Standing ne demek?
Hukukta anlamı, Türkçe karşılığı ve örnek cümleler
Standing, hukukta dava açma hakkı, taraf sıfatı, hukuki yarar anlamına gelir.
Belirli bir talebi mahkemeye götürme hakkı; kişi ancak konudan yeterince etkileniyorsa bu hakka sahiptir. Latince 'locus standi' olarak da anılır.
English: The right to bring a particular claim to court, which a person has only if they are sufficiently affected by the matter; also called locus standi.
Nerede ve nasıl kullanılır?
Mahkemeler davacının dava açma hakkı bulunup bulunmadığını (has standing) inceler ve gerekirse davayı bu hakkın yokluğu nedeniyle reddeder (for lack of standing). Özellikle kamu hukukunda ve ABD anayasa davalarında önemlidir; davacının genellikle gerçek ve kişisel bir zarara uğradığını göstermesi gerekir. Türk idare hukukunda iptal davası için aranan 'menfaat ihlali' şartı buna yakındır.
Örnek cümleler
The court dismissed the claim because the association lacked standing.
Mahkeme, derneğin dava açma hakkı bulunmadığı gerekçesiyle davayı reddetti.
To have standing, the plaintiffs must show that the policy affects them directly.
Dava açma hakkına sahip olmak için davacıların söz konusu uygulamanın kendilerini doğrudan etkilediğini göstermesi gerekir.
Sık kullanılan kalıplar
- have standing
- lack standing
- for lack of standing
- standing to sue
- locus standi
İlgili terimler
Aynı konudan: Davalar ve Yargılama Usulü
Seviyene uygun okumayla pekiştir
Yeni kelimelerin kalıcı olmasının en hızlı yolu seviyene uygun metin okumaktır. Seviyene göre ücretsiz İngilizce kitaplar:
Bu sayfa İngilizce öğrenenler için kelime açıklaması içerir; hukuki tavsiye değildir.
