Mimarlık İngilizcesi: 100 Temel Terim ve Anlamları
İngilizce; uluslararası yarışmaların, proje değerlendirmelerinin, mimarlık dergilerinin, tasarım yazılımlarının ve Türk mimarların yabancı işverenler ve danışmanlarla çalıştığı pek çok ofisin ortak dilidir. Bu sözlük, plan, kesit ve kütleden jüriye, yapı yönetmeliklerine ve sürdürülebilir tasarıma kadar mimarların ve mimarlık öğrencilerinin her gün kullandığı kelimeleri Türkçe karşılıkları ve gerçekçi örneklerle bir araya getirir. Ayrıca pafta, maket, vaziyet planı ve emsal gibi İngilizceye beklendiği gibi çevrilmeyen stüdyo kelimelerine de dikkat çeker.
- 100 terim
- 10 konu
- 53 temel terim
- 200 örnek cümle
Tasarım Süreci
Bir fikri keşfetmek ya da anlatmak için elle hızlıca yapılan çizim; genellikle tasarım sürecinin başında yapılır ve tam ölçekli değildir.
Bir tasarıma yön veren ve onu bir arada tutan ana fikir; örneğin peyzajla güçlü bir ilişki kurmak ya da binayı ışık etrafında örgütlemek gibi.
Bir binanın neleri karşılaması gerektiğini ortaya koyan belge; kullanım amaçlarını, mekan listesini ve alanlarını, bütçeyi, takvimi ve işverenin hedeflerini içerir.
Tasarıma başlamadan önce arazinin incelenmesi; büyüklüğü, eğimi, iklimi, güneş ve rüzgar durumu, manzarası, ulaşımı, çevredeki yapılar ve imar koşulları değerlendirilir.
Öğrencilerin bir dönem boyunca düzenli kritikler ve jürilerle tasarım projeleri geliştirdiği, mimarlık eğitiminin merkezindeki ders; ayrıca bir tasarım ofisi.
Bir tasarımla ilgili tek bir fikri anlatan sade ve soyut çizim; mekanların nasıl bağlandığı, insanların nasıl hareket ettiği ya da güneşin nereden geldiği gibi.
Mimarların fikirlerinden, plan kurgusundan ya da detaylarından öğrenmek ve kendi tasarım kararlarını desteklemek için incelediği mevcut bir bina ya da proje.
Mimarın ihtiyaç programından yola çıkarak binanın ana yerleşimini, kütlesini ve karakterini geliştirdiği, ayrıntılı tasarımdan önceki erken tasarım aşaması.
Bir projenin arazisine, koşullarını gözlemlemek ve kayıt altına almak için yapılan gezi; inşaat sırasında ise işin ilerlemesini ve kalitesini kontrol etmek için yapılan ziyaret.
Çizimler ve Anlatım Teknikleri
Binanın yerden yaklaşık bir metre yükseklikten yatay olarak kesildiği varsayılarak yukarıdan görüldüğü çizim; duvarları, kapıları, pencereleri ve mekanları gösterir.
Binanın yukarıdan aşağıya düşey olarak kesilmiş halini gösteren çizim; katları, tavan yüksekliklerini, çatıyı, merdivenleri ve iç mekanların birbiriyle ilişkisini anlatır.
Binanın bir yüzünü perspektifsiz olarak karşıdan gösteren çizim; o yüzdeki yükseklikler, açıklıklar ve malzemeler okunabilir ve ölçülebilir.
Parselin tamamını yukarıdan gösteren çizim; binanın parsel içindeki konumunu, sınırları, yolları ve girişleri, peyzajı, kotları ve komşu binalarla ilişkisini anlatır.
Bir çizimin ya da maketin boyutu ile binanın gerçek boyutu arasındaki oran; 1/100 ölçekte kağıttaki bir santimetre gerçekte bir metreye karşılık gelir.
Bir mekanı insan gözünün gördüğü gibi gösteren çizim ya da görüntü; çizgiler kaçış noktalarında birleşir ve uzaktaki nesneler daha küçük görünür.
Kaçış noktası olmayan, paralel çizgilerin paralel kaldığı üç boyutlu çizim; bu sayede nesne ana eksenleri boyunca ölçülebilir.
Bir pencere doğraması, çatı kenarı ya da duvar birleşimi gibi yapı parçalarının birbirine nasıl bağlandığını malzeme ve ölçüleriyle gösteren büyük ölçekli çizim.
Computer-aided design ifadesinin kısaltması; elle çizim yerine hassas iki boyutlu çizimler ve üç boyutlu modeller üretmek için kullanılan yazılım.
Building information modelling ifadesinin kısaltması; duvar ya da pencere gibi her elemanın malzeme, boyut ve maliyet gibi bilgiler taşıdığı ortak bir 3B model üzerinden tasarım yapma yöntemi.
Yüklenicinin binayı inşa etmek için kullandığı; planları, kesitleri, görünüşleri, detayları ve listeleri içeren, tüm ölçüleri verilmiş ayrıntılı çizim seti.
Bir çizime ölçü çizgileri ve rakamlarla duvarların, açıklıkların ve mekanların uzunluk, genişlik ve yüksekliklerini eklemek.
Başka birinin güncelleyebilmesi için bir çizim ya da belge üzerine elle ya da dijital olarak yorum, düzeltme veya değişiklik eklemek.
Mekan, Biçim ve Kompozisyon
Bir binanın pencere ya da malzeme gibi ayrıntılar olmadan, ana hacimlerinin genel üç boyutlu biçimi ve birbirine göre düzeni.
İnsanların bir binanın mekanları içinde ve arasında nasıl hareket ettiği; koridorları, merdivenleri, asansörleri, rampaları ve girişleri kapsar.
Mekanların, mobilyaların ya da alanların plan içinde nasıl düzenlendiği; büyüklükleri, konumları ve birbirleriyle ilişkileri.
Bir binanın parçaları arasındaki ve her parçanın bütünle olan boyut ilişkisi; örneğin bir pencerenin ya da odanın yüksekliği ile genişliği arasındaki ilişki.
İç duvarların az olduğu ya da hiç olmadığı plan düzeni; mutfak, yemek ve oturma gibi işlevler ya da bir ofisteki çok sayıda çalışma masası tek bir büyük mekanı paylaşır.
Bir binanın içinde birkaç kat boyunca yükselen, genellikle cam çatılı geniş ve açık mekan; çoğunlukla giriş holü ya da buluşma alanı olarak kullanılır.
Tamamen ya da kısmen duvarlar veya binalarla çevrili açık hava mekanı; binanın merkezine ışık, hava ve mahremiyet getirmek için kullanılır.
Tavanı iki kat yüksekliğinde olan, yani üst katın içinden yükselen oda ya da alan; çoğunlukla ona yukarıdan bakan bir galeri ya da asma kat bulunur.
Binaların ve mekanların boyut ve detaylarının insan bedeniyle rahat bir ilişki kurması; böylece insanlar kendilerini küçük ya da kaybolmuş değil, rahat hisseder.
Yapı Elemanları ve Taşıyıcı Sistem
Bir binanın dış yüzlerinden biri, özellikle ön yüzü ya da sokağa bakan yüzü; pencereleri, malzemeleri ve detaylarıyla bir bütün olarak ele alınır.
Üstündeki döşemelerin ve çatının yükünü taşıyıp temellere aktaran duvar; yerine başka bir taşıyıcı konmadan kaldırılamaz.
Kiriş ve döşemelerden gelen yükleri temellere aktaran düşey taşıyıcı eleman; genellikle betonarme, çelik ya da ahşaptır.
Bir katın ya da çatının zeminini oluşturan, yükleri kirişlere, duvarlara ya da kolonlara dağıtan yatay ve düz taşıyıcı eleman; genellikle betonarmedir.
Binanın farklı katlarını birbirine bağlayan; basamakları, taşıyıcısı, korkulukları ve sahanlıklarıyla birlikte merdivenin bütünü.
Binanın genellikle zemin altında kalan en alt bölümü; yapının ağırlığını zemine ya da kayaya güvenli bir şekilde dağıtır.
Bir açıklığı geçerek ya da mesnetler arasında yük taşıyan ve bu yükleri kolonlara veya duvarlara aktaran yatay taşıyıcı eleman.
Binayı yağmurdan, güneşten ve soğuktan koruyan üst örtü; düz, eğimli ya da eğrisel olabilir.
Bir binanın yüklerini güvenli bir şekilde zemine aktaran temel, kolon, kiriş, duvar ve döşeme gibi birbirine bağlı elemanların bütünü.
Yalnızca bir ucundan mesnetlenmiş olup diğer ucu boşta kalacak şekilde dışarı doğru uzanan kiriş, döşeme ya da yapı bölümü.
Bir mekanı diğerinden ayıran ama binanın taşıyıcı yüklerini taşımayan iç duvar; bu yüzden çoğunlukla yeri değiştirilebilir ya da kaldırılabilir.
Taşıyıcı döşemenin altına asılan ikinci tavan; aradaki boşlukta kanallar, kablolar, borular ve aydınlatma elemanları görünmeden geçer.
Bir binanın cephesindeki pencerelerin ve diğer açıklıkların düzeni, boyutu ve oranı.
Kapı ya da pencere açıklığının üzerine, üstteki duvarı taşımak için yerleştirilen betonarme, çelik, taş ya da ahşap yatay kiriş.
Kolonların ve ana duvarların yerini belirleyen, planda düzenli aralıklarla çizilmiş çizgiler sistemi; çizgiler bir yönde harflerle, diğer yönde rakamlarla adlandırılır.
Malzeme ve Yapım
İçine çelik çubuklar ya da hasır yerleştirilerek dökülen beton; beton basınca, çelik ise çekmeye karşı direnir ve böylece güçlü kiriş, döşeme ve kolonlar elde edilir.
Çelik kolon ve kirişlerin birleştirilmesiyle oluşan, döşemeleri ve çatıyı taşıyan, geniş açık mekanlara ve yüksek binalara olanak veren taşıyıcı sistem.
Duvar örmek için kullanılan, pişmiş kilden yapılmış küçük dikdörtgen blok; tuğlalar harçla, örgü (bond) denen düzenli desenlerle örülür.
Yapımda kullanılmak üzere hazırlanmış ahşap; taşıyıcı sistemlerde, döşemelerde, cephe kaplamalarında, pencerelerde ve mobilyada kullanılır. Çapraz lamine ahşap (CLT) gibi mühendislik ürünleri çok katlı binalarda da kullanılır.
Bir binanın pencereler, cam kapılar ve cam duvarlar gibi camdan oluşan bölümleri ya da camın doğramaya takılması işi.
Genellikle cam ve alüminyumdan yapılan, binanın taşıyıcı sistemine asılan, dış etkenleri içeri almayan ama döşeme ya da çatı yükü taşımayan ince dış duvar.
Binayı dış etkenlerden korumak ve görünümünü belirlemek için duvarlara sabitlenen taş, metal panel, ahşap ya da seramik gibi dış katman.
Taş, tuğla ya da beton blok gibi tek tek birimlerin harçla örülmesiyle yapılan yapım; bu birimlerin yapı malzemesi olarak kendisi.
Üsluplar, Tarih ve Koruma
20. yüzyılın başından ortasına kadar etkili olan; tarihsel süslemeyi reddeden, işlevi, yalın biçimleri, açık planları ve çelik, cam ve beton gibi yeni malzemeleri öne çıkaran akım.
Profesyonel mimarlar yerine yöre insanlarının yerel malzeme ve bilgiyle yaptığı; iklim, kültür ve gündelik ihtiyaçlarla şekillenen geleneksel yapılar.
Dairesel, kare ya da çokgen bir mekanın üzerine yapılan yarım küre biçimli örtü; kagir bir kubbe ağırlığını dışa ve aşağıya doğru yayar.
Bir açıklığı geçen, birbirine dayanan kama biçimli taş ya da tuğlalardan oluşan ve üstteki yükü yanlara ve aşağıya aktaran eğrisel taşıyıcı.
1950'lerden 1970'lere kadar etkili olan; ağır ve güçlü biçimleri ve çıplak, brüt betonuyla tanınan, çoğunlukla konut, üniversite ve kamu binalarında kullanılan üslup.
Yaklaşık 12. ile 16. yüzyıllar arasında Avrupa'da görülen; sivri kemerleri, kaburgalı tonozları, uçan payandaları ve büyük vitray pencereleriyle tanınan üsluba ait.
Antik Yunan ve Roma'dan gelen sütun tasarımı ve oran sistemleri: Dor, İyon ve Korint düzenleri ile Roma'ya ait Toskana ve Kompozit düzenler.
Tarihi bir binayı özgün biçimi, malzemeleri ve teknikleri üzerine yapılan titiz bir araştırmaya dayanarak onaran ve daha önceki bir durumuna kavuşturan çalışma.
Eski bir binaya, özgün yapısının ve karakterinin büyük bölümünü koruyarak yeni bir işlev kazandırmak; örneğin bir fabrikayı müzeye ya da ofise dönüştürmek.
Kentsel Planlama ve Tasarım
Bir binanın zemin seviyesinde kapladığı alan; dış duvarlarının zemindeki izi üzerinden ölçülür.
Bir kentin; konut, ofis ya da sanayi gibi yalnızca belirli kullanımlara ve belirli yapı büyüklüklerine izin verilen alanlara ayrılması sistemi.
Kampüs, mahalle ya da kent bölgesi gibi geniş bir alanın uzun vadeli gelişimini gösteren plan; arazi kullanımlarını, yapıları, sokakları, açık alanları ve etapları içerir.
Sokaklar, meydanlar, parklar, kıyılar ve kamu binalarının ortak alanları gibi herkese açık ve herkesin erişebildiği mekan.
Konut, dükkan, ofis ve kamusal tesisler gibi farklı kullanımları birbirinden ayırmak yerine bir araya getiren bina ya da bölgeyi niteleyen.
Belirli bir arazi alanındaki yapılaşma miktarı ya da konut veya kişi sayısı; çoğunlukla hektar başına konut ya da kişi olarak ölçülür.
İmar kurallarınca belirlenen ve binanın parsel sınırından ya da yoldan bırakması gereken en az mesafe; ayrıca binanın üst kısmının alttaki kattan geri çekilmesi.
Bir binanın tüm katlarındaki toplam inşaat alanının parsel alanına bölümü; 2 değeri, toplamda parsel alanının iki katı kadar inşaat yapılabileceği anlamına gelir.
Konut siteleri, alışveriş merkezleri ve yollar gibi düşük yoğunluklu yapılaşmanın kentin çevresindeki kırsal alanlara kontrolsüzce yayılması.
Daha varlıklı kesimlerin yoksul bir mahalleye taşınmasıyla mülk fiyatlarının yükseldiği ve mahallenin eski sakinleriyle esnafının önemli bölümünün yerinden edildiği süreç.
Bir bölgede yürümenin ne kadar kolay, güvenli ve keyifli olduğu; kaldırım genişliği, gölge, yaya geçitleri, sokak yaşamı ve günlük ihtiyaçlara olan mesafe gibi etkenlere bağlıdır.
Sürdürülebilirlik ve Çevre
Gökyüzünden ve güneşten binaya giren doğal ışık; mimarlar pencereleri, çatı ışıklıklarını ve oda derinliklerini, kamaşma ya da aşırı ısınma olmadan yeterli ışık alınacak şekilde tasarlar.
Isının binaya girişini ya da binadan çıkışını yavaşlatmak için duvarlara, çatılara ve döşemelere yerleştirilen taş yünü, polistiren ya da ahşap lifi gibi malzeme.
Bir binanın, odanın ya da cephenin güneşe, rüzgara, manzaraya ve sokağa göre baktığı yön.
Binaları daha az enerji, su ve malzeme kullanacak, karbon salımını ve atığı azaltacak ve tüm ömürleri boyunca insanlara sağlıklı mekanlar sunacak şekilde tasarlamak.
Bir binayı güneşten, rüzgardan, gölgeden ve binanın kendi biçimi ile malzemelerinden yararlanarak konforlu tutan; böylece mekanik ısıtma, soğutma ve aydınlatmaya az ihtiyaç duyan tasarım.
Temiz havanın mekanın bir yüzündeki açıklıklardan girip karşı yüzdeki açıklıklardan çıktığı doğal havalandırma.
Su yalıtım katmanının üzerine toprak ve bitkiler yerleştirilmiş çatı; yağmur suyunun akışını yavaşlatır, yalıtıma katkı sağlar, canlılara yaşam alanı sunar ve çevreyi serinletir.
Bir binanın malzemelerinin üretimi, taşınması ve uygulanmasından, daha sonra da bakımı ve yıkımından kaynaklanan karbon salımı; binanın enerji kullanımından doğan salımdan ayrı tutulur.
Leadership in Energy and Environmental Design ifadesinin kısaltması; ABD Yeşil Bina Konseyi'nin (USGBC) geliştirdiği ve sürdürülebilir özellikler için puan veren yeşil bina değerlendirme sistemi.
Sunumlar ve Jüriler
Bir binanın ya da alanın karton, ahşap, köpük veya 3B baskı parçalardan yapılmış küçük üç boyutlu hali; tasarımı incelemek ya da sunmak için kullanılır.
Bir tasarımın 3B modelinden, ışığı, malzemeleri ve gölgeleri hesaplayan bir yazılım kullanarak gerçekçi ya da atmosferik bir görüntü üretmek.
Öğrenci projelerini değerlendirip geri bildirim ve not veren hocalar ile davetli mimarlardan oluşan kurul; ayrıca bir tasarım yarışmasını değerlendiren kurul.
Bir hocanın ya da değerlendirme grubunun öğrencinin çalışmasını tartışıp eleştirel geri bildirim verdiği oturum; critique kelimesinin kısaltmasıdır.
Bir projeyi jüriye, işverene ya da yarışmaya sunmak için çizimlerin, görsellerin, diyagramların ve kısa metinlerin üzerine yerleştirildiği, genellikle A1 ya da A0 boyutunda büyük sayfa.
Mimarların bir proje için tasarım önerileri sunduğu ve jürinin, çoğunlukla isimsiz olarak değerlendirdiği öneriler arasından en iyisini ödül ya da iş vererek seçtiği yarışma.
Bir mimarın ya da öğrencinin projeler, çizimler, maketler ve görseller gibi en iyi çalışmalarından oluşan seçki; işe, okula ya da yarışmalara başvurmak için kullanılır.
Bir hocanın, jürinin ya da ekibin birlikte inceleyip tartışabilmesi için çizimleri ve paftaları raptiyeyle duvara tutturmak.
Mesleki Uygulama ve Mevzuat
Binaların nasıl tasarlanıp inşa edileceğini belirleyen yasal kurallar bütünü; taşıyıcı sistem, yangın güvenliği, erişilebilirlik, enerji kullanımı ve sağlık konularını kapsar.
Bir yapı projesini yaptıran ve mimara ücretini ödeyen kişi ya da kurum; ev sahibi, yatırımcı, şirket ya da kamu kurumu olabilir.
Bir projenin belirli bir arazide yapılabilir ve mantıklı olup olmadığını; imar kurallarını, inşaat alanını, maliyeti, ihtiyaç programını ve riskleri inceleyerek sınayan erken aşama çalışması.
Yerel yönetimin, projelerin imar kurallarına ve yönetmeliklere uygunluğunu kontrol ettikten sonra bir binanın yapılması, değiştirilmesi ya da yıkılması için verdiği resmi izin.
Bir projeyi çizimlere, şartnamelere ve sözleşmeye uygun olarak inşa etmek için tutulan; şantiyede işçileri, malzemeleri ve alt yüklenicileri yöneten firma ya da kişi.
Bir projede istenen malzemeleri, ürünleri, kalite standartlarını ve işçiliği tanımlayan ve çizimlerle birlikte kullanılan yazılı belge.
Yüklenicilerin bir projeyi yapmak için fiyat verdiği süreç ya da bu teklifin kendisi; işveren genellikle maliyet ve kaliteye göre birini seçer.
Mimarın ya da mühendisin, şantiyedeki inşaat işlerinin çizimlere, şartnamelere ve kalite standartlarına uygun yapıldığını düzenli olarak kontrol etmesi.
Bir binanın ya da mekanın tekerlekli sandalye kullananlar, yaşlılar, görme ya da işitme engelliler dahil herkes tarafından kullanılabilir olması.
Mini test: bu terimleri biliyor musun?
Bu sözlükten 10 soru. Her terimin doğru Türkçe karşılığını seç, puanını gör.
Mimarlık İngilizcesi nasıl öğrenilir?
- Her İngilizce terimi stüdyoda zaten kullandığınız Türkçe kelimeyle birlikte öğrenin: floor plan ve kat planı, elevation ve görünüş, site plan ve vaziyet planı, model ve maket, presentation board ve pafta gibi.
- Her hafta mimarlık sitelerindeki proje anlatımları, yarışma şartnameleri, jüri raporları ve çizim setlerindeki notlar gibi gerçek mimari metinler okuyun; mimarların mekanı nasıl anlattığına dikkat edin: 'the double-height atrium opens onto the courtyard' (çift yükseklikli atriyum avluya açılıyor).
- Projelerinizden birini üç dakikada İngilizce olarak sesli sunma alıştırması yapın: arazi, konsept, plan ve kesit, malzemeler. Jüriler zor kelimelerden çok anlaşılır bir hikayeyi hatırlar.
- Ölçekleri ve ölçüleri sesli okuma alıştırması yapın: 1:100 'one to a hundred', 1:20 'one to twenty', 3,60 m ise 'three point six metres' diye okunur. İngilizcede ölçeğin eğik çizgiyle değil iki noktayla yazıldığını unutmayın.
- Her ismi birlikte kullanıldığı fiillerle öğrenin, çünkü stüdyo ve ofis İngilizcesi bu kalıplar üzerine kuruludur: draw up a plan, cut a section, build a model, render a view, pin up your boards, apply for a building permit.
Sıkça sorulan sorular
Mimarlık projemi jüriye İngilizce olarak nasıl sunarım?
Kısa ve anlaşılır bir hikaye hazırlayın: arazi ve ihtiyaç programıyla başlayın, konseptinizi tek cümleyle anlatın, ardından çizimleri göstererek jüriyi planlar, kesitler ve önemli detaylar üzerinden gezdirin. 'As you can see in the section', 'The main idea was' ve 'This allowed us to' gibi birkaç bağlantı ifadesi öğrenin. Süre tutarak sesli prova yapın; bir soruyu anlamazsanız jüri üyesinden kibarca tekrar etmesini ya da başka şekilde sormasını isteyin.
İlk önce hangi mimarlık terimlerini öğrenmeliyim?
Stüdyoda ya da ofiste ilk haftalarda duyacağınız kelimelerle başlayın: temel çizimler (floor plan, section, elevation, site plan, scale), temel yapı elemanları (column, beam, slab, facade, staircase), tasarım süreci kelimeleri (brief, concept, sketch, massing, circulation) ve sunum kelimeleri (model, render, jury, crit). Bu listenin ilk seviyesi tam olarak bunları kapsar.
Pafta, vaziyet planı, maket ve emsal İngilizcede nasıl söylenir?
Pafta İngilizcede sheet ya da drawing sheet'tir; sunum paftaları için mimarlar board der. Vaziyet planı site plan, maket ise model (ya da physical model) olarak geçer. İmar dilindeki emsal ise floor area ratio (FAR), İngiliz İngilizcesinde plot ratio'dur. 'Precedent' değildir; precedent örnek ya da referans proje anlamına gelir.
Elevation ile facade arasındaki fark nedir?
Elevation bir çizimdir: binanın bir yüzünün perspektifsiz, karşıdan görünüşüdür, örneğin north elevation (kuzey görünüşü). Facade ise binanın gerçek dış yüzüdür. Elevation çizilir; facade ise temizlenir, kaplanır ya da restore edilir. Türkçede elevation genellikle görünüş, facade ise cephe diye karşılanır.
Mimarlıkta İngiliz İngilizcesi mi Amerikan İngilizcesi mi kullanmalıyım?
Her ikisi de her yerde anlaşılır, ancak aynı belge içinde tutarlı olun ve okulunuzun, ofisinizin ya da işvereninizin tercihini izleyin. Sık karşılaşılan çiftler: brief ve program, working drawings ve construction documents, tender ve bid, storey ve story, metres ve meters. Ayrıca İngiliz kullanımında first floor zemin katın üstündeki kattır, Amerikan kullanımında ise zemin kattır.
İlgili alanlar
Seviyene uygun okumayla pekiştir
Yeni kelimelerin kalıcı olmasının en hızlı yolu seviyene uygun metin okumaktır. Seviyene göre ücretsiz İngilizce kitaplar:
