On the run ne demek?
Ceza hukukunda anlamı, Türkçe karşılığı ve örnek cümleler
On the run, ceza hukukunda firari, kaçak, polisten kaçıyor anlamına gelir.
Bir suçun ya da firarın ardından, genellikle saklanarak veya sürekli yer değiştirerek polise yakalanmamaya çalışmak.
English: Trying to avoid being caught by the police, usually by hiding or moving from place to place after a crime or an escape.
Nerede ve nasıl kullanılır?
Haberlerde ve polis çağrılarında yaygındır: 'be on the run' (firari olmak), 'go on the run' (kaçmak), 'after three weeks on the run' (üç haftalık firarın ardından). Polis bu kişiyi 'wanted' (aranan) olarak tanımlar ve halktan ona yaklaşmamasını ister. Daha resmi isim 'fugitive' (firari) şeklindedir.
Örnek cümleler
The suspect has been on the run since Friday.
Şüpheli cuma gününden beri firari.
After two months on the run, he was arrested at a friend's flat.
İki aylık firarın ardından bir arkadaşının evinde yakalandı.
She went on the run after missing her court date.
Duruşma gününe gelmeyince ortadan kayboldu.
Sık kullanılan kalıplar
- be on the run
- go on the run
- on the run from the police
- after weeks on the run
İlgili terimler
Aynı konudan: Soruşturma, Yakalama ve Gözaltı
Seviyene uygun okumayla pekiştir
Yeni kelimelerin kalıcı olmasının en hızlı yolu seviyene uygun metin okumaktır. Seviyene göre ücretsiz İngilizce kitaplar:
Bu sayfa İngilizce öğrenenler için kelime açıklaması içerir; hukuki tavsiye değildir.
