Ping ne demek?
İş hayatında anlamı, Türkçe karşılığı ve örnek cümleler
Ping, iş hayatında mesaj atmak, yazmak, haber vermek anlamına gelir.
Bir şey sormak ya da bir şeyi hatırlatmak için birine genellikle sohbet uygulamasından veya e-postayla kısa bir mesaj göndermek.
English: To send someone a short message, usually by chat or email, to ask something or to remind them about something.
Nerede ve nasıl kullanılır?
Gündelik bir ifadedir; özellikle teknoloji şirketlerinde ve ofis içi yazışmalarda çok yaygındır: "I'll ping you the link" (linki sana atarım), "Ping me if you need anything" (bir şeye ihtiyacın olursa yaz). İsim olarak da kullanılır: "Send me a ping" (bana bir mesaj at). Müşterilere ya da tanımadığınız üst düzey kişilere yazdığınız resmi metinlerde kullanmayın. Türk ekiplerde "pinglemek" de duyulur.
Örnek cümleler
I'll ping you the meeting notes as soon as I've cleaned them up.
Toplantı notlarını toparlar toparlamaz sana atarım.
If you don't hear from the supplier by Friday, ping them again.
Cuma gününe kadar tedarikçiden ses çıkmazsa onlara tekrar yaz.
Sık kullanılan kalıplar
- ping someone
- ping me
- send a ping
- ping someone about something
İlgili terimler
Bu kelime başka alanlarda
Aynı İngilizce kelime başka bir alanda farklı bir anlama gelebilir:
Aynı konudan: Ofis Deyimleri ve Kalıpları
- touch base · kısaca görüşmek
- on the same page · aynı noktada olmak
- keep me posted · beni haberdar et
- ballpark figure · kabaca tahmin
- bandwidth · vakit
- circle back · konuya sonra dönmek
- low-hanging fruit · kolay kazanımlar
- get the ball rolling · işi başlatmak
- back to the drawing board · en baştan başlamak
- drop the ball · işi aksatmak
- on my radar · takibimde
- up to speed · son durumdan haberdar
Seviyene uygun okumayla pekiştir
Yeni kelimelerin kalıcı olmasının en hızlı yolu seviyene uygun metin okumaktır. Seviyene göre ücretsiz İngilizce kitaplar:
