Drop the ball ne demek?
İş hayatında anlamı, Türkçe karşılığı ve örnek cümleler
Drop the ball, iş hayatında işi aksatmak, bir şeyi gözden kaçırmak, sorumluluğunu yerine getirememek anlamına gelir.
Sorumlu olduğunuz bir şeyi unutarak ya da yapmayarak hata yapmak, işi aksatmak.
English: To make a mistake by forgetting or failing to do something that you were responsible for.
Nerede ve nasıl kullanılır?
Gündeliktir ve çoğu zaman bir hatayı kabul etmek için kullanılır: "Sorry, I dropped the ball on that" (kusura bakma, o işi aksattım). Birini suçlamak için de kullanılır: "Someone dropped the ball with the shipping documents" (sevkiyat belgelerinde birisi işi aksattı). Beyzbol ve Amerikan futbolu gibi sporlardan gelir.
Örnek cümleler
I'm sorry, I dropped the ball on the invoice. I'll send it today.
Kusura bakmayın, faturayı gözden kaçırmışım. Bugün gönderiyorum.
We lost the client because someone dropped the ball on the follow-up.
Takibi biri aksattığı için müşteriyi kaybettik.
Sık kullanılan kalıplar
- drop the ball on something
- drop the ball with a client
- really dropped the ball
- don't drop the ball
İlgili terimler
Aynı konudan: Ofis Deyimleri ve Kalıpları
- touch base · kısaca görüşmek
- heads-up · önceden haber
- on the same page · aynı noktada olmak
- keep me posted · beni haberdar et
- ballpark figure · kabaca tahmin
- circle back · konuya sonra dönmek
- low-hanging fruit · kolay kazanımlar
- get the ball rolling · işi başlatmak
- back to the drawing board · en baştan başlamak
- up to speed · son durumdan haberdar
- on board · destekleyen
- ping · mesaj atmak
Seviyene uygun okumayla pekiştir
Yeni kelimelerin kalıcı olmasının en hızlı yolu seviyene uygun metin okumaktır. Seviyene göre ücretsiz İngilizce kitaplar:
