Evidence ne demek?
Ceza hukukunda anlamı, Türkçe karşılığı ve örnek cümleler
Evidence, ceza hukukunda delil, kanıt, ispat aracı anlamına gelir.
Mahkemenin bir olgunun doğru olup olmadığına, örneğin sanığın suçu işleyip işlemediğine karar verirken dayanabileceği bilgi, eşya, belge ya da tanık beyanı.
English: Information, objects, documents or testimony that a court can use to decide whether something is true, for example whether the defendant committed the crime.
Nerede ve nasıl kullanılır?
Sayılamaz bir isimdir; tek bir delil için 'a piece of evidence' denir. Polis delil toplar ('gather/collect evidence'), savcı delilleri sunar ('present evidence'), hakim ise delilin hukuka uygun ve kabul edilebilir ('admissible') olup olmadığına karar verir. İngiliz kullanımında tanıkların mahkemede ifade vermesine 'give evidence' denir.
Örnek cümleler
There was not enough evidence to charge him.
Hakkında dava açmak için yeterli delil yoktu.
The knife was the key piece of evidence in the case.
Bıçak, davadaki en önemli delildi.
The officer gave evidence on the second day of the trial.
Polis memuru, yargılamanın ikinci gününde tanık olarak dinlendi.
Sık kullanılan kalıplar
- gather evidence
- piece of evidence
- lack of evidence
- give evidence
- forensic evidence
İlgili terimler
Bu kelime başka alanlarda
Aynı İngilizce kelime başka bir alanda farklı bir anlama gelebilir:
Aynı konudan: Deliller ve Adli Bilimler
Seviyene uygun okumayla pekiştir
Yeni kelimelerin kalıcı olmasının en hızlı yolu seviyene uygun metin okumaktır. Seviyene göre ücretsiz İngilizce kitaplar:
Bu sayfa İngilizce öğrenenler için kelime açıklaması içerir; hukuki tavsiye değildir.
