Otel ve turizm çalışanları için İngilizce

Turizm İngilizcesi: 340 Temel Terim ve Anlamları

Otel ve turizm çalışanları resepsiyonda, telefonda, restoranda ve turda her gün dünyanın dört bir yanından gelen misafirlerle İngilizce konuşur. Bu sözlük rezervasyon, giriş-çıkış işlemleri, kat hizmetleri, yiyecek-içecek servisi, rehberlik, şikayet yönetimi ve acente işleri için gereken kelimeleri bir araya getiriyor ve her birini gündelik iş hayatından örneklerle açıklıyor.

  • 340 terim
  • 12 konu
  • 109 temel terim
  • 684 örnek cümle

Yiyecek ve İçecek Servisi

  • bain-marieisimbenmari

    Yiyeceği yavaşça ısıtmak veya sıcak tutmak için sıcak su banyosu kullanan kap ya da sistem.

  • busserisimmasa toplama görevlisi

    Masaları toplayıp yeniden hazırlayan ve servis personeline destek veren restoran çalışanı.

Misafir İlişkileri ve Şikayetler

  • guestisimmisafir, konuk

    Otelde konaklayan ya da restoran, spa, havuz gibi hizmetlerinden yararlanan kişi.

  • complaintisimşikayet

    Misafirin gürültü, temiz olmayan oda ya da yavaş servis gibi bir şeyin yanlış veya yetersiz olduğunu dile getirmesi.

  • inconvenienceisimrahatsızlık, aksaklık

    Misafire yaşatılan sıkıntı, zorluk veya rahatsızlık; çoğunlukla personel bir aksaklık için özür dilerken kullanılır.

  • guest relationsisimmisafir ilişkileri

    Misafir memnuniyetinden sorumlu; misafirleri karşılayan, özel taleplerle ilgilenen ve şikayetlerin çözülmesine yardımcı olan otel departmanı.

  • look intophrasal verb (öbek fiil)ilgilenmek, incelemek

    Bir sorunu veya talebi çözmek için ayrıntılarını araştırmak; personelin misafire sıkça verdiği bir sözdür.

  • complimentarysıfatücretsiz, ikram

    Otel veya işletme tarafından nezaket gereği ya da iyi hizmetin parçası olarak ücretsiz verilen.

  • escalatefiilüst kademeye iletmek, üste taşımak

    Bir sorunu veya şikayeti ilk aşamada çözülemediği için daha üst düzey bir kişiye ya da departmana iletmek.

  • follow upphrasal verb (öbek fiil)takip etmek, tekrar görüşmek

    Bir sorunun çözüldüğünden ya da talebin yerine getirildiğinden emin olmak için daha sonra yeniden iletişime geçmek veya kontrol etmek.

  • online reviewisimonline yorum, misafir yorumu

    Misafirin konaklaması, yemeği ya da turu hakkında bir internet sitesinde veya uygulamada paylaştığı, diğer gezginlerin okuyabildiği yorum ve puan.

  • repeat guestisimtekrar gelen misafir, sadık misafir

    Aynı otelde daha önce kalmış ve tekrar gelen misafir.

  • VIPkısaltmaVIP, çok önemli misafir

    Very important person kısaltması; statüsü, harcaması, sadakati veya etkisi nedeniyle özel ilgi gösterilen misafir.

  • stayisimkonaklama, kalış

    Misafirin varıştan ayrılışa kadar bir otelde ya da başka bir yerde geçirdiği süre.

  • apologisefiilözür dilemek, af dilemek

    Kendinizin ya da otelinizin neden olduğu bir sorun, hata veya rahatsızlık için birine üzgün olduğunuzu söylemek.

  • feedbackisimgeri bildirim, görüş

    Misafirlerin konaklamaları ya da bir hizmet hakkındaki yorum ve görüşleri; otel bunları neyin iyi gittiğini ve neyin geliştirilmesi gerektiğini görmek için kullanır.

  • deal withphrasal verb (öbek fiil)ilgilenmek, halletmek

    Bir sorunu çözmek, bir talebi yanıtlamak ya da bir kişi veya durumla ilgilenmek için harekete geçmek.

  • compensationisimtelafi, tazminat

    Bir otelin ya da şirketin, yaşanan bir sorun veya kayıp karşılığında misafire verdiği para, indirim ya da ücretsiz hizmet gibi telafi.

  • accommodatefiilkarşılamak, yerine getirmek

    Misafirin ihtiyaç duyduğu ya da istediği şeyi sağlamak; ayrıca belirli sayıda kişiye yetecek alana sahip olmak.

  • goodwill gestureisimjest, iyi niyet jesti

    Bir sorunun ardından otelin misafire önem verdiğini göstermek için ücretsiz sunduğu tatlı, içecek ya da geç çıkış gibi küçük ikram.

  • courtesy callisimnezaket araması, memnuniyet araması

    Misafirin genellikle varışından kısa bir süre sonra, her şeyin yolunda olup olmadığını öğrenmek ve yardım teklif etmek için yapılan kısa telefon görüşmesi ya da ziyaret.

  • go the extra miledeyimelinden gelenin fazlasını yapmak, beklenenin ötesine geçmek

    Birine yardım etmek ya da bir işi iyi yapmak için beklenenden fazla çaba göstermek; örneğin bir misafiri şaşırtmak veya memnun etmek için.

  • complaint handlingisimşikâyet yönetimi

    Misafir şikâyetlerini profesyonel ve zamanında biçimde alma, inceleme, yanıt verme ve çözme sürecidir.

  • guest satisfactionisimmisafir memnuniyeti

    Misafirlerin konaklama, hizmet ve genel deneyimlerinden ne kadar memnun kaldığını gösteren düzeydir.

  • service recoveryisimhizmet telafisi

    Bir işletmenin hizmette yaşanan sorunu düzeltmek, memnuniyetsizliği azaltmak ve konuğun güvenini yeniden kazanmak için attığı adımlardır.

  • walked guestisimbaşka otele yönlendirilen misafir

    Geçerli rezervasyonu olmasına rağmen, genellikle varışta uygun oda kalmadığı için otelin başka bir tesise yerleştirdiği misafirdir.

Turlar ve Rehberlik

  • tour guideisimtur rehberi, turist rehberi

    Turistlere gezilecek yerleri gösteren, buraların tarihini ve kültürünü anlatan meslek sahibi kişi.

  • itineraryisimtur programı, seyahat programı

    Bir gezinin veya turun nereye, hangi sırayla ve hangi saatlerde gidileceğini gösteren ayrıntılı programı.

  • excursionisimgezi, ekskürsiyon

    Turistlerin otellerinden çıkıp bir yeri görmek veya bir etkinlik yapmak için katıldığı, genellikle bir gün ya da daha kısa süren gezi.

  • guided tourisimrehberli tur, rehber eşliğinde gezi

    Müze, şehir ya da tarihi alan gibi bir yere rehber eşliğinde yapılan ve rehberin grubun gördüklerini anlattığı ziyaret.

  • meeting pointisimbuluşma noktası, toplanma yeri

    Bir tur grubunun ya da yolcuların turdan önce veya tur sırasında belirlenen saatte toplandığı, önceden kararlaştırılmış yer.

  • pick upphrasal verb (öbek fiil)almak, otelden almak

    Birini otel veya havalimanı gibi bir yerden araba, minibüs ya da otobüsle almak.

  • day tripisimgünübirlik tur, günübirlik gezi

    Geceleme olmadan, genellikle gezmek veya bir etkinliğe katılmak için aynı gün gidip dönülen yolculuk.

  • entrance feeisimgiriş ücreti, müze giriş ücreti

    Müze, tarihi alan, park ya da benzeri bir yere girmek için ziyaretçinin ödediği ücret.

  • sightseeingisimgezip görme, şehir gezisi

    Bir şehir veya bölgedeki ünlü ya da ilgi çekici yerleri turist olarak gezip görme etkinliği.

  • landmarkisimsimge yapı, önemli yer

    Kolayca tanınan ve insanların yönünü bulmasına yardım eden ya da bir şehrin tarihinde önemli yeri olan ünlü yapı veya mekan.

  • tourist attractionisimturistik yer, gezilecek yer

    Müze, tarihi alan, doğal güzellik ya da tema park gibi pek çok ziyaretçinin görmeye gittiği yer veya etkinlik.

  • souvenirisimhediyelik eşya, hatıra

    Yolcunun bir yeri hatırlamak için satın aldığı ya da sakladığı magnet, seramik tabak veya yöresel tatlı gibi küçük eşya.

  • free timeisimserbest zaman

    Tur sırasında grubun rehber eşliğinde gezmediği; katılımcıların kendi başlarına dolaşabildiği, alışveriş yapıp yemek yiyebildiği ya da dinlenebildiği süre.

  • boat tripisimtekne turu, tekne gezisi

    Keyif için yapılan; çoğunlukla yüzme, gezi ya da öğle yemeği molaları içeren, genellikle birkaç saat veya bir gün süren kısa tekne yolculuğu.

  • World Heritage SiteisimDünya Mirası alanı, UNESCO Dünya Mirası

    Efes, Pamukkale veya İstanbul'un tarihi alanları gibi, özel kültürel ya da doğal değeri nedeniyle UNESCO tarafından Dünya Mirası Listesi'ne alınmış yer.

  • headcountisimsayım, kişi sayımı

    Bir gruptaki herkesin orada olduğundan emin olmak için kişileri sayma; örneğin tur otobüsü bir moladan kalkmadan önce.

  • tour leaderisimtur lideri, grup lideri

    Bir grupla tüm yolculuk boyunca seyahat eden, organizasyonla ve sorunlarla ilgilenen ve gidilen her yerde yerel rehberlerle birlikte çalışan kişi.

  • audio guideisimsesli rehber, sesli anlatım cihazı

    Ziyaretçiler kendi hızlarında gezerken bir müze veya ören yeri hakkında kaydedilmiş bilgileri dinleten küçük cihaz ya da telefon uygulaması.

  • tour commentaryisimtur anlatımı

    Bir tur ya da gezi sırasında rehber tarafından yapılan sözlü bilgilendirme, açıklama ve anlatımdır.

  • departure timeisimhareket saati

    Bir turun, otobüsün, teknenin, uçuşun ya da grubun bir yerden ayrılmasının planlandığı saat.

  • hop-on hop-offsıfatistediğin durakta inip binmeli

    Bilet sahiplerinin belirlenmiş duraklarda araçtan inip tekrar binebildiği gezi hizmetini niteler.

  • shore excursionisimkruvaziyer kara gezisi

    Kruvaziyer gemisinin liman durağı sırasında karada yapılan organize etkinlik veya gezi.

  • port of callisimuğrak limanı

    Bir geminin yolculuğu sırasında ziyaret ettiği liman.

  • turnaround portisimkruvaziyer yolcu değişim limanı

    Bir kruvaziyerin bitip yenisinin başladığı, yolcuların inip yeni yolcuların bindiği liman.

  • overtourismisimaşırı turizm baskısı

    Yerel yaşamı, çevreyi veya ziyaret kalitesini ciddi biçimde olumsuz etkileyen turizm baskısı.

  • carrying capacityisimturistik taşıma kapasitesi

    Bir yerin kabul edilemez zarar veya kalite kaybı olmadan destekleyebileceği ziyaretçi kullanım düzeyi.

  • community-based tourismisimtoplum temelli turizm

    Yerel toplulukların kararlarda önemli rol oynadığı ve fayda sağladığı turizm yaklaşımı.

  • agritourismisimtarım turizmi

    Üretimin sürdüğü çiftliklere ve tarımsal etkinliklere bağlı ziyaret veya konaklamalara dayanan turizm.

  • voluntourismisimgönüllülük turizmi

    Bir tatili, ziyaret edilen yerde yapılan gönüllü çalışmayla birleştiren seyahat.

  • dark tourismisimhüzün turizmi

    Ölüm, afet veya insanların çektiği acılarla ilişkili yerlere yapılan ziyaretler.

  • accessible tourismisimerişilebilir turizm

    Engelli kişilerin ve diğer erişim ihtiyaçları olan ziyaretçilerin karşılaştığı engelleri azaltacak şekilde tasarlanan turizm.

  • slow tourismisimyavaş turizm

    Acele etmeyen tempo, bir yerde daha derin deneyim ve yerelle yakın ilişkiyi öne çıkaran seyahat yaklaşımı.

  • ecotourismisimekoturizm

    Doğal alanlara yapılan; korumayı, yerel halkı ve öğrenmeyi destekleyen sorumlu seyahat.

Seyahat Acenteleri ve Tur Operatörleri

  • travel agencyisimseyahat acentesi, turizm acentesi

    Gezginlere tatil, tur, bilet ve otel konaklaması satan, çoğunlukla tedarikçilerden komisyon kazanan işletme.

  • transferisimtransfer, havalimanı transferi

    Bir rezervasyon veya paket kapsamında yolcular için genellikle havalimanı ile otel arasında ayarlanan ulaşım.

  • tour operatorisimtur operatörü

    Uçak, otel, transfer ve turları bir araya getirerek tatil paketleri oluşturan ve bunları doğrudan ya da seyahat acenteleri aracılığıyla satan şirket.

  • high seasonisimyüksek sezon, yoğun sezon

    Turizmde talebin en güçlü, otel ve seyahat fiyatlarının en yüksek olduğu, yılın en yoğun dönemi.

  • package holidayisimpaket tur, paket tatil

    Bir tur operatörü tarafından hazırlanan; ulaşım ve konaklamayı, çoğunlukla da transfer ve yemekleri tek fiyatla kapsayan tatil.

  • voucherisimvoucher, konaklama belgesi

    Seyahat acentesi veya tur operatörünün düzenlediği; misafirin otel konaklaması, tur ya da transfer için rezervasyon yaptığını ve genellikle ödediğini gösteren belge.

  • allotmentisimkontenjan, allotment

    Bir otelin kontrat kapsamında, belirli tarihler için anlaşmalı fiyatlarla satması üzere tur operatörüne veya acenteye ayırdığı oda sayısı.

  • rooming listisimrooming list, oda dağılım listesi

    Bir grubun misafirlerini, oda tiplerini ve kimin kiminle aynı odada kalacağını gösteren, gelişten önce gönderilen liste.

  • OTAkısaltmaonline seyahat acentesi, OTA

    Online travel agency kısaltması; Booking.com veya Expedia gibi otel odası, uçak bileti ve tur satan internet sitesi ya da uygulama.

  • commissionisimkomisyon, prim

    Bir otelin veya tedarikçinin, getirdiği her rezervasyon için acenteye ya da online platforma ödediği, fiyatın belli bir yüzdesi.

  • low seasonisimdüşük sezon, sezon dışı

    Bir yere en az turistin geldiği, otellerin daha sakin olduğu ve fiyatların genellikle düştüğü dönem.

  • travel agentisimseyahat acentesi çalışanı, seyahat danışmanı

    Müşterilere seyahat, otel konaklaması, uçuş ve tur planlayıp satan, genellikle bir seyahat acentesinde çalışan kişi.

  • holiday repisimotel rehberi, tur operatörü temsilcisi

    Tur operatörü adına tatil bölgesinde misafirlerle ilgilenen, bilgi veren, tur satan ve sorunlarda yardımcı olan çalışan.

  • welcome meetingisimkarşılama toplantısı, bilgilendirme toplantısı

    Tur operatörü temsilcisinin yeni gelen misafirlere otel, bölge ve turlarla ilgili faydalı bilgiler vermek için yaptığı kısa toplantı.

  • brochureisimbroşür, katalog

    Bir otel, destinasyon, tur ya da tatil teklifi hakkında resim ve bilgiler içeren küçük basılı kitapçık veya dijital doküman.

  • FITkısaltmabireysel misafir, bireysel gezgin

    Free independent traveller ifadesinin kısaltması; grupla değil tek başına ya da küçük bir grupla seyahat eden ve gezisini kendisi düzenleyen misafir.

  • DMCkısaltmadestinasyon yönetim şirketi, incoming acente

    Destination management company ifadesinin kısaltması; yurt dışından gelen gruplar için transfer, tur, etkinlik ve otel organizasyonu yapan yerel şirket.

  • travel insuranceisimseyahat sigortası

    Seyahat sırasında ortaya çıkan sağlık giderleri, iptal edilen tatil ya da kaybolan bagaj gibi sorunların masraflarını karşılayan sigorta.

  • commissionable rateisimkomisyon ödenen fiyat

    Otelin, seyahat acentesi, acente çalışanı ya da başka bir aracıya komisyon ödemeyi kabul ettiği oda fiyatıdır.

  • booking formisimrezervasyon formu

    Rezervasyon yapmak veya talep etmek için gerekli bilgileri toplamak amacıyla kullanılan belge ya da çevrim içi formdur.

  • bedbankisimkonaklama toptancısı

    Konaklama stokunu esas olarak bireysel konuklara değil, seyahat satıcılarına dağıtan toptancı.

  • global distribution systemisimküresel dağıtım sistemi

    Seyahat satıcılarının birden çok tedarikçinin stokuna erişip rezervasyon yapabildiği ağ.

  • dynamic packagingisimdinamik paketleme

    Müşteri rezervasyon yaparken seyahat bileşenlerinin birleştirilip birlikte fiyatlandırılması.

  • seat-in-coachsıfatpaylaşımlı otobüs hizmeti

    Başka yolcularla paylaşılan otobüste tek tek koltuk satılan transfer veya tur hizmetini niteler.

  • familiarization tripisimtanıtım ve ürün tanıma gezisi

    Seyahat profesyonellerinin satacakları veya tanıtacakları destinasyonu ya da ürünü deneyimlemeleri için düzenlenen gezi.

  • fly-driveisimuçuş ve araç kiralama paketi

    Hava yolculuğunu varış yerinde araç kiralamayla birleştiren tatil düzenlemesi.

  • hosted tourisimyerel ev sahibi destekli tur

    Destinasyonlarda yerel destek sunan, ancak genellikle tüm yol boyunca tek bir refakatçinin eşlik etmediği gezi.

  • inbound tourismisimülkeye gelen turizm

    Normalde başka ülkede yaşayan kişilerin, alışılmış çevrelerinin dışına çıkarak bir ülkeye yaptığı ziyaretler.

  • outbound tourismisimyurt dışına yönelik turizm

    Bir ülkede normalde yaşayan kişilerin, alışılmış çevrelerinin ve ikamet ettikleri ülkenin dışına yaptığı ziyaretler.

  • domestic tourismisimiç turizm

    Bir ülkede genellikle yaşayan kişilerin, alışılmış çevreleri dışına çıkarak aynı ülke içinde seyahat etmesi.

  • tourism leakageisimturizm gelirinin bölge dışına sızması

    Turizm harcamalarının yerel ekonomide kalmak yerine destinasyon dışına çıkan bölümü.

  • staycationisimevde veya yakın çevrede tatil

    Uzağa seyahat etmek yerine evde veya eve yakın bir yerde geçirilen tatil.

  • bleisureisimiş ve tatili birleştiren seyahat

    Bir iş gezisini kişisel dinlenme veya gezi zamanı ile birleştiren seyahat.

  • workationisimuzaktan çalışmalı tatil

    Kişinin evinden uzakta tatil ortamında kalırken uzaktan çalışmaya devam ettiği konaklama.

  • visiting friends and relativesisimarkadaş ve akraba ziyareti

    Temel amacı başka yerde yaşayan arkadaşlarla veya aile üyeleriyle zaman geçirmek olan seyahat.

  • destination management organizationisimdestinasyon yönetim kuruluşu

    Bir destinasyonun turizm gelişimini ve yönetimini koordine eden kuruluş.

  • tourism satellite accountisimturizm uydu hesabı

    Ulusal hesap kavramlarıyla turizmin ekonomik katkısını ölçen istatistiksel çerçeve.

  • visitor economyisimziyaretçi ekonomisi

    Konaklama ve ziyaret yerleri dışındaki harcamalar da dahil, ziyaretçilerin desteklediği ekonomik faaliyetler.

Satış ve Gelir Yönetimi

  • upsellingisimüst satış, upselling

    Misafiri daha üst bir oda kategorisi, daha iyi bir şarap ya da bir spa paketi gibi daha kaliteli veya daha pahalı bir ürün ya da hizmet almaya yönlendirme.

  • ADRkısaltmaortalama oda fiyatı, ortalama günlük fiyat

    Average daily rate ifadesinin kısaltması; satılan oda başına ödenen ortalama fiyat. Oda geliri, satılan oda sayısına bölünerek hesaplanır.

  • RevPARkısaltmamüsait oda başına gelir, RevPAR

    Revenue per available room ifadesinin kısaltması; toplam oda gelirinin satışa açık tüm odaların sayısına bölünmesiyle ya da ADR'nin doluluk oranıyla çarpılmasıyla bulunur.

Mini test: bu terimleri biliyor musun?

Bu sözlükten 10 soru. Her terimin doğru Türkçe karşılığını seç, puanını gör.

Turizm İngilizcesi nasıl öğrenilir?

  • Tek tek kelime değil, kalıp öğrenin: "Let me check availability", "I'll look into it right away" ve "Sorry for the inconvenience" her vardiyada kullanılır.
  • Rezervasyon onayları, voucher'lar, menüler, tur programları ve misafir yorumları gibi gerçek İngilizce otel ve seyahat metinlerini okuyun; her terimin nasıl kullanıldığına dikkat edin.
  • Çalışırken misafirin yolculuğunu takip edin: rezervasyon, varış, konaklama, ayrılış ve geri bildirim. Yeni kelimeleri hangi aşamada ihtiyaç duyduğunuza göre gruplayın.
  • Tarih, fiyat ve oda numarası söylemeyi, isimleri de harf harf okumayı sesli çalışın; bunlar misafirle yapılan hemen her konuşmada karşınıza çıkar.
  • İngiliz ve Amerikan İngilizcesi arasındaki farklara dikkat edin (bill/check, luggage/baggage, lift/elevator) ve misafirlerinizin kullandığı kelimeleri tercih edin.

Sıkça sorulan sorular

Yarım pansiyon, tam pansiyon ve her şey dahil arasındaki fark nedir?

Yarım pansiyonda (HB) kahvaltı ve genellikle akşam yemeği olmak üzere bir ana öğün dahildir. Tam pansiyonda (FB) kahvaltı, öğle ve akşam yemeği dahildir ama içecekler genellikle ücretlidir. Her şey dahil (AI) sistemde bunlara içecekler, ara atıştırmalıklar ve pek çok etkinlik eklenir. Neyin dahil olduğunu her otel kendisi belirler, bu yüzden ayrıntıları kontrol etmek gerekir.

Double oda ile twin oda arasındaki fark nedir?

Double odada iki kişinin paylaştığı tek bir yatak bulunur; twin odada ise iki ayrı tek kişilik yatak vardır. Türkçedeki "çift kişilik oda" ifadesi ikisi için de kullanılabildiğinden misafirin hangi yatak düzenini istediğini mutlaka teyit edin.

Otelde guest mi demeliyim, customer mı?

Guest deyin. Oteller, tatil köyleri ve restoranlar, ücret ödeseler bile hizmet verdikleri herkes için guest kelimesini kullanır. Customer daha çok mağaza, banka ve çağrı merkezlerinde kullanılır ve otel ortamında soğuk durabilir.

Bir misafir şikayetine İngilizce nasıl kibarca yanıt verebilirim?

Sözünü kesmeden dinleyin, özür dileyin ve anladığınızı göstermek için sorunu kendi cümlelerinizle tekrar edin. Ardından ne yapacağınızı ve ne zaman yapacağınızı söyleyin, sonra da takip edin. İşe yarayan kalıplar: "I'm very sorry about that" (Bunun için çok üzgünüm), "Let me look into it right away" (Hemen ilgileneyim) ve "I'll call you back within ten minutes" (On dakika içinde sizi geri arayacağım).

Türk otellerinde neden check-in, no-show, upgrade gibi İngilizce kelimeler kullanılıyor?

Otel yazılımları, yabancı tur operatörleriyle yapılan kontratlar ve uluslararası eğitimler büyük ölçüde İngilizce olduğundan birçok ön büro terimi olduğu gibi kullanılır: check-in, check-out, no-show, walk-in, upgrade, rooming list. Bu kelimelerin İngilizcedeki tam anlamını bilmek, onları hem misafirlerle hem de iş arkadaşlarınızla doğru kullanmanıza yardımcı olur.

Seviyene uygun okumayla pekiştir

Yeni kelimelerin kalıcı olmasının en hızlı yolu seviyene uygun metin okumaktır. Seviyene göre ücretsiz İngilizce kitaplar: