Tüm alanlarda aramak için en az 2 karakter yazın.
Moda ve Tekstil İngilizcesi: 244 Temel Terim ve Anlamları
Moda ve tekstil dünyanın en uluslararası sektörlerinden biridir: bir ürün Londra'da tasarlanıp Bursa'da dokunan kumaştan İstanbul'da dikilebilir, ardından Avrupa'nın dört bir yanındaki mağazalarda satılabilir. Tech pack'ler, fit yorumları, labdip onayları ve alıcı yazışmaları neredeyse her zaman İngilizcedir. Bu sözlük lif ve kumaşlar, tekstil üretimi, giysi parçaları, dikiş ve kalıp, renk ve baskı, koleksiyon, tedarik, perakende, beden ve oturuşla ilgili temel İngilizce terimleri sade bir dille ve Türkçe karşılıklarıyla açıklıyor; tasarımcılar, modelistler, merchandiser'lar, kalite kontrol çalışanları, öğrenciler ve onlarla birlikte çalışan herkes için hazırlandı.
- 244 terim
- 10 konu
- 55 temel terim
- 489 örnek cümle
Tasarım ve Koleksiyon
Birden fazla biçimde giyilebilecek şekilde tasarlanan giysi.
Kesim atığı bırakmadan kumaşı kullanmayı hedefleyen giysi kalıbı tasarlama yöntemi.
Üretim ve Tedarik
Seri üretimden önce tasarımcıların ve alıcıların görünüşü, oturuşu, kaliteyi ve fiyatı kontrol edebilmesi için hazırlanan deneme ürünü ya da malzeme parçası.
Bir fabrikanın ürünü üretebilmesi için gereken tüm teknik bilgileri içeren belge: çizimler, ölçüler, malzemeler, aksesuarlar, dikiş detayları ve etiketler.
Sipariş verilmesiyle bitmiş ürünlerin teslim alınması arasında geçen süre; malzeme temini, üretim ve sevkiyatı kapsar.
Bir markaya kumaş, aksesuar ya da bitmiş ürün sağlayan firma; çoğu zaman markanın siparişlerine göre üretim yapan bir fabrika, kumaş üreticisi ya da acente.
Minimum sipariş miktarı: bir tedarikçinin tek bir sipariş, model ya da renk için kabul ettiği en düşük adet veya metre.
Üretim öncesi numune: gerçek üretim kumaşı, aksesuarları ve renkleriyle, üretilecek haliyle birebir dikilen ve üretim başlamadan önce onaylanan ürün.
Hataları bulmak ve ürünlerin kararlaştırılan standartlara uygun olduğundan emin olmak için malzemelerin ve ürünlerin üretimin farklı aşamalarında kontrol edilmesi.
Kabul edilebilir kalite sınırı: tüm sevkiyatın denetimden kalmasından önce rastgele seçilen bir örneklemde kaç kusurlu ürüne izin verildiğini belirleyen istatistiksel standart.
Kesim, dikim ve son işlemler: markanın kumaşı sağladığı, fabrikanın ise yalnızca ürünleri kestiği, diktiği ve bitirdiği üretim modeli.
Bir ürünün üretim maliyetinin hesaplanması; kumaş, aksesuar, işçilik, baskı ya da yıkama gibi işlemler, genel giderler ve kar payı dahil edilir.
Seri üretimde kabul edilen renk değişimini gösteren onaylı kumaş numuneleri grubu.
Kesilmiş giysi parçalarının oluşturduğu demete takılan tanımlama etiketi.
Beden ve adetleri kesim serimlerine dağıtan üretim planı.
Fabrikada iğneleri kontrol eden ve kırılan parçaların hesabını tutan prosedür.
Moda Sektörü ve Perakende
Ürünleri mağazalar, internet sitesi ya da her ikisi aracılığıyla doğrudan tüketiciye satan işletme; büyük mağaza ya da moda zinciri gibi.
Tek bir müşterinin ölçüsüne göre dikilmek yerine standart bedenlerde üretilip bitmiş halde satılan giysileri niteler.
Perakendecilerin yeni trendleri çok hızlı bir şekilde düşük fiyatlı giysilere dönüştürdüğü ve sezon içinde mağazalara defalarca yeni ürün getirdiği iş modeli.
Belirli bir dönemde teslim alınan stokun ne kadarının müşterilere gerçekten satıldığını gösteren yüzde; bir ürünün ne kadar iyi sattığını değerlendirmek için kullanılır.
Doğru ürünlerin doğru miktarda, doğru zamanda ve doğru fiyatla bulunmasını sağlamak için ürün yelpazesini planlayan ve yöneten kişi.
Bir perakendeci ya da marka adına ürünleri seçen ve sipariş eden; hangi modellerin, renklerin ve miktarların satılacağına karar veren kişi.
Ürünlerin büyük miktarlarda mağazalara ve diğer işletmelere satılması; bu işletmeler de ürünleri tüketiciye daha yüksek fiyatla satar.
Bir şehirde birkaç gün boyunca düzenlenen ve tasarımcıların yeni koleksiyonlarını alıcılara, basına ve kamuoyuna sunduğu defile ve etkinlikler dizisi.
Satışları artırmak için ürünleri vitrinlerde ve mağaza içinde teşhir alanları, mankenler, aydınlatma ve yerleşim düzeniyle çekici biçimde sunma işi.
Daha iyi malzemeler, daha az atık ve daha uzun kullanım gibi yollarla çevreye verilen zararı azaltacak ve çalışanlara adil davranacak şekilde tasarlanan, üretilen ve satılan giyim.
Beden ve Oturuş
Bir giysinin vücutta nasıl durduğu; ne kadar dar ya da bol olduğu, biçiminin ve ölçülerinin giyen kişiye uyup uymadığı.
Her beden için vücut ya da ürün ölçülerini gösteren tablo; müşterilerin beden seçmesine, fabrikaların da tutarlı ürünler üretmesine yardımcı olur.
Bir giysinin ya da numunenin bitirilmeden veya üretilmeden önce oturuşunu kontrol edip düzeltmek için bir kişiye ya da mankene giydirildiği seans.
Bitmiş bir giysinin belirli bir kişiye daha iyi oturması için yapılan değişiklik; kolu kısaltmak ya da beli daraltmak gibi.
Vücudun ya da ürünün göğüs, bel, basen ve boy gibi belirli noktalardaki ölçüleri; kalıp, beden tablosu ve kalite kontrolde kullanılır.
Dikişleri daha içeriden geçirerek bir giysiyi ya da bir bölümünü, örneğin beli veya yan dikişleri daraltmak.
Bir ürün ölçüsünün belirlenen ölçüden ne kadar farklı olabileceğini ve yine de kabul edileceğini gösteren miktar; örneğin artı eksi 1 cm.
Bir modelin üretilip satıldığı, en küçüğünden en büyüğüne bedenler dizisi; XS'ten XL'e ya da 34'ten 46'ya gibi.
Vücut ölçüleri markanın baz numune bedenine uyan ve ekibin oturuşu kontrol edip iyileştirebilmesi için numuneleri giyen kişi.
Etiketteki bedene göre beklendiği gibi oturan; müşterinin bir beden büyük ya da küçük almadan her zamanki bedenini alabileceğini anlatır.
Bir stil tercihi olarak bilerek vücuttan çok daha büyük ve bol tasarlanmış; oversize blazer ceket ya da tişört gibi.
Pantolon provasında kullanılan, belden oturulan yüzeye kadar olan dikey mesafe.
Ön belden bacakların arasından geçerek arka bele uzanan vücut ölçüsü.
Omuz çizgisinin boyundan kola doğru yaptığı açı.
Giysinin oturuşundaki gerilimi ya da dengesizliği gösteren kumaş kırışıklıkları.
Öne dönük omuzlara uyum için omuz dikişini yeniden konumlandıran kalıp düzeltmesi.
Diğer bölgelerde hedeflenen oturuşu koruyarak daha dolgun göğse alan ekleyen kalıp düzeltmesi.
Daha yakın oturuş için alt sırttaki fazla boyu azaltan kalıp düzeltmesi.
Mini test: bu terimleri biliyor musun?
Bu sözlükten 10 soru. Her terimin doğru Türkçe karşılığını seç, puanını gör.
Moda ve Tekstil İngilizcesi nasıl öğrenilir?
- Her hafta alandan gerçek İngilizce metinler okuyun: tech pack'ler ve ölçü tabloları, kumaş fabrikalarının teknik föyleri, aksesuar katalogları, sektör dergilerindeki yazılar ve markaların sürdürülebilirlik raporları. Her terimin hangi fiillerle kullanıldığına dikkat edin: approve a lab dip, grade a pattern, lay a marker, take in a seam.
- Her İngilizce terimin yanına atölyede kullanılan Türkçe karşılığını yazdığınız bir liste tutun: marker ve pastal, interfacing ve tela, dart ve pens, coverstitch ve reçme, lead time ve termin gibi. Fabrikada Türkçesini duyarsınız, alıcının e-postasında İngilizcesini okursunuz.
- İngiliz ve Amerikan karşılıklarını çift olarak öğrenin; çünkü alıcılar ikisini de kullanır: zip ve zipper, trousers ve pants, jumper ve sweater, waistcoat ve vest, fibre ve fiber, colourway ve colorway. Pants kelimesine dikkat edin: İngiliz İngilizcesinde iç çamaşırı anlamına gelir.
- Bir ürünü yukarıdan aşağıya sesli olarak anlatmayı deneyin: kumaşı ve içeriği, yaka açıklığı ve yakası, kolları ve manşetleri, dikişleri ve bitişleri, oturuşu. Fit yorumu yazarken ya da numune sunarken yaptığınız iş tam olarak budur.
- Numune aşamalarını sırasıyla öğrenin: proto, fit numunesi, satış numunesi (salesman sample), PP numune ve sevkiyat numunesi. Markalarla tedarikçiler arasındaki yazışmaların çoğu bu aşamalardan biriyle ilgilidir; bu yüzden aynı kalıplar tekrar tekrar karşınıza çıkar.
Sıkça sorulan sorular
Pattern kalıp mı demek, desen mi?
İkisi de; hangisi olduğunu bağlam belirler. Dikiş ve üretimde pattern, giysinin parçalarını kesmek için kullanılan kağıt ya da dijital kalıptır; pattern maker modelist, pattern room da modelhanedir. Tasarımda ise pattern, kumaş üzerinde tekrar eden süslemedir: çizgi, kareli desen ya da çiçek gibi. Karışıklığı önlemek için birçok tasarımcı süsleme için print, motif ya da design der, pattern kelimesini kalıp için kullanır.
Proto numune, fit numunesi ve PP numune arasındaki fark nedir?
Hepsi aynı sürecin adımlarıdır. Proto (prototip), yeni bir modelin ilk halidir; tasarım fikrini görmek için çoğu zaman eldeki bir kumaşla dikilir. Fit numunesi baz bedende dikilir ve kalıbı ve ölçüleri düzeltmek için bir fit modele giydirilir. PP (pre-production, üretim öncesi) numune ise gerçek üretim kumaşı, aksesuarları ve renkleriyle, fabrikanın üreteceği haliyle birebir dikilir; alıcı onaylamadan üretime başlanmamalıdır.
Fibre mı yazmalıyım fiber mı, colour mı color mı?
İki yazım da doğrudur: fibre, colour ve colourway İngiliz yazımı; fiber, color ve colorway Amerikan yazımıdır. Alıcınıza uyun. Avrupalı ve İngiliz markalar çoğunlukla İngiliz yazımını, Amerikan markaları Amerikan yazımını kullanır. Yazımdan daha önemlisi kelime farklarıdır: İngiliz alıcı trousers, jumper ve zip sipariş ederken Amerikan alıcı pants, sweater ve zipper der.
Süprem, ribana, interlok ya da dimi İngilizcede nasıl söylenir?
Türkçedeki birçok kumaş adının yerleşik bir İngilizce karşılığı vardır. Süprem single jersey, ribana rib (örneğin 1x1 rib ya da 2x2 rib), interlok interlock, üç iplik ise three-thread fleece'tir; şardonlu olduğunda brushed fleece denir. Dokuma kumaşlarda dimi twill, bezayağı plain weave, poplin de poplin'dir. Emin olmadığınızda içeriği ve gramajı da yazın: %95 pamuk %5 elastan single jersey, 160 gsm gibi.
Fabric yerine material diyebilir miyim?
Günlük İngilizcede evet: bir satış danışmanı bu kumaş için this material is very soft diyebilir. Profesyonel metinlerde ise fabric daha net ve daha yaygındır: fabric supplier, fabric composition, fabric weight. Materials genellikle bir ürünün yapıldığı her şeyi, yani aksesuarları, etiketleri ve ambalajı da kapsar; bill of materials ifadesinde olduğu gibi. Yanıltıcı benzerliği de unutmayın: fabric kumaş demektir, asla fabrika değil; fabrikaya factory ya da mill denir.
İlgili alanlar
Seviyene uygun okumayla pekiştir
Yeni kelimelerin kalıcı olmasının en hızlı yolu seviyene uygun metin okumaktır. Seviyene göre ücretsiz İngilizce kitaplar:
