Gazetecilik İngilizcesi: 100 Temel Terim ve Anlamları
Bugün her ülkede gazeteciler İngilizceyle çalışıyor: ajans haberleri, yabancı kaynaklar, uluslararası basın toplantıları ve haber merkezi araçlarının çoğu İngilizce. Bu sözlük haber toplama, muhabirlik ve editörlük, başlıklar ve haber dili, radyo-televizyon ve dijital medya, röportaj, medya etiği ve hukuku ile doğrulama alanlarının temel terimlerini doğal Türkçe karşılıkları ve gerçekçi haber merkezi örnekleriyle açıklar. İngilizce okuyan, yazan ya da haber yapan gazeteciler ve iletişim fakültesi öğrencileri için hazırlandı.
- 100 terim
- 11 konu
- 55 temel terim
- 202 örnek cümle
Haber Toplama ve Kaynaklar
Gazeteciye haber için bilgi veren kişi, belge ya da kurum; ayrıca bir bilginin geldiği yer.
Bir şirketin, kurumun ya da kişinin bir gelişmeyi duyurmak ve haber yapılmasını sağlamak amacıyla gazetecilere gönderdiği resmi yazılı duyuru.
Bir kişinin ya da kurumun gazetecilere bir duyuru yapmak ve genellikle sorularını yanıtlamak için düzenlediği toplantı.
Bir gazetecinin ya da yayın organının rakiplerinden önce yayımladığı önemli veya çarpıcı haber; fiil olarak, bir haberi rakiplerden önce vermek.
Haber, fotoğraf ve video toplayıp bunları gazetelere, televizyonlara ve haber sitelerine satan ya da sağlayan, onların da bu içerikleri yayımladığı kuruluş.
Genellikle işini kaybedebileceği ya da tehlikeye girebileceği için adının yayımlanmaması koşuluyla gazeteciye bilgi veren kişi.
Olmuş ya da olacak bir şey hakkında bir gazeteciye veya polise verilen gizli ya da erken bilgi.
Gazetecilerin önceden aldıkları bir bilgiyi belirtilen tarih ve saatten önce yayımlamayacaklarına dair anlaşma.
Bir kişinin çalışan bir gazeteci olduğunu gösteren ve halka kapalı etkinliklere, duruşmalara ya da alanlara girmesini sağlayan resmi kart veya yaka kartı.
Kaza, suç ya da afet gibi bir olayı kendi gözleriyle gören ve neler olduğunu anlatabilen kişi.
Bir kurum, şirket, kamu kuruluşu ya da tanınmış bir kişi adına medyayla konuşmakla görevli kişi.
Bir kişinin ya da kurumun bir konuda bilgi verdiği veya tutumunu ortaya koyduğu yazılı ya da sözlü resmi duyuru.
Muhabirlik ve Haber Yazımı
Gazete, haber sitesi, radyo, televizyon ya da başka medya organları için haber ve bilgi toplamak, yazmak, düzenlemek veya sunmak işini yapan kişi.
Asıl işi olup biteni araştırmak, insanlarla konuşmak, bilgi toplamak ve bunları haber olarak yazmak ya da yayına taşımak olan gazeteci.
Yakın zamanda yaşanan bir olay ya da gündemdeki bir konu hakkında hazırlanıp basılı ya da çevrim içi yayımlanan veya radyo-televizyonda yayınlanan tek bir haber.
Şu anda yaşanan ya da az önce gerçekleşen önemli bir olaya dair, öğrenilir öğrenilmez verilen ve yeni ayrıntılar geldikçe güncellenen haber.
Medyanın bir olayı ya da konuyu basılı yayında, internette veya ekranda nasıl haberleştirdiği ve ona ne kadar yer ayırdığı.
Belirli bir şehirde ya da ülkede görev yapan veya tek bir konuda uzmanlaşan ve oradan ya da o konuda düzenli olarak haber gönderen muhabir.
Bir yazının başında ya da sonunda yer alan ve yazan gazetecinin adını, bazen de unvanını veya bulunduğu yeri gösteren satır.
Bir haberin en önemli bilgileri veren ve okuru devam etmeye isteklendiren ilk cümlesi ya da paragrafı.
Bir muhabirin sağlık, eğitim, asayiş, adliye ya da belediye gibi düzenli olarak takip ettiği konu, kurum veya bölge.
Yeni, sıra dışı, yerel, şaşırtıcı ya da pek çok kişiyi etkilediği için haber olarak verilmeye yetecek kadar ilgi çekici veya önemli.
En önemli bilgilerin başta, daha az önemli ayrıntıların sonra geldiği ve haberin sondan kısaltılabildiği haber yazım tekniği.
Her haberin yanıtlaması gereken temel sorular: kim, ne, ne zaman, nerede ve neden; genellikle bunlara nasıl sorusu da eklenir.
Gazetecinin bir haber için seçtiği ve hangi bilgilerin ve seslerin öne çıkacağını belirleyen özel bakış açısı ya da odak.
Daha önce haberleştirilmiş bir olayın sonraki gelişmelerini, örneğin bir soruşturmanın sonucunu ya da insanların hayatının nasıl değiştiğini aktaran yeni haber.
Editörlük ve Haber Merkezi
Neyin yayımlanacağına ya da yayınlanacağına karar veren, başkalarının metinlerini kontrol edip düzelten ve geliştiren gazeteci; ayrıca bir yayının ya da bir servisin tamamından sorumlu kişi.
Bir gazetenin, yayın kuruluşunun ya da haber sitesinin gazetecileri ve editörlerinin haberi toplamak, yazmak ve yayımlamak için birlikte çalıştığı ofis; ayrıca bu ekibin kendisi.
Bir haberin, fotoğrafın ya da program bölümünün yayımlanabilmesi için bitirilip teslim edilmesi gereken en geç saat veya tarih.
Bir gazetecinin yazıp düzeltilmek ve yayımlanmak üzere gönderdiği haber ya da yazı metni.
Bir gazetenin, derginin, yayın kuruluşunun ya da haber sitesinin en kıdemli editörü; tüm içerikten ve yayın kararlarından sorumludur.
Muhabirlerin metinlerini doğruluk, dilbilgisi, üslup ve uzunluk açısından kontrol edip düzelten ve çoğu zaman başlık ile fotoğraf altlarını da yazan editör.
Başlıklar ve Haber Dili
Bir haberin üstünde büyük harflerle basılan ya da çevrim içi yazının en üstünde yer alan, okura haberin konusunu hızla anlatan başlık.
Bir gazetenin günün en önemli haberlerinin ve fotoğraflarının yer aldığı ilk sayfası; ayrıca bir haber sitesinin ana sayfası.
Bir fotoğrafın, grafiğin ya da videonun altında veya yanında yer alan; neyi gösterdiğini, içinde kimlerin olduğunu ve bazen kimin çektiğini açıklayan kısa metin.
Başlık ile yazı arasında yer alan, genellikle kalın ya da daha büyük puntoyla yazılan ve haberi özetleyen kısa giriş cümlesi veya paragrafı.
Bir şeyin, özellikle bir suçun ya da usulsüzlüğün iddia edildiğini ancak henüz kanıtlanmadığını belirtmek için kullanılır.
Bir bilginin kimden ya da nereden geldiğini, okurun kaynağı bilmesi için göstermeye yarayan ifade.
Özellikle başlıklarda kullanılan ve resmi bir soruşturma ya da incelemeyi anlatan kısa kelime; fiil olarak bir konuyu titizlikle araştırmak.
Başlıklarda, bir kişiyi ya da bir şeyi kamuoyu önünde çok sert biçimde eleştirmek.
Haber Türleri ve Görüş Yazıları
Bir gazetenin ya da derginin bir konudaki kurumsal görüşünü yansıtan, genellikle üst düzey editörlerce yazılan ve çoğu zaman imzasız yayımlanan yazı.
Yalnızca son gelişmeleri değil, betimleme, arka plan bilgisi ve insan hikayeleriyle bir kişiyi, yeri, eğilimi ya da konuyu derinlemesine ele alan uzun haber yazısı.
Aynı yazar tarafından düzenli olarak, genellikle gazete, dergi ya da sitede aynı yerde yayımlanan ve yazarın kişisel görüşlerini veya tavsiyelerini içeren yazı.
Bir gazete, dergi ya da internet sitesi için düzenli olarak köşe yazısı yazan ve kişisel görüş, analiz veya tavsiye sunan yazar.
Genellikle dışarıdan bir uzman ya da tanınmış bir kişi tarafından imzalı olarak yazılan ve gazetenin görüş sayfalarında veya sitesinde yayımlanan görüş yazısı.
Belgeler, veriler ve gizli kaynaklar kullanarak çoğu zaman usulsüzlük, yolsuzluk ya da yetki kötüye kullanımı gibi gizli kalmış bilgileri ortaya çıkarmak için haftalar ya da aylar harcayan gazetecilik.
Röportaj ve Alıntılar
Gazetecinin bir haber ya da program için bilgi, görüş veya alıntı almak amacıyla birine sorular sorduğu görüşme; ayrıca bu görüşmenin yayımlanan ya da yayınlanan hali.
Birinin söylediği ya da yazdığı sözlerin habere tırnak içinde aynen aktarılmış hali; fiil olarak, birinin sözlerini kime ait olduğunu belirterek aktarmak.
Bir gazeteciye, yayımlanmayacağı ya da en azından söyleyen kişiyle ilişkilendirilmeyeceği anlayışıyla özel olarak söylenen.
Yayımlanabilecek ve söyleyen kişinin adı ve unvanı verilerek açıkça ona dayandırılabilecek biçimde söylenen.
Bilginin yayımlanabileceği ancak kaynağın adının verilmeyeceği, yalnızca genel bir tanımla anılacağı anlayışıyla verilen.
Halka açık bir yerde sıradan insanlarla yapılan ve hepsine güncel bir konuda aynı sorunun sorulduğu çok kısa röportajlar dizisi.
Bir röportajda soruları soran kişinin (interviewer) aksine, soruları yanıtlayan kişi.
Bir röportajda, konuşmada, yayında ya da ses kaydında söylenenlerin aynen yazıya geçirilmiş hali.
Bir kişinin gazetecinin sorusunu yanıtlamayı ya da bir konuda görüş bildirmeyi reddettiğinde kullandığı ifade.
Radyo ve Televizyon Haberciliği
Haberleri takdim eden, muhabirlere bağlanan ve çoğu zaman konukları canlı yayında sorgulayan, televizyon ya da radyo haber programının ana sunucusu.
Televizyon, radyo ya da internet üzerinden halka iletilen program; fiil olarak böyle bir programı yayına vermek ya da bir bilgiyi geniş kitlelere duyurmak.
Bir radyo ya da televizyon programını takdim eden ve yöneten, izleyiciye ya da dinleyiciye hitap eden, bölümleri birbirine bağlayan ve konuklarla konuşan kişi.
O anda radyoda ya da televizyonda yayınlanıyor olmak; sıfat olarak, yayın sırasında duyulan veya görülen kişi ve şeyleri niteler.
Bir olayın kaydedilmiş film ya da video görüntüleri; haberlerde, belgesellerde veya programlarda kullanılır.
Radyo ya da televizyonda her saat başı veya akşam gibi düzenli saatlerde son haberleri veren kısa program.
Bir televizyon programını kaç kişinin izlediğini ya da bir radyo programını kaç kişinin dinlediğini gösteren ve programları karşılaştırmak, reklam fiyatlarını belirlemek için kullanılan rakamlar.
Daha uzun bir konuşmadan ya da röportajdan alınıp haberde kullanılan kısa ve akılda kalıcı söz veya kesit.
Televizyonu en fazla kişinin izlediği, kanalların en popüler programlarını yayınladığı ve reklam için en yüksek ücreti aldığı akşam saatleri.
İnternet ve Dijital Medya
Bir haber sitesindeki yazıların bir kısmını ya da tamamını yalnızca ücretli abonelerin okumasına izin veren sistem.
Çoğu zaman abartarak, asıl bilgiyi saklayarak ya da haberin verdiğinden fazlasını vaat ederek, esas olarak insanları tıklamaya yönlendirmek için hazırlanan çevrim içi başlık veya içerik.
İnsanlar tekrar tekrar paylaştıkça internette, genellikle sosyal medya ve mesajlaşma uygulamalarında çok hızlı ve geniş biçimde yayılmak.
Bir haber sitesinin gelişmekte olan bir olay boyunca sürekli güncellediği, saatli kısa girişler, alıntılar, fotoğraflar ve videolar eklediği tek bir internet sayfası.
Abone olan kişilere seçilmiş haberleri, yazıları ya da güncellemeleri doğrudan ulaştıran düzenli e-posta veya bazen basılı yayın.
İnsanların internetten indirip ya da çevrim içi dinleyip istedikleri zaman takip edebildiği, bölümlerden oluşan ses ya da bazen video yayını.
Profesyonel gazeteci olmayan sıradan insanların, çoğu zaman tanık oldukları olayları telefonlarıyla kaydedip paylaşarak yaptıkları habercilik.
Gazeteciler yerine halktan kişilerin ürettiği ve haber kuruluşlarının doğruladıktan sonra kullanabildiği fotoğraf, video, paylaşım ve diğer içerikler.
Medya Etiği ve Hukuku
Gazetecilerin ve medyanın, devlet ya da başka güçlü grupların sansürüne, tehdidine veya denetimine maruz kalmadan bilgi ve görüş toplayıp yayımlayabilme hakkı.
Her bilginin, ismin, rakamın ve alıntının doğru olması; çoğu meslek ilkeleri metninde gazetecinin ilk görevi olarak tanımlanır.
Gazetecinin kendi duygularının, görüşlerinin ya da çıkarlarının haberi şekillendirmesine izin vermeden olguları olduğu gibi aktarma ilkesi.
Bir haberin seçilme, yazılma ya da sunulma biçimini etkileyen, bir kişiye, gruba veya fikre yönelik haksız yakınlık ya da karşıtlık.
Bir kişi hakkında itibarını zedeleyen yanlış beyanları yayımlama ya da söyleme şeklindeki hukuka aykırı eylem.
Basılı yayın, yayın ya da çevrim içi paylaşım gibi kalıcı bir biçimde yapılan ve bir kişinin ya da şirketin itibarını haksız yere zedeleyen hakaret.
Bilgilendirmekten çok dikkat çekmek amacıyla olayları abartan, dramatize eden ya da şok edici ayrıntılara odaklanan habercilik.
Medyada eleştirilen bir kişinin ya da kurumun, hakkında ileri sürülen iddialara yanıt verme imkanı; bazı ülkelerde bu yasal bir haktır.
Bir bilginin, özellikle özel ya da gizli bir bilginin yayımlanmasının haklı olup olmadığını değerlendirmede ölçüt olarak kullanılan, toplumun bütününün yararı.
Pek çok etik kuralda ve yasada kabul gören, gazetecilerin gizli kaynaklarının kimliğini açıklamaması gerektiği ilkesi.
Başka birinin sözlerini, fikirlerini, araştırmasını ya da görsellerini kaynak göstermeden kendi eseriymiş gibi sunmak.
Bir gazetecinin kişisel, mali ya da ailevi çıkarlarının bir haberi nasıl aktaracağını etkileyebildiği ya da etkiliyormuş gibi göründüğü durum.
Doğrulama ve Teyit
Bir haberdeki ya da açıklamadaki isimlerin, rakamların, tarihlerin ve iddiaların doğru olup olmadığını yayından önce veya sonra kontrol etmek; isim olarak bu kontrolün kendisi.
Bir bilgiyi, fotoğrafı, videoyu ya da kaynağı kullanmadan veya yayımlamadan önce gerçek ve doğru olup olmadığını dikkatle kontrol etmek.
Aldatma niyeti olmadan, çoğu zaman doğru olduğuna inanan kişiler tarafından yayılan yanlış ya da yanıltıcı bilgi.
İnsanları yanıltmak, birine zarar vermek ya da kamuoyunu etkilemek amacıyla bilerek üretilen veya yayılan yanlış bilgi.
Gerçek bir haber gibi görünecek şekilde hazırlanmış yanlış içerikler; ifade bazen haksız biçimde, sadece hoşa gitmeyen haberleri itibarsızlaştırmak için de kullanılır.
Daha önce yayımlanmış bir haberdeki yanlış isim, rakam ya da alıntı gibi bir hatayı kabul edip düzelten kısa yayımlanmış not.
Bir iddianın, söylentinin, teorinin ya da görselin yanlış veya yanıltıcı olduğunu açık kanıtlarla göstermek.
Bir görselin internette başka nerelerde yer aldığını ve ilk ne zaman yayımlandığını bulmak için kelime yerine görselin kendisiyle yapılan arama.
Gerçek bir kişinin hiç söylemediği ya da yapmadığı bir şeyi söylüyor veya yapıyor gibi görünmesi için yapay zekayla üretilen ya da değiştirilen video, görsel veya ses kaydı.
Basın ve Medya Sektörü
Toplu olarak gazeteler, dergiler ve haber medyası ile bunlarda çalışan gazeteciler; kelimenin ilk anlamı gazete basmakta kullanılan matbaa makinesidir.
Gazete, televizyon kanalı, radyo, dergi ya da haber sitesi gibi haber ve bilgi yayımlayan veya yayınlayan her türlü kuruluş ya da kanal.
Küçük sayfalı, kısa haberli ve büyük fotoğraflı, çoğu zaman ünlülere, asayiş olaylarına ve skandallara odaklanan gazete; ayrıca sansasyonel bir habercilik tarzı.
Büyük sayfalarda basılan ve geleneksel olarak ciddi haber, analiz ve tabloidlere göre daha resmi bir üslupla özdeşleşen gazete.
Bir gazetenin ya da derginin satılan veya dağıtılan nüsha sayısı; genellikle günlük, haftalık ya da aylık olarak hesaplanır.
Belirli bir gazeteyi, dergiyi ya da internet sitesini okuyan kişiler veya bunların toplam sayısı.
Tek bir kuruluşun kadrosunda olmayan, işini genellikle parça başı olarak farklı yayın organlarına satan gazeteci, fotoğrafçı ya da editör.
Mini test: bu terimleri biliyor musun?
Bu sözlükten 10 soru. Her terimin doğru Türkçe karşılığını seç, puanını gör.
Gazetecilik İngilizcesi nasıl öğrenilir?
- Her gün aynı haberi iki üç İngilizce yayın organından okuyun. Başlıkları, giriş paragraflarını ve alıntılanan kaynakları karşılaştırın; her birinin hangi kelimeleri seçtiğini not edin.
- Haber fiillerini ve tam olarak ne kadar güçlü olduklarını öğrenin: say, state, claim, allege, admit, insist, deny ve confirm. Say yerine claim kullanmak, haberin ne kadar tarafsız göründüğünü değiştirebilir.
- Tek tek kelimeler yerine haber merkezinde kullanılan kalıpları toplayın: break a story (haberi ilk vermek), file a story (haberi göndermek), run a story (haberi yayımlamak), cover an event (olayı izlemek), meet a deadline (teslim saatine yetişmek), issue a correction (düzeltme yayımlamak), decline to comment (yorum yapmaktan kaçınmak).
- Başlık dilini ayrıca çalışın. İngilizce başlıklarda artikeller atılır, geçmiş olaylar için geniş zaman kullanılır ve probe, slam, vow, bid gibi kısa kelimeler tercih edilir; bu yüzden başlıklar normal İngilizceden farklı okunur.
- Metni de yayımlanan kısa bir İngilizce haber bültenini izleyin ya da dinleyin. Sunucuların muhabirlere nasıl bağlandığını ve bilgiyi kime dayandırdıklarını işaretleyin, ardından birkaç satırı kendiniz yüksek sesle okuyun.
Sıkça sorulan sorular
İngilizcede 'a news' denebilir mi?
Hayır. News sayılamayan bir isimdir ve tekil fiil alır: the news are good değil, the news is good denir. Tek bir haber için a news story, a news item, a piece of news ya da haber merkezi dilinde kısaca a story kullanılır. Türkçedeki 'haber' sayılabildiği için 'a news' ve 'many news' Türkçe konuşanların en sık yaptığı hatalar arasındadır.
Misinformation ile disinformation arasındaki fark nedir?
İkisi de yanlış ya da yanıltıcı bilgidir. Misinformation, yanlış bir iddiaya içtenlikle inanan biri tarafından olduğu gibi, aldatma niyeti olmadan paylaşılan yanlış bilgidir. Disinformation ise insanları yanıltmak amacıyla bilerek üretilen ya da yayılan bilgidir; Türkçede genellikle dezenformasyon denir. Gazeteciler kendi haberlerinde çoğunlukla 'fake news' etiketinden kaçınır ve bu iki daha net kelimeyi kullanır.
On the record, off the record ve on background ne anlama gelir?
Bunlar muhabirle kaynak arasında önceden belirlenen kurallardır. On the record, söylenen her şeyin yayımlanabileceği ve kaynağın adıyla verilebileceği anlamına gelir. Off the record genellikle bilginin hiç yayımlanamayacağını ifade eder. On background ise bilginin kullanılabileceğini ama kaynağın adının verilemeyeceğini, yalnızca 'üst düzey bir yetkili' gibi bir tanımla anılabileceğini belirtir. Tam anlamları haber merkezine göre değişebildiği için iyi muhabirler kuralları görüşme başlamadan netleştirir.
Journalist, reporter ve correspondent arasındaki fark nedir?
Journalist en geniş kelimedir: haberi profesyonel olarak toplayan, yazan, düzenleyen ya da sunan herkesi kapsar. Reporter, asıl işi haberi bulup aktarmak olan ve çoğu zaman sahada çalışan gazetecidir. Correspondent ise Brüksel muhabiri ya da sağlık muhabiri gibi belirli bir yerde görevli ya da belirli bir konudan sorumlu muhabirdir. Türkçede reporter ve correspondent genellikle 'muhabir' diye çevrilir.
İngilizce gazete başlıkları neden bu kadar tuhaf görünüyor?
Başlıkların, çoğu zaman headlinese denen kendine özgü sıkıştırılmış bir dilbilgisi vardır. Artikeller ve be fiili atılır; geçmişteki olaylar geniş zamanla anlatılır (Fire destroys warehouse: Yangın depoyu kül etti), mastar gelecek anlamı verir (Mayor to resign: Belediye başkanı istifa edecek), tek başına geçmiş zaman ortacı edilgendir (Driver arrested: Sürücü gözaltına alındı). Probe, slam ve bid gibi kısa ve çarpıcı kelimeler yer kazandırır. Bu kalıpları öğrendiğinizde başlıkları okumak çok kolaylaşır.
İlgili alanlar
Seviyene uygun okumayla pekiştir
Yeni kelimelerin kalıcı olmasının en hızlı yolu seviyene uygun metin okumaktır. Seviyene göre ücretsiz İngilizce kitaplar:
