ve düzenleyici metinler aynı temel kelimeleri kullanır. Bu sözlük, bloklardan cüzdanlara ve mutabakat mekanizmalarından akıllı sözleşmelere, borsalara, DeFi'ye, NFT'lere ve düzenlemelere kadar alanda her gün kullanılan terimleri doğal Türkçe karşılıkları ve gerçekçi örneklerle açıklar. Yalnızca terimleri anlatır; hiçbir coin, token, borsa ya da yatırım için tavsiye vermez.
- 100 terim
- 10 konu
- 44 temel terim
- 201 örnek cümle
Blokzincir Temelleri
Birçok bilgisayarda kopyası tutulan ortak bir dijital işlem kaydı. Yeni veriler bloklar halinde eklenir ve her blok bir öncekine bağlandığı için geçmiş kayıtları değiştirmek son derece zordur.
Blokzincire tek seferde eklenen, onaylanmış işlemlerden oluşan paket. Her blok bir önceki bloğun özet değerini içerir; bloklar da bu sayede birbirine bağlanarak bir zincir oluşturur.
Blokzincir yazılımını çalıştıran, defterin bir kopyasını tutan ve işlemleri ve blokları ağdaki diğer bilgisayarlara ileten bilgisayar.
Kimin neye sahip olduğunu ve hesaplar arasındaki her transferi gösteren kayıt. Blokzincir bir tür dağıtık defterdir: Tek bir banka ya da şirket yerine birçok bilgisayar aynı kopyayı tutar.
Tek bir şirketin, sunucunun ya da kişinin kontrolünde olmayan. Merkeziyetsiz bir sistemde kontrolü birçok bağımsız katılımcı paylaşır ve ağı birlikte ayakta tutar.
Herhangi bir veriden matematiksel bir fonksiyonla üretilen, sabit uzunlukta kısa bir kod. Veride yapılan en küçük değişiklik bile tamamen farklı bir özet değeri ortaya çıkardığından verinin kurcalandığı kolayca anlaşılır.
Bir kez kaydedildikten sonra değiştirilemeyen ya da silinemeyen. Onaylanmış bir bloğu yeniden yazmak ağın büyük bölümünü ele geçirmeyi gerektirdiği için blokzincir kayıtlarına değiştirilemez denir.
Arada bir banka, sunucu ya da başka bir aracı olmadan doğrudan kullanıcılar arasında gerçekleşen. Blokzincir ağları eşler arası çalışır: Bilgisayarlar doğrudan birbirine bağlanır ve veri paylaşır.
Bir kripto projesinin çözmek istediği sorunu, teknolojisinin nasıl çalıştığını ve token'ının nasıl oluşturulup dağıtılacağını anlatan, proje tarafından yayımlanan belge.
Doğrudan blokzincirin kendisine kaydedilmiş; bu nedenle herkesin bir blok gezginiyle kontrol edebildiği. İşlemler, veriler, hesap hareketleri ve hatta oylamalar için kullanılır.
Ana blokzincirin dışında gerçekleşen ya da saklanan; örneğin bir şirketin kendi veritabanında veya ayrı bir sistemde tutulan ve olağan bir blokzincir işlemi olarak kaydedilmeyen.
İşlemler ve Ücretler
Bir adresten diğerine coin göndermek ya da bir akıllı sözleşmeyi çalıştırmak gibi blokzincire kaydedilen her türlü hareket. Gönderenin özel anahtarıyla imzalanması gerekir.
Özellikle Ethereum ve benzeri zincirlerde bir işlemin gerçekleştirilmesi ya da bir akıllı sözleşmenin çalıştırılması için ağa ödenen ücret. Ağ yoğunlaştığında artar.
Bir işlemin bir bloğa dahil edildiğini gösteren kanıt. İşlemden sonra eklenen her yeni blok bir onay daha sayılır; onay sayısı arttıkça işlemi geri almak zorlaşır.
Bir blokzincirdeki tek bir işlemi tanımlayan benzersiz kod. Bir blok gezginine yapıştırıldığında gönderen, alıcı, tutar, ücret ve işlem durumu görülebilir.
Herkesin bir blokzincirde arama yapmasını ve blokları, işlemleri, adresleri ve akıllı sözleşmeleri okunabilir biçimde görmesini sağlayan web sitesi.
Bir düğümün, ağa yayınlanmış ama henüz bir bloğa eklenmemiş geçerli işlemleri tuttuğu bekleme alanı. Adı 'memory pool' (bellek havuzu) ifadesinin kısaltmasıdır.
Bir işlemin kullanmasına izin verilen azami gas miktarı. İşlem bundan fazlasını gerektirirse başarısız olur, ancak o ana kadar harcanan gas yine de ödenir.
Mutabakat, Madencilik ve Staking
Blokzincirdeki bilgisayarların merkezi bir otoriteye güvenmeden hangi işlemlerin geçerli olduğu ve hangi sırayla kaydedileceği konusunda anlaşmasını sağlayan kurallar bütünü. En bilinen türleri iş ispatı ve hisse ispatıdır.
İş ispatı kullanan blokzincirlerde bilgisayarların zor bir bulmacayı çözmek için yarıştığı süreç. Kazanan bir sonraki bloğu ekler ve ödül olarak yeni oluşturulan coinleri ve işlem ücretlerini alır.
Madencilerin bir blok ekleyebilmek için işlem gücü harcayarak bir bulmaca çözdüğü mutabakat mekanizması. Saldırıları çok pahalı hale getirir ancak çok fazla enerji tüketir. Bitcoin bu yöntemi kullanır.
Doğrulayıcıların blok önerme ve onaylama hakkı kazanmak için coinlerini teminat olarak kilitlediği mutabakat mekanizması. Kurallara uymayanlar kilitledikleri miktarın bir kısmını kaybedebilir. İş ispatına göre çok daha az enerji harcar.
İş ispatı kullanan bir blokzincirde, yeni blok ekleme hakkı için donanım ve elektrik harcayarak madenciliğe katılan kişi, şirket ya da bilgisayar.
Hisse ispatı kullanan bir ağda coin kilitleyerek yeni bloklar öneren ve başkalarının önerdiği blokları kontrol eden yazılımı çalıştıran katılımcı. Doğrulayıcılar ödül kazanır, kurallara aykırı davranırlarsa cezalandırılabilir.
Hisse ispatı kullanan bir ağın güvenliğine katkı sağlamak için coinleri, bir doğrulayıcı çalıştırarak ya da bir doğrulayıcıya devrederek kilitleme ve karşılığında ödül alma. Stake edilen coinler hemen satılamayabilir.
Bitcoin kodunda önceden tanımlanmış olan ve her 210.000 blokta bir, yani yaklaşık dört yılda bir madencilerin blok ödülünü yarıya indirerek yeni coin üretimini yavaşlatan olay.
Bir madencinin ya da doğrulayıcının zincire blok eklediği için aldığı yeni coinler. Pek çok ağda o bloktaki işlem ücretleri de bu ödüle ek olarak ödenir.
Madencilerin iş ispatı kullanan bir ağı korumak için harcadığı toplam işlem gücü; saniyedeki hash sayısıyla ölçülür. Hash gücü arttıkça ağa saldırmak zorlaşır.
Cüzdanlar ve Anahtarlar
Kripto varlıklarınıza erişmek ve onları transfer etmek için gereken anahtarları saklayan uygulama ya da cihaz. Coinler aslında blokzincirde durur; cüzdan yalnızca onları kontrol eden anahtarları tutar.
Bir cüzdanın sahibi olduğunuzu kanıtlayan ve işlemleri imzalamanızı sağlayan gizli sayı. Özel anahtara sahip olan herkes fonları taşıyabileceği için asla kimseyle paylaşılmamalıdır.
Özel anahtardan matematiksel olarak türetilen ve güvenle paylaşılabilen anahtar. Başkaları imzalarınızı doğrulamak için onu kullanır; cüzdan adresleri de genellikle bu anahtardan üretilir.
Kripto varlıkların gönderilebileceği yeri gösteren, harf ve rakamlardan oluşan dizi; bir hesap numarasına benzer. Örneğin Ethereum'da adresler 0x ile başlar.
Bir cüzdanı ve tüm özel anahtarlarını yeniden oluşturabilen, genellikle 12 ya da 24 sıradan kelimeden oluşan liste. Cüzdanın ana yedeğidir; bu yüzden ona sahip olan kişi fonları da kontrol eder.
Anahtarları telefon uygulaması ya da tarayıcı eklentisi gibi internete bağlı bir cihazda tutulan cüzdan. Günlük kullanım için pratiktir ancak saldırılara daha açıktır.
Özel anahtarları tamamen çevrimdışı ortamda, örneğin bir donanım cihazında ya da kağıt üzerinde tutulan ve bu yüzden bilgisayar korsanlarının internet üzerinden ulaşamadığı cüzdan.
Özel anahtarları çevrimdışı saklayan ve işlemleri cihazın kendi içinde imzalayan, çoğunlukla USB belleğe benzeyen küçük fiziksel cihaz. Böylece anahtarlar internete bağlı bir bilgisayara hiç temas etmez.
Özel anahtarların sizin adınıza borsa gibi bir şirket tarafından tutulduğu cüzdan. Kullanması ve erişimi geri kazanması daha kolaydır; ancak fonlarınıza ulaşmak için o şirkete bağımlı olursunuz.
Kriptonuzu bir borsaya ya da başka bir şirkete bırakmak yerine, özel anahtarlarını veya kurtarma ifadesini yalnızca sizin tuttuğunuz bir cüzdanda saklamak.
Multi-signature ifadesinin kısaltması: bir işlemin gönderilebilmesi için 3 anahtardan 2'si ya da 5 anahtardan 3'ü gibi birden fazla özel anahtarın onayını gerektiren cüzdan yapısı.
Kripto Paralar ve Token'lar
Merkez bankası tarafından basılmak yerine bir blokzincir üzerinde var olan ve kriptografiyle korunan dijital para. İlk örneği Bitcoin'dir.
2009'da Satoshi Nakamoto takma adını kullanan, kimliği bilinmeyen bir kişi ya da grup tarafından başlatılan ilk kripto para. Kendi iş ispatı blokzinciri üzerinde çalışır ve toplam arzı en fazla 21 milyon adetle sınırlıdır.
2015'te başlatılan ve yalnızca ödemeleri değil, akıllı sözleşmeleri ve uygulamaları da çalıştırabilen blokzincir. Kendi para birimine ether (ETH) denir; 2022'den bu yana hisse ispatı mekanizmasını kullanır.
Kendi ağı yerine mevcut bir blokzincirin üzerinde, genellikle bir akıllı sözleşmeyle oluşturulan dijital varlık. Token'lar para, oy hakkı, bir hizmete erişim ya da benzersiz bir nesne gibi çeşitli şeyleri temsil edebilir.
Nakit ve tahvil, başka kripto varlıklar ya da bir algoritma desteğiyle fiyatını sabit tutmak için tasarlanmış kripto token; genellikle 1 ABD dolarına endekslenir. Ödemelerde, alım satımda ve platformlar arasında para aktarmakta kullanılır.
Bitcoin dışındaki her kripto para. Kelime 'alternative coin' (alternatif coin) ifadesinden gelir ve birbirinden çok farklı binlerce projeyi kapsar.
Ethereum üzerindeki birbirinin yerine geçebilen token'ların çoğunun uyduğu standart kurallar dizisi; böylece cüzdanlar, borsalar ve uygulamalar hepsini aynı şekilde işleyebilir. ERC, Ethereum Request for Comments ifadesinin kısaltmasıdır.
Bir token'ın ekonomik tasarımı: kaç adet bulunduğu, nasıl oluşturulup dağıtıldığı, kimin ne zaman token alacağı ve token'ın ne için kullanılabileceği.
Genellikle bir ürünün ilk kullanıcılarını ödüllendirmek ya da yeni bir token'ın sahipliğini yaymak amacıyla çok sayıda cüzdan adresine yapılan ücretsiz token dağıtımı.
Initial coin offering (ilk coin arzı) ifadesinin kısaltması: yeni bir kripto projesinin, genellikle ürün henüz hazır olmadan, token'larını halka satarak para toplama yöntemi.
Kilitli, ayrılmış ya da henüz oluşturulmamış olanlar hariç, şu anda piyasada bulunan ve el değiştirebilen coin ya da token sayısı.
Bitcoin'in en küçük birimi; bir bitcoin'in yüz milyonda birine (0,00000001 BTC) eşittir. Adını Bitcoin'in yaratıcısı Satoshi Nakamoto'dan alır.
Bir akıllı sözleşmeyi çalıştırarak yeni token'lar ya da NFT'ler oluşturmak ve bunları blokzincire ilk kez kaydetmek. İsim olarak 'mint', bu oluşturma işlemini ya da etkinliğini anlatır.
Token'ları, genellikle kimsenin kontrol etmediği bir adrese göndererek ya da onları yok eden bir sözleşme fonksiyonunu kullanarak kalıcı olarak dolaşımdan çıkarmak.
Akıllı Sözleşmeler ve Merkeziyetsiz Uygulamalar
Belirli koşullar sağlandığında kendiliğinden çalışan ve blokzincirde saklanan program. Ağa yüklendikten sonra genellikle değiştirilemez; aracıya ihtiyaç duymadan fon tutabilir ve transfer edebilir.
Decentralized application (merkeziyetsiz uygulama) ifadesinin kısaltması: temel işleyişi bir şirketin kendi sunucularında değil, blokzincirdeki akıllı sözleşmelerde çalışan uygulama. Kullanıcılar genellikle onu tarayıcıda açıp cüzdanlarını bağlar.
Ethereum ve EVM uyumlu diğer blokzincirlerde akıllı sözleşme yazmak için en yaygın kullanılan programlama dili. Söz dizimi biraz JavaScript'i ve C++'ı andırır.
Ethereum Virtual Machine (Ethereum Sanal Makinesi) ifadesinin kısaltması: Ethereum'da akıllı sözleşmeleri çalıştıran yazılım ortamı. Her node bunu çalıştırdığı için aynı koddan tüm node'larda aynı sonuç elde edilir.
Varlık fiyatları, maç sonuçları ya da hava durumu gibi dış dünyaya ait bilgileri akıllı sözleşmelerin kullanabilmesi için blokzincire taşıyan hizmet.
Bağımsız uzmanların, kod yayına girmeden önce hata ve güvenlik açıklarını bulmak için akıllı sözleşme kodunu ayrıntılı biçimde incelemesi ve bulgularını bir raporla yayımlaması.
Bir akıllı sözleşmeyi kendi adresini alacak ve kullanılabilecek şekilde blokzincire yayımlamak. Bu işlem gas ücreti gerektirir ve kod genellikle sonradan değiştirilemez.
Bir blokzincirin ya da kripto hizmetinin nasıl işlediğini belirleyen kurallar ve kod bütünü. DeFi'de ise genellikle bir uygulamanın arkasındaki akıllı sözleşme sisteminin tamamını ifade eder.
Decentralized autonomous organization (merkeziyetsiz otonom organizasyon) ifadesinin kısaltması: kuralları akıllı sözleşmelere yazılmış olan ve üyelerinin kararları genellikle yönetişim token'larıyla oyladığı topluluk.
Ağlar, Çatallanmalar ve Ölçeklenme
İşlemleri kendi ağında işleyip kesinleştiren, Bitcoin ya da Ethereum gibi temel blokzincir. Başka sistemler onun üzerine inşa edilebilir.
Bir katman 1 blokzincirin üzerine kurulan, işlemleri daha hızlı ve ucuz şekilde yürüten ve güvenlik için sonuçları ana zincire geri gönderen ağ. Rollup'lar ve Lightning Network buna örnektir.
Bir blokzincirin yavaşlamadan ya da pahalılaşmadan daha fazla kullanıcıya ve işleme hizmet verebilmesi. Alanın en büyük teknik sorunlarından biridir.
Bir blokzincirin kurallarında yapılan değişiklik ya da geçmişinde oluşan ayrılma; sonuçta tek bir güncellenmiş zincir ya da iki ayrı zincir ortaya çıkabilir. Yazılımda ise ayrı olarak geliştirilen bir kod tabanı kopyası anlamına gelir.
Bir blokzincirin kurallarında eski yazılımlarla uyumlu olmayan bir değişiklik; bu yüzden tüm node'ların güncellenmesi gerekir. Topluluğun bir kısmı güncellemeyi kabul etmezse zincir iki ayrı ağa bölünebilir.
İşlemlerin gerçek olduğu ve token'ların gerçek değer taşıdığı, test ağının aksine canlı ve herkese açık blokzincir ağı.
Token'ların gerçek bir değer taşımadığı, test amacıyla kullanılan blokzincir ağı kopyası. Geliştiriciler sözleşmeleri ve güncellemeleri ana ağda kullanmadan önce burada dener.
Token'ları ya da verileri bir blokzincirden diğerine taşıyan hizmet veya akıllı sözleşmeler bütünü; genellikle varlık bir zincirde kilitlenir ve diğer zincirde onun karşılığı oluşturulur.
Çok sayıda işlemi ana zincirin dışında bir araya getirip sıkıştırılmış veriyi ya da bir kanıtı katman 1'e gönderen katman 2 türü. Böylece katman 1'in güvenliğinden yararlanırken ücretleri düşürür.
Borsalar ve Alım Satım
Kullanıcıların kripto paraları başka kripto paralarla ya da geleneksel parayla alıp sattığı ve takas ettiği platform. Bazıları bir şirket tarafından işletilir, bazıları ise tamamen akıllı sözleşmelerle çalışır.
Market capitalization (piyasa değeri) ifadesinin kısaltması: bir kripto paranın güncel fiyatının dolaşımdaki coin sayısıyla çarpılmasıyla bulunan toplam değer.
Müşterilerin fonlarını tutan, alış ve satış emirlerini kendi sisteminde eşleştiren ve genellikle kullanıcıların kimliklerini doğrulayan, bir şirket tarafından işletilen kripto para borsası. Kısaca CEX denir.
Bir işlem çifti için verilmiş tüm açık alış ve satış emirlerinin fiyata göre sıralandığı canlı liste. Alıcıların ne kadar ödemeye, satıcıların hangi fiyattan satmaya hazır olduğunu ve her fiyat seviyesinde ne kadar miktar bulunduğunu gösterir.
Bir borsada doğrudan birbiri karşılığında alınıp satılabilen iki varlık; örneğin ETH/BTC. Fiyat, birinci varlığın bir birimi için ikinci varlıktan ne kadar gerektiğini gösterir.
Bir fiyatın ne kadar ve ne hızla yükselip düştüğünü gösteren ölçü. Kripto fiyatları tek bir günde yüzde 10 ya da daha fazla oynayabilen yüksek oynaklıklarıyla bilinir.
Kripto paraların karşısında kullanılan, ABD doları, avro ya da Türk lirası gibi devletlerin çıkardığı olağan para. Altın gibi bir varlığa dayanmaz; değeri, onu çıkaran devlete duyulan güvenden gelir.
Bir varlığın, fiyatı çok fazla değişmeden ne kadar kolay ve hızlı alınıp satılabildiği. DeFi'de ayrıca başkalarının işlem yapabilmesi için kullanıcıların havuzlara yatırdığı fonları anlatır.
Kriptoyu güncel piyasa fiyatından ve anında teslim edilecek şekilde alıp satmak; vadeli işlemler ya da diğer türev ürünlerin aksine alıcı coinlerin gerçekten sahibi olur.
Kendi paranızdan daha büyük bir işlem pozisyonu açmak için borç alınan fonların kullanılması. 10x gibi bir oranla gösterilir ve hem kazancı hem de zararı büyütür.
Teminatın değeri belirlenen seviyenin altına düştüğünde, borç veren tarafın ya da borsanın zarar etmemesi için kaldıraçlı bir pozisyonun veya kredinin zorla kapatılması.
Bir işlemi verirken beklediğiniz fiyat ile işlemin gerçekte tamamlandığı fiyat arasındaki fark; genellikle düşük likidite ya da hızlı fiyat hareketlerinden kaynaklanır.
Merkeziyetsiz Finans ve NFT'ler
Decentralized finance (merkeziyetsiz finans) ifadesinin kısaltması: borç verme, borç alma ve alım satım gibi finansal hizmetlerin banka ya da aracı kurumlar yerine akıllı sözleşmelerle sunulması. Kullanıcılar kendi cüzdanlarının kontrolünü elinde tutar.
Non-fungible token (değiştirilemez token) ifadesinin kısaltması: dijital bir sanat eseri, bilet ya da oyun içi bir nesne gibi belirli bir varlığın kime ait olduğunu kanıtlayan, blokzincirdeki benzersiz token. Coinlerin aksine bir NFT başka bir NFT ile birebir değiştirilemez.
Akıllı sözleşmeler üzerinde çalışan ve kullanıcıların fonlarını bir şirkete teslim etmeden doğrudan kendi cüzdanlarından işlem yapmasını sağlayan borsa. Kısaca DEX denir.
Borç alan kişinin bir kredi ya da kaldıraçlı pozisyon için güvence olarak kilitlediği varlıklar. Borç ödenmezse ya da teminatın değeri düşerse zararı karşılamak için satılabilir.
Yatırımcıların içindeki token'larla takas yapabildiği, iki ya da daha fazla token barındıran akıllı sözleşme. Bu havuza token yatıran kullanıcılar işlem ücretlerinden pay alır.
Alıcılarla satıcıları bir emir defterinde eşleştirmek yerine fiyatları matematiksel bir formülle belirleyen ve likidite havuzlarına karşı işlem yapan merkeziyetsiz borsa türü.
Ödül kazanmak amacıyla kriptoyu, örneğin likidite sağlayarak ya da borç vererek DeFi protokolleri arasında dolaştırmak; bu ödüller çoğunlukla protokollerin kendi token'larıyla ödenir.
Düzenleme, Güvenlik ve Risk
Know your customer (müşterini tanı) ifadesinin kısaltması: düzenlemeye tabi bir şirketin müşterilerinin kim olduğunu doğrulamak için yaptığı kontroller; genellikle kimlik belgesi, özçekim ve adres bilgisi istenir.
Anti-money laundering (kara para aklamayla mücadele) ifadesinin kısaltması: suçluların yasa dışı paranın kaynağını, onu kripto varlıklar da dahil olmak üzere finansal sistemler içinde dolaştırarak gizlemesini önleyen yasalar ve kontroller.
Bir kripto projesinin yaratıcılarının yatırımcıların parasını aniden alıp ortadan kaybolduğu dolandırıcılık; örneğin bir token'ın işlem havuzundaki tüm likiditeyi çekerek yapılır.
Saldırganların güvenilir bir şirket ya da kişi gibi davranarak kurbanların şifrelerini, kurtarma ifadelerini ya da özel anahtarlarını ele geçirmeye veya onlara zararlı bir işlemi onaylatmaya çalıştığı hile.
Bir kişinin ya da grubun ağın madencilik gücünün veya stake edilen varlıkların yarısından fazlasını kontrol ederek kendi son işlemlerini geri almasına ve aynı coinleri iki kez harcamasına imkan tanıyan saldırı.
Blokzincir ya da benzeri bir teknoloji üzerinde var olan, elektronik ortamda saklanıp aktarılabilen dijital varlık. Kripto paraları, sabit coinleri ve diğer token'ları kapsayan daha geniş hukuki terimdir.
Çoğunlukla bir akıllı sözleşmedeki ya da köprüdeki bir hatadan veya tasarım zaafından yararlanarak fon çalan ya da sistemi geliştiricilerinin amaçlamadığı biçimde çalıştıran saldırı.
Bir grubun az bilinen bir coini ucuza toplayıp yanıltıcı söylemlerle fiyatını yükselttiği, ardından geç kalan alıcılara satarak fiyatın çökmesine yol açtığı piyasa manipülasyonu.
Markets in Crypto-Assets (Kripto Varlık Piyasaları) ifadesinin kısaltması: kripto varlık ve sabit coin ihracı ile kripto hizmet sağlayıcıları için, bu şirketlerin lisanslanması da dahil olmak üzere ortak kurallar koyan AB tüzüğü.
Kripto hizmet sağlayıcılarının, bir müşteri adına kripto transferi yaptıklarında gönderici ve alıcıya ait bilgileri toplamasını ve karşı tarafa iletmesini zorunlu kılan kural; bankaların havalelerde yaptığına benzer.
Mini test: bu terimleri biliyor musun?
Bu sözlükten 10 soru. Her terimin doğru Türkçe karşılığını seç, puanını gör.
Blokzincir ve Kripto İngilizcesi nasıl öğrenilir?
- Alandan gerçek metinler okuyun: Bitcoin teknik belgesini (whitepaper), Ethereum'un geliştirici dokümanlarını, borsaların yardım merkezi makalelerini, akıllı sözleşme denetim raporlarını ve MiCA gibi düzenlemelerin İngilizce özetlerini inceleyin. Her terimin nasıl çevrildiğini görmek için bir borsanın İngilizce ve Türkçe yardım sayfalarını karşılaştırın.
- Terimleri zıt çiftler halinde öğrenin: public key ve private key, hot wallet ve cold wallet, custodial ve non-custodial, on-chain ve off-chain, centralized ve decentralized, mainnet ve testnet, mint ve burn.
- Her isimle birlikte kullanılan fiilleri öğrenin: Bir işlem imzalanır (sign) ve ağa yayınlanır (broadcast), bir sözleşme ağa yüklenir (deploy) ve denetlenir (audit), token'lar basılır (mint) ve yakılır (burn), coinler stake edilir ve kilidi kaldırılır (unstake), borsaya para yatırılır (deposit) ve borsadan para çekilir (withdraw).
- Kısaltmaların nasıl okunduğunu öğrenin: NFT, KYC, AML ve EVM harf harf söylenir; DeFi 'di-fay', DAO genellikle 'dao', MiCA 'mika', HODL ise 'hodıl' diye okunur.
- Büyük harflere ve yazıma dikkat edin: Büyük B ile yazılan Bitcoin ağı, küçük b ile yazılan bitcoin ise birimi anlatır; whitepaper ve white paper yazımlarının ikisi de kullanılır; Amerikan metinlerinde decentralized ve license olarak geçen kelimeler İngiliz metinlerinde decentralised ve licence diye yazılır.
Sıkça sorulan sorular
Coin ile token arasındaki fark nedir?
Dikkatli kullanımda coin, Bitcoin ağındaki bitcoin ya da Ethereum'daki ether gibi kendi blokzincirinin yerel para birimidir ve o ağın ücretlerini ödemek için kullanılır. Token ise Ethereum üzerindeki bir ERC-20 token'ı gibi, mevcut bir blokzincirin üzerinde bir akıllı sözleşmeyle oluşturulur. Günlük konuşmada ve pek çok Türkçe kaynakta iki kelime çoğu zaman aynı şey için gevşek biçimde kullanılır.
Crypto asset ile cryptocurrency aynı şey mi?
Tam olarak değil. Cryptocurrency genellikle bitcoin gibi para olarak kullanılan bir coini anlatır. Crypto asset ise sabit coinleri, NFT'leri ve diğer token'ları da kapsayan daha geniş ve tarafsız bir terimdir; yasaların onu tercih etmesinin nedeni budur. Türkçede de durum aynıdır: Günlük hayatta 'kripto para' denirken, 2024'te Sermaye Piyasası Kanunu'nda yapılan değişiklikler de dahil olmak üzere Türk mevzuatı 'kripto varlık' terimini kullanır.
'Not your keys, not your coins' ne anlama gelir?
Kripto dünyasında çok bilinen bir sözdür. Cüzdanınızın özel anahtarlarını bir borsa ya da başka bir şirket tutuyorsa varlıklarınıza erişebilmek için o şirkete bağımlısınız demektir. Tam kontrol ancak anahtarları kendiniz tuttuğunuzda (self-custody) sizde olur. Sözün öbür yüzü ise sorumluluktur: Kurtarma ifadenizi kaybederseniz fonlarınızı sizin için kimse geri getiremez.
Ücretlerden söz ederken neden 'gas' denir?
Ethereum ve benzeri ağlarda gas, bir işlemin ne kadar hesaplama gerektirdiğini ölçen birimdir; bir arabanın yakıtı gibi düşünülebilir. Ücret kabaca harcanan gas miktarının gas fiyatıyla çarpılmasıyla bulunur; gas fiyatı da genellikle bir ether'ın çok küçük bir parçası olan gwei ile gösterilir. Ağ yoğun olduğunda 'gas is high today' (bugün gas yüksek) denmesinin nedeni budur. Bitcoin'de ise yalnızca 'transaction fee' ya da 'network fee' denir.
Türkiye'de kripto alanında çalışanlar İngilizce terimleri mi kullanır?
Çoğu zaman evet. Türkiye'deki geliştiriciler, yatırımcılar ve destek ekipleri günlük işlerde wallet, staking, airdrop, mainnet, deploy, gas ve rug pull gibi kelimeleri kullanır; bazen bunlara Türkçe fiiller eklenir ('stake etmek', 'deploy etmek'). Resmi metinler, kullanıcı sözleşmeleri ve haberler ise 'blokzincir', 'kripto varlık', 'cüzdan', 'akıllı sözleşme' ve 'kimlik doğrulama' gibi Türkçe terimleri tercih eder. İki versiyonu da bilmek, İngilizce dokümanları ve Türk mevzuatını yan yana okumanızı kolaylaştırır.
İlgili alanlar
Seviyene uygun okumayla pekiştir
Yeni kelimelerin kalıcı olmasının en hızlı yolu seviyene uygun metin okumaktır. Seviyene göre ücretsiz İngilizce kitaplar:
