Yazılımcılar için İngilizce

Yazılım İngilizcesi: 1.143 Temel Terim ve Anlamları

Yazılım İngilizcesi sözlüğündeki 1.000 terim; programlamadan veritabanlarına, web ve mobil geliştirmeden bulut, güvenlik ve veri işlemeye uzanır. Her terimin Türkçe karşılığını, anlamını, işte nerelerde kullanıldığını ve çevirili örnek cümlelerini inceleyerek teknik belgeleri ve ekip konuşmalarını daha rahat takip edebilirsiniz.

  • 1.143 terim
  • 13 konu
  • 430 temel terim
  • 2.298 örnek cümle

Web, Mobil ve Arayüz Geliştirme

  • view controllerisimview controller, görünüm denetleyicisi

    iOS'un UIKit çatısında bir ekranı ya da ekranın bir bölümünü yöneten nesne: görünümleri yükler, kullanıcı eylemlerine yanıt verir ve ekranın görünmesi gibi olayları ele alır.

  • SwiftUIisimSwiftUI

    Apple'ın 2019'da tanıttığı ve her durumda ekranın ne göstermesi gerektiğini tarif ederek Swift ile kullanıcı arayüzü oluşturmayı sağlayan bildirimsel (declarative) framework.

  • Jetpack ComposeisimJetpack Compose

    Google'ın Android kullanıcı arayüzlerini XML yerleşim dosyaları yerine composable fonksiyonlarla Kotlin'de oluşturmaya yarayan modern ve bildirimsel araç takımı.

  • widgetisimwidget, ana ekran bileşeni

    Uygulamayı açmadan ana ekranda ya da kilit ekranında hava durumu veya sıradaki toplantı gibi güncel bilgileri gösteren küçük uygulama görünümü.

  • bottom sheetisimalt panel, bottom sheet

    Ek seçenekleri ya da içeriği göstermek için ekranın altından yukarı doğru kayan panel; arkasındaki ekranın bir kısmı çoğu zaman görünür kalır.

  • modalisimmodal ekran, modal pencere

    Mevcut ekranın üstünde açılan ve kullanıcının önceki işine dönebilmesi için bir görevi tamamlaması ya da kapatması gereken ekran veya pencere.

  • pull to refreshifadeçekerek yenileme, aşağı çekip yenileme

    Kullanıcının listenin en üstünü aşağı çekip bırakarak en güncel içeriği yüklediği hareket; yükleme sırasında küçük, dönen bir gösterge görünür.

  • safe areaisimgüvenli alan

    Ekranın çentik, kamera kesiği, durum çubuğu veya ana ekran göstergesi tarafından kapatılmayan; önemli içerik ve butonların güvenle yerleştirilebildiği kısmı.

  • orientationisimekran yönü, yön

    Cihazın tutuluş biçimi ve ekranın gösterilme yönü: dikey (portrait) ya da yatay (landscape). Bir uygulama bunlardan birini veya ikisini birden destekleyebilir.

  • screen densityisimekran yoğunluğu, piksel yoğunluğu

    Bir ekranın belirli bir fiziksel alanda kaç piksel barındırdığı; inç başına nokta (dpi) ile ölçülür. Yüksek yoğunluklu ekranlarda görsellerin keskin görünmesi için daha büyük görsel dosyaları gerekir.

  • SQLiteisimSQLite

    Tek bir dosyada saklanan küçük ve hızlı bir veritabanı motoru; hem iOS'ta hem Android'de yerleşik olarak bulunur ve cihazda yapılandırılmış veri saklamak için yaygın olarak kullanılır.

  • network requestisimağ isteği, network isteği

    Uygulamanın internet üzerinden bir sunucuya gönderdiği mesaj ve beklediği yanıt; örneğin bir listeyi yüklemek ya da bir formu kaydetmek için.

  • persistfiilkalıcı olarak saklamak, kalıcı hale getirmek

    Verileri, uygulama kapatıldıktan ya da telefon yeniden başlatıldıktan sonra da cihazda kalacak şekilde kaydetmek; örneğin bir veritabanında, bir dosyada ya da ayarlarda.

  • receipt validationisimsatın alma doğrulaması, makbuz doğrulama

    Kullanıcıya ücretli içerik veya özellikleri açmadan önce, uygulamada yapılan satın almanın gerçek olduğunu ve geçerliliğini koruduğunu Apple ya da Google üzerinden kontrol etmek.

  • user experienceisimkullanıcı deneyimi, UX

    İnsanların bir ürünü, hizmeti ya da web sitesini kullanırken amaçlarına ne kadar kolay ulaştığı ve süreç boyunca ne hissettiği; ilk ziyaretten destek almaya kadar tüm temasları kapsar.

  • wireframeisimwireframe, tel kafes taslak

    Bir ekranda içeriğin, butonların ve navigasyonun nereye yerleşeceğini gösteren; nihai renk, görsel ve stil içermeyen, genellikle siyah-beyaz basit çizim.

  • mockupisimmockup, görsel taslak

    Bir ekranın ya da ürünün nihai renklerini, fontlarını, görsellerini ve boşluklarını gösteren ama tıklanamayan, statik ve gerçekçi görüntüsü.

  • user researchisimkullanıcı araştırması, UX araştırması

    Bir ürünü kullanan ya da kullanabilecek kişilerin ihtiyaçlarını, davranışlarını ve sorunlarını anlamak için görüşme, gözlem, anket ve testlerle yapılan çalışma.

  • personaisimpersona, kullanıcı profili

    Araştırma verilerine dayanarak oluşturulan; adı, hedefleri, ihtiyaçları ve sıkıntıları olan, kurgusal ama gerçekçi tipik kullanıcı profili. Ekibin gerçek insanları düşünerek tasarım yapmasına yardımcı olur.

  • information architectureisimbilgi mimarisi

    Bir web sitesi ya da uygulamadaki içerik ve özelliklerin, insanlar aradıklarını bulabilsin ve nerede olduklarını anlayabilsin diye düzenlenmesi, gruplanması ve adlandırılması.

  • user flowisimkullanıcı akışı, akış

    Kullanıcının bir üründe tek bir görevi, örneğin şifresini sıfırlamayı tamamlamak için geçtiği ekranları, adımları ve karar noktalarını gösteren diyagram ya da adım dizisi.

  • design systemisimtasarım sistemi, design system

    Bir şirketin ürünlerini tutarlı tutan ve ekiplerin daha hızlı üretmesini sağlayan; yeniden kullanılabilir component'ler, tasarım kuralları, token'lar ve dokümantasyondan oluşan ortak yapı.

  • visual hierarchyisimgörsel hiyerarşi, görsel öncelik sırası

    Bir ekranda boyut, renk, kontrast, boşluk ve konumun, insanlar önce en önemli öğeleri fark edecek ve geri kalanı net bir sırayla okuyacak şekilde kullanılması.

  • typographyisimtipografi, yazı düzeni

    Metni okunabilir kılmak ve tasarımın tonunu belirlemek için yazı karakterlerinin, font boyutlarının, kalınlıkların, satır aralığının ve harf aralığının seçilip düzenlenmesi.

  • interaction designisimetkileşim tasarımı

    Bir ürünün kullanılırken nasıl davranacağına karar veren tasarım alanı: kullanıcı dokunduğunda, yazdığında, kaydırdığında ya da beklediğinde ne olacağını ve sistemin nasıl tepki vereceğini belirler.

  • user-centered designisimkullanıcı odaklı tasarım, kullanıcı merkezli tasarım

    Kullanıcıların ihtiyaçlarını, hedeflerini ve sınırlarını tasarımın her aşamasının merkezine koyan; kararları gerçek insanlarla yapılan araştırma ve testlere dayandıran yaklaşım.

  • pain pointisimsorunlu nokta, sıkıntı noktası

    Kullanıcıların yaşadığı belirli bir sorun, can sıkıcı durum ya da engel; kafa karıştıran bir adım, uzun bir bekleme veya eksik bir özellik gibi.

  • buttonisimbuton, düğme

    Kullanıcıların form göndermek, değişiklikleri kaydetmek ya da bir menü açmak gibi bir işlem yapmasını sağlayan, tıklanabilir veya dokunulabilir arayüz öğesi.

  • call to actionisimeylem çağrısı, harekete geçirici mesaj

    Kullanıcıdan bir sonraki adımı atmasını isteyen buton, bağlantı ya da kısa mesaj; 'Kaydol', 'Sepete ekle' veya 'Ücretsiz denemeyi başlat' gibi.

  • navigationisimnavigasyon, gezinme

    İnsanların bir web sitesi ya da uygulama içinde dolaşmasını ve nerede olduklarını anlamasını sağlayan menüler, bağlantılar, sekmeler ve diğer öğeler.

  • handoffisimhandoff, geliştiriciye teslim

    Tasarımcıların tamamlanan tasarımları, teknik detayları ve görsel dosyaları geliştirilmeleri için geliştiricilere aktardığı aşama; ideal olarak bir tanıtım toplantısı ve net notlarla yapılır.

  • user interviewisimkullanıcı görüşmesi, kullanıcı mülakatı

    Bir kullanıcı ya da potansiyel kullanıcıyla hedeflerini, alışkanlıklarını, sorunlarını ve görüşlerini öğrenmek için yapılan, genellikle 30-60 dakika süren birebir görüşme.

  • qualitative researchisimnitel araştırma, kalitatif araştırma

    İnsanların neden o şekilde düşündüğünü ve davrandığını anlamak için az sayıda kişiden sözler, gözlemler ve hikayeler toplayan araştırma türü.

  • quantitative researchisimnicel araştırma, kantitatif araştırma

    Kullanıcı davranışını ölçmek ve örüntüleri yakalamak için çok sayıda kullanıcıdan anket puanları, tıklama oranları ya da görev süreleri gibi sayısal veriler toplayan araştırma türü.

  • card sortingisimkart sıralama, kart gruplama

    Katılımcıların kartlara yazılmış konuları kendilerine mantıklı gelen kategorilere ayırdığı; kullanıcıların içeriğin nasıl düzenlenmesini beklediğini ortaya koyan araştırma yöntemi.

  • low-fidelitysıfatdüşük detaylı, düşük doğruluklu

    Gerçek renk, görsel ya da ayrıntılı içerik barındırmayan; kaba ve basit olduğu için hızlıca hazırlanıp değiştirilebilen erken aşama tasarım, wireframe ya da prototipleri niteler.

  • high-fidelitysıfatyüksek detaylı, yüksek doğruluklu

    Gerçek içerik, renkler, görseller ve etkileşimlerle hazırlanmış; neredeyse nihai ürün gibi görünen ve davranan tasarım ya da prototipleri niteler.

  • clickable prototypeisimtıklanabilir prototip, etkileşimli prototip

    Ekranların birbirine bağlandığı; butonlara ve bağlantılara tıklandığında ya da dokunulduğunda, gerçek bir üründe olduğu gibi bir sonraki ekrana geçilen prototip.

  • feedbackisimgeri bildirim, sistem geri bildirimi

    Bir sistemin kullanıcının eylemine verdiği yanıt; renk değiştiren bir buton, yükleme göstergesi ya da başarı mesajı gibi işaretlerle insanların ne olduğunu anlamasını sağlar.

  • design critiqueisimtasarım değerlendirmesi, tasarım kritiği

    Tasarımcıların üzerinde çalıştıkları işi gösterdiği, meslektaşlarının da tasarımın hedeflerine ulaşıp ulaşmadığı konusunda yapılandırılmış ve dürüst geri bildirim verdiği toplantı.

  • affordanceisimsağlarlık, kullanım ipucu

    Bir nesnenin ya da arayüz öğesinin nasıl kullanılabileceğini düşündüren özelliği; örneğin basılabilir görünen kabarık bir buton ya da çekilmeye davet eden bir kulp.

  • dropdown menuisimaçılır menü, dropdown

    Kapalı duran, kullanıcı tıkladığında ya da dokunduğunda seçenek listesini açan ve yer kaplamadan bir seçenek seçmeyi sağlayan menü.

  • style guideisimstil rehberi, stil kılavuzu

    Bir markanın ya da ürünün renkler, tipografi, logo kullanımı, ikon tarzı ve iletişim dili gibi görsel ve yazım kurallarını belirleyen doküman.

  • color contrastisimrenk kontrastı, kontrast oranı

    Bir metin ya da ikon ile arka planı arasındaki parlaklık farkı; özellikle az gören kişiler için öğenin ne kadar kolay görüleceğini belirler.

  • WCAGkısaltmaWeb İçeriği Erişilebilirlik Yönergeleri, WCAG

    Web Content Accessibility Guidelines (Web İçeriği Erişilebilirlik Yönergeleri) ifadesinin kısaltması; W3C tarafından yayımlanan ve web siteleri ile uygulamaların nasıl erişilebilir hale getirileceğini anlatan uluslararası standart.

  • white spaceisimboşluk, beyaz alan

    Bir sayfadaki öğelerin arasında ve çevresinde bırakılan boş alan; içeriğe nefes aldırır, ilişkili öğeleri gruplar ve tasarımı daha kolay okunur hale getirir.

  • gridisimızgara, grid

    Tasarımcıların bir sayfa ya da ekranda öğeleri tutarlı biçimde yerleştirmek ve hizalamak için kullandığı görünmez sütunlar, satırlar ve aralıklardan oluşan yapı.

  • color paletteisimrenk paleti

    Bir ürün ya da marka için belirlenmiş sabit renk grubu; genellikle birincil, ikincil ve nötr renklerin yanında hata için kırmızı, başarı için yeşil gibi durum renklerini içerir.

  • iconisimikon, simge

    Bir eylemi, nesneyi ya da fikri temsil eden küçük resim veya sembol; arama için büyüteç, silme için çöp kutusu gibi.

  • mental modelisimzihinsel model

    Bir kişinin geçmiş deneyimlerine dayanarak bir şeyin nasıl çalıştığına dair kafasında kurduğu fikir; bir üründen ne beklediğini belirler.

  • cognitive loadisimbilişsel yük, zihinsel yük

    Bir kişinin bir şeyi anlamak ve kullanmak için harcaması gereken zihinsel çaba; fazla olduğunda insanlar yavaşlar, kafası karışır ya da vazgeçer.

  • frictionisimsürtünme, zorluk

    Bir deneyimde kullanıcıyı yavaşlatan ya da bir görevi zorlaştıran her şey; fazladan adımlar, uzun formlar, belirsiz etiketler veya yavaş yükleme gibi.

  • empty stateisimboş durum, boş durum ekranı

    Henüz içerik olmadığında bir ekranın gösterdiği görünüm; boş bir gelen kutusu, sonuç bulunamayan bir arama ya da hiç projesi olmayan yeni bir hesap gibi.

  • tooltipisimipucu balonu, bilgi balonu

    Kullanıcı bir öğenin üzerine geldiğinde, ona odaklandığında ya da dokunduğunda beliren; kısa bir açıklama veya bir ikonun adını gösteren küçük metin kutusu.

  • checkboxisimonay kutusu, checkbox

    Kullanıcıların bir seçeneği işaretlemek ya da işareti kaldırmak için tıkladığı veya dokunduğu küçük kare; bir gruptaki birden fazla onay kutusu aynı anda seçilebilir.

  • toggleisimaçma/kapama anahtarı, toggle

    Bir ayarı tek dokunuşla açıp kapatan ve genellikle hemen etkili olan anahtar; karanlık modu ya da bildirimleri açmak gibi.

  • breadcrumbisimiçerik haritası, breadcrumb

    Genellikle sayfanın üst kısmında yer alan ve mevcut sayfanın site yapısındaki yerini gösteren bağlantı dizisi; Ana Sayfa > Ayakkabı > Koşu gibi.

  • hamburger menuisimhamburger menü, üç çizgili menü

    Üç yatay çizgiden oluşan ve gizli bir navigasyon menüsünü açan ikon; yer kazanmak için özellikle mobil ekranlarda kullanılır.

  • design tokenisimtasarım token'ı, tasarım değişkeni

    Renk, font boyutu ya da boşluk miktarı gibi bir tasarım kararını saklayan isimlendirilmiş değer; tasarımcıların ve geliştiricilerin her yerde aynı değeri kullanmasını sağlar.

  • UI kitisimUI kit, arayüz kiti

    Tasarımcıların ekranları hızla oluşturmak için dosyalarına sürükleyip bıraktığı buton, form, ikon ve navigasyon çubuğu gibi hazır arayüz öğeleri koleksiyonu.

  • spacingisimboşluk, aralık

    Öğelerin arasındaki ve içindeki boşluk miktarı; kartlar arasındaki mesafe ya da bir butonun iç boşluğu gibi. Görsel ritim ve gruplama oluşturmak için belirlenir.

  • pixel-perfectsıfatpiksel piksel kusursuz, tasarıma birebir uygun

    Boyut, boşluk ve renk açısından tasarıma piksel piksel birebir uyan; özellikle geliştirilmiş ürün orijinal tasarım dosyasıyla karşılaştırılırken kullanılır.

  • microinteractionisimmikro etkileşim

    Kendi geri bildirimi olan küçük ve tek amaçlı etkileşim anı; bir gönderiyi beğenmek, bir toggle'ı açmak ya da yanlış şifreden sonra alanın titremesi gibi.

  • hover stateisimüzerine gelme durumu, hover durumu

    Fare imleci bir öğenin üzerindeyken öğenin aldığı görünüm; örneğin butonun koyulaşması. Öğenin tıklanabilir olduğunu gösterir.

  • gestureisimdokunma hareketi, hareket

    Dokunmatik ekranda cihaza bir şey yaptırmak için parmaklarla yapılan hareket; dokunma, kaydırma, iki parmakla yakınlaştırma ya da basılı tutma gibi.

  • microcopyisimmikro metin, arayüz metni

    Bir arayüzdeki buton etiketleri, ipuçları, hata mesajları ve onay mesajları gibi, kullanıcıları bir görev boyunca yönlendiren kısa metinler.

  • cardisimkart

    Tek bir öğeye ait ürün görseli, başlık ve fiyat gibi ilişkili içerikleri bir arada tutan ve çoğu zaman daha fazla ayrıntıya bağlanan dikdörtgen kutu.

  • focus stateisimodak durumu, focus durumu

    Bir kişi sayfada klavyeyle gezinirken o anda hangi öğenin seçili olduğunu gösteren, genellikle dış çizgi ya da halka biçimindeki görünür stil.

  • inclusive designisimkapsayıcı tasarım

    Yetenek, yaş, dil, kültür ve içinde bulunulan koşullar dahil insan çeşitliliğinin tamamını gözeterek tasarım yapan ve ürünü daha fazla kişinin kullanabilmesini sağlayan yaklaşım.

  • tree testingisimağaç testi, tree testing

    Herhangi bir görsel tasarım göstermeden, yalnızca metin halindeki menü ağacını sunarak insanların sitenin yapısı içinde aradıklarını bulup bulamadığını ölçen araştırma yöntemi.

  • Fitts's lawisimFitts yasası, Fitts kanunu

    Bir hedefe ulaşmak için gereken sürenin hedefin uzaklığına ve büyüklüğüne bağlı olduğunu söyleyen ilke: daha büyük ve daha yakın hedeflere daha hızlı ve kolay ulaşılır.

  • front-end frameworkisimön uç çatısı, ön yüz framework'ü

    Bir web sitesi ya da uygulamanın kullanıcı arayüzünü geliştirmek için yapı, araçlar ve yeniden kullanılabilir parçalar sunan yazılım çatısıdır.

  • back-end frameworkisimarka uç uygulama çatısı

    Sunucu tarafı uygulamalar, API'ler ve veritabanına bağlı özellikler geliştirmek için yapı, araçlar ve yerleşik kurallar sunan yazılım çatısıdır.

  • component libraryisimbileşen kütüphanesi

    Ekiplerin tutarlı davranış, görünüm ve erişilebilirlikle ekranlar oluşturmak için kullandığı yeniden kullanılabilir arayüz bileşenleri koleksiyonudur.

  • event delegationisimüst öğeden olay yönetimi, olay delegasyonu

    Olay yayılımından yararlanarak birkaç alt öğeden gelen olayları üst öğedeki dinleyici üzerinden yönetme.

  • progressive enhancementisimaşamalı iyileştirme

    Önce kullanılabilir temel deneyimi kurup ardından kullanıcının tarayıcısı veya cihazı desteklediğinde daha gelişmiş davranış ekleme.

  • tree shakingisimkullanılmayan dışa aktarımları eleme

    Aracın gereksiz olduğunu belirleyebildiği kullanılmayan dışa aktarılmış kodu çıktıdan kaldıran derleme optimizasyonu.

  • code splittingisimkod bölme

    Uygulama kodunu tek büyük dosya yerine bağımsız yüklenebilen ayrı paketlere bölme.

  • service workerisimservis işçisi

    Sayfadan ayrı çalışan ve denetlediği sayfaların ağ istekleri gibi olayları işleyebilen, tarayıcının yönettiği betik.

  • focus trapisimodak sınırlaması

    Etkin bölge kapatılana kadar klavye odağını örneğin bir modal iletişim kutusu içinde tutan arayüz davranışı.

  • debouncefiilart arda tetiklemeleri geciktirerek birleştirmek

    Olaylar belirli süre gelmeyene kadar eylemi geciktirerek, genellikle hızlı tetiklemeleri tek eylemde birleştirmek.

Makine Öğrenmesi ve Veri İşleme

  • Dili anlamak, görüntüleri tanımak ya da karar vermek gibi normalde insan zekası gerektiren görevleri yerine getirebilen sistemler geliştiren bilgisayar bilimi alanı.

  • machine learningisimmakine öğrenmesi, makine öğrenimi

    Bilgisayarların elle yazılmış kurallara uymak yerine veriden örüntüler öğrenip bunları tahmin yapmak ya da karar vermek için kullandığı yapay zeka dalı.

  • modelisimmodel

    Eğitim sürecinin sonunda ortaya çıkan, öğrenilmiş parametrelere sahip program; görüntü ya da cümle gibi bir girdi alır, etiket, sayı veya metin gibi bir çıktı üretir.

  • datasetisimveri kümesi, veri seti

    Bir modeli eğitmek, test etmek ya da analiz etmek için toplanıp düzenlenmiş örnekler bütünü; görüntülerden, metinlerden veya tablo satırlarından oluşabilir.

  • training dataisimeğitim verisi

    Modelin eğitim sırasında öğrendiği örnekler. Bu verinin kalitesi, miktarı ve çeşitliliği, modelin yeni veriler üzerinde ne kadar iyi çalışacağını büyük ölçüde belirler.

  • labelisimetiket, hedef değer

    Bir eğitim örneğine eklenen doğru cevap; örneğin bir e-posta için 'spam', bir fotoğraf için 'kedi'. Denetimli öğrenen model bu cevabı tahmin etmeyi öğrenir.

  • trainfiileğitmek

    Bir modele çok sayıda örnek gösterip parametrelerini tekrar tekrar güncelleyerek çıktılarının doğru cevaplara yaklaşmasını sağlamak.

  • supervised learningisimdenetimli öğrenme, gözetimli öğrenme

    Modelin doğru cevaplarıyla (etiketleriyle) birlikte verilen örneklerden öğrendiği ve böylece yeni örneklerin cevabını tahmin edebildiği makine öğrenmesi türü.

  • neural networkisimsinir ağı, yapay sinir ağı

    Beyinden gevşek biçimde esinlenmiş, katmanlar halinde dizilmiş çok sayıda bağlantılı birimden oluşan model. Her bağlantının eğitim sırasında güncellenen bir ağırlığı vardır.

  • deep learningisimderin öğrenme

    Çok katmanlı sinir ağlarını kullanan makine öğrenmesi alanı. Günümüzdeki konuşma tanıma, görüntü tanıma ve büyük dil modelleri bu yönteme dayanır.

  • loss functionisimkayıp fonksiyonu, yitim fonksiyonu

    Modelin tahminlerinin doğru cevaplardan ne kadar uzak olduğunu ölçen formül. Eğitimin amacı, kayıp (loss) denen bu değeri olabildiğince küçültmektir.

  • overfittingisimaşırı öğrenme, aşırı uyum

    Modelin eğitim verisini gürültüsü ve tesadüfi ayrıntılarıyla birlikte fazla yakından öğrenmesi; bu yüzden eğitim verisinde iyi, yeni veride ise kötü sonuç vermesi.

  • test setisimtest kümesi, test seti

    Ayrı tutulan ve yalnızca en sonda, tamamlanmış modelin daha önce hiç görmediği örneklerde ne kadar iyi çalıştığını ölçmek için kullanılan veri bölümü.

  • accuracyisimdoğruluk, doğruluk oranı

    Modelin yaptığı tüm tahminler içinde doğru olanların oranı. Doğruluğu %90 olan bir model her on örnekten dokuzunda doğru tahmin yapar.

  • inferenceisimçıkarım, tahmin üretme

    Eğitilmiş bir modelin yeni girdiler için çıktı ürettiği aşama; örneğin bir kullanıcının sorusunu cevaplamak ya da yeni bir fotoğrafı sınıflandırmak.

  • LLMkısaltmabüyük dil modeli

    Large language model (büyük dil modeli) ifadesinin kısaltması: devasa miktarda metin üzerinde bir sonraki token'ı tahmin etmek üzere eğitilmiş, bu sayede soru cevaplayabilen, metin yazabilen, özetleyebilen ve kod üretebilen çok büyük sinir ağı.

  • promptisimistem, prompt

    Üretken bir modele ne yapması gerektiğini anlatmak için verilen metin veya başka bir girdi; bir soru, bir talimat ya da ardından görev gelen birkaç örnek olabilir.

  • fine-tuningisimince ayar, ince ayarlı eğitim

    Önceden eğitilmiş bir modelin, belirli bir görevde daha başarılı olması ya da belirli bir üslubu izlemesi için daha küçük ve göreve özel bir veri kümesiyle ek olarak eğitilmesi.

  • biasisimönyargı, yanlılık

    Bir modelin çıktılarındaki sistematik adaletsizlik; örneğin bazı insan gruplarında daha kötü çalışması. Genellikle dengesiz veriden ya da tasarım tercihlerinden kaynaklanır.

Mini test: bu terimleri biliyor musun?

Bu sözlükten 10 soru. Her terimin doğru Türkçe karşılığını seç, puanını gör.

Yazılım İngilizcesi nasıl öğrenilir?

  • Her gün alandan gerçek metinler okuyun: resmi dokümantasyon, README dosyaları, sürüm notları ve açık kaynak projelerdeki pull request ve issue tartışmaları.
  • Terimleri birlikte kullanıldıkları kelimelerle öğrenin: sadece 'bug' değil, 'fix a bug', 'report a bug' ve 'steps to reproduce'.
  • Kimse istemese bile İngilizce yazın. Commit mesajları, ticket açıklamaları ve kod yorumları kısa ve risksiz pratik fırsatlarıdır.
  • Kısaltmaları ekiplerin söylediği gibi sesli tekrar edin: API ve SDK harf harf, JSON 'Jason' ismi gibi, REST ise tek kelime olarak okunur.
  • Ekip arkadaşlarınızın incelemelerde ve günlük toplantılarda kullandığı 'Could you take a look?' ya da 'I'm blocked on…' gibi kibar kalıpları not edin ve siz de kullanın.

Sıkça sorulan sorular

Yazılım İngilizcesi kelimelerini nasıl öğrenebilirim?

Alandan gerçek metinler okuyun ve kelimelerin nasıl kullanıldığına dikkat edin: dokümantasyon, README dosyaları, sürüm notları, issue tartışmaları ve pull request yorumları. Her terimi sık birlikte kullanıldığı kelimelerle öğrenin (open a pull request, fix a bug) ve yeni kelimeleri hemen kendi commit'lerinizde, ticket'larınızda ve mesajlarınızda kullanın.

Önce hangi yazılım terimlerini öğrenmeliyim?

Günlük iş akışının kelimeleriyle başlayın: bug, fix, commit, branch, pull request, merge, code review, deploy, release, ticket, sprint ve stand-up. Ardından test ve hata ayıklama terimlerine, daha sonra da mimari ve API kelimelerine geçin. Bu sözlükteki terimler de aynı şekilde, en temelden daha ileri seviyeye doğru sıralanmıştır.

Yazılımda İngiliz ve Amerikan İngilizcesi arasında fark var mı?

Kodlarda, API'lerde ve dokümantasyonun büyük kısmında Amerikan yazımı kullanılır: color, initialize, behavior. İngiliz ekipler e-postalarda ve belgelerde 'colour' veya 'behaviour' yazabilir ama kodda Amerikan biçimini korur; örneğin CSS'teki color özelliği. Bazı kelimeler farklı okunur: agile (ABD'de 'EC-ıl', İngiltere'de 'EC-ayl') ve route (ABD'de çoğunlukla 'raut', İngiltere'de 'rut') gibi.

İş yerinde Türkçe terimi mi, İngilizcesini mi kullanmalıyım?

Türk ekiplerinde commit, merge, deploy ve pull request gibi birçok İngilizce kelime olduğu gibi, çoğu zaman Türkçe eklerle ('deploy etmek') kullanılır. 'Sürüm', 'dal' ve 'birim testi' gibi Türkçe karşılıklar ise resmi belgelerde, üniversite derslerinde ve akademik yayınlarda yaygındır. İkisini de bilmek, Türkçe bir toplantı ile İngilizce bir kod tabanı arasında rahatça geçiş yapmanızı sağlar.

Günlük toplantılarda ve kod incelemelerinde işimi İngilizce nasıl anlatırım?

Kısa ve kalıplaşmış ifadeler kullanın. Günlük toplantıda: 'Yesterday I fixed…, today I'm working on…, no blockers.' İncelemelerde: 'Could you take a look at my PR?', 'I've addressed your comments', küçük notlar için 'nit: …' ve onay için 'LGTM'. 'What do you think about…?' gibi kibar sorular doğrudan emirlerden daha iyi karşılanır.

Seviyene uygun okumayla pekiştir

Yeni kelimelerin kalıcı olmasının en hızlı yolu seviyene uygun metin okumaktır. Seviyene göre ücretsiz İngilizce kitaplar: