Fizyoterapi İngilizcesi: 100 Temel Terim ve Anlamları
Fizyoterapistler İngilizceyi hastaları değerlendirirken, egzersizleri anlatırken, tedavi notlarını yazarken ve hekimlerle, rehabilitasyon ekibinin diğer üyeleriyle çalışırken kullanır. Bu sözlük; eklem hareket açıklığı ve yürüyüşten manuel terapiye, elektroterapiye ve nörolojik rehabilitasyona kadar her hafta karşılaşacağınız kelimeleri ve hastaya net talimat vermek için gereken sade ifadeleri bir araya getirir. Her terimde kelimenin ne anlama geldiğini, fizyoterapistlerin onu gerçekte nasıl kullandığını ve Türkçede nasıl karşılandığını bulacaksınız.
- 100 terim
- 10 konu
- 41 temel terim
- 200 örnek cümle
Değerlendirme ve Muayene
Hastanın sorununu anlamak ve tedaviyi planlamak için soru sorma, gözlem, ölçüm ve testlerle bilgi toplama süreci.
Kişinin otururken, ayaktayken ya da yatarken vücudunu tuttuğu pozisyon; özellikle baş, omuzlar, omurga ve kalçaların birbirine göre hizalanması.
Dokularda biriken fazla sıvı nedeniyle bir vücut bölümünün büyümesi; çoğu zaman bir yaralanma, ameliyat ya da inflamasyondan sonra görülür.
Hastalardan ağrılarının şiddetini puanlamalarını isteyen basit bir araç; çoğunlukla 0 (hiç ağrı yok) ile 10 (hayal edilebilecek en kötü ağrı) arasında bir sayı kullanılır.
Hassasiyet, şişlik, kas gerginliği, ısı değişikliği ya da yapıların konumu gibi bulguları saptamak için vücudu ellerle dikkatlice yoklayarak muayene etmek.
Vücudun belirli bir bölgesine bastırıldığında ya da dokunulduğunda ortaya çıkan ağrı veya rahatsızlık.
Fizyoterapi değerlendirmesinin, hastanın sorununu, belirtilerini, öyküsünü ve hedeflerini kendi sözleriyle anlattığı ilk bölümü.
Fizyoterapi değerlendirmesinin, fizyoterapistin hastanın vücudunu gözlemlediği, ölçtüğü ve test ettiği bölümü; örneğin hareket, kuvvet ve özel testler.
Bir menteşeyle birbirine bağlı iki koldan oluşan ve eklem açısını derece cinsinden ölçmek için kullanılan alet.
Hastadan yerçekimine ve fizyoterapistin uyguladığı dirence karşı hareket etmesini ya da pozisyonu korumasını isteyerek kas kuvvetini derecelendirme yöntemi; genellikle 0 ile 5 arasında puanlanır.
Tedavinin başında ve daha sonra tekrar uygulanarak hastanın durumunu ölçen ve bir değişiklik olup olmadığını gösteren standart test ya da anket.
Bağ ya da tendon gibi belirli bir yapının sorunun kaynağı olup olmadığını kontrol etmek için kullanılan özel fiziksel test.
Kanser, enfeksiyon, kırık ya da sinir basısı gibi olası ciddi bir tıbbi soruna işaret eden ve acil tıbbi değerlendirme gerektiren belirti ve bulgular.
Sorunun gerçekte bulunduğu yerden farklı bir vücut bölgesinde hissedilen ağrı; örneğin kalçadaki bir sorunun dizde hissedilmesi.
Bir eklemin pasif hareketinin en sonunda fizyoterapistin hissettiği direncin niteliği; sert, sıkı, yumuşak ya da boş olarak tanımlanır.
Hareket ve Eklem Hareket Açıklığı
Bir eklemin her yönde ne kadar hareket edebildiği; genellikle bir başlangıç pozisyonundan itibaren derece cinsinden ölçülür.
İki vücut bölümü arasındaki açıyı küçülten bükme hareketi; örneğin dirseği ya da dizi bükmek.
İki vücut bölümü arasındaki açıyı büyüten düzleştirme hareketi; örneğin dizi düzleştirmek ya da gövdeyi geriye doğru eğmek.
Bir uzvu vücudun orta hattından uzaklaştıran hareket; örneğin kolu yana doğru kaldırmak.
Bir uzvu vücudun orta hattına doğru ya da orta hattın ötesine getiren hareket; örneğin yana açılmış kolu yeniden gövdenin yanına indirmek.
Bir vücut bölümünün kendi uzun ekseni etrafında dönmesi; örneğin başı çevirmek ya da kolu içe veya dışa doğru döndürmek.
Hastanın eklemi hiçbir yardım almadan kendi kaslarıyla hareket ettirdiğinde elde edilen hareket açıklığı.
Hastanın kasları gevşekken eklemi bir başkası, genellikle fizyoterapist, hareket ettirdiğinde elde edilen hareket açıklığı.
Vücudun, gözler kapalıyken bile eklemlerinin ve uzuvlarının nerede olduğunu ve nasıl hareket ettiğini algılama duyusu.
Kas-İskelet Sistemi Sorunları
Kemikleri birbirine bağlayan sağlam doku olan bağın, çoğunlukla eklemin aniden burkulması ya da aşırı gerilmesiyle oluşan yaralanması.
Genellikle hızlı ve güçlü bir hareket sırasında kas ya da tendon liflerinin aşırı gerilmesi veya yırtılmasıyla oluşan yaralanma.
Bir eklemin ya da kasın gergin olduğu ve zor hareket ettiği hissi; çoğu zaman dinlenmeden sonra ya da sabah ilk kalkışta daha belirgindir.
Sırtın alt kısmında, kaburgaların altı ile kalçalar arasında hissedilen ve bazen bacağa yayılabilen ağrı.
Kemik uçlarını kaplayan kıkırdağın zamanla aşındığı ve ağrıya, sertliğe, bazen de şişliğe yol açan uzun süreli eklem hastalığı.
Bir kemikte yaralanmaya bağlı ya da kemikler zayıfsa normalden daha küçük bir kuvvetle oluşan kırılma veya çatlak.
Vücudun yaralanmaya ya da enfeksiyona verdiği doğal yanıt; etkilenen bölgede kızarıklık, ısı artışı, şişlik ve ağrıya yol açar.
Yakın zamanda ve aniden başlayan bir sorunu niteler; örneğin yeni bir yaralanma ya da ani bir ağrı atağı.
Uzun süredir, genellikle üç aydan fazla süredir devam eden ya da tekrar tekrar ortaya çıkan bir hastalığı veya ağrıyı niteler.
Çoğu zaman tendonun kaldırabileceğinden fazla yükle ilişkili olan ve ağrıya, işlev kaybına yol açan ağrılı tendon sorunu.
Omuz eklemini saran, kol kemiğinin başını eklemde ortalayan ve kolun dönmesine ve kalkmasına yardım eden dört kas ve bunların tendonlarından oluşan grup.
Omurgadaki bir diskin yumuşak iç kısmının dış katmanını aşarak dışarı taşması ve yakındaki bir sinire bası yapabilmesi durumu.
Bel ya da kalça bölgesinden siyatik sinirin seyri boyunca bacağın arkasına doğru yayılan, bazen uyuşma veya karıncalanmanın da eşlik ettiği ağrı.
Hasar görmüş bir eklemin, en sık kalça ya da dizin, metal, plastik veya seramikten yapılmış yapay bir eklemle değiştirildiği ameliyat.
Omuz eklem kapsülünün kalınlaşıp gerginleştiği ve ağrıya, özellikle rotasyonda olmak üzere hareketin giderek ciddi biçimde kısıtlanmasına yol açan durum.
Bir kasın ani ve istem dışı kasılması; ağrılı olabilir ve hareketi zorlaştırır.
Kas hacminin ve kuvvetinin azalması; çoğu zaman kasın, örneğin alçıda ya da yatakta geçen bir sürenin ardından, kullanılmamasına bağlıdır.
Nörolojik Rehabilitasyon
Beynin bir bölümüne giden kan akımının tıkanması ya da bir damarın yırtılması sonucu oluşan hasar; çoğu zaman güçsüzlüğe, konuşma ya da denge sorunlarına yol açar.
Ayakta sabit dururken ya da hareket ederken düşmeden vücudu dengede ve dik tutabilme yeteneği.
Beyin ya da omurilik hasarına bağlı olarak kaslarda ortaya çıkan ve kas ne kadar hızlı gerilirse o kadar artan sertlik ve gerginlik.
Vücudun bir yarısındaki felç ya da ileri derecede güçsüzlük; en sık inmeye bağlı olarak gelişir.
Dinlenme halindeki bir kasın doğal gerginlik düzeyi; fizyoterapist gevşek bir uzvu hareket ettirdiğinde direnç olarak hissedilir.
Beyinde dopamin üreten hücrelerin kaybıyla ortaya çıkan ve yavaşlık, sertlik, titreme ve denge sorunlarına yol açan ilerleyici nörolojik hastalık.
Bağışıklık sisteminin beyin ve omurilikteki sinirlerin koruyucu kılıfına zarar verdiği ve yorgunluk, güçsüzlük, denge sorunları gibi belirtilere yol açan uzun süreli hastalık.
Travma ya da hastalık sonucu omurilikte oluşan ve yaralanma seviyesinin altında hareket ve duyu kaybına yol açabilen hasar.
Vücudun farklı bölümlerini birlikte, akıcı ve isabetli biçimde kullanabilme yeteneği; örneğin bir bardağa uzanırken ya da düz bir çizgide yürürken.
Beynin ve sinir sisteminin öğrenme, pratik ya da yaralanmaya yanıt olarak değişebilme ve yeni bağlantılar kurabilme yeteneği.
Egzersiz Tedavisi
Hastaya klinikte öğretilen ve daha sonra evde kendi başına yaptığı, genellikle yazılı ya da resimli talimatlarla verilen egzersizler.
Bir vücut bölümünü çekilme hissi oluşan bir pozisyona getirerek kası ya da diğer yumuşak dokuları uzatmak; genellikle bu pozisyonda birkaç saniye beklenir.
Kasları vücut ağırlığı, elastik bant ya da ağırlık gibi bir yüke karşı çalıştırarak güçlendiren egzersiz.
Bir egzersiz hareketinin bir kez baştan sona yapılması; örneğin dizi bir kez büküp düzleştirmek.
Bir egzersizin ara vermeden art arda yapılan tekrarlarından oluşan ve ardından kısa bir dinlenme gelen grup.
Kollar ve bacaklar hareket ederken gövde ve pelvis çevresindeki derin kasların omurgayı kontrol etme ve destekleme yeteneği.
Kasın çalışıp kasıldığı ama eklemin hareket etmediği egzersiz; örneğin duvara doğru itmek.
Hasta iyileştikçe egzersiz programının zorluğunun ya da yükünün adım adım artırılması.
Egzersizlere yük eklemek için kullanılan uzun, esnek lastik bant; farklı renkler genellikle farklı direnç seviyelerini gösterir.
Suyun vücut ağırlığını taşıdığı ve hareketi kolaylaştırdığı ılık bir havuzda yapılan egzersiz ve tedavi.
Manuel Terapi ve Elle Uygulanan Teknikler
Fizyoterapistin ellerini kullanarak eklemleri hareket ettirdiği, bası uyguladığı ya da kaslar ve diğer yumuşak dokular üzerinde çalıştığı tedavi.
Fizyoterapistin ağrıyı ya da sertliği azaltmak için bir eklemi, hareket açıklığının içinde ya da sınırına doğru yavaş ve tekrarlı biçimde hareket ettirdiği manuel terapi tekniği.
Kasları ve diğer yumuşak dokuları ovarak, bastırarak ve yoğurarak ağrıyı, gerginliği ve sertliği azaltmayı amaçlayan elle uygulanan tedavi.
Bir ekleme hızlı ve küçük genlikli bir itme kuvveti uygulanan, çoğu zaman 'çıt' sesinin duyulduğu manuel terapi tekniği.
Gergin bir kas bandı içinde bulunan, bastırıldığı yerde ve başka bir bölgede ağrıya yol açabilen küçük ve çok hassas nokta.
Bir eklemi ya da kası desteklemek, hareketi sınırlamak veya aktivite sırasında bölgedeki hissi değiştirmek için cilde yapışkan bant uygulanması.
Elektroterapi ve Fiziksel Ajanlar
Ağrıyı azaltmak, iyileşmeyi desteklemek ya da kasları çalıştırmak için elektrik enerjisinden ya da elektrikli cihazlardan yararlanan tedavi; elektriksel stimülasyon, ultrason ve lazer gibi.
Transcutaneous electrical nerve stimulation (transkutanöz elektriksel sinir stimülasyonu) ifadesinin kısaltması: ciltteki elektrotlar aracılığıyla hafif elektrik akımları göndererek ağrıyı azaltmayı amaçlayan küçük, pilli bir cihaz.
Cilt üzerinde gezdirilen küçük bir başlık aracılığıyla dokulara yüksek frekanslı ses dalgaları gönderen ve geleneksel olarak yumuşak doku iyileşmesini desteklemek için kullanılan tedavi.
Buz torbası, soğuk kompres ya da buz masajı gibi yöntemlerle yapılan soğuk tedavisi; çoğu zaman bir yaralanmadan sonra ağrıyı ve şişliği azaltmak için kullanılır.
Sıcak paket, ısıtma yastığı ya da ılık su gibi yöntemlerle dokuları ısıtarak ağrıyı, sertliği ve kas gerginliğini azaltmayı amaçlayan tedavi.
Belirli bir tedavinin bir hastada zarar verebileceği için uygulanmaması gerektiğini gösteren tıbbi neden.
Ciltteki elektrotlar aracılığıyla verilen elektrik akımlarıyla kasların kasılmasını sağlama yöntemi; genellikle zayıf kasların güçlenmesine yardım etmek için kullanılır.
Yürüme, Mobilite ve Yardımcı Cihazlar
Kişinin yataktan kalkmak, ayağa kalkmak ve yürümek gibi hareketleri yapabilme yeteneği; ayrıca bir eklemin ya da vücut bölümünün ne kadar serbest hareket edebildiği.
Kişinin yürüme biçimi; adım düzeni, hız, denge ve kolların, bacakların nasıl hareket ettiği dahil.
Vücut ağırlığının bir kısmını ya da tamamını bir bacağa (veya kola) vermek; özellikle bir yaralanma ya da ameliyattan sonra izin verilen miktar sınırlı olduğunda kullanılır.
Bir ya da iki bacaktaki yükü azaltan, koltuk altına yerleştirilen ya da önkolu saran halkalarla tutulan bir çift yürüme yardımcısı.
Hastanın bir yüzeyden diğerine, örneğin yataktan sandalyeye, sandalyeden tuvalete ya da tekerlekli sandalyeden arabaya geçmesi.
Kişinin yürürken destek almak için iki eliyle tuttuğu, dört ayaklı ve bazen tekerlekli hafif metal çerçeve.
Bir kişinin, özellikle de yaşlı bir yetişkinin düşüp yaralanma olasılığını azaltmayı amaçlayan değerlendirme ve tedavi.
Oturma pozisyonundan ayağa kalkma hareketi; günlük bir beceri olarak çalışılır, aynı zamanda bacak kuvvetini ve dengeyi ölçen bir test olarak da kullanılır.
Diz, ayak bileği ya da sırt gibi bir ekleme veya vücut bölümüne takılan; onu korumak, hareketi sınırlamak ya da üzerindeki yükü azaltmak için kullanılan destekleyici cihaz.
Rehabilitasyon Planı ve Kayıtlar
Yaralanma, hastalık ve engellilik durumlarını hareket, egzersiz, elle uygulanan teknikler ve danışmanlıkla tedavi eden; kişinin olabildiğince iyi hareket etmesini ve günlük işlevlerini sürdürmesini hedefleyen sağlık mesleği.
Hareket ve işlevle ilgili sorunları değerlendiren ve egzersiz, manuel terapi, hasta eğitimi ve diğer fiziksel yöntemlerle tedavi eden, mesleki yeterliliğe sahip sağlık profesyoneli.
Bir yaralanma, hastalık ya da ameliyattan sonra kişinin kuvvetini, hareketini ve bağımsızlığını yeniden kazanmasına ya da kalıcı bir engelliliğe uyum sağlamasına yardım etme süreci.
Değerlendirme bulgularına dayanarak hasta için belirlenen ve onunla üzerinde anlaşılan tedaviler, hedefler ve süreler bütünü.
İlerlemenin net biçimde kontrol edilebilmesi için belirli (Specific), ölçülebilir (Measurable), ulaşılabilir (Achievable), hastayla ilgili (Relevant) ve bir süreye bağlı (Time-bound) olacak şekilde yazılan tedavi hedefleri.
Yıkanmak, giyinmek, yemek yemek, tuvaleti kullanmak ve ev içinde hareket etmek gibi kişinin kendi bakımını sağlamak için yaptığı temel günlük işler.
Hastanın hastaneden ayrıldığı ya da hedeflerine ulaştığı veya tedaviye artık gerek kalmadığı için fizyoterapi sürecini tamamladığı aşama; bakımın sonlanması.
Bir sağlık profesyonelinin, bir hastanın başka bir birim ya da uzman tarafından görülmesi ve tedavi edilmesi için yaptığı resmi talep.
Klinik notları Subjektif, Objektif, Değerlendirme (Assessment ya da Analysis) ve Plan olmak üzere dört bölümde düzenlemenin yaygın bir yolu.
Hastaya Talimat ve İletişim
Bir eklemi, vücut bölümü katlanacak ve eklemdeki açı küçülecek şekilde hareket ettirmek; fleksiyonun gündelik karşılığı.
Bir eklemi, vücut bölümü düz hale gelecek ve eklemdeki açı büyüyecek şekilde hareket ettirmek; ekstansiyonun gündelik karşılığı.
Bir egzersiz ya da germe sırasında, gevşemeden önce bir vücut bölümünü belirli bir süre aynı pozisyonda sabit tutmak.
Bir kası, çoğu zaman eklemi hareket ettirmeden, sertleşecek şekilde çalıştırmak; 'tighten your thigh muscle' (uyluk kasınızı kasın) talimatında olduğu gibi.
Ciltteki iğnelenme ya da karıncalanma hissini anlatan gündelik ifade; bir sinirin tahriş olduğunun ya da baskı altında kaldığının işareti olabilir.
Uzun süreli bir hastalığın belirtilerinin, özellikle de ağrının, bir süreliğine aniden kötüleştiği dönem.
Aktiviteleri zamana yaymak ve çok yorulmadan ya da ağrı artmadan önce mola vermek; her şeyi bir anda yapmaya çalışmamak.
Hastanın üzerinde anlaştığı tedaviyi ne ölçüde uyguladığı; örneğin egzersizlerini düzenli olarak ve kendisine gösterildiği şekilde yapması.
Mini test: bu terimleri biliyor musun?
Bu sözlükten 10 soru. Her terimin doğru Türkçe karşılığını seç, puanını gör.
Fizyoterapi İngilizcesi nasıl öğrenilir?
- Hareket kelimelerini çiftler halinde öğrenin ve hareketi yaparak çalışın: flexion ve extension, abduction ve adduction, bend ve straighten. Hareketi yaparken kelimeyi söylemek, onu listeden okumaktan çok daha hızlı akılda kalmasını sağlar.
- İki dil düzeyini birbirinden ayırın: notlar ve meslektaşlar için klinik kelimeler (hemiplegia, oedema, weight-bearing as tolerated), hastalar için sade ifadeler (weakness on one side, swelling, put as much weight on it as feels OK).
- Klinik rehberler, hastalara verilen egzersiz föyleri ve fizyoterapi dergilerindeki vaka raporları gibi gerçek İngilizce fizyoterapi metinleri okuyun; değerlendirme bulgularının ve hedeflerin nasıl yazıldığına dikkat edin.
- Her gün bir ev egzersizini İngilizce olarak sesli anlatmayı çalışın: başlangıç pozisyonu, hareket, kaç set ve tekrar yapılacağı, ne kadar bekleneceği ve hastanın ne hissetmesi gerektiği.
- Physiotherapy ve physical therapy, programme ve program, walking frame ve walker, oedema ve edema gibi İngiltere-ABD farklarına dikkat edin; önce okumayı ya da çalışmayı planladığınız ülkede kullanılan biçimi öğrenin.
Sıkça sorulan sorular
Physiotherapy ile physical therapy arasındaki fark nedir?
İkisi de aynı mesleğin farklı adlarıdır. Physiotherapy ve physiotherapist İngiltere, İrlanda, Avustralya, Yeni Zelanda ve birçok başka ülkede; physical therapy, physical therapist ve kısaltması PT ise ABD'de kullanılır. Kanada'da ikisi de kullanılır. Gündelik konuşmada İngilizler ve Avustralyalılar çoğu zaman kısaca physio der.
Physiotherapist ile 'fizik tedavi doktoru' aynı kişi mi?
Hayır. Physiotherapist hekim değildir, ayrı bir sağlık meslek mensubudur. Fiziksel tıp ve rehabilitasyon alanında uzmanlaşmış hekim (Türkçede FTR uzmanı) İngilizcede rehabilitation physician, ABD'de ise physiatrist olarak adlandırılır. Doğru unvanı kullanmak özgeçmişte, sevk yazılarında ve iş başvurularında önemlidir.
Yurt dışında çalışmak isteyen fizyoterapistlerin hangi İngilizce seviyesine ihtiyacı var?
Bu, ülkeye ve o ülkedeki fizyoterapi düzenleyici kurumuna bağlıdır. Çoğu kurum IELTS ya da fizyoterapistlere özel bir versiyonu bulunan OET gibi kabul edilen bir İngilizce sınavında belirli bir puan ister. İstenen puanlar ve kabul edilen sınavlar zaman zaman değiştiği için her zaman kurumun resmi web sitesini kontrol edin. Sınavın ötesinde, net bir öykü almanız, egzersizleri basitçe anlatmanız ve doğru notlar yazmanız gerekir.
Egzersiz talimatlarını sade bir İngilizceyle nasıl verebilirim?
Gündelik fiillerle kısa komutlar kullanın ve bunları sırayla söyleyin: 'Lie on your back. Bend your knee. Tighten your thigh. Hold for five seconds. Relax.' Ardından 'ten times, three times a day' (günde üç kez, onar tekrar) gibi dozu ve hastanın ne hissetmesi gerektiğini ekleyin. Hastalarla konuşurken flexion gibi Latince kökenli kelimelerden kaçının ve egzersizi size göstermesini isteyerek anlayıp anlamadığını kontrol edin.
Fizyoterapi İngilizcemi nasıl geliştirebilirim?
Klinik rehberler, hasta bilgilendirme broşürleri ve dergi makaleleri gibi gerçek İngilizce fizyoterapi metinleri okuyun; fizyoterapistlerin hastalıkları ve egzersizleri anlattığı konuşmaları dinleyin. Bir meslektaşınızla İngilizce olarak baştan sona bir değerlendirme yapmayı çalışın, hayali hastalar için kısa SOAP notları yazın ve bu sözlükteki her kelimeyi birlikte kullanıldığı fiillerle öğrenin.
İlgili alanlar
Seviyene uygun okumayla pekiştir
Yeni kelimelerin kalıcı olmasının en hızlı yolu seviyene uygun metin okumaktır. Seviyene göre ücretsiz İngilizce kitaplar:
Bu sayfa İngilizce öğrenenler için kelime açıklaması içerir; tıbbi tavsiye değildir.
