Tüm alanlarda aramak için en az 2 karakter yazın.
Moda ve Tekstil İngilizcesi: 244 Temel Terim ve Anlamları
Moda ve tekstil dünyanın en uluslararası sektörlerinden biridir: bir ürün Londra'da tasarlanıp Bursa'da dokunan kumaştan İstanbul'da dikilebilir, ardından Avrupa'nın dört bir yanındaki mağazalarda satılabilir. Tech pack'ler, fit yorumları, labdip onayları ve alıcı yazışmaları neredeyse her zaman İngilizcedir. Bu sözlük lif ve kumaşlar, tekstil üretimi, giysi parçaları, dikiş ve kalıp, renk ve baskı, koleksiyon, tedarik, perakende, beden ve oturuşla ilgili temel İngilizce terimleri sade bir dille ve Türkçe karşılıklarıyla açıklıyor; tasarımcılar, modelistler, merchandiser'lar, kalite kontrol çalışanları, öğrenciler ve onlarla birlikte çalışan herkes için hazırlandı.
- 244 terim
- 10 konu
- 55 temel terim
- 489 örnek cümle
Giysiler ve Giysi Parçaları
Yaka, manşet ve pat gibi parçaları daha sert ve düzgün yapmak için dış kumaş ile iç parça arasına konan, çoğunlukla ütüyle yapıştırılan katman.
Hareket alanı ya da takviye sağlamak için giysiye yerleştirilen kumaş parçası.
Giysiye etek genişliği kazandırmak için araya yerleştirilen üçgen kumaş parçası.
Diğer parçalarla birleştirilerek genişleyen etek oluşturan biçimlendirilmiş panel.
Bel çevresine eklenen kısa, genişleyen ya da büzgülü giysi bölümü.
Giysinin omzunda bulunan dekoratif ya da işlevsel şerit parça.
Rüzgâr ya da yağmur girişini azaltmak amacıyla bir açıklığı örten ek parça.
Üst kumaşa tutturularak onunla birlikte tek kat gibi işlenen destek kumaşı.
Bir kenarı ya da dikişi esnemeye karşı sabitlemek için dikilen dar şerit.
Vücuda oturan bir giysinin biçimini destekleyen dar ve sert şeritler.
Vücuda oturan bir elbiseyi belden destekleyen iç bant.
Dar omuz askılarıyla taşınan hafif ve kolsuz üst giysi.
Belin üzerinde ya da bel yakınında biten kısa ceket.
Eteğe benzer görünüm verecek kadar geniş paçalı kesilmiş pantolon.
Üst beden ile pantolonun tek parça giyside birleştiği model.
Omuz askılarıyla taşınan göğüs parçası bulunan pantolon.
Ek katman sağlamak için diğer giysilerin üzerine giyilen kolsuz dış giysi.
Geleneksel olarak baştan geçirilerek giyilen kapüşonlu dış ceket.
Soğuk havadan korunmak için tasarlanmış kapüşonlu dış palto.
Ceket ya da paltonun yakanın altında geriye katlanan ön bölümü.
Genellikle omuz ya da kalça boyunca diğer bölümleri taşıyan veya birleştiren biçimli giysi parçası.
Bir açıklığın kenarını temizlemek için içe dikilen biçimlendirilmiş kumaş parçası.
Cep açıklığını çevreleyen ve belirleyen dar katlanmış kumaş şeridi.
Gömlek yakasının ucunu düz tutan küçük sert destek parçası.
Ek örtücülük sağlamak amacıyla bir açıklığın arkasına yerleştirilen kumaş panel.
Kıvrılmış bir kolu yerinde tutmak için kullanılan küçük şerit.
Dikiş ve Konfeksiyon
İki ya da daha fazla kumaş parçasının genellikle dikilerek birleştirildiği hat; bir giysinin yan dikişi ya da omuz dikişi gibi.
Bir kalıp parçasında dikiş hattı ile kesim kenarı arasında kalan, dikişin yapılmasını ve temizlenmesini sağlayan fazla kumaş.
Dikişte iğnenin oluşturduğu tek bir iplik ilmeği ya da düz dikiş, zincir dikiş veya reçme gibi belirli bir dikiş türü.
Kumaş kenarının sökülmesini önlemek için kenarı iplikle saran dikiş ya da bu dikişi yapan makine; çoğu zaman aynı anda kenarı keser ve dikişi birleştirir.
Bolluk ya da biçim katmak için ütülenerek veya dikilerek sabitlenen kumaş katı; pileli etek ya da pileli pantolonda olduğu gibi.
Uzun dikişler atıp ipliği çekerek kumaşı küçük ve yumuşak kıvrımlar halinde toplamak; böylece geniş bir parça daha kısa bir parçaya oturtulur.
Giysinin dış yüzünde, bir dikişe ya da kenara yakın atılan; süs amacıyla ya da dikişi yatık tutmak için yapılan dikiş sırası.
Ham kenarları kendi içinde kapatan, iki aşamada dikilen birleştirme dikişi.
Kenarları içe kapatılıp giysiye düz biçimde yatırılarak dikilen birleştirme dikişi.
Dikiş paylarının ayrı ayrı kenarlarına biye uygulanarak yapılan temizleme yöntemi.
Pervazın dışa dönmesini önlemek için pervazı dikiş paylarına tutturan dikiş.
Bir kenarın esnemesini önlemek için dikiş payının içine yapılan dikiş.
Terzilik katmanlarını birleştirirken aynı zamanda biçim veren küçük dikişler.
Gerilim alan bir noktayı güçlendiren kısa ve sık dikiş grubu.
Genellikle elastik iplikle yapılan, birbirine paralel büzgü sıraları.
Süslemeli katları tutmak için büzülmüş kumaş üzerine yapılan nakış.
Dekoratif bir tasarım ayrıntısı olarak düzenlenen büzülmüş kumaş.
Kumaşta süsleme ayrıntısı olarak kullanılan çok dar dikilmiş kat.
Kumaş katları arasında işaret aktarmak için kullanılan geçici gevşek iplik işareti.
Dikiş çekilerek açıldığında birleşen parçalar arasında ipliklerin görünmesi.
Dikiş sırasında kumaşı besleme mekanizmasına bastıran dikiş makinesi parçası.
Kumaşı baskı ayağının altında ilerleten dişli dikiş makinesi parçası.
Birçok dikiş makinesinde alt ipliği taşıyan küçük makara.
Bir dikişteki iplikleri çıkarmak için tasarlanmış küçük kesici alet.
El dikişi iğnesini itmek için parmağa takılan koruyucu başlık.
Üst kumaş katlarını alt katlarla birlikte ilerletmeye yardımcı olan makine ayağı ya da mekanizması.
Dikimde esnetmeyi ya da büzmeyi düzenleyen, ayrı kontrol edilen besleme bölümlerine sahip sistem.
Örme ipliklerinin arasından geçmesi amaçlanan yuvarlatılmış uçlu dikiş iğnesi.
Yanındaki kumaşa iz yapmadan dikişleri ütülemek için kullanılan sert ve dar yastık.
Kavisli giysi bölgelerini biçimlendirmek için kullanılan yuvarlak ve sert ütü yastığı.
Kalıp Hazırlama
Bir giysinin her parçası için hazırlanan ve kumaşı kesmekte kullanılan kağıt ya da dijital şablon; kumaş üzerinde tekrar eden süsleme anlamına da gelir.
Giysiyi göğüs, bel ya da kalça gibi kıvrımlara göre biçimlendirmek için iç tarafta dikilen, sivri uçlu dar kumaş katlaması.
Baz bedendeki kalıptan, belirli noktalarda belirlenmiş miktarlar ekleyip çıkararak diğer tüm bedenlerin kalıplarını hazırlama işlemi.
Kalıp parçası üzerine çizilen ve kesimde kumaşın boyuna ipliklerine paralel yerleştirilmesi gereken ok; giysinin düzgün dökülmesini sağlar.
Asıl kumaş kesilmeden önce kalıbı ve oturuşu kontrol etmek için ucuz, düz bir kumaştan, genellikle ağartılmamış pamuklu bezden dikilen deneme giysisi.
Giyen kişinin rahatça hareket edebilmesi, nefes alabilmesi ve oturabilmesi ya da daha bol bir model oluşturmak için kalıpta vücut ölçülerine eklenen fazla pay.
Standart ölçülerden hazırlanan, model detayı içermeyen ve modelistlerin yeni modeller oluşturmak için uyarladığı temel kalıp.
Tüm kalıp parçalarının kesim için kumaş üzerine nasıl yerleştirileceğini gösteren ve mümkün olduğunca az kumaş harcayacak şekilde hazırlanan plan.
Bir pens kapatıldığında içeri alınan kumaşın genişliği.
Kalıp çizgilerini ve birleşimlerini, parçalar düzgün birleşecek biçimde düzeltme işlemi.
Eşleşen kalıp parçalarının dikiş uzunluklarını dikiş hatları boyunca karşılaştırma işlemi.
Dış kumaş katının bir kıvrımın çevresinden dönmesi için gereken ek uzunluk.
Bolluk eklemek ya da biçimi değiştirmek için kalıbı kesip aralarını açma yöntemi.
Oturan bir korsajda penslerin yerini alan uzun şekillendirme dikişi.
Bir pensi taşımak için kalıbın sabit bir nokta çevresinde döndürülmesi yöntemi.
Bir yapım noktasını belirlemek için kesilmiş kumaşa aktarılan küçük iç kalıp işareti.
Dokuma kumaşın sökülmeye dirençli, bitirilmiş boyuna kenarı.
Açılan parçanın bütün olması için kalıp kenarını katlı kumaşa yerleştirme talimatı.
Renk, Baskı ve Süsleme
Kumaşa dokunarak ya da örülerek değil, mürekkep veya boyayla yüzeyine uygulanan desen; çiçek, logo ya da çizgi gibi.
Aynı tasarımın, kumaşın ya da baskının üretildiği renk kombinasyonlarından her biri; örneğin bir ceketin lacivert ve haki versiyonu.
Hedef renge uydurmak için laboratuvarda boyanan ve seri boyamadan önce alıcının onayına gönderilen küçük kumaş ya da iplik parçası.
Bir desenin asıl üretim kumaşı üzerine yapılan kısa deneme baskısı; seri baskıdan önce renklerin, ölçeğin ve kalitenin onaylanması için alıcıya gönderilir.
Tek bir bölgeye uygulanan konumlu baskının aksine, tekrar eden bir desenle kumaşın tüm yüzeyini kaplayan baskı.
Bir baskı ya da dokuma deseninin kumaş boyunca tekrar eden en küçük birimi ve desenin yeniden başladığı mesafe.
Mürekkebin ince bir elek şablondan kumaşa bastırıldığı ve desendeki her renk için ayrı şablon kullanılan baskı yöntemi.
Desenlerin bilgisayar dosyasından, şablon kullanılmadan inkjet makinelerle doğrudan kumaşa ya da ürüne basılması.
Kumaş üretiminden önce boyanmış ipliklerle dokunan ya da örülen kumaşı niteler; dokuma çizgili ve kareli kumaşların çoğu bu şekilde üretilir.
Elle ya da makineyle iplik kullanılarak kumaşa işlenen süsleme; polo yaka tişörtteki logo ya da bluzdaki çiçekler gibi.
Köşelerinden sivri çıkıntılar uzanan kırık kareli desen.
Seçilen bölgelere boyanın ulaşması engellenerek desen oluşturulması.
Önceden boyanmış kumaşın renginin yerel olarak giderilmesiyle desen oluşturma.
Kabartılı desen oluşturmak için kısa liflerin yapışkanlı alanlara uygulanması.
Süsleme ipliğinin kumaş üzerinde ayrı küçük dikişlerle tutturulması.
Kumaşta açılan küçük deliklerin çevresine yapılan dekoratif dikişler.
Kumaşı bağlama, katlama, dikme ya da sıkıştırmayla uygulanan Japon rezerve boyama yöntemleri.
Tasarım ve Koleksiyon
Bir sezon ya da etkinlik için birlikte tasarlanan, ortak bir temayı, renk paletini ve kumaşları paylaşan giysi ve aksesuar grubu.
Belirli bir süre popüler olan; tasarımcıların ne yaptığını ve müşterilerin ne aldığını etkileyen stil, renk, biçim ya da fikir.
Tasarıma başlamadan önce bir koleksiyonun havasını ve yönünü gösteren; görsellerden, renklerden, kumaş parçalarından ve kelimelerden oluşan pano ya da dijital sayfa.
Koleksiyonların tasarlanıp satıldığı moda takvimi dönemlerinden her biri; başlıcaları ilkbahar/yaz ve sonbahar/kış'tır.
Bir koleksiyonun kombinlerini gösteren ve koleksiyonu alıcılara, basına ve müşterilere tanıtmak için kullanılan stil verilmiş fotoğraf dizisi.
Bir giysinin ya da kombinin vücut üzerindeki genel hatları veya biçimi; A kesim, düz, vücuda oturan ya da oversize gibi.
Az sayıda temel parçadan oluşan küçük ve odaklı koleksiyon; çoğu zaman kısa bir dönem, özel bir tema ya da bir tasarımcı veya ünlüyle iş birliği için hazırlanır.
Bir giysinin düz zemine serilmiş halinin önden ve arkadan çizilmiş, fabrika için dikişleri ve detayları gösteren hassas siyah beyaz çizimi.
Engelli kişilerin giyinmesini ya da giysiyi kullanmasını kolaylaştırmak üzere tasarlanan giyim.
Mini test: bu terimleri biliyor musun?
Bu sözlükten 10 soru. Her terimin doğru Türkçe karşılığını seç, puanını gör.
Moda ve Tekstil İngilizcesi nasıl öğrenilir?
- Her hafta alandan gerçek İngilizce metinler okuyun: tech pack'ler ve ölçü tabloları, kumaş fabrikalarının teknik föyleri, aksesuar katalogları, sektör dergilerindeki yazılar ve markaların sürdürülebilirlik raporları. Her terimin hangi fiillerle kullanıldığına dikkat edin: approve a lab dip, grade a pattern, lay a marker, take in a seam.
- Her İngilizce terimin yanına atölyede kullanılan Türkçe karşılığını yazdığınız bir liste tutun: marker ve pastal, interfacing ve tela, dart ve pens, coverstitch ve reçme, lead time ve termin gibi. Fabrikada Türkçesini duyarsınız, alıcının e-postasında İngilizcesini okursunuz.
- İngiliz ve Amerikan karşılıklarını çift olarak öğrenin; çünkü alıcılar ikisini de kullanır: zip ve zipper, trousers ve pants, jumper ve sweater, waistcoat ve vest, fibre ve fiber, colourway ve colorway. Pants kelimesine dikkat edin: İngiliz İngilizcesinde iç çamaşırı anlamına gelir.
- Bir ürünü yukarıdan aşağıya sesli olarak anlatmayı deneyin: kumaşı ve içeriği, yaka açıklığı ve yakası, kolları ve manşetleri, dikişleri ve bitişleri, oturuşu. Fit yorumu yazarken ya da numune sunarken yaptığınız iş tam olarak budur.
- Numune aşamalarını sırasıyla öğrenin: proto, fit numunesi, satış numunesi (salesman sample), PP numune ve sevkiyat numunesi. Markalarla tedarikçiler arasındaki yazışmaların çoğu bu aşamalardan biriyle ilgilidir; bu yüzden aynı kalıplar tekrar tekrar karşınıza çıkar.
Sıkça sorulan sorular
Pattern kalıp mı demek, desen mi?
İkisi de; hangisi olduğunu bağlam belirler. Dikiş ve üretimde pattern, giysinin parçalarını kesmek için kullanılan kağıt ya da dijital kalıptır; pattern maker modelist, pattern room da modelhanedir. Tasarımda ise pattern, kumaş üzerinde tekrar eden süslemedir: çizgi, kareli desen ya da çiçek gibi. Karışıklığı önlemek için birçok tasarımcı süsleme için print, motif ya da design der, pattern kelimesini kalıp için kullanır.
Proto numune, fit numunesi ve PP numune arasındaki fark nedir?
Hepsi aynı sürecin adımlarıdır. Proto (prototip), yeni bir modelin ilk halidir; tasarım fikrini görmek için çoğu zaman eldeki bir kumaşla dikilir. Fit numunesi baz bedende dikilir ve kalıbı ve ölçüleri düzeltmek için bir fit modele giydirilir. PP (pre-production, üretim öncesi) numune ise gerçek üretim kumaşı, aksesuarları ve renkleriyle, fabrikanın üreteceği haliyle birebir dikilir; alıcı onaylamadan üretime başlanmamalıdır.
Fibre mı yazmalıyım fiber mı, colour mı color mı?
İki yazım da doğrudur: fibre, colour ve colourway İngiliz yazımı; fiber, color ve colorway Amerikan yazımıdır. Alıcınıza uyun. Avrupalı ve İngiliz markalar çoğunlukla İngiliz yazımını, Amerikan markaları Amerikan yazımını kullanır. Yazımdan daha önemlisi kelime farklarıdır: İngiliz alıcı trousers, jumper ve zip sipariş ederken Amerikan alıcı pants, sweater ve zipper der.
Süprem, ribana, interlok ya da dimi İngilizcede nasıl söylenir?
Türkçedeki birçok kumaş adının yerleşik bir İngilizce karşılığı vardır. Süprem single jersey, ribana rib (örneğin 1x1 rib ya da 2x2 rib), interlok interlock, üç iplik ise three-thread fleece'tir; şardonlu olduğunda brushed fleece denir. Dokuma kumaşlarda dimi twill, bezayağı plain weave, poplin de poplin'dir. Emin olmadığınızda içeriği ve gramajı da yazın: %95 pamuk %5 elastan single jersey, 160 gsm gibi.
Fabric yerine material diyebilir miyim?
Günlük İngilizcede evet: bir satış danışmanı bu kumaş için this material is very soft diyebilir. Profesyonel metinlerde ise fabric daha net ve daha yaygındır: fabric supplier, fabric composition, fabric weight. Materials genellikle bir ürünün yapıldığı her şeyi, yani aksesuarları, etiketleri ve ambalajı da kapsar; bill of materials ifadesinde olduğu gibi. Yanıltıcı benzerliği de unutmayın: fabric kumaş demektir, asla fabrika değil; fabrikaya factory ya da mill denir.
İlgili alanlar
Seviyene uygun okumayla pekiştir
Yeni kelimelerin kalıcı olmasının en hızlı yolu seviyene uygun metin okumaktır. Seviyene göre ücretsiz İngilizce kitaplar:
