Yazılımcılar için İngilizce

Yazılım İngilizcesi: 1.143 Temel Terim ve Anlamları

Yazılım İngilizcesi sözlüğündeki 1.000 terim; programlamadan veritabanlarına, web ve mobil geliştirmeden bulut, güvenlik ve veri işlemeye uzanır. Her terimin Türkçe karşılığını, anlamını, işte nerelerde kullanıldığını ve çevirili örnek cümlelerini inceleyerek teknik belgeleri ve ekip konuşmalarını daha rahat takip edebilirsiniz.

  • 1.143 terim
  • 13 konu
  • 430 temel terim
  • 2.298 örnek cümle

API, Ağ ve Güvenlik

  • fetchfiilveri çekmek, getirmek

    Örneğin son mesajlar ya da ürün listesi gibi verileri, çoğu zaman sayfa açıkken, bir sunucudan veya API'den istemek ve almak.

  • HTTP methodisimHTTP metodu, istek yöntemi

    Bir HTTP isteğinin başındaki ve istemcinin ne yapmak istediğini belirten kelime; örneğin okumak için GET, oluşturmak için POST, silmek için DELETE.

  • headerisimbaşlık, header

    Bir HTTP isteği ya da yanıtıyla birlikte gönderilen ve Content-Type, Authorization veya Cache-Control gibi ek bilgiler taşıyan ad-değer çifti.

  • cross-site scriptingisimsiteler arası betik çalıştırma, XSS

    Birinin, örneğin bir yorum aracılığıyla, diğer kullanıcıların açtığı bir sayfaya zararlı JavaScript yerleştirdiği ve bu betiğin onların tarayıcılarında çalıştığı saldırı.

  • SQL injectionisimSQL enjeksiyonu, SQL injection

    Birinin bir forma ya da URL'ye SQL kodu yazarak bu kodun veritabanında çalışmasını sağladığı ve verilerin açığa çıkmasına ya da silinmesine yol açabilen saldırı.

  • CORSkısaltmaCORS, kökenler arası kaynak paylaşımı

    Cross-Origin Resource Sharing (Kökenler Arası Kaynak Paylaşımı): bir sunucunun, yanıtlarını JavaScript aracılığıyla hangi başka sitelerin (origin) okuyabileceğini belirtmesini sağlayan tarayıcı kuralları.

  • CSRFkısaltmasiteler arası istek sahteciliği, CSRF

    Cross-Site Request Forgery (Siteler Arası İstek Sahteciliği): oturum açmış bir kullanıcının tarayıcısını kandırarak, kullanıcının güvendiği bir siteye e-posta adresini değiştirmek gibi istenmeyen bir istek göndermesini sağlayan saldırı.

  • hashfiilhash'lemek, özetini almak

    Parola gibi bir veriyi tek yönlü bir fonksiyonla sabit uzunlukta bir dizeye dönüştürmek; böylece orijinal değer bu dizeden geri okunamaz.

  • IAMkısaltmakimlik ve erişim yönetimi, IAM

    Identity and access management ifadesinin kısaltması: bir bulut hesabına kimin ya da neyin giriş yapabileceğini ve orada neler yapmaya yetkili olduğunu denetleyen sistem.

  • least privilegeisimen az yetki ilkesi, asgari yetki prensibi

    Her kullanıcının, servisin ya da programın yalnızca işi için gerçekten ihtiyaç duyduğu yetkileri alması, fazlasını almaması gerektiğini söyleyen güvenlik ilkesi.

  • secretisimgizli bilgi, parola ve anahtar

    Bir sistemin çalışması için gereken parola, API anahtarı, token ya da özel anahtar gibi hassas değer; güvenli biçimde saklanmalı ve asla kodda veya loglarda görünmemelidir.

  • security groupisimgüvenlik grubu, sanal güvenlik duvarı

    Bir sunucuya ya da başka bir kaynağa hangi ağ trafiğinin, hangi port ve kaynaktan ulaşabileceğini veya oradan çıkabileceğini kurallarla belirleyen bulut içindeki sanal güvenlik duvarı.

  • encryptionisimşifreleme

    Veriyi yalnızca doğru anahtarla geri çözülebilecek okunamaz bir biçime dönüştürerek anahtarı olmayanların okumasını engelleme işlemi.

  • shared responsibility modelisimpaylaşılan sorumluluk modeli, ortak sorumluluk modeli

    Bulutta güvenliğin paylaşıldığını anlatan yaklaşım: veri merkezlerini, donanımı ve temel hizmetleri sağlayıcı korur; müşteri ise kendi verisini, ayarlarını ve erişim yetkilerini korur.

  • push notificationisimpush bildirimi, anlık bildirim

    Sunucudan kullanıcının cihazına gönderilen ve uygulama açık olmasa bile ekranda görünen kısa mesaj; örneğin yeni bir mesaj ya da teslimat hakkında.

  • permissionisimizin, erişim izni

    Bir uygulamanın kamera, konum, rehber veya bildirimler gibi hassas özellik ve verileri kullanabilmesi için kullanıcıdan alması gereken onay.

  • local notificationisimyerel bildirim

    Uygulamanın bir sunucuya ihtiyaç duymadan doğrudan cihaz üzerinde zamanladığı bildirim; örneğin sabah 9'da çıkan bir hatırlatıcı.

  • APNskısaltmaApple Push Notification service, APNs

    Apple Push Notification service: Push bildirimlerini sunucudan iPhone, iPad ve diğer Apple cihazlarına ileten Apple sistemi.

  • FCMkısaltmaFirebase Cloud Messaging, FCM

    Firebase Cloud Messaging: Android, iOS ve web uygulamalarına push bildirimi ve veri mesajı göndermeye yarayan ücretsiz Google hizmeti.

  • device tokenisimcihaz token'ı, cihaz anahtarı

    Belirli bir cihazdaki belirli bir uygulama kurulumunu tanımlayan benzersiz karakter dizisi; sunucunun o cihaza push bildirimi gönderebilmesi için gereklidir.

  • badgeisimrozet, bildirim rozeti

    Uygulama simgesi veya bir sekme üzerinde genellikle kırmızı olarak gösterilen küçük sayı ya da nokta; kaç okunmamış öğe veya yeni bildirim olduğunu gösterir.

  • opt inphrasal verb (öbek fiil)onay vermek, katılmayı seçmek

    Bildirim almak ya da veri paylaşmak gibi bir şeye katılmayı bilinçli olarak seçmek; tersi 'opt out', yani katılmamayı ya da ayrılmayı seçmektir.

  • keychainisimanahtar zinciri, keychain

    Apple'ın parolalar, token'lar ve anahtarlar gibi küçük gizli bilgiler için sunduğu şifreli depolama alanı; sistem tarafından korunur ve normal uygulama verilerinden ayrı tutulur.

  • biometric authenticationisimbiyometrik kimlik doğrulama, biyometrik giriş

    Kullanıcının kimliğini parola veya PIN yerine ya da bunlara ek olarak parmak izi veya yüz taraması gibi fiziksel bir özellikle doğrulamak.

  • threatisimtehdit

    Bir sisteme veya veriye zarar verme potansiyeli taşıyan her şey: bir saldırgan, zararlı bir yazılım, dikkatsiz bir çalışan, hatta sunucu odasını basan su.

  • vulnerabilityisimzafiyet, güvenlik açığı

    Bir saldırganın zarar vermek ya da sahip olmaması gereken bir erişimi elde etmek için kullanabileceği; yazılımda, donanımda, yapılandırmada veya bir süreçte bulunan zayıflık.

  • malwareisimzararlı yazılım, kötü amaçlı yazılım

    'Malicious software' (kötü niyetli yazılım) ifadesinin kısaltması; sistemlere zarar vermek, veri çalmak, kullanıcıları izlemek ya da bir cihazı izinsiz ele geçirmek için yazılmış her türlü program.

  • phishingisimoltalama, kimlik avı

    Saldırganların güvenilir görünen sahte e-postalar, mesajlar veya web siteleri hazırlayarak insanları bir bağlantıya tıklamaya, dosya açmaya ya da parolalarını paylaşmaya yönelttiği aldatma yöntemi.

  • ransomwareisimfidye yazılımı

    Kurbanın dosyalarını veya sistemlerini şifreleyip bunların kilidini açacak anahtar karşılığında, genellikle kripto para cinsinden ödeme talep eden zararlı yazılım.

  • passwordisimparola, şifre

    Bir kişinin kimliğini kanıtlamak ve bir hesaba, cihaza veya sisteme giriş yapmak için yazdığı, gizli tutulan karakter dizisi.

  • multi-factor authenticationisimçok faktörlü kimlik doğrulama, iki faktörlü kimlik doğrulama

    Erişim izni vermeden önce, örneğin parolaya ek olarak telefona gelen bir kod gibi, iki veya daha fazla farklı türde kanıt isteyen oturum açma yöntemi.

  • firewallisimgüvenlik duvarı, firewall

    Ağ trafiğini inceleyen ve belirli güvenlik kurallarına göre bu trafiğe izin veren ya da onu engelleyen donanım veya yazılım.

  • data breachisimveri ihlali, veri sızıntısı

    Kişisel veya gizli verilere yetkisiz olarak erişildiği, bu verilerin çalındığı, ifşa edildiği ya da kaybolduğu güvenlik olayı.

  • riskisimrisk

    Bir tehdidin bir zayıflığı kullanarak zarar verme olasılığı ile bu zararın kurum açısından ne kadar ciddi olacağının birlikte değerlendirilmesi.

  • exploitisimistismar kodu, exploit

    Bir sistemi, tasarlanmadığı bir şeyi yapmaya zorlamak için bir zafiyetten faydalanan kod parçası veya teknik.

  • compromisefiilele geçirmek, güvenliğini ihlal etmek

    Bir sisteme, hesaba veya ağa yetkisiz erişim ya da kontrol elde ederek onu artık güvenilemez hale getirmek.

  • VPNkısaltmasanal özel ağ, VPN

    Virtual private network (sanal özel ağ): Uzaktaki kullanıcıların veya ofislerin özel bir ağa güvenle erişebilmesi için internet üzerinden şifreli bir bağlantı kuran teknoloji.

  • penetration testisimsızma testi, penetrasyon testi

    Gerçek saldırganlardan önce zayıflıkları bulmak amacıyla güvenlik uzmanlarının bir sisteme, uygulamaya veya ağa karşı izinli olarak gerçekleştirdiği benzetim saldırı.

  • complianceisimuyum, mevzuata uyum

    Bir kurumun kendisi için geçerli yasalara, düzenlemelere, standartlara ve iç politikalara uyması ve bunu kanıtlayabilmesi durumu.

  • access controlisimerişim kontrolü, erişim denetimi

    Bir sistemi kimin ya da neyin kullanabileceğini, verileri kimin görebileceğini veya bir yere kimin girebileceğini ve orada neler yapmasına izin verildiğini belirleyen kurallar ve teknik önlemler.

  • social engineeringisimsosyal mühendislik

    Teknolojiyi aşmak yerine insanları manipüle ederek bilgi vermelerini, erişim sağlamalarını ya da saldırgana yarayacak bir işlem yapmalarını sağlama yöntemi.

  • DDoSkısaltmadağıtık hizmet engelleme saldırısı, DDoS saldırısı

    Distributed denial of service (dağıtık hizmet engelleme): Bir web sitesine veya ağa aynı anda çok sayıda makineden yoğun trafik göndererek gerçek kullanıcıların erişmesini engelleyen saldırı.

  • trojanisimtruva atı, trojan

    Ücretsiz bir araç ya da bir belge gibi faydalı veya zararsız bir program kılığına giren ve çalıştırıldığında gizlice zararlı işlemler yapan zararlı yazılım.

  • wormisimsolucan, worm

    Kullanıcının herhangi bir işlem yapmasına gerek kalmadan kendini kopyalayan ve ağ üzerinden bir bilgisayardan diğerine yayılan zararlı yazılım.

  • spywareisimcasus yazılım

    Kullanıcının yaptıklarını gizlice izleyen ve gezinme alışkanlıkları, mesajlar, parolalar veya konum gibi bilgileri toplayan zararlı yazılım.

  • decryptfiilşifresini çözmek, deşifre etmek

    Şifrelenmiş veriyi, genellikle doğru anahtarı kullanarak, eski okunabilir haline geri döndürmek.

  • encryption keyisimşifreleme anahtarı, anahtar

    Bir şifreleme algoritmasının veriyi kilitlemek ve açmak için kullandığı, genellikle uzun bir bit dizisinden oluşan gizli değer. Bu anahtar olmadan şifreli veri okunamaz.

  • digital certificateisimdijital sertifika, sayısal sertifika

    Bir açık anahtarı bir web sitesi ya da kişi gibi bir kimlikle ilişkilendiren ve güvenilir bir sertifika otoritesi tarafından imzalanan elektronik belge.

  • TLSkısaltmaTLS, Aktarım Katmanı Güvenliği

    Transport Layer Security (Aktarım Katmanı Güvenliği): Tarayıcı ile web sitesi gibi iki sistem arasında taşınan veriyi şifreleyen ve sunucunun kimliğini doğrulayan standart protokol.

  • intrusion detection systemisimsaldırı tespit sistemi, IDS

    Ağ trafiğini veya sistem etkinliğini saldırı ya da politika ihlali belirtileri açısından izleyen ve bunları bulduğunda alarm üreten araç.

  • zero-dayisimsıfırıncı gün açığı, zero-day

    Üreticinin henüz haberdar olmadığı ya da henüz yaması bulunmayan zafiyet; ilk kez istismar edildiğinde savunan tarafın onu düzeltmek için 'sıfır günü' olmuş olur.

  • CVEkısaltmaCVE, CVE kaydı

    Common Vulnerabilities and Exposures: Herkesçe bilinen her zafiyete, örneğin CVE-2021-44228 gibi, benzersiz bir kimlik numarası veren açık katalog.

  • vulnerability scanisimzafiyet taraması, güvenlik açığı taraması

    Sistemleri, ağları veya uygulamaları bilinen zayıflıklar, eksik yamalar ve güvensiz ayarlar açısından otomatik olarak kontrol eden ve bunları bir raporda listeleyen tarama.

  • SIEMkısaltmaSIEM, güvenlik bilgi ve olay yönetimi

    Security information and event management (güvenlik bilgi ve olay yönetimi): Pek çok sistemden log toplayan, bunları ilişkilendiren ve olası saldırılar hakkında alarm üreten platform.

  • false positiveisimyanlış pozitif, hatalı alarm

    Ortada gerçekte zararlı bir şey yokken bir tehdit ya da zafiyet varmış gibi yanlış sonuç veren alarm veya test sonucu.

  • containmentisimsınırlama, kontrol altına alma

    Olay müdahalesinde ekibin bir saldırının yayılmasını veya daha fazla zarar vermesini durdurduğu aşama; örneğin enfekte makinelerin ağdan izole edilmesi.

  • remediationisimgiderme, düzeltme

    Bir güvenlik sorununu kaynağında gidermeye yönelik çalışma; örneğin bir yamayı uygulamak, bir yapılandırmayı değiştirmek veya zafiyetli kodu yeniden yazmak.

  • mitigatefiilazaltmak, hafifletmek

    Tamamen ortadan kaldırılamayan bir riskin veya saldırının gerçekleşme olasılığını ya da etkisini azaltmak; örneğin geçici bir çözüm yoluyla veya ek bir kontrolle.

  • security policyisimgüvenlik politikası, bilgi güvenliği politikası

    Bir kurumun bilgilerini, sistemlerini ve çalışanlarını korumak için uyduğu kuralları belirleyen, yönetim tarafından onaylanmış resmi belge.

  • attack surfaceisimsaldırı yüzeyi

    Bir saldırganın bir sisteme veya kuruma girmeye ya da oradan veri çıkarmaya çalışabileceği tüm noktaların bütünü; örneğin açık portlar, web uygulamaları, kullanıcı hesapları ve tedarikçiler.

  • brute-force attackisimkaba kuvvet saldırısı, deneme yanılma saldırısı

    Doğrusu bulunana kadar, genellikle otomatik olarak, çok sayıda parolanın veya anahtarın art arda denendiği saldırı.

  • credentialsisimkimlik bilgileri, giriş bilgileri

    Bir kullanıcının kim olduğunu kanıtlayan ve oturum açmasını sağlayan bilgiler; çoğunlukla kullanıcı adı ve parola, ama aynı zamanda anahtarlar, token'lar ve sertifikalar.

  • single sign-onisimtek oturum açma, SSO

    Kullanıcının tek bir kimlik bilgisi setiyle bir kez oturum açıp ardından yeniden giriş yapmadan pek çok farklı uygulamayı kullanabilmesini sağlayan oturum açma sistemi.

  • role-based access controlisimrol tabanlı erişim kontrolü, RBAC

    İzinlerin 'muhasebeci' veya 'yönetici' gibi rollere tanımlandığı ve kullanıcıların bir role atanarak erişim elde ettiği yetki yönetimi yöntemi.

  • public-key cryptographyisimaçık anahtarlı kriptografi, asimetrik şifreleme

    Biri herkesle paylaşılabilen açık anahtar, diğeri sahibinin gizli tuttuğu özel anahtar olmak üzere birbiriyle bağlantılı bir anahtar çifti kullanan kriptografi türü.

  • end-to-end encryptionisimuçtan uca şifreleme

    Mesajları yalnızca gönderenin ve asıl alıcının okuyabildiği, aradaki hizmet sağlayıcının bile içeriği göremediği şifreleme.

  • network segmentationisimağ segmentasyonu, ağ bölümlendirme

    Bir ağı, aralarındaki trafiğin kontrol altında tutulduğu ayrı bölgelere bölerek bir bölümdeki sorunun diğerlerine kolayca yayılmasını engelleme yaklaşımı.

  • zero trustisimsıfır güven, zero trust

    Şirket ağının içinde bile hiçbir kullanıcıya veya cihaza varsayılan olarak güvenmeyen; her istekte kimliği ve bağlamı yeniden kontrol eden güvenlik modeli.

  • EDRkısaltmauç nokta tespit ve müdahale, EDR

    Endpoint detection and response (uç nokta tespit ve müdahale): Dizüstü bilgisayarlarda ve sunucularda etkinlikleri kaydeden, şüpheli davranışları tespit eden ve analistlerin uzaktan inceleme ve müdahale yapmasını sağlayan güvenlik yazılımı.

  • threat intelligenceisimtehdit istihbaratı, siber tehdit istihbaratı

    Saldırganlar, yöntemleri ve kullandıkları araçlar hakkında toplanıp analiz edilen; bir kurumun saldırılara hazırlanmasına ve onları tespit etmesine yardımcı olan bilgiler.

  • indicator of compromiseisimihlal göstergesi, tehlike göstergesi

    Bir sisteme saldırı yapılmış olabileceğine işaret eden teknik iz; örneğin zararlı bir IP adresi, dosya hash'i veya alan adı.

  • digital forensicsisimadli bilişim, dijital adli inceleme

    Bir olay sırasında ne yaşandığını, mahkemede de geçerli olabilecek şekilde ortaya çıkarmak için disk imajları, bellek ve loglar gibi dijital delillerin toplanması ve incelenmesi.

  • playbookisimmüdahale kılavuzu, playbook

    Bir güvenlik ekibine oltalama veya fidye yazılımı gibi belirli bir alarm ya da olay türünü nasıl ele alacağını adım adım anlatan yazılı kılavuz.

  • escalatefiileskale etmek, üst seviyeye iletmek

    Ciddi olduğu ya da kendi yetkinizi veya uzmanlığınızı aştığı için bir alarmı, olayı veya sorunu daha kıdemli bir kişiye ya da ekibe iletmek.

  • patch managementisimyama yönetimi

    Tüm sistemlerdeki yazılım güncellemelerinin bulunması, test edilmesi, onaylanması ve yüklenmesi ile hangilerinin hala eksik olduğunun takip edilmesinden oluşan sürekli süreç.

  • CVSSkısaltmaCVSS puanı, Ortak Zafiyet Puanlama Sistemi

    Common Vulnerability Scoring System (Ortak Zafiyet Puanlama Sistemi): Bir zafiyetin ne kadar ciddi olduğunu 0,0 ile 10,0 arasında bir puanla derecelendiren standart yöntem.

  • misconfigurationisimyanlış yapılandırma, hatalı yapılandırma

    Yazılımın kendisindeki bir hatadan değil; yanlış, güvensiz ya da varsayılan halinde bırakılmış ayarlardan kaynaklanan güvenlik zayıflığı.

  • auditisimdenetim, denetleme

    Bir kurumun güvenlik kontrollerinin ve süreçlerinin bir standarda, bir yasaya veya kendi politikalarına uygun olup olmadığını inceleyen resmi ve bağımsız değerlendirme.

  • risk assessmentisimrisk değerlendirmesi, risk analizi

    Riskleri belirlemek, gerçekleşme olasılıklarını ve ciddiyetlerini tahmin etmek ve hangilerinin öncelikle ele alınması gerektiğine karar vermek için yürütülen yapılandırılmış süreç.

  • rules of engagementifadeangajman kuralları, test kuralları

    Bir güvenlik testinin üzerinde anlaşılmış koşulları: neyin, ne zaman ve hangi yöntemlerle test edilebileceği ve bir sorun çıkarsa kiminle iletişime geçileceği.

  • findingisimbulgu, tespit

    Bir denetim, değerlendirme veya sızma testi sırasında tespit edilip belgelenen, genellikle bir önem derecesiyle birlikte verilen güvenlik sorunu ya da zayıflık.

  • reconnaissanceisimkeşif, bilgi toplama

    Bir saldırının veya güvenlik testinin, hedef hakkında alan adları, çalışanlar, kullanılan teknolojiler ve dışarıya açık servisler gibi bilgilerin toplandığı ilk aşaması.

  • privilege escalationisimyetki yükseltme, hak yükseltme

    Sahip olunan erişim haklarından daha yüksek haklar elde etmek; örneğin bir hatayı veya yanlış yapılandırmayı kötüye kullanarak normal kullanıcı hesabından yönetici seviyesine geçmek.

  • lateral movementisimyanal hareket, yatay hareket

    Saldırganların ilk ele geçirdikleri makineden aynı ağ içindeki diğer sistemlere geçerek değerli veri veya daha yüksek yetkiler araması.

  • man-in-the-middle attackisimortadaki adam saldırısı, araya girme saldırısı

    Birinin, iletişim kuran iki tarafın arasına gizlice girerek aralarında geçen trafiği okuyabildiği veya değiştirebildiği saldırı.

  • keyloggerisimtuş kaydedici, keylogger

    Kullanıcının bastığı her tuşu gizlice kaydeden, genellikle parolaları ve özel mesajları ele geçirmek için kullanılan yazılım veya küçük donanım parçası.

  • botnetisimbot ağı, botnet

    Bir saldırganın uzaktan kontrol ettiği ve örneğin spam göndermek ya da DDoS saldırıları yapmak için birlikte kullandığı, bot adı verilen çok sayıda enfekte bilgisayar veya cihazdan oluşan ağ.

  • backdoorisimarka kapı

    Normal kimlik doğrulamayı atlatan gizli bir giriş yolu; geliştiriciler tarafından bırakılmış ya da saldırganlar tarafından daha sonra geri dönebilmek için yerleştirilmiş olabilir.

  • sandboxisimsandbox, kum havuzu

    Şüpheli dosyaların veya programların gerçek sistemlere risk oluşturmadan güvenle çalıştırılıp ne yaptıklarının gözlemlendiği, yalıtılmış ve kontrollü ortam.

  • web application firewallisimweb uygulama güvenlik duvarı, WAF

    Web uygulamalarının önünde konumlanan ve SQL enjeksiyonu ile siteler arası betik çalıştırma gibi yaygın web saldırılarını engellemek için HTTP trafiğini süzen güvenlik duvarı.

  • open portisimaçık port

    Bir cihaz üzerinde bağlantı kabul eden, yani arkasında dinlemede olan bir servis bulunduğu için başkaları tarafından erişilebilen ağ portu.

  • digital signatureisimdijital imza, sayısal imza

    Bir mesaja, belgeye veya dosyaya eklenen; onu kimin oluşturduğunu kanıtlayan ve imzalandıktan sonra değiştirilmediğini gösteren kriptografik değer.

  • ciphertextisimşifreli metin, şifrelenmiş veri

    Şifrelendikten sonra rastgele karakterler gibi görünen ve doğru anahtar olmadan anlaşılamayan veri. Okunabilir asıl haline düz metin (plaintext) denir.

  • threat huntingisimtehdit avcılığı

    Otomatik alarmlarla henüz tespit edilmemiş saldırganların izlerini, çoğunlukla bir hipotezden yola çıkarak, sistemlerde ve loglarda proaktif olarak arama.

  • security controlisimgüvenlik kontrolü, güvenlik önlemi

    Bir güvenlik riskini azaltan her türlü teknik, idari veya fiziksel önlem; örneğin bir güvenlik duvarı, bir politika, bir eğitim ya da kilitli bir kapı.

  • GDPRkısaltmaGenel Veri Koruma Tüzüğü, GDPR

    General Data Protection Regulation (Genel Veri Koruma Tüzüğü): Kurumların kişisel verileri nasıl topladığına, kullandığına ve koruduğuna dair kurallar koyan ve Mayıs 2018'den beri uygulanan Avrupa Birliği düzenlemesi.

  • hardeningisimsıkılaştırma, güvenlik sıkılaştırması

    Gereksiz yazılımları ve servisleri kaldırarak, varsayılan ayarları değiştirerek ve güvenli yapılandırmalar uygulayarak bir sistemi daha güvenli hale getirme süreci.

  • responsible disclosureisimsorumlu ifşa, koordineli zafiyet bildirimi

    Bir zafiyeti önce üreticiye veya sistem sahibine gizlice bildirmek ve ayrıntılar kamuoyuyla paylaşılmadan önce düzeltmeleri için makul bir süre tanımak.

  • bug bountyisimhata ödül programı, bug bounty

    Bir kurumun dışarıdaki araştırmacıları kendi sistemlerindeki zafiyetleri bulup bildirmeye davet ettiği ve geçerli bildirimler için ödül ödediği program.

Mini test: bu terimleri biliyor musun?

Bu sözlükten 10 soru. Her terimin doğru Türkçe karşılığını seç, puanını gör.

Yazılım İngilizcesi nasıl öğrenilir?

  • Her gün alandan gerçek metinler okuyun: resmi dokümantasyon, README dosyaları, sürüm notları ve açık kaynak projelerdeki pull request ve issue tartışmaları.
  • Terimleri birlikte kullanıldıkları kelimelerle öğrenin: sadece 'bug' değil, 'fix a bug', 'report a bug' ve 'steps to reproduce'.
  • Kimse istemese bile İngilizce yazın. Commit mesajları, ticket açıklamaları ve kod yorumları kısa ve risksiz pratik fırsatlarıdır.
  • Kısaltmaları ekiplerin söylediği gibi sesli tekrar edin: API ve SDK harf harf, JSON 'Jason' ismi gibi, REST ise tek kelime olarak okunur.
  • Ekip arkadaşlarınızın incelemelerde ve günlük toplantılarda kullandığı 'Could you take a look?' ya da 'I'm blocked on…' gibi kibar kalıpları not edin ve siz de kullanın.

Sıkça sorulan sorular

Yazılım İngilizcesi kelimelerini nasıl öğrenebilirim?

Alandan gerçek metinler okuyun ve kelimelerin nasıl kullanıldığına dikkat edin: dokümantasyon, README dosyaları, sürüm notları, issue tartışmaları ve pull request yorumları. Her terimi sık birlikte kullanıldığı kelimelerle öğrenin (open a pull request, fix a bug) ve yeni kelimeleri hemen kendi commit'lerinizde, ticket'larınızda ve mesajlarınızda kullanın.

Önce hangi yazılım terimlerini öğrenmeliyim?

Günlük iş akışının kelimeleriyle başlayın: bug, fix, commit, branch, pull request, merge, code review, deploy, release, ticket, sprint ve stand-up. Ardından test ve hata ayıklama terimlerine, daha sonra da mimari ve API kelimelerine geçin. Bu sözlükteki terimler de aynı şekilde, en temelden daha ileri seviyeye doğru sıralanmıştır.

Yazılımda İngiliz ve Amerikan İngilizcesi arasında fark var mı?

Kodlarda, API'lerde ve dokümantasyonun büyük kısmında Amerikan yazımı kullanılır: color, initialize, behavior. İngiliz ekipler e-postalarda ve belgelerde 'colour' veya 'behaviour' yazabilir ama kodda Amerikan biçimini korur; örneğin CSS'teki color özelliği. Bazı kelimeler farklı okunur: agile (ABD'de 'EC-ıl', İngiltere'de 'EC-ayl') ve route (ABD'de çoğunlukla 'raut', İngiltere'de 'rut') gibi.

İş yerinde Türkçe terimi mi, İngilizcesini mi kullanmalıyım?

Türk ekiplerinde commit, merge, deploy ve pull request gibi birçok İngilizce kelime olduğu gibi, çoğu zaman Türkçe eklerle ('deploy etmek') kullanılır. 'Sürüm', 'dal' ve 'birim testi' gibi Türkçe karşılıklar ise resmi belgelerde, üniversite derslerinde ve akademik yayınlarda yaygındır. İkisini de bilmek, Türkçe bir toplantı ile İngilizce bir kod tabanı arasında rahatça geçiş yapmanızı sağlar.

Günlük toplantılarda ve kod incelemelerinde işimi İngilizce nasıl anlatırım?

Kısa ve kalıplaşmış ifadeler kullanın. Günlük toplantıda: 'Yesterday I fixed…, today I'm working on…, no blockers.' İncelemelerde: 'Could you take a look at my PR?', 'I've addressed your comments', küçük notlar için 'nit: …' ve onay için 'LGTM'. 'What do you think about…?' gibi kibar sorular doğrudan emirlerden daha iyi karşılanır.

Seviyene uygun okumayla pekiştir

Yeni kelimelerin kalıcı olmasının en hızlı yolu seviyene uygun metin okumaktır. Seviyene göre ücretsiz İngilizce kitaplar: