Tüm alanlarda aramak için en az 2 karakter yazın.
Tarih İngilizcesi: 245 Temel Terim ve Anlamları
İngilizce tarih kitapları, belgeseller, müze etiketleri ve üniversite seminerleri ortak bir kelime dağarcığına dayanır: dönemler ve çağlar, imparatorluklar ve hanedanlar, antlaşmalar ve devrimler, birincil kaynaklar ve arşivler. Bu sözlük siyasi, toplumsal ve iktisadi tarihin, tarih yazımının, kaynak çalışmasının ve temel arkeolojinin başlıca terimlerini doğal Türkçe karşılıkları ve derslerden, ödevlerden ve araştırmalardan alınmış gibi örnek cümlelerle açıklar. Tarih öğrencileri ve tarihi İngilizce takip etmek isteyen okurlar için hazırlandı.
- 245 terim
- 9 konu
- 60 temel terim
- 491 örnek cümle
Devrimler ve Siyasi Dönüşüm
On dokuzuncu yüzyıl başındaki emek çatışmalarında makineleri kıran İngiliz tekstil işçileriyle ilişkilendirilen hareket.
İktisat Tarihi
On sekizinci yüzyılın sonlarında İngiltere'de başlayan, el emeğine dayalı üretimden makinelere, fabrikalara ve kömür ile buhar gibi yeni enerji kaynaklarına geçiş süreci.
Tüccarların bölgeler arasında mal taşıdığı düzenli kara, nehir ya da deniz yolu; İpek Yolu ya da Hint Okyanusu'ndaki baharat yolları gibi.
On altıncı yüzyıldan on sekizinci yüzyıla kadar Avrupa'da yaygın olan ve ihracatı ithalattan fazla tutarak, altın ve gümüş biriktirerek devletin servetini ve gücünü artırmayı amaçlayan iktisat politikası.
Bir ekonominin ağırlıklı olarak tarım ve el sanatlarına dayalı yapıdan, makinelerin kullanıldığı fabrikalarda büyük ölçekli üretime geçme süreci.
Özellikle Orta Çağ ve erken modern şehirlerde aynı meslekten zanaatkarları ya da tüccarları bir araya getiren, kalite ölçütleri koyan, eğitimi ve fiyatları denetleyen ve üyelerini koruyan birlik.
Ekim 1929'daki Wall Street çöküşünün ardından başlayan ve 1930'ların büyük bölümü boyunca süren, kitlesel işsizliğe ve ticaretin daralmasına yol açan ağır dünya ekonomik krizi.
Antik çağlardan on beşinci yüzyıl civarına kadar Çin'i Orta Asya, Orta Doğu ve Akdeniz'e bağlayan kara ve deniz ticaret yolları ağı.
Tarımla, toprakla ve toprağı işleyen insanlarla ilgili; ya da esas olarak tarıma dayanan bir toplumu veya ekonomiyi niteleyen.
Kırsal üretimi ve yükümlülükleri bir beyin malikânesi ile ona bağlı köylü işletmeleri etrafında düzenleyen sistem.
Bir beyin mülkünün, kiracı işletmeleri yerine kendi kullanımına veya doğrudan yararına ayrılmış bölümü.
Özellikle Antik Roma kırsalına ilişkin anlatılarda kullanılan büyük tarım mülkü.
Belirli vergileri toplama hakkının bir otoriteye ödeme karşılığında kişi veya gruba verildiği düzen.
Madeni paranın belirtilen parasal değeri korunurken değerli metal içeriğinin azaltılması.
Kağıt ödeme vaatleri yerine, özellikle altın veya gümüş sikkeler biçimindeki para.
Makineli fabrikaların yükselişinden önce veya bununla birlikte, geniş pazarlara yönelik kırsal imalatın gelişmesi.
Olağan nakit ücret yerine mal, jeton veya sınırlı alışveriş kredisi kullanan emek ödeme sistemi.
Özellikle Atlantik tarihinde üç bölgeyi farklı gidiş ve dönüş akışlarıyla bağlayan ticaret örüntüsü.
Köle ticareti kapsamında köleleştirilmiş Afrikalıların Atlantik üzerinden Amerika kıtalarına zorla taşınması.
1492 sonrasındaki sürekli temasla Amerika kıtaları ile diğer bölgeler arasında canlıların, tarım ürünlerinin ve hastalıkların yayılması.
Hükümdar veya devlet tarafından, tarihte bazen ticaret tekeli ya da yönetim yetkisini de içeren özel haklar verilmiş şirket.
Malların toplandığı ve başka pazarlara yeniden dağıtıldığı ticaret merkezi.
Avrupa'nın bazı bölgeleriyle Asya'nın bazı bölgeleri arasında açılan ekonomik farkı ve bunun zamanı ile nedenlerine ilişkin tartışmayı belirten terim.
Tüccarların, malzemeleri çoğu zaman evlerinde ücret karşılığı işleyen dağınık çalışanlara sağladığı düzen.
Tarih Yazımı ve Tarihsel Düşünme
Geçmişte yaşanan olayların, özellikle insan topluluklarının geçmişinin incelenmesi ve tarihçilerin buldukları kanıtlara dayanarak ortaya koydukları anlatı.
Kaynakları inceleyerek, kanıtları karşılaştırarak ve olaylara bir yorum getirerek geçmişi araştıran ve bu konuda yazan kişi.
Tarih yazımı; özellikle de tarihçilerin bir konuyu zaman içinde nasıl yazdıklarının, hangi kaynakları kullandıklarının ve görüşlerinin nasıl değiştiğinin incelenmesi.
Geçmişteki olayların ne anlama geldiğine ya da neden yaşandığına dair, kanıtlara ve tarihçinin sorularına ve bakış açısına dayanan açıklama.
Geçmişe dair bir iddianın doğru olup olmadığını ya da ne kadar olası olduğunu göstermeye yardım eden, kaynaklardan, nesnelerden veya verilerden elde edilen bilgi.
Yanlış döneme yerleştirilmiş bir nesne, kelime ya da düşünce; ya da geçmişi sonraki bir dönemin ölçütleri ve kavramlarıyla değerlendirme hatası.
Bir olayı ya da durumu ancak o olay yaşandıktan ve sonuçları bilindikten sonra kavrayabilme.
Tarihin gidişatında önemli bir değişikliğe yol açan ve sonrasında olayların farklı bir yönde gelişmesine neden olan an ya da olay.
Bir kişinin, dönemin, imparatorluğun ya da olayın sonraki kuşaklara bıraktığı kalıcı etkiler, fikirler, kurumlar veya sorunlar.
Daha büyük sorulara ışık tutmak amacıyla tek bir kişi, köy, olay ya da dava gibi küçük bir birimi çok ayrıntılı biçimde inceleyen tarih yaklaşımı.
Geçmişin Antik Çağ ve Orta Çağ gibi adlandırılmış dönemlere ayrılması ve bu dönemlerin sınırlarının nereden geçmesi gerektiğine dair tartışma.
Kabul görmüş tarih yorumlarının yeni kanıtlar ya da sorular ışığında yeniden incelenmesi; kelime ayrıca iyi belgelenmiş olguların siyasi amaçlarla çarpıtılması anlamına da gelebilir.
Bir olayın yaşandığı ya da bir metnin yazıldığı dönemin koşulları, düşünceleri ve olayları; bunlar o olayın veya metnin anlamını açıklamaya yardım eder.
Ortak kökenleri, kariyerleri ve bağlantıları belirlemek için tanımlanmış bir grubun yaşamlarının sistemli incelenmesi.
Geçmişe ilişkin sorulara iktisat kuramının ve nicel yöntemlerin uygulanması.
Fransız Annales dergisiyle ve toplumsal yaşam ile uzun dönemli yapıların disiplinler arası incelenmesiyle ilişkili tarihçilik geleneği.
Uzun zaman dilimleri boyunca yavaş değişen yapıları öne çıkaran tarihsel analiz ölçeği.
Güçlü seçkinlerin dışında kalan insanların deneyimlerini ve eylemlerini öne çıkaran yaklaşım.
Tabi kılınmış grupları inceleyen ve esas olarak seçkinler etrafında kurulan tarihleri sorgulayan tarih yazımı yaklaşımı.
Uzman akademik ortamların dışındaki kitlelerle birlikte veya onlar için üretilen tarih çalışması.
İnsanlar ile insan dışındaki çevre arasındaki ilişkilerin zaman içindeki değişiminin incelenmesi.
Geçmiş nüfusların ve doğum, ölüm, evlilik ile göç örüntülerinin incelenmesi.
Ulusal sınırların ötesindeki hareketleri, ilişkileri ve süreçleri izleyen yaklaşım.
Nedenselliği araştırmak için gerçekleşen olaylara makul alternatifleri inceleyen tarihsel akıl yürütme.
Geçmişi, bugünün değer verilen kurumlarına doğru ilerleyen bir yol olarak sunan yorum.
Kayıtların oluşturulması, saklanması veya kaybolması sonucunda günümüze ulaşan belgelerde oluşan yokluk ya da zayıf temsil.
Bir kaynağı, üreticisinin öne çıkarmayı amaçlamadığı anlamları veya deneyimleri ortaya çıkarmak için yorumlama.
Bir halkın geçmişini tarihsel kaynaklarla antropolojik yaklaşımları birleştirerek inceleme.
Kaynaklar ve Arşivler
İncelenen dönemde ya da olaylara tanık olan kişilerce oluşturulmuş kanıt; mektuplar, günlükler, resmi kayıtlar, fotoğraflar veya nesneler gibi.
Olaylardan sonra yazılan ve geçmişi başka kanıtlardan yararlanarak tartışan ya da yorumlayan eser; tarih kitabı, dergi makalesi veya biyografi gibi.
Uzun süre saklanmak üzere korunan tarihi kayıtlar bütünü ya da bu kayıtların muhafaza edilip araştırmacılara sunulduğu bina veya kurum.
Elle yazılmış kitap ya da belge, özellikle matbaanın yaygınlaşmasından önce üretilmiş olanlar; ayrıca bir yazarın yayımlanmadan önceki metni.
Bir kaynağın ya da yazarın belirli bir kişiyi, grubu veya açıklamayı kayırmasına yol açan ve anlatımın dengeli ya da eksiksiz olmasını engelleyen tek yanlı bakış.
Devletin yaptığı ve genellikle yaş, cinsiyet, hane, meslek ya da mülk gibi bilgileri kaydeden resmi nüfus sayımı.
Tarihi olayları meydana geldikleri sırayla anlatan ve genellikle anlattığı dönemde ya da kısa süre sonra yazılmış eser.
Bir tarihi kaynağın nereden geldiğini, kimin ve neden oluşturduğunu, belirli bir soru için ne kadar güvenilir ve yararlı olduğunu değerlendirmek amacıyla yapılan dikkatli inceleme.
İnsanların geçmişe dair anlattıklarının, genellikle kayıt altına alınan görüşmeler yoluyla toplanması ve incelenmesi; ayrıca bu yolla elde edilen kayıtlar.
Bir hükümdarın icraatlarını, bir yasayı, bir adağı ya da bir defni kaydetmek için çoğu zaman taşa, metale, binaya veya başka sert bir yüzeye oyulan, kazınan ya da boyanan yazı.
Bir belgenin ya da nesnenin kökeni ve yapıldığı andan itibaren kimlerin elinde bulunduğunun kaydı; özgünlüğünü ve yasal olarak edinilip edinilmediğini değerlendirmek için kullanılır.
Bir arşivdeki kayıtları toplayan, düzenleyen, koruyan, tanımlayan ve araştırmacıların bunları bulup kullanmasına yardım eden uzman.
Tarihsel el yazılarının ve yazı biçimlerinin incelenmesi ve okunması.
Belgelerin niteliğini ve sahihliğini değerlendirmek için biçimlerini, üretimini ve aktarımını inceleyen bilim dalı.
Yazmaların yapıları, malzemeleri ve düzenleri dahil fiziksel kitaplar olarak incelenmesi.
Sikkelerin ve ilgili parasal nesnelerin üretim, kullanım ve tarihsel bağlamlarının kanıtı olarak incelenmesi.
Mühürlerin, mühür izlerinin ve bunların tarihsel kullanımının incelenmesi.
Çoğunlukla bir kurumun hakları ve mülkleriyle ilgili belgelerin suretlerini toplayan yazma cilt.
Önceki yazı silindikten veya kazındıktan sonra yeniden kullanılan ve bazen okunabilir eski izler taşıyan yazı yüzeyi.
Genellikle kitabın sonunda yer alan, çoğaltılması veya üretimi hakkında bilgi veren kayıt.
Mini test: bu terimleri biliyor musun?
Bu sözlükten 10 soru. Her terimin doğru Türkçe karşılığını seç, puanını gör.
Tarih İngilizcesi nasıl öğrenilir?
- Her hafta İngilizce gerçek tarih metinleri okuyun: bir genel tarih kitabından bir bölüm, bir makale özeti ya da bir müzenin çevrim içi kataloğu. Tarihlerin ve dönemlerin nasıl yazıldığını not edin: in the 1450s, in the late fifteenth century, in 500 BC, during the reign of.
- Her isimle birlikte kullanılan fiilleri öğrenin: bir antlaşma signed, ratified ve broken olur; bir imparatorluk rises, expands ve declines; bir hükümdar tahta çıkar (comes to the throne), hüküm sürer (reigns) ve tahttan çekilir (abdicates); bir tarihçi arşive başvurur (consults the archives) ve kaynak gösterir (cites sources).
- Her yazarın zamanı nasıl böldüğüne bakın. Türkçedeki İlk Çağ, Orta Çağ, Yeni Çağ ve Yakın Çağ, İngilizcedeki antiquity, the Middle Ages, the early modern period ve the modern period ile birebir örtüşmez; bu yüzden yalnızca adlara değil, verilen tarihlere de dikkat edin.
- Kendi yazılarınızda olaylarla yorumları birbirinden ayırın. Historians argue (tarihçiler ... olduğunu ileri sürer), the evidence suggests (kanıtlar ... olduğuna işaret ediyor) ve according to contemporary sources (dönemin kaynaklarına göre) gibi kalıplar metninizi dikkatli ve akademik gösterir.
- Aynı olay ve yerlerin İngilizce ve Türkçe adlarını yan yana öğrenin: the fall of Constantinople ve İstanbul'un Fethi, the Migration Period ve Kavimler Göçü, the Ottoman Empire ve Osmanlı Devleti. Böylece kütüphane kataloglarında ve yabancı literatürde arama yapmak çok kolaylaşır.
Sıkça sorulan sorular
History ile historiography arasındaki fark nedir?
History geçmişin kendisi ve onun incelenmesidir: ne olduğu ve neden olduğu. Historiography ise tarih yazımıdır; İngilizce akademik kullanımda daha çok, tarihçilerin bir konuyu zaman içinde nasıl yazdıklarının incelenmesi anlamına gelir: hangi kaynakları kullandıkları, hangi soruları sordukları ve yorumlarının nasıl değiştiği. Bu yüzden bir historiography ödevi olayları yeniden anlatmaz, tarihçileri ve onların görüşlerini tartışır.
İngilizcede yüzyılları ve tarihleri nasıl doğru yazarım?
The ve sıra sayısı kullanın: the 16th century ya da the sixteenth century; 16. century yanlıştır. İsimden önce kısa çizgi eklenir: a sixteenth-century mosque (on altıncı yüzyıldan kalma bir cami). The 1500s, the 16th century ile aynı yılları kapsar. BC yıldan sonra (500 BC), AD ise geleneksel olarak yıldan önce yazılır (AD 476); günümüzde pek çok akademik metin, ikisi de yıldan sonra gelen BCE ve CE biçimlerini kullanır. Özenli yazımda on yıllar kesme işareti almaz: the 1920s.
Birincil kaynak ile ikincil kaynak arasındaki fark nedir?
Birincil kaynak, incelediğiniz dönemde ya da olaylara katılan veya tanık olan biri tarafından üretilmiştir: bir mektup, bir mahkeme kaydı, bir antlaşma metni, bir fotoğraf, bir sikke. İkincil kaynak ise bu tür kanıtları kullanarak geçmişi yorumlayan daha sonraki bir çalışmadır; tarih kitabı ya da dergi makalesi gibi. Aynı metin sorunuza göre ikisi de olabilir; bu yüzden bir kaynağı neden birincil saydığınızı her zaman açıklayın.
İngilizce ve Türkçe tarih kitapları geçmişi aynı dönemlere mi ayırır?
Tam olarak değil. Türk ders kitapları geleneksel olarak İlk Çağ (375'e kadar), Orta Çağ (375–1453), Yeni Çağ (1453–1789) ve Yakın Çağ (1789'dan itibaren) ayrımını kullanır. İngilizce kitaplar ise genellikle antiquity, the Middle Ages (yaklaşık 500–1500), the early modern period (yaklaşık 1500–1800) ve the modern period ifadelerini kullanır; pek çok uzman da kendi tarih aralıklarını belirler. Çeviri yaparken etiketleri otomatik olarak eşleştirmek yerine yazarın verdiği yıllara bakın.
Historic mi demeliyim, historical mı?
Historical, geçmişle ya da tarih bilimiyle ilgili her şeyi niteler: historical documents (tarihi belgeler), historical research (tarih araştırması), a historical novel (tarihi roman). Historic ise tarihe geçecek kadar önemli anlamına gelir: a historic victory (tarihi bir zafer), a historic building (tarihi bir yapı), a historic agreement. Türkçe ikisini de çoğu zaman 'tarihi' diye çevirdiği için cümlenin genel olarak geçmişten mi yoksa özellikle önemli bir şeyden mi söz ettiğine bakın.
İlgili alanlar
Seviyene uygun okumayla pekiştir
Yeni kelimelerin kalıcı olmasının en hızlı yolu seviyene uygun metin okumaktır. Seviyene göre ücretsiz İngilizce kitaplar:
