İlahiyat ve din bilimleri öğrencileri için İngilizce

İlahiyat İngilizcesi: 100 Temel Terim ve Anlamları

Din üzerine yapılan güncel araştırmaların büyük bölümü, dergi makalelerinden ansiklopedilere ve uluslararası kongrelere kadar İngilizce yürütülüyor; ilahiyat öğrencileri de birincil kaynakları ve akademik çalışmaları giderek daha sık İngilizce çeviriler üzerinden okuyor. Bu sözlük, kutsal metin, öğreti ve ritüelden İslam, Hristiyanlık, Yahudilik, Hinduizm, Budizm ve diğer geleneklerin terimlerine kadar ilahiyat ve din bilimleri öğrencilerinin ilk karşılaştığı kavramları, akademik yazının tarafsız ve betimleyici üslubuyla bir araya getiriyor. Her maddede Türkçe karşılıklar, derslerden, makalelerden ve saha çalışmalarından örnekler ile Türkçe konuşanların sık takıldığı yazım, büyük harf kullanımı ve çeviri tuzaklarına dair notlar yer alıyor.

  • 100 terim
  • 10 konu
  • 48 temel terim
  • 200 örnek cümle

Din Bilimleri ve Yöntem

  • religionisimdin

    İnsanları kutsal, ilahi ya da nihai gerçeklik olarak kabul ettikleri şeyle ilişkilendiren inançlar, uygulamalar, değerler ve topluluklardan oluşan bütün.

  • theologyisimilahiyat, teoloji

    Tanrı, ilahi olan ve dini inanç üzerine, genellikle belirli bir inanç geleneğinin içinden ve o geleneğin kaynaklarına dayanarak yapılan sistemli çalışma.

  • religious studiesisimdin bilimleri, din araştırmaları

    Dinleri dışarıdan, tarih, sosyoloji, antropoloji, psikoloji ve felsefe yöntemleriyle inceleyen ve hangi inancın doğru olduğu konusunda hüküm vermeyen akademik alan.

  • sacredsıfatkutsal, mukaddes

    Tanrı'yla, ilahi olanla ya da dini gelenekle bağlantısı nedeniyle sıradan olandan ayrılan ve özel bir saygı gösterilen; çoğu zaman profan, yani dünyevi olanın karşıtı olarak kullanılır.

  • comparative religionisimkarşılaştırmalı dinler, dinler tarihi

    Dinlerin inançları, ritüelleri, kutsal metinleri ve kurumları gibi yönlerden benzerliklerini ve farklılıklarını inceleyen akademik çalışma alanı.

  • sociology of religionisimdin sosyolojisi

    Dini toplumsal bir olgu olarak inceleyen, dinin grupları, kurumları, iktidarı ve toplumsal değişimi nasıl etkilediğini ve onlardan nasıl etkilendiğini araştıran sosyoloji dalı.

  • phenomenology of religionisimdin fenomenolojisi

    Dini olguları inananların deneyimlediği şekliyle betimleyen ve inançların doğru olup olmadığı sorusunu bir kenara bırakan din araştırma yaklaşımı.

  • interfaith dialogueisimdinlerarası diyalog, inançlararası diyalog

    Farklı dinlerden insanlar arasında, birbirini kendi dinine kazanmaya değil karşılıklı anlayışa yönelik olarak düzenlenen konuşma ve iş birliği.

  • convertfiildin değiştirmek, (bir dine) geçmek

    Bir dinden ya da inançtan başka birine geçmek veya başka birinin bu değişikliği yapmasına yol açmak.

Dünya Dinleri ve Gelenekleri

  • Islamisimİslam, İslamiyet

    Yedinci yüzyılda Arabistan'da Hz. Muhammed'le başlayan tek tanrılı din; Müslümanlar Kur'an'ı Allah'ın kelamı kabul eder ve İslam'ın beş şartı gibi uygulamaları yerine getirir.

  • ChristianityisimHristiyanlık

    Hristiyanların Tanrı'nın Oğlu olduğuna inandığı Nasıralı İsa'nın hayatına ve öğretisine dayanan, MS birinci yüzyılda ortaya çıkan tek tanrılı din.

  • JudaismisimYahudilik, Musevilik

    İbranice Kutsal Kitap'ta anlatılan Tanrı ile yapılan ahde dayanan, Talmud ve sonraki öğretilerle gelişen Yahudi halkının dini, kültürü ve yaşam biçimi.

  • HinduismisimHinduizm, Hinduluk

    Güney Asya'da gelişen, tek bir kurucusu olmayan, Vedalar gibi kutsal metinleri ve dharma, karma ve yeniden doğuş gibi kavramları paylaşan dini gelenekler ailesi.

  • BuddhismisimBudizm

    MÖ beşinci yüzyıl civarında Kuzey Hindistan'da yaşamış Siddhartha Gautama'nın, yani Buda'nın öğretisine dayanan dini ve felsefi gelenek.

  • SunnisıfatSünni, Sünnilik

    Dünyadaki Müslümanların çoğunluğunun bağlı olduğu ve ilk dört halifeyi Hz. Muhammed'in meşru halefleri olarak kabul eden İslam'ın en büyük koluna ait.

  • ShiasıfatŞii, Şiilik

    Hz. Muhammed'den sonra topluluğun önderliğinin Hz. Ali'ye ve onun soyundan gelen İmamlara ait olduğuna inananların bağlı olduğu, İslam'ın ikinci büyük koluna ait.

  • CatholicismisimKatoliklik, Katolik Hristiyanlık

    Roma Piskoposu sıfatıyla Papa'nın önderlik ettiği, en büyük Hristiyan kilisesi olan Katolik Kilisesi'nin inancı, öğretisi ve uygulamaları.

  • ProtestantismisimProtestanlık, Protestan Hristiyanlık

    On altıncı yüzyıldaki Reform hareketinden doğan, Kutsal Kitap'ın otoritesini ve iman yoluyla lütufla kurtuluşu öne çıkaran Hristiyanlık kolu.

  • Eastern OrthodoxyisimDoğu Ortodoksluğu, Ortodoks Hristiyanlık

    Ortak öğreti ve ayin geleneğini paylaşan ve birbiriyle birlik (komünyon) içinde olan Rum, Rus ve Sırp kiliseleri gibi Doğu Ortodoks kiliselerinin Hristiyan geleneği.

  • Abrahamic religionsisimİbrahimi dinler, semavi dinler

    Kökenlerini ya da manevi soy bağlarını İbrahim figürüne dayandıran Yahudilik, Hristiyanlık ve İslam'ın birlikte anılışı.

  • SikhismisimSihizm, Sih dini

    1500'ler civarında Güney Asya'nın Pencap bölgesinde Guru Nanak tarafından kurulan ve birbirini izleyen on Guru tarafından şekillendirilen tek tanrılı din.

  • DaoismisimTaoizm, Daoizm

    Evrenin doğal düzeni olan Dao'yu, yani 'Yol'u merkeze alan ve Daodejing ile bilge Laozi'yle ilişkilendirilen Çin kökenli dini ve felsefi gelenek.

İnanç ve Öğreti

  • faithisimiman, inanç

    Tanrı'ya ya da dini öğretilere duyulan, çoğu zaman kanıta dayanmayan güven ve bağlılık; ayrıca bir dinin ya da dini topluluğun tamamı için de kullanılır.

  • beliefisiminanç, itikat

    Bir kişinin ya da topluluğun doğru kabul ettiği şey, özellikle Tanrı, dünya ya da ahiret hakkındaki bir düşünce; ayrıca bunu kabul etme hali.

  • monotheismisimtek tanrıcılık, monoteizm

    Yalnızca tek bir Tanrı'nın var olduğu inancı; Yahudilik, Hristiyanlık, İslam ve Sihizm genellikle tek tanrılı dinler olarak tanımlanır.

  • polytheismisimçok tanrıcılık, politeizm

    Çoğu zaman her biri belirli güçlerle ya da hayatın belirli alanlarıyla ilişkilendirilen birden fazla tanrıya inanma ve tapınma; eski Yunan, Roma, Mısır ve İskandinav dinlerinde olduğu gibi.

  • doctrineisimöğreti, doktrin

    Bir dini topluluğun resmi olarak öğrettiği ve mensuplarından kabul etmelerini beklediği inanç ya da inançlar bütünü.

  • revelationisimvahiy, ilahi bildirim

    Birçok dinde, hakikatin, iradenin ya da rehberliğin Tanrı'dan insanlara, çoğu zaman peygamberler ya da kutsal metinler aracılığıyla bildirilmesi.

  • prophetisimpeygamber, nebi

    Bir dini topluluk tarafından, ilahi mesajları almak ve insanlara iletmek üzere Tanrı tarafından seçildiğine inanılan kişi.

  • deityisimtanrı, ilah

    Bir tanrı ya da tanrıça; bir dini gelenekte ilahi kabul edilerek ibadet edilen herhangi bir varlık.

  • divinesıfatilahi, tanrısal

    Tanrı'yla ya da bir tanrıyla ilgili veya Tanrı'dan gelen; isim olarak the divine, Tanrı'yı ya da nihai kutsal gerçekliği genel bir ifadeyle anlatır.

  • salvationisimkurtuluş, necat

    Günahtan, acıdan ya da bunların sonuçlarından kurtulma veya bunlardan özgürleşme ve Tanrı'yla ya da nihai gerçeklikle nihai bir esenlik haline ulaşma.

  • afterlifeisimahiret, öteki dünya

    Bir dini geleneğin anlattığı biçimiyle ölümden sonraki varoluş; örneğin diriliş ve hesap, cennet ve cehennem ya da yeni bir hayata yeniden doğuş.

  • karmaisimkarma, eylem ve sonuç yasası

    Hinduizm, Budizm, Caynizm ve Sihizm'de, kişinin bilinçli eylemlerinin gelecekteki hayatları da dahil olmak üzere geleceğini belirleyen sonuçlar doğurduğu ilkesi.

  • dharmaisimdharma, görev

    Hint dinlerinde görev, yasa ve şeylerin doğru düzeni anlamına gelen temel kavram; Budizm'de ayrıca Buda'nın öğretisini ifade eder.

  • reincarnationisimreenkarnasyon, ruh göçü

    Ölümden sonra ruhun ya da benliğin insan ya da başka bir varlık olarak yeni bir bedende yeniden doğduğu inancı; Hinduizm, Caynizm, Sihizm ve başka geleneklerde görülür.

  • nirvanaisimnirvana

    Budizm'de manevi yolun nihai hedefi: arzunun, acının ve yeniden doğuş döngüsünün sona ermesi.

  • TrinityisimTeslis, Üçleme

    Ana akım Hristiyan öğretisinde Tanrı'nın Baba, Oğul (İsa Mesih) ve Kutsal Ruh olmak üzere üç kişide var olan tek bir varlık olduğu inancı.

  • covenantisimahit, antlaşma

    Ciddi bir antlaşma ya da söz; özellikle İbranice Kutsal Kitap'ta anlatılan, örneğin İbrahim'le ya da Sina Dağı'nda İsrail'le yapılan, Tanrı ile bir halk arasındaki ilişki.

  • creedisiminanç bildirgesi, amentü

    Bir dinin ya da topluluğun temel inançlarını özetleyen, çoğu zaman ibadet sırasında okunan kısa ve resmi metin; Hristiyanlıktaki İznik İnanç Bildirgesi gibi.

Kutsal Metinler ve Yorum

  • scriptureisimkutsal metin, kutsal kitap

    Bir dinin, mensuplarınca otoriter ve çoğu zaman vahyedilmiş ya da ilham edilmiş kabul edilen kutsal yazıları; Kur'an, Kutsal Kitap ya da Vedalar gibi.

  • BibleisimKutsal Kitap, Kitab-ı Mukaddes

    Eski Ahit ile Yeni Ahit'ten oluşan Hristiyan kutsal metinleri; Yahudilerin Kutsal Kitabı olan Tanah büyük ölçüde Eski Ahit'e karşılık gelir.

  • Qur'anisimKur'an, Kur'an-ı Kerim

    Müslümanların, Allah tarafından Hz. Muhammed'e yaklaşık 23 yıl boyunca Arapça olarak vahyedildiğine inandığı İslam'ın temel kutsal metni; sure adı verilen 114 bölümden oluşur.

  • TorahisimTevrat, Tora

    Geleneksel olarak Musa'ya atfedilen İbranice Kutsal Kitap'ın ilk beş kitabı; daha geniş anlamıyla Yahudi öğretisinin ve hukukunun bütünü.

  • hadithisimhadis, hadis rivayeti

    Hz. Muhammed'in sözlerini, fiillerini ya da onaylarını aktaran ve bir ravi zinciriyle nakledilen rivayet; hadisler İslam hukukunun ve dini hayatın başlıca kaynaklarındandır.

  • VedasisimVedalar, Veda metinleri

    Sanskritçe yazılmış ve yüzyıllar boyunca sözlü olarak aktarılmış, Hinduizm'in en eski kutsal metinleri; dört Veda vardır ve bunların en eskisi Rigveda'dır.

  • exegesisisimtefsir, yorum

    Bir metnin, özellikle de kutsal metnin anlamını dili, tarihsel bağlamı ve okuma geleneği üzerinden ortaya koymaya çalışan dikkatli ve ayrıntılı açıklama.

  • hermeneuticsisimhermenötik, yorumbilim

    Özellikle kutsal metinlerin yorumlanmasına ilişkin kuram ve yöntem; okurların başka bir zamanda, dilde ve kültürde yazılmış bir metni nasıl anlayabileceğini sorgular.

  • Gospelisimİncil, Müjde

    Yeni Ahit'te yer alan ve Matta, Markos, Luka ve Yuhanna'ya atfedilen, İsa'nın hayatını, öğretisini, ölümünü ve dirilişini anlatan dört metinden her biri; ayrıca Hristiyan mesajının kendisi.

  • canonisimkanon, kutsal kitaplar listesi

    Bir dini topluluğun otoriter kutsal metin olarak kabul ettiği kitapların resmi listesi, örneğin Kutsal Kitap kanonu; ayrıca bir kilise konsilinin koyduğu kural ya da karar.

  • TalmudisimTalmud

    Yahudi sözlü hukukunun erken bir derlemesi olan Mişna ile onun üzerine yüzyıllar boyunca yapılan rabbani tartışmaları içeren Gemara'yı bir araya getiren rabbani Yahudiliğin temel metni.

İbadet ve Ritüel

  • worshipisimibadet, tapınma

    İnananların Tanrı'ya ya da ilahi olana bireysel olarak veya topluca yönelttikleri saygı, dua ve bağlılık eylemleri.

  • ritualisimritüel, ayin

    Belirli ve tekrarlanan bir düzende yerine getirilen, çoğu zaman sembolik ya da dini anlam taşıyan eylemler, sözler veya hareketler bütünü; ibadet, düğün ya da cenaze töreni gibi.

  • prayerisimdua, namaz

    Kişinin kendi sözleriyle ya da belirli bir ritüel biçimiyle Tanrı'ya veya ilahi olana yönelmesi; İslam'daki beş vakit namaz gibi.

  • pilgrimageisimhac, kutsal yolculuk

    Dini amaçlarla kutsal bir yere yapılan yolculuk; Mekke'ye yapılan hac, Hindistan'daki Kumbh Mela ya da Santiago de Compostela'ya giden Camino yolu gibi.

  • fastingisimoruç, perhiz

    Dini bir uygulama olarak belirli bir süre boyunca yemekten, içmekten ya da bazı yiyeceklerden uzak durma; ramazanda, Yom Kippur'da ya da Büyük Perhiz'de olduğu gibi.

  • Ramadanisimramazan, ramazan ayı

    Müslümanların imsaktan gün batımına kadar oruç tuttuğu ve namaza, sadakaya ve Kur'an okumaya özel önem verdiği, kameri takvimin dokuzuncu ayı.

  • SabbathisimŞabat, Sebt

    Yahudilikte cuma gün batımından cumartesi akşamı karanlık basana kadar süren haftalık dinlenme ve ibadet günü; pek çok Hristiyan bu kelimeyi dinlenme günü olarak kabul ettikleri pazar için kullanır.

  • sermonisimvaaz, hutbe

    Bir vaiz ya da din önderi tarafından, genellikle bir ibadetin parçası olarak dini ya da ahlaki bir konuda yapılan konuşma.

  • liturgyisimlitürji, ayin düzeni

    Özellikle Hristiyan kiliselerinde toplu ibadette kullanılan sözlerin, duaların ve hareketlerin belirli düzeni; ayrıca Kutsal Litürji gibi belirli bir ayin.

  • sacramentisimkutsal sır, sakrament

    Hristiyanlıkta, Tanrı'nın lütfunun aracılığıyla verildiğine inanılan görünür bir işaret sayılan kutsal ayin; vaftiz ve Efkaristiya gibi.

  • rite of passageisimgeçiş ritüeli, geçiş töreni

    Bir kişinin hayatın bir evresinden ya da toplumsal bir konumdan diğerine geçişini işaretleyen ritüel; doğum, ergenliğe geçiş, evlilik ya da ölüm gibi.

  • observefiil(dini kurallara) uymak, yerine getirmek

    Bir dinin kurallarına ve uygulamalarına uymak ya da dini bir bayramı veya geleneği beklendiği şekilde tutmak.

Dini Kurumlar ve Görevliler

  • denominationisimmezhep, kilise

    Bir dinin, özellikle de Hristiyanlığın, kendi adı, örgütlenmesi ve gelenekleri olan tanınmış bir kolu; Lutheran, Metodist ya da Baptist kiliseleri gibi.

  • clergyisimdin adamları, din görevlileri

    Dini görevleri yerine getirmek ve bir topluluğa önderlik etmek üzere resmi olarak yetiştirilip atanan rahip, papaz, imam ve haham gibi kişilerin bütünü.

  • mosqueisimcami, mescit

    Müslümanların namaz, özellikle de cuma namazı için toplandığı ve çoğu zaman eğitim ve toplumsal hayatın da merkezi olan yapı.

  • churchisimkilise

    Hristiyan ibadetine ayrılmış yapı; ayrıca Katolik Kilisesi gibi belirli bir Hristiyan topluluğu ya da örgütü veya Hristiyanların bütünü.

  • synagogueisimsinagog, havra

    Tevrat tomarlarının bir dolapta (ahit sandığında) saklandığı ve ayinlerde okunduğu, Yahudilerin dua, öğrenim ve toplanma yeri.

  • templeisimtapınak, mabet

    Bir ya da birden fazla tanrıya ibadet için ayrılmış yapı, özellikle Hinduizm, Budizm, Caynizm ve antik dinlerde; Yahudi tarihinde ise Kudüs'teki Mabet.

  • imamisimimam

    Sünni İslam'da camide namaz kıldıran kişi; Şii İslam'da ayrıca Hz. Ali ve Hz. Hüseyin gibi, Hz. Peygamber'in soyundan gelen ve ilahi rehberliğe sahip olduğuna inanılan önderlerden her biri.

  • priestisimrahip, papaz

    Katoliklik, Ortodoks Hristiyanlık ve Hinduizm gibi geleneklerde kurban sunmak ya da kutsal sırları uygulamak gibi kutsal ritüelleri yerine getirmeye yetkili kişi.

  • rabbiisimhaham, rabbi

    Yahudi hukuku alanında yetişmiş, çoğu zaman bir cemaate önderlik eden, ders veren ve dini uygulamaya dair soruları cevaplayan Yahudi din bilgini ve öğretmeni.

  • monasteryisimmanastır

    Bir keşiş ya da bazen rahibe topluluğunun dini yeminlerle yaşadığı ve ortak bir dua ve çalışma düzenine uyduğu yapı ya da yapılar topluluğu.

  • monkisimkeşiş, rahip

    Olağan hayatı bırakıp genellikle bir topluluk içinde dini yeminlerle yaşayan ve kendini dua, öğrenim ya da meditasyona adayan erkek.

  • ordainfiiltakdis etmek, (din görevlisi olarak) atamak

    Birini resmi bir törenle rahip, papaz, haham ya da başka bir din önderi yapmak.

Din, Ahlak ve Hukuk

  • sinisimgünah

    Bir dini geleneğin, Tanrı'nın yasasını çiğnemek ya da Tanrı'nın iradesine aykırı davranmak olarak gördüğü eylem, düşünce ya da yapılması gerekeni yapmama hali.

  • shariaisimşeriat, İslam hukuku

    İslam'da hayatın bütün alanlarına yönelik ilahi hukuk ve rehberlik; Müslüman hukukçular bunu Kur'an, sünnet ve hukuki akıl yürütme yöntemleriyle yorumlar.

  • halakhaisimYahudi hukuku, Halaha

    Tevrat'a dayanan, Talmud ve sonraki hukuk derlemeleriyle gelişen ve günlük hayatı, ibadeti, beslenmeyi ve aile ilişkilerini düzenleyen Yahudi dini hukuku.

  • fatwaisimfetva

    Yetkin bir İslam alimi olan müftü tarafından, dini hukuk ya da uygulamaya dair bir soruya cevap olarak verilen, genellikle bağlayıcı olmayan resmi hukuki görüş.

  • canon lawisimkanon hukuku, kilise hukuku

    Bir Hristiyan kilisesini, özellikle Katolik Kilisesi'ni, din adamlarını ve üyelerini yönetmek için kilise makamlarınca konulan yasa ve kurallar bütünü.

  • almsgivingisimsadaka verme, zekat

    Dini bir görev ya da bağlılık eylemi olarak ihtiyaç sahiplerine para, yiyecek ya da eşya verme; İslam'daki zekat, Budizm'deki dana ve Yahudilikteki tzedaka gibi.

  • religious freedomisimdin özgürlüğü, din ve vicdan özgürlüğü

    Bireylerin ve toplulukların herhangi bir baskı altında kalmadan bir din ya da inanca sahip olma, onu uygulama, değiştirme ya da bırakma veya hiçbir inanca sahip olmama hakkı.

Mistisizm ve Maneviyat

  • mysticismisimmistisizm, tasavvuf

    Tanrı'nın ya da nihai gerçekliğin doğrudan ve kişisel olarak deneyimlenmesi arayışı; çoğu zaman dua, tefekkür ve manevi disiplin yoluyla sürdürülür ve pek çok dini gelenekte görülür.

  • spiritualityisimmaneviyat, spiritüalite

    Kişinin iç dünyası ve anlam, bağ ya da kutsal arayışı; bu arayış bir dini geleneğin içinde ya da kurumsal dinin dışında sürdürülebilir.

  • meditationisimmeditasyon, tefekkür

    Örneğin nefese, bir söze ya da bir imgeye odaklanarak dikkat ve farkındalığı eğitme pratiği; pek çok dinde manevi gelişim için kullanılır.

  • Sufismisimtasavvuf, sufizm

    Sevgi, zikir, manevi disiplin ve bir mürşidin rehberliğiyle Allah'a yakınlaşmayı amaçlayan İslam'ın mistik geleneği.

  • asceticismisimçilecilik, zühd

    Kişinin dini ya da manevi amaçlar uğruna rahatlıktan, zevklerden ya da mal mülkten vazgeçtiği sıkı bir öz disiplin hayatı.

  • enlightenmentisimaydınlanma, uyanış

    Budizm'de ve bazı başka Hint geleneklerinde, Buda'nın ulaştığı gibi cehaletten tamamen kurtulma ve tam kavrayış hali; çoğu zaman uyanış diye de anılır.

Din Felsefesi

  • atheismisimateizm, tanrıtanımazlık

    Tanrı'ya ya da tanrılara inanmama hali veya hiçbir Tanrı'nın ya da tanrının var olmadığını açıkça savunan görüş.

  • agnosticismisimagnostisizm, bilinemezcilik

    Tanrı'nın ya da herhangi bir nihai gerçekliğin var olup olmadığının bilinmediği ya da bilinemeyeceği görüşü.

  • theismisimteizm, tanrıcılık

    Dünyayı yaratan ve onunla ilişkisini sürdüren kişisel bir Tanrı'ya inanç; din felsefesinde böyle bir Tanrı'nın var olduğu görüşü.

  • problem of evilifadekötülük problemi, kötülük sorunu

    Her şeye gücü yeten, her şeyi bilen ve mutlak iyi bir Tanrı'nın kötülüğün ve acının var olmasına nasıl izin verebileceğine dair felsefi ve teolojik soru.

  • transcendentsıfataşkın, müteal

    Fiziksel dünyanın ve insan deneyimiyle kavrayışının sınırlarının ötesinde var olan; çoğu zaman Tanrı'yı ya da nihai gerçekliği nitelemek için kullanılır.

  • theodicyisimteodise, ilahi adaletin savunusu

    İyi ve her şeye gücü yeten bir Tanrı'nın kötülüğe ve acıya neden izin verdiğini açıklayarak Tanrı'nın adaletini savunma girişimi; terimi 1710'da Leibniz türetmiştir.

Dinler Tarihi

  • BCEkısaltmaMÖ, milattan önce

    'Before the Common Era' (Ortak Çağ'dan önce) ifadesinin kısaltması; 1. yıldan önceki tarihleri dini bakımdan tarafsız biçimde göstermek için BC yerine kullanılır. AD yerine de CE (Common Era) kullanılır.

  • ReformationisimReform, Reformasyon

    Genellikle Martin Luther'in 1517'deki Doksan Beş Tezi'yle başlatılan ve Protestan kiliselerinin doğmasına yol açan on altıncı yüzyıl Batı Hristiyanlığındaki dini hareket.

  • schismisimbölünme, ayrılık

    Bir dini topluluğun genellikle öğreti, otorite ya da uygulama konusundaki anlaşmazlıklar nedeniyle ayrı gruplara bölünmesi.

  • heresyisimheterodoksi, sapkınlık

    Bir dini topluluğun otoritelerinin, kabul görmüş öğretiye aykırı saydığı inanç ya da öğreti.

  • syncretismisimsenkretizm, bağdaştırmacılık

    Farklı dini geleneklere ait inançların, uygulamaların ya da sembollerin yeni bir biçimde kaynaşması.

  • secularizationisimsekülerleşme, dünyevileşme

    Hukuk, eğitim ve siyasetin dini otoriteden bağımsızlaşması gibi yollarla dinin toplum, kurumlar ve bireylerin hayatı üzerindeki etkisini yitirmesi süreci.

Mini test: bu terimleri biliyor musun?

Bu sözlükten 10 soru. Her terimin doğru Türkçe karşılığını seç, puanını gör.

İlahiyat İngilizcesi nasıl öğrenilir?

  • Akademik yazıyı tarafsız tutan atıf kalıplarını öğrenin: 'Muslims believe that', 'in Christian tradition', 'according to the Hebrew Bible', 'adherents understand this as'. Bu kalıplar, bir inancı kendi iddianız gibi sunmadan doğru biçimde aktarmanızı sağlar.
  • Her hafta din ansiklopedisi maddeleri, dergi makaleleri ve kutsal metinlerin İngilizce çevirileri gibi alandan gerçek metinler okuyun; akademisyenlerin Arapça, İbranice, Sanskritçe ya da Yunanca kökenli terimleri nasıl tanıttığını not edin.
  • Büyük harf kullanımına dikkat edin: Din adları, mensupları, kutsal kitaplar ve bayramlar büyük harfle yazılır (Islam, Buddhist, the Bible, Ramadan); God ise tek tanrılı bir dinin Tanrı'sını adlandırdığında büyük harfle başlar.
  • Transliterasyonla yazılan kelimelerin kabul gören yazım çeşitlerini toplayın (Qur'an ve Quran, Shia ve Shi'a, Daoism ve Taoism gibi) ve aynı çalışmada tek bir biçimi tutarlı olarak kullanın.
  • İngilizcede birebir karşılığı olmayan Türkçe terimlerin bir listesini tutun: namaz ve dua (İngilizcede ikisi de prayer), mezhep (bağlama göre school of law, denomination ya da branch) ve semavi din (genellikle Abrahamic religion) gibi. Çeviri yapmadan önce bu listeye göz atın.

Sıkça sorulan sorular

İlahiyat ve din bilimleri terimlerini İngilizce olarak nasıl öğrenebilirim?

Alfabetik sırayla değil, konu konu çalışın: Kutsal metinler ve yorum, ibadet ve ritüel, kurumlar, ahlak ve hukuk ile her büyük geleneğin kendine özgü terimleri. Her terimi tercihen akademik bir metinden alınmış tam bir cümle içinde öğrenin ve hangi geleneğe ait olduğunu not edin. İngilizce ansiklopedi maddelerini ve giriş kitaplarını okuyup birkaç cümleyle kendi özetinizi yazmak, kelimeleri yalnızca listeden çalışmaktan çok daha hızlı kalıcı hale getirir.

Theology ile religious studies arasındaki fark nedir?

Theology genellikle bir dini kendi geleneğinin içinden inceler ve Hristiyan teolojisinde ya da İslam kelamında olduğu gibi Tanrı, öğreti ve ibadet hakkında inananlar için önem taşıyan soruları ele alır. Religious studies ise dinleri dışarıdan, tarih, sosyoloji, antropoloji, psikoloji ve felsefe yöntemleriyle inceler ve dinlerin iddialarının doğru olup olmadığı konusunda taraf tutmaz. Pek çok üniversite bölümü ikisini birleştirdiği için 'Theology and Religious Studies' adına sık rastlarsınız.

İngilizce akademik bir çalışmada bir din hakkında nasıl tarafsız yazarım?

İnançları olgu ya da hata olarak sunmak yerine onları benimseyenlere atfedin ('Sikhs regard the Guru Granth Sahib as a living Guru'). Toplulukların kendileri için kullandığı adları kullanın, 'Mohammedan' gibi eskimiş etiketlerden kaçının; 'superstition' ya da 'cult' gibi yüklü kelimeler yerine 'tradition', 'practice' ve 'interpretation' gibi betimleyici kelimeleri tercih edin. Tarihlerde BCE ve CE kullanın ve her geleneğin temel terimlerini ilk geçtikleri yerde kabul gören transliterasyonlarıyla verin.

Qur'an mı, Quran mı, yoksa Koran mı yazmalıyım?

Günümüz akademik İngilizcesi, Arapça telaffuza daha yakın olan Qur'an ya da Quran biçimini tercih eder; Koran ise eski kitaplarda ve bazı gazetelerde karşınıza çıkmaya devam eden eski bir yazımdır. Aynı durum diğer transliterasyonlu adlar için de geçerlidir; örneğin akademik yazıda Mohammed yerine Muhammad yazılır. Bir biçim seçin, dergi ya da bölümünüzün bir yazım kılavuzu varsa ona uyun ve tutarlı olun.

'İlahiyat Fakültesi' İngilizceye nasıl çevrilir?

Türk üniversiteleri çoğunlukla 'Faculty of Theology' adını kullanır; müfredata bağlı olarak bazıları 'Faculty of Divinity' ya da 'Faculty of Islamic Sciences' tercih eder. Özgeçmişte ya da bir makalede üniversitenizin kullandığı resmi İngilizce adı yazın. Anabilim dalı adları da aynı mantıkla çevrilir: 'Dinler Tarihi' genellikle 'History of Religions', 'Kelam' 'Islamic Theology' ya da 'Kalam', 'Tefsir' ise 'Qur'anic Exegesis' olarak geçer.

Seviyene uygun okumayla pekiştir

Yeni kelimelerin kalıcı olmasının en hızlı yolu seviyene uygun metin okumaktır. Seviyene göre ücretsiz İngilizce kitaplar: