Tüm alanlarda aramak için en az 2 karakter yazın.
Mutfak İngilizcesi: 351 Temel Terim ve Anlamları
Profesyonel mutfaklar kısa ve net bir İngilizceyle işler: servis tezgahında, tariflerde ve hazırlık listelerinde, gıda güvenliği kayıtlarında ve menülerde. Bu sözlük aşçıların ve mutfak çalışanlarının pişirme yöntemleri, doğrama şekilleri, ekipman, malzemeler, ölçüler, mutfaktaki görevler, hijyen, menüler ve servis için her gün kullandığı kelimeleri gerçek mutfak işinden örneklerle açıklıyor.
- 351 terim
- 10 konu
- 67 temel terim
- 703 örnek cümle
Gıda Güvenliği ve Hijyen
Belirli bir sanitasyon çözeltisinin derişimini kontrol etmek için kullanılan şerit.
Neyin, ne zaman, nasıl ve kim tarafından temizleneceğini belirten plan.
Servis ve Tabaklama
Restoranın açık olduğu, mutfağın sipariş pişirip çıkardığı zaman dilimi; öğle servisi ya da akşam servisi gibi.
Salondan mutfağa gönderilen, masa numarasını, yemekleri ve özel istekleri ya da alerjileri gösteren basılı veya yazılı sipariş.
Mutfakla salon arasında bulunan, hazır tabakların garsonlar alıp götürmeden önce çoğu zaman ısıtıcı lambalar altında kontrol edildiği tezgah.
Pişmiş yemeği servise hazır ve göze hoş görünecek şekilde tabağa yerleştirmek. Plating ismi ise yemeğin tabağa yerleştirilme biçimini anlatır.
Bir yemeğin görünüşünü ve tadını güzelleştirmek için eklenen, ot, limon dilimi ya da sos damlası gibi küçük yiyecek. Fiil olarak bunu eklemek anlamına gelir.
Bir restoranın misafirlerin gördüğü bölümleri, yani salon ve bar ile burada çalışan karşılama personeli, garsonlar, barmenler ve yöneticiler.
Bir restoranın misafirlerin görmediği alanları, yani mutfak, depolar ve bulaşık bölümü ile burada çalışan personel.
Mutfakta, zamanlama uygun olduğunda pas tezgahındaki şefin seslenmesiyle bir masanın yemeğini ya da servisini pişirmeye başlamak.
Mutfakta birinin arkasından geçtiğinizi haber vermek, geri adım atmasını ya da size doğru dönmesini önlemek için yapılan kısa uyarı.
Bir yemeğin ya da malzemenin bittiğini ve sipariş alınamayacağını ya da o ürünün geçici olarak menüden çıkarılmasını anlatan mutfak argosu. İfadenin kökeni belirsizdir.
Bir restoranın kaç kişiye servis verdiğini saymak için kullanılan bir misafirlik yemek; ayrıca masada bir misafir için hazırlanan servis takımı.
Mutfak komutlarında, açık siparişlerde o anda gereken bir ürünün toplam miktarı.
Mutfak argosunda, çoğunlukla normal sipariş sırasının dışında hemen hazırlanması gereken.
Mutfak argosunda iş yükü altında bunalarak işlere yetişememe durumu.
Ana yiyeceğin üzerine konmak veya içine karıştırılmak yerine ayrı servis edilmiş.
Genellikle siparişe yanıt olarak servisten hemen önce hazırlanan veya tamamlanan.
Genellikle amaçlandığı gibi sunulamayan yemeğin yerine yenisini hazırlamak.
Yiyenlerin kendilerine alması için masaya konan ortak tabaklarda sunulan.
Hazırlık ve Mutfak Düzeni
Pişirme ya da servis başlamadan önce bir istasyondaki bütün malzemelerin ve aletlerin hazırlanıp düzenlenmesi. Fransızcada "yerine koyma" anlamına gelir.
Mutfakta bir aşçının ya da küçük bir ekibin tek bir türde yemek hazırladığı alan; ızgara, kızartma, sos ya da garnitür istasyonu gibi.
Preparation kelimesinin kısaltması; pişirme ya da servis öncesinde yıkama, soyma, doğrama, porsiyonlama ve sos yapma gibi yiyeceği hazır hale getirme işleri. Fiil olarak da kullanılır.
Bütün temizliği sona bırakmak yerine, yemek yaparken istasyonu, aletleri ve dökülenleri sürekli temizleme alışkanlığı.
Bir vardiya boyunca ya da bir sonraki teslimata kadar elde bulunması gereken malzeme veya hazırlanmış ürün miktarı. Par stock ya da kısaca par diye de anılır.
Yiyeceği ayrı siparişler yerine tek üretim çalışmasında topluca hazırlama.
Pişmiş yiyeceğin daha sonra yeniden ısıtılıp sunulmak üzere soğutulduğu üretim sistemi.
Pişmiş yiyeceğin daha sonra hazırlanıp sunulmak üzere dondurulduğu üretim sistemi.
Aynı malzemeyi veya hazırlığı birden fazla menü ürününde kullanmayı planlama.
Bir hayvanın yenebilir kısımlarının geniş bir bölümünü değerlendiren yaklaşımı anlatan.
Sebzenin genellikle atılan bölümleri dahil çeşitli yenebilir kısımlarını kullanan pişirme yaklaşımı.
Mini test: bu terimleri biliyor musun?
Bu sözlükten 10 soru. Her terimin doğru Türkçe karşılığını seç, puanını gör.
Mutfak İngilizcesi nasıl öğrenilir?
- Mutfak komutlarını kalıp olarak öğrenin: "Yes, chef", "Behind!", "Fire table six", "Two minutes on the risotto" ve "We're 86 on the sea bass" her vardiyada duyulur.
- Profesyonel tarifler, hazırlık listeleri, HACCP kayıtları, alerjen tabloları ve restoran menüleri gibi gerçek İngilizce mutfak metinlerini okuyun; her terimin nasıl kullanıldığına dikkat edin.
- Pişirme fiillerini ısının türüne göre gruplayın: sıvıda (boil, simmer, poach, steam), kuru ısıda (roast, bake, grill) ve yağda (sauté, sear, deep-fry). Kelimenin hangi gruba girdiği, ne anlama geldiğini büyük ölçüde gösterir.
- Mutfak kelimelerinin çoğu Fransızcadan gelir (mise en place, sous chef, à la carte, julienne). İngilizce konuşulan mutfaklarda nasıl telaffuz edildiklerini öğrenin; bu çoğu zaman Fransızcadaki telaffuzdan farklıdır.
- Miktarları, sıcaklıkları ve süreleri sesli söylemeyi çalışın: 200 grams, 180 degrees, two tablespoons, 45 minutes. Tarifler de siparişler de bunlara dayanır.
Sıkça sorulan sorular
Chef ile cook arasındaki fark nedir?
Profesyonel mutfakta chef, yönetim sorumluluğu olan kişiler için kullanılan bir unvandır: head chef, sous chef, chef de partie gibi. Cook ise yemek hazırlayan herkes için kullanılan genel kelimedir; line cook ya da prep cook gibi. Mutfak dışında ise insanlar profesyonel olarak yemek yapan herkese chef diyebilir. Türkçedeki aşçı kelimesi cook'a, şef ise chef'e karşılık gelir.
Mise en place ne demek ve şefler neden sürekli bunu söylüyor?
Mise en place, Fransızcada "yerine koyma" anlamına gelir. Servis başlamadan önce bütün malzemelerin hazırlanmış, tartılmış ve hazır olması, her aletin de yerinde durması demektir. Türk mutfaklarında mizanplas diye söylenir. Şefler bunu sürekli tekrarlar, çünkü mizanplası eksik olan bir aşçı siparişler gelmeye başladığı anda geride kalır.
Mutfakta "Yes, chef", "Behind" ve "86" ne anlama gelir?
"Yes, chef" bir talimatı duyduğunuzu ve anladığınızı gösterir. "Behind", çoğu zaman elinizde sıcak ya da keskin bir şeyle bir iş arkadaşınızın arkasından geçtiğinizi haber verir. "86" ise bir ürünün bittiği ve artık sipariş alınamayacağı anlamına gelir; "86 the lamb" (kuzu bitti) gibi. Bu kısa komutlar yoğun bir mutfakta hem güvenliği hem de hızı sağlar.
Starter mı, appetizer mı, entrée mi demeliyim?
Küçük ilk yemek için İngiliz İngilizcesinde starter, Amerikan İngilizcesinde appetizer denir. Asıl tuzak entrée kelimesidir: Amerikan İngilizcesinde ana yemek anlamına gelirken Fransızcada ve bazı İngiliz menülerinde ilk yemeği anlatır. Emin değilseniz ilk yemek için starter ya da appetizer, ana yemek için main course deyin.
Use-by date ile best-before date arasındaki fark nedir?
Use-by date güvenlikle ilgilidir: Bu tarihten sonra ürün, görünüşü ve kokusu normal olsa bile tüketilmemeli ve servis edilmemelidir. Best-before date ise kaliteyle ilgilidir: Ürün bir süre daha güvenlidir ama tadı ya da dokusu zayıflayabilir. Türkiye'deki etiketlerde bunların karşılığı Son Tüketim Tarihi (STT) ve Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi'dir (TETT).
İlgili alanlar
Seviyene uygun okumayla pekiştir
Yeni kelimelerin kalıcı olmasının en hızlı yolu seviyene uygun metin okumaktır. Seviyene göre ücretsiz İngilizce kitaplar:
