Tüm alanlarda aramak için en az 2 karakter yazın.
Yazılım İngilizcesi: 1.143 Temel Terim ve Anlamları
Yazılım İngilizcesi sözlüğündeki 1.000 terim; programlamadan veritabanlarına, web ve mobil geliştirmeden bulut, güvenlik ve veri işlemeye uzanır. Her terimin Türkçe karşılığını, anlamını, işte nerelerde kullanıldığını ve çevirili örnek cümlelerini inceleyerek teknik belgeleri ve ekip konuşmalarını daha rahat takip edebilirsiniz.
- 1.143 terim
- 13 konu
- 430 temel terim
- 2.298 örnek cümle
Web, Mobil ve Arayüz Geliştirme
Bir web sitesinin ya da uygulamanın kullanıcının görmediği sunucu tarafı; verileri saklar, iş kurallarını çalıştırır ve ön yüze ihtiyaç duyduğu bilgileri gönderir.
Bir web uygulamasının hem ön yüzünü hem de arka ucunu, yani kullanıcı arayüzünden sunucuya ve veritabanına kadar her katmanı kapsayan.
Web sayfalarını indirip kodlarını insanların okuyup kullandığı ekranlara dönüştüren Chrome, Firefox, Safari veya Edge gibi bir program.
HyperText Markup Language (Hipermetin İşaretleme Dili): başlık, paragraf, bağlantı ve görsel gibi öğelerle bir web sayfasının yapısını ve içeriğini tanımlayan standart dil.
Cascading Style Sheets (Basamaklı Stil Sayfaları): HTML'in nasıl görüneceğini belirleyen dil; renkler, yazı tipleri, boşluklar, sayfa düzeni ve animasyonlar bununla tanımlanır.
Her web tarayıcısında çalışan ve sayfalara etkileşim kazandıran programlama dili; Node.js sayesinde sunucularda da çalışır.
Uniform Resource Locator (Tekdüzen Kaynak Konumlayıcı): web'deki bir sayfanın ya da dosyanın https://example.com/blog?page=2 gibi tam adresi.
Tarayıcılardan ve diğer istemcilerden gelen istekleri bekleyen; onlara sayfa, dosya ya da veri gönderen bilgisayar veya program.
Bir bağlantıda veri isteyen taraf; genellikle tarayıcı ya da mobil uygulamadır ve yanıt veren sunucunun karşısında yer alır.
Bir HTML sayfasının paragraf, görsel ya da buton gibi tek bir yapı taşı; genellikle açılış etiketi, içerik ve kapanış etiketinden oluşur.
Bir öğenin nerede başlayıp nerede bittiğini gösteren, <h1> veya </p> gibi köşeli parantez içine yazılmış HTML kodu.
Açılış HTML etiketinin içine ad ve değer olarak yazılan ek bilgi; örneğin bir bağlantıdaki href ya da bir görseldeki alt.
Bir CSS kuralında stillerin hangi öğelere uygulanacağını belirten kısım; örneğin p, .button ya da #header.
Document Object Model (Belge Nesne Modeli): tarayıcının bir sayfanın HTML'inden oluşturduğu ve sayfa açıkken JavaScript'in okuyup değiştirebildiği nesne ağacı.
Aynı sayfa düzeninin telefondan tablete, büyük monitörlere kadar her ekran boyutuna uyum sağlayacak şekilde geliştirilmesi yaklaşımı.
Web sitelerini görme, işitme ya da hareket kısıtlılığı olanlar ve yardımcı teknolojiler kullananlar dahil herkesin kullanabileceği hale getirme pratiği.
Cihaza kurulmadan web tarayıcısında çalışan uygulama; örneğin çevrim içi e-posta, harita ya da proje yönetim araçları.
Tarayıcılara yerleşik olarak gelen ve geliştiricilerin HTML ile CSS'i incelemesine, JavaScript hatalarını ayıklamasına, ağ isteklerini izlemesine ve performansı ölçmesine olanak tanıyan araçlar.
CSS'te ayarlanan stil özelliğinin adı; örneğin color, margin ya da display. Her zaman bir değerle birlikte yazılır.
Bir sayfanın nasıl görüneceğini tanımlayan CSS kurallarından oluşan dosya ya da blok; çoğu site bir veya daha fazla harici .css dosyasına bağlantı verir.
Öğelerin sayfadaki dizilişi; sütunların, menülerin, görsellerin ve metinlerin nerede durduğu ve ekran boyutu değişince nasıl yer değiştirdiği.
Öğeleri tek bir satır ya da sütun halinde dizip nasıl büyüyüp küçüleceklerini, nasıl hizalanacaklarını ve boşluğu nasıl paylaşacaklarını kontrol eden CSS yerleşim yöntemi.
Öğeleri aynı anda hem satırlara hem sütunlara yerleştirmeye yarayan CSS yerleşim sistemi; tam sayfa düzenleri ve kart galerileri için kullanışlıdır.
Stilleri yalnızca belirli bir koşul doğru olduğunda uygulayan CSS kuralı; örneğin en az belirli bir ekran genişliği, karanlık mod ya da yazdırma.
Kendi işaretlemesi, stili ve mantığı olan, tekrar kullanılabilir ve bağımsız arayüz parçası; örneğin bir buton, açılır pencere (modal) ya da ürün kartı.
Tarayıcıda gerçekleşen ve kodun tepki verebildiği durum; örneğin bir tıklama, tuşa basma, form gönderme ya da sayfanın yüklenmesinin bitmesi.
Kullanıcılar, siparişler ya da gönderiler gibi verilerin düzenli biçimde saklandığı ve arka ucun bunları hızla kaydedip arayabildiği ve güncelleyebildiği depo.
Bir sayfanın indirilip ekranda kullanılabilir hale gelmesi için geçen süre; genellikle saniye ya da milisaniye cinsinden ölçülür.
Dosyaların ya da verilerin kopyalarının, tekrar daha hızlı sunulabilmeleri için bir süreliğine tutulduğu yer; örneğin tarayıcı, CDN ya da sunucu.
Search Engine Optimization (Arama Motoru Optimizasyonu): bir sitenin sayfalarının Google gibi arama motorlarında bulunmasına, anlaşılmasına ve daha üst sıralarda gösterilmesine yardımcı olan çalışmalar.
alt özniteliğiyle eklenen, ekran okuyucuların sesli okuduğu ve görsel yüklenemezse tarayıcının gösterdiği kısa görsel açıklaması.
Bir sayfanın ya da bölümün başlığı; h1'den h6'ya kadar olan öğelerle işaretlenir, h1 ana başlıktır, diğerleri alt seviyeleri gösterir.
Kullanıcıyı başka bir sayfaya veya konuma götüren tıklanabilir metin ya da görsel; HTML'de a öğesi ve href özniteliğiyle oluşturulur.
Kullanıcıların bilgi girdiği ve bu bilgilerin sunucuya gönderildiği sayfa bölümü; örneğin giriş, arama ya da iletişim formu.
Bir formda kullanıcının ad, e-posta adresi, parola ya da tarih gibi bir değer yazdığı veya seçtiği kutu ya da kontrol.
Her şey için genel amaçlı div ve span yerine nav, main, article ve button gibi öğeleri anlamlarına uygun şekilde kullanan HTML.
Her öğenin içerik, iç boşluk (padding), kenarlık (border) ve dış boşluktan (margin) oluşan dikdörtgen bir kutu olduğunu ve bunların birlikte öğenin boyutunu ve aralıklarını belirlediğini anlatan CSS kavramı.
Bir öğenin kenarlığının dışında kalan ve diğer öğeleri ondan uzaklaştıran boşluk.
Bir öğenin içinde, içeriği ile kenarlığı arasında kalan ve içeriği kenarlardan uzak tutan boşluk.
Web sayfasının tarayıcı penceresinde ya da telefon ekranında görünen alanı; pencere yeniden boyutlandırıldığında ya da telefon döndürüldüğünde boyutu değişir.
Bir öğede tıklama ya da tuşa basma gibi belirli bir olayı bekleyen ve o olay gerçekleştiğinde çalışan fonksiyon.
Veri yükleme gibi bir işi başlatıp o işin bitmesini beklemeden diğer kodları çalıştırmaya devam eden kodu niteler.
Sunucudan gelecek veri gibi henüz hazır olmayan bir sonucu temsil eden ve daha sonra başarıyla tamamlanan ya da başarısız olan JavaScript nesnesi.
Bir uygulamanın ya da bileşenin belirli bir anda tuttuğu ve ekranda neyin gösterileceğini belirleyen veriler; örneğin bir menünün açık olup olmadığı ya da kullanıcının ne yazdığı.
Tek bir HTML sayfası yükleyen ve kullanıcı gezindikçe her seferinde yeni sayfa yüklemek yerine içeriği JavaScript ile güncelleyen web uygulaması.
Sunucunun oturum açmış bir kullanıcıyı, genellikle bir çerezde saklanan kimlik numarası aracılığıyla, kullanıcı çıkış yapana ya da süre dolana kadar hatırladığı zaman dilimi.
Kullanıcının tarayıcısında değil, sunucuda gerçekleşen; örneğin sunucu tarafı kod, doğrulama ya da render.
Veritabanı adresi ya da API anahtarı gibi, uygulamaya kodun dışından verilen ve ortamdan ortama farklı olabilen adlandırılmış ayar.
Content Delivery Network (İçerik Dağıtım Ağı): bir sitenin dosyalarının kopyalarını saklayan ve bunları her kullanıcıya en yakın konumdan sunan, dünyaya yayılmış sunucu ağı.
Chrome, Firefox, Safari ve Edge gibi farklı tarayıcılarda, bunların farklı sürümlerinde ve farklı cihazlarda aynı şekilde çalışan.
Birden fazla kural aynı öğeyi hedeflediğinde hangi stilin geçerli olacağına karar vermek için CSS'in kullandığı kural: ID seçicileri class seçicilerinden, class seçicileri de öğe seçicilerinden güçlüdür.
JavaScript'in standart paket yöneticisi ve paketlerin indirildiği çevrim içi kayıt deposu; npm install gibi komutlarla kullanılır.
JavaScript'in üzerine kurulu, türler (type) ekleyerek birçok hatanın kod çalışırken değil yazılırken bulunmasını sağlayan programlama dili.
Çok sayıda JavaScript, CSS ve diğer dosyayı bağımlılıklarıyla birlikte tarayıcıların hızlıca yükleyebileceği birkaç optimize edilmiş dosyada birleştiren araç.
Görselleri, videoları ya da kodu gerçekten ihtiyaç duyulana, örneğin kullanıcı onlara yaklaşacak kadar kaydırana kadar yüklememe tekniği.
Kodun çalışma biçimini değiştirmeden boşlukları, yorumları ve satır sonlarını kaldırıp adları kısaltarak kod dosyalarını küçültmek.
Görselleri iyi görünmeye devam edecek şekilde dosya boyutu olarak olabildiğince küçültmek; örneğin sıkıştırarak, yeniden boyutlandırarak ve modern biçimler kullanarak.
Google'ın bir sayfadaki gerçek kullanıcı deneyimini ölçen üç metriği: yükleme (LCP), etkileşime yanıt verme hızı (INP) ve görsel kararlılık (CLS).
Accessible Rich Internet Applications (Erişilebilir Zengin İnternet Uygulamaları): role ve aria-label gibi, yardımcı teknolojilere öğeler hakkında ek bilgi veren HTML öznitelikleri bütünü.
Metnin parlaklığını arka planın parlaklığıyla karşılaştıran sayı; 7:1 gibi yüksek oranlar 2:1 gibi düşük oranlardan daha kolay okunur.
Sayfanın head bölümünde yer alan ve tarayıcılara ve arama motorlarına sayfanın açıklaması ya da viewport ayarları gibi bilgiler veren HTML etiketi.
Arama motorlarının sayfaları daha kolay bulup taraması için bir web sitesinin sayfalarını listeleyen dosya; genellikle sitemap.xml adını taşır.
Bir arama motoru botunun sayfaları otomatik olarak ziyaret etmesi, bağlantılarını takip etmesi ve dizine eklenebilmeleri için içeriklerini indirmesi.
Akıllı telefon veya tablette çalışmak üzere tasarlanan, genellikle App Store ya da Google Play gibi bir uygulama mağazasından indirilen program.
Apple'ın iPhone için geliştirdiği işletim sistemi. Bu sistemin uygulamaları ağırlıklı olarak Xcode ve Swift programlama dili gibi Apple'ın kendi araçlarıyla geliştirilir.
Google'ın geliştirdiği mobil işletim sistemi; Samsung, Xiaomi ve Google'ın kendisi gibi pek çok telefon üreticisi tarafından kullanılır. Uygulamaları ağırlıklı olarak Kotlin veya Java ile yazılır.
Belirli bir platform için, o platformun kendi dilleri ve araçlarıyla geliştirilen uygulama; örneğin iOS için Swift, Android için Kotlin ile yazılan bir uygulama.
Tek ve ortak bir kod tabanından birden fazla platformda, genellikle hem iOS hem Android'de çalışan uygulama veya framework'ü tanımlar.
Bir mobil cihazın donanımını ve yazılımını bilgisayarda taklit eden program; uygulamayı gerçek bir telefon olmadan çalıştırıp test etmeyi sağlar.
Xcode ile gelen ve iOS uygulamalarını Mac'te iPhone ya da iPad görünümlü bir pencerede çalıştıran Apple aracı; gerçek cihazın donanımını birebir taklit etmez.
Uygulamada kullanıcının bir anda gördüğü tam görünümlerden her biri; örneğin giriş ekranı ya da ayarlar ekranı. Uygulamalar bir ekranlar dizisi olarak planlanır.
Bir şeyi seçmek için ekrana tek parmakla kısa ve hızlı biçimde dokunmak; örneğin bir butona, bağlantıya ya da listedeki bir öğeye.
Daha fazlasını görmek için ekrandaki içeriği yukarı, aşağı ya da yana hareket ettirmek; genellikle parmağı bir liste veya sayfa üzerinde kaydırarak yapılır.
Bir uygulamanın açılıştan kapanışa kadar geçtiği durumlar dizisi (aktif, arka planda, askıya alınmış gibi) ve her geçişte sistemin uygulamaya gönderdiği olaylar.
Uygulamanın çalışmaya devam ettiği ya da bellekte tutulduğu ama ekranda görünmediği durum; örneğin kullanıcı başka bir uygulamaya geçtiğinde.
Uygulamanın açık ve ekranda görünür olduğu, kullanıcının onunla doğrudan etkileşime girebildiği durum.
Uygulamanın internet bağlantısı olmadan da kullanılabildiği çalışma biçimi; kayıtlı verileri gösterir ve bağlantı geri geldiğinde değişiklikleri sonradan gönderir.
Uygulamanın ayarlar, dosyalar veya veritabanı gibi verileri sunucuya bağlanmadan kullanabilmek için doğrudan cihazın üzerinde sakladığı alan.
Kullanıcının uygulamanın içinden satın aldığı şey; ek özellikler, oyun parası ya da abonelik gibi. Ödeme App Store veya Google Play üzerinden yapılır.
Apple'ın iPhone, iPad, Mac ve diğer Apple platformları için uygulama yazmaya, derlemeye, test etmeye ve yayınlamaya yarayan geliştirme ortamı. Yalnızca macOS'ta çalışır.
Google'ın Android uygulamaları için resmi geliştirme ortamı; IntelliJ IDEA tabanlıdır ve kod editörü, Android Emulator, profil araçları ve derleme araçları içerir.
Apple'ın 2014'te tanıttığı, iOS ve diğer Apple platformlarında uygulama geliştirmek için kullanılan programlama dili; eski Objective-C dilinin yerini büyük ölçüde almıştır.
JetBrains'in geliştirdiği ve Google'ın Android geliştirme için ana dil olarak önerdiği modern programlama dili; Java koduyla birlikte çalışabilir.
Meta'nın geliştirdiği, JavaScript veya TypeScript ve React ile iOS ve Android uygulamaları geliştirmeyi sağlayan ve gerçek native arayüz bileşenlerini kullanan cross-platform framework.
Google'ın tek kod tabanından mobil, web ve masaüstü uygulamaları geliştirmeye yarayan açık kaynaklı framework'ü; Dart dilini kullanır ve arayüzü ekrana kendisi çizer.
Genellikle ekranın altında yer alan ve kullanıcıların Ana Sayfa, Arama ve Profil gibi ana bölümler arasında geçiş yapmasını sağlayan simgeli çubuk.
Parmağı ekran üzerinde tek bir yönde hızlıca kaydırmak; örneğin sonraki fotoğrafa geçmek, listedeki bir öğeyi silmek ya da geri dönmek için.
Uygulama başlarken kullanıcının gördüğü ilk ekran; genellikle ana içerik hazır olana kadar düz bir arka plan üzerinde logoyu gösterir.
Uygulamayı yeni yükleyen kullanıcının geçtiği ilk ekranlar; ana özellikleri tanıtır, izin ister veya hesap oluşturmaya yardımcı olur.
Sistem genelinde ve bunu destekleyen uygulamalarda koyu arka plan üzerinde açık renkli metin gösteren görüntü ayarı; çoğu zaman gece kullanımı için tercih edilir.
Yerel değişiklikleri göndererek ve yenilerini indirerek cihazdaki veriyle sunucudaki veriyi aynı duruma getirmek; 'synchronize' kelimesinin kısaltmasıdır.
HTML, CSS ve JavaScript gibi web teknolojileriyle geliştirilen ve native bir kabuğun içine yerleştirilen uygulama; böylece mağazalardan yüklenebilir ve bazı cihaz özelliklerini kullanabilir.
Ayrı bir tarayıcı açmadan web sayfalarını uygulamanın içinde gösteren bileşen; geliştiricilerin web içeriğini native bir ekranın içinde göstermesini sağlar.
Kod değişikliklerini, çoğu zaman mevcut ekranı ve durumunu kaybetmeden, çalışan uygulamada bir iki saniye içinde gösteren geliştirme özelliği.
Uygulamanın arayüzünü çizdiği ve kullanıcı girdilerini işlediği iş parçacığı; burada yavaş işler çalıştırılırsa uygulama donar ve yanıt vermez olur.
Uygulama bellekte bulunmadığı için sistemin her şeyi baştan oluşturmak zorunda kaldığı başlatma; en yavaş başlatma türüdür.
Android'de kullanıcı arayüzüne sahip tek bir ekranı temsil eden ve oluşturulmasından yok edilmesine kadar kendi yaşam döngüsü olan temel uygulama bileşeni.
Mini test: bu terimleri biliyor musun?
Bu sözlükten 10 soru. Her terimin doğru Türkçe karşılığını seç, puanını gör.
Yazılım İngilizcesi nasıl öğrenilir?
- Her gün alandan gerçek metinler okuyun: resmi dokümantasyon, README dosyaları, sürüm notları ve açık kaynak projelerdeki pull request ve issue tartışmaları.
- Terimleri birlikte kullanıldıkları kelimelerle öğrenin: sadece 'bug' değil, 'fix a bug', 'report a bug' ve 'steps to reproduce'.
- Kimse istemese bile İngilizce yazın. Commit mesajları, ticket açıklamaları ve kod yorumları kısa ve risksiz pratik fırsatlarıdır.
- Kısaltmaları ekiplerin söylediği gibi sesli tekrar edin: API ve SDK harf harf, JSON 'Jason' ismi gibi, REST ise tek kelime olarak okunur.
- Ekip arkadaşlarınızın incelemelerde ve günlük toplantılarda kullandığı 'Could you take a look?' ya da 'I'm blocked on…' gibi kibar kalıpları not edin ve siz de kullanın.
Sıkça sorulan sorular
Yazılım İngilizcesi kelimelerini nasıl öğrenebilirim?
Alandan gerçek metinler okuyun ve kelimelerin nasıl kullanıldığına dikkat edin: dokümantasyon, README dosyaları, sürüm notları, issue tartışmaları ve pull request yorumları. Her terimi sık birlikte kullanıldığı kelimelerle öğrenin (open a pull request, fix a bug) ve yeni kelimeleri hemen kendi commit'lerinizde, ticket'larınızda ve mesajlarınızda kullanın.
Önce hangi yazılım terimlerini öğrenmeliyim?
Günlük iş akışının kelimeleriyle başlayın: bug, fix, commit, branch, pull request, merge, code review, deploy, release, ticket, sprint ve stand-up. Ardından test ve hata ayıklama terimlerine, daha sonra da mimari ve API kelimelerine geçin. Bu sözlükteki terimler de aynı şekilde, en temelden daha ileri seviyeye doğru sıralanmıştır.
Yazılımda İngiliz ve Amerikan İngilizcesi arasında fark var mı?
Kodlarda, API'lerde ve dokümantasyonun büyük kısmında Amerikan yazımı kullanılır: color, initialize, behavior. İngiliz ekipler e-postalarda ve belgelerde 'colour' veya 'behaviour' yazabilir ama kodda Amerikan biçimini korur; örneğin CSS'teki color özelliği. Bazı kelimeler farklı okunur: agile (ABD'de 'EC-ıl', İngiltere'de 'EC-ayl') ve route (ABD'de çoğunlukla 'raut', İngiltere'de 'rut') gibi.
İş yerinde Türkçe terimi mi, İngilizcesini mi kullanmalıyım?
Türk ekiplerinde commit, merge, deploy ve pull request gibi birçok İngilizce kelime olduğu gibi, çoğu zaman Türkçe eklerle ('deploy etmek') kullanılır. 'Sürüm', 'dal' ve 'birim testi' gibi Türkçe karşılıklar ise resmi belgelerde, üniversite derslerinde ve akademik yayınlarda yaygındır. İkisini de bilmek, Türkçe bir toplantı ile İngilizce bir kod tabanı arasında rahatça geçiş yapmanızı sağlar.
Günlük toplantılarda ve kod incelemelerinde işimi İngilizce nasıl anlatırım?
Kısa ve kalıplaşmış ifadeler kullanın. Günlük toplantıda: 'Yesterday I fixed…, today I'm working on…, no blockers.' İncelemelerde: 'Could you take a look at my PR?', 'I've addressed your comments', küçük notlar için 'nit: …' ve onay için 'LGTM'. 'What do you think about…?' gibi kibar sorular doğrudan emirlerden daha iyi karşılanır.
İlgili alanlar
Seviyene uygun okumayla pekiştir
Yeni kelimelerin kalıcı olmasının en hızlı yolu seviyene uygun metin okumaktır. Seviyene göre ücretsiz İngilizce kitaplar:
