Askeri personel ve savunma sanayii çalışanları için İngilizce

Askeri İngilizce: 100 Temel Terim ve Anlamları

Askeri İngilizce; çok uluslu karargahların, NATO tatbikatlarının, savunma bakanlıklarının ve savunma sistemlerini tasarlayan, üreten ve destekleyen şirketlerin ortak çalışma dilidir. Buradaki terimler rütbe ve birlikleri, silahlı kuvvetlerin kuvvet ve sınıflarını, emir ve telsiz usullerini, teçhizatı, lojistiği, ittifak içi iş birliğini ve savunma tedarikini kapsar. Company, exercise ve order gibi pek çok gündelik kelimenin askeri bağlamda özel bir anlamı vardır; bu yüzden onları bağlam içinde öğrenmek ciddi yanlış anlamaların önüne geçer.

  • 100 terim
  • 10 konu
  • 56 temel terim
  • 200 örnek cümle

Rütbeler ve Personel

  • soldierisimasker, er

    Kara kuvvetlerinin bir mensubu, özellikle subay olmayan asker; mesleği karada askerlik hizmeti olan kişi.

  • rankisimrütbe

    Bir kişinin askeri hiyerarşideki resmi seviyesi; üniformada gösterilir ve yetkisini, görevlerini ve maaşını belirler.

  • officerisimsubay

    Silahlı kuvvetlerde resmi atamayla göreve getirilmiş, başkaları üzerinde yetkisi olan ve birliklere liderlik etmek ile harekat planlamak için yetiştirilmiş personel.

  • non-commissioned officer (NCO)isimastsubay, erbaş

    Onbaşı ya da çavuş gibi yetki sahibi olan, rütbe basamaklarında yükselmiş ancak subay ataması bulunmayan askeri personel.

  • privateisimer

    Kara kuvvetlerindeki en düşük rütbe; temel eğitimini tamamlamış ve başka askerlere komuta etmeyen askerin rütbesi.

  • sergeantisimçavuş

    Onbaşının üstündeki astsubay rütbesi; çavuş küçük bir asker grubuna liderlik eder ve standartlarla disiplinin korunmasını sağlar.

  • lieutenantisimteğmen, üsteğmen

    Subayın eğitimden sonra genellikle ilk taşıdığı küçük rütbe; kara kuvvetlerinde teğmenler çoğunlukla bir takıma komuta eder.

  • captainisimyüzbaşı, albay (deniz kuvvetlerinde)

    Kara ve hava kuvvetlerinde üsteğmenin üstündeki subay rütbesi; deniz kuvvetlerinde ise büyük gemilere komuta eden subayların taşıdığı çok daha üst bir rütbe.

  • colonelisimalbay

    Yarbayın üstündeki üst rütbeli subay rütbesi; albay bir alaya ya da tugaya komuta edebilir veya karargahta önemli bir görev üstlenebilir.

  • generalisimgeneral, orgeneral

    Kara ya da hava kuvvetlerinde en üst rütbelerden birini taşıyan, büyük birliklere komuta eden ya da savunma teşkilatının en üst kademesinde görev yapan subay.

  • personnelisimpersonel

    Bir kurumda çalışan insanlar, özellikle silahlı kuvvetlerin mensupları; kurumun teçhizatından ayrı olarak insan unsuru.

  • staff officerisimkarargah subayı, kurmay subay

    Doğrudan bir birliğe komuta etmek yerine karargahta görev yapan ve komutana planlama, düzenleme ve koordinasyonda yardımcı olan subay.

  • cadetisimharp okulu öğrencisi, harbiyeli

    Bir harp okulunda ya da subay yetiştirme programında subay olmak için eğitim gören genç.

  • promotionisimterfi

    Genellikle hizmet süresine, değerlendirme raporlarına, tamamlanan kurslara ve boş kadrolara bağlı olarak bir üst rütbeye yükselme.

  • reservistisimyedek asker, yedek personel

    Tam zamanlı askerlik hizmetinde olmayan ancak gerektiğinde göreve çağrılabilen, genellikle yarı zamanlı eğitim yapan eğitimli kişi.

  • veteranisimeski asker, emekli asker

    Silahlı kuvvetlerde, özellikle uzun süre ya da bir savaş döneminde hizmet etmiş kişi; ayrıca bir işte uzun deneyimi olan herkes.

Birlikler ve Teşkilat

  • unitisimbirlik

    Kendi komutanı ve görevi olan, küçük bir ekipten büyük bir birliğe kadar her büyüklükteki düzenli askeri personel grubu.

  • headquarters (HQ)isimkarargah, komutanlık

    Bir komutanın birliğini, büyük birliğini ya da tüm teşkilatı yönettiği yer ve orada çalışan personel.

  • battalionisimtabur

    Üç ila beş bölükten oluşan, birkaç yüz askerlik ve genellikle bir yarbayın komuta ettiği birlik.

  • brigadeisimtugay

    Birkaç tabur ve destek biriminden oluşan, genellikle birkaç bin askerlik ve ülkeye göre bir tuğgeneral ya da albayın komuta ettiği birlik.

  • divisionisimtümen

    Birkaç tugaydan oluşan, çoğunlukla 10.000 ila 20.000 askerlik ve genellikle bir tümgeneralin komuta ettiği büyük kara birliği.

  • companyisimbölük

    Birkaç takımdan oluşan, yaklaşık 80 ila 250 askerlik ve genellikle bir yüzbaşı ya da binbaşının komuta ettiği birlik.

  • platoonisimtakım

    Birkaç mangadan oluşan, yaklaşık 20 ila 50 askerlik ve normalde bir teğmen ile takım çavuşunun yönettiği birlik.

  • squadisimmanga, tim

    Bir çavuş ya da onbaşının yönettiği, yaklaşık sekiz ila on dört askerden oluşan küçük grup; ordudaki en küçük birliklerden biri.

  • regimentisimalay

    Uzun bir geçmişi ve kendine özgü gelenekleri olan askeri birlik; bazı ordularda muharip bir birlik, bazılarında ise daha çok taburları bir araya getiren bir aile.

  • corpsisimkolordu, sınıf

    İki ya da daha fazla tümenden oluşan büyük birlik; ayrıca silahlı kuvvetler içinde sağlık sınıfı gibi özel bir görevi paylaşan personel topluluğu.

  • baseisimüs

    Askeri birliklerin kaldığı, eğitim yaptığı, teçhizatını sakladığı ve görevlerini yürüttüğü bina ve tesislerden oluşan yer.

  • Ministry of Defence (MoD)isimSavunma Bakanlığı, Milli Savunma Bakanlığı

    Ulusal savunma politikasından, savunma bütçesinden ve askeri kaynakların temin edilip yönetilmesinden sorumlu bakanlık.

  • General StaffisimGenelkurmay, Genelkurmay Başkanlığı

    Askeri faaliyetleri planlayan ve koordine eden, hükümete danışmanlık yapan üst rütbeli subaylardan oluşan silahlı kuvvetlerin en üst karargahı.

Kuvvetler ve Sınıflar

  • armed forcesisimsilahlı kuvvetler

    Bir ülkenin devlet tarafından teşkil edilen ve yönetilen askeri kuvvetlerinin tamamı; genellikle kara, deniz ve hava kuvvetlerinden oluşur.

  • armyisimkara kuvvetleri, ordu

    Silahlı kuvvetlerin karada görev yapan kuvveti; birlik adı olarak ise birden fazla kolordudan oluşan çok büyük kara birliği.

  • navyisimdeniz kuvvetleri, donanma

    Silahlı kuvvetlerin denizde görev yapan kuvveti; savaş gemileri, denizaltıları, deniz hava araçları ve bunlarda görev yapan personelden oluşur.

  • air forceisimhava kuvvetleri

    Silahlı kuvvetlerin askeri hava araçlarını ve hava savunma sistemlerini işleten, havada görev icra eden kuvveti.

  • infantryisimpiyade

    Ağırlıklı olarak yaya ya da kendilerini taşıyan araçlarla görev yapan ve araziyi tutan askerler; ayrıca bu askerlerin bağlı olduğu kara kuvvetleri sınıfı.

  • artilleryisimtopçu, topçu sınıfı

    Diğer kuvvetleri uzaktan desteklemek için kullanılan büyük toplar ve roket sistemleri, bunları kullanan askerler ve bağlı oldukları kara kuvvetleri sınıfı.

  • combat engineerisimistihkam askeri, istihkamcı

    Yol, köprü ve kamp kurmak ya da onarmak, engelleri kaldırmak ve diğer birliklerin güvenle hareket etmesine yardım etmek için yetiştirilmiş asker.

  • marinesisimdeniz piyadeleri, deniz piyadesi

    Deniz kuvvetleriyle birlikte görev yapan, gemilerden faaliyet göstermek ve denizden karaya çıkmak üzere yetiştirilmiş askerler; ayrıca bu askerlerin oluşturduğu kuvvet.

  • special forcesisimözel kuvvetler

    Özenle seçilmiş ve yüksek düzeyde eğitilmiş personelden oluşan, olağan birliklerin hazırlıklı olmadığı zor ve hassas görevleri üstlenen küçük birlikler.

Komuta, Emir ve Muhabere

  • commanderisimkomutan

    Bir birliğin, geminin, üssün ya da harekatın başındaki, karar verme ve emir verme yetkisi ile sorumluluğu taşıyan subay.

  • chain of commandisimkomuta zinciri, komuta kademesi

    Emirlerin üst kademeden astlara doğru, raporların ise astlardan üst kademeye doğru basamak basamak iletildiği resmi yetki hattı.

  • orderisimemir, talimat

    Üstten gelen ve yerine getirilmesi zorunlu olan resmi talimat; ayrıca bir planı ya da görevi ortaya koyan resmi yazılı belge.

  • briefingisimbrifing, bilgilendirme toplantısı

    Bir görevden önce gerekli bilgi ve talimatların, çoğu zaman slayt, harita ve belirli bir düzen içinde aktarıldığı toplantı.

  • phonetic alphabetisimfonetik alfabe, NATO fonetik alfabesi

    Harflerin telsizde ve telefonda net anlaşılması için kullanılan kod kelimeler dizisi; örneğin A için Alfa, B için Bravo, C için Charlie.

  • call signisimçağrı işareti, çağrı adı

    Telsizde bir kişiyi, birliği, aracı ya da hava aracını gerçek adı yerine tanıtan kısa ad veya kod.

  • Bir birliğin o anki durumunu, yani nerede olduğunu, ne yaptığını, sorunlarını ve ihtiyaçlarını üst karargaha bildiren kısa ve düzenli rapor.

  • classifiedsıfatgizlilik dereceli, gizli

    Resmi olarak gizli ya da hassas diye işaretlenmiş; yalnızca uygun güvenlik belgesine sahip yetkili kişilerin görebileceği veya işlem yapabileceği.

  • security clearanceisimgüvenlik belgesi, kişi güvenlik belgesi

    Güvenlik soruşturmasının ardından verilen ve bir kişinin ya da şirketin belirli bir seviyeye kadar gizlilik dereceli bilgiye erişmesine izin veren resmi onay.

Harekat ve Tatbikatlar

  • missionisimgörev, misyon

    Bir kişiye ya da birliğe verilen iş ve bu işin amacı; ayrıca bunu gerçekleştirmek için yapılan belirli bir uçuş, sefer ya da harekat.

  • operationisimharekat, operasyon

    Kuvvetlerin intikali, yardım ulaştırılması ya da barışın korunması gibi açık bir amacı olan, çoğu zaman günler ya da aylar süren planlı askeri faaliyet.

  • exerciseisimtatbikat

    Birliklerin gerçekçi ama güvenli koşullarda beceri ve usullerini, çoğu zaman başka birlik ya da ülkelerle birlikte çalıştığı planlı eğitim etkinliği.

  • deployfiilkonuşlandırmak, sevk etmek

    Asker, gemi, hava aracı ya da teçhizatı bir harekat veya görev için ihtiyaç duyulan yere göndermek ya da oraya gitmek.

  • patrolisimdevriye

    Bir bölgeyi gözetlemek, hareketliliği kontrol etmek ya da güvenliğini sağlamak için gönderilen küçük grup; ayrıca bu amaçla bölgede dolaşma görevi.

  • intelligenceisimistihbarat

    Komutanların karar vermesine yardımcı olmak için toplanıp analiz edilmiş, bir bölge, durum ya da diğer kuvvetler hakkındaki bilgi; ayrıca bu işi yapan personel.

  • reconnaissanceisimkeşif

    Harekete geçmeden önce arazi, güzergahlar, hava durumu ya da diğer kuvvetler hakkında bilgi toplamak için bir bölgeye gitme ya da bölgeyi gözetleme faaliyeti.

  • rules of engagement (ROE)isimangajman kuralları

    Yetkili makamlarca belirlenen ve bir harekat sırasında askeri personelin ne zaman, nerede ve nasıl güç kullanabileceğini düzenleyen direktifler.

  • readinessisimhazırlık, hazırlık seviyesi

    Kısa sürede bir görevi yerine getirmeye hazır olma durumu; eğitimli personele, çalışır durumdaki teçhizata ve yeterli malzemeye bağlıdır.

Teçhizat ve Araçlar

  • equipmentisimteçhizat, malzeme

    Bir birliğin ya da kişinin görevini yapabilmesi için ihtiyaç duyduğu araç gereç, taşıt, telsiz, giysi ve diğer malzemeler.

  • armoured vehicleisimzırhlı araç

    Zırh plakalarıyla korunan, insanları ya da teçhizatı taşımak ve korumak için kullanılan askeri araç; tanklar ve personel taşıyıcılar buna örnektir.

  • tankisimtank

    Palet üzerinde hareket eden, büyük bir ana topu bulunan ağır zırhlı askeri araç; zırhlı birliklerin temel aracı.

  • aircraftisimhava aracı, uçak

    Uçak, helikopter ve insansız hava araçları dahil uçabilen her türlü makine; askeri hava araçları arasında nakliye, eğitim ve muharip türler bulunur.

  • warshipisimsavaş gemisi

    Askeri kullanım için inşa edilip donatılan ve bir donanma tarafından işletilen gemi; ticari ya da diğer sivil gemilerden ayrılır.

  • frigateisimfırkateyn

    Özellikle diğer gemileri korumak, deniz alanlarında devriye yapmak ve çok uluslu deniz görevlerine katılmak için tasarlanmış, çok amaçlı orta büyüklükte savaş gemisi.

  • submarineisimdenizaltı

    Uzun süre su altında seyredip görev yapabilen, gözetleme, deniz yollarını koruma ve diğer deniz görevleri için kullanılan savaş gemisi.

  • UAVkısaltmaİHA, insansız hava aracı

    Unmanned aerial vehicle'ın kısaltması; içinde pilot bulunmayan, uzaktan kumandayla ya da kendi bilgisayar sistemleriyle uçan hava aracı.

Askeri Lojistik

  • logisticsisimlojistik

    Kuvvetlerin yaşaması ve görev yapabilmesi için gereken her şeyin planlanması ve sağlanması: ikmal, ulaştırma, bakım, sağlık desteği ve tesisler.

  • supplyisimikmal, tedarik

    Birliklerin ihtiyaç duyduğu erzak, yakıt, yedek parça ve diğer malzemelerin sağlanması; çoğul kullanıldığında bu malzemelerin kendisi.

  • ammunitionisimmühimmat, cephane

    Silahlarda kullanılan fişek, mermi ve benzeri malzemeler; lojistikte güvenle depolanması, taşınması ve kaydının tutulması gereken bir stok olarak ele alınır.

  • maintenanceisimbakım, bakım-onarım

    Araçların, hava araçlarının, gemilerin ve teçhizatın güvenli ve kullanıma hazır kalması için düzenli olarak kontrol edilmesi, servis görmesi ve onarılması.

  • convoyisimkonvoy

    İnsanları ya da malzemeyi güvenle taşımak için genellikle koruma altında ve merkezi kontrolle birlikte hareket eden araç veya gemi grubu.

  • spare partsisimyedek parça

    Araçların, hava araçlarının ve sistemlerin aşınan ya da bozulan parçalarının hızla değiştirilebilmesi için stokta tutulan parçalar.

  • materielisimaskeri malzeme, malzeme ve teçhizat

    Bir silahlı kuvvetin kullandığı teçhizat, malzeme ve araçların personelden ayrı olarak bir bütün halinde ele alınışı.

NATO ve Çok Uluslu İş Birliği

  • NATOkısaltmaNATO, Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü

    Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü'nün kısaltması; 1949'da kurulan ve üyelerinin birbirini savunmayı taahhüt ettiği siyasi ve askeri ittifak.

  • allyisimmüttefik

    Özellikle savunma konularında bir başkasını desteklemeyi ve onunla iş birliği yapmayı kabul etmiş ülke, kurum ya da kişi.

  • allianceisimittifak

    Ülkeler arasında ortak çıkar için, özellikle ortak savunma amacıyla iş birliği yapmayı öngören resmi anlaşma; ayrıca bu anlaşmayı yapan ülkeler topluluğu.

  • interoperabilityisimbirlikte çalışabilirlik

    Farklı ülke ya da kuvvetlere ait birliklerin ve sistemlerin ortak usuller ve uyumlu teçhizat kullanarak etkin biçimde birlikte çalışabilme yeteneği.

  • jointsıfatmüşterek

    Aynı ülkenin kara ve hava kuvvetleri gibi iki ya da daha fazla kuvvetinin tek bir komuta altında birlikte çalışmasını ifade eder.

  • peacekeepingisimbarışı koruma, barış gücü görevi

    Genellikle BM yetkisiyle ve tarafların rızasıyla görev yapan, ateşkesin korunmasına ve sivillerin güvenliğine yardımcı olan uluslararası kuvvetlerin faaliyeti.

  • STANAGkısaltmaSTANAG, NATO standardizasyon anlaşması

    Standardization Agreement'ın kısaltması; üye ülkelerin ortak usul, terim ya da teknik standartları kullanmayı kabul ettiği NATO belgesi.

Savunma Sanayii ve Tedarik

  • defence industryisimsavunma sanayii

    Silahlı kuvvetler için askeri teçhizat ve hizmetleri tasarlayan, geliştiren, üreten ve destekleyen şirket ve kuruluşların bütünü.

  • procurementisimtedarik, satın alma

    İhtiyacın tanımlanmasından rekabet sürecinin yürütülmesine, sözleşmenin imzalanmasından yönetilmesine kadar teçhizat, hizmet ya da yapım işinin elde edilmesine yönelik sürecin tamamı.

  • contractorisimyüklenici, müteahhit

    Örneğin bir savunma bakanlığına mal tedarik etmek, bir yapı inşa etmek ya da hizmet vermek için sözleşme imzalayan şirket veya kişi.

  • tenderisimihale, teklif

    Tedarikçilerin mal ya da hizmetlerini belirli bir fiyatla sunmaya davet edildiği resmi rekabet süreci ya da bu süreçte verilen tekliflerden biri.

  • requirementisimgereksinim, ihtiyaç

    Bir sistemin, ürünün ya da hizmetin ne yapması veya hangi sonucu sağlaması gerektiğini açıkça belirten, tasarım, tedarik ve test süreçlerine yön veren ifade.

  • offsetisimoffset, sanayi katılımı

    Bir savunma sözleşmesini kazanan yabancı tedarikçinin, alıcı ülkenin sanayisine yatırım yapmayı, ondan alım yapmayı ya da onunla teknoloji paylaşmayı üstlendiği düzenleme.

  • prototypeisimprototip, ilk örnek

    Seri üretime geçmeden önce tasarımı test etmek ve geliştirmek için üretilen, bir sistemin ya da aracın çalışan ilk modeli.

  • acceptance testisimkabul testi

    Müşteri teslim almadan önce bir ürünün ya da sistemin sözleşmede kararlaştırılan gereksinimleri karşılayıp karşılamadığını kontrol etmek için yapılan resmi test.

  • capabilityisimkabiliyet, yetenek

    Bir kuvvetin ya da sistemin belirli bir görevi yerine getirebilme gücü; teçhizata, eğitimli personele, usullere ve desteğe birlikte bağlıdır.

Eğitim ve Askerlik Hayatı

  • trainingisimeğitim, talim

    Personele temel askerlikten branş ve liderlik kurslarına kadar ihtiyaç duyduğu bilgi ve becerilerin kazandırılması süreci.

  • barracksisimkışla

    Askerlerin yaşadığı ve çalıştığı, genellikle yatakhaneler, bürolar, yemekhane ve eğitim tesislerinden oluşan bina topluluğu.

  • uniformisimüniforma, askeri kıyafet

    Silahlı kuvvetler mensuplarının görev sırasında giydiği, kuvvetini, birliğini ve rütbesini gösteren standart kıyafet.

  • salutefiilselam vermek, selamlamak

    Bir üste ya da bayrağa saygı göstermek için genellikle sağ eli alına veya başlığa kaldırarak resmi askeri selamı vermek.

  • disciplineisimdisiplin

    Kurallara, emirlere ve davranış standartlarına uyma alışkanlığı ve bunları çiğneyenleri düzeltmek için kullanılan sistem.

  • drillisimtalim, tatbikat

    Yürüyüş, tören hareketleri ya da standart usullerin, otomatik ve birlikte yapılabilir hale gelene kadar tekrar tekrar çalışılması.

  • basic trainingisimtemel askerlik eğitimi, acemi eğitimi

    Yeni katılan askerlerin aldığı ilk askeri eğitim dönemi; disiplin, fiziksel kondisyon, talim ve askerliğin temel becerilerini kazandırır.

  • military academyisimharp okulu, askeri akademi

    Öğrencileri subay olarak yetiştiren, çoğu zaman akademik eğitimle askeri eğitimi bir arada veren okul.

  • enlistfiilaskere yazılmak, gönüllü olarak orduya katılmak

    Belirli bir hizmet süresi için sözleşme imzalayarak silahlı kuvvetlere gönüllü olarak katılmak; genellikle subay olarak değil, er olarak.

  • dischargeisimterhis, askerlikten ayrılma

    Bir kişinin sözleşmesinin ya da hizmet süresinin sonunda veya sağlık ya da başka nedenlerle askerlik hizmetinden resmen ayrılması.

  • conscriptionisimzorunlu askerlik, mecburi askerlik

    Devletin vatandaşlarını, genellikle genç erkekleri, belirli bir süre silahlı kuvvetlerde hizmet etmekle yükümlü tuttuğu sistem.

  • leaveisimizin

    Tatil, ailevi nedenler ya da hastalık gibi sebeplerle belirli bir süre görevden uzak kalmak için verilen resmi izin.

  • sentryisimnöbetçi, nöbetçi asker

    Bir kapıda, binada ya da alanda nöbet tutan ve kimin girip çıktığını kontrol eden asker.

Mini test: bu terimleri biliyor musun?

Bu sözlükten 10 soru. Her terimin doğru Türkçe karşılığını seç, puanını gör.

Askeri İngilizce nasıl öğrenilir?

  • Her hafta alandan gerçek metinler okuyun: savunma bakanlıklarının yıllık raporları, tatbikat basın bültenleri, tedarik ve ihale duyuruları ve yayımlanmış NATO belgeleri. Her terimle birlikte kullanılan fiilleri not edin: issue an order (emir vermek), conduct an exercise (tatbikat icra etmek), award a contract (sözleşmeyi bir firmaya vermek), meet a requirement (bir ihtiyacı karşılamak) gibi.
  • Rütbeleri ve birlikleri, her basamağın yanına Türkçe karşılığını yazarak merdiven gibi öğrenin: private, sergeant, lieutenant, captain, major, colonel, general; squad, platoon, company, battalion, brigade, division, corps. Deniz rütbelerinin farklı olduğunu unutmayın: deniz kuvvetlerindeki captain albaydır.
  • Askeri bağlamda anlamı değişen gündelik kelimelerin bir listesini çıkarın: company (bölük), exercise (tatbikat), mission (görev), intelligence (istihbarat), order (emir), corps (kolordu). En çok yanlış anlamaya yol açan kelimeler bunlardır.
  • NATO fonetik alfabesini ve temel telsiz kelimelerini erkenden öğrenin; adınızı, birliğinizi ve çağrı işaretinizi otomatikleşene kadar yüksek sesle kodlayarak pratik yapın.
  • İngiliz ya da Amerikan yazımından birini seçip tutarlı kullanın: defence ya da defense, armoured ya da armored, programme ya da program. NATO metinleri genellikle 'defence' gibi İngiliz yazımlarını kullanır.

Sıkça sorulan sorular

Askeri İngilizcemi nasıl geliştirebilirim?

Kelimeleri, kullanıldıkları metinler ve durumlar içinde öğrenin. Tatbikat raporlarını, tedarik haberlerini, savunma bakanlıklarının yayınlarını ve kamuya açık NATO belgelerini okuyun; brifingleri ve basın toplantılarını dinleyin. Her yeni terimi birlikte kullanıldığı fiillerle not edin, ardından kısa görevlerle pratik yapın: beş dakikalık bir brifing vermek, bir durum raporu yazmak ya da birliğinizin teşkilatını anlatmak gibi. Her gün yapılan kısa çalışmalar, uzun listeleri ezberlemekten daha etkilidir.

STANAG 6001 nedir?

STANAG 6001, askeri personelin dil yeterlilik seviyelerini tanımlayan NATO standardizasyon anlaşmasıdır. Dinleme, konuşma, okuma ve yazma becerilerini 0 ile 5 arasında bir ölçekte değerlendirir; sonuç çoğunlukla bu sırayla 3-3-3-2 gibi dört rakamlı bir profil olarak yazılır. Pek çok silahlı kuvvet, uluslararası görevlere kimlerin gidebileceğine karar verirken bu standardı kullanır; bu yüzden brifing, rapor ve günlük karargah çalışmalarının kelime dağarcığı hazırlığın önemli bir parçasıdır.

İngilizce askeri rütbeler Türkçe rütbelerle nasıl eşleşir?

Kara ve hava kuvvetlerinde subay rütbeleri kabaca şöyle eşleşir: second lieutenant (teğmen), first lieutenant ya da lieutenant (üsteğmen), captain (yüzbaşı), major (binbaşı), lieutenant colonel (yarbay), colonel (albay), brigadier general (tuğgeneral), major general (tümgeneral), lieutenant general (korgeneral) ve general (orgeneral). Deniz kuvvetlerinde farklı unvanlar kullanıldığı için navy captain albaya karşılık gelir; amiral rütbeleri de general rütbelerine denktir. NATO rütbeleri subaylar için OF-1'den OF-10'a, diğer personel için OR-1'den OR-9'a kadar kodlarla karşılaştırır; ülkeler arası karşılaştırmada en güvenli yol bu kodlardır.

'Joint' ile 'combined' arasındaki fark nedir?

Askeri İngilizcede 'joint', aynı ülkenin kara ve deniz kuvvetleri gibi iki ya da daha fazla kuvvetinin birlikte çalışması demektir. 'Combined' ise iki ya da daha fazla ülkenin kuvvetlerinin birlikte çalışmasını anlatır. Bu nedenle 'combined joint' bir karargah, birden fazla ülkenin birden fazla kuvvetini bir araya getirir. Türk askeri dilinde joint genellikle 'müşterek', combined ise 'birleşik' diye karşılanır.

Askeri İngilizcede önce hangi terimleri öğrenmeliyim?

İnsanları ve yapıyı anlatan kelimelerle başlayın: armed forces, army, navy, air force, rank, officer, NCO ve temel rütbeler; ardından unit, headquarters ve mangadan tümene kadar birlik basamakları. Sonra günlük işin dilini öğrenin: order, chain of command, mission, briefing, exercise, training, logistics, supply ve equipment. Son olarak interoperability, STANAG, requirement, tender ve contractor gibi NATO ve tedarik terimlerini ekleyin. Bu sayfadaki ilk terimler bu sırayı izler.

Seviyene uygun okumayla pekiştir

Yeni kelimelerin kalıcı olmasının en hızlı yolu seviyene uygun metin okumaktır. Seviyene göre ücretsiz İngilizce kitaplar: