Web Geliştirme İngilizcesi: 100 Temel Terim ve Anlamları
Web geliştirmenin gündelik dili İngilizcedir: HTML öğeleri, CSS property'leri, JavaScript API'leri, HTTP durum kodları ve tarayıcı hata mesajları İngilizce yazılır; framework dokümantasyonlarının neredeyse tamamı da öyle. Bu terimleri bilmek front-end, back-end ve full-stack geliştiricilerin dokümantasyonu daha hızlı okumasına, çözüm ararken doğru kelimeleri kullanmasına ve tasarımcılarla, müşterilerle ve uluslararası ekiplerle net biçimde iletişim kurmasına yardımcı olur.
- 100 terim
- 11 konu
- 58 temel terim
- 201 örnek cümle
Web'in Temelleri
Bir web sitesinin ya da web uygulamasının kullanıcının tarayıcıda gördüğü ve etkileşime girdiği kısmı; temel olarak HTML, CSS ve JavaScript ile geliştirilir.
Bir web sitesinin ya da uygulamanın kullanıcının görmediği sunucu tarafı; verileri saklar, iş kurallarını çalıştırır ve ön yüze ihtiyaç duyduğu bilgileri gönderir.
Bir web uygulamasının hem ön yüzünü hem de arka ucunu, yani kullanıcı arayüzünden sunucuya ve veritabanına kadar her katmanı kapsayan.
Web sayfalarını indirip kodlarını insanların okuyup kullandığı ekranlara dönüştüren Chrome, Firefox, Safari veya Edge gibi bir program.
Uniform Resource Locator (Tekdüzen Kaynak Konumlayıcı): web'deki bir sayfanın ya da dosyanın https://example.com/blog?page=2 gibi tam adresi.
Tarayıcılardan ve diğer istemcilerden gelen istekleri bekleyen; onlara sayfa, dosya ya da veri gönderen bilgisayar veya program.
Bir bağlantıda veri isteyen taraf; genellikle tarayıcı ya da mobil uygulamadır ve yanıt veren sunucunun karşısında yer alır.
Cihaza kurulmadan web tarayıcısında çalışan uygulama; örneğin çevrim içi e-posta, harita ya da proje yönetim araçları.
Tarayıcılara yerleşik olarak gelen ve geliştiricilerin HTML ile CSS'i incelemesine, JavaScript hatalarını ayıklamasına, ağ isteklerini izlemesine ve performansı ölçmesine olanak tanıyan araçlar.
Chrome, Firefox, Safari ve Edge gibi farklı tarayıcılarda, bunların farklı sürümlerinde ve farklı cihazlarda aynı şekilde çalışan.
HTML ve İşaretleme
HyperText Markup Language (Hipermetin İşaretleme Dili): başlık, paragraf, bağlantı ve görsel gibi öğelerle bir web sayfasının yapısını ve içeriğini tanımlayan standart dil.
Bir HTML sayfasının paragraf, görsel ya da buton gibi tek bir yapı taşı; genellikle açılış etiketi, içerik ve kapanış etiketinden oluşur.
Bir öğenin nerede başlayıp nerede bittiğini gösteren, <h1> veya </p> gibi köşeli parantez içine yazılmış HTML kodu.
Açılış HTML etiketinin içine ad ve değer olarak yazılan ek bilgi; örneğin bir bağlantıdaki href ya da bir görseldeki alt.
Bir öğeye bir ya da birden fazla ad veren HTML özniteliği; böylece CSS ve JavaScript aynı gruptaki öğeleri birlikte bulup stillendirebilir.
Bir sayfanın ya da bölümün başlığı; h1'den h6'ya kadar olan öğelerle işaretlenir, h1 ana başlıktır, diğerleri alt seviyeleri gösterir.
Kullanıcıyı başka bir sayfaya veya konuma götüren tıklanabilir metin ya da görsel; HTML'de a öğesi ve href özniteliğiyle oluşturulur.
Kullanıcıların bilgi girdiği ve bu bilgilerin sunucuya gönderildiği sayfa bölümü; örneğin giriş, arama ya da iletişim formu.
Bir formda kullanıcının ad, e-posta adresi, parola ya da tarih gibi bir değer yazdığı veya seçtiği kutu ya da kontrol.
Her şey için genel amaçlı div ve span yerine nav, main, article ve button gibi öğeleri anlamlarına uygun şekilde kullanan HTML.
CSS ve Sayfa Düzeni
Cascading Style Sheets (Basamaklı Stil Sayfaları): HTML'in nasıl görüneceğini belirleyen dil; renkler, yazı tipleri, boşluklar, sayfa düzeni ve animasyonlar bununla tanımlanır.
Bir CSS kuralında stillerin hangi öğelere uygulanacağını belirten kısım; örneğin p, .button ya da #header.
Aynı sayfa düzeninin telefondan tablete, büyük monitörlere kadar her ekran boyutuna uyum sağlayacak şekilde geliştirilmesi yaklaşımı.
CSS'te ayarlanan stil özelliğinin adı; örneğin color, margin ya da display. Her zaman bir değerle birlikte yazılır.
Bir sayfanın nasıl görüneceğini tanımlayan CSS kurallarından oluşan dosya ya da blok; çoğu site bir veya daha fazla harici .css dosyasına bağlantı verir.
Öğelerin sayfadaki dizilişi; sütunların, menülerin, görsellerin ve metinlerin nerede durduğu ve ekran boyutu değişince nasıl yer değiştirdiği.
Öğeleri tek bir satır ya da sütun halinde dizip nasıl büyüyüp küçüleceklerini, nasıl hizalanacaklarını ve boşluğu nasıl paylaşacaklarını kontrol eden CSS yerleşim yöntemi.
Öğeleri aynı anda hem satırlara hem sütunlara yerleştirmeye yarayan CSS yerleşim sistemi; tam sayfa düzenleri ve kart galerileri için kullanışlıdır.
Stilleri yalnızca belirli bir koşul doğru olduğunda uygulayan CSS kuralı; örneğin en az belirli bir ekran genişliği, karanlık mod ya da yazdırma.
Her öğenin içerik, iç boşluk (padding), kenarlık (border) ve dış boşluktan (margin) oluşan dikdörtgen bir kutu olduğunu ve bunların birlikte öğenin boyutunu ve aralıklarını belirlediğini anlatan CSS kavramı.
Bir öğenin kenarlığının dışında kalan ve diğer öğeleri ondan uzaklaştıran boşluk.
Bir öğenin içinde, içeriği ile kenarlığı arasında kalan ve içeriği kenarlardan uzak tutan boşluk.
Responsive bir yerleşimin değiştiği ekran genişliği; örneğin telefonlarda tek sütundan masaüstünde üç sütuna geçilen nokta.
Web sayfasının tarayıcı penceresinde ya da telefon ekranında görünen alanı; pencere yeniden boyutlandırıldığında ya da telefon döndürüldüğünde boyutu değişir.
Birden fazla kural aynı öğeyi hedeflediğinde hangi stilin geçerli olacağına karar vermek için CSS'in kullandığı kural: ID seçicileri class seçicilerinden, class seçicileri de öğe seçicilerinden güçlüdür.
JavaScript, Framework'ler ve Araçlar
Her web tarayıcısında çalışan ve sayfalara etkileşim kazandıran programlama dili; Node.js sayesinde sunucularda da çalışır.
Document Object Model (Belge Nesne Modeli): tarayıcının bir sayfanın HTML'inden oluşturduğu ve sayfa açıkken JavaScript'in okuyup değiştirebildiği nesne ağacı.
Angular, Vue, Next.js ya da Laravel gibi, uygulama geliştirmek için hazır kod, araç ve kurallar sunan ve projenin nasıl düzenleneceğini belirleyen yapı.
Bir projeye eklenen ve ihtiyaç duyulduğunda çağrılan hazır kod koleksiyonu; örneğin tarih işlemleri, grafikler ya da animasyonlar için.
Kendi işaretlemesi, stili ve mantığı olan, tekrar kullanılabilir ve bağımsız arayüz parçası; örneğin bir buton, açılır pencere (modal) ya da ürün kartı.
Tarayıcıda gerçekleşen ve kodun tepki verebildiği durum; örneğin bir tıklama, tuşa basma, form gönderme ya da sayfanın yüklenmesinin bitmesi.
Bir öğede tıklama ya da tuşa basma gibi belirli bir olayı bekleyen ve o olay gerçekleştiğinde çalışan fonksiyon.
Veri yükleme gibi bir işi başlatıp o işin bitmesini beklemeden diğer kodları çalıştırmaya devam eden kodu niteler.
Sunucudan gelecek veri gibi henüz hazır olmayan bir sonucu temsil eden ve daha sonra başarıyla tamamlanan ya da başarısız olan JavaScript nesnesi.
Kodu ve veriyi kullanıcının gördüğü şeye dönüştürmek; bu iş ya sayfayı ekrana çizen tarayıcıda ya da HTML'i oluşturan sunucuda yapılır.
Bir uygulamanın ya da bileşenin belirli bir anda tuttuğu ve ekranda neyin gösterileceğini belirleyen veriler; örneğin bir menünün açık olup olmadığı ya da kullanıcının ne yazdığı.
Tek bir HTML sayfası yükleyen ve kullanıcı gezindikçe her seferinde yeni sayfa yüklemek yerine içeriği JavaScript ile güncelleyen web uygulaması.
JavaScript'in standart paket yöneticisi ve paketlerin indirildiği çevrim içi kayıt deposu; npm install gibi komutlarla kullanılır.
Bir projenin çalışmak için ihtiyaç duyduğu ve package.json gibi bir dosyada listelenen dış paket ya da kütüphane.
JavaScript'in üzerine kurulu, türler (type) ekleyerek birçok hatanın kod çalışırken değil yazılırken bulunmasını sağlayan programlama dili.
Çok sayıda JavaScript, CSS ve diğer dosyayı bağımlılıklarıyla birlikte tarayıcıların hızlıca yükleyebileceği birkaç optimize edilmiş dosyada birleştiren araç.
HTTP ve API'ler
Hypertext Transfer Protocol (Hiper Metin Aktarım Protokolü): tarayıcıların ve sunucuların web üzerinden istek gönderip yanıt alırken uyduğu kurallar bütünü.
Application Programming Interface (Uygulama Programlama Arayüzü): bir yazılımın başka bir yazılımdan veri ya da işlem talep etmesinin tanımlı yolu; örneğin JSON döndüren bir web API'si.
Bir istemcinin sunucuya gönderdiği ve bir web sayfası, görsel ya da veri isteyen veya bir değişikliğin kaydedilmesini talep eden mesaj.
Sunucunun bir isteğe karşılık geri gönderdiği mesaj; bir durum kodu, başlıklar ve genellikle HTML ya da JSON gibi bir gövde içerir.
JavaScript Object Notation: süslü parantez içinde anahtar-değer çiftlerinden oluşan basit bir metin veri biçimi; web API'lerinin çoğu bunu kullanır.
Bir API'nin tek bir veri türü veya işlem için istek kabul eden belirli URL'si; örneğin /api/users ya da /api/orders/42.
Her HTTP yanıtında bulunan ve sonucu gösteren üç basamaklı sayı; örneğin başarı için 200, bulunamadı için 404, sunucu hatası için 500.
Örneğin son mesajlar ya da ürün listesi gibi verileri, çoğu zaman sayfa açıkken, bir sunucudan veya API'den istemek ve almak.
Her kaynağın kendi URL'sine sahip olduğu ve GET, POST, DELETE gibi standart HTTP metotlarıyla bu kaynaklar üzerinde işlem yapılan, REST tarzında tasarlanmış API.
Bir HTTP isteğinin başındaki ve istemcinin ne yapmak istediğini belirten kelime; örneğin okumak için GET, oluşturmak için POST, silmek için DELETE.
Bir HTTP isteği ya da yanıtıyla birlikte gönderilen ve Content-Type, Authorization veya Cache-Control gibi ek bilgiler taşıyan ad-değer çifti.
Arka Uç ve Veri
Kullanıcılar, siparişler ya da gönderiler gibi verilerin düzenli biçimde saklandığı ve arka ucun bunları hızla kaydedip arayabildiği ve güncelleyebildiği depo.
Bir web sitesinin tarayıcıda sakladığı ve sonraki isteklerle sunucuya geri gönderilen küçük veri parçası; oturum açma, ayarlar ve izleme için kullanılır.
Sunucunun oturum açmış bir kullanıcıyı, genellikle bir çerezde saklanan kimlik numarası aracılığıyla, kullanıcı çıkış yapana ya da süre dolana kadar hatırladığı zaman dilimi.
Kullanıcının tarayıcısında değil, sunucuda gerçekleşen; örneğin sunucu tarafı kod, doğrulama ya da render.
Veritabanı adresi ya da API anahtarı gibi, uygulamaya kodun dışından verilen ve ortamdan ortama farklı olabilen adlandırılmış ayar.
Barındırma, Alan Adları ve Yayına Alma
İnsanların sayısal bir IP adresi yerine yazdığı, example.com gibi okunabilir web sitesi adresi.
Bir web sitesinin dosyalarını ve kodunu internete bağlı sunucularda tutarak sitenin her an ziyaret edilebilmesini sağlayan hizmet.
Bir web sitesinin ya da uygulamanın yeni sürümünü kullanıcıların erişebileceği şekilde sunucuya koymak; çoğunlukla otomatik bir süreçle yapılır.
Bir sunucuya yüklenen, sitenin kimliğini kanıtlayan ve tarayıcının şifreli bir HTTPS bağlantısı kurmasını sağlayan dijital dosya.
Domain Name System (Alan Adı Sistemi): example.com gibi alan adlarını sunucuların IP adreslerine çeviren internet rehberi.
Kaynak kodu derleme, paketleme ve küçültme gibi işlemlerle canlıya hazır dosyalara dönüştüren otomatik adım; aynı zamanda bu adımın sonucunda çıkan dosyalar.
HTTP isteklerini kabul edip web sayfalarını ve dosyaları sunan Nginx veya Apache gibi yazılım; bu yazılımı çalıştıran makine için de kullanılır.
Canlı sitenin, production ortamına olabildiğince benzer şekilde kurulmuş kopyası; yeni sürümler gerçek kullanıcılar görmeden önce burada test edilir.
Web Performansı
Bir sayfanın indirilip ekranda kullanılabilir hale gelmesi için geçen süre; genellikle saniye ya da milisaniye cinsinden ölçülür.
Dosyaların ya da verilerin kopyalarının, tekrar daha hızlı sunulabilmeleri için bir süreliğine tutulduğu yer; örneğin tarayıcı, CDN ya da sunucu.
Content Delivery Network (İçerik Dağıtım Ağı): bir sitenin dosyalarının kopyalarını saklayan ve bunları her kullanıcıya en yakın konumdan sunan, dünyaya yayılmış sunucu ağı.
Görselleri, videoları ya da kodu gerçekten ihtiyaç duyulana, örneğin kullanıcı onlara yaklaşacak kadar kaydırana kadar yüklememe tekniği.
Kodun çalışma biçimini değiştirmeden boşlukları, yorumları ve satır sonlarını kaldırıp adları kısaltarak kod dosyalarını küçültmek.
Görselleri iyi görünmeye devam edecek şekilde dosya boyutu olarak olabildiğince küçültmek; örneğin sıkıştırarak, yeniden boyutlandırarak ve modern biçimler kullanarak.
Google'ın bir sayfadaki gerçek kullanıcı deneyimini ölçen üç metriği: yükleme (LCP), etkileşime yanıt verme hızı (INP) ve görsel kararlılık (CLS).
Erişilebilirlik
Web sitelerini görme, işitme ya da hareket kısıtlılığı olanlar ve yardımcı teknolojiler kullananlar dahil herkesin kullanabileceği hale getirme pratiği.
alt özniteliğiyle eklenen, ekran okuyucuların sesli okuduğu ve görsel yüklenemezse tarayıcının gösterdiği kısa görsel açıklaması.
Ekrandaki içeriği sesli okuyan ya da bir braille ekranına aktaran yazılım; başta görme engelliler ve az görenler tarafından kullanılır.
Accessible Rich Internet Applications (Erişilebilir Zengin İnternet Uygulamaları): role ve aria-label gibi, yardımcı teknolojilere öğeler hakkında ek bilgi veren HTML öznitelikleri bütünü.
Bir siteyi yalnızca klavyeyle kullanmak; bağlantılar, butonlar ve alanlar arasında Tab tuşuyla dolaşıp Enter veya boşluk tuşuyla bunları etkinleştirmek.
Metnin parlaklığını arka planın parlaklığıyla karşılaştıran sayı; 7:1 gibi yüksek oranlar 2:1 gibi düşük oranlardan daha kolay okunur.
Geliştiriciler için SEO
Search Engine Optimization (Arama Motoru Optimizasyonu): bir sitenin sayfalarının Google gibi arama motorlarında bulunmasına, anlaşılmasına ve daha üst sıralarda gösterilmesine yardımcı olan çalışmalar.
Sayfanın head bölümünde yer alan ve tarayıcılara ve arama motorlarına sayfanın açıklaması ya da viewport ayarları gibi bilgiler veren HTML etiketi.
Arama motorlarının sayfaları daha kolay bulup taraması için bir web sitesinin sayfalarını listeleyen dosya; genellikle sitemap.xml adını taşır.
Bir arama motoru botunun sayfaları otomatik olarak ziyaret etmesi, bağlantılarını takip etmesi ve dizine eklenebilmeleri için içeriklerini indirmesi.
Bir arama motorunun taradığı sayfayı arama sonuçlarında görünebilmesi için kaydetmesi ve düzenlemesi.
Web Güvenliği
Bir kullanıcının kim olduğunu doğrulama süreci; örneğin parola, tek kullanımlık kod ya da Google veya Apple hesabıyla giriş yoluyla.
Tarayıcı ile sunucu arasındaki bağlantıyı TLS ile şifreleyen ve verilerin başkaları tarafından okunmasını ya da değiştirilmesini engelleyen güvenli HTTP sürümü.
Birinin, örneğin bir yorum aracılığıyla, diğer kullanıcıların açtığı bir sayfaya zararlı JavaScript yerleştirdiği ve bu betiğin onların tarayıcılarında çalıştığı saldırı.
Birinin bir forma ya da URL'ye SQL kodu yazarak bu kodun veritabanında çalışmasını sağladığı ve verilerin açığa çıkmasına ya da silinmesine yol açabilen saldırı.
Cross-Origin Resource Sharing (Kökenler Arası Kaynak Paylaşımı): bir sunucunun, yanıtlarını JavaScript aracılığıyla hangi başka sitelerin (origin) okuyabileceğini belirtmesini sağlayan tarayıcı kuralları.
Cross-Site Request Forgery (Siteler Arası İstek Sahteciliği): oturum açmış bir kullanıcının tarayıcısını kandırarak, kullanıcının güvendiği bir siteye e-posta adresini değiştirmek gibi istenmeyen bir istek göndermesini sağlayan saldırı.
Parola gibi bir veriyi tek yönlü bir fonksiyonla sabit uzunlukta bir dizeye dönüştürmek; böylece orijinal değer bu dizeden geri okunamaz.
Mini test: bu terimleri biliyor musun?
Bu sözlükten 10 soru. Her terimin doğru Türkçe karşılığını seç, puanını gör.
Web Geliştirme İngilizcesi nasıl öğrenilir?
- Her gün alandan gerçek metinler okuyun: MDN Web Docs, kullandığınız framework'ün resmi dokümantasyonu, sürüm notları ve GitHub issue'larındaki tartışmalar.
- Tarayıcınızın geliştirici araçlarını ve kod editörünüzü İngilizce kullanın; böylece konsolda gördüğünüz hata ve uyarılar, arama yaparken kullanacağınız kelimelerle aynı olur.
- Kod kelimelerinin çoğunun sıradan İngilizce kelimeler olduğuna dikkat edin: margin, padding, fetch, render ve deploy'un gündelik anlamlarını bilmek teknik anlamlarını hatırlamayı kolaylaştırır.
- Terimleri birlikte kullanıldıkları kelimelerle öğrenin: sadece 'cache' değil, 'clear the cache', 'cache headers' ve 'it's a cache issue'.
- Kısaltmaları geliştiricilerin söylediği gibi sesli tekrar edin: HTML, CSS ve URL harf harf; JSON 'Jason' ismi gibi; DOM, CORS ve REST ise tek kelime olarak okunur.
Sıkça sorulan sorular
Web geliştirme İngilizcesini nasıl öğrenebilirim?
Alandan gerçek metinler okuyun ve kelimelerin nasıl kullanıldığına dikkat edin: MDN Web Docs, framework rehberleri, değişiklik günlükleri (changelog), tarayıcı hata mesajları ve GitHub issue tartışmaları. Her terimi sık birlikte kullanıldığı kelimelerle öğrenin (clear the cache, deploy to staging) ve yeni kelimeleri hemen commit mesajlarınızda, ticket'larınızda ve kod yorumlarınızda kullanın.
Önce hangi web geliştirme terimlerini öğrenmeliyim?
İlk gün karşılaşacağınız kelimelerle başlayın: browser, server, HTML, CSS, JavaScript, element, selector, request, response, API, front end, back end ve deploy. Ardından sayfa düzeni ve framework kelimelerini, daha sonra da performans, erişilebilirlik, SEO ve güvenlik terimlerini ekleyin. Bu sözlük de aynı şekilde, en temelden daha ileri seviyeye doğru sıralanmıştır.
Geliştiriciler HTML, JSON, SQL ve diğer web kısaltmalarını nasıl okur?
Çoğu harf harf okunur: HTML, CSS, URL, API, DNS ve CDN. Bazıları kelime gibi okunur: JSON 'Jason' ismi gibi söylenir; DOM, CORS, REST ve ARIA tek kelime olarak okunur. SQL harf harf ya da 'sequel' (sikuıl) diye okunabilir. İki yaygın tuzak: cache 'cash' (keş) gibi okunur, Nginx ise 'engine x' (encin eks) diye söylenir.
Front end mi, front-end mi, yoksa frontend mi yazılır?
Üçü de kullanılır. Geleneksel yazımda isim iki kelimedir (work on the front end), başka bir isimden önce ise tire eklenir (a front-end developer). Birçok teknoloji şirketi frontend ve backend'i tek kelime olarak yazar. Aynı metin içinde tutarlı olduğunuz sürece hangisini seçtiğiniz fark etmez.
İş yerinde Türkçe terimi mi, İngilizcesini mi kullanmalıyım?
Türk web ekipleri frontend, deploy, cache, component ve state gibi birçok İngilizce kelimeyi olduğu gibi, çoğu zaman Türkçe eklerle kullanır ('deploy etmek', 'cache'i temizlemek'). Tarayıcı, sunucu, alan adı ve erişilebilirlik gibi Türkçe kelimeler de hem konuşmada hem resmi belgelerde aynı ölçüde yaygındır. İkisini de bilmek, Türkçe bir toplantı ile İngilizce dokümantasyon arasında rahatça geçiş yapmanızı sağlar.
İlgili alanlar
Seviyene uygun okumayla pekiştir
Yeni kelimelerin kalıcı olmasının en hızlı yolu seviyene uygun metin okumaktır. Seviyene göre ücretsiz İngilizce kitaplar:
