Aggravating factor ne demek?
Ceza hukukunda anlamı, Türkçe karşılığı ve örnek cümleler
Aggravating factor, ceza hukukunda ağırlaştırıcı sebep, nitelikli hal, cezayı artıran neden anlamına gelir.
Silah kullanılması ya da korunmasız bir mağdurun hedef alınması gibi, suçu daha ağır kılan ve daha uzun ya da ağır bir cezaya yol açabilen olgu.
English: A fact about a crime that makes it more serious and can lead to a longer or heavier sentence, such as using a weapon or targeting a vulnerable victim.
Nerede ve nasıl kullanılır?
Hakimler cezayı gerekçelendirirken ağırlaştırıcı sebepleri sayar: 'previous convictions' (önceki mahkumiyetler), 'planning' (planlama), 'abuse of trust' (güvenin kötüye kullanılması). Bazı suçların kendine özgü adı olan ağırlaştırılmış biçimleri vardır: 'aggravated burglary' ya da 'aggravated assault'. Türk ceza hukukunda bu tür hallere 'nitelikli hal' denir.
Örnek cümleler
Using a weapon was treated as an aggravating factor.
Silah kullanılması ağırlaştırıcı sebep olarak değerlendirildi.
The judge said the victim's age was a serious aggravating factor.
Hakim, mağdurun yaşının ciddi bir ağırlaştırıcı sebep olduğunu söyledi.
Sık kullanılan kalıplar
- serious aggravating factor
- aggravating and mitigating factors
- aggravated assault
- aggravated burglary
İlgili terimler
Aynı konudan: Ceza ve Yaptırımlar
Seviyene uygun okumayla pekiştir
Yeni kelimelerin kalıcı olmasının en hızlı yolu seviyene uygun metin okumaktır. Seviyene göre ücretsiz İngilizce kitaplar:
Bu sayfa İngilizce öğrenenler için kelime açıklaması içerir; hukuki tavsiye değildir.
