Muhasebe İngilizcesi: 100 Temel Terim ve Anlamları
Muhasebe iş dünyasının dili olarak anılır ve uluslararası şirketlerde bu dil İngilizcedir: grup raporlama paketleri, denetim raporları, UFRS'ye göre hazırlanan finansal tablolar ve yabancı ortaklarla yapılan vergi yazışmaları İngilizce yürür. Bu sözlük, borç ve alacaktan KDV'ye, bordrodan raporlama standartlarına kadar muhasebecilerin ve denetçilerin her gün kullandığı kelimeleri doğal Türkçe karşılıkları ve iş hayatından örneklerle bir araya getirir.
- 100 terim
- 11 konu
- 47 temel terim
- 200 örnek cümle
Defter Tutma ve Kayıt
Bir işletmenin mali işlemlerini kaydetme, sınıflandırma ve raporlama işi; amaç, ortakların, yöneticilerin, vergi idaresinin ve yatırımcıların şirketin mali durumunu anlayabilmesidir.
Satışlar, alışlar, tahsilatlar ve ödemeler gibi işletme işlemlerinin günü gününe defterlere ya da muhasebe sistemine kaydedilmesi.
Bir hesabın sol tarafına yapılan kayıt. Borç kaydı varlık ve gider hesaplarını artırır; yükümlülük, özkaynak ve gelir hesaplarını azaltır.
Bir hesabın sağ tarafına yapılan kayıt. Alacak kaydı yükümlülük, özkaynak ve gelir hesaplarını artırır; varlık ve gider hesaplarını azaltır.
Bir işlemin muhasebe sistemine kaydı; tarihi, etkilenen hesapları, borç ve alacak tutarlarını ve kısa bir açıklamayı içerir.
Bir işletmenin ana hesaplar bütünü; tüm işlemler burada hesap hesap toplanır ve her hesabın bakiyesi görünür.
Bir şirketin defterlerinde kullandığı tüm hesapların numara ve adlarıyla düzenlenmiş listesi; hesaplar varlık, yükümlülük, özkaynak, gelir ve gider olarak gruplanır.
Belirli bir tarihte tüm hesapları borç ya da alacak bakiyeleriyle gösteren liste; finansal tablolar hazırlanmadan önce borç ve alacak toplamlarının eşit olup olmadığını kontrol etmeye yarar.
Henüz ödenmemiş ya da tahsil edilmemiş olsa da ait olduğu döneme kaydedilen tutar; örneğin ancak gelecek ay gelecek olan bir elektrik faturası.
Büyük defter ile banka ekstresi gibi iki kaydı karşılaştırarak tutarlı olup olmadıklarını kontrol etmek, varsa farkları bulup açıklamak.
Bir işlemi ya da yevmiye kaydını muhasebe sistemine veya deftere işleyerek hesap bakiyelerine yansıtmak.
Her ayın sonunda tahakkuk kayıtlarının atılması ve hesap mutabakatlarının yapılması gibi, o ayın sonuçlarını kesinleştirmek için muhasebecilerin tamamladığı işlemler bütünü.
Şirket defterindeki banka bakiyesini banka ekstresiyle karşılaştıran ve aradaki her farkı açıklayan düzenli kontrol.
Pul, taksi ya da temizlik malzemesi gibi küçük harcamaları banka transferi yapmadan karşılamak için ofiste tutulan az miktarda nakit.
Gelirleri yalnızca para tahsil edildiğinde, giderleri de yalnızca ödendiğinde kaydeden; kazanıldıkları ya da doğdukları zamanı dikkate almayan muhasebe yöntemi.
Finansal Tablolar
Bir şirketin belirli bir tarihte sahip olduklarını (varlıklar), borçlarını (yükümlülükler) ve ortakların payını (özkaynaklar) gösteren finansal tablo.
Bir şirketin çeyrek ya da yıl gibi bir dönemdeki hasılatını, giderlerini ve bunların sonucunda oluşan kar veya zararı gösteren finansal tablo.
Bir dönem boyunca işletmeye giren ve işletmeden çıkan nakdi işletme, yatırım ve finansman faaliyetleri olarak ayırarak gösteren finansal tablo.
Bir işletmenin olağan faaliyetlerinden, özellikle mal ve hizmet satışından elde ettiği, hiçbir maliyet ya da gider düşülmemiş gelir.
İşletmenin hasılat elde etmek için bir dönemde tükettiği maliyet; maaşlar, kira, elektrik ya da reklam gibi. Giderler karı azaltır.
Bir dönemin hasılatından tüm giderler, faizler ve vergiler düşüldükten sonra kalan kar. Sonuç eksiyse net zarar söz konusudur.
Bir dönemde satılan ürünlerin alış fiyatı, malzeme ve üretim işçiliği gibi doğrudan maliyeti; brüt karı bulmak için hasılattan düşülür.
Hasılattan satışların maliyeti düşüldükten sonra kalan kar; kira, maaş ve pazarlama gibi faaliyet giderleri henüz düşülmemiştir.
Ana finansal tabloların ardından gelen; muhasebe politikalarını, tahminleri ve önemli rakamların ayrıntısını açıklayan bölüm.
Faiz, vergi ve amortisman öncesi kar: finansman giderlerini, vergiyi ve nakit çıkışı gerektirmeyen amortisman giderlerini dışarıda bırakan bir faaliyet karı ölçüsü.
Varlıklar, Yükümlülükler ve Özkaynaklar
Bir işletmenin sahip olduğu ya da kontrol ettiği ve gelecekte ekonomik fayda sağlaması beklenen kaynak; nakit, alacaklar, stoklar, makineler ve yazılımlar gibi.
Bir işletmenin tedarikçilere, bankalara, çalışanlara ya da vergi idaresine olan ve gelecekte ödemek zorunda olduğu borç.
İşletmede ortaklara düşen pay; varlıklardan tüm yükümlülükler çıkarıldığında kalan tutardır. Ödenmiş sermayeyi ve dağıtılmamış karları içerir.
Makine ya da araç gibi maddi bir varlığın maliyetinin, kullanıldığı yıllara yayılarak her dönem gider olarak kaydedilmesi.
İşletmenin satmak için değil, faaliyetlerinde kullanmak için uzun süre elinde tuttuğu fiziksel varlık; binalar, makineler, taşıtlar ve bilgisayarlar gibi.
Bir yıl içinde nakde dönüşmesi, satılması ya da tüketilmesi beklenen varlık; nakit, alacaklar, stoklar ve peşin ödenmiş giderler gibi.
Bir şirketin bir yıl içinde ödemesi gereken borç; tedarikçi faturaları, kısa vadeli krediler, ödenecek vergiler ve ödenmemiş maaşlar gibi.
Şirketin yıllar içinde ortaklara kar payı olarak dağıtmayıp bünyesinde tuttuğu karların toplamı; özkaynakların bir parçasıdır.
İşletmenin satmak için elinde tuttuğu mallar ile bunları üretmekte kullandığı hammadde ve yarı mamuller; bilançoda dönen varlıktır.
Bir döneme ait olduğu halde henüz faturası gelmemiş ya da ödenmemiş maliyet; dönemin gerçek maliyetini göstermek için gider ve yükümlülük olarak kaydedilir.
Bir yıllık sigorta gibi sonraki dönemlerde kullanılacak mal ya da hizmetler için önceden yapılan ve önce varlık olarak kaydedilen ödeme.
Henüz teslim edilmemiş mal ya da hizmetler için müşterilerden alınan para; şirket bunu kazanana kadar yükümlülük olarak kaydedilir.
Tutarı ya da zamanı kesin olmayan, beklenen bir gelecek maliyet için kaydedilen yükümlülük; dava, garanti talepleri ya da yeniden yapılanma gibi.
Tahsil edilemeyen bir alacak ya da hasarlı stok gibi artık değeri kalmayan bir varlığı defterden çıkarıp kaybı gider olarak kaydetmek.
Yazılım, lisans ya da patent gibi maddi olmayan bir varlığın maliyetinin faydalı ömrüne yayılarak gider olarak kaydedilmesi.
Fiziksel bir varlığı olmadığı halde işletme için değer taşıyan varlık; yazılım, patent, marka, lisans ve müşteri ilişkileri gibi.
Şirket karının ortaklara, genellikle nakit olarak ve sahip oldukları hisse oranında dağıtılan kısmı.
Bir varlığın değerinin defterde gösterilen tutarın altına düşmesi; varlığın olduğundan yüksek görünmemesi için zarar olarak kaydedilir.
Bir şirketin başka bir işletmeyi, tanımlanabilir net varlıklarının gerçeğe uygun değerinden daha yüksek bir bedelle satın aldığında ortaya çıkan maddi olmayan varlık.
Maliyet ve Bütçeleme
Gelecek bir dönem, genellikle bir yıl için beklenen gelir ve harcamaları ortaya koyan, maliyetleri kontrol etmek ve gerçekleşen sonuçlarla karşılaştırmak için kullanılan mali plan.
Üretim ya da satış miktarı ne olursa olsun, en azından kısa vadede toplamı değişmeyen maliyet; kira, sigorta ve maaşlı personel gibi.
Üretim ya da satış hacmiyle birlikte artan veya azalan maliyet; hammadde, ambalaj ve satış primleri gibi.
Tek bir ürün ya da hizmetle doğrudan ilişkilendirilemeyen sürekli işletme giderleri; kira, enerji, idari personel ve bilgi işlem gibi.
Harcamaların izlenip kontrol edilebilmesi için maliyetlerin atandığı İK, bilgi işlem ya da bir üretim hattı gibi departman veya birim.
Planlanan ya da bütçelenen tutar ile gerçekleşen sonuç arasındaki fark. Sonuç plandan iyiyse lehte, kötüyse aleyhte sapmadır.
Bugüne kadar gerçekleşen rakamlara ve mevcut beklentilere dayanarak satış, maliyet ya da nakit gibi gelecek sonuçlar için yapılan güncel tahmin.
Toplam hasılatın toplam maliyetleri tam olarak karşıladığı, dolayısıyla işletmenin ne kar ne de zarar ettiği satış düzeyi.
Yöneticilerin karar vermesine yardımcı olmak için bütçe, maliyet analizi ve performans raporları gibi iç bilgiler üreten muhasebe dalı.
Faturalar ve Ödemeler
Satıcının alıcıya gönderdiği; verilen mal ya da hizmetleri, ödenecek tutarı, KDV'yi ve ödeme koşullarını gösteren belge.
Bir şirketin vadeli aldığı mal ve hizmetler için tedarikçilerine borçlu olduğu tutar; aynı zamanda bu faturaları işleyip ödeyen ekibin adı.
Müşterilerin, vadeli olarak teslim edilmiş mal ve hizmetler için şirkete borçlu olduğu tutar; aynı zamanda bu tahsilatları takip eden ekibin adı.
Bir ödemenin yapıldığını ya da malın teslim alındığını kanıtlayan ve ödeme yapan veya teslim eden kişiye verilen belge.
Örneğin müşterinin iflas etmesi nedeniyle şirketin artık tahsil etmeyi beklemediği alacak.
Alıcının mal ya da hizmet sipariş etmek için tedarikçiye gönderdiği; kalemleri, miktarları, fiyatları ve anlaşılan teslim koşullarını gösteren belge.
Satıcının, iade edilen mallar, fiyat hatası ya da indirim gibi nedenlerle müşterinin borcunu azaltmak veya iptal etmek için düzenlediği belge.
Alıcı ile satıcı arasında bir faturanın ne zaman ve nasıl ödeneceğine dair anlaşılan koşullar; '30 gün vade' ya da erken ödeme indirimi gibi.
Fatura, kredi taksiti ya da vergi gibi bir ödemenin yapılması veya bir beyanname ya da raporun verilmesi gereken son tarih.
Bordro ve Personel Giderleri
Vergi ve sosyal güvenlik kesintileri dahil çalışan ücretlerinin hesaplanıp ödenmesi süreci; aynı zamanda şirketin personeline ödediği toplam tutar.
Bir çalışanın gelir vergisi, sosyal güvenlik primi ve diğer kesintiler yapılmadan önceki toplam kazancı.
Brüt ücretten gelir vergisi, sosyal güvenlik primleri ve diğer kesintiler düşüldükten sonra çalışanın eline geçen tutar.
Her ödeme döneminde çalışana verilen; brüt ücreti, vergi ve sosyal güvenlik primi gibi kesintileri ve net ücreti gösteren belge.
Ücretler üzerinden hesaplanan ve emeklilik, sağlık ve diğer sosyal hakları finanse eden, işveren ve çalışanlar tarafından ödenen zorunlu primler.
Çalışanın seyahat ya da müşteri yemeği gibi iş için kendi cebinden yaptığı harcamaları geri almak amacıyla, fişlerle birlikte sunduğu talep.
Denetim ve İç Kontrol
Bir şirketin finansal tablolarının ve kayıtlarının doğru olup olmadığını ve ilgili kurallara uyup uymadığını kontrol eden bağımsız inceleme.
Bir şirketin hesaplarını ve kayıtlarını inceleyip bunların güvenilir olup olmadığı konusunda bağımsız görüş bildiren yetkin meslek mensubu.
Bir şirketin varlıklarını korumak, hata ve hileyi önlemek ve finansal raporlamasının güvenilir olmasını sağlamak için uyguladığı politika ve prosedürler.
Her işlemi kimin, ne zaman girdiğini, değiştirdiğini ya da onayladığını sırasıyla gösteren ve işlemin kaynak belgelere kadar izlenmesini sağlayan kayıt.
Bir hata ya da eksikliğin, finansal tabloları okuyanların kararlarını değiştirecek kadar büyük veya önemli olması halinde önem taşıdığını anlatan kavram.
Denetçinin, finansal tabloların tüm önemli yönleriyle gerçeğe uygun sunulup sunulmadığı konusunda denetim raporunda bildirdiği resmi sonuç.
Finansal tablolarda gösterilen tutar ile gösterilmesi gereken tutar arasındaki, hata ya da hileden kaynaklanan fark.
Mesleki sınavları geçmiş ve tanınmış bir meslek kuruluşuna üye olan; denetim yapma, vergi danışmanlığı verme ve belirli raporları imzalama yetkisine sahip muhasebeci.
KDV ve Dolaylı Vergiler
Katma değer vergisi: mal ve hizmet satışlarının çoğundan alınan, tedarik zincirinin her aşamasında tahsil edilen ve sonunda nihai tüketicinin yüklendiği vergi.
Bir işletmenin mal ve hizmet alışlarında ödediği ve genellikle kendi satışlarında hesapladığı KDV'den düşebildiği KDV.
Bir işletmenin satışlarında müşterilerinden aldığı ve ödediği indirilecek KDV'yi düştükten sonra vergi dairesine yatırmak zorunda olduğu KDV.
Bir işletmenin satışlarındaki hesaplanan KDV'yi, alışlarındaki indirilecek KDV'yi ve ödenecek ya da iade alınacak net tutarı gösteren, vergi idaresine dönemsel olarak verdiği beyanname.
Gelir ve Kurumlar Vergisi
Maaş, kira, ticari kazanç ve yatırım geliri gibi gerçek kişi gelirlerinden alınan ve genellikle gelir arttıkça yükselen oranlarla hesaplanan vergi.
Ödemeyi yapan tarafın maaş, kira, kar payı ya da serbest meslek ücreti gibi ödemelerden kesip ödeme alan kişi adına vergi dairesine yatırdığı vergi.
Şirketlerin vergiye tabi kazançlarından alınan vergi; yıllık kar üzerinden, izin verilen indirim ve düzeltmeler yapıldıktan sonra hesaplanır.
Toplam gelirden indirilebilir giderler, istisnalar ve indirimler düşüldükten sonra kalan ve verginin fiilen hesaplandığı tutar.
Belirli gelirleri, işlemleri ya da kuruluşları tamamen veya belirli bir sınıra kadar vergi dışında bırakan düzenleme.
Vergi mevzuatına göre vergiye tabi kar hesaplanırken gelirden düşülebilen ve böylece ödenecek vergiyi azaltan.
Bazı gelir ve giderlerin finansal tablolarda ve vergi beyannamesinde farklı zamanlarda dikkate alınması nedeniyle gelecek dönemlerde ödenecek ya da geri kazanılacak vergi.
Beyan ve Vergi Uyumu
Mükellefin bir döneme ait gelirlerini, giderlerini ya da satışlarını bildirip ödenecek vergiyi hesapladığı ve vergi idaresine sunduğu resmi form.
Bir kişinin ya da şirketin bir dönem için vergi idaresine borçlu olduğu toplam vergi tutarı; daha genel anlamda belirli bir vergiyi ödeme yükümlülüğü.
Vergi idaresinin, doğru tutarda vergi beyan edilip ödenip ödenmediğini kontrol etmek için mükellefin defterlerini, beyannamelerini ve belgelerini incelemesi.
Vergi idaresinin her mükellefe verdiği ve faturalarda, beyannamelerde ve resmi belgelerde kişiyi ya da şirketi tanımlamak için kullanılan benzersiz numara.
Gelir gizleme, sahte fatura kullanma ya da çift kayıt tutma gibi yollarla ödenmesi gereken vergiyi yasa dışı biçimde ödememek.
Örneğin indirimlerden yararlanarak ya da yatırım yerini seçerek, yasal sınırlar içinde daha az vergi ödeyecek şekilde mali işleri düzenlemek.
Raporlama Standartları
Uluslararası Finansal Raporlama Standartları: IASB tarafından yayımlanan ve 140'tan fazla ülke ve bölgede halka açık şirketler için zorunlu olan küresel muhasebe kuralları.
Bir şirketin ya da devletin muhasebe ve vergi amaçlarıyla kullandığı on iki aylık dönem; takvim yılıyla aynı olabileceği gibi başka bir ayda da sona erebilir.
Bir işletmenin kapatılmayacağı ya da tasfiye edilmeyeceği, öngörülebilir gelecekte, en az on iki ay boyunca faaliyetlerini sürdüreceği varsayımı.
Genel kabul görmüş muhasebe ilkeleri: belirli bir ülkede uygulanan muhasebe kuralları; çoğunlukla FASB'nin belirlediği ABD kuralları (US GAAP) kastedilir.
Bir şirketin her yıl yayımladığı; denetlenmiş finansal tablolarını ve faaliyetleri, stratejisi, riskleri ve yönetimi hakkında değerlendirmeleri içeren belge.
Ana şirket ile kontrol ettiği tüm bağlı ortaklıkları tek bir işletmeymiş gibi bir araya getiren finansal tablolar.
Belirli bir tarihte piyasa katılımcıları arasındaki olağan bir işlemde bir varlığın satışından elde edilecek ya da bir yükümlülüğün devri için ödenecek fiyat.
Mini test: bu terimleri biliyor musun?
Bu sözlükten 10 soru. Her terimin doğru Türkçe karşılığını seç, puanını gör.
Muhasebe İngilizcesi nasıl öğrenilir?
- Her İngilizce terimi Tekdüzen Hesap Planı'ndaki karşılığıyla birlikte öğrenin: accounts receivable 'Alıcılar', accounts payable 'Satıcılar', input VAT 'İndirilecek KDV'dir. İki sistemi birbirine bağlamak, İngilizce mizanları ve grup raporlarını okumayı çok kolaylaştırır.
- Alandan gerçek metinler okuyun: Borsa İstanbul'da işlem gören birçok şirket denetlenmiş finansal tablolarını ve faaliyet raporlarını KAP'ta hem Türkçe hem İngilizce yayımlar; aynı dipnotu iki dilde satır satır karşılaştırabilirsiniz.
- Muhasebedeki anlamı günlük İngilizceden farklı olan kelimelere dikkat edin: credit, current, post, provision, material ve goodwill, defterde ya da denetim raporunda özel bir anlam taşır.
- Her ismin hangi fiille kullanıldığını öğrenin: post an entry (kayıt atmak), reconcile an account (hesap mutabakatı yapmak), accrue an expense (gider tahakkuk ettirmek), issue an invoice (fatura kesmek), file a return (beyanname vermek), write off a debt (alacağı kayıttan düşmek).
- Amerikan ve İngiliz İngilizcesi farklarına dikkat edin: inventory ve stock, fiscal year ve financial year, pay stub ve payslip, expense report ve expense claim, CPA ve chartered accountant.
Sıkça sorulan sorular
Muhasebede debit 'borç', credit 'alacak' mı demek?
Evet. Çift taraflı kayıt sisteminde debit hesabın sol tarafı (borç), credit ise sağ tarafıdır (alacak) ve her kayıtta iki tarafın toplamı eşittir. Karışıklık genellikle banka ekstrelerinden kaynaklanır: orada 'credit' hesabınıza giren paradır, çünkü banka bakiyenize kendi defteri açısından bakar ve bu tutar onun için bir yükümlülüktür.
UFRS ile TFRS arasındaki fark nedir?
TFRS (Türkiye Finansal Raporlama Standartları), Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu (KGK) tarafından Türkçeye çevrilerek yayımlanan UFRS'dir. İçerik olarak UFRS ile büyük ölçüde aynıdır; bu yüzden İngilizce konuşurken çoğu zaman 'IFRS' demeniz yeterlidir. Vergi beyannameleri ise TFRS'ye göre değil, Vergi Usul Kanunu ve Tekdüzen Hesap Planı'na göre tutulan yasal defterlere dayanır.
Revenue, income ve profit: hangisini ne zaman kullanmalıyım?
'Revenue' maliyetler düşülmeden önceki satış gelirleridir (hasılat). 'Profit' ise giderler düşüldükten sonra kalan tutardır (kar). En kafa karıştırıcı olan 'income'dır: 'net income' net kar demektir, ama 'other income' (diğer gelirler) ve 'interest income' (faiz geliri) kar değil, gelir türleridir. Emin değilseniz satışlar için 'revenue', sonuç için 'profit' deyin.
SMMM ve YMM'nin İngilizcesi nedir?
Birebir karşılığı yoktur, çünkü bunlar Türk mevzuatına özgü unvanlardır. TÜRMOB'un da kullandığı yaygın çeviriler SMMM için 'Certified Public Accountant', YMM için 'Sworn-in Certified Public Accountant' şeklindedir. Özgeçmişte en açık yol Türkçe kısaltmayı koruyup İngilizce açıklamasını eklemektir: 'SMMM (Certified Public Accountant, Türkiye)'.
Cost ile expense arasındaki fark nedir?
'Cost' bir şeyi edinmek için harcanan tutardır (maliyet); 'expense' ise o dönemde tüketilip gelir tablosuna yansıyan maliyettir (gider). Bu yıl alınan bir makine, varlık olarak kaydedilen bir maliyettir; her yıl yalnızca amortismanı gidere dönüşür. Günlük konuşmada iki kelime çoğu zaman birbirinin yerine kullanılır.
İlgili alanlar
Seviyene uygun okumayla pekiştir
Yeni kelimelerin kalıcı olmasının en hızlı yolu seviyene uygun metin okumaktır. Seviyene göre ücretsiz İngilizce kitaplar:
Bu sayfa İngilizce öğrenenler için kelime açıklaması içerir; yatırım veya finans tavsiyesi değildir.
