Deadlock ne demek?
Uluslararası ilişkilerde anlamı, Türkçe karşılığı ve örnek cümleler
Deadlock, uluslararası ilişkilerde çıkmaz, kilitlenme, tıkanma anlamına gelir.
Taraflardan hiçbiri tutumunu değiştirmeye yanaşmadığı için anlaşmanın sağlanamadığı ve ilerleme kaydedilemediği durum.
English: A situation in which the parties cannot agree and no progress is possible because neither side is willing to change its position.
Nerede ve nasıl kullanılır?
Görüşmeler çıkmaza girer (reach deadlock), çıkmazla sonuçlanır (end in deadlock) ya da çıkmazda kalır (remain in deadlock); arabulucu çıkmazı aşmaya (break the deadlock) çalışır. Sıfatı 'deadlocked'dır. Yakın anlamlıları: stalemate (askeri durumlar için de kullanılır), impasse ve standstill.
Örnek cümleler
The negotiations have been in deadlock since March.
Müzakereler mart ayından bu yana çıkmazda.
A new proposal from the chair helped break the deadlock.
Başkanın yeni önerisi çıkmazın aşılmasına yardımcı oldu.
The committee remained deadlocked over the budget.
Komite bütçe konusunda kilitlenmiş durumda kaldı.
Sık kullanılan kalıplar
- break the deadlock
- end in deadlock
- political deadlock
- reach a deadlock
- deadlocked talks
İlgili terimler
Bu kelime başka alanlarda
Aynı İngilizce kelime başka bir alanda farklı bir anlama gelebilir:
Aynı konudan: Müzakere ve Zirve Dili
Seviyene uygun okumayla pekiştir
Yeni kelimelerin kalıcı olmasının en hızlı yolu seviyene uygun metin okumaktır. Seviyene göre ücretsiz İngilizce kitaplar:
