Prove ne demek?
Hukukta anlamı, Türkçe karşılığı ve örnek cümleler
Prove, hukukta ispat etmek, kanıtlamak, ispatlamak anlamına gelir.
Bir olgunun ya da iddianın doğru olduğunu, mahkemenin aradığı ölçüde delillerle ortaya koymak; böylece mahkeme buna dayanabilir.
English: To show with evidence that a fact or claim is true, to the standard the court requires, so that the court can rely on it.
Nerede ve nasıl kullanılır?
İddiada bulunan taraf genellikle onu ispat etmek zorundadır. Avukatlar 'proved' (ispat edilmiş) ya da 'not proved' (ispat edilememiş) olgulardan, 'prove a case' (davayı ispatlamak) gerekliliğinden ve 'difficult to prove' (ispatı zor) hususlardan söz eder. Geçmiş zaman ortacı olarak hem 'proved' hem 'proven' kullanılır; İngiliz hukuk metinlerinde 'proved' daha gelenekseldir.
Örnek cümleler
We have to prove that the buyer knew about the defect before signing.
Alıcının, imzadan önce ayıptan haberdar olduğunu ispat etmemiz gerekiyor.
Without the emails, the claim would be very hard to prove.
E-postalar olmadan bu iddiayı ispatlamak çok zor olurdu.
Sık kullanılan kalıplar
- prove a case
- prove beyond reasonable doubt
- prove on the balance of probabilities
- difficult to prove
İlgili terimler
Aynı konudan: Delil ve İspat
- witness · tanık
- testimony · tanık beyanı
- admissible · kabul edilebilir
- cross-examination · çapraz sorgu
- affidavit · yeminli beyan
- testify · tanıklık etmek
- discovery · delillerin karşılıklı ibrazı
- disclosure · belge ibrazı
- exhibit · delil olarak sunulan belge veya eşya
- expert witness · bilirkişi
- hearsay · duyuma dayalı tanıklık
- oath · yemin
Seviyene uygun okumayla pekiştir
Yeni kelimelerin kalıcı olmasının en hızlı yolu seviyene uygun metin okumaktır. Seviyene göre ücretsiz İngilizce kitaplar:
Bu sayfa İngilizce öğrenenler için kelime açıklaması içerir; hukuki tavsiye değildir.
