Seize ne demek?
Ceza hukukunda anlamı, Türkçe karşılığı ve örnek cümleler
Seize, ceza hukukunda el koymak, ele geçirmek, zapt etmek anlamına gelir.
Kanuni yetkiye dayanarak bir şeyi, örneğin suçla bağlantılı uyuşturucu, silah, belge ya da parayı resmen almak.
English: To take something away officially using legal powers, for example drugs, weapons, documents or money connected with a crime.
Nerede ve nasıl kullanılır?
Polis, gümrük ve mahkemeler eşyaya el koyar: 'drugs worth two million euros were seized' (iki milyon avro değerinde uyuşturucu ele geçirildi), 'officers seized computers and phones' (polis bilgisayarlara ve telefonlara el koydu). İsmi 'seizure' (elkoyma) şeklindedir. El konulan eşya delil olarak saklanır ya da mahkumiyetten sonra kalıcı olarak müsadere edilebilir ('confiscate').
Örnek cümleler
Police seized three kilos of cocaine during the raid.
Polis operasyon sırasında üç kilo kokaine el koydu.
His laptop was seized as part of the investigation.
Soruşturma kapsamında dizüstü bilgisayarına el konuldu.
Customs officers made the biggest seizure of the year at the port.
Gümrük memurları yılın en büyük ele geçirme işlemini limanda gerçekleştirdi.
Sık kullanılan kalıplar
- seize drugs
- seize evidence
- seized goods
- drugs seizure
- seize assets
İlgili terimler
Aynı konudan: Soruşturma, Yakalama ve Gözaltı
Seviyene uygun okumayla pekiştir
Yeni kelimelerin kalıcı olmasının en hızlı yolu seviyene uygun metin okumaktır. Seviyene göre ücretsiz İngilizce kitaplar:
Bu sayfa İngilizce öğrenenler için kelime açıklaması içerir; hukuki tavsiye değildir.
