İç Mimarlık İngilizcesi: 100 Temel Terim ve Anlamları
İç mimarlık uluslararası bir meslek; tasarım briflerinin, ürün kataloglarının, şartnamelerin ve tedarikçi yazışmalarının önemli bir kısmı İngilizce yürüyor. Mood board, FF&E, splashback (tezgah arası) ya da colour temperature (renk sıcaklığı) gibi kavramlar, küçük bir daire tadilatından otel iç mekan uygulamasına kadar her projede karşınıza çıkar. Bu sözlük mekan planlaması, mobilya, malzeme ve yüzey kaplamaları, aydınlatma, renk, stiller, mutfak ve banyo, çizimler ve müşteri süreçleriyle ilgili temel İngilizce terimleri sade bir dille ve Türkçe karşılıklarıyla açıklıyor; iç mimarlar, iç mimarlık öğrencileri ve onlarla birlikte çalışan herkes için hazırlandı.
- 100 terim
- 10 konu
- 52 temel terim
- 200 örnek cümle
Mekan Planlaması
Odaların, mobilyaların ve donatıların bir mekan içinde nasıl düzenlendiği; nesnelerin nereye konduğu ve insanların bunlar arasında nasıl hareket ettiği.
Bir mekanın nasıl kullanılacağının incelendiği ve renk ile malzeme seçiminden önce işlevlerin, mobilyaların ve geçiş yollarının nereye yerleşeceğine karar verilen tasarım aşaması.
Mutfak, yemek alanı ve oturma alanı gibi birden fazla bölümün aralarında duvar olmadan tek büyük bir mekanı paylaştığı düzeni tanımlar.
Üstündeki döşemelerin ya da çatının yükünü taşıyan duvar; kiriş gibi başka bir taşıyıcı eleman eklenmeden kaldırılamaz.
İnsanların bir binada ya da odada hareket ederken kullandığı koridor, merdiven ve mobilyalar arasındaki geçişler gibi güzergahlar ve bu güzergahların ihtiyaç duyduğu alan.
Bir mekanı yemek pişirme, yemek yeme, dinlenme ya da çalışma gibi farklı işlevler için bölümlere ayırmak; bunun için mobilya, halı, aydınlatma ya da zemin ve tavandaki değişiklikler kullanılır.
İnsanların rahat ve güvenli şekilde hareket edebilmesi, oturabilmesi, çekmece açabilmesi ya da cihazları kullanabilmesi için mobilya, donatı ve kapıların çevresinde bırakılması gereken boş alan.
Bir mekanı daha küçük oda ya da alanlara bölen, taşıyıcı olmayan iç duvar; genellikle metal ya da ahşap karkas üzerine alçıpan veya camdan yapılır.
Duvarları kaldırarak, açıklıkları genişleterek ya da açık renkler ve aynalar kullanarak bir mekanı daha büyük ve bütünlüklü hale getirmek ya da öyle hissettirmek.
Mobilya, mekan ve ekipmanların insan vücuduna nasıl uyduğunu inceleyen ve insanların bunları rahat, güvenli ve verimli şekilde kullanabilmesini amaçlayan alan.
Tasarım İlkeleri
Bir odada gözün ilk takıldığı öge; şömine, büyük bir pencere, bir sanat eseri ya da dikkat çekici bir aydınlatma elemanı gibi.
Bir nesnenin bulunduğu mekana ve onu kullanan insanlara göre büyüklüğü; ayrıca bir çizimde kullanılan oran, örneğin 1:50.
Bir nesnenin ya da odanın farklı parçaları arasındaki büyüklük ilişkisi; örneğin bir lambanın yüksekliği ile abajuru ya da bir pencere ile duvarı arasındaki ilişki.
Bir yüzeyin dokunulduğunda ya da görünüşüyle hissettirdiği nitelik: pürüzlü, pürüzsüz, yumuşak ya da tanecikli gibi. Tasarımda odaya derinlik ve canlılık katar.
Görsel ağırlığın bir odada eşit dağılması; hiçbir tarafın diğerinden daha ağır ya da boş hissettirmemesi. Simetrik ya da asimetrik olabilir.
Yan yana kullanılan renkler, tonlar, malzemeler ya da formlar arasındaki belirgin fark; siyaha karşı beyaz ya da pürüzlü taşa karşı cilalı pirinç gibi.
Bir odaya kişiliğini veren ve fark edilmek için seçilen cesur, göz alıcı mobilya, aydınlatma ya da sanat eseri.
Işık kaynakları, halılar, kumaşlar ve dokular gibi ögeleri birden fazla seviyede bir araya getirerek odanın düz değil, zengin, derin ve rahat hissettirmesini sağlamak.
Bir nesnenin gerçek ağırlığından bağımsız olarak ne kadar ağır ya da hafif göründüğü; koyu renkler, yere kadar inen gövdeler, büyük boyut ve cesur desenler görsel ağırlığı artırır.
Bir odada nesnelerin çevresinde ve aralarında bilinçli olarak bırakılan boşluk; gözün dinlenmesini ve önemli parçaların öne çıkmasını sağlar.
Renk ve Renk Şemaları
Bir odada ya da projede duvarlar, zemin, mobilya ve kumaşlar için kullanılan, birbiriyle uyumlu olacak şekilde planlanmış renk kombinasyonu.
Bir proje için seçilen ve tüm yüzeylerin ve objelerin içinden seçildiği sınırlı sayıdaki belirli renk grubu; çoğu zaman numune ya da boya kodlarıyla gösterilir.
Çoğunlukla sakin bir renk şemasına canlılık katmak için kırlent, sandalye ya da kapı gibi küçük alanlarda kullanılan güçlü renk.
Beyaz, bej, gri, vizon ya da grej gibi diğer renklerin çoğuyla uyum sağlayan sakin ve yumuşak renk; neutral scheme örneğinde olduğu gibi sıfat olarak da kullanılır.
Bir odada diğerlerinden farklı ele alınan ve odak noktası yaratmak için cesur bir renk, duvar kağıdı, lambri ya da taşla kaplanan tek duvar.
Renk çemberinin kırmızı, turuncu ve sarı tarafında kalan renkler; enerjik ve samimi bir his verir ve size doğru geliyormuş gibi görünür. Mavi, yeşil ve mor ise soğuk renklerdir.
Renk çemberinde birbirinin karşısında yer alan ve birlikte kullanıldığında güçlü bir kontrast yaratan renk çiftleri; mavi ile turuncu ya da kırmızı ile yeşil gibi.
Tek bir rengin farklı koyuluk ve açıklıktaki tonlarını kullanan; örneğin açık gök mavisinden koyu laciverde kadar farklı mavilerle döşenmiş bir oda.
Bir odada renkleri dengelemek için kullanılan kural: yaklaşık yüzde 60 baskın renk (genellikle duvarlar ve büyük yüzeyler), yüzde 30 ikincil renk ve yüzde 10 vurgu rengi.
Bir boyanın ya da malzemenin ana renginin altında saklı duran ince renk; beyaz ya da gri bir rengin içindeki pembe, sarı, yeşil ya da mavi gibi.
Bir rengi, deseni ya da tasarımı daha az güçlü veya parlak hale getirerek daha sakin ya da dengeli hissettirmesini sağlamak.
İç Mekan Stilleri
Günümüzde geçerli olan tasarım üslubunu tanımlar; genellikle sade çizgiler, nötr renkler ve farklı malzemelerin bir arada kullanılmasıyla öne çıkar. Trendler değiştikçe kendisi de değişir.
Çok az obje, sade formlar, düz yüzeyler ve gizli depolama kullanan; mekanın ve ışığın asıl ögeler haline geldiği üslubu tanımlar.
Danimarka, Norveç, İsveç ve Finlandiya'dan çıkan; açık renk ahşap, beyaz ya da açık tonlu duvarlar, sade ve işlevsel mobilyalar ve sıcak, doğal havasıyla bilinen iç mekan stili.
Eski fabrika ve depolardan esinlenen; çıplak tuğla, beton, metal, açıkta bırakılmış boru ve kanallar ile ham, işlenmemiş yüzeyler kullanan stil.
Kabaca 1940'lardan 1960'lara uzanan dönemin mobilya ve iç mekan stili; sade çizgiler, aşağı doğru incelen ayaklar, tik ve ceviz gibi sıcak ahşaplar ve organik formlarla bilinir.
Japon ve İskandinav tasarımını harmanlayan stil: doğal malzemeler, alçak mobilyalar, toprak tonlarında yumuşak renkler ve özenli işçilikle sakin, yalın odalar.
1920'ler ve 1930'ların gösterişli tasarım stili; cesur geometrik desenler, simetri, kavisli formlar ve mermer, pirinç, lake ve kadife gibi zengin malzemelerle bilinir.
Farklı dönem, stil ve coğrafyalardan gelen mobilya, obje ve fikirleri tek bir odada buluşturan; bunları ortak bir renk, malzeme ya da havayla bir arada tutan.
Bitkiler, gün ışığı, doğal malzemeler, manzara ve doğal formlar kullanarak bina içinde insanı doğayla buluşturan ve iyi oluşu artırmayı amaçlayan yaklaşım.
Mobilya, Donatı ve Tekstil
Binaya kalıcı olarak sabitlenen ve mülk satıldığında genellikle yerinde kalan eleman; gömme bir aydınlatma, lavabo, klozet ya da sabit dolaplar gibi.
Bir odadaki perde, kırlent, şal, halı ve nevresim gibi renk, konfor ve doku katan kumaş ürünler.
Ayrı durmak yerine duvarın ya da odanın bir parçası olarak yapılmış; gömme dolap, raf, oturma birimi ya da beyaz eşya gibi.
Kanepe, sandalye ve yatak başlıklarındaki dolgu, yay ve kumaş ya da deri kaplama; bu tür mobilyaları yapma ve kaplama zanaatı.
Katalogdan hazır alınmak yerine tek bir müşteri ya da mekan için özel olarak tasarlanıp üretilmiş.
Furniture, fixtures and equipment ifadesinin kısaltması: bir projede bina yapısının parçası olmayan mobilya, lamba, perde ve sanat eseri gibi taşınabilir eşya ve donatılar.
Duvara gömülü ya da sabitlenmiş olmayıp kendi başına duran; solo küvet, dolap ya da beyaz eşya gibi.
Binaya sabitlenmemiş ve yeri değiştirilebilen mobilyalar; sabit ahşap imalatların aksine kanepe, sandalye, masa ve yatak gibi.
Mahremiyet, ışık kontrolü, yalıtım ve dekorasyon için pencereyi giydirmek ya da örtmek amacıyla kullanılan her şey; perde, stor, panjur ya da tül gibi.
Belirli bir mekan için yapılan sabit ahşap işleri; gömme dolaplar, raflar, mutfak dolapları, lambriler ve kapılar gibi. Bu işleri yapma zanaatı.
Malzeme ve Yüzey Kaplamaları
Bir malzemenin son yüzeyi ya da görünen yüzeylerde kullanılan malzeme; boya, seramik, ahşap boyası ya da cilalı taş gibi. Bu yüzeyin mat ya da parlak gibi görünümünü anlatmak için de kullanılır.
Sipariş vermeden önce görünüşünü ve dokusunu kontrol etmek için kullanılan küçük kumaş, boya rengi, duvar kağıdı ya da başka bir malzeme parçası.
MDF ya da kontrplak gibi daha ucuz ve daha kararlı bir levhanın üzerine yapıştırılan, masif malzemenin görünümünü veren çok ince gerçek ahşap ya da taş tabaka.
Kağıt ve reçine katmanlarının preslenmesiyle üretilen, çoğu zaman ahşap ya da taş görünümünde baskılı sert yapay yüzey; tezgah, dolap ve zeminlerde kullanılır.
Medium-density fibreboard'un kısaltması: ahşap lifleri ve reçineyle üretilen düzgün ve kararlı levha; dolap, raf, lambri ve boyalı mobilyalarda kullanılır.
Üst katmanı gerçek sert ağaçtan, alt katmanları ise kontrplak ya da lif levhadan oluşan ve bu sayede masif ahşaba göre daha kararlı olan zemin kaplaması.
Mermer, granit, kireçtaşı ve traverten gibi doğadan çıkarılan taş; zemin, tezgah, duvar ve banyolarda kullanılır. Her plaka birbirinden biraz farklı görünür.
Boyalı ya da kaplanmış bir yüzeyin ne kadar ışık yansıttığı; neredeyse hiç parlamayan mattan başlayıp ipek mat ve saten seviyelerinden geçerek parlağa kadar uzanır.
Seramikler arasındaki derzleri dolduran ve sertleşerek suyun girmesini önleyen, karoları yerinde tutan macun; bu derzleri doldurmak anlamında fiil olarak da kullanılır.
Duvarları kaplamak ve süslemek için kullanılan her türlü malzeme; duvar kağıdı, vinil, kumaş, hasır ya da ahşap paneller gibi. Sektörde çoğu zaman duvar kağıdından daha geniş bir terim olarak kullanılır.
İç duvarın zeminle birleştiği yer boyunca uzanan, duvarı koruyan ve birleşim yerini gizleyen dar şerit.
Aydınlatma
Bir odayı dolduran ve insanların rahatça hareket etmesini sağlayan genel, dengeli ışık; genellikle tavan armatürlerinden, gömme spotlardan ya da gün ışığından gelir.
Yemek pişirme, okuma, masa başında çalışma ya da makyaj yapma gibi belirli bir iş için kullanılan, daha güçlü ve odaklı ışık.
Bir sanat eseri, raf, dokulu bir duvar ya da bitki gibi belirli bir nesneyi veya ögeyi öne çıkarmak için kullanılan yönlendirilmiş ışık.
Güneşten pencereler, kapılar ve çatı pencereleri yoluyla gelen, gün boyunca şiddeti ve rengi değişen ışık.
Beyaz ışığın ne kadar sıcak (sarımsı) ya da soğuk (mavimsi) göründüğünün ölçüsü; kelvin (K) cinsinden ifade edilir. Yaklaşık 2700 K sıcak beyaz, 5000 K ve üzeri gün ışığı gibi görünür.
Bir ışığın parlaklığını ayarlayan anahtar ya da kumanda; böylece aynı oda çalışırken aydınlık, akşamları ise loş ve yumuşak olabilir.
Tavandan bir kablo, zincir ya da çubukla sarkan aydınlatma; çoğunlukla yemek masalarının ve mutfak adalarının üzerinde ve merdiven boşluklarında kullanılır.
Tavana gömülerek yüzeyle neredeyse aynı hizada duran ve ışığı aşağı veren küçük armatür; genel aydınlatma için çoğunlukla sıra halinde kullanılır.
Duvara sabitlenen, çoğu zaman dekoratif aydınlatma elemanı; yatak başlarında, ayna ve şömine yanlarında ya da koridor ve merdivenler boyunca kullanılır.
Bir mekandaki tüm armatürlerin, anahtarların ve aydınlatma devrelerinin yerini gösteren, genellikle armatür tiplerini listeleyen bir lejantı da olan çizim.
Mutfak ve Banyo
Mutfağın ortasında yer alan, üzerinde tezgah bulunan bağımsız dolap bloğu; yemek hazırlamak, eşya saklamak ve çoğu zaman günlük yemekler için kullanılır.
Mutfak dolaplarının üstünde yer alan, yemek hazırlanan düz ve sert yüzey; kuvars, granit, laminat ya da ahşap gibi malzemelerden yapılır.
Eviye ya da ocağın arkasındaki duvarı koruyan, kolay temizlenen kaplama; seramik, cam, taş ya da metalden yapılır.
Lavaboyu taşıyan, altında ya da çevresinde depolama alanı bulunan banyo dolabı; yere oturabilir ya da duvara asılabilir.
Doğrudan bir yatak odasına açılan ve yalnızca o odayı kullananlara ait banyo; en suite bedroom örneğinde olduğu gibi sıfat olarak da kullanılır.
Mutfakta eviye, ocak ve buzdolabı arasında kalan hayali üçgen; aşçının bunlar arasında kolayca hareket edebilmesi için bir rehber olarak kullanılır.
Kapısı ya da tam kabini olmayan, genellikle tek bir sabit cam panelden oluşan ve zemini banyonun geri kalanıyla aynı ya da neredeyse aynı seviyede olan duş.
Sıcak ve soğuk suyu tek bir ağızda karıştıran, tek kol ya da iki başlıkla kontrol edilen musluk; lavabo, eviye, küvet ve duşlarda kullanılır.
Karşılıklı iki duvar boyunca dolapların yer aldığı ve aralarında bir geçiş bulunan uzun, dar mutfak; bazen tek duvar boyunca da olabilir.
Klozet, lavabo, bide ve pisuvar gibi seramik banyo gereçleri; sektörde bazen küvet ve duş teknelerini de kapsar.
Çizim ve Sunum
Bir odanın ya da binanın, yatay olarak kesilmiş gibi tam yukarıdan görünüşünü gösteren ölçekli çizim; duvarlar, kapılar, pencereler ve çoğu zaman mobilyalar üzerinde yer alır.
Ayrıntılı tasarıma geçmeden önce bir mekan için hedeflenen havayı ve stili anlatan görsel, renk, doku ve obje kolajı.
Bir duvarın, odanın bir yüzünün ya da bir nesnenin perspektifsiz, tam karşıdan çizilmiş düz görünüşü; yükseklikleri ve düşey detayları gösterir.
Tasarlanan bir mekanın malzeme, ışık ve mobilyalarla nasıl görüneceğini müşteriye göstermek için 3D modelden üretilen gerçekçi bilgisayar görüntüsü.
Bir oda için seçilen zemin, seramik, kumaş, boya ve metal yüzeyler gibi gerçek malzeme ve kaplama numunelerinin bir arada düzenlendiği pano.
Bir binayı ya da nesneyi dikey olarak kesilmiş gibi gösteren; yükseklikleri, döşeme ve tavan kotlarını ve parçaların nasıl birleştiğini ortaya koyan çizim.
Computer-aided design'ın kısaltması: AutoCAD, Revit, ArchiCAD ya da Vectorworks gibi kesin ölçülü teknik çizimler ve 3D modeller hazırlamaya yarayan yazılımlar.
Tavanın zemindeki bir aynaya yansıyormuş gibi çizildiği plan; aydınlatma armatürlerini, tavan yüksekliklerini, asma tavan kademelerini, menfezleri ve duman dedektörlerini kat planıyla aynı yönde gösterir.
Her ölçünün gerçek boyutla sabit bir oranı koruyacak şekilde, örneğin 1:50, çizilmiş; böylece ölçüler doğrudan çizim üzerinden alınabilir.
Müşteri ve Proje Süreci
Müşterinin projeden beklentilerini kayıt altına alan belge ya da notlar: mekanın nasıl kullanılacağı, istenen stil, bütçe, takvim ve vazgeçilmez talepler.
Bir mülkü doğru şekilde ölçmek ve duvarlar, pencereler, tavan yükseklikleri, prizler, borular ve hasarlar gibi mevcut durumu kayıt altına almak için yapılan ziyaret.
Bir projede kullanılacak ürünlerin, malzemelerin, kaplamaların ve miktarların ayrıntılı yazılı tanımı; böylece doğru şekilde fiyatlandırılabilir, sipariş edilebilir ve uygulanabilir.
Genellikle tasarımcının çizimlerine dayanarak yıkım, sıva, elektrik ve montaj gibi inşaat ya da iç mekan uygulama işlerini yapmak üzere tutulan firma ya da kişi.
Mevcut bir binayı ya da odayı onarmak, güncellemek ve iyileştirmek için yapılan iş; yeni kaplamalardan duvarların, mutfak ve banyoların yerinin değiştirilmesine kadar uzanır.
Bir tasarıma, çizime, numuneye ya da maliyete resmi ve son onayı vermek; böylece işin bir sonraki aşamasına ya da siparişe geçilebilir.
Teknik detaylara geçilmeden önce tasarımcının bir mekan için genel fikri sunduğu ilk tasarım aşaması: yerleşim, atmosfer, renkler ve temel malzemeler.
Bir siparişin verilmesi ile ürünün teslim alınması arasında geçen süre; stok ürünlerde birkaç gün, özel üretim ya da ithal ürünlerde ise haftalar sürebilir.
Projenin sonuna doğru biten işin kontrol edilmesi ve çizik, boşluk ya da eksik kulp gibi küçük kusurların yüklenicinin düzeltmesi için listelenmesi süreci.
Bir binanın içini kullanıma hazır hale getirme işi; bölme duvarlar, tavanlar, zemin kaplamaları, aydınlatma, ahşap imalat ve mobilya gibi. Özellikle ofis, mağaza ve restoranlar için kullanılır.
Mini test: bu terimleri biliyor musun?
Bu sözlükten 10 soru. Her terimin doğru Türkçe karşılığını seç, puanını gör.
İç Mimarlık İngilizcesi nasıl öğrenilir?
- İngiliz ve Amerikan karşılıklarını çift olarak öğrenin; çünkü kataloglar, müşteriler ve çizimler ikisini de kullanır: worktop ve countertop, splashback ve backsplash, tap ve faucet, skirting board ve baseboard, feature wall ve accent wall.
- Her hafta alandan gerçek İngilizce metinler okuyun: üreticilerin ürün teknik föyleri, mobilya ve aydınlatma katalogları, tasarım dergilerindeki proje yazıları ve yayımlanmış vaka çalışmaları. Her terimin hangi fiillerle kullanıldığına dikkat edin: specify a finish, sign off a sample, zone a space, layer the lighting.
- Her İngilizce terimin yanına sahada kullanılan Türkçe karşılığını yazdığınız bir kelime listesi tutun: grout ve fuga, splashback ve tezgah arası, mixer tap ve batarya, skirting board ve süpürgelik gibi. Ofiste de sahada da ikisine birden ihtiyacınız olacak.
- Bir odayı plandan kaplamalara kadar sesli olarak İngilizce anlatmayı deneyin: insanlar mekanda nasıl dolaşıyor, ışık nereden geliyor, hangi renkleri ve dokuları neden seçtiniz. Müşteri sunumunda yaptığınız iş tam olarak budur.
- Proje aşamalarının kelimelerini sırasıyla öğrenin: brief, site survey, concept design, specification, ordering, installation, snagging ve handover. Müşterilere ve yüklenicilere yazılan e-postalar bu adımları izler; bu yüzden aynı kalıplar tekrar tekrar karşınıza çıkar.
Sıkça sorulan sorular
Interior design ile interior architecture aynı şey mi?
Tam olarak değil. Interior design, mesleğin İngilizcede en yaygın adıdır ve mekan planlaması, kaplamalar, aydınlatma ve mobilyayı kapsar. Interior architecture ise genellikle binanın kendisine daha fazla ağırlık verir: duvarlar, taşıyıcı sistem, tesisat ve mevcut binaların yeniden kullanımı. Türkiye'de ikisi de üniversitedeki iç mimarlık eğitiminin kapsamındadır; bu yüzden Türk iç mimarlar İngilizcede iki unvanı da kullanabilir. Müşterilerinizin ve işverenlerinizin kullandığı unvanı seçin. Interior decorator ise farklıdır: dekoratörler mobilya, renk ve aksesuarlarla çalışır ama genellikle mekanın kendisini değiştirmez.
Çizimlerimde ve e-postalarımda İngiliz mi, Amerikan İngilizcesi mi kullanmalıyım?
Müşterinizin ve tedarikçilerinizin kullandığı varyantı seçin ve aynı belge içinde tutarlı olun. Farklar gerçektir ve çizimlerde de karşınıza çıkar: worktop ve countertop, splashback ve backsplash, tap ve faucet, skirting board ve baseboard, joinery ve millwork, snagging ve punch list, colour ve color. İngiltere, Avrupa ve Orta Doğu'daki projeler çoğunlukla İngiliz kullanımını izler; Amerikan otel markaları ve ABD'li müşteriler ise Amerikan terimlerini bekler.
Mood board ile sample board arasındaki fark nedir?
Mood board, ulaşmak istediğiniz havayı gösterir. İlham görsellerini, renkleri ve dokuları bir araya getirir ve erken aşamada, konsept sürecinde kullanılır. Sample board (materials board ya da finishes board da denir) ise projede seçilen gerçek ürünleri gösterir: kullanılacak seramik, kumaş, boya rengi, ahşap ve metal yüzey. Müşteriler genellikle önce mood board'u, sonra da herhangi bir sipariş verilmeden önce malzeme panosunu onaylar.
FF&E ne demek ve neden ayrı bir bütçesi var?
FF&E, furniture, fixtures and equipment ifadesinin kısaltmasıdır. Otel, restoran ve ofislerde inşaat işlerinin parçası olmayan ögeleri kapsar: mobilyalar, lambalar, perdeler, halılar, sanat eserleri ve benzeri parçalar. Ayrı bütçelenir ve ayrı satın alınır; çünkü genellikle farklı firmalar tarafından tedarik edilir, tedarik süreleri farklıdır ve binanın kendisi yenilenmeden yıllar önce değiştirilebilir.
Müşterilerim “sarı ışık” ya da “beyaz ışık” istiyor. Bunu İngilizcede nasıl söylerim?
Kelvin cinsinden ölçülen renk sıcaklığından (colour temperature) söz edin. Türk müşterilerin “sarı ışık” dediği şey warm white'tır; genellikle 2700–3000 K'dir ve evlerde, otellerde ve restoranlarda yaygındır. “Beyaz ışık” ise nötr beyaz (yaklaşık 4000 K) ya da soğuk beyaz ve gün ışığıdır (5000 K ve üzeri); ofislerde, mağazalarda ve çalışma alanlarında daha yaygındır. İngilizcede “yellow light” demekten kaçının; renkli bir lamba ya da trafik ışığı gibi anlaşılır.
İlgili alanlar
Seviyene uygun okumayla pekiştir
Yeni kelimelerin kalıcı olmasının en hızlı yolu seviyene uygun metin okumaktır. Seviyene göre ücretsiz İngilizce kitaplar:
