Fizyoterapistler için İngilizce

Fizyoterapi İngilizcesi: 100 Temel Terim ve Anlamları

Fizyoterapistler İngilizceyi hastaları değerlendirirken, egzersizleri anlatırken, tedavi notlarını yazarken ve hekimlerle, rehabilitasyon ekibinin diğer üyeleriyle çalışırken kullanır. Bu sözlük; eklem hareket açıklığı ve yürüyüşten manuel terapiye, elektroterapiye ve nörolojik rehabilitasyona kadar her hafta karşılaşacağınız kelimeleri ve hastaya net talimat vermek için gereken sade ifadeleri bir araya getirir. Her terimde kelimenin ne anlama geldiğini, fizyoterapistlerin onu gerçekte nasıl kullandığını ve Türkçede nasıl karşılandığını bulacaksınız.

  • 100 terim
  • 10 konu
  • 41 temel terim
  • 200 örnek cümle

Değerlendirme ve Muayene

  • assessmentisimdeğerlendirme

    Hastanın sorununu anlamak ve tedaviyi planlamak için soru sorma, gözlem, ölçüm ve testlerle bilgi toplama süreci.

  • postureisimpostür, duruş

    Kişinin otururken, ayaktayken ya da yatarken vücudunu tuttuğu pozisyon; özellikle baş, omuzlar, omurga ve kalçaların birbirine göre hizalanması.

  • swellingisimşişlik, ödem

    Dokularda biriken fazla sıvı nedeniyle bir vücut bölümünün büyümesi; çoğu zaman bir yaralanma, ameliyat ya da inflamasyondan sonra görülür.

  • pain scaleisimağrı skalası, ağrı ölçeği

    Hastalardan ağrılarının şiddetini puanlamalarını isteyen basit bir araç; çoğunlukla 0 (hiç ağrı yok) ile 10 (hayal edilebilecek en kötü ağrı) arasında bir sayı kullanılır.

  • palpationisimpalpasyon, elle muayene

    Hassasiyet, şişlik, kas gerginliği, ısı değişikliği ya da yapıların konumu gibi bulguları saptamak için vücudu ellerle dikkatlice yoklayarak muayene etmek.

  • tendernessisimhassasiyet, basmakla ağrı

    Vücudun belirli bir bölgesine bastırıldığında ya da dokunulduğunda ortaya çıkan ağrı veya rahatsızlık.

  • subjective assessmentisimsubjektif değerlendirme, anamnez

    Fizyoterapi değerlendirmesinin, hastanın sorununu, belirtilerini, öyküsünü ve hedeflerini kendi sözleriyle anlattığı ilk bölümü.

  • objective assessmentisimobjektif değerlendirme, fiziksel muayene

    Fizyoterapi değerlendirmesinin, fizyoterapistin hastanın vücudunu gözlemlediği, ölçtüğü ve test ettiği bölümü; örneğin hareket, kuvvet ve özel testler.

  • goniometerisimgonyometre, açıölçer

    Bir menteşeyle birbirine bağlı iki koldan oluşan ve eklem açısını derece cinsinden ölçmek için kullanılan alet.

  • manual muscle testingisimmanuel kas testi

    Hastadan yerçekimine ve fizyoterapistin uyguladığı dirence karşı hareket etmesini ya da pozisyonu korumasını isteyerek kas kuvvetini derecelendirme yöntemi; genellikle 0 ile 5 arasında puanlanır.

  • outcome measureisimsonuç ölçütü, değerlendirme ölçeği

    Tedavinin başında ve daha sonra tekrar uygulanarak hastanın durumunu ölçen ve bir değişiklik olup olmadığını gösteren standart test ya da anket.

  • special testisimözel test

    Bağ ya da tendon gibi belirli bir yapının sorunun kaynağı olup olmadığını kontrol etmek için kullanılan özel fiziksel test.

  • red flagsisimkırmızı bayraklar, alarm bulguları

    Kanser, enfeksiyon, kırık ya da sinir basısı gibi olası ciddi bir tıbbi soruna işaret eden ve acil tıbbi değerlendirme gerektiren belirti ve bulgular.

  • referred painisimyansıyan ağrı

    Sorunun gerçekte bulunduğu yerden farklı bir vücut bölgesinde hissedilen ağrı; örneğin kalçadaki bir sorunun dizde hissedilmesi.

  • end feelisimson his, end-feel

    Bir eklemin pasif hareketinin en sonunda fizyoterapistin hissettiği direncin niteliği; sert, sıkı, yumuşak ya da boş olarak tanımlanır.

Hareket ve Eklem Hareket Açıklığı

  • range of motionisimeklem hareket açıklığı, EHA

    Bir eklemin her yönde ne kadar hareket edebildiği; genellikle bir başlangıç pozisyonundan itibaren derece cinsinden ölçülür.

  • flexionisimfleksiyon, bükme

    İki vücut bölümü arasındaki açıyı küçülten bükme hareketi; örneğin dirseği ya da dizi bükmek.

  • extensionisimekstansiyon, düzleştirme

    İki vücut bölümü arasındaki açıyı büyüten düzleştirme hareketi; örneğin dizi düzleştirmek ya da gövdeyi geriye doğru eğmek.

  • abductionisimabdüksiyon, uzaklaştırma

    Bir uzvu vücudun orta hattından uzaklaştıran hareket; örneğin kolu yana doğru kaldırmak.

  • adductionisimaddüksiyon, yaklaştırma

    Bir uzvu vücudun orta hattına doğru ya da orta hattın ötesine getiren hareket; örneğin yana açılmış kolu yeniden gövdenin yanına indirmek.

  • rotationisimrotasyon, dönme

    Bir vücut bölümünün kendi uzun ekseni etrafında dönmesi; örneğin başı çevirmek ya da kolu içe veya dışa doğru döndürmek.

  • active range of motionisimaktif eklem hareket açıklığı, aktif EHA

    Hastanın eklemi hiçbir yardım almadan kendi kaslarıyla hareket ettirdiğinde elde edilen hareket açıklığı.

  • passive range of motionisimpasif eklem hareket açıklığı, pasif EHA

    Hastanın kasları gevşekken eklemi bir başkası, genellikle fizyoterapist, hareket ettirdiğinde elde edilen hareket açıklığı.

  • proprioceptionisimpropriosepsiyon, derin duyu

    Vücudun, gözler kapalıyken bile eklemlerinin ve uzuvlarının nerede olduğunu ve nasıl hareket ettiğini algılama duyusu.

Kas-İskelet Sistemi Sorunları

  • sprainisimburkulma, bağ yaralanması

    Kemikleri birbirine bağlayan sağlam doku olan bağın, çoğunlukla eklemin aniden burkulması ya da aşırı gerilmesiyle oluşan yaralanması.

  • strainisimkas zorlanması, kas gerilmesi

    Genellikle hızlı ve güçlü bir hareket sırasında kas ya da tendon liflerinin aşırı gerilmesi veya yırtılmasıyla oluşan yaralanma.

  • stiffnessisimsertlik, tutukluk

    Bir eklemin ya da kasın gergin olduğu ve zor hareket ettiği hissi; çoğu zaman dinlenmeden sonra ya da sabah ilk kalkışta daha belirgindir.

  • low back painisimbel ağrısı

    Sırtın alt kısmında, kaburgaların altı ile kalçalar arasında hissedilen ve bazen bacağa yayılabilen ağrı.

  • osteoarthritisisimosteoartrit, kireçlenme

    Kemik uçlarını kaplayan kıkırdağın zamanla aşındığı ve ağrıya, sertliğe, bazen de şişliğe yol açan uzun süreli eklem hastalığı.

  • fractureisimkırık

    Bir kemikte yaralanmaya bağlı ya da kemikler zayıfsa normalden daha küçük bir kuvvetle oluşan kırılma veya çatlak.

  • inflammationisiminflamasyon, yangı

    Vücudun yaralanmaya ya da enfeksiyona verdiği doğal yanıt; etkilenen bölgede kızarıklık, ısı artışı, şişlik ve ağrıya yol açar.

  • acutesıfatakut

    Yakın zamanda ve aniden başlayan bir sorunu niteler; örneğin yeni bir yaralanma ya da ani bir ağrı atağı.

  • chronicsıfatkronik

    Uzun süredir, genellikle üç aydan fazla süredir devam eden ya da tekrar tekrar ortaya çıkan bir hastalığı veya ağrıyı niteler.

  • tendinopathyisimtendinopati

    Çoğu zaman tendonun kaldırabileceğinden fazla yükle ilişkili olan ve ağrıya, işlev kaybına yol açan ağrılı tendon sorunu.

  • rotator cuffisimrotator manşet

    Omuz eklemini saran, kol kemiğinin başını eklemde ortalayan ve kolun dönmesine ve kalkmasına yardım eden dört kas ve bunların tendonlarından oluşan grup.

  • herniated discisimdisk hernisi, bel fıtığı

    Omurgadaki bir diskin yumuşak iç kısmının dış katmanını aşarak dışarı taşması ve yakındaki bir sinire bası yapabilmesi durumu.

  • sciaticaisimsiyatik, siyatik ağrısı

    Bel ya da kalça bölgesinden siyatik sinirin seyri boyunca bacağın arkasına doğru yayılan, bazen uyuşma veya karıncalanmanın da eşlik ettiği ağrı.

  • joint replacementisimeklem protezi, artroplasti

    Hasar görmüş bir eklemin, en sık kalça ya da dizin, metal, plastik veya seramikten yapılmış yapay bir eklemle değiştirildiği ameliyat.

  • frozen shoulderisimdonuk omuz, adeziv kapsülit

    Omuz eklem kapsülünün kalınlaşıp gerginleştiği ve ağrıya, özellikle rotasyonda olmak üzere hareketin giderek ciddi biçimde kısıtlanmasına yol açan durum.

  • muscle spasmisimkas spazmı, kasılma

    Bir kasın ani ve istem dışı kasılması; ağrılı olabilir ve hareketi zorlaştırır.

  • atrophyisimatrofi, kas erimesi

    Kas hacminin ve kuvvetinin azalması; çoğu zaman kasın, örneğin alçıda ya da yatakta geçen bir sürenin ardından, kullanılmamasına bağlıdır.

Nörolojik Rehabilitasyon

  • strokeisiminme, serebrovasküler olay

    Beynin bir bölümüne giden kan akımının tıkanması ya da bir damarın yırtılması sonucu oluşan hasar; çoğu zaman güçsüzlüğe, konuşma ya da denge sorunlarına yol açar.

  • balanceisimdenge

    Ayakta sabit dururken ya da hareket ederken düşmeden vücudu dengede ve dik tutabilme yeteneği.

  • spasticityisimspastisite

    Beyin ya da omurilik hasarına bağlı olarak kaslarda ortaya çıkan ve kas ne kadar hızlı gerilirse o kadar artan sertlik ve gerginlik.

  • hemiplegiaisimhemipleji, yarım felç

    Vücudun bir yarısındaki felç ya da ileri derecede güçsüzlük; en sık inmeye bağlı olarak gelişir.

  • muscle toneisimkas tonusu

    Dinlenme halindeki bir kasın doğal gerginlik düzeyi; fizyoterapist gevşek bir uzvu hareket ettirdiğinde direnç olarak hissedilir.

  • Parkinson's diseaseisimParkinson hastalığı

    Beyinde dopamin üreten hücrelerin kaybıyla ortaya çıkan ve yavaşlık, sertlik, titreme ve denge sorunlarına yol açan ilerleyici nörolojik hastalık.

  • multiple sclerosisisimmultipl skleroz, MS

    Bağışıklık sisteminin beyin ve omurilikteki sinirlerin koruyucu kılıfına zarar verdiği ve yorgunluk, güçsüzlük, denge sorunları gibi belirtilere yol açan uzun süreli hastalık.

  • spinal cord injuryisimomurilik yaralanması

    Travma ya da hastalık sonucu omurilikte oluşan ve yaralanma seviyesinin altında hareket ve duyu kaybına yol açabilen hasar.

  • coordinationisimkoordinasyon

    Vücudun farklı bölümlerini birlikte, akıcı ve isabetli biçimde kullanabilme yeteneği; örneğin bir bardağa uzanırken ya da düz bir çizgide yürürken.

  • neuroplasticityisimnöroplastisite, beyin plastisitesi

    Beynin ve sinir sisteminin öğrenme, pratik ya da yaralanmaya yanıt olarak değişebilme ve yeni bağlantılar kurabilme yeteneği.

Egzersiz Tedavisi

  • home exercise programmeisimev egzersiz programı, ev programı

    Hastaya klinikte öğretilen ve daha sonra evde kendi başına yaptığı, genellikle yazılı ya da resimli talimatlarla verilen egzersizler.

  • stretchfiilgermek, esnetmek

    Bir vücut bölümünü çekilme hissi oluşan bir pozisyona getirerek kası ya da diğer yumuşak dokuları uzatmak; genellikle bu pozisyonda birkaç saniye beklenir.

  • strengtheningisimkuvvetlendirme, güçlendirme

    Kasları vücut ağırlığı, elastik bant ya da ağırlık gibi bir yüke karşı çalıştırarak güçlendiren egzersiz.

  • repetitionisimtekrar

    Bir egzersiz hareketinin bir kez baştan sona yapılması; örneğin dizi bir kez büküp düzleştirmek.

  • setisimset

    Bir egzersizin ara vermeden art arda yapılan tekrarlarından oluşan ve ardından kısa bir dinlenme gelen grup.

  • core stabilityisimgövde stabilizasyonu, core stabilizasyonu

    Kollar ve bacaklar hareket ederken gövde ve pelvis çevresindeki derin kasların omurgayı kontrol etme ve destekleme yeteneği.

  • isometric exerciseisimizometrik egzersiz

    Kasın çalışıp kasıldığı ama eklemin hareket etmediği egzersiz; örneğin duvara doğru itmek.

  • progressionisimilerletme, progresyon

    Hasta iyileştikçe egzersiz programının zorluğunun ya da yükünün adım adım artırılması.

  • resistance bandisimdirenç bandı, egzersiz bandı

    Egzersizlere yük eklemek için kullanılan uzun, esnek lastik bant; farklı renkler genellikle farklı direnç seviyelerini gösterir.

  • hydrotherapyisimhidroterapi, havuz tedavisi

    Suyun vücut ağırlığını taşıdığı ve hareketi kolaylaştırdığı ılık bir havuzda yapılan egzersiz ve tedavi.

Manuel Terapi ve Elle Uygulanan Teknikler

  • manual therapyisimmanuel terapi

    Fizyoterapistin ellerini kullanarak eklemleri hareket ettirdiği, bası uyguladığı ya da kaslar ve diğer yumuşak dokular üzerinde çalıştığı tedavi.

  • joint mobilisationisimeklem mobilizasyonu

    Fizyoterapistin ağrıyı ya da sertliği azaltmak için bir eklemi, hareket açıklığının içinde ya da sınırına doğru yavaş ve tekrarlı biçimde hareket ettirdiği manuel terapi tekniği.

  • soft tissue massageisimyumuşak doku masajı, yumuşak doku mobilizasyonu

    Kasları ve diğer yumuşak dokuları ovarak, bastırarak ve yoğurarak ağrıyı, gerginliği ve sertliği azaltmayı amaçlayan elle uygulanan tedavi.

  • manipulationisimmanipülasyon

    Bir ekleme hızlı ve küçük genlikli bir itme kuvveti uygulanan, çoğu zaman 'çıt' sesinin duyulduğu manuel terapi tekniği.

  • trigger pointisimtetik nokta

    Gergin bir kas bandı içinde bulunan, bastırıldığı yerde ve başka bir bölgede ağrıya yol açabilen küçük ve çok hassas nokta.

  • tapingisimbantlama, kinezyo bantlama

    Bir eklemi ya da kası desteklemek, hareketi sınırlamak veya aktivite sırasında bölgedeki hissi değiştirmek için cilde yapışkan bant uygulanması.

Elektroterapi ve Fiziksel Ajanlar

  • electrotherapyisimelektroterapi

    Ağrıyı azaltmak, iyileşmeyi desteklemek ya da kasları çalıştırmak için elektrik enerjisinden ya da elektrikli cihazlardan yararlanan tedavi; elektriksel stimülasyon, ultrason ve lazer gibi.

  • TENSkısaltmaTENS, transkutanöz elektriksel sinir stimülasyonu

    Transcutaneous electrical nerve stimulation (transkutanöz elektriksel sinir stimülasyonu) ifadesinin kısaltması: ciltteki elektrotlar aracılığıyla hafif elektrik akımları göndererek ağrıyı azaltmayı amaçlayan küçük, pilli bir cihaz.

  • therapeutic ultrasoundisimterapötik ultrason, ultrason tedavisi

    Cilt üzerinde gezdirilen küçük bir başlık aracılığıyla dokulara yüksek frekanslı ses dalgaları gönderen ve geleneksel olarak yumuşak doku iyileşmesini desteklemek için kullanılan tedavi.

  • cryotherapyisimkriyoterapi, soğuk uygulama

    Buz torbası, soğuk kompres ya da buz masajı gibi yöntemlerle yapılan soğuk tedavisi; çoğu zaman bir yaralanmadan sonra ağrıyı ve şişliği azaltmak için kullanılır.

  • heat therapyisimsıcak uygulama, termoterapi

    Sıcak paket, ısıtma yastığı ya da ılık su gibi yöntemlerle dokuları ısıtarak ağrıyı, sertliği ve kas gerginliğini azaltmayı amaçlayan tedavi.

  • contraindicationisimkontrendikasyon

    Belirli bir tedavinin bir hastada zarar verebileceği için uygulanmaması gerektiğini gösteren tıbbi neden.

  • neuromuscular electrical stimulationisimnöromüsküler elektriksel stimülasyon, NMES

    Ciltteki elektrotlar aracılığıyla verilen elektrik akımlarıyla kasların kasılmasını sağlama yöntemi; genellikle zayıf kasların güçlenmesine yardım etmek için kullanılır.

Yürüme, Mobilite ve Yardımcı Cihazlar

  • mobilityisimmobilite, hareketlilik

    Kişinin yataktan kalkmak, ayağa kalkmak ve yürümek gibi hareketleri yapabilme yeteneği; ayrıca bir eklemin ya da vücut bölümünün ne kadar serbest hareket edebildiği.

  • gaitisimyürüyüş, yürüme paterni

    Kişinin yürüme biçimi; adım düzeni, hız, denge ve kolların, bacakların nasıl hareket ettiği dahil.

  • weight-bearingisimyük verme, ağırlık aktarma

    Vücut ağırlığının bir kısmını ya da tamamını bir bacağa (veya kola) vermek; özellikle bir yaralanma ya da ameliyattan sonra izin verilen miktar sınırlı olduğunda kullanılır.

  • crutchesisimkoltuk değneği, kanedyen

    Bir ya da iki bacaktaki yükü azaltan, koltuk altına yerleştirilen ya da önkolu saran halkalarla tutulan bir çift yürüme yardımcısı.

  • transferisimtransfer, yer değiştirme

    Hastanın bir yüzeyden diğerine, örneğin yataktan sandalyeye, sandalyeden tuvalete ya da tekerlekli sandalyeden arabaya geçmesi.

  • walking frameisimyürüteç, walker

    Kişinin yürürken destek almak için iki eliyle tuttuğu, dört ayaklı ve bazen tekerlekli hafif metal çerçeve.

  • fall preventionisimdüşmelerin önlenmesi, düşme önleme

    Bir kişinin, özellikle de yaşlı bir yetişkinin düşüp yaralanma olasılığını azaltmayı amaçlayan değerlendirme ve tedavi.

  • sit-to-standisimoturmadan ayağa kalkma, otur-kalk

    Oturma pozisyonundan ayağa kalkma hareketi; günlük bir beceri olarak çalışılır, aynı zamanda bacak kuvvetini ve dengeyi ölçen bir test olarak da kullanılır.

  • braceisimortez, destek

    Diz, ayak bileği ya da sırt gibi bir ekleme veya vücut bölümüne takılan; onu korumak, hareketi sınırlamak ya da üzerindeki yükü azaltmak için kullanılan destekleyici cihaz.

Rehabilitasyon Planı ve Kayıtlar

  • physiotherapyisimfizyoterapi, fizik tedavi

    Yaralanma, hastalık ve engellilik durumlarını hareket, egzersiz, elle uygulanan teknikler ve danışmanlıkla tedavi eden; kişinin olabildiğince iyi hareket etmesini ve günlük işlevlerini sürdürmesini hedefleyen sağlık mesleği.

  • physiotherapistisimfizyoterapist

    Hareket ve işlevle ilgili sorunları değerlendiren ve egzersiz, manuel terapi, hasta eğitimi ve diğer fiziksel yöntemlerle tedavi eden, mesleki yeterliliğe sahip sağlık profesyoneli.

  • rehabilitationisimrehabilitasyon

    Bir yaralanma, hastalık ya da ameliyattan sonra kişinin kuvvetini, hareketini ve bağımsızlığını yeniden kazanmasına ya da kalıcı bir engelliliğe uyum sağlamasına yardım etme süreci.

  • treatment planisimtedavi planı

    Değerlendirme bulgularına dayanarak hasta için belirlenen ve onunla üzerinde anlaşılan tedaviler, hedefler ve süreler bütünü.

  • SMART goalsisimSMART hedefler, ölçülebilir tedavi hedefleri

    İlerlemenin net biçimde kontrol edilebilmesi için belirli (Specific), ölçülebilir (Measurable), ulaşılabilir (Achievable), hastayla ilgili (Relevant) ve bir süreye bağlı (Time-bound) olacak şekilde yazılan tedavi hedefleri.

  • activities of daily livingisimgünlük yaşam aktiviteleri, GYA

    Yıkanmak, giyinmek, yemek yemek, tuvaleti kullanmak ve ev içinde hareket etmek gibi kişinin kendi bakımını sağlamak için yaptığı temel günlük işler.

  • dischargeisimtaburculuk, tedavinin sonlandırılması

    Hastanın hastaneden ayrıldığı ya da hedeflerine ulaştığı veya tedaviye artık gerek kalmadığı için fizyoterapi sürecini tamamladığı aşama; bakımın sonlanması.

  • referralisimsevk, yönlendirme

    Bir sağlık profesyonelinin, bir hastanın başka bir birim ya da uzman tarafından görülmesi ve tedavi edilmesi için yaptığı resmi talep.

  • SOAP notesisimSOAP notu, SOAP formatında kayıt

    Klinik notları Subjektif, Objektif, Değerlendirme (Assessment ya da Analysis) ve Plan olmak üzere dört bölümde düzenlemenin yaygın bir yolu.

Hastaya Talimat ve İletişim

  • bendfiilbükmek, eğilmek

    Bir eklemi, vücut bölümü katlanacak ve eklemdeki açı küçülecek şekilde hareket ettirmek; fleksiyonun gündelik karşılığı.

  • straightenfiildüzleştirmek, düz hale getirmek

    Bir eklemi, vücut bölümü düz hale gelecek ve eklemdeki açı büyüyecek şekilde hareket ettirmek; ekstansiyonun gündelik karşılığı.

  • holdfiiltutmak, beklemek

    Bir egzersiz ya da germe sırasında, gevşemeden önce bir vücut bölümünü belirli bir süre aynı pozisyonda sabit tutmak.

  • tightenfiilkasmak, sıkmak

    Bir kası, çoğu zaman eklemi hareket ettirmeden, sertleşecek şekilde çalıştırmak; 'tighten your thigh muscle' (uyluk kasınızı kasın) talimatında olduğu gibi.

  • pins and needlesdeyimkarıncalanma, iğnelenme

    Ciltteki iğnelenme ya da karıncalanma hissini anlatan gündelik ifade; bir sinirin tahriş olduğunun ya da baskı altında kaldığının işareti olabilir.

  • flare-upisimalevlenme, ağrının azması

    Uzun süreli bir hastalığın belirtilerinin, özellikle de ağrının, bir süreliğine aniden kötüleştiği dönem.

  • pace yourselfifadekendini zorlamamak, temponu ayarlamak

    Aktiviteleri zamana yaymak ve çok yorulmadan ya da ağrı artmadan önce mola vermek; her şeyi bir anda yapmaya çalışmamak.

  • adherenceisimtedaviye uyum, egzersiz uyumu

    Hastanın üzerinde anlaştığı tedaviyi ne ölçüde uyguladığı; örneğin egzersizlerini düzenli olarak ve kendisine gösterildiği şekilde yapması.

Mini test: bu terimleri biliyor musun?

Bu sözlükten 10 soru. Her terimin doğru Türkçe karşılığını seç, puanını gör.

Fizyoterapi İngilizcesi nasıl öğrenilir?

  • Hareket kelimelerini çiftler halinde öğrenin ve hareketi yaparak çalışın: flexion ve extension, abduction ve adduction, bend ve straighten. Hareketi yaparken kelimeyi söylemek, onu listeden okumaktan çok daha hızlı akılda kalmasını sağlar.
  • İki dil düzeyini birbirinden ayırın: notlar ve meslektaşlar için klinik kelimeler (hemiplegia, oedema, weight-bearing as tolerated), hastalar için sade ifadeler (weakness on one side, swelling, put as much weight on it as feels OK).
  • Klinik rehberler, hastalara verilen egzersiz föyleri ve fizyoterapi dergilerindeki vaka raporları gibi gerçek İngilizce fizyoterapi metinleri okuyun; değerlendirme bulgularının ve hedeflerin nasıl yazıldığına dikkat edin.
  • Her gün bir ev egzersizini İngilizce olarak sesli anlatmayı çalışın: başlangıç pozisyonu, hareket, kaç set ve tekrar yapılacağı, ne kadar bekleneceği ve hastanın ne hissetmesi gerektiği.
  • Physiotherapy ve physical therapy, programme ve program, walking frame ve walker, oedema ve edema gibi İngiltere-ABD farklarına dikkat edin; önce okumayı ya da çalışmayı planladığınız ülkede kullanılan biçimi öğrenin.

Sıkça sorulan sorular

Physiotherapy ile physical therapy arasındaki fark nedir?

İkisi de aynı mesleğin farklı adlarıdır. Physiotherapy ve physiotherapist İngiltere, İrlanda, Avustralya, Yeni Zelanda ve birçok başka ülkede; physical therapy, physical therapist ve kısaltması PT ise ABD'de kullanılır. Kanada'da ikisi de kullanılır. Gündelik konuşmada İngilizler ve Avustralyalılar çoğu zaman kısaca physio der.

Physiotherapist ile 'fizik tedavi doktoru' aynı kişi mi?

Hayır. Physiotherapist hekim değildir, ayrı bir sağlık meslek mensubudur. Fiziksel tıp ve rehabilitasyon alanında uzmanlaşmış hekim (Türkçede FTR uzmanı) İngilizcede rehabilitation physician, ABD'de ise physiatrist olarak adlandırılır. Doğru unvanı kullanmak özgeçmişte, sevk yazılarında ve iş başvurularında önemlidir.

Yurt dışında çalışmak isteyen fizyoterapistlerin hangi İngilizce seviyesine ihtiyacı var?

Bu, ülkeye ve o ülkedeki fizyoterapi düzenleyici kurumuna bağlıdır. Çoğu kurum IELTS ya da fizyoterapistlere özel bir versiyonu bulunan OET gibi kabul edilen bir İngilizce sınavında belirli bir puan ister. İstenen puanlar ve kabul edilen sınavlar zaman zaman değiştiği için her zaman kurumun resmi web sitesini kontrol edin. Sınavın ötesinde, net bir öykü almanız, egzersizleri basitçe anlatmanız ve doğru notlar yazmanız gerekir.

Egzersiz talimatlarını sade bir İngilizceyle nasıl verebilirim?

Gündelik fiillerle kısa komutlar kullanın ve bunları sırayla söyleyin: 'Lie on your back. Bend your knee. Tighten your thigh. Hold for five seconds. Relax.' Ardından 'ten times, three times a day' (günde üç kez, onar tekrar) gibi dozu ve hastanın ne hissetmesi gerektiğini ekleyin. Hastalarla konuşurken flexion gibi Latince kökenli kelimelerden kaçının ve egzersizi size göstermesini isteyerek anlayıp anlamadığını kontrol edin.

Fizyoterapi İngilizcemi nasıl geliştirebilirim?

Klinik rehberler, hasta bilgilendirme broşürleri ve dergi makaleleri gibi gerçek İngilizce fizyoterapi metinleri okuyun; fizyoterapistlerin hastalıkları ve egzersizleri anlattığı konuşmaları dinleyin. Bir meslektaşınızla İngilizce olarak baştan sona bir değerlendirme yapmayı çalışın, hayali hastalar için kısa SOAP notları yazın ve bu sözlükteki her kelimeyi birlikte kullanıldığı fiillerle öğrenin.

Seviyene uygun okumayla pekiştir

Yeni kelimelerin kalıcı olmasının en hızlı yolu seviyene uygun metin okumaktır. Seviyene göre ücretsiz İngilizce kitaplar:

Bu sayfa İngilizce öğrenenler için kelime açıklaması içerir; tıbbi tavsiye değildir.