Hearsay ne demek?
Hukukta anlamı, Türkçe karşılığı ve örnek cümleler
Hearsay, hukukta duyuma dayalı tanıklık, dolaylı beyan, kulaktan dolma bilgi anlamına gelir.
Bir tanığın, başka birinin mahkeme dışında söylediği sözleri, bu sözlerin doğruluğunu ispat etmek amacıyla aktarması.
English: A witness's report of what someone else said outside court, offered to prove that what that person said was true.
Nerede ve nasıl kullanılır?
Common law yargılamalarında, özellikle jüri önünde, geleneksel olarak delil olarak kabul edilmez; ancak pek çok istisnası vardır. İngiliz hukuk davalarında ise kabul edilebilir, fakat ispat değeri daha düşük görülebilir. Avukatlar 'Objection, that's hearsay' (İtiraz ediyorum, bu duyuma dayalı bir beyan) diyerek itiraz eder. Kelime gündelik dilde söylenti anlamında da kullanılır.
Örnek cümleler
The judge refused to admit the note because it was hearsay.
Hakim, duyuma dayalı olduğu için notu delil olarak kabul etmedi.
What your neighbour told you about the accident is hearsay.
Komşunuzun size kazayla ilgili anlattıkları duyuma dayalı bir beyandır.
Sık kullanılan kalıplar
- hearsay evidence
- hearsay rule
- exception to the hearsay rule
- inadmissible hearsay
İlgili terimler
Aynı konudan: Delil ve İspat
- burden of proof · ispat yükü
- cross-examination · çapraz sorgu
- allege · iddia etmek
- affidavit · yeminli beyan
- testify · tanıklık etmek
- prove · ispat etmek
- discovery · delillerin karşılıklı ibrazı
- disclosure · belge ibrazı
- exhibit · delil olarak sunulan belge veya eşya
- expert witness · bilirkişi
- oath · yemin
- standard of proof · ispat ölçüsü
Seviyene uygun okumayla pekiştir
Yeni kelimelerin kalıcı olmasının en hızlı yolu seviyene uygun metin okumaktır. Seviyene göre ücretsiz İngilizce kitaplar:
Bu sayfa İngilizce öğrenenler için kelime açıklaması içerir; hukuki tavsiye değildir.
