Matematik öğrencileri ve öğretmenleri için İngilizce

Matematik İngilizcesi: 100 Temel Terim ve Anlamları

Matematiğin büyük bölümü İngilizce öğretilir, araştırılır ve yayımlanır; terimlerin çoğu kağıt üzerinde kolayca tanınsa da sesli okunması ya da bir cümle içinde kullanılması şaşırtıcı derecede zordur. Bu terimler öğrencilerin ve öğretmenlerin İngilizce ders kitaplarını ve sınav sorularını okumasına, dersleri ve çevrim içi kursları takip etmesine, x² ya da f(x) gibi ifadeleri doğru okumasına ve çözümlerini, ispatlarını açık bir dille yazmasına yardımcı olur.

  • 100 terim
  • 10 konu
  • 66 temel terim
  • 200 örnek cümle

Sayılar ve İşlemler

  • sumisimtoplam

    İki ya da daha fazla sayının toplanmasıyla elde edilen sonuç; örneğin 4 ile 6'nın toplamı 10'dur.

  • differenceisimfark

    Bir sayıdan başka bir sayının çıkarılmasıyla elde edilen sonuç; örneğin 10 ile 4'ün farkı 6'dır.

  • productisimçarpım

    Sayıların ya da ifadelerin birbiriyle çarpılmasıyla elde edilen sonuç; örneğin 3 ile 5'in çarpımı 15'tir.

  • quotientisimbölüm

    Bir sayının başka bir sayıya bölünmesiyle elde edilen sonuç; örneğin 20, 4'e bölündüğünde bölüm 5'tir.

  • fractionisimkesir, kesirli sayı

    Bir bütünün bir parçasını gösteren, bir sayının başka bir sayının üzerine yazılmasıyla oluşan sayı; örneğin ¾'te 3 pay, 4 paydadır.

  • integerisimtam sayı

    Kesirli ya da ondalık kısmı olmayan; pozitif, negatif veya sıfır olabilen sayı; örneğin −3, 0 ya da 25.

  • prime numberisimasal sayı

    1'den büyük olan ve yalnızca 1'e ve kendisine bölünebilen tam sayı; örneğin 2, 3, 5, 7 ve 11.

  • multiplyfiilçarpmak

    Bir sayıyı kendisine belirli sayıda eklemek; örneğin 4'ü 3 ile çarparsan 12 elde edersin.

  • dividefiilbölmek

    Bir sayının başka bir sayının içinde kaç kez bulunduğunu bulmak ya da bir miktarı eşit parçalara ayırmak; 12, 3 kişiye eşit paylaştırılırsa her birine 4 düşer.

  • percentageisimyüzde, yüzdelik oran

    Bir miktarın 100 üzerinden ifade edilmiş hali; % işaretiyle yazılır. Örneğin %25, her 100'de 25 demektir.

  • negative numberisimnegatif sayı, eksi sayı

    Sıfırdan küçük olan ve önüne eksi işareti konarak yazılan sayı; örneğin −4 ya da −0,5.

  • square rootisimkarekök

    Kendisiyle çarpıldığında belirli bir değeri veren sayı; 49'un karekökü 7'dir, çünkü 7 × 7 = 49.

  • exponentisimüs, kuvvet

    Bir tabanın kendisiyle kaç kez çarpılacağını gösteren, sağ üstte küçük yazılan sayı; 2⁵'te üs 5, taban 2'dir.

  • numeratorisimpay

    Bir kesirde çizginin üstündeki sayı; kaç parça alındığını gösterir. 3/8'de pay 3'tür.

  • denominatorisimpayda

    Bir kesirde çizginin altındaki sayı; bütünün kaç eşit parçaya bölündüğünü gösterir. 3/8'de payda 8'dir.

  • factorisimçarpan, bölen

    Başka bir sayıyı ya da ifadeyi kalansız bölen sayı veya ifade; 12'nin çarpanları (bölenleri) 1, 2, 3, 4, 6 ve 12'dir.

  • roundfiilyuvarlamak

    Bir sayıyı belirli bir basamağa ya da ondalık basamak sayısına göre ona yakın, daha sade bir değerle değiştirmek; 3,476 bir ondalık basamağa yuvarlanırsa 3,5 olur.

  • greatest common divisorisimen büyük ortak bölen, EBOB

    İki ya da daha fazla sayıyı kalansız bölen en büyük tam sayı; 12 ile 18'in en büyük ortak böleni 6'dır.

  • least common multipleisimen küçük ortak kat, EKOK

    İki ya da daha fazla sayının ortak katlarından en küçük pozitif olanı; 4 ile 6'nın en küçük ortak katı 12'dir.

  • absolute valueisimmutlak değer

    Bir sayının sayı doğrusunda sıfıra olan uzaklığı; hiçbir zaman negatif değildir. Hem −7'nin hem de 7'nin mutlak değeri 7'dir.

Matematiği Sesli Okuma

  • equalsfiileşittir, eşit olmak

    Aynı değere sahip olmak; = işaretini sesli okurken kullanılan kelime. Örneğin 'three plus four equals seven' (üç artı dört eşittir yedi).

  • squaredsıfatkaresi, kare

    Kendisiyle çarpılmış; ikinci kuvveti sesli okurken kullanılır: x² 'x squared', 5² = 25 ise 'five squared is twenty-five' diye okunur.

  • to the power ofifadeüssü, kuvveti

    Belirli bir üsse yükseltilmiş; kuvvetleri sesli okurken kullanılır: 2⁵ 'two to the power of five' diye okunur ve 2 × 2 × 2 × 2 × 2 = 32 demektir.

  • divided byifadebölü

    Bölme işaretini (÷) ya da eğik çizgiyi sesli okurken kullanılan ifade; örneğin 20 ÷ 5 = 4, 'twenty divided by five equals four' diye okunur.

  • decimal pointisimondalık ayırıcı, ondalık virgül

    Bir sayının tam kısmını ondalık kısmından ayıran nokta, örneğin 3.75'te olduğu gibi; İngilizcede nokta kullanılan yerde Türkçede virgül kullanılır.

  • parenthesesisimparantez, ayraç

    Bir ifadenin bazı kısımlarını gruplamak ve önce onların hesaplanmasını sağlamak için kullanılan ( ) işaret çifti; örneğin 3(x + 2).

  • cubedsıfatküpü, küp

    Kendisiyle üç kez çarpılmış; üçüncü kuvveti sesli okurken kullanılır: x³ 'x cubed', 2³ = 8 ise 'two cubed is eight' diye okunur.

  • f of xifadef x, f(x)

    f fonksiyonunun x girdisine karşılık gelen çıktısı olan f(x) ifadesinin olağan okunuşu; örneğin f(x) = x + 5 ise f(2), yani 'f of 2' 7'dir.

Cebir ve Denklemler

  • equationisimdenklem, eşitlik

    İki ifadenin aynı değere sahip olduğunu eşittir işaretiyle gösteren matematiksel önerme; örneğin 2x + 3 = 11.

  • variableisimdeğişken, bilinmeyen

    Değişebilen ya da henüz bilinmeyen bir sayının yerine kullanılan x, y gibi harf veya sembol.

  • solvefiilçözmek, bulmak

    Bir denklemi ya da eşitsizliği doğru yapan bilinmeyen değeri veya değerleri bulmak; ya da bir problemin cevabını bulmak.

  • simplifyfiilsadeleştirmek, basitleştirmek

    Bir kesri ya da ifadeyi değerini değiştirmeden en kısa ve en açık biçimde yazmak; örneğin 6/8'i 3/4 olarak yazmak.

  • expressionisimifade, cebirsel ifade

    Sayılar, değişkenler ve işlem işaretlerinden oluşan, eşittir işareti içermeyen ve sadeleştirilebilen ya da değeri hesaplanabilen bütün; örneğin 4x² − 3x + 7.

  • coefficientisimkatsayı

    Bir terimde değişkeni çarpan sayı; 5x² − 3x ifadesinde x²'nin katsayısı 5, x'in katsayısı −3'tür.

  • inequalityisimeşitsizlik

    İki değeri <, >, ≤ ya da ≥ işaretleriyle karşılaştıran ve bir tarafın diğerinden büyük ya da küçük olduğunu gösteren önerme; örneğin 2x + 1 > 7.

  • polynomialisimpolinom, çok terimli

    Bir değişkenin doğal sayı kuvvetlerini içeren terimlerin toplanması ya da çıkarılmasıyla oluşan ifade; örneğin 3x⁴ − 2x² + x − 7.

  • quadratic equationisimikinci dereceden denklem

    Değişkenin en yüksek kuvvetinin 2 olduğu, a sıfırdan farklı olmak üzere ax² + bx + c = 0 biçiminde yazılan denklem.

  • rootisimkök

    Bir denklemi ya da polinomu sıfıra eşit yapan değişken değeri; x² − 5x + 6 = 0 denkleminin kökleri 2 ve 3'tür.

  • plug inphrasal verb (öbek fiil)yerine koymak, yerine yazmak

    Bir formülde ya da ifadede bir değişkenin yerine belirli bir sayı koyup sonucunu görmek; 'substitute' fiilinin gündelik karşılığı.

  • cancel outphrasal verb (öbek fiil)birbirini götürmek, sadeleşmek

    Toplam etkileri sıfır olduğu için birbirini yok etmek; örneğin +3x ile −3x toplandığında ya da aynı çarpan kesir çizgisinin hem üstünde hem altında bulunduğunda olduğu gibi.

Fonksiyonlar ve Grafikler

  • functionisimfonksiyon, işlev

    Bir kümedeki her girdiye tam olarak bir çıktı karşılık getiren kural; örneğin bir sayıyı iki katına çıkarıp bir ekleyen f(x) = 2x + 1.

  • graphisimgrafik, çizge

    Nicelikler arasındaki ilişkiyi gösteren çizim; özellikle bir fonksiyonun tüm (x, y) noktalarının bir eksen çifti üzerinde gösterilmesi.

  • slopeisimeğim

    Bir doğrunun ne kadar dik olduğunu ölçen sayı: doğru üzerindeki herhangi iki nokta arasında y'deki değişimin x'teki değişime bölümü.

  • axisisimeksen

    Bir grafikte noktaların yerini koordinatlarıyla belirlemek için kullanılan referans doğrularından biri; genellikle yatay x ekseni ve dikey y ekseni.

  • domainisimtanım kümesi

    Bir fonksiyonun tanımlı olduğu tüm girdi değerlerinin kümesi; f(x) = 1/x için tanım kümesi 0 dışındaki tüm gerçel sayılardır.

  • linearsıfatdoğrusal, birinci dereceden

    Düz bir doğruyla ilgili; doğrusal bir denklemde ya da fonksiyonda değişkenin kuvveti 1'den büyük değildir, bu yüzden grafiği düz bir doğrudur.

  • interceptisimeksenleri kestiği nokta, kesişim noktası

    Bir grafiğin eksenlerden birini kestiği nokta; y = 2x + 3 doğrusunun y eksenini kestiği nokta 3'tür, çünkü doğru y eksenini (0, 3)'te keser.

  • inverse functionisimters fonksiyon

    Başka bir fonksiyonun etkisini tersine çeviren fonksiyon; f(2) = 7 ise f'nin tersi 7'yi tekrar 2'ye götürür.

Geometri

  • angleisimaçı

    Bir noktada buluşan iki doğru ya da ışın arasındaki dönme miktarı; derece ya da radyan cinsinden ölçülür.

  • triangleisimüçgen

    Üç düz kenarı ve üç açısı olan düzlemsel şekil; her üçgenin iç açılarının toplamı daima 180 derecedir.

  • areaisimalan

    Düz bir yüzeyin büyüklüğü; cm² ya da m² gibi kare birimlerle ölçülür. Örneğin 4 m uzunluğunda ve 3 m genişliğinde bir dikdörtgenin alanı 12 m²'dir.

  • radiusisimyarıçap

    Bir dairenin ya da kürenin merkezinden çevresi üzerindeki herhangi bir noktaya olan uzaklık; çapın yarısıdır.

  • perimeterisimçevre, çevre uzunluğu

    Düzlemsel bir şeklin sınırının toplam uzunluğu; 5 cm uzunluğunda ve 3 cm genişliğinde bir dikdörtgenin çevresi 16 cm'dir.

  • parallelsıfatparalel, koşut

    Ne kadar uzatılırsa uzatılsın aralarındaki uzaklık hep aynı kalan ve hiç kesişmeyen; doğrular, düzlemler ve şekillerin kenarları için kullanılır.

  • vertexisimköşe, tepe noktası

    İki ya da daha fazla doğrunun veya ayrıtın birleştiği köşe noktası, örneğin bir üçgenin ya da küpün köşesi; ayrıca bir parabolün tepe noktası.

  • right angleisimdik açı

    Tam olarak 90 derece olan açı; bir karenin köşesi gibidir ve şekillerde genellikle küçük bir kareyle gösterilir.

  • Pythagorean theoremisimPisagor teoremi, Pisagor bağıntısı

    Bir dik üçgende hipotenüsün karesinin diğer iki kenarın karelerinin toplamına eşit olduğunu söyleyen kural: a² + b² = c².

  • volumeisimhacim

    Bir cismin kapladığı ya da bir kabın alabildiği yer miktarı; cm³ ya da m³ gibi küp birimlerle ölçülür.

  • diameterisimçap

    Bir dairenin ya da kürenin merkezinden geçerek bir yanından öbür yanına uzanan doğru parçası ya da bu parçanın uzunluğu; yarıçapın iki katıdır.

  • congruentsıfateş, denk

    Tamamen aynı biçimde ve büyüklükte olan; bir şekil, gerekirse döndürüldükten ya da ters çevrildikten sonra diğerinin üzerine tam olarak oturur.

  • similarsıfatbenzer

    Biçimleri tamamen aynı olan ama büyüklükleri aynı olmak zorunda olmayan; karşılıklı açıları eşit, karşılıklı kenarları aynı oranda olan.

Trigonometri

  • sineisimsinüs

    Bir dik üçgende bir açının karşısındaki kenarın hipotenüse oranı; sin şeklinde yazılır, örneğin sin 30° = 0,5.

  • hypotenuseisimhipotenüs

    Bir dik üçgende dik açının karşısında bulunan en uzun kenar.

  • cosineisimkosinüs

    Bir dik üçgende bir açıya komşu olan kenarın hipotenüse oranı; cos şeklinde yazılır, örneğin cos 60° = 0,5.

  • tangentisimtanjant, teğet

    Bir dik üçgende karşı dik kenarın komşu dik kenara oranı (tan); ayrıca bir eğriye bir noktada değen ve o noktada eğriyi kesip geçmeyen doğru.

  • radianisimradyan

    Açı ölçü birimi: bir çemberde yarıçap uzunluğundaki bir yayın merkezde oluşturduğu açı. Tam bir dönüş 2π radyan, yani 360°'dir.

Türev ve İntegral

  • derivativeisimtürev

    Bir fonksiyonun her noktadaki değişim hızını, yani grafiğinin o noktadaki eğimini veren fonksiyon; x²'nin türevi 2x'tir.

  • integralisimintegral

    İntegral alma işleminin sonucu: ya türevi verilen fonksiyona eşit olan fonksiyonlar ailesi ya da bir eğrinin altında iki sınır arasında kalan alanı veren sayı.

  • limitisimlimit

    Girdi belirli bir sayıya yaklaştıkça ya da sınırsız büyüdükçe bir fonksiyonun ya da dizinin giderek yaklaştığı değer.

  • differentiatefiiltürev almak, türevini almak

    Bir fonksiyonun türevini, yani değişim hızını veren formülü bulmak; x³'ün türevini alırsan 3x² elde edersin.

  • integratefiilintegral almak, integralini almak

    Bir fonksiyonun integralini bulmak; yani türevi verilen fonksiyon olan bir fonksiyonu ya da grafiğin altında iki sınır arasında kalan alanı bulmak.

  • chain ruleisimzincir kuralı

    Başka bir fonksiyonun içinde bulunan bir fonksiyonun türevini almaya yarayan kural: f(g(x))'in türevi f′(g(x)) × g′(x)'tir.

  • continuoussıfatsürekli

    Kopukluk, sıçrama ya da boşluk içermeyen; bir fonksiyon bir noktadaki limiti oradaki değerine eşitse o noktada süreklidir, yani grafiği kalemi kaldırmadan çizilebilir.

Kümeler ve Mantık

  • setisimküme

    Eleman adı verilen, birbirinden farklı nesnelerin iyi tanımlanmış topluluğu; genellikle süslü parantez içinde yazılır, örneğin {2, 4, 6}.

  • subsetisimalt küme

    Tüm elemanları başka bir kümeye ait olan küme; {1, 2}, {1, 2, 3} kümesinin bir alt kümesidir ve {1, 2} ⊆ {1, 2, 3} şeklinde yazılır.

  • elementisimeleman, öğe

    Bir kümeye ait olan nesnelerden biri; 3, {1, 3, 5} kümesinin bir elemanıdır ve 3 ∈ {1, 3, 5} şeklinde yazılır.

  • unionisimbirleşim

    İki ya da daha fazla kümeden en az birinde bulunan tüm elemanların kümesi; {1, 2} ile {2, 3} kümelerinin birleşimi {1, 2, 3}'tür.

  • intersectionisimkesişim, arakesit

    Verilen kümelerin hepsinde aynı anda bulunan elemanların kümesi; {1, 2, 3} ile {2, 3, 4} kümelerinin kesişimi {2, 3}'tür.

  • if and only ififadeancak ve ancak, gerek ve yeter koşul

    Ya ikisi birden doğru ya da ikisi birden yanlış olan iki önermeyi bağlayan ifade; her biri diğerini gerektirir. ⇔ ya da 'iff' şeklinde yazılır.

  • converseisimkarşıt önerme, karşıt

    Bir koşullu önermenin 'eğer' ve 'o halde' kısımlarının yer değiştirmesiyle elde edilen önerme; 'p ise q' önermesinin karşıtı 'q ise p'dir.

İspatlar ve Matematiksel Yazım

  • proofisimispat, kanıt

    Kabul edilmiş gerçeklerden yola çıkarak bir matematiksel önermenin her zaman doğru olduğunu adım adım gösteren mantıksal akıl yürütme.

  • theoremisimteorem

    Doğruluğu ispatlanmış önemli bir matematiksel önerme; örneğin Pisagor teoremi.

  • let x beifadex ... olsun

    Bir çözümün ya da ispatın başında bir değişkeni veya varsayımı tanıtmak için kullanılan kalıp ifade; örneğin 'Let x be the number of tickets sold' (x, satılan bilet sayısı olsun).

  • counterexampleisimkarşı örnek

    Genel bir önermenin yanlış olduğunu gösteren tek bir örnek; 'tüm asal sayılar tektir' iddiası için 2 sayısı bir karşı örnektir.

  • lemmaisimlemma, yardımcı teorem

    Daha büyük bir teoremi ispatlamak için ara adım olarak kullanılan, kendi başına ispatlanmış daha küçük önerme.

  • proof by contradictionisimolmayana ergi, çelişki yoluyla ispat

    Önermenin yanlış olduğu varsayılıp bu varsayımın imkansız bir sonuca götürdüğü gösterilerek önermenin doğru olması gerektiğini kanıtlayan ispat yöntemi.

  • proof by inductionisimtümevarımla ispat, tümevarım yöntemi

    Bir önermeyi tüm pozitif tam sayılar için ispatlama yöntemi: önce ilk durum için doğru olduğu gösterilir, sonra n için doğruysa n + 1 için de doğru olduğu gösterilir.

  • QEDkısaltmaispat tamamlandı, gösterilmek istenen buydu

    Latince 'quod erat demonstrandum' (gösterilmesi gereken buydu) ifadesinin kısaltması; ispatın tamamlandığını belirtmek için sonuna yazılır.

  • without loss of generalityifadegenelliği bozmadan, genellikten bir şey kaybetmeden

    Diğer durumlar tamamen aynı şekilde ele alınabildiği için yalnızca bir durumun incelendiğini belirten ispat ifadesi; örneğin 'a ≤ b olduğunu varsayalım'.

  • it follows thatifadeburadan … sonucu çıkar, dolayısıyla

    İspatlarda ve çözümlerde, bir sonraki önermenin az önce gösterilenlerin mantıksal bir sonucu olduğunu belirten bağlayıcı ifade.

Sözel Problemler

  • word problemisimsözel problem, problem

    Kısa bir hikaye ya da gerçek hayattan bir durum olarak yazılmış, çözülmeden önce sayılara veya denklemlere dönüştürülmesi gereken matematik sorusu.

  • averageisimortalama, aritmetik ortalama

    Bir sayı grubunu temsil eden tek değer; genellikle sayıların toplamının sayı adedine bölünmesiyle bulunur. 4, 6 ve 11'in ortalaması 7'dir.

  • ratioisimoran

    İki ya da daha fazla niceliği karşılaştırarak birinin diğerine göre ne büyüklükte olduğunu gösteren ifade; 3:2 şeklinde yazılır ve 'three to two' diye okunur.

  • proportionalsıfatorantılı

    Başka bir nicelikle birlikte, aralarındaki oran sabit kalacak şekilde değişen; y, x ile orantılıysa x iki katına çıktığında y de iki katına çıkar.

  • at leastifadeen az, en azından

    Belirtilen sayıdan az olmayan, yani ona eşit ya da ondan büyük olabilen; 'at least 5', 5 ya da daha fazlası demektir ve ≥ 5 şeklinde yazılır.

  • respectivelyzarfsırasıyla

    Az önce sayılan şeylerle aynı sırada; 'a and b are 3 and 5, respectively', a'nın 3, b'nin 5 olduğu anlamına gelir.

  • estimatefiiltahmin etmek, yaklaşık hesaplamak

    Genellikle önce sayıları yuvarlayarak hızlıca yaklaşık bir değer bulmak; böylece kesin cevabın makul olup olmadığı kontrol edilebilir.

  • consecutivesıfatardışık, art arda

    Arada boşluk olmadan sırayla birbirini izleyen; 7, 8 ve 9 ardışık tam sayılar, 4, 6 ve 8 ise ardışık çift sayılardır.

  • rateisimhız, oran

    Farklı birimlerle ölçülen iki niceliği karşılaştıran oran; örneğin saatte kilometre ya da dakikada litre.

  • work outphrasal verb (öbek fiil)hesaplamak, bulmak

    Bir cevabı hesaplamak ya da bir problemin çözümünü dikkatlice düşünerek bulmak; özellikle İngiliz sınıflarında ve sınav kağıtlarında yaygındır.

Mini test: bu terimleri biliyor musun?

Bu sözlükten 10 soru. Her terimin doğru Türkçe karşılığını seç, puanını gör.

Matematik İngilizcesi nasıl öğrenilir?

  • Alandan gerçek metinleri düzenli olarak okuyun: İngilizce ders kitapları, çözümlü eski sınav soruları, ders notları ve problem çözme forumları. Bir çözümün her adımının nasıl kelimelere döküldüğüne dikkat edin.
  • İfadeleri sesli okuma alıştırması yapın: x² 'x squared', f(x) 'f of x', 3.5 'three point five', ½ ise 'one half' diye okunur. Problem çözerken her adımı sesli söylemek bu kalıpları otomatik hale getirir.
  • İşlem kelimelerini dörtlü gruplar halinde öğrenin: add, subtract, multiply, divide; plus, minus, times, divided by; sum, difference, product, quotient.
  • Çözümlerde ve ispatlarda kullanılan kalıp ifadelerin bir listesini tutun ('let x be', 'suppose that', 'it follows that', 'hence', 'therefore' gibi) ve bunları kendi yazılı cevaplarınızda kullanın.
  • Sayı yazımına dikkat edin: İngilizcede ondalık kısım nokta ile (3.5), binler basamağı virgül ile (1,000) ayrılır; Türkçedeki kullanımın tam tersidir.

Sıkça sorulan sorular

Matematik için İngilizce kelimeleri nasıl öğrenebilirim?

Alandan gerçek metinler okuyun ve kelimelerin nasıl kullanıldığına dikkat edin: İngilizce ders kitapları, çözümlü örnekler, ders notları ve çevrim içi kurs materyalleri. Her terimi yanında kullanılan fiil ve kalıplarla birlikte öğrenin (solve an equation, find the derivative, draw a graph) ve kendi çözümlerinizi önce sesli, sonra yazılı olarak İngilizce anlatmayı deneyin.

Matematiksel ifadeleri İngilizcede nasıl sesli okurum?

Sembollerin çoğunun standart bir okunuşu vardır: 2 + 3 = 5 'two plus three equals five', x² 'x squared', x³ 'x cubed', 2⁵ 'two to the power of five' ya da 'two to the fifth', √9 'the square root of nine', f(x) 'f of x', a/b ise 'a over b' diye okunur. Parantezli ifadelerde gruplamayı göstermek için kısa bir duraklama yapılır ya da 'all' denir: (a + b)² 'a plus b, all squared' şeklinde okunur.

İngilizce ve Türkçede ondalık sayılar neden farklı yazılıyor?

İngilizce konuşulan ülkelerde tam kısım ile ondalık kısım nokta ile ayrılır (3.75, 'three point seven five' diye okunur), binler ise virgül ile gruplanır (12,500). Türkçede bunun tersi geçerlidir: 3,75 ve 12.500. İngilizce okurken ya da yazarken İngilizce biçime geçin; aksi halde 1.500 sayısı bin beş yüz yerine bir buçuk olarak anlaşılabilir.

'Math' mi, 'maths' mi demeliyim?

İkisi de 'mathematics' kelimesinin kısaltmasıdır. 'Math' Amerikan, 'maths' ise İngiliz İngilizcesidir; ikisi de tekil fiille kullanılır ('Maths is my favourite subject', 'Math is hard'). Birini seçip tutarlı biçimde kullanın; genellikle kullandığınız yazım tercihine (color ya da colour) uyan biçimi seçmek en doğrusudur.

Önce hangi matematik terimlerini öğrenmeliyim?

Her derste karşılaşacağınız kelimelerle başlayın: equation, variable, function, sum, product, fraction, solve, simplify ve sembollerin sesli okunuşu. Ardından her alanın temel kelimelerine geçin: geometri (angle, area, radius), türev ve integral (derivative, integral, limit), ispatlarda ve sözel problemlerde kullanılan kalıplar. Bu sözlük de aynı sırayı izler: en temel terimlerden daha uzmanlık gerektirenlere doğru.

Seviyene uygun okumayla pekiştir

Yeni kelimelerin kalıcı olmasının en hızlı yolu seviyene uygun metin okumaktır. Seviyene göre ücretsiz İngilizce kitaplar: