İnşaat İngilizcesi: 100 Temel Terim ve Anlamları
İngilizce; uluslararası sözleşmelerin, tasarım yönetmeliklerinin, teknik şartnamelerin ve Türk müteahhitlerin yol, köprü ve bina yaptığı pek çok yurt dışı şantiyenin ortak çalışma dilidir. Bu sözlük, yüklerden ve donatıdan yöntem bildirimine ve hakedişe kadar inşaat mühendislerinin ve şantiye ekiplerinin her gün kullandığı kelimeleri Türkçe karşılıkları ve gerçekçi örneklerle bir araya getirir. Ayrıca proje, perde, iskele ve metraj gibi İngilizceye beklendiği gibi çevrilmeyen şantiye kelimelerine de dikkat çeker.
- 100 terim
- 9 konu
- 41 temel terim
- 201 örnek cümle
Taşıyıcı Sistem ve Yükler
Bir yapının taşımak zorunda olduğu kuvvet; yapının kendi ağırlığı, insanlar ve eşyalar, rüzgar, kar ya da deprem etkisi gibi. Mühendisler yükü genellikle kilonewton (kN) cinsinden ifade eder.
Bir açıklığı geçerek üzerine gelen yükleri taşıyan ve uçlarındaki kolon ya da duvarlara aktaran yatay taşıyıcı eleman. Esas olarak eğilmeye çalışır.
Üstteki kiriş ve döşemelerden gelen yükleri toplayıp temellere ileten düşey taşıyıcı eleman.
Bir katın tabanını ya da çatıyı oluşturan düz ve yatay beton eleman. Üzerindeki yükleri taşıyarak kirişlere, duvarlara veya kolonlara aktarır.
Bir yapının sürekli taşıdığı kalıcı ağırlık: yapının kendi ağırlığı ile döşeme kaplamaları, duvarlar, asma tavanlar ve sabit ekipman gibi kalıcı unsurlar.
Zamanla yeri ya da miktarı değişen unsurlardan gelen yük; insanlar, mobilyalar, araçlar ve depolanan mallar gibi. 'Imposed load' olarak da adlandırılır.
Bir kirişin, döşemenin ya da köprünün iki mesnedi arasındaki uzaklık. Fiil olarak 'span', bir mesnetten diğerine uzanarak bir boşluğu geçmek demektir.
Üstteki yapıdan gelen yükü taşıyan duvar ya da eleman için kullanılır; böyle bir eleman, yerine başka bir taşıyıcı konmadan kaldırılamaz.
Yalnızca bir ucundan mesnetlenmiş, diğer ucu serbestçe dışarı taşan kiriş, döşeme ya da başka bir taşıyıcı eleman; balkon ya da saçak gibi.
Bir kirişin, döşemenin ya da başka bir elemanın yük altında eğilme ya da yer değiştirme miktarı; genellikle açıklığın ortasında mesafe olarak ölçülür.
Depremlerle ve depremin yol açtığı yer sarsıntısıyla ilgili. Mühendislikte yapıların depreme dayanmasını sağlayan yükleri, tasarım kurallarını ve detayları niteler.
Yüklerin bir kiriş ya da döşeme üzerinde oluşturduğu ve elemanı eğen dönme etkisi. Kilonewton-metre (kNm) ile ölçülür ve elemanın en çok zorlandığı yerde en büyük değerini alır.
Bir elemana enine etki eden ve bir parçayı yanındaki parçaya göre kaydırmaya çalışan kuvvet. Kirişlerde mesnetlere yakın bölgelerde en büyüktür ve eğik çatlaklara yol açabilir.
Beton ve Çelik
Çimento, su, kum ve çakılın karıştırılmasıyla elde edilen yapı malzemesi. Taze haldeyken dökülür ve sertleşerek taş gibi dayanıklı bir kütleye dönüşür.
İçine çelik çubuklar ya da hasır yerleştirilerek dökülen beton. Beton basınca, çelik çekmeye karşı koyar; birlikte güçlü kiriş, döşeme ve kolonlar oluştururlar.
'Reinforcing bar' ifadesinin kısaltması; betonun içine yerleştirilen, yüzeyi nervürlü, çekme kuvvetlerini karşılayan çelik çubuk.
Taze betonu, kendini taşıyabilecek dayanıma ulaşana kadar istenen biçimde tutan, genellikle ahşap, plywood ya da çelikten yapılan geçici kalıp.
Taze betonu mikserden, pompadan ya da kovadan kalıba veya kazıya yerleştirmek. İsim olarak 'a pour', kesintisiz yapılan bir beton dökümünü ifade eder.
Yeni dökülen betonu, çimentonun reaksiyonunu sürdürebilmesi ve betonun tam dayanımına ulaşabilmesi için birkaç gün boyunca nemli ve uygun sıcaklıkta tutma işlemi.
Suyla tepkimeye girerek sertleşen ince gri toz. Beton ve harçta kum ile çakılı birbirine bağlayan malzemedir.
Beton yapımında çimento ve suyla karıştırılan kum, çakıl ya da kırmataş. Betonun ve yol tabakalarının hacminin büyük kısmını oluşturur.
Belirli bir reçeteye göre santralde üretilen ve transmikserlerle şantiyeye dökülmeye hazır halde getirilen beton.
I profil kirişler, H profil kolonlar, köşebentler ve kutu profiller gibi standart biçimlerde üretilen; bina, köprü ve endüstriyel yapıların iskeletinde kullanılan çelik.
İki metal parçayı, genellikle elektrik arkıyla ısıtıp eriterek birleştirmek. İsim olarak 'weld', bu yolla oluşan birleşimdir (kaynak dikişi).
Bir malzemenin, özellikle betonun, kırılmadan önce dayanabileceği basınç. Betonda genellikle 28. günde küp ya da silindir numuneler üzerinde megapaskal (MPa) olarak ölçülür.
Taze betonun işlenebilirliğini ölçen basit saha deneyi: Bir koni betonla doldurulup kaldırılır ve betonun yüksekliğindeki düşme milimetre olarak ölçülür.
Beton yüzeyi ile en yakın donatı arasındaki beton tabakasının kalınlığı. Donatıyı korozyona ve yangına karşı korur, betonla aderansını sağlar.
Temeller ve Zemin
Yapının genellikle zemin altında kalan en alt bölümü; binanın yüklerini altındaki zemine ya da kayaya güvenli biçimde yayar.
Bir kolonun ya da duvarın altında, yükünü zemine daha geniş bir alanda yaymak için yapılan genişletilmiş beton taban. Kolon altındakine tekil temel, duvar altındakine sürekli temel denir.
Bir yapının yükünü daha sağlam zemin ya da kaya tabakasına iletmek için derinlere çakılan veya delinerek yapılan, betondan ya da çelikten uzun eleman.
Zeminin bir temelden gelen basıncı göçmeden ya da aşırı oturma yapmadan güvenle taşıyabileceği en yüksek değer; genellikle kilopaskal (kPa) olarak verilir.
Altındaki zeminin yük altında sıkışması sonucu bir temelin ya da yapının aşağı doğru hareket etmesi. Bir miktar oturma normaldir; fazlası çatlaklara yol açar.
Temel, boru ya da duvarlar yapıldıktan sonra kazıya geri doldurulan toprak veya granüler malzeme; ayrıca bu doldurma işi.
Toprağı ya da dolgu malzemesini, genellikle silindir veya kompaktörle sıkıştırarak içindeki havayı azaltma, daha yoğun ve dayanıklı hale getirme ve ileride oluşacak oturmayı azaltma işlemi.
Zemin kotunun ani değiştiği yerlerde, örneğin bir yol yarmasının yanında ya da bodrumun çevresinde, toprağı veya suyu tutmak için yapılan duvar.
Toprak içinde ve kaya çatlaklarında bulunan yeraltındaki su. Üst yüzeyine yeraltı su seviyesi (water table) denir.
Tasarımdan önce sondajlar, araştırma çukurları, arazi ve laboratuvar deneyleriyle zeminin ve kayanın özelliklerini belirlemek için yapılan zemin araştırması.
Zemin etüdü sırasında zemin ve kaya numunesi almak, deney yapmak ve yeraltı suyu seviyesini ölçmek için zemine açılan dar kuyu.
Şantiye İşleri ve Ekipman
Bir binanın, yolun ya da başka bir yapının inşa edildiği alan; çalışma bölgesini, malzeme stok alanlarını, şantiye ofislerini ve giriş yollarını kapsar.
Şantiyede görev yapan, işlerin projelere ve şartnamelere uygun yapılmasını sağlayan, kaliteyi kontrol eden ve günlük teknik sorunları çözen mühendis.
Temel, bodrum, hendek ya da tünel için yer açmak amacıyla toprağın veya kayanın kazılıp kaldırılması; ayrıca kazılan çukurun kendisi.
Kanca ve halatlar yardımıyla ağır yükleri kaldırıp taşıyan büyük makine. Kule vinçler şantiyeye sabit kurulur, mobil vinçler ise gerektiğinde getirilir.
Bir sonraki aşamaya geçilmeden önce işin, malzemenin ya da ekipmanın projelere, şartnamelere ve güvenlik kurallarına uygun olup olmadığını görmek için yapılan resmi kontrol.
Şantiyede bir işçi ekibini yöneten, günlük işlerini planlayan ve işin doğru ve güvenli yapılmasını sağlayan deneyimli usta.
Uzun bir kolu, kovası ve kendi etrafında dönebilen kabini olan, şantiyede toprak kazmak, kamyon yüklemek ve malzeme taşımak için kullanılan ağır iş makinesi.
Bir sahada toprağın yerinin değiştirilmesiyle ilgili tüm işler: kazı, taşıma, dolgu, sıkıştırma ve zeminin istenen kotlara göre biçimlendirilmesi.
Yüklenicinin personeli, ekipmanı ve malzemeyi şantiyeye getirdiği; ofisleri, çevre çitini, altyapı bağlantılarını ve sosyal tesisleri kurduğu proje başlangıç aşaması.
Ölçme ve Aplikasyon
Arazinin, binaların ya da diğer unsurların konumunu, yüksekliğini ve biçimini ölçüp kayıt altına alma işi veya bu çalışmadan çıkan rapor ve çizimler.
Bir binanın, yolun ya da başka bir işin tam konumunu ve kotlarını ölçme aletleriyle arazide işaretlemek; böylece imalat doğru yerden başlar.
Bir noktanın şantiye röperi ya da deniz seviyesi gibi sabit bir referansa göre yüksekliği. Yükseklikleri ölçmek için kullanılan ölçme aletinin (nivo) adı da budur.
Yatay ve düşey açıları ve mesafeleri ölçüp noktaların koordinatlarını hesaplayan elektronik ölçme aleti.
Şantiyede ya da yakınında bulunan, yüksekliği hassas olarak bilinen ve diğer tüm kotların ölçülmesinde referans alınan sabit nokta.
Yüksekliklerin ya da konumların ölçüldüğü referans seviyesi veya yüzeyi; ortalama deniz seviyesi ya da şantiye için seçilmiş 100.000 m gibi bir referans kotu.
Arazinin biçimini ve yüksekliğini, ayrıca bina, ağaç, yol, bordür ve altyapı hatları gibi mevcut unsurların konumunu kayıt altına alan ölçüm.
Küresel Uydu Navigasyon Sistemi; GPS, Galileo, GLONASS ve BeiDou gibi uydu konumlama sistemlerinin genel adı. Yeryüzündeki konumların hassas olarak belirlenmesinde kullanılır.
Yollar ve Köprüler
Bir yolun, pistin ya da otoparkın trafiği taşıyan, genellikle granüler temel tabakalarının üzerine asfalt ya da betondan yapılan katmanlı üst yapısı.
Taş agreganın bitümle bağlanmasıyla elde edilen siyah yol kaplama malzemesi. Sıcak olarak serilir ve silindirlerle sıkıştırılır.
Yağmur suyunu ya da atık suyu toplayıp bir yoldan, binadan veya sahadan uzaklaştıran boru, kanal, ızgara ve hendek sistemi.
Bir yolun en altında bulunan ve tüm üstyapı katmanlarının üzerine inşa edildiği doğal ya da hazırlanmış zemin. Dayanımı büyük ölçüde üstyapının ne kadar kalın olacağını belirler.
Bir eğimin dikliği; 1/20 ya da %5 gibi bir oran veya yüzde olarak ifade edilir. Yolların, rampaların, drenaj hatlarının ve çatıların belirli eğimleri vardır.
Bir dereyi ya da drenaj suyunu yolun, demiryolunun veya dolgunun altından geçiren boru ya da kutu kesitli kanal.
Köprünün yol ya da yürüyüş yüzeyini oluşturan ve trafiği taşıyan bölümü; kirişler, kablolar ya da kemerler tarafından taşınır.
Köprünün her iki ucunda tabliyeyi taşıyan ve yaklaşım dolgusunun toprağını tutan mesnet yapısı.
Köprünün iki ucu arasında yer alan ara mesnet; genellikle tabliyenin yüklerini temellere ileten betonarme kolon ya da duvar.
Köprü tabliyesi ile mesnetleri arasına yerleştirilen, yükleri aktarırken sıcaklık değişimi gibi nedenlerle oluşan hareket ve dönmelere kontrollü biçimde izin veren eleman.
Bir yapının ya da yolun iki bölümü arasında, sıcaklık değişimi ve diğer hareketlerle genleşip büzülmelerine çatlamadan izin vermek için bilerek bırakılan boşluk.
Projeler ve Şartnameler
Bir yapının ya da bir bölümünün ölçekli teknik çizimi; plan, kesit ya da detay gibi. Uygulayıcıya neyin nereye yapılacağını gösterir.
Bir projede kullanılacak malzemeleri, uyulacak standartları, işçilik kalitesini ve yapılacak deneyleri tarif eden yazılı belge. Projelerle birlikte kullanılır.
Bir binayı ya da araziyi, yatay olarak kesilmiş gibi tam yukarıdan gösteren; duvarları, kolonları, mahalleri ve ölçüleri içeren çizim.
Bir yapıyı belirli bir çizgi boyunca düşey olarak kesilmiş gibi gösteren; yüksekliklerini, katmanlarını ve iç kısımlarını ortaya koyan çizim.
Bir çizimdeki boyut ile gerçek boyut arasındaki oran. 1:100 ölçekte kağıt üzerindeki bir santimetre, arazide bir metreye karşılık gelir.
Değişiklik yapılmış bir çizimin ya da belgenin yeni sürümü; herkesin hangi sürümün geçerli olduğunu bilmesi için Rev B gibi bir harf ya da numarayla işaretlenir.
Bilgi talebi; projeler ya da şartnameler belirsiz, eksik veya çelişkili olduğunda yüklenicinin tasarımcıya veya kontrol mühendisine yazılı olarak sorduğu resmi soru.
Yüklenici, imalatçı ya da tedarikçi tarafından hazırlanan ve çelik konstrüksiyon, donatı ya da cephe panelleri gibi bir ürünün tam olarak nasıl üretilip monte edileceğini gösteren ayrıntılı çizim.
İnşaatın sonunda güncellenen ve tüm değişiklikler, nihai konumlar ve ölçülerle birlikte gerçekte ne yapıldığını gösteren çizim.
Bir ölçünün, kotun ya da konumun projedeki değerden ne kadar sapabileceğini gösteren izin verilen fark; örneğin ±10 mm.
Yapı Bilgi Modellemesi; bir bina ya da altyapı projesinin her elemanın geometrisini ve bilgisini içeren ortak dijital 3B modelinin oluşturulması ve yönetilmesi.
İş Güvenliği
Kişisel koruyucu donanım; çalışanların yaralanmaya karşı kendilerini korumak için kullandığı ekipman: baret, iş ayakkabısı, reflektörlü yelek, eldiven ve koruyucu gözlük gibi.
Başı düşen nesnelere ve çarpmalara karşı koruyan sert plastik kask. Çoğu şantiyede ofisler ve sosyal alanlar dışında her zaman takılması zorunludur.
İşçilerin yüksek yerlere güvenle ulaşabilmesi için binanın çevresine ya da içine kurulan, metal borular ve platformlardan oluşan geçici yapı.
Bir işi ya da çalışma alanını inceleyerek tehlikeleri belirleme, zararın ne kadar olası ve ne kadar ciddi olabileceğini değerlendirme ve alınacak önlemlere karar verme süreci; ayrıca bu sürecin yazılı belgesi.
Belirli bir işin güvenli biçimde nasıl yapılacağını iş sırası, ekipman, personel ve alınacak önlemlerle birlikte adım adım anlatan belge.
Bir kişinin düşerek yaralanabileceği her tür çalışma; iskelede, merdivende ya da çatıda, ayrıca açık kenarların ve kazıların yakınında yapılan işler gibi.
Genellikle vardiya başında şantiyede yapılan, kaldırma işleri ya da sıcak hava gibi belirli bir tehlike veya iş üzerine kısa ve resmi olmayan iş güvenliği toplantısı.
İnsanların ve malzemelerin düşmesini önlemek için döşeme, çatı, merdiven ve kazıların açık kenarlarına yerleştirilen korkuluk, topuk tahtası ve tel panel gibi engeller.
Sıcak çalışma, kapalı alana giriş ya da elektrik işleri gibi yüksek riskli işlerden önce alınması gereken ve tehlikelerin kontrol altına alındığını teyit eden resmi yazılı izin.
Yaralanmaya ya da hasara yol açabilecekken yol açmayan plansız olay; örneğin bir aletin kimseye çarpmadan bir işçinin yakınına düşmesi.
Sözleşmeler ve Hakediş
Bir sözleşmeye dayanarak, işveren için belirli bir bedel ve süre karşılığında inşaat işini yapmayı üstlenen firma ya da kişi.
İşveren tarafından değil, ana yüklenici tarafından işin belirli bir bölümünü yapmak için tutulan firma; kazık, çelik montajı, elektrik tesisatı ya da sıva işleri gibi.
Bir inşaat projesini yaptıran ve bedelini ödeyen kişi ya da kurum. Pek çok standart sözleşmede işverene 'Employer' ya da 'Owner' denir.
Bir projedeki tüm iş kalemlerini miktarları ve birimleriyle (metreküp beton, ton demir gibi) listeleyen ve yüklenicilerin fiyat vermesini sağlayan belge.
Bir yüklenicinin bir işi belirli bir bedelle yapmak için verdiği resmi teklif ya da işverenin bu tür teklifleri topladığı rekabetçi süreç; ihale.
Proje süresince, genellikle aylık olarak, o ana kadar tamamlanan işin bedeli üzerinden teminat kesintisi ve önceki ödemeler düşülerek yükleniciye yapılan ödeme.
İşveren ya da kontrol mühendisi tarafından verilen ve sözleşmedeki işi değiştiren resmi yazılı talimat; bir kalemin eklenmesi, çıkarılması ya da değiştirilmesi gibi.
Yüklenicinin tamamlanan işi, anahtarları, belgeleri ve sorumluluğu resmi olarak işverene devrettiği aşama.
İnşaat maliyetlerini yöneten uzman; miktarları hesaplar, metraj cetvellerini hazırlar, yapılan işin ve değişikliklerin bedelini belirler ve kesin hesabı uzlaştırır.
Yükleniciye yapılan her ödemeden genellikle %5 civarında kesilen ve kusurların giderileceğine güvence olarak daha sonra iade edilen tutar.
İşin tamamlanmasından sonra başlayan, genellikle 12 ay süren ve yüklenicinin bu süre içinde ortaya çıkan kusurları kendi masrafıyla gidermek zorunda olduğu dönem.
Teslimden önce ya da kısa süre sonra yüklenicinin gidermesi gereken, boya çiziği ya da eksik derz dolgusu gibi küçük kusurların ve tamamlanmamış işlerin listesi.
Yüklenicinin sorumlu olmadığı gecikmeler, örneğin işverenin yaptığı değişiklikler ya da olağanüstü hava koşulları nedeniyle sözleşmedeki bitiş tarihine eklenen ek süre.
Mini test: bu terimleri biliyor musun?
Bu sözlükten 10 soru. Her terimin doğru Türkçe karşılığını seç, puanını gör.
İnşaat İngilizcesi nasıl öğrenilir?
- Her İngilizce terimi şantiyede zaten kullandığınız Türkçe kelimeyle birlikte öğrenin: formwork ve kalıp, rebar ve donatı, concrete cover ve paspayı, level ve kot, progress payment ve hakediş gibi.
- Her hafta teknik şartnameler, yöntem bildirimleri, şantiye raporları ve paftalardaki genel notlar gibi gerçek proje belgeleri okuyun; 'shall comply with', 'prior to pouring' ve 'subject to approval' gibi kalıpların nasıl kullanıldığına dikkat edin.
- Sayıları ve birimleri sesli okuma alıştırması yapın: 1:50 'one to fifty', ±5 mm 'plus or minus five millimetres', 30 MPa 'thirty megapascals', C30/37 ise 'C thirty thirty-seven' diye okunur.
- Her ismi birlikte kullanıldığı fiillerle öğrenin, çünkü şantiye İngilizcesi bu kalıplar üzerine kuruludur: pour a slab, strip formwork, raise an RFI, issue a drawing, submit a method statement, certify a payment.
- Projenizin İngiliz mi yoksa Amerikan kullanımını mı esas aldığını öğrenin ve tutarlı olun: snag list ya da punch list, variation ya da change order, tender ya da bid, programme ya da schedule.
Sıkça sorulan sorular
İnşaat İngilizcesini nasıl hızlı öğrenebilirim?
Alfabetik sırayla değil konu konu çalışın ve her kelimeyi birlikte kullanıldığı kelimelerle öğrenin ('pour a slab', 'raise an RFI', 'certify a payment'). Teknik şartname, yöntem bildirimi ve şantiye raporu gibi gerçek İngilizce proje belgeleri okuyun; yeni kelimeleri kendi e-postalarınızda ve raporlarınızda kullanın. Kısa ama düzenli çalışma, ara sıra yapılan uzun çalışmalardan daha etkilidir.
İlk önce hangi inşaat mühendisliği terimlerini öğrenmeliyim?
Şantiyedeki ilk haftalarda duyacağınız kelimelerle başlayın: ana taşıyıcı elemanlar (beam, column, slab, foundation), beton ve demir işleri (formwork, pour, curing, cover), şantiyedeki görevler (contractor, subcontractor, foreman), temel iş güvenliği kelimeleri (PPE, risk assessment, method statement) ve proje dili (plan, section, revision). Bu listenin ilk seviyesi tam olarak bunları kapsar.
Hakediş, metraj ve şantiye şefi İngilizcede nasıl söylenir?
Hakediş genellikle 'progress payment' ya da 'interim payment' olarak çevrilir; belgenin adı 'payment certificate'tır (FIDIC sözleşmelerinde Interim Payment Certificate). İş olarak metraja 'quantity take-off' ya da 'measurement', fiyatlandırılmış iş kalemleri listesine ise 'bill of quantities' denir. Şantiye şefinin en yakın karşılığı İngiliz İngilizcesinde 'site manager', Amerikan İngilizcesinde 'superintendent' ya da 'construction manager' olur.
İnşaat İngilizcesi İngiltere'de ve ABD'de farklı mı?
Teknik çekirdek aynıdır, ancak şantiye ve sözleşme dilinde pek çok kelime farklıdır: tender ve bid, variation ve change order, snag list ve punch list, programme ve schedule, storey ve story; yol kenarındaki kaldırım için de pavement ve sidewalk. Yazım da farklıdır: metre/meter, mobilisation/mobilization, centreline/centerline. Sözleşmenizin dilini esas alın ve tutarlı olun.
Türkiye'deki inşaat mühendisleri için İngilizce neden bu kadar önemli?
Türk müteahhitler pek çok ülkede yol, havalimanı, hastane ve konut inşa ediyor; uluslararası projeler de İngilizce yürütülüyor: FIDIC gibi sözleşmeler, Eurocode'lar gibi tasarım yönetmelikleri, şartnameler, yazışmalar ve toplantılar. Türkiye'deki büyük projelerin çoğunda da uluslararası müşavirler, finans kuruluşları ve yazılımlar yer aldığı için teknik İngilizce okuyup yazmak günlük işin bir parçasıdır.
İlgili alanlar
Seviyene uygun okumayla pekiştir
Yeni kelimelerin kalıcı olmasının en hızlı yolu seviyene uygun metin okumaktır. Seviyene göre ücretsiz İngilizce kitaplar:
