Evidence ne demek?
Hukukta anlamı, Türkçe karşılığı ve örnek cümleler
Evidence, hukukta delil, kanıt, ispat aracı anlamına gelir.
Mahkemenin hangi olguların doğru olduğuna karar verirken dayandığı belgeler, nesneler, beyanlar ve diğer bilgiler.
English: Documents, objects, statements and other information that a court uses to decide which facts are true.
Nerede ve nasıl kullanılır?
Avukatlar delil toplar (gather), sunar (submit, produce) ve delile itiraz eder (challenge). Sık geçen türler: documentary evidence (belge delili), witness evidence (tanık beyanı) ve expert evidence (bilirkişi delili). Tanıklar mahkemede 'give evidence' eder, yani ifade verir.
Örnek cümleler
There is no evidence that the director knew about the missing payments.
Müdürün eksik ödemelerden haberdar olduğuna dair hiçbir delil yok.
We need to submit all documentary evidence by the end of the month.
Tüm belge delillerini ay sonuna kadar sunmamız gerekiyor.
The key piece of evidence was a single email sent at midnight.
En önemli delil, gece yarısı gönderilmiş tek bir e-postaydı.
Sık kullanılan kalıplar
- submit evidence
- give evidence
- piece of evidence
- documentary evidence
- expert evidence
İlgili terimler
Bu kelime başka alanlarda
Aynı İngilizce kelime başka bir alanda farklı bir anlama gelebilir:
Aynı konudan: Delil ve İspat
- cross-examination · çapraz sorgu
- allege · iddia etmek
- testify · tanıklık etmek
- prove · ispat etmek
- discovery · delillerin karşılıklı ibrazı
- disclosure · belge ibrazı
- exhibit · delil olarak sunulan belge veya eşya
- expert witness · bilirkişi
- hearsay · duyuma dayalı tanıklık
- oath · yemin
- standard of proof · ispat ölçüsü
- objection · itiraz
Seviyene uygun okumayla pekiştir
Yeni kelimelerin kalıcı olmasının en hızlı yolu seviyene uygun metin okumaktır. Seviyene göre ücretsiz İngilizce kitaplar:
Bu sayfa İngilizce öğrenenler için kelime açıklaması içerir; hukuki tavsiye değildir.
