Moda ve Tekstil İngilizcesi: 100 Temel Terim ve Anlamları
Moda ve tekstil dünyanın en uluslararası sektörlerinden biridir: bir ürün Londra'da tasarlanıp Bursa'da dokunan kumaştan İstanbul'da dikilebilir, ardından Avrupa'nın dört bir yanındaki mağazalarda satılabilir. Tech pack'ler, fit yorumları, labdip onayları ve alıcı yazışmaları neredeyse her zaman İngilizcedir. Bu sözlük lif ve kumaşlar, tekstil üretimi, giysi parçaları, dikiş ve kalıp, renk ve baskı, koleksiyon, tedarik, perakende, beden ve oturuşla ilgili temel İngilizce terimleri sade bir dille ve Türkçe karşılıklarıyla açıklıyor; tasarımcılar, modelistler, merchandiser'lar, kalite kontrol çalışanları, öğrenciler ve onlarla birlikte çalışan herkes için hazırlandı.
- 100 terim
- 10 konu
- 55 temel terim
- 201 örnek cümle
Lif ve Kumaşlar
Liflerin ya da ipliklerin dokunması, örülmesi veya birbirine bağlanmasıyla elde edilen; giysi, ev tekstili ve birçok başka ürünün yapımında kullanılan malzeme.
Pamuk, yün, polyester ya da viskon gibi, eğrilerek ipliğe dönüştürülen ve kumaşın ham maddesini oluşturan ince ve uzun doğal ya da yapay malzeme.
Pamuk bitkisinin tohumlarının çevresinde oluşan yumuşak doğal lif ve bu liften yapılan iplik ya da kumaş; giyimde en çok kullanılan doğal liftir.
Petrol kökenli kimyasallardan üretilen dayanıklı sentetik lif; çabuk kurur, kırışmaya dayanıklıdır ve dünyada en çok üretilen tekstil lifidir.
Tezgahta iki iplik grubunun birbirini dik açıyla kesmesiyle üretilen; genellikle sağlam ve doğal esnekliği az olan kumaş için kullanılır, denim ya da poplin gibi.
İpliğin birbirine bağlı ilmek sıralarıyla oluşturulmasıyla üretilen; bu yapı sayesinde doğal olarak esneyen kumaş ya da ürün için kullanılır, tişört, sweatshirt ve kazak gibi.
Bir kumaşın ya da ürünün hangi liflerden ve hangi yüzdelerle oluştuğu; örneğin %60 pamuk, %40 polyester.
Metrekare başına gram: bir kumaşın ne kadar ağır olduğunu gösteren standart ölçü; örneğin 180 gsm tişörtlük süprem.
Geleneksel olarak çözgüsü indigo boyalı, atkısı beyaz ipliklerden dokunan, sağlam pamuklu dimi kumaş; ağırlıklı olarak kot pantolon ve ceket yapımında kullanılır.
Yüzü düz, arkası ilmekli görünen; tişört, elbise ve birçok günlük giysinin yapımında kullanılan yumuşak ve esnek örme kumaş.
Boyunun birkaç katına kadar uzayıp eski haline dönebilen sentetik lif; kumaşlara esneklik ve geri toplanma özelliği kazandırmak için az miktarda eklenir.
Ağaç hamurunun kimyasal olarak çözülüp yeniden lif haline getirilmesiyle üretilen; akışkan dökümü ve ipeksi tutumuyla bilinen yumuşak lif.
Keten bitkisinin saplarından elde edilen doğal lif ve bu liften yapılan kumaş; serin ve sağlamdır ama kolay kırışır, yazlık giyimde çok tercih edilir.
Koyunun postundan elde edilen doğal lif ve bu liften yapılan iplik ya da kumaş; sıcak tutması, esnekliği ve konforu nedeniyle değerlidir.
İpekböceklerinin koza örerken ürettiği ince ve sağlam doğal lif ve bu liften dokunan pürüzsüz, parlak kumaş.
Tekstil Üretimi
Liflerin bükülerek bir araya getirilmesiyle elde edilen ve ardından dokunarak ya da örülerek kumaşa dönüştürülen kesintisiz iplik.
Dokuma kumaşta boyuna çözgü iplikleri ile enine atkı ipliklerinin birbirinin içinden geçme düzeni; bezayağı, dimi ya da saten gibi.
İpliği birbirine bağlı ilmekler halinde biçimlendirerek elle ya da yuvarlak, düz veya çözgülü örme makinelerinde kumaş ya da giysi üretme işlemi.
Liflere, ipliklere, kumaşa ya da bitmiş ürünlere boyarmaddeyle, genellikle su ve ısı yardımıyla renk verme işlemi.
Dokuma, örme ya da boyamadan sonra kumaşın görünüşünü, tutumunu ya da performansını iyileştirmek için uygulanan işlemler; yumuşatma, şardon ya da çekmezlik işlemleri gibi.
Bir kumaşın ya da ürünün genellikle yıkama veya buharla ütüleme sonrasında küçülme miktarı; boyda ve ende yüzde olarak verilir.
Boyalı ya da baskılı bir kumaşın yıkama, sürtünme, ışık veya terle karşılaştığında solmadan ve diğer kumaşları boyamadan rengini koruyabilme derecesi.
Kumaşın giyme ya da yıkama sırasında sürtünmesi sonucu yüzeyinde küçük lif topçuklarının oluşması.
Giysiler ve Giysi Parçaları
Gömlek, elbise, mont ya da pantolon gibi tek bir giyim parçası; özellikle tasarımı, üretimi ya da satışı söz konusu olduğunda kullanılır.
Bir giysinin ya da kolun alt kenarı; kesik kenar sökülmesin diye içe kıvrılıp dikilir. Bu dikme işlemi anlamında da kullanılır.
Giysinin kolun tamamını ya da bir kısmını örten ve kol oyuntusundan bedene bağlanan parçası.
Gömlek, ceket ya da paltonun yaka açıklığına dikilen, dik durabilen ya da aşağı katlanabilen bant veya kumaş parçası.
Dikişleri gizlemek, giysinin kolay giyilmesini sağlamak, sıcaklık katmak ya da daha düzgün bir form vermek için giysinin içine dikilen ince kumaş katmanı.
Bir sürgü üzerlerinden çekildiğinde birbirine kenetlenen, metal ya da plastik dişlerden oluşan iki sıralı kapama elemanı.
Bir giysinin ana kumaşı dışında kullanılan tüm malzemeler; düğme, fermuar, etiket, dikiş ipliği, lastik, şerit ve askılı etiket gibi.
Pantolon, etek ya da şortun üst kısmına dikilen ve giysiyi belde tutan kumaş bandı.
Eşya taşımak ya da süs amacıyla giysinin üzerine veya içine dikilen küçük kumaş torba; kot pantolonun ön cepleri gibi.
Kolun ucunu bilekte bitiren ve çoğunlukla düğmeyle kapanan bant; Amerikan İngilizcesinde pantolonun yukarı katlanmış paça ucu anlamına da gelir.
Giysinin boyun çevresindeki kenarı ve biçimi; bisiklet yaka, V yaka ya da kayık yaka gibi.
Giysideki bir açıklığı temizleyen, çoğunlukla düğmeleri ya da iliklerini taşıyan kumaş şerit; polo yaka tişört ya da gömlek kolunda olduğu gibi.
Yaka, manşet ve pat gibi parçaları daha sert ve düzgün yapmak için dış kumaş ile iç parça arasına konan, çoğunlukla ütüyle yapıştırılan katman.
Dikiş ve Konfeksiyon
İki ya da daha fazla kumaş parçasının genellikle dikilerek birleştirildiği hat; bir giysinin yan dikişi ya da omuz dikişi gibi.
Bir kalıp parçasında dikiş hattı ile kesim kenarı arasında kalan, dikişin yapılmasını ve temizlenmesini sağlayan fazla kumaş.
Dikişte iğnenin oluşturduğu tek bir iplik ilmeği ya da düz dikiş, zincir dikiş veya reçme gibi belirli bir dikiş türü.
Kumaş kenarının sökülmesini önlemek için kenarı iplikle saran dikiş ya da bu dikişi yapan makine; çoğu zaman aynı anda kenarı keser ve dikişi birleştirir.
Bolluk ya da biçim katmak için ütülenerek veya dikilerek sabitlenen kumaş katı; pileli etek ya da pileli pantolonda olduğu gibi.
Uzun dikişler atıp ipliği çekerek kumaşı küçük ve yumuşak kıvrımlar halinde toplamak; böylece geniş bir parça daha kısa bir parçaya oturtulur.
Giysinin dış yüzünde, bir dikişe ya da kenara yakın atılan; süs amacıyla ya da dikişi yatık tutmak için yapılan dikiş sırası.
Kalıp Hazırlama
Bir giysinin her parçası için hazırlanan ve kumaşı kesmekte kullanılan kağıt ya da dijital şablon; kumaş üzerinde tekrar eden süsleme anlamına da gelir.
Giysiyi göğüs, bel ya da kalça gibi kıvrımlara göre biçimlendirmek için iç tarafta dikilen, sivri uçlu dar kumaş katlaması.
Baz bedendeki kalıptan, belirli noktalarda belirlenmiş miktarlar ekleyip çıkararak diğer tüm bedenlerin kalıplarını hazırlama işlemi.
Kalıp parçası üzerine çizilen ve kesimde kumaşın boyuna ipliklerine paralel yerleştirilmesi gereken ok; giysinin düzgün dökülmesini sağlar.
Asıl kumaş kesilmeden önce kalıbı ve oturuşu kontrol etmek için ucuz, düz bir kumaştan, genellikle ağartılmamış pamuklu bezden dikilen deneme giysisi.
Giyen kişinin rahatça hareket edebilmesi, nefes alabilmesi ve oturabilmesi ya da daha bol bir model oluşturmak için kalıpta vücut ölçülerine eklenen fazla pay.
Standart ölçülerden hazırlanan, model detayı içermeyen ve modelistlerin yeni modeller oluşturmak için uyarladığı temel kalıp.
Tüm kalıp parçalarının kesim için kumaş üzerine nasıl yerleştirileceğini gösteren ve mümkün olduğunca az kumaş harcayacak şekilde hazırlanan plan.
Renk, Baskı ve Süsleme
Kumaşa dokunarak ya da örülerek değil, mürekkep veya boyayla yüzeyine uygulanan desen; çiçek, logo ya da çizgi gibi.
Aynı tasarımın, kumaşın ya da baskının üretildiği renk kombinasyonlarından her biri; örneğin bir ceketin lacivert ve haki versiyonu.
Hedef renge uydurmak için laboratuvarda boyanan ve seri boyamadan önce alıcının onayına gönderilen küçük kumaş ya da iplik parçası.
Bir desenin asıl üretim kumaşı üzerine yapılan kısa deneme baskısı; seri baskıdan önce renklerin, ölçeğin ve kalitenin onaylanması için alıcıya gönderilir.
Tek bir bölgeye uygulanan konumlu baskının aksine, tekrar eden bir desenle kumaşın tüm yüzeyini kaplayan baskı.
Bir baskı ya da dokuma deseninin kumaş boyunca tekrar eden en küçük birimi ve desenin yeniden başladığı mesafe.
Mürekkebin ince bir elek şablondan kumaşa bastırıldığı ve desendeki her renk için ayrı şablon kullanılan baskı yöntemi.
Desenlerin bilgisayar dosyasından, şablon kullanılmadan inkjet makinelerle doğrudan kumaşa ya da ürüne basılması.
Kumaş üretiminden önce boyanmış ipliklerle dokunan ya da örülen kumaşı niteler; dokuma çizgili ve kareli kumaşların çoğu bu şekilde üretilir.
Elle ya da makineyle iplik kullanılarak kumaşa işlenen süsleme; polo yaka tişörtteki logo ya da bluzdaki çiçekler gibi.
Tasarım ve Koleksiyon
Bir sezon ya da etkinlik için birlikte tasarlanan, ortak bir temayı, renk paletini ve kumaşları paylaşan giysi ve aksesuar grubu.
Belirli bir süre popüler olan; tasarımcıların ne yaptığını ve müşterilerin ne aldığını etkileyen stil, renk, biçim ya da fikir.
Tasarıma başlamadan önce bir koleksiyonun havasını ve yönünü gösteren; görsellerden, renklerden, kumaş parçalarından ve kelimelerden oluşan pano ya da dijital sayfa.
Koleksiyonların tasarlanıp satıldığı moda takvimi dönemlerinden her biri; başlıcaları ilkbahar/yaz ve sonbahar/kış'tır.
Bir koleksiyonun kombinlerini gösteren ve koleksiyonu alıcılara, basına ve müşterilere tanıtmak için kullanılan stil verilmiş fotoğraf dizisi.
Bir giysinin ya da kombinin vücut üzerindeki genel hatları veya biçimi; A kesim, düz, vücuda oturan ya da oversize gibi.
Az sayıda temel parçadan oluşan küçük ve odaklı koleksiyon; çoğu zaman kısa bir dönem, özel bir tema ya da bir tasarımcı veya ünlüyle iş birliği için hazırlanır.
Bir giysinin düz zemine serilmiş halinin önden ve arkadan çizilmiş, fabrika için dikişleri ve detayları gösteren hassas siyah beyaz çizimi.
Üretim ve Tedarik
Seri üretimden önce tasarımcıların ve alıcıların görünüşü, oturuşu, kaliteyi ve fiyatı kontrol edebilmesi için hazırlanan deneme ürünü ya da malzeme parçası.
Bir fabrikanın ürünü üretebilmesi için gereken tüm teknik bilgileri içeren belge: çizimler, ölçüler, malzemeler, aksesuarlar, dikiş detayları ve etiketler.
Sipariş verilmesiyle bitmiş ürünlerin teslim alınması arasında geçen süre; malzeme temini, üretim ve sevkiyatı kapsar.
Bir markaya kumaş, aksesuar ya da bitmiş ürün sağlayan firma; çoğu zaman markanın siparişlerine göre üretim yapan bir fabrika, kumaş üreticisi ya da acente.
Minimum sipariş miktarı: bir tedarikçinin tek bir sipariş, model ya da renk için kabul ettiği en düşük adet veya metre.
Üretim öncesi numune: gerçek üretim kumaşı, aksesuarları ve renkleriyle, üretilecek haliyle birebir dikilen ve üretim başlamadan önce onaylanan ürün.
Hataları bulmak ve ürünlerin kararlaştırılan standartlara uygun olduğundan emin olmak için malzemelerin ve ürünlerin üretimin farklı aşamalarında kontrol edilmesi.
Kabul edilebilir kalite sınırı: tüm sevkiyatın denetimden kalmasından önce rastgele seçilen bir örneklemde kaç kusurlu ürüne izin verildiğini belirleyen istatistiksel standart.
Kesim, dikim ve son işlemler: markanın kumaşı sağladığı, fabrikanın ise yalnızca ürünleri kestiği, diktiği ve bitirdiği üretim modeli.
Bir ürünün üretim maliyetinin hesaplanması; kumaş, aksesuar, işçilik, baskı ya da yıkama gibi işlemler, genel giderler ve kar payı dahil edilir.
Moda Sektörü ve Perakende
Ürünleri mağazalar, internet sitesi ya da her ikisi aracılığıyla doğrudan tüketiciye satan işletme; büyük mağaza ya da moda zinciri gibi.
Tek bir müşterinin ölçüsüne göre dikilmek yerine standart bedenlerde üretilip bitmiş halde satılan giysileri niteler.
Perakendecilerin yeni trendleri çok hızlı bir şekilde düşük fiyatlı giysilere dönüştürdüğü ve sezon içinde mağazalara defalarca yeni ürün getirdiği iş modeli.
Belirli bir dönemde teslim alınan stokun ne kadarının müşterilere gerçekten satıldığını gösteren yüzde; bir ürünün ne kadar iyi sattığını değerlendirmek için kullanılır.
Doğru ürünlerin doğru miktarda, doğru zamanda ve doğru fiyatla bulunmasını sağlamak için ürün yelpazesini planlayan ve yöneten kişi.
Bir perakendeci ya da marka adına ürünleri seçen ve sipariş eden; hangi modellerin, renklerin ve miktarların satılacağına karar veren kişi.
Ürünlerin büyük miktarlarda mağazalara ve diğer işletmelere satılması; bu işletmeler de ürünleri tüketiciye daha yüksek fiyatla satar.
Bir şehirde birkaç gün boyunca düzenlenen ve tasarımcıların yeni koleksiyonlarını alıcılara, basına ve kamuoyuna sunduğu defile ve etkinlikler dizisi.
Satışları artırmak için ürünleri vitrinlerde ve mağaza içinde teşhir alanları, mankenler, aydınlatma ve yerleşim düzeniyle çekici biçimde sunma işi.
Daha iyi malzemeler, daha az atık ve daha uzun kullanım gibi yollarla çevreye verilen zararı azaltacak ve çalışanlara adil davranacak şekilde tasarlanan, üretilen ve satılan giyim.
Beden ve Oturuş
Bir giysinin vücutta nasıl durduğu; ne kadar dar ya da bol olduğu, biçiminin ve ölçülerinin giyen kişiye uyup uymadığı.
Her beden için vücut ya da ürün ölçülerini gösteren tablo; müşterilerin beden seçmesine, fabrikaların da tutarlı ürünler üretmesine yardımcı olur.
Bir giysinin ya da numunenin bitirilmeden veya üretilmeden önce oturuşunu kontrol edip düzeltmek için bir kişiye ya da mankene giydirildiği seans.
Bitmiş bir giysinin belirli bir kişiye daha iyi oturması için yapılan değişiklik; kolu kısaltmak ya da beli daraltmak gibi.
Vücudun ya da ürünün göğüs, bel, basen ve boy gibi belirli noktalardaki ölçüleri; kalıp, beden tablosu ve kalite kontrolde kullanılır.
Dikişleri daha içeriden geçirerek bir giysiyi ya da bir bölümünü, örneğin beli veya yan dikişleri daraltmak.
Bir ürün ölçüsünün belirlenen ölçüden ne kadar farklı olabileceğini ve yine de kabul edileceğini gösteren miktar; örneğin artı eksi 1 cm.
Bir modelin üretilip satıldığı, en küçüğünden en büyüğüne bedenler dizisi; XS'ten XL'e ya da 34'ten 46'ya gibi.
Vücut ölçüleri markanın baz numune bedenine uyan ve ekibin oturuşu kontrol edip iyileştirebilmesi için numuneleri giyen kişi.
Etiketteki bedene göre beklendiği gibi oturan; müşterinin bir beden büyük ya da küçük almadan her zamanki bedenini alabileceğini anlatır.
Bir stil tercihi olarak bilerek vücuttan çok daha büyük ve bol tasarlanmış; oversize blazer ceket ya da tişört gibi.
Mini test: bu terimleri biliyor musun?
Bu sözlükten 10 soru. Her terimin doğru Türkçe karşılığını seç, puanını gör.
Moda ve Tekstil İngilizcesi nasıl öğrenilir?
- Her hafta alandan gerçek İngilizce metinler okuyun: tech pack'ler ve ölçü tabloları, kumaş fabrikalarının teknik föyleri, aksesuar katalogları, sektör dergilerindeki yazılar ve markaların sürdürülebilirlik raporları. Her terimin hangi fiillerle kullanıldığına dikkat edin: approve a lab dip, grade a pattern, lay a marker, take in a seam.
- Her İngilizce terimin yanına atölyede kullanılan Türkçe karşılığını yazdığınız bir liste tutun: marker ve pastal, interfacing ve tela, dart ve pens, coverstitch ve reçme, lead time ve termin gibi. Fabrikada Türkçesini duyarsınız, alıcının e-postasında İngilizcesini okursunuz.
- İngiliz ve Amerikan karşılıklarını çift olarak öğrenin; çünkü alıcılar ikisini de kullanır: zip ve zipper, trousers ve pants, jumper ve sweater, waistcoat ve vest, fibre ve fiber, colourway ve colorway. Pants kelimesine dikkat edin: İngiliz İngilizcesinde iç çamaşırı anlamına gelir.
- Bir ürünü yukarıdan aşağıya sesli olarak anlatmayı deneyin: kumaşı ve içeriği, yaka açıklığı ve yakası, kolları ve manşetleri, dikişleri ve bitişleri, oturuşu. Fit yorumu yazarken ya da numune sunarken yaptığınız iş tam olarak budur.
- Numune aşamalarını sırasıyla öğrenin: proto, fit numunesi, satış numunesi (salesman sample), PP numune ve sevkiyat numunesi. Markalarla tedarikçiler arasındaki yazışmaların çoğu bu aşamalardan biriyle ilgilidir; bu yüzden aynı kalıplar tekrar tekrar karşınıza çıkar.
Sıkça sorulan sorular
Pattern kalıp mı demek, desen mi?
İkisi de; hangisi olduğunu bağlam belirler. Dikiş ve üretimde pattern, giysinin parçalarını kesmek için kullanılan kağıt ya da dijital kalıptır; pattern maker modelist, pattern room da modelhanedir. Tasarımda ise pattern, kumaş üzerinde tekrar eden süslemedir: çizgi, kareli desen ya da çiçek gibi. Karışıklığı önlemek için birçok tasarımcı süsleme için print, motif ya da design der, pattern kelimesini kalıp için kullanır.
Proto numune, fit numunesi ve PP numune arasındaki fark nedir?
Hepsi aynı sürecin adımlarıdır. Proto (prototip), yeni bir modelin ilk halidir; tasarım fikrini görmek için çoğu zaman eldeki bir kumaşla dikilir. Fit numunesi baz bedende dikilir ve kalıbı ve ölçüleri düzeltmek için bir fit modele giydirilir. PP (pre-production, üretim öncesi) numune ise gerçek üretim kumaşı, aksesuarları ve renkleriyle, fabrikanın üreteceği haliyle birebir dikilir; alıcı onaylamadan üretime başlanmamalıdır.
Fibre mı yazmalıyım fiber mı, colour mı color mı?
İki yazım da doğrudur: fibre, colour ve colourway İngiliz yazımı; fiber, color ve colorway Amerikan yazımıdır. Alıcınıza uyun. Avrupalı ve İngiliz markalar çoğunlukla İngiliz yazımını, Amerikan markaları Amerikan yazımını kullanır. Yazımdan daha önemlisi kelime farklarıdır: İngiliz alıcı trousers, jumper ve zip sipariş ederken Amerikan alıcı pants, sweater ve zipper der.
Süprem, ribana, interlok ya da dimi İngilizcede nasıl söylenir?
Türkçedeki birçok kumaş adının yerleşik bir İngilizce karşılığı vardır. Süprem single jersey, ribana rib (örneğin 1x1 rib ya da 2x2 rib), interlok interlock, üç iplik ise three-thread fleece'tir; şardonlu olduğunda brushed fleece denir. Dokuma kumaşlarda dimi twill, bezayağı plain weave, poplin de poplin'dir. Emin olmadığınızda içeriği ve gramajı da yazın: %95 pamuk %5 elastan single jersey, 160 gsm gibi.
Fabric yerine material diyebilir miyim?
Günlük İngilizcede evet: bir satış danışmanı bu kumaş için this material is very soft diyebilir. Profesyonel metinlerde ise fabric daha net ve daha yaygındır: fabric supplier, fabric composition, fabric weight. Materials genellikle bir ürünün yapıldığı her şeyi, yani aksesuarları, etiketleri ve ambalajı da kapsar; bill of materials ifadesinde olduğu gibi. Yanıltıcı benzerliği de unutmayın: fabric kumaş demektir, asla fabrika değil; fabrikaya factory ya da mill denir.
İlgili alanlar
Seviyene uygun okumayla pekiştir
Yeni kelimelerin kalıcı olmasının en hızlı yolu seviyene uygun metin okumaktır. Seviyene göre ücretsiz İngilizce kitaplar:
